Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» Site Bilgileri
Konular : 80.488
Mesajlar : 459.707
Üye : 38.538
Makale : 1.469
Şerh : 13035

Şu anda sitemizi 1316 ziyaretçimiz (6 üye, 1310 konuk) okuyor.

» Forum Alanlarımız
Forumlarımızdan Seçmeler
Aylık Site Bülteni

Forumda Arama
Yeni Mesajlar

















Manevi Tazminat Alacağı Miktarı
22-05-2015, numansaglam19



Üye İlanları

Soru Midyat Adliyesi . Yardım !
18-05-2015, Bugulbay





» Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM, kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Portalı

» Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM)
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM, hasta hakkı ihlalleri ile karşılaşan ziyaretçilerimizin internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Portalı

» Üyelerimize Özel
» Üye Fotoğraf Albümü
» Üye Listesinde Arama
» Haber Kanalları
» Üye Bilgileriniz
» Faydalı Hukuk Bilgileri


» Gerekli Siteler

@turkhukuksitesi.net e-posta servisimizi kullanan konuklarımıza duyuru.
Türk Hukuk Sitesi'ne Hoşgeldiniz!
Sitemize Üye misiniz? Lütfen Giriş Yapınız:
Üye İsminiz : Şifreniz : Şifrenizi mi Unuttunuz?

Henüz Üyemiz Değil misiniz?
İlkelerimizi ve prensiplerimizi paylaşan hukukçu meslektaşlarımızı üye olarak aramıza katılmaya davet ediyoruz.

Türk Hukuk Sitesi her meslekten hukukçular tarafından hazırlanan ve yönetilen, ticari amacı olmayan (ücretsiz), saygın, bilimsel, ciddi, ilkeli, her türlü siyasi görüşten bağışık ve politikaya uzak, üye seçiminde seçici, adaleti en üstün değer kabul eden bir hukuk platformudur.

Site Duyurusu : Kahdem 8 Mart 2015 Basın Bildirisi
BİZ ARTIK SUÇLARIN KABUL EDİLEMEZ GEREKÇELERİNİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!


Türkiye’de yakın zamanda o kadar çok kadın erkek saldırganlar tarafından öldürüldü ki, artık kadın olarak bu toplumda nefes alıyor olmak bile, başlı başına gündelik bir mücadele ve mucize haline dönüşmüştür..

Saldırgan erkekler, ilişki yaşadıkları, evli oldukları , boşandıkları veya ilişki kurmayı reddeden kadınları öldürmeyi kendilerine “hak” görebilmekte ve suçun kabuledilemez gerekçelerini savunma olarak ileri sürebilmektedir.. Ne yazık ki, kadına karşı ayrımcı bu anlayış yasalarla ve hükümetin kadin-erkek eşitliliği karşıtı söylemleri tarafından desteklenmektedir..

Oysa,kadınların canını, korkudan şiddetten uzak yaşam hakkını güvence altına almak devletin asli görevlerinden biridir.

T.C. Devleti 24.11.2011 tarihi’nde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni (İstanbul Sözleşmesi) onaylamıştır.

Bu sözleşmenin 42. Maddesine göre : "Suçların kabul edilemez gerekçeleri; sözde “namus” adına işlenen suçlar da dahil Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesini takiben başlatılan cezai işlemlerde kültür, örf ve adet, gelenek veya sözde “namus”un bu eylemlerin gerekçesi olarak kabul edilmemesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri almalıdır. Bunlar arasına, özellikle, mağdurun, kültürel, dinî, toplumsal ya da geleneksel olarak kabul gören uygun davranış normlarını ve âdetlerini ihlal ettiği iddiaları da dâhildir. "


Türkiye, bu sözleşmeye imzacı olmakla, kadın cinayetlerinde, failin “namusumu kirletti” veya “erkekliğime laf söyledi” vb. gibi ataerkil ahlaki düzenden beslenen ve bu düzeni sürdürmeye yarayan sözde “gerekçe”lerle işlediği suçun cezasının en aza indirilmesine imkan vermeyeceğini taahhüt etmiştir.

Saldırgana büyük avantaj sağlayan ve eşitlikçi ve kadının insan hakları değerlerinden uzak bu “namus savunması”nın tamamen yok edilmesi için İstanbul Sözleşmesinden başka CEDAW 19 Nolu Genel Tavsiye Kararı da dikkate alınarak yasal düzenleme getirmek hükümetin en önemli önceliklerinden olmalıdır. Aynı şekilde, kadın cinayeti failinin duruşmadaki “iyi hali” ve “pişmanlığının”haksız tahrikin” cezadan indirime gerekçe yapılmaması için yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır.

Öte yandan siyasilerin söylemlerinde de sorumlu ve eşitlikçi davranmalarını talep ediyoruz. Kadınlara nasıl giyinmeleri, oturmaları, nasıl gülmemeleri, kaç çocuk doğurmaları gerektiği gibi kişisel fetvalar verilmemelidir. Siyasi irade, toplumda genel kanı ne olursa olsun, kişisel anlayışlar neyi salık verirse versin, yasaların yol gösterici olması ve insanın hayatta kalma hakkını en yüce değer olarak kabul etmesi gerekir.

Hükümetten bir an önce,pozitif bir yükümlülük olarak hukuku ve mevcut yasaları uygulanır kılmasını, evrensel insani değerlere sahip çıkmasını, kadınların hak ve özgürlüklerine sahip cikabilecekleri toplumsal, siyasi ve ekonomik ortamı yaratmasını istiyoruz.

Anayasanın 90. maddesi son cümlesine göre: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Bu madde suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri’nin, kabul edilen ve 01.08.2014 tarihinde yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesinin , sözleşmeye uygun yasal düzenleme yapılmasını beklemeden,hemen kadınların hayatına mal olan saldırılara ilişkin yargılamalarda ceza sorumluluğunun ortadan kaldırılmaması ve cezanın azaltılmaması için sözleşmeyi doğrudan uygulama hakkı ve yetkisi vardır. Tüm yargılamalarda Mahkemeleri Anayasa’nın 90./son maddesine göre karar vermeye davet ediyoruz.

Biz kadınlar, ölmek istemiyoruz.
Bizler kadının var olduğunun ,yaşama ve yaşamlarını nasıl yaşayacaklarına karar verme hakları olduğunun devlet tarafından da garanti altına alındığını bilmek ve görmek istiyoruz.

BİZ ARTIK SUÇLARIN KABUL EDİLEMEZ GEREKÇELERİNİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!

KAHDEM
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi

» Türk Hukuk Sitesi Şerhinden Yeni İçtihatlar
Davacının, davalıdan satın aldığı araç, davalı tarafından dava dışı 3.kişiden satın alındığı tarihten önce geçirdiği kaza sonucu pert olmuş; davacı, davalının sözleşme yapılırken aracın pert olduğunu gizlediğini belirterek satış sözleşmesini feshedip tazminat talep etmektedir. Davacı, aracı satın alırken Trafik Şube Müdürlüğü kayıtlarını ve aracın sigorta kayıtlarını incelemekle yükümlü değildir; satışa konu araç hukuki ayıplıdır ve satıcı da ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlud...
(Şerh No: 16251 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : Dün 14:09)
Davacı, 2003 yılında yaptığı sözleşmeye istinaden kendisine 2005 yılında devredilen dairenin satış ilanlarında, reklam ve tanıtım broşürlerinde, satış maketlerinde, mahal listesi ve krokide; kapalı otopark, futbol, voleybol, basket sahaları, tenis kortları, çocuk oyun parkı, büfe, lokal gibi sosyal tesis ve alanların, etrafı çevrili site içinde bulunacağının belirtildiğini, ancak bu sosyal tesislerin Ümraniye Belediyesi'nin mülkiyetinde olan arazi üzerine inşa edildiğini belirterek, davalının ek...
(Şerh No: 16250 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : Dün 14:08)
GECİKME TAZMİNATI:Davacıya işletme projesinin tebliğ edilmemiş olmasına rağmen istenen aidatların ödenip ödenmediğinin araştırılması, karar ya da proje tebliğ edilmemişse "takip öncesi toplu ödemenin yapıldığı tarihte davacının aidatları öğrendiği kabul edilerek", bilirkişiden bu ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gecikme tazminatının hesaplanması gerekir.
(Şerh No: 16249 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-05-2015 16:15)
Borçlu, hakkında daha önce yapılan icra takibi ile işletme projesinde geçen aidat miktarını öğrenmiştir. Öğrenilme tarihinden sonra, aidat miktarına göre gecikme tazminatından sorumludur. Bu miktarı aşan aidatlar nedeniyle gecikme tazminatından sorumlu olmayacağının ise gözetilmesi gerekir.
(Şerh No: 16248 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-05-2015 16:03)
Davacının cebri icra ( zorlayıcı yaptırım ) altında Hazineye ecrimisil ödemiş bulunması, ecrimisil öderken ihtirazı kayıt ileri sürmemesi Hazinenin üstün mülkiyet hakkını kabul ettiği anlamına gelmez. Üstelik, kazanım koşulları gerçekleşmiş olan mülkiyet hakkından vazgeçtiğini de göstermez. Bu durum bir kimse kendi aleyhinde beyanda bulunamaz ilkesine de aykırıdır. Tescil isteminin kabulü gerekir.
(Şerh No: 16247 - Ekleyen: Av.Seyhan ŞAHİN - Tarih : 21-05-2015 15:40)
Taşınmaz mülkiyet nakli borcunu içeren sözleşme resmi biçim koşuluna uyularak yapılmadığından geçersiz ise de; 30.09.1988 tarihli ve 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda ...
(Şerh No: 16246 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-05-2015 12:22)
Kaybedilmiş malda malik gibi tasarrufta bulunma suçunun şikayete bağlı olması nedeni ile müştekinin beyanının alınmasının şart olması bozma nedeni yapılmıştır.
(Şerh No: 16245 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 21-05-2015 08:23)
İİK'nun 264. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararına dayalı olarak icra takibi yapan alacaklı, borçlunun ödeme emrine itirazını gidermek için itirazın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü sürede itirazın kaldırılmasını veya iptalini sağlamak üzere dava açmak zorundadır. Süresinde dava açılmaması halinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
(Şerh No: 16243 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 20-05-2015 16:11)
Çalıntı eşyayı tasarrufunda bulunduran kişi hakkında yeterli delil olmaması nedeni ile hırsızlıktan ceza verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 16244 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 20-05-2015 10:04)
Kambiyo senedi vasfını taşımayan senetlerdeki hakkın ciro yolu ile devri mümkün değildir; ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilir.
(Şerh No: 16242 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-05-2015 12:37)
Hakkaniyet bir bakıma adaleti deyimler. Fakat; sevgi, anlayış ve hoşgörü duygularıyla paylaştırıcı ve denkleştirici davranmak, adaletli davranmaktan daha başka ve daha ileride bir anlam taşır.
(Şerh No: 16241 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-05-2015 22:20)
04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.[ 13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı nedeniyle]
(Şerh No: 16240 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-05-2015 14:54)
Alacaklının itirazın iptali ilamını ibraz etmek sureti ile ilk takip dosyası olan ilamsız takip dosyası üzerinden icra emri göndererek veya muhtıra tebliğ ettirerek ilamdan kaynaklanan tüm alacaklarına kavuşma imkanı bulunmaktadır. Buna rağmen yeni bir takip açılması yukarıda yer verilen yasal düzenlemeye bağlanmış usul ekonomisi ilkesine ters düştüğü gibi davetin ve hesaplamanın tek dosya üzerinden yapılabilme imkanı bulunduğu halde yeni dosyalara açılması ve her dosyanın değişik şikayetlere ko...
(Şerh No: 16239 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-05-2015 22:00)
Mahkemece ara kararla alacakların hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdii ile davacı işçiye bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verilmiş; davacı işçi tarafından kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması üzerine de davanın reddine karar verilmiştir. Talep edilen kıdem tazminatı, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının niteliği göz önüne alındığında davanın, hakim tarafından genel hukuk bilgisiyle çözülmesi mümkün olmasına rağmen; bilirkişi ücreti yatırılmadığından ba...
(Şerh No: 16238 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-05-2015 12:30)
İşçinin performans ve verimlilik sonuçlarının geçerli bir nedene dayanak olabilmesi için objektif ölçütlerin belirlenmesi zorunludur.
(Şerh No: 16237 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-05-2015 22:16)

Gündem Konumuz : Bir Cumhuriyet Savcısının Ardından..
Konuyu Açan Üyemiz : Av. Engin EKİCİ

İstanbul Adliyesi'nde cumhuriyet savcısı olarak görev yaparken topluma mal olmuş bir cinayetin aydınlanması için çalıştığı sırada 31.03.2015 tarihinde öldürülen Mehmet Selim KİRAZ'ın acısının yankıları sürüyor..

Bu üzücü olayın perde arkasında birçok etken aranıp bulunabilir ya da birçok şeyin bize lanse edildiği gibi olmadığı yargısına varılabilir belki ama Türk Hukuk Sitesi'nin ve Sayın Admin'in, siyasete dönük konuların bu platformda tartışılmaması konusundaki hassasiyeti nedeniyle konunun insani yönü üzerinde durmak istiyorum.

Bizler hukukçuyuz ve avukatlar olarak hakim ve cumhuriyet savcılarıyla aynı koridorlarda, aynı mahkeme salonlarında görev yapmaktayız.

Yargının üç ayağından biri olduğu gerek uluslararası hukuk kuralları gerekse iç hukuk düzenlemeleriyle tartışmasız olan avukatlar, uygulamada bu denkliğin çoğu zaman ihlal ediliyor olması nedeniyle adaletin sağlanması bakımından hakim ve savcılarla karşı karşıya gelmektedir.

Ancak böyle bir karşı karşıya olma durumu, insani ve vicdani değerler söz konusu olduğunda yerini dayanışmaya bırakabilmektedir.

Hayatını kaybetmiş olan savcı beyin maruz kaldığı vahim olaya Türk Hukuk Sitesi'nde değinmeden geçmenin doğru olmayacağı düşünce ve hassasiyetiyle buna sebep olanların ve yargı mensubu olan hakim, savcı ve avukatların maruz kaldığı her türlü şiddetin, hukuka olan güvenin/inancın yitirilmeye yüz tuttuğu süreçte kınanması/lanetlenmesi amacıyla bir iki kelamda bulunmak istedim.

Şiddete maruz kalan çok sayıda avukata, kadına, çocuğa ve hasılı herkese aynı duyarlılıkla yaklaşmak, şiddet nereden ve kimden gelirse gelsin karşısında durmak, bu şiddetin bir parçası olmamak için çabalamak gerektiği düşüncesindeyim.

Şiddetten ve özellikle toplumu infiale uğratmış bir olaydan söz ederken siyasi mülahazalara giremeyince söylenebilecek çok fazla bir şey kalmıyor belki ama şiddetin şiddeti doğurduğu gerçeğini unutmadan yaşamalıyız, çocuklarımıza bu farkındalığı aşılayabilmeliyiz.

İnsan olmanın vicdanlı olmaktan geçtiğinin herkesçe farkına varıldığı günlerin gelmesi dileğiyle..

Kütüphanemize Son Eklenen Makaleler:
Doğan Can Kontaş - 21-05-2015
Semih Yumak - 14-05-2015
M. İhsan Darende - 29-04-2015
Pelin Atıgan - 16-04-2015
Metin Polat - 14-04-2015
Metin Polat - 13-04-2015
Metin Polat - 13-04-2015
Anıl Emrah Atalay - 27-03-2015
Ali Rıza Özalp - 24-03-2015
Muhsin Koçak - 20-03-2015
Tüm Makaleler - Yeni Makale Gönderin!
» Site Hedeflerimiz
1997'den beri yayınlanan ve Türkiye'nin ilk hukuk sitesi olan sitemiz :
* Hukukçu meslektaşlarımızın meslek hayatlarını kolaylaştıran bir platform sunmak
* Her meslekten hukukçuların birbirleri ile iletişim olanaklarını zenginleştirmek
* Türk Hukuk Sistemi içine bilgi teknolojilerinin girişini desteklemek
* Hukuka ve adalete özlem duyan ve hukuk üstünlüğü ortak paydasını paylaşan tüm hukukseverlere sığınacakları bir liman olmak
ve böylece kendi ölçülerinde "Adalet" idealine katkıda bulunmak hedefiyle yayınlanmaktadır.
[Daha Fazla Bilgi]

» Hukuk Etkinlikleri
Şu anda bir hukuk aktivitesi yok.
Tüm konuklarımız hukukla ve hukukçularla ilgili etkinlikleri site takvimimize ekleyebilir. Etkinlik eklemek için tıklayınız.

» Gündemdeki Anketimiz
Staj Yapılan Veya Avukat Olarak Çalışılan Bürodan Ayrılırken Daha Önce Yazılmış Olan Dilekçelerin Bilgisayardan Silinmesi Etik midir?
Etik Değildir. Çünkü Yazılmış Dilekçeler Artık Büroya Aittir. - 72,54%
716 Oylar
Etiktir. Çünkü Dilekçe Yazan Kişinin Kendi Malıdır. - 27,46%
271 Oylar
Toplam Oy: 987
Bu ankette oy kullanamazsınız..

» THS Adliyeye Gidiyorum Projesi
Adliyeye Gidecek Üyelerimiz
İstanbul Gaziosmanpaşa Adliyesi
Semender33, (5 gün 23 saat 16 dakika sonra)

Ankara Adliyesi
tolga doğan, (Her zaman!)

Diğer İlanlar - Bilgi - İlan Verin

» Meslektaş Sorularından Seçmeler
Cezai Şart - Kısmi Dava - krc
sözleşme gereğince gecikilen her gün için 500 tl gecikme faizi ödeneceği kararlaştırılmış. sözleşmede kararlaştırılan işin bitim süresinin üzerinden yaklaşık 3 ay geçmesine rağmen halen iş tamamlanmamıştır. buna göre gecikilen her gün için cezai şart talep etmek istiyoruz fakat bu durumda işin sözleşmede kararlaştırılan bedelinden daha fazla bir meblağ ortaya çıkıyor. bilindiği üzere cezai şartın yüksek olması durumunda hakim takdiren indirim yapabiliyor. bu durumda kısmi dava açabilmemiz mümkün... [Devamı..]

Hukuk Haberleri :
15.05. Http://www.Hukukmedeniyeti.Org/ - Av.Mehmet Saim Dikici
Haber Ekleyin

» Hukuk Sohbetlerinden Seçmeler
Yeni Tebligat Kanunu Değişikliği / Mernis Adresine 21. Maddeye Göre Tebligat Yapılabilir Mi? - ERCÜMENT AŞKIN
11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı kanunla tebligat kanununda değişlikli yapılmıştır. Özlemle beklediğimiz mernis adresine 35 mad uyarınca tebligat yapılması hususunu beklerken 5. maddede yapılan düzenleme ile mernise 35 mad. göre tebligat yapılmasını kesmiş gibi görünüyor. Şu anda ikiye bölünme mevcut, tahmin ediyorumki gelecek cevaplarda aynı şekilde olacak. 5. Madde: 7201 Sayılı Kanunun 21. maddesine birinci fırkadan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkrada ... [Devamı..]

» Biz : Hukukçular Alanından Seçmeler
Gelecek Vaad Eden Hukuk Dalı Sizce Hangisi? - av.sally
Sizce bundan 10 yıl sonraki Türkiye'de hangi hukuk dalı bizlere en çok iş kazandıran türden olur?Acaba 10 yıl sonra en çok hangi daldaki hukukla uğraşır halde oluruz?Neden?
THS Sunucusu bu sayfayı 0,11563706 saniyede 22 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.