Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

6100 S.lı Hukuk Muhakemeleri Kanunu - Son Eklenen Şerhler

6100 S.lı Hukuk Muhakemeleri Kanunu - Son Eklenen Şerhler

Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde; vadeli hesabında bulunan 7500 TL nakit paranın kocanın isteğin üzerine daha fazla faiz getireceğinden bahisle kocanın hesabına aktarıldığı ve iade edilmediği belirtilerek 7500 TL'nin tarafına verilmesini istemiş ve bu hususta nispi harcı yatırmıştır. Davacı-karşı davalı kadının bu istemi aile hukukundan kaynaklanmayıp, genel hükümlere tabi alacak istemi niteliğindedir. Görev kamu düzenine dair olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate ...
(Şerh No: 16410 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-01-2016 10:38)

İlam incelendiğinde; kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Hüküm, Yasadan kaynaklanan ve tazminat verilmesine ilişkin kararın sonucu olup, taşınmazın aynının ihtilaflı olduğunu göstermez. Bu bakımdan takip konusu tazminat ilamının infazı için kesinleşmesi gerekli değildir.
(Şerh No: 16402 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-01-2016 09:53)

 Önerge  [HMK. 281] Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Açıklama İsteme (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.
(Şerh No: 16397 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 21-12-2015 21:15)

Hüküm altına alınan eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkartmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Hüküm, dava dilekçesi ve bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye gönderme yapılarak da kurulamaz.
(Şerh No: 16395 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 18-12-2015 10:14)

Yemin son çare olduğundan, "başka delille davasını ispat edemeyen taraf", yemin deliline dayanmayıp başka delili olduğunu ileri sürmüş olsa dahi yemin teklif edebilir.
(Şerh No: 16394 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-12-2015 20:44)

Süresinde davaya cevap vermemiş olan davalının dahi, kanunda belirtilen süre içinde olmak koşuluyla delil bildirme hakkı mevcuttur. Bu süre de, ÖN İNCELEMEDE VERİLEN 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VE EĞER BU SÜRE VERİLMEMİŞSE en geç TAHKİKAT DURUŞMASINDAN ÖNCEDİR.
(Şerh No: 16393 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-12-2015 20:17)

6100 sayılı HMK'nın 1. ve 114. maddeleri uyarınca görev hususunun kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olduğu ve dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması gerektiği kuşkusuzdur.
(Şerh No: 16391 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 16-12-2015 19:13)

İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI - DAVACININ KIDEM VE İHBAR TAZMİNATINA DAİR TALEPLERİNİN BELİRLENEBİLİR DURUMDA OLDUĞU ALACAKLARIN BELİRSİZ ALACAK OLMADIĞI - HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN DAVANIN USULDEN REDDİ
(Şerh No: 16385 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 09-12-2015 20:39)

(1) Actions arising from contract, may also be filed where the contract will be fulfilled.
(Şerh No: 16373 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 01:30)

(1) The court having general jurisdiction in respect to venue, is the court where habitual residence of the defendant located. However, provided that other special circumstances of general jurisdiction in respect to venue are reserved, the action regarding rights of assets, may also be filed where the element of assets has been located.
(Şerh No: 16372 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 01:29)

(1) The court has also general jurisdiction in respect to venue in respect to the actions of debt or movable property to be filed against the persons who reside in a place temporarily such as civil cervant, labourer, student or soldier, if residing of them would probably continue for quite a long time.
(Şerh No: 16371 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 01:27)

(1) If there have been more than one defendant, the action may be filed at the domicile of one of them. However, in case a court having common general jurisdiction in respect to venue has been designated in respect to the ground of action regarding all of defendants in tha law, the action is heard in the court of that place. (2) In cases where have been more than one defendant, if it has been appeared by evidences and indications that the action has solely been filed in order one of the defendants to be brought to a court that has not been located in the domicile of him/her, the court renders the decision of rejection of venue by severing the action regarding about the defendant concerned, upon objection of him/her.
(Şerh No: 16370 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 01:25)

(1) The court having general jurisdiction in respect to venue, is the court where domicile of real or legal person is on the date that the action filed. (2) Domicile, is determined according to the Turkish Civil Code dated November 11,2001 and numbered 4721.
(Şerh No: 16369 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 01:23)

(1) Venue of the courts is subject to the provisions of this Code on condition that provisions related to venue in other laws are reserved.
(Şerh No: 16368 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 01:21)

(1) Civil courts of peace shall hear the following, regardless of value and total amount of the matter; a) Actions arising from tenancy relationship including actions of debt concerning all disputes and counter actions filed against these actions on condition that provisions related to enforcement proceeding without judgement pursuant to the Enforcement and Bankruptcy Law dated June 09,1932 and numbered 2004 are exceptional, b) Actions concerning partititoning of movable or immovable properties or rights and elimination of joint ownership, c) Actions soleley aimed at protection of possession in movable or immovable properties, ç) Actions that commissioned the civil court of peace or justice of the peace by this Code and other laws.
(Şerh No: 16367 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 01:19)

 Önerge  [HMK. 282] Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte değerlendirir.
(Şerh No: 16358 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 19-11-2015 11:06)

 Türkçe  [HMK. 266] Mahkemenin önündeki olayın anlaşılması, hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuk bilgisiyle çözümlenemiyorsa; mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebiyle bilirkişi tayinine karar verir.
(Şerh No: 16356 - Türkçeleştiren: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 19-11-2015 10:46)

Karşı dava süresinde açılmamış olsa dahi ret veya karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmeyip, esasen tefrik edilmesi gerekir. Ancak karşı dava da boşanmaya ilişkin olduğuna göre davalardan biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecektir. Bu itibarla aralarındaki bağlantı nedeniyle tefrik edilse dahi birleştirilmesi gerekecektir. O nedenle dava ve karşı davanın birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi usul ekonomisine uygun d...
(Şerh No: 16345 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-10-2015 11:57)

 Bilgi  [HMK. 334] TÜZEL KİŞİLER ADLİ YARDIMDAN FAYDALANABİLMELİDİR.
Uluslararası hukuk normları, tüzel kişilerin de adli yardımdan faydalanabilmesini gerektirmektedir. Mal varlığını kaybetmiş, tüm hesaplarına ve mallarına haciz uygulanmış bir şirketin çok yüksek meblağ tutabilecek mahkeme masraflarını ödemesi mümkün değildir. Hak kayıpları yaşanır. Türkiye'nin 5242 sayılı kanunla tarafı olduğu, Avrupa Sözleşmesinde adli yardım talebi yönünden gerçek ya da tüzel kişi ayrımı mevcut değildir. Ayrıca tarafı olduğumuz, Adalete Uluslararası Erişim Hakkında Lahey Sözle...
(Şerh No: 16343 - Ekleyen: Kenan YÜCE - Tarih : 07-10-2015 02:22)

Davacı vekili, dava dilekçesinin sonuç kısmında talep ettiği her alacak için bir miktar yazdıktan sonra parantez içinde “belirsiz” ibaresini kullanarak işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Ayrıca yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre alacak miktarının artırılması talepli dilekçesinde ise “belirsiz alacak davasındaki” taleplerini artırdığını belirterek davasının belirsiz alacak davası olduğunu açıkça beyan etmiştir. Davacı vekilinin talebinin açıkça belirsiz alacak davası ...
(Şerh No: 16334 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-08-2015 16:56)

Davalı-karşı davacının adli yardım talebinin, 19.09.2013 tarihli celse kabulüne karar verildiği görülmektedir. Bu halde, adli yardım kararından dolayı tüm yargılama harç giderlerinden geçici olarak muaf olacaktır. Dolayısıyla ziynet eşyası alacağı talebini harçlandırması adli yardım kararı kaldırılmadığı sürece gerekli değildir.
(Şerh No: 16295 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 23-06-2015 21:17)

 Önerge  [HMK. 4] Sulh hukuk mahkemelerinin görevi MADDE 4. (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, alacak davaları da dâhil olmak üzere kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.
(Şerh No: 16281 - Ekleyen: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 17-06-2015 07:11)

Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; sigorta şirketi hakkında açılan dava tefrik edilerek araç işletenine yöneltilen davanın, ticari dava niteliğinde olmaması sebebiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsü olan davalıya karşı birlikte açılan ancak sonrasında tefrik edilen davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini e...
(Şerh No: 16252 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-05-2015 15:09)

Sağlık Bakanlığının birimi olan "Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu"nun tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti ve temsilci sıfatı olmamakla; temsilde hata sebebiyle davacıya, davasını Sağlık Bakanlığına yöneltmesi için süre verilip yargılama yapılması gerekir.
(Şerh No: 16234 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-05-2015 11:51)

İlgililerin, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemiyle mahkemeye müracaat etmeden önce, ilk olarak tapu müdürlüklerine, Tapu Sicil Tüzüğünün 75. maddesine aykırı olarak verilen ret kararlarına karşı aynı tüzüğün 26. maddesine göre itiraz yoluna başvurmaları gerektiğinden bu prosedür işletilmeden mahkemeye müracaat edilmiş olmakla davanın usulden reddi gerekmektedir.
(Şerh No: 16212 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-04-2015 12:51)

HMK.nun 1.maddesine göre, mahkemelerin görevini düzenleyen kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Ayrıca göreve ilişkin kuralların uygulanmasında aleyhe bozma yasağı uygulanmaz.
(Şerh No: 16208 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-04-2015 17:53)

Anlaşmalı boşanma talebiyle açılan davada, davalı verdiği cevapla protokolü kabul etmediğini ve evlilik birliğinin davacının kusurlu hareketleri ile sarsıldığını belirtmiş. Nafaka ve tazminat talep etmiştir. Bu halde; boşanma isteği, bir ıslaha veya yeniden dilekçe verilmesine lüzum bulunmaksızın kendiliğinden anlaşmalı olmaktan çıkar, çekişmeli davaya dönüşür. Dava çekişmeli boşanmaya dönüştükten sonra; mahkeme gerek görmesi halinde; davacıdan iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları öze...
(Şerh No: 16207 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-04-2015 17:45)

Dava; ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedeli olan 8.000 TL'nin (fazlaya dair haklar saklı tutularak) tahsili taleplidir. Dava, 11.10.2010 tarihinde ikame edildiğinden 1086 sayılı HUMK hükümlerine tabi olup, 6100 sayılı HMK m.107'nin uygulanması imkanı olmamasına, dava dilekçesinde her ne kadar fazlaya dair hakların saklı tutulduğu belirtilmişse de dosya arasında ıslah talebini içerir yazılı bir dilekçe ya da duruşmada verilmiş sözlü bir beyan da bulunmamasına rağm...
(Şerh No: 16205 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-04-2015 15:14)

Davacı, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı aracının 14.9.2009'da meydana gelen tek taraflı kazada hasarlandığını, sigortaya başvuru yapılması üzerine ödeme yapılmadığını belirterek 14.12.2011 tarihindeki ıslahıyla artırılmış 31.000 TL.nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Islaha karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'inin kabulü gerekirken mülga 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde açılan davada, davanın HMK m.107'de düzenlenen belirsiz alacak dava...
(Şerh No: 16204 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-04-2015 15:13)

İŞÇİ ALACAKLARI/BELİRSİZ ALACAK/HUKUKİ YARAR Somut olayda, davacı bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, "kıdem tazminatı" ile "hafta tatili ücreti", "genel tatil ücreti" ve "izin ücreti" alacaklarını talep etmiştir. Davacının davanın açılması aşamasında talep ettiği "alacakların tamamını tam olarak" tespit etmesi mümkün değildir. Talep edilen alacaklar belirsizdir. Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı vardı...
(Şerh No: 16200 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-04-2015 15:26)

Arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden temlik alınan bağımsız bölümün tapudan üçüncü şahıslara devri nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak tazminat istemli davada ihtiyati tedbire değil, İİK m.257 şartlarının varlığı halinde ihtiyati hacze karar verilebilir.
(Şerh No: 16194 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-04-2015 15:36)

Dosya kapsamından ve özellikle dava dilekçesinden davanın, davalının tasfiye halindeki kooperatifin muhasebecisi olduğu dönemde gerekli bildirimlerde bulunmadığı ve zarara neden olduğu iddiasına dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda zararın giderilmesi, haksız eylem faili olduğu iddia edilen davalıdan istenmiş olduğundan davanın husumetten reddi doğru değildir.
(Şerh No: 16169 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-04-2015 16:56)

Görevsizlik kararı verilebilmesi için, öncelikle dava dilekçesinin davalıya tebliği şarttır. Taraf teşkili sağlanmadan davada görevsizlik kararı verilemez.
(Şerh No: 16149 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-03-2015 18:27)

Davacı şirket, EPDK'nun tanzim ettiği "Dağıtıcı Lisansı" kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde şirketleri lehine 10 yıl 5 ay süreli intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulu'nun 12.3.2009 tarihli genelgeyle haksız rekabet kapsamında değerlendirdiğinden anlaşmaları 5 yıl süreyle sınırladığı gerekçesiyle fazla süreye dair önceden yapılan ödemelerin iadesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davacı tarafça sözleşmenin feshedilmed...
(Şerh No: 16089 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2015 13:18)

Davacı şirket, EPDK'nun tanzim ettiği "Dağıtıcı Lisansı" kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde şirketleri lehine 15 yıl 2 ay süreli intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihli genelgesi ile haksız rekabet kapsamında değerlendirdiğinden anlaşmaları 5 yıl süre ile sınırladığı; fazla süreye ilişkin önceden yapılan ödemelerin iadesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça sözleşmenin feshedilmediği,...
(Şerh No: 16088 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2015 13:18)

Dava; davalılar arsa sahibi kooperatif ile yüklenici şirket arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı yükleniciye bırakılacak bağımsız bölümlerden birinin, davalı yüklenici tarafından davacıya satılıp bedeli tahsil edilmesine rağmen tapu devrinin verilmemesi sebebiyle ikame edilen tapu iptal ve tescil; ikinci kademede bağımsız bölümün rayiç değerinin tahsili ve ıslahla talep edilen gecikme tazminatı istemidir. Davalı müteahhit henüz davalı arsa sahibine karşı yükümlül...
(Şerh No: 16087 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2015 11:09)

Davacının, davalı bankadan isteyebileceği masrafların kapsamının yargılama safahatında belirlenecek olması göz önünde bulundurularak belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabulü gerekir.
(Şerh No: 16075 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-02-2015 22:29)

Hüküm verildikten sonra davadan feragat edilmesi ve/veya davanın kabul edilmesi halinde yerel mahkemenin davadan vazgeçme veya kabul hakkında bir karar verebilmesi konusunda 6100 sayılı HMK'da açık bir düzenleme yapılmamış, ancak HMK Yönetmeliği ile bir düzenleme getirilmiştir. HMK'da açık bir hüküm bulunmayan ve İçtihadı Birleştirme Kararı ile yöntemi belirlenmiş bir konuda, yönetmelik hükmüne dayalı olarak, hükümden sonra davanın ele alınması suretiyle ek karar tesis edilmesi doğru değildir.
(Şerh No: 16071 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-02-2015 10:06)

Yerel mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm gerekçe taşımayıp sadece hüküm sonucunu (kısa kararı) içeriyorsa gerekçeli kararın her halükarda davanın taraflarına (taraflar kendilerini vekille temsil ettiriyorlar ise vekillerine) tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla, sadece hüküm sonucunun (kısa kararın) tefhim edildiği durumlarda, taraflar (ya da vekilleri) duruşmada hazır olsalar dahi gerekçeli kararın taraflara veya vekillerine tebliğ edilmesi gerekir.
(Şerh No: 16069 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 13-02-2015 20:53)

Uyuşmazlık konusu olayda; iki davacı birlikte dava açmışlar, sonrasında mahkemece davacıların davalarının ayrılmasına karar verilmiştir. Bu halde, tarafların yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu tutulmaları mümkün olmadığından, ayırma kararına kadar davacılarca yapılan yargılama giderleri titizlikle incelenerek kim tarafından yapılmışsa, kabul ve ret oranına göre onun yararına, kim tarafından yapıldığı belirlenemiyorsa, iki davacı tarafından ortak yapıldığı kabul edilerek yarı oranda dav...
(Şerh No: 16062 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 13:20)

Tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazların satış bedeli talepli davada yerel mahkemece verilen karar, "tapu iptali ve tescili talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığı"ndan bahisle yargıtay tarafından onanmış; tashihi karar edilmeyerek; kararın, tapu iptali ve tescil talebinin reddine dair kısmı kesinleşmiştir. Satış bedeli talebinin kısmen kabulüne dair takip dayanağı ilam, taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara dair olmayıp satış bedeline dair alacak ilamı niteliğinde oldu...
(Şerh No: 16058 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 10:28)

Takip dayanağı ilamda her ne kadar bedele hükmedilmiş ise de, uyuşmazlığın özünde ayni hakka ilişkin mülkiyet ihtilafı olduğundan bu ilam kesinleşmeden infaz edilemez.
(Şerh No: 16057 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 10:28)

Davacı, sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işe iade kararına rağmen işe başlatılmadığını iddia ederek işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı Belediye olup yapılan iş ve işlemler resmi kayıtlara dayalı olmak zorunda olduğundan davacı, çalıştı ise hangi tarihlerde çalıştığını ve yaptığı çalışmaları somut olarak resmi belgeleriyle ispatlamalıdır.
(Şerh No: 16008 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 05-01-2015 12:24)

Ölü kişiye karşı dava açılamaz ise de; ortaklığın giderilmesi davasının özelliği nedeni ile; ölü kişiye karşı açılan dava reddedilmeyip, murisin veraset ilamına göre tesbit edilen mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekir.
(Şerh No: 16002 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 25-12-2014 12:45)

Davacı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış bir tanık ismi bildirmiştir. Ön inceleme duruşmasından önce de 27.04.2012 tarihli delil listesiyle diğer tanıklarının isimlerini bildirdiğinden bu liste ikinci tanık listesi olarak kabul edilemez.
(Şerh No: 15984 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2014 21:52)

Tespit Masrafları Yargılama Giderlerindendir. Davacı yanca yaptırılan tespit masraflarının davacı yanca yapılan yargılama giderleri içerisinde nazara alınmaması da hatalıdır.
(Şerh No: 15906 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 11-10-2014 13:45)

Davacı, karışmadığı bir hırsızlık olayı sebebiyle aynı kimlik bilgilerini taşıyan gerçek sanık yerine kendisi hakkında üç kez gıyabi tutuklama kararı verildiği; her seferinde ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı; işlemlerin bariz hataya dayalı olduğu; suç işlemediği halde birden fazla kez gözaltına alındığı ve özgürlüğünün kısıtlandığını ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Hakimlerin hukuksal faaliyetinden dolayı devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi için vekili...
(Şerh No: 15750 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-09-2014 17:03)

Takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK m.170'te özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında HMK m.209 uygulanamaz. Senet üzerinde bulunan yazıdaki sahtelik iddiası da borca itiraz niteliğindedir ve bu konu da İİK m.169/a'da düzenlenmiştir; dolayısıyla bu yönden de HMK m.209'un uygulanma olanağı yoktur. HMK m.209 takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işl...
(Şerh No: 15748 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-09-2014 17:03)

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılmasına mesnetle ikame edilen tapu iptal ve tescil ile terdiden tazminat taleplidir. Yerel mahkemece; davalı vekil yönünden tazminat istemi kabul edilerek diğer davalılar yönünden dava reddedilmiştir. Davaya konu taşınmazın satışı konusunda yetkilendirilen vekil, aslında taşınmazı davacıdan 14.000,00 TL bedelle satın aldığı, tapu masraflarını karşılayamadığından davacının önerisiyle vekaletname aldığı yönündeki savunmasını yazılı delille kanıtlamalıdır. B...
(Şerh No: 15747 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-09-2014 17:03)

Davacı, teslim ettiği çeklerin sahte çıkması ve çeklerin sahte olduğunun kendisine bildirilmemesi sebebiyle davalı bankanın mevzuat gereklerini yerine getirmeyerek zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek açtığı davadan önce bankaya keşide ettiği ihtarnamede zararını belirlemiş; davayı, şimdilik kaydıyla kısmi dava olarak ikame etmiştir. Davacı, talep konusu uyuşmazlığın miktarını kendisi tarafından keşide edilen ihtarname ile açıkça belirlemiş olmakla kısmi dava açmakta hukuksal ...
(Şerh No: 15715 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-09-2014 11:49)

Davacı, davadan önce mahkeme kanalıyla yaptırdığı delil tesbiti sonucunda uğradığı maddi zararın miktarını kesin olarak belirlediği gibi dava dilekçesinde de anılan tesbit dosyasına atıf yaparak zararın tazminini talep etmiştir; dolayısıyla 6100 sayılı HMK yürürlükte iken açılmış dava, belirsiz alacak davası niteliğinde değildir.
(Şerh No: 15714 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-09-2014 11:04)

Eldeki dava, davacı tarafça HUMK yürürlükte iken kısmi dava şeklinde ikame edilmiştir. 6100 sayılı HMK hükümleri, aynı Kanunun 448. maddesine göre tamamlanmış usul işlemlerini etkilemeyeceğinden mahkemece davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın belirsiz alacak ve kısmi davaya imkan vermediğinden bahisle hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 15712 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 09-09-2014 17:30)

Davacının, tam dava açması gerekirken kısmi dava ikamesi halinde; dava ve usul ekonomisi bakımından HMK m.115/2 uyarınca davacıya, davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlaması konusunda kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, davanın doğrudan usulden reddi isabetsizdir.
(Şerh No: 15711 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 09-09-2014 13:21)

Talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belli olduğundan somut olay bakımından kısmi dava açılamaz. Bu durumda mahkemece anılan bu husus dava şartı noksanlığı bağlamında ele alınarak HMK m.115/2-c.2 uyarınca işlem yapılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
(Şerh No: 15710 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 09-09-2014 12:59)

Dava konusu olayda, talep konusunun miktarı açıkça belli olup, taraflar arasında bu konuda herhangi bir tartışma bulunmadığından, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar; dava açıldığı anda var olmadığından, sonradan harcın tamamlatılması suretiyle bu eksiklik giderilemez ve davanın, dava şartı eksikliğinden, usulden reddi gerekir.
(Şerh No: 15709 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 09-09-2014 12:59)

6100 sayılı HMK.'nun 26. maddesi uyarınca hakim taleple bağlıdır. Talep edilmeyen bir konuda inceleme yapıp, karar vermesi mümkün değildir.
(Şerh No: 15707 - Ekleyen: Av.Murat ÇETİN - Tarih : 07-09-2014 12:50)

Görüş Değişkliği: Yargıtay 12. HD, bu kararında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte; borçlu sahtecilik iddiasını imza dışındaki bir unsura yönelik olarak yaparsa HMK 209'un uygulanacağı ve böylece takibin durması gerektiği yönündeki görüşünü değiştirerek, sahtecilik iddiasını borca itiraz olarak kabul edeceğini belirtmiştir.
(Şerh No: 15702 - Ekleyen: Doğukan Bora SAVAŞ - Tarih : 29-08-2014 23:05)

Muvazaaya mesnetle tapu iptal ve tescil talepli ikame edilen davada; yargılama aşamasında dava konusu bir kısım taşınmazların toplululaştırma işlemine tabi tutulduğu belirlendiği halde, toplulaştırma sonucu oluşan parsel kayıtları getirtilmeyerek infazda sorun çıkaracak biçimde kaydı kapatılan parseller yönünden iptal tescil hükmü kurulmuş olması doğru değildir.
(Şerh No: 15694 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-07-2014 12:53)

DEVAMLILIK ARZ EDEN TALEPLERDE KARARIN KESİN OLDUĞUNDAN SÖZEDİLEMEZ: Kayıp kaçak bedelinin başvuru tarihinden sonraki faturaların düzenleme biçimine de etkisi olacağı, bir başka deyişle kararın ileriye yönelik uygulaması bulunduğu ve bu yöndeki talebin de devamlılık arz eden bir isteme ilişkin olduğu, yine Dairemizce de benimsenen Hukuk Genel Kurulu'nun aynı doğrultudaki uygulaması da gözetildiğinde yerel mahkemece verilen kararın kesin olduğundan söz etmek mümkün değildir. Hal böyle olunca m...
(Şerh No: 15688 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-07-2014 18:28)

Davalı, jandarmada alınan ifadesinde davacının 24.500 TL'sini kısım kısım ödediğini belirtmek sureti beyanda bulunmuştur. Her ne kadar HUMK 236. maddesinde bu beyan mahkeme dışı ikrar olarak kabul edilmekte ise de HMK'da mahkeme dışı ikrar yer almamaktadır. Bunun yerine HMK199. Maddede belge olarak kabul edilen delil getirtilmiştir. Jandarma önünde yapılan beyan altındaki imza inkar edilmediğine göre, bu beyanın belge olarak kabul edilerek davalının 24.500 TL aldığının kabulü ile sonucuna göre k...
(Şerh No: 15681 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-07-2014 12:24)

Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesiyle husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nun 124 üncü maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasın...
(Şerh No: 15676 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-07-2014 13:07)

Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesiyle husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nun 124 üncü maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin "harçsız olarak" "davaya katılmalarını sağlama...
(Şerh No: 15674 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-07-2014 12:50)

MAHKEME KARARLARININ ŞEKİL OLARAK YAZIMINDA; TİMES NEW ROMAN (12) ZORUNLULUĞU
(Şerh No: 15671 - Ekleyen: Av.Nurgül ARAL - Tarih : 13-07-2014 14:12)

Davalının davaya süresinde cevap vermemiş olması, delil bildirme ve savunmasını ispat etme hakkını ortadan kaldırmaz. Delil çekişmeli vakıalar için gösterilir (HMK. Md. 187/1).Taraflar arasındaki çekişmeli hususlar ise ön inceleme duruşmasında belirlenir (HMK. Md. 140/1). Tahkikat tespit edilen çekişmeli hususların çözümü için yürütülür. O halde davalıya tanıklarını göstermesi için süre verilmeli, gösterdiği takdirde, tanıkları savunması çerçevesinde dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerl...
(Şerh No: 15617 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-07-2014 22:07)

Delil, çekişmeli vakıaların ispatı için gösterileceğinden ön inceleme duruşması yapılmadan, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar belirlenmeden, tarafların tanık listesi vermeleri de beklenemez.
(Şerh No: 15626 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-07-2014 17:48)

Şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmelidir. Çünkü alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına Kanun izin vermemiştir. Böyle bir durumda, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan dava reddedilmelidir. ***Bunun yanında, şayet açılan davada asgari bir miktar gösterilmişse ve bunun alacağın bir bölümü olduğ...
(Şerh No: 15588 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-06-2014 21:30)

Dava, TARSİM Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bu sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödemek yükümlülüğü TARSİM A.Ş'ye aittir. Davacı, dava dilekçesinde davalıyı "Başak Groupama Sigorta A.Ş. Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Genel Müdürlüğü" olarak göstermiş; anılan poliçe dolayısıyla tazminat istediğini açıklamıştır. Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendi...
(Şerh No: 15580 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-06-2014 00:16)

Dava, davacının isim tashihi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki isim tashihine ilişkin talepte Ağrı Sulh Hukuk Mahkemesi ve Ağrı Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi içtihadında, isim tashihi davalarının çekişmesiz yargı işlerinden olmadığı ve Hukuk muhakemeleri kanunu'na göre özel nitelikteki kanun olan Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun uygulanarak, isim tashihi davalarında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, Yargıtay Hukuk G...
(Şerh No: 15571 - Ekleyen: Av.Arif Sadi KIŞLA - Tarih : 11-06-2014 13:47)

Mahkemece keşif yapılamadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Keşfin yapılması için gerekli ortamın sağlanamaması davanın açılmamış sayılması kararı verilebilecek sebeplerden değildir. Mahkemece; anılan konutların kapılarının açılamamasının davacının yetkisinde olan bir husus olmadığı da dikkate alınarak HMK m.288 vd. uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.
(Şerh No: 15570 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-06-2014 12:16)

Davacı işçi, davalı işverenin muvazaalı işe girdi çıktı işlemleri yaptığını ve geçersiz sayılması gereken bu işlem nedeniyle doğan fark işçilik ücret ve tazminat haklarının ödenmediğini ileri sürerek, fark kıdem tazminatı, fark aylık ücret, fark ikramiye, fark fazla çalışma, fark yıllık izin ücreti, hiç ödenmeyen sosyal yardım alacakları ve fark sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu edilen alacakların gerçekte belirli bir alacak olduğu...
(Şerh No: 15560 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-06-2014 16:02)

Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu kredi nedeniyle bankaya ödemiş olduğu dosya masrafı, kredi ekspertiz ücreti, erken ödeme cezası, ödeme planı değişikliği cezası ve ipotek fek ücreti ile sair masrafların nelerden ibaret olduğu, mahiyeti ve miktarının sorulduğunu, davalı bankanın herhangi bir cevap vermediğini, yaratılan muarazanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacının, sureti kendisinde bulunan belgeleri yeniden bankadan talep ederek muaraza yaratması hukuken korunamayacağ...
(Şerh No: 15556 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-05-2014 13:31)

Vakıa kabul edilmekle birlikte, onun farklı bir hukuki vasıfta olduğunun ileri sürülmesi durumunda vasıflı ikrardan söz edilir ve bu ikrar bölünemez. Böylece vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa değil, vakıayı ileri süren tarafa aittir.
(Şerh No: 15554 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-05-2014 17:59)

İlk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır.
(Şerh No: 15490 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-04-2014 09:29)

Davalı vekili kendisine verilen 2 haftalık kesin süre içinde davaya karşı cevaplarını bildirmiş, savunma yapmış, aynı dilekçede deliller bölümünde tanık deliline dayanmış, tanıkların hangi konuda bilgisine başvurulacağını bildirmiş, tanıklarının isimlerini daha sonra vereceğini beyan etmiştir. Taraflar sulh olmadıklarından davalı vekili tanıklarının isimlerini bildirmesi için süre istemiş, mahkeme HMK'nun 318.maddesini gerekçe göstererek talebi reddetmiş, tanık dinlemeden davayı sürdürüp bitir...
(Şerh No: 15456 - Ekleyen: Av.Yılmaz KAN - Tarih : 01-04-2014 17:42)

HMK 320/1 maddesinin uygulama alanı ön inceleme aşaması ve mümkün olan haller ile sınırlıdır. İlk derece mahkemesinde duruşma yapılması kural olup, tarafların iddia ve savunmaları toplanarak duruşma açılmadan ve tarafların açıklamaları dinlenmeden karar verilemez.
(Şerh No: 15414 - Ekleyen: Av.Metin ÖZSOY - Tarih : 20-03-2014 12:07)

Dava dilekçesinin davalıya tebliği sağlanmadan dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesi hukuki dinlenilme hakkına aykırılık oluşturur.
(Şerh No: 15413 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-03-2014 17:59)

Birleşen davanın dava dilekçesinde, “H. G. mirasçıları” ibaresi kullanılmak suretiyle husumet yöneltilerek dava açıldığı, davacı vekilince mahkemeden alınan yetki belgesi ile H. G. mirasçılarını gösteren veraset ilamının dosyaya sunulduğu, böylelikle taraf teşkilinin sağlanmasının amaçlandığı görülmektedir. Hal böyle olunca; 6100 sayılı HMK'nın 119/2 ve 124/1 maddesindeki yasal düzenlemeler gözetilerek H. G. mirasçılarına dava dilekçesinin tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan s...
(Şerh No: 15377 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2014 14:35)

Şikayet, itirazın kaldırılması talebi, takibin iptali ( ve ertelenmesi ) talebi, ihalenin feshi talebi, borçlunun icra mahkemesine yaptığı itiraz, borçlunun icra mahkemesine yaptığı icra emrine itiraz ( icranın geri bırakılması talebi ), alacak davası açılmadan önceki ihtiyati haciz talebi; dava olmadığından, yalnız davalar için düzenlenmiş olan gider avansına ilişkin hükümler, anılan talepler için uygulanmaz.
(Şerh No: 15366 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-02-2014 14:50)

Maddi tazminat istemli davada ıslahla manevi tazminat istemelerinde hukuken bir engel yoktur. Mahkemenin başlangıçta talep edilmeyen bir hakkın yargılama aşamasında ıslah ile talep edilemeyeceği değerlendirmesi doğru değildir. Mahkemece manevi tazminata yönelik istemin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 15365 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-02-2014 12:05)

Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi, taraflar arasındaki sözleşmenin eki ve böylece HMK m.193 uyarınca delil sözleşmesi olarak kabul edilmiş ise de; kesin hakedişe ve kesin hesaba dahil edilmeyen imalatlarından doğan alacakları için yüklenicinin, kesin hesaba ve kesin hakedişe itiraz etmesi gerekmez.
(Şerh No: 15358 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-02-2014 14:05)

Davacının, boşanma davasındaki boşanmaya karar verilmesi halinde hükmedilmesi mümkün olan boşanmaya bağlı ikincil nitelikteki tazminat ve nafaka haklarının elde edilmesini temin etmek için de olsa, davalı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine tedbir konulamaz.
(Şerh No: 15348 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2014 17:06)

Veraset ispatı ve miras hisselerinin tayinine ilişkin davalar, mirasçıların her birinin bulunduğu yer mahkemesinde görülebilir.
(Şerh No: 15341 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 05-02-2014 00:40)

Davacı taraf, taşınmazın satış bedeline ilişkin olarak banka havaleleri ile toplamda 18.790 TL gönderdiğini iddia etmektedir. Bu havalelerde, gönderilen havalenin ne için gönderildiği konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Banka havale makbuzları, bir ödeme vasıtası olup, bu havalelerin taşınmazın satış bedeline karşılık olarak gönderildiğini davacı tarafın ispat etmesi gerekecektir. Yargılama aşamasında, mahkemece davalı tarafa isticvap davetiyesi gönderilmiş, bu davetiyeye ise, "davacı tarafı...
(Şerh No: 15299 - Ekleyen: Av.Gülhis YÖRÜK - Tarih : 24-01-2014 19:44)

HUMK m.193 düzenlemesi ile ona paralel HMK m.20 düzenlemesine göre görevsizlik kararı kesinleşmeden, önceden görevli veya görevsiz mahkemeye başvurulmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu sebeple görevsizlik kararı kesinleşmeden dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 15296 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-01-2014 12:16)

HMK m.150/5 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar, verildikleri tarih itibariyle hukuki sonuçlarını doğurur. Somut olayda, ilk davanın açılmamış sayılması kararı henüz eldeki dava açılmadan önceki bir tarihte verildiğine göre derdestlikten söz edebilme olanağı yoktur.
(Şerh No: 15293 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-01-2014 22:22)

Boşanmaya bağlı ikincil nitelikteki tazminat ve nafaka haklarının elde edilmesini temin etmek için de olsa uyuşmazlık konusu olmayan davalı-karşı davacı kocaya ait araçlar üzerine tedbir konulamaz.
(Şerh No: 15291 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-01-2014 10:05)

DERDESTLİK Somut olayda kesinleşmemiş ilam; yardım nafakası istemine ilişkindir; eldeki dava ise artırım talebine ilişkindir. Her dava; açıldığı tarihte gerçekleşmiş koşullara göre incelenip, dava tarihi itibariyle sonuç doğuracak biçimde hükme bağlandığından ve nafakaya dava tarihinden itibaren karar verildiğinden somut olayda iki dava arasında derdestlikten söz edilemez.
(Şerh No: 15290 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-01-2014 10:02)

UYAP Avukat Portal'dan gönderilen ve yanlış mahkemeye yazılmış da olsa, mazeret iradesini ortaya koyan belge varken ve duruşma davetiye masrafının mahkemeye zamanında ulaşmasına rağmen dosya işlemden kaldırılamaz.
(Şerh No: 15266 - Ekleyen: Av.Hakan EREN - Tarih : 13-01-2014 16:16)

Maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminden kaynaklanan alacak para alacağı olduğuna göre, para alacakları hakkında ihtiyati tedbir değil, İİK 257 vd maddeleri gereğince ihtiyati haciz istenebileceği gözetilerek tedbir kararının kaldırılması talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 15259 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-01-2014 19:02)

Mahkemece, davacı vekilinden, hangi taşınmazların tapu kayıtlarının iptali istendiği hususunda açıklama alınıp sadece uyuşmazlık konusu olanlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken uyuşmazlık konusu edilmeyen taşınmazları da kapsayacak şekilde HMK'nın 389/1., hangi parseller üzerine ihtiyati tedbir konulduğu belirtilmediği gibi konulan tedbirin niteliği de açıklanmaksızın infazı mümkün olmayacak şekilde HMK'nın 391/2.; maddelerine aykırı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmes...
(Şerh No: 15249 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-12-2013 14:26)

Mahkemece takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra davacı vekilinin, yenileme istemli ve elektronik olarak imzalanmış dilekçesini süresinde UYAP üzerinden gönderdiği anlaşıldığından davanın yenilenmemiş sayılmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
(Şerh No: 15250 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-12-2013 14:23)

Dava yüklenicinin, kendisine düşen daireleri, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı satışı işlemlerinin iptali istemiyle açılmış olup bir para alacağı söz konusu olmamasına rağmen; itiraz konusu bağımsız bölüme İİK 257 vd. maddelerine dayalı ihtiyati haciz konulması ve bağımsız bölüm hakkındaki icra satışının düşürülmesi doğru değildir.
(Şerh No: 15248 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-12-2013 14:23)

HMK m.447 atfıyla iş mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünde; HMK m.319 uyarınca savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içinde cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda HMK m.141/2 uyarınca zamanaşımı defi davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Zamanaşımı def'inin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesi...
(Şerh No: 15238 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-12-2013 16:26)

Kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davalarında, dava açmadan önce bedelin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olamayacağından, davacının dava açarken fazlaya dair hakkını saklı tutmaması dava dışı tutulan kısımdan feragat edeceği anlamına gelmez. Bu nedenle, davacının ıslah ettiği miktar da gözetilerek hüküm kurulması gerekir.
(Şerh No: 15226 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-12-2013 18:02)

Maddi tazminat miktarının ıslah yoluyla artırımı bu hakkın dava dilekçesinde saklı tutulması halinde mümkündür.
(Şerh No: 15223 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-12-2013 17:09)

Bozmadan sonra ıslah yapılamaz. Kararda geçen İBGK kararı için: [url]http://www.turkhukuksitesi.com/serh.php?did=15216 [/url]
(Şerh No: 15217 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-12-2013 10:45)

"Yemin" altında "borç aldığını" ve "bunu ödediğini" beyan eden kimsenin sözünün olduğu gibi kabul edilmesi gerekir.
(Şerh No: 15214 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-12-2013 00:20)

Aynı zamanda verilen davadan feragat ve temyizden feragat dilekçesi birbirinin devamı niteliğindedir ve davadan feragat, bir yerde temyizden feragat isteğini de içerir. Bu sebeple direnme kararı, davacının davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulmuştur.
(Şerh No: 15215 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 13-12-2013 12:16)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 29. maddesinin “Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler.” biçimindeki ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olmadığına.
(Şerh No: 15201 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 10-12-2013 12:01)

Dilekçeler aşamasında zamanaşımı def'ini ileri sürmeyen davalı; ön inceleme aşamasında ancak diğer tarafın duruşmaya gelmemesi veya duruşmaya gelip de açık muvafakatinin bulunması halinde zamanaşımı def'ini ileri sürebilir.
(Şerh No: 15081 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 25-11-2013 16:56)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,11679506 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.