Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» Site Bilgileri
Konular : 79.060
Mesajlar : 454.237
Üye : 37.988
Makale : 1.451
Şerh : 12831

Şu anda sitemizi 725 ziyaretçimiz (3 üye, 722 konuk) okuyor.

» Forum Alanlarımız
Forumlarımızdan Seçmeler
Aylık Site Bülteni

Forumda Arama
Yeni Mesajlar
Yurt Dışı Borçlanması
Bugün, lawyer beyaz


Ecrimisil Davasında Husumet
Dün, Av.Egemen A.





Ipotek Tesis Av. Ücreti Iadesi
Dün, Av.İrem1084

A.Ş. Organik Bağ
Dün, Onur Özsoy


Karar Ihtiyati Tedbir
Dün, asumann




Hisseli Taşınmaz Satışı
29-01-2015, Av.Yasin Dedeli






Üye İlanları




Trabzon Sgk
27-01-2015, AV.MUSTAFA ÇEVİK


» Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM, kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Portalı

» Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM)
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM, hasta hakkı ihlalleri ile karşılaşan ziyaretçilerimizin internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Portalı

» Üyelerimize Özel
» Üye Fotoğraf Albümü
» Üye Listesinde Arama
» Haber Kanalları
» Üye Bilgileriniz
» Faydalı Hukuk Bilgileri


» Gerekli Siteler

@turkhukuksitesi.net e-posta servisimizi kullanan konuklarımıza duyuru.
Türk Hukuk Sitesi'ne Hoşgeldiniz!
Sitemize Üye misiniz? Lütfen Giriş Yapınız:
Üye İsminiz : Şifreniz : Şifrenizi mi Unuttunuz?

Henüz Üyemiz Değil misiniz?
İlkelerimizi ve prensiplerimizi paylaşan hukukçu meslektaşlarımızı üye olarak aramıza katılmaya davet ediyoruz.

Türk Hukuk Sitesi her meslekten hukukçular tarafından hazırlanan ve yönetilen, ticari amacı olmayan (ücretsiz), saygın, bilimsel, ciddi, ilkeli, her türlü siyasi görüşten bağışık ve politikaya uzak, üye seçiminde seçici, adaleti en üstün değer kabul eden bir hukuk platformudur.

Site Duyurusu : 25 Kasım 2014 KAHDEM Bildirisi
Türkiye’de Suriyeli Kadınların Da Adı Yok!


Şiddet ayrım yapmaksızın ve artarak tüm kadınlara yönelmektedir.


İçişleri Bakanı Efkan Ala Kasım 2014’te soru önergesine verdiği yanıtta Türkiye’de 1 milyon 653 bin 605 Suriyelinin yaşadığını, biyometrik verilerle kayıtlı Suriyeli “misafir” statüsündeki sığınmacıların sayısının 1 milyon 176 bin 746 olduğunu açıkladı. Yani resmi verilere göre en az 500 bin Suriyeli kayıt dışı biçimde ve her tür istismara açık durumda yaşamını sürdürmektedir.

BM’nin 2013 sonu tahminlerine göre Türkiye’deki toplam Suriyeli mültecilerin % 75’i çocuk ve kadınlardan oluşuyor. Dolayısıyla bu istismarın ve çaresizliğin asıl mağduru kadınlar ve çocuklardır.
Uluslararası Af Örgütü’nün yine Kasım 2014’te yayımlanan Suriye raporuna bakıldığında, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerden yalnızca 220 bin kişinin mülteci kamplarında insancıl koşullarda yaşadığı, 1,3 milyon kişinin ise kamplar dışında kendi başlarının çaresine bakarak yaşam mücadelesi verdiği açıklanmaktadır.

AFAD istatistiklerine göre ise Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin %85’i kamp dışında yaşıyor, yani herhangi bir yardım almıyor ve bunların %25’i terk edilmiş yerlerde yaşıyor. Büyük kısmı da insanlar için uygun olmayan yerlerde yaşıyor. Suriyeli çocukların yalnızca yaklaşık altıda biri kamplarda eğitimine devam edebiliyor. Yani kız çocuklarının büyük bir çoğunluğu cinsel ve ekonomik sömürüye uygun şartlar altında yaşıyor.

Yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi Madde 4/3 hükmüne göre,
“Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.”

Kadın haklarını eyleme dönüştürürken yurttaş olmayan ve sahip oldukları farklı kimlikler sebebiyle uğradıkları ayrımcılığın şiddeti daha da ağırlaşan mülteci kadınlar göz ardı edilemez, böyle bir ihmal İstanbul Sözleşmesi madde 4’e aykırı düşmektedir.

Suriyeli kadınların ve kız çocuklarının köle pazarı gibi satışa çıkarıldığı, pazarlık konusu yapıldığı artık bilinen bir gerçek haline geldi. Türkiye’de esnafın bu köle pazarına ilişkin kullandığı ifadeler tüyler ürpertici: “Patatesin kilosu 2 olan da var, 5 de.”

Tarafı olduğumuz CEDAW madde 6 bu noktada yeniden anımsanmalıdır: “Taraf Devletler, kadın ticareti ve fahişeliğin istismarının her şekliyle önlenmesi için yasama dahil gerekli bütün önlemleri alacaklardır.”

Sağlık hizmetlerinden yalnızca biyometrik verileri kayıtlı bulunan ve genel sağlık sigortası yapılmış çok az sayıda mülteci kadın ve çocuk yararlanabilirken çoğunluğu hiçbir hizmetten yararlanamıyor. Çoğunluğunun yaşadığı, sığındığı bir konut yok, sokaklarda, terminallerde yaşıyor. Bazıları kirayla oturmakla beraber kira bedelini ödemekte güçlük çekince kendilerine getirilen teklif ne kadar istismara açık durumda olduklarını ortaya koyuyor: “Kira veremiyorsan kızını ver!”

Suriyeli mültecilerin çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğu göz önüne alındığında mülteci kadın ve kız çocuklarının cinsel, fiziksel, ekonomik, psikolojik her tür istismara ve şiddete karşı korunmasız durumda oldukları ve insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşadıkları çok açıktır. Ciddi çoğunluğu herhangi bir yardımdan yararlanma olanağından yoksundur, koruyucu ve iyileştirici tıbbi hizmet alma olanakları bulunmamaktadır, dil bilmemektedir, kayıtlı olmadıkları da düşünüldüğünde “yok” sayılan, trafik lambalarında da karşımıza çıkmasalar görünmez hale getirilen, köle muamelesi yapılan bireylere insan hakları gecikmeksizin tanınmalıdır.

Kadınların insan hakları yurttaş-sığınmacı ayırımı yapılmaksızın hayata geçirilmeli, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi istisnasız biçimde uygulanmalıdır.

KADINLARA HUKUKİ DESTEK MERKEZİ


Bildiri üyemiz Dr Özge Yücel tarafından tarafından kaleme alınmıştır.Teşekkürlerimizle

» Türk Hukuk Sitesi Şerhinden Yeni İçtihatlar
İlama müstenit olan nafakadan kastedilen şey, dava sırasında hakimlikçe kişinin yaşamını sürdürmek için öncelikle ve zaruri olarak hükmedilen bir para olup, ara kararı ile takibe konulmasındaki amaç da, dava sonucu beklenmeksizin nafakanın bir an önce tahsilinin gerekmesidir. Bu nedenle lehine hükmedilen kişinin geçimi için zorunlu olan Medeni Kanunun hükümlerine göre verilen nafakanın birikmesi halinde dahi niteliği itibariyle haczi caiz değildir.İİK. 83. maddesinde ilama müstenit olmayan nafak...
(Şerh No: 16043 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : Bugün 11:59)
5510 S.K. m.21'de sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelirler yönünden, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamına, sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere hükmedilebileceği öngörülmüştür. Bunun bir gerçek zarar hesabını gerektireceği açıktır. Gerçek zarar hesabı, tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda yapılmalıdır: a) Sigortalının veya hak sahibinin tazminat hesabına esas bakiye ömürlerinin belirlenme...
(Şerh No: 16042 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : Dün 12:29)
1- Sigortalı ya da hak sahibini tatmin eden kurumun 5510 sayılı Yasanın 21'inci maddesinin birinci fıkrasındaki rücu hakkı halefiyet hukuksal temeline dayanır. 2- 5510 S.K. m.21/1'deki "sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebileceği tutar" düzenlemesinden dolayı; sigortalı veya hak sahipleri, işverene karşı tazminat davası açmış ve kesinleşmiş ise bu davada belirlenen gerçek zarar, rücuan tazminat davası açısından Kurumu bağlayıcıdır. Sigortalı ya da hak sahipleri tarafından herhangi ...
(Şerh No: 16041 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : Dün 12:17)
Davacı taraf zimmet durumunun ortaya çıkmasından sonra davalı bankaya müracaat ederek hesabındaki paranın kendisine ödenmesini talep etmiş, davalı banka müfettişlerince yapılan inceleme sonunda davacının bankadan alacağı olmadığı, hatta bankaya borçlu bulunduğu tespit edilerek, davacının talebi 31/12/2002 tarihinde reddedilmiş olmakla böylece davalıyı temerrüde düşürmüştür.
(Şerh No: 16039 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 29-01-2015 12:51)
TMK 702 vd. maddeleri uyarınca elbirliği mülkiyetinde geçerli bir kira sözleşmesinden bahsedebilmek için tüm paydaşların sözleşmeye katılımı zorunludur; tüm paydaşların katılmadığı kira sözleşmesi hukuken geçerli değildir. Somut olayda, bahse konu kira sözleşmesi paydaşlardan biri ile davalı arasında yapılmışsa da; diğer paydaşlar sözleşmede yer almayıp kira aktine icazet verdikleri de iddia edilmiş değildir. Bu durumda geçerli bir sözleşme bulunmadığı gözetilerek el atmanın önlenmesine ve be...
(Şerh No: 16037 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-01-2015 16:36)
Taksimi mümkün olduğu konusunda tereddüt bulunmayan, ağaç bedeli, eski hale getirme bedeli ve maden bedeli taleplerine ilişkin davayı tüm mirasçıların birlikte açması gerekir.
(Şerh No: 16036 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-01-2015 16:35)
Davacı, evli olduğunu bildiği halde dava dışı eşi ile internet ortamında birlikte olup aşk içerikli sözler söyleyen davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek uğradığı manevi zararın tahsilini istemiştir. Davacının anlaşmalı boşanma davasındaki tazminat istemediğine dair beyanı, genel hükümlere dayalı tazminat isteminden açık bir şekilde vazgeçtiği anlamını taşımayacağı gibi tazminat isteminden feragat edildiği şeklinde de değerlendirilemez. Şu halde davacı ...
(Şerh No: 16035 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-01-2015 20:24)
Somut olayda, talebin trafik kazası sebebiyle maruz kalınan destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketinden tahsili istemine dair olduğu, davanın, Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
(Şerh No: 16034 - Ekleyen: Av.Nihal YILMAZ - Tarih : 24-01-2015 17:42)
Haksız fiilde ve sebepsiz zenginleşmede temerrüt için ihtarın gerekmediği yolunda açık bir yasa hükmü yoktur. Ancak müşterek hukukun "Gaspeden daima temerrüt halindedir" şeklindeki genel ilkesi, günümüzde de uygulama yerine sahiptir. Bu ilkeye göre, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt halinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmez. Haksız fiilden doğan tazminat borçlarında, temerrüdün ha...
(Şerh No: 16032 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-01-2015 14:06)
AİLE KONUTU/ EL ATMANIN ÖNLENMESİ/ ECRİMİSİL Dava bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinde öngörülen aile konutu şerhi tarafların boşanmaları ve boşanma kararının kesinleşmesi ile dayanağı ve hukuki neticeleri ortadan kalkar. Mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne ve boşanma davasının kesinleşmesinden eldeki davanın açılma tarihine kadar olan süre için belirlenecek ecrimisile...
(Şerh No: 16031 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-01-2015 10:34)
Aile konutu şerhi boşanma kararının kesinleşmesiyle ortadan kalkar. Şerhin şeklen sicil kaydında yer alması bu sonucu değiştirmez.
(Şerh No: 16029 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 17-01-2015 10:24)
Taşınmazın tapu kaydında ihtiyati tedbir şerhinin bulunması ve bu nedenle tescilin yapılamaması, ihale alıcılarının, taşınmazın esaslı vasıflarında hataya düşürülmesi niteliğinde olup, bu husus İİK'nun 134/7. maddesi uyarınca ihalenin feshi sebebidir.
(Şerh No: 16030 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 17-01-2015 10:04)
Alacak ve para, menkul hükümlerine göre haczedilir ise de, bu paranın satılarak paraya çevrilmesi söz konusu olamayacağından satış isteme açısından İİK.nun 106. ve 110. maddelerinin tatbiki düşünülemez. Dosya alacağı paraya konulan haciz 10 yıl sonra düşer.
(Şerh No: 16028 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 17-01-2015 09:50)
Vekil, dayanak ilamda ve takipte taraf olmayıp müvekkili adına vekaleten işgören kişi konumunda olup haksız ödendiği belirlenen paranın iadesi de ancak ilamın ve takibin tarafından istenebilir, vekilden istenilemez.
(Şerh No: 16027 - Ekleyen: Av.Murat MEŞELİ - Tarih : 16-01-2015 19:46)
Kıymet takdirinin yapıldığı tarihten iki yıllık süre geçtikten sonra satışın yapılmış olması başlı başına ihalenin feshi nedenidir.
(Şerh No: 16026 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 16-01-2015 11:43)

Gündem Konumuz : Barolar Birliğinin Elektronik Tahsilat Sistemi
Barolar Birliğinin baro kart uygulamalarını taktirle karşılayan birisi olarak bu gün telefonuma gelen elektronik tahsilat ile ilgili mesajın ardından sistemin ne olduğunu öğrenmek istediğimde aşağıdaki sözleşme ile karşılaştım

sözleşmede dikkatimi çeken ilk husus komisyon ve sabit ücret ödeneceği belirtilmesine rağmen oran veya miktara yer verilmemiş olması idi. Bunun üzerine Barokart müşteri hizmetlerini arayıp bilgi almak istedim.

Bu sayede şimdilik komisyon oranının %1.40 olduğunu öğrendim ancak sabit ücret ile ilgili bilgisi olmadığından yardımcı olamadı müşteri temsilcisi. Daha sonra dönüp bilgi vereceklermiş.

Ayrıca, yine sözleşmeye göre, yapılan tahsilatın kendi hesabımıza aktarılması sadece her ayın 5. gününü takip eden ilk cuma günü olacakmış.

Yani, tahsilatı yapmamıza rağmen hem bir ay bekleyeceğiz hem de komisyon ödemek durumunda kalacağız. Gerçi komisyonun ödenecek miktara eklenmesini istiyorsanız bunu ödeyen kişi ödemek zorunda oluyor ancak neticede firma hem komisyon alıyor hem de parayı hesabında bekletiyor. Benim açımdan pek makul bir durum değil.

Son olarak bana anlamsız gelen başka bir husus, sözleşmenin ancak 45 gün öncesinden noter vasıtası ile gönderilecek ihtarname ile feshedilebilmesi. İnternet üzerinden açabildiğimiz hesabı, ancak noter marifeti ile sonlandıracak olmamızın bir anlamı yok bence.

Bu sistemden faydalanacak meslektaşlarıma dikkat çekmek istedim. Sonuç olarak iyi ve faydalı bir sistem olduğu açık ama kanaatimce bazı iyileştirmelerin yapılması gerekmekte...

Kütüphanemize Son Eklenen Makaleler:
Nezih Sütçü - 29-01-2015
Erhan Akçam - 22-12-2014
Av. Şerif Yılmaz - 15-12-2014
Numan Tekelioğlu - 09-12-2014
Numan Tekelioğlu - 09-12-2014
Numan Tekelioğlu - 09-12-2014
Numan Tekelioğlu - 09-12-2014
Ali Selim - 28-11-2014
Kasım Karagöz - 21-11-2014
Muhammed Sarıkaya - 13-11-2014
Tüm Makaleler - Yeni Makale Gönderin!
» Site Hedeflerimiz
1997'den beri yayınlanan ve Türkiye'nin ilk hukuk sitesi olan sitemiz :
* Hukukçu meslektaşlarımızın meslek hayatlarını kolaylaştıran bir platform sunmak
* Her meslekten hukukçuların birbirleri ile iletişim olanaklarını zenginleştirmek
* Türk Hukuk Sistemi içine bilgi teknolojilerinin girişini desteklemek
* Hukuka ve adalete özlem duyan ve hukuk üstünlüğü ortak paydasını paylaşan tüm hukukseverlere sığınacakları bir liman olmak
ve böylece kendi ölçülerinde "Adalet" idealine katkıda bulunmak hedefiyle yayınlanmaktadır.
[Daha Fazla Bilgi]

» Hukuk Etkinlikleri
Şu anda bir hukuk aktivitesi yok.
Tüm konuklarımız hukukla ve hukukçularla ilgili etkinlikleri site takvimimize ekleyebilir. Etkinlik eklemek için tıklayınız.

» Gündemdeki Anketimiz
Staj Yapılan Veya Avukat Olarak Çalışılan Bürodan Ayrılırken Daha Önce Yazılmış Olan Dilekçelerin Bilgisayardan Silinmesi Etik midir?
Etik Değildir. Çünkü Yazılmış Dilekçeler Artık Büroya Aittir. - 72,16%
539 Oylar
Etiktir. Çünkü Dilekçe Yazan Kişinin Kendi Malıdır. - 27,84%
208 Oylar
Toplam Oy: 747
Bu ankette oy kullanamazsınız..

» THS Adliyeye Gidiyorum Projesi
Adliyeye Gidecek Üyelerimiz
Eskişehir Eskişehir Adliyesi
nil_85, (Her zaman!)

Kocaeli Adliyesi
BaharEkinci, (Her zaman!)

Antalya Alanya Adliyesi
kajmeri, (Her zaman!)

Diğer İlanlar - Bilgi - İlan Verin

» Meslektaş Sorularından Seçmeler
Belirsiz Alacak Ve Tespit Davası (Borçsuzluğun Tespiti) - yavuzselimaydın
Merhaba, 6100 sayılı HMK. m.107 ile Belirsiz Alacak ve Tespit davasının bir arada açılabileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Ancak madde metninde geçen tespit tabirini "dava konusu alacağın miktarının tespiti" şeklinde dar mı yorumlamalıyız, yoksa menfi durumun tespiti şeklinde de yorumlayarak tespit talebini "borçsuzluğun tespiti" olarak karşı tarafa yöneltebilir miyiz ? Fikrini ve tecrübelerini paylaşan meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla.

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

» Hukuk Sohbetlerinden Seçmeler
İşgören Avukatların İşten Ayrılırken Kendi Dilekçelerini Bigisayardan Silmeleri Etik Midir? - Av.Suat Ergin
Daha önce bir avukat meslektaşımız işten ayrılınca(üstelik uyarmamıza rağmen) kendi yazmış olduğu bütün dilekçelerin içinde bulunduğu klasörü bilgisayardan silmişti. Neden böyle yaptığını sorduğumuzda, "Benim yazdığım dilekçeler olduğuna göre, almam normal" demişti. Yakın zamanda büromuzda staj yapan 2 stajyer meslektaş da aynı şekilde klasörleri silip gitmişler(bugün öğrendim). Soru şu: Staj yapılan ve/veya işgören avukat olarak çalışılan bürodan ayrılırken daha önce yazılmış olunan dilek... [Devamı..]

» Biz : Hukukçular Alanından Seçmeler
Stajyer Avukatlara Ücret Verilmeyişi - marun
Daha mezun olmadım ama staj yapan arkadaşlarımın çoğu bundan şikayetçi. Herhangi bir ödenek alamıyorlar.Sağlık güvenceleri yok.Çoğu zor şartlarda akşama kadar çalışıp kıt kanaat geçiniyorlar.Bide aileden uzakta yapıyorlarsa stajı bu zorluklar daha fazlalaşıyor,ya aileden destek ya da bir avukatlık bürosunda çalışıp aylık az bir miktarda parayla geçinmeye çalışıyorlar.istanbuldaki durum bu.istanbul dışı yerlerde de stajyerler için durum pek farksız değil. Hani ben isterimki en azından s... [Devamı..]
THS Sunucusu bu sayfayı 0,11059594 saniyede 22 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.