Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» Site Bilgileri
Konular : 80.271
Mesajlar : 458.868
Üye : 38.475
Makale : 1.468
Şerh : 13009

Şu anda sitemizi 843 ziyaretçimiz (6 üye, 837 konuk) okuyor.

» Forum Alanlarımız
Forumlarımızdan Seçmeler
Aylık Site Bülteni

Forumda Arama
Yeni Mesajlar










Adi Ortakliğa Yapilan Icra Takibi
02-05-2015, Av. Özen SAĞLAM


Meydana Getirme, Ecrimisil , İzale-İ Şuyu
02-05-2015, prior tempore potior iure

Davalıların Bir Kısmı Hk Feragat
02-05-2015, Av.Serhat Doğan





Alacak Davasında İhtiyati Haciz
30-04-2015, furugferruhzad


Üye İlanları
Tekirdağ Adliyesi Acil Yardim
01-05-2015, Semender33






» Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM, kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Portalı

» Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM)
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM, hasta hakkı ihlalleri ile karşılaşan ziyaretçilerimizin internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Portalı

» Üyelerimize Özel
» Üye Fotoğraf Albümü
» Üye Listesinde Arama
» Haber Kanalları
» Üye Bilgileriniz
» Faydalı Hukuk Bilgileri


» Gerekli Siteler

@turkhukuksitesi.net e-posta servisimizi kullanan konuklarımıza duyuru.
Türk Hukuk Sitesi'ne Hoşgeldiniz!
Sitemize Üye misiniz? Lütfen Giriş Yapınız:
Üye İsminiz : Şifreniz : Şifrenizi mi Unuttunuz?

Henüz Üyemiz Değil misiniz?
İlkelerimizi ve prensiplerimizi paylaşan hukukçu meslektaşlarımızı üye olarak aramıza katılmaya davet ediyoruz.

Türk Hukuk Sitesi her meslekten hukukçular tarafından hazırlanan ve yönetilen, ticari amacı olmayan (ücretsiz), saygın, bilimsel, ciddi, ilkeli, her türlü siyasi görüşten bağışık ve politikaya uzak, üye seçiminde seçici, adaleti en üstün değer kabul eden bir hukuk platformudur.

Site Duyurusu : Kahdem 8 Mart 2015 Basın Bildirisi
BİZ ARTIK SUÇLARIN KABUL EDİLEMEZ GEREKÇELERİNİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!


Türkiye’de yakın zamanda o kadar çok kadın erkek saldırganlar tarafından öldürüldü ki, artık kadın olarak bu toplumda nefes alıyor olmak bile, başlı başına gündelik bir mücadele ve mucize haline dönüşmüştür..

Saldırgan erkekler, ilişki yaşadıkları, evli oldukları , boşandıkları veya ilişki kurmayı reddeden kadınları öldürmeyi kendilerine “hak” görebilmekte ve suçun kabuledilemez gerekçelerini savunma olarak ileri sürebilmektedir.. Ne yazık ki, kadına karşı ayrımcı bu anlayış yasalarla ve hükümetin kadin-erkek eşitliliği karşıtı söylemleri tarafından desteklenmektedir..

Oysa,kadınların canını, korkudan şiddetten uzak yaşam hakkını güvence altına almak devletin asli görevlerinden biridir.

T.C. Devleti 24.11.2011 tarihi’nde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni (İstanbul Sözleşmesi) onaylamıştır.

Bu sözleşmenin 42. Maddesine göre : "Suçların kabul edilemez gerekçeleri; sözde “namus” adına işlenen suçlar da dahil Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesini takiben başlatılan cezai işlemlerde kültür, örf ve adet, gelenek veya sözde “namus”un bu eylemlerin gerekçesi olarak kabul edilmemesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri almalıdır. Bunlar arasına, özellikle, mağdurun, kültürel, dinî, toplumsal ya da geleneksel olarak kabul gören uygun davranış normlarını ve âdetlerini ihlal ettiği iddiaları da dâhildir. "


Türkiye, bu sözleşmeye imzacı olmakla, kadın cinayetlerinde, failin “namusumu kirletti” veya “erkekliğime laf söyledi” vb. gibi ataerkil ahlaki düzenden beslenen ve bu düzeni sürdürmeye yarayan sözde “gerekçe”lerle işlediği suçun cezasının en aza indirilmesine imkan vermeyeceğini taahhüt etmiştir.

Saldırgana büyük avantaj sağlayan ve eşitlikçi ve kadının insan hakları değerlerinden uzak bu “namus savunması”nın tamamen yok edilmesi için İstanbul Sözleşmesinden başka CEDAW 19 Nolu Genel Tavsiye Kararı da dikkate alınarak yasal düzenleme getirmek hükümetin en önemli önceliklerinden olmalıdır. Aynı şekilde, kadın cinayeti failinin duruşmadaki “iyi hali” ve “pişmanlığının”haksız tahrikin” cezadan indirime gerekçe yapılmaması için yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır.

Öte yandan siyasilerin söylemlerinde de sorumlu ve eşitlikçi davranmalarını talep ediyoruz. Kadınlara nasıl giyinmeleri, oturmaları, nasıl gülmemeleri, kaç çocuk doğurmaları gerektiği gibi kişisel fetvalar verilmemelidir. Siyasi irade, toplumda genel kanı ne olursa olsun, kişisel anlayışlar neyi salık verirse versin, yasaların yol gösterici olması ve insanın hayatta kalma hakkını en yüce değer olarak kabul etmesi gerekir.

Hükümetten bir an önce,pozitif bir yükümlülük olarak hukuku ve mevcut yasaları uygulanır kılmasını, evrensel insani değerlere sahip çıkmasını, kadınların hak ve özgürlüklerine sahip cikabilecekleri toplumsal, siyasi ve ekonomik ortamı yaratmasını istiyoruz.

Anayasanın 90. maddesi son cümlesine göre: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Bu madde suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri’nin, kabul edilen ve 01.08.2014 tarihinde yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesinin , sözleşmeye uygun yasal düzenleme yapılmasını beklemeden,hemen kadınların hayatına mal olan saldırılara ilişkin yargılamalarda ceza sorumluluğunun ortadan kaldırılmaması ve cezanın azaltılmaması için sözleşmeyi doğrudan uygulama hakkı ve yetkisi vardır. Tüm yargılamalarda Mahkemeleri Anayasa’nın 90./son maddesine göre karar vermeye davet ediyoruz.

Biz kadınlar, ölmek istemiyoruz.
Bizler kadının var olduğunun ,yaşama ve yaşamlarını nasıl yaşayacaklarına karar verme hakları olduğunun devlet tarafından da garanti altına alındığını bilmek ve görmek istiyoruz.

BİZ ARTIK SUÇLARIN KABUL EDİLEMEZ GEREKÇELERİNİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!

KAHDEM
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi

» Türk Hukuk Sitesi Şerhinden Yeni İçtihatlar
Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahıs, meni müdahale davası açabileceği gibi; dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün, mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedelinin tahsilini de dava edebilir.
(Şerh No: 16225 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : Dün 16:37)
Amme teşekküllerinin verdikleri kararlar sonunda, plan ve projelere uygun olarak tesisler yaptırmış olmaları veya bu tesisleri kullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiyle fertlerin uğramış oldukları zararların tazminine ilişkin davalar idari davalardan olmakla bu davalara bakmaya idari yargı vazifelidir. İstimlaksiz el atma halinde açılacak mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini; bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması s...
(Şerh No: 16224 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : Dün 16:37)
Davacı,taşınmazının İSKİ İçmesuyu Havzaları Yönetmeliği gereği imar planlarında su havzasında ve dere mutlak koruma alanında bırakılarak, tasarruf hakkı kullanılamayacak şekilde kısıtlandığından bahisle bedelinin ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mülkiyet hakkına getirildiği söylenen kısıtlama, taşınmazın maliki yönünden zarar doğurucu sonuçlara yol açabilecek ise de; bu sonuç ya da sonuçlar, bir idari işlem olan Yönetmelik ve imar planlarından; başka bir deyişle idari işlemlerde...
(Şerh No: 16223 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : Dün 16:36)
Davacılar, paydaşı oldukları taşınmazın ıslah imar planı ile yol yapıldığını, bu yere karşılık kendilerine hisse verilen taşınmazın ise imar planında ağaçlandırılacak alan olarak planlandığından kullanılmasının mümkün olmadığını, tahsis edilen yerin, yürürlükte olan imar planına göre özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu ileri sürerek kamulaştırmasız el atıldığı gerekçesi ile tazminat isteğinde bulunmuşlardır. Somut olayda idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz...
(Şerh No: 16222 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : Dün 16:35)
TAM YARGI DAVASINDA - ÖN KARAR- ZORUNLU DEĞİLDİR. Mahkemece; İdari eylemden doğan tazminat davalarının ön koşulu olan idari başvuru sonucunda tesis edilen ön kararın, anılan nitelikte bir idari işlem olmadığından, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlem olmaması nedeniyle işin esasının incelenebilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik idarece yapılan bir...
(Şerh No: 16221 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-05-2015 22:00)
Yalan tanıklık suçunun nitelikli halinin, aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının süresine bağlı olarak, suçun temel şekline oranla daha hafif bir şekilde cezalandırılmasına yol açması, ceza adaletinin sağlanması bakımından adil olmayan sonuçlara sebep olduğundan 5237 S.K. m.272/6'daki "süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına" kuralının, kanun koyucunun ceza siyasetini belirleme konusunda sahip olduğu takdir ye...
(Şerh No: 16218 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-05-2015 14:32)
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ek 2. maddesi 3. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...araç sahibine..." ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibi" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olması sebebiyle İPTALLERİNE karar verilmiştir.
(Şerh No: 16219 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-05-2015 14:30)
6183 S.K. Mükerrer 35.maddesinin 5.fıkrasındaki düzenlemenin; vergi ve diğer mali ödev ve sorumluluklarını zamanında ve eksiksiz olarak yerine getiren kanuni temsilcilerin, sonradan kendilerinin görevde olmadığı ve müdahale şanslarının bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen bir eylemden müteselsilen sorumlu tutulmaları sonucunu doğurduğu; bireyin belirsiz ve güvencesiz bir biçimde kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle, başkalarının eylem veya ihmali sonucu oluşacak sorumluluğa ortak olmasının...
(Şerh No: 16217 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-05-2015 14:30)
VIII- SONUÇ A- 18.6.2010 günlü, 5999 sayılı Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle, 4.11.1983 günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Geçici Madde 6’nın: 1- İkinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU’nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 2- Altıncı fıkrasının; a- Birinci cümlesinde yer alan “…sadece...
(Şerh No: 16216 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-05-2015 20:13)
KARAR; KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVALARINDA GEÇİCİ 6.MADDENİN YOL AÇTIĞI; ZAMAN, DAVA YOLU VE DAVA ŞARTI SORUNLARINA AÇIKLIK GETİRMEKTEDİR. 5999 ve 6487 saylı Yasalarda düzenlenen ve Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 6. madde, bir tasfiye yasasıdır. 09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlarla ilgili olarak açılacak davalarda uygulanacak usul ve esaslara ilişkin hükümler içerdiğinden daha sonraki uyuşmazlıklara uygulanamayacaktır.
(Şerh No: 16214 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-05-2015 19:55)
6487 saylı Yasanın 21. Maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harca hükmedilmesi gerekir.
(Şerh No: 16215 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-05-2015 13:23)
Dava,kira ve damga vergisi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Taraflar arasında aynı tarihli aylık 4.000,00 TL bedelli ve aylık 8.000,00 TL iki kira sözleşmesi mevcuttur ve 4.000,00 TL bedelli olanın, 8.000,00 TL bedelli kira sözleşmesinden sonra imzalandığı tarafların kabulündedir. Uyuşmazlık; sözleşmelerden hangisine itibar edileceği noktasındadır. 4.000,00 TL bedelli ikinci sözleşmede ilk sözleşmenin feshedildiği ya ...
(Şerh No: 16213 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-04-2015 13:01)
İlgililerin, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemiyle mahkemeye müracaat etmeden önce, ilk olarak tapu müdürlüklerine, Tapu Sicil Tüzüğünün 75. maddesine aykırı olarak verilen ret kararlarına karşı aynı tüzüğün 26. maddesine göre itiraz yoluna başvurmaları gerektiğinden bu prosedür işletilmeden mahkemeye müracaat edilmiş olmakla davanın usulden reddi gerekmektedir.
(Şerh No: 16212 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-04-2015 11:51)
Tarafların, evlilikleri süresince sağlıklı bir cinsel ilişki kuramadıkları, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davacı kadında, cinsel ilişkiye engel olacak fizyolojik ve psikolojik bir rahatsızlık saptanmamıştır ve cinsel ilişkiden kaçınanın davacı olduğuna ilişkin bir delil de mevcut değildir. Bu halde, sağlıklı bir cinsel ilişkinin gerçekleştirilememesinde davalı kocanın kusurlu olduğu kabul edilmelidir. O halde boşanmaya sebep olan olaylarda ağırlıklı olarak kusurlu o...
(Şerh No: 16211 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-04-2015 11:50)
Saklı paylı mirasçılar, saklı paylarını alamadıkları takdirde, başka bir ifadeyle saklı paylarının ihlal edilmesi halinde mirasbırakanın, tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarrufları hakkında tek başlarına tenkis davası açma hakkına sahiptirler.
(Şerh No: 16210 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-04-2015 11:50)

Gündem Konumuz : Bir Cumhuriyet Savcısının Ardından..
Konuyu Açan Üyemiz : Av. Engin EKİCİ

İstanbul Adliyesi'nde cumhuriyet savcısı olarak görev yaparken topluma mal olmuş bir cinayetin aydınlanması için çalıştığı sırada 31.03.2015 tarihinde öldürülen Mehmet Selim KİRAZ'ın acısının yankıları sürüyor..

Bu üzücü olayın perde arkasında birçok etken aranıp bulunabilir ya da birçok şeyin bize lanse edildiği gibi olmadığı yargısına varılabilir belki ama Türk Hukuk Sitesi'nin ve Sayın Admin'in, siyasete dönük konuların bu platformda tartışılmaması konusundaki hassasiyeti nedeniyle konunun insani yönü üzerinde durmak istiyorum.

Bizler hukukçuyuz ve avukatlar olarak hakim ve cumhuriyet savcılarıyla aynı koridorlarda, aynı mahkeme salonlarında görev yapmaktayız.

Yargının üç ayağından biri olduğu gerek uluslararası hukuk kuralları gerekse iç hukuk düzenlemeleriyle tartışmasız olan avukatlar, uygulamada bu denkliğin çoğu zaman ihlal ediliyor olması nedeniyle adaletin sağlanması bakımından hakim ve savcılarla karşı karşıya gelmektedir.

Ancak böyle bir karşı karşıya olma durumu, insani ve vicdani değerler söz konusu olduğunda yerini dayanışmaya bırakabilmektedir.

Hayatını kaybetmiş olan savcı beyin maruz kaldığı vahim olaya Türk Hukuk Sitesi'nde değinmeden geçmenin doğru olmayacağı düşünce ve hassasiyetiyle buna sebep olanların ve yargı mensubu olan hakim, savcı ve avukatların maruz kaldığı her türlü şiddetin, hukuka olan güvenin/inancın yitirilmeye yüz tuttuğu süreçte kınanması/lanetlenmesi amacıyla bir iki kelamda bulunmak istedim.

Şiddete maruz kalan çok sayıda avukata, kadına, çocuğa ve hasılı herkese aynı duyarlılıkla yaklaşmak, şiddet nereden ve kimden gelirse gelsin karşısında durmak, bu şiddetin bir parçası olmamak için çabalamak gerektiği düşüncesindeyim.

Şiddetten ve özellikle toplumu infiale uğratmış bir olaydan söz ederken siyasi mülahazalara giremeyince söylenebilecek çok fazla bir şey kalmıyor belki ama şiddetin şiddeti doğurduğu gerçeğini unutmadan yaşamalıyız, çocuklarımıza bu farkındalığı aşılayabilmeliyiz.

İnsan olmanın vicdanlı olmaktan geçtiğinin herkesçe farkına varıldığı günlerin gelmesi dileğiyle..

Kütüphanemize Son Eklenen Makaleler:
Erhan Akçam - 01-05-2015
M. İhsan Darende - 29-04-2015
Pelin Atıgan - 16-04-2015
Metin Polat - 14-04-2015
Metin Polat - 13-04-2015
Metin Polat - 13-04-2015
Anıl Emrah Atalay - 27-03-2015
Ali Rıza Özalp - 24-03-2015
Muhsin Koçak - 20-03-2015
Mehmet Saim Dikici - 19-03-2015
Tüm Makaleler - Yeni Makale Gönderin!
» Site Hedeflerimiz
1997'den beri yayınlanan ve Türkiye'nin ilk hukuk sitesi olan sitemiz :
* Hukukçu meslektaşlarımızın meslek hayatlarını kolaylaştıran bir platform sunmak
* Her meslekten hukukçuların birbirleri ile iletişim olanaklarını zenginleştirmek
* Türk Hukuk Sistemi içine bilgi teknolojilerinin girişini desteklemek
* Hukuka ve adalete özlem duyan ve hukuk üstünlüğü ortak paydasını paylaşan tüm hukukseverlere sığınacakları bir liman olmak
ve böylece kendi ölçülerinde "Adalet" idealine katkıda bulunmak hedefiyle yayınlanmaktadır.
[Daha Fazla Bilgi]

» Hukuk Etkinlikleri
Tüm konuklarımız hukukla ve hukukçularla ilgili etkinlikleri site takvimimize ekleyebilir. Etkinlik eklemek için tıklayınız.

» Gündemdeki Anketimiz
Staj Yapılan Veya Avukat Olarak Çalışılan Bürodan Ayrılırken Daha Önce Yazılmış Olan Dilekçelerin Bilgisayardan Silinmesi Etik midir?
Etik Değildir. Çünkü Yazılmış Dilekçeler Artık Büroya Aittir. - 72,73%
696 Oylar
Etiktir. Çünkü Dilekçe Yazan Kişinin Kendi Malıdır. - 27,27%
261 Oylar
Toplam Oy: 957
Bu ankette oy kullanamazsınız..

» THS Adliyeye Gidiyorum Projesi
Adliyeye Gidecek Üyelerimiz
Bursa Adliyesi
Av. Kerem, (Her zaman!)

İçel (Mersin) Adliyesi
aühf, (Her zaman!)

Balıkesir Adliyesi
Av. Furkan Balıkesir, (Her zaman!)

İzmir Adliyesi
HİLALYILMAZBELLEK, (Her zaman!)

Diğer İlanlar - Bilgi - İlan Verin

» Meslektaş Sorularından Seçmeler
Şirketlerin Kaçak Kullanım Bedellerini İade Talebi - repose
Merhabalar, İki konuyla ilgili yardıma ihtiyacım var. 1. Mahkeme Kararı Örneği Var mıdır? Elektrik faturalarına yansıtılan kaçak kullanım bedeli iadesine ilişkin son dönemlerde Tüketici Hakem Heyetlerine çok fazla başvuru yapılmakta ve bu talepler kabul edilmektedir. Tüketici Hakem Heyeti kararlarına itirazlar ise Tüketici Mahkemelerince (Antalya ili hariç) reddedilmektedir. Yani tüketiciler kaçak kullanım bedellerini iade alabiliyorlar. Yapmış olduğum tüm araştırmalara rağmen tüzel kişilerin b... [Devamı..]

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

» Hukuk Sohbetlerinden Seçmeler
Müvekkil Edinme/bulma Sorunsalı - Avukatik
Çok Değerli Meslektaşlarım/ Üstatlarım, Bir çoğumuzun bir şekilde mesleklerini icra ederken ayrıca nasıl dosya sayıları da artırılabilir şeklinde düşünceler geçiyordur kafalarımızdan. Ben 2009 yılında fakülteden mezun oldum bir kaç kurumsal adı altında hukuk bürolarında çalışma gayreti içinde oldum, fakat çalıştığım yerlerden mi artık nedir bilmiyorum avukat patronları ( ki bu ismi yakıştıramıyorum ) yanlarında çalıştırdıkları avukatları üzerindeki baskılardan pek de memnun olmadığım çalışma d... [Devamı..]

» Biz : Hukukçular Alanından Seçmeler
Yeni Hukuk Bürosu Açmak! - av.sahin67
Değerli Meslektaşlarım, Öncelikle hepinize yoğun iş gününde kolaylıklar dilerim. Stajımı bitirip aktif avukatlığa başlayalı 2 ay oldu ve bir hukuk bürosunda staj yaptığım yerde çalışıyorum. Geldiğim aşamada ise 2012-temmuz ayında büro açmayı düşünüyorum. Bunda esas etmen ise bağlı çalışmanın malum zorlukları ve bu zaman zarfında ne çevre edinme ne de kendimi geliştirme fırsatı bulamıyor olmam.Şunu ifade edeyim ki büro açtığımda çok güzel günlerin beni beklediği konusunda düşünceye sahip değili... [Devamı..]
THS Sunucusu bu sayfayı 0,12005401 saniyede 22 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.