Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» Site Bilgileri
Konular : 84.355
Mesajlar : 473.714
Üye : 40.508
Makale : 1.531
Şerh : 13246

Şu anda sitemizi 1073 ziyaretçimiz (3 üye, 1070 konuk) okuyor.

» Forum Alanlarımız
Forumlarımızdan Seçmeler
Aylık Site Bülteni

Forumda Arama
Yeni Mesajlar


Avukat Dogum Parası
Bugün, AV.YSİ





Evlenmeye İzin
Dün, Av. Mehmet Kağan Gürbüz












Ihtiyati Tedbir.
29-05-2016, Avukat Ayşe Esra Ünlü Polat

Üye İlanları


Tokat Shm'de Duruşma
25-05-2016, AV.MUSTAFA ÇEVİK


Niğde İcra Dairesi Yardım Talebi
18-05-2016, gençavukat01


» Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM, kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Portalı

» Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM)
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM, hasta hakkı ihlalleri ile karşılaşan ziyaretçilerimizin internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Portalı

» Üyelerimize Özel
» Üye Fotoğraf Albümü
» Üye Listesinde Arama
» Haber Kanalları
» Üye Bilgileriniz
» Faydalı Hukuk Bilgileri


» Gerekli Siteler

@turkhukuksitesi.net e-posta servisimizi kullanan konuklarımıza duyuru.
Türk Hukuk Sitesi'ne Hoşgeldiniz!
Sitemize Üye misiniz? Lütfen Giriş Yapınız:
Üye İsminiz : Şifreniz : Şifrenizi mi Unuttunuz?

Henüz Üyemiz Değil misiniz?
İlkelerimizi ve prensiplerimizi paylaşan hukukçu meslektaşlarımızı üye olarak aramıza katılmaya davet ediyoruz.

Türk Hukuk Sitesi her meslekten hukukçular tarafından hazırlanan ve yönetilen, ticari amacı olmayan (ücretsiz), saygın, bilimsel, ciddi, ilkeli, her türlü siyasi görüşten bağışık ve politikaya uzak, üye seçiminde seçici, adaleti en üstün değer kabul eden bir hukuk platformudur.

Site Duyurusu : 8 Mart 2016 KAHDEM Bildirisi
TUİK verilerine göre, 2015 yılında 131,830 kişi boşandı.
Boşanmanın kadınlar için önemli sosyal sonuçları olduğu gibi ekonomik sonuçları da bulunmaktadır.

Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri nedeniyle çalışma hayatından dışlanan, ekonomik, sosyal ve kültürel kaynaklara erişimi sınırlı tutulan kadınların boşanmayla birlikte daha da yoksullaştıkları bilinen bir gerçektir.

Kadının boşanmayla birlikte yoksulluğa düşmemesi, şiddet yaşantısına geri dönmemesi, yeni bir yaşam kurma mücadelesinde yalnız kalmaması için nafaka hala en önemli yasal destek mekanizmalarından biridir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun <Yoksulluk nafakası> başlıklı 175. Maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan nafaka isteyebilir. Ayrıca müşterek çocukların ihtiyaçlarının karşılanması için mahkemece iştirak nafakasına hükmedilmesi zorunludur. Yine yargılama sırasında taraflar çocuk ve koşulları varsa eş yararına tedbir nafakası kararı verilmektedir.

Bununla birlikte, uygulamada nafaka miktarlarının somut duruma uygun ve gerçekçi olarak belirlenmediği ayrıca nafakanın tahsilinde zorluklar yaşandığı gözlenmektedir.

Çalışma yaşamında hakim olan kayıt dışılık nedeniyle, nafaka talep edilen kişinin gerçek gelirini ispatlamak kolay bir iş değildir. Öte yandan, nafaka miktarlarının belirlenmesinde objektif kriterlerden yola çıkılmamakta, nafaka miktarları hakimden hakime değişkenlik arz etmekte, gerçekçi olmayan düşük miktarda nafakalara hükmedildiği görülmektedir.

Üstelik hükmedilen nafakaların tahsilinde çok büyük zorluklar yaşanmaktadır. Tahsilat süreci çoğu zaman kadınların ekonomik olarak sarsıldıkları ve moral kaybettikleri karmaşık ve zorlu bir hukuki süreci içermektedir.

Gerek nafaka miktarının belirlenmesinde gerekse tahsilatında yaşanan sorunların acilen ele alınması gerekmektedir.

- Nafaka miktarı belirlenirken nafaka alacaklısı eşin ve çocukların yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi maddi varlığını geliştirmek için gerekli tüm ihtiyaçları ve yıllık geçim endeksleri dikkate alınmalıdır. Gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır.

- Nafaka borçlusu eşin geliri doğru tespit edilmelidir. Devlet kayıt dışılığı önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

- Velayet hakkına sahip olan anne gelir getiren bir işte çalışıyor olsa bile, çocuğun maddi ihtiyaçlarının anne ve baba arasında eşit biçimde paylaştırılması yoluna gidilmemelidir.

- Nafaka miktarı belirlenirken, velayet hakkını kullanan annenin dışarı bir işte çalışmasının yanı sıra çocuklar için bakım ve duygu emeği sarfettiği ve yaşam masraf ve koşullarını çocukları dikkate alarak düzenlediği göz önüne alınmalıdır.

- Nafakanın tahsilinde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un “Geçici Maddi Yardım” başlıklı 17. Maddesine benzer şekilde, nafakanın nafaka alacaklısından tahsil edilemeyerek alacağın aciz vesikasına bağlanması halinde nafaka, ilgili Bakanlığın bütçesinden karşılanarak nafaka alacaklısına ödenmelidir. Yapılan ödemeler devlet tarafından nafaka borçlusundan 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilmeli, gerekli yasal değişiklikler yapılmalıdır.

- Nafaka alacağından cezaevi harcı kesilmesine son verilmelidir ve nafaka her türlü resim ve harçtan muaf tutulmalıdır.

- Ara kararla hükmedilen tedbir nafakası icra takiplerine yapılan itirazlar hakkında dosya üzerinden ve bekletilmeden -6284 kapsamında yapılan itirazlar için Mad.9/3 gereği uygulanan usule benzer biçimde -en geç bir hafta içinde karar verilmelidir.

Boşanma süreci kadınların bir kez daha ekonomik şiddete uğradığı ve ikincil mağduriyetlere yol açan bir süreç olmaktan derhal çıkarılmalıdır.

Boşanma süreci ve sonrasında kadın ve çocuğa Anayasa'da açıklanan sosyal devlet ilkesi,kadının ve çocuğun korunması ilkesi ve Sözleşmelerle sağlanan güvenceler dikkate alınarak yeterli ve insan onuruna yakışır düzeyde mali ve sosyal destek sunulmalı ve bu sorumluluklar için bütçe ayrılmalıdır..

Yaşasın kadın dayanışması!

» Türk Hukuk Sitesi Şerhinden Yeni İçtihatlar
İcra müdürlüğünce, tapu sicil müdürlüğüne haczin fekkedildiğine ilişkin bildirim yapılması üzerine eski tarihli hacizler kalkmış olup hukuk sistemimizde haczin ihyası şeklinde bir müessese bulunmamaktadır.
(Şerh No: 16472 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : Bugün 15:58)
İİK.'nun 38. maddesi uyarınca ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir.
(Şerh No: 16473 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : Bugün 15:52)
Davacı, davalının hiç bir maddi katkısının bulunmadığını ileri sürerek tedbir nafakasına hükmedilmesi talebinde bulunmuş; mahkemece zaruret hali iddiasının hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilince karar temyiz edilmiştir. Evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gerekli bazı ortak giderler olup; davacının belirli ve sürekli bir gelirinin olması,ona tedb...
(Şerh No: 16471 - Ekleyen: Av.Arzu DİRİCAN - Tarih : 21-05-2016 23:14)
Davanın 01/07/2017 tarihinden sonra açılması gerekmektedir.
(Şerh No: 16470 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 21-05-2016 10:42)
Somut olayda, 01/01/1999 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli yazılı kira sözleşmesi uyarınca, 19/09/2014 keşide, 22/09/2014 tebliğ tarihli ihtarname, 01/01/2015-31/12/2015 dönemi için süresinde gönderilen bir ihtarname olduğundan ve 29/01/2015 tarihinde açılan dava da süresinde açıldığından, kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 16469 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 19-05-2016 20:49)
Kiralanan TBK.nun konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olup, taraflar arasında imzalanan 01.01.2014 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine değer verilerek kira sözleşmesinin 01.01.2015 tarihinden itibaren kiracı tarafından sürenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunulmadıkça TBK.nun 347. maddesi uyarınca aynı koşullarla yıldan yıla yenilenerek ve bu şekildeki uzama süresinin on yıla ulaşması gerektiği kabul edilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan koşullar ...
(Şerh No: 16468 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 18-05-2016 21:22)
Son uzama yılı dava açıldığı tarihe nazaran 01.01.20015 tarihinde sona ermiş olup bu tarihten en az üç ay önceden 01.04.2014, 07.07.2014, 16.09.2014 tarihinde yapılan feshi ihbarlar ve 19.01.2015 tarihinde açılan dava süresindedir. Durum böyle olduğu halde TBK'nUn Yürürlüğü ve Uygulama Şeklindeki Kanunun geçici 2.maddesine yanlış anlam vererek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 16467 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 18-05-2016 21:14)
Davanın açıldığı 06.08.2014 tarihi itibariyle Türk Borçlar Kanununun 347. maddesinin son cümlesinin henüz uygulanması olanağı bulunmadığından istemin reddine karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 16466 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 18-05-2016 21:10)
Öncelikle keşif yapılmak suretiyle taşınmazın hakim unsuru da gözetilerek mevcut vasfı tespit edilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerine yada genel hükümlerine tabi olup olmadığı belirlendikten sonra sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken
(Şerh No: 16465 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 18-05-2016 21:02)
Olayda, ihtarname tebligatı davalı şirket temsilcisinin orada bulunup bulunmadığı belirtilmeksizin yetkili kişi denilerek M ____ Y ____ imzasına tebliğ edilmiştir. Bu haliyle ihtarnamenin tebliğ işlemi yasada belirtilen usule uygun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın 01.07.2015 tarihinden sonra açılması gerekeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değilse de sonucu itibariyle karar redde ilişkin olduğundan onanmıştır.
(Şerh No: 16464 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 18-05-2016 20:58)
Davacıların 18.04.2013 tanzim ve 25.04.2013 tebliğ tarihli ihtarnamesi sözleşmenin sonu olan 01.07.2014 tarihine göre üç ay önce tebliğ edilmediğinden hukuki sonuç doğurmaz.
(Şerh No: 16463 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 18-05-2016 20:52)
Tahkikat, ön incelemede saptanan çekişmeli hususlar üzerinden yürütüleceğine (HMK m. 140/3) göre, bu tespit yapılmadan tarafların herhangi bir delile dayanmaları ve dayandıkları delilleri sunmaları beklenemez. Bu nedenle davalı-davacı (kadın)'ın, mahkemece uyuşmazlık konularının tespitinden sonra verilen süre içinde bildirdiği tanıkları, ikinci tanık listesi sayılamaz.
(Şerh No: 16461 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-05-2016 21:59)
Dava, keşideci(davacı) tarafından avans olarak verilen ve lehtar (davalı) tarafından ciro yoluyla diğer davalı faktoring şirketlerine devredilen çekler hakkındaki menfi tespit istemine ilişkindir. Çeklerin davacı keşideci tarafından, davalı lehtara avans olarak verildiği noktasında duraksama olmadığından, davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Diğer davalılar faktoring şirketleri hakkındaki davaya gelince, faktoring sözleşmesinin niteliği gereği...
(Şerh No: 16458 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 09-05-2016 20:27)
Mahkemece, öncelikle kiralanan yerin ( park içindeki kafeterya ) nitelik ve vasfının araştırılarak ( gerektiğinde yerinde keşif yapılarak ) ile TBK'nın taşınır kirası hükümlerine mi yoksa çatılı işyeri hükümlerine tabi bir yer olup olmadığının tespiti, daha sonra hasıl olacak sonuca göre davalının kira süresi dolmadan akdi feshinin haklı olup olmadığı belirlenmesi, feshin haklı olduğu kanaatine varılır ise davacının tazminat istemi ile ilgili bir hüküm verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hük...
(Şerh No: 16459 - Ekleyen: Av.Rıdvan ERGÜN - Tarih : 09-05-2016 20:19)
İhale konusu taşınmazlar dışında emsal dairenin belirlenen değerin üzerinden satışa sunulması ihalenin feshini gerektirir
(Şerh No: 16457 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 29-04-2016 21:05)

Gündem Konumuz : Dilekçelerde Dipnot Kullanımı
Konuyu Açan Üyemiz : avktgzm

Sayın meslektaşlarım,
Dava dilekçelerinde konuyla ilgili bazen doktrinel bilgi yazmamız gerekiyor ve çoğu zaman sanki kendi fikrimizmiş gibi yorumlar yazıyoruz.
Yargıtay kararı sunarken parantez içinde açıklamasını yapıyoruz ancak alıntı cümlelerle ilgili dilekçelerde hiç atıf görmedim.
Bir kere dava dilekçemi dipnotlu hazırlamıştım. Bir meslektaşım "makale gibi olmuş, bence etik değil" dedi. Bir daha atıflı dilekçe yazmadım. Ancak şimdi hazırlayacağım bilirkişi raporuna beyan dilekçemde yararlandığım kaynaklara atıf yapmak istiyorum. Zira bilirkişi yazdığı raporun hukuki boyutundan bihaber

Siz bu bu konuda ne düşünüyorsunuz? Kullandığımız kaynakları ve yorumları dilekçemizde belirtmeli miyiz?

Kütüphanemize Son Eklenen Makaleler:
Emrah Şener Alpsoy - 27-05-2016
Seda Sallı - 27-05-2016
Mehmet Gerem - 25-05-2016
Doğan Gedik - 19-05-2016
Çiğdem Çilci - 06-05-2016
Seda Sallı - 28-04-2016
Orhan Tiryakioğlu - 27-04-2016
Turgut Aşcı - 26-04-2016
Turgut Aşcı - 19-04-2016
Seda Sallı - 19-04-2016
Tüm Makaleler - Yeni Makale Gönderin!
» Site Hedeflerimiz
1997'den beri yayınlanan ve Türkiye'nin ilk hukuk sitesi olan sitemiz :
* Hukukçu meslektaşlarımızın meslek hayatlarını kolaylaştıran bir platform sunmak
* Her meslekten hukukçuların birbirleri ile iletişim olanaklarını zenginleştirmek
* Türk Hukuk Sistemi içine bilgi teknolojilerinin girişini desteklemek
* Hukuka ve adalete özlem duyan ve hukuk üstünlüğü ortak paydasını paylaşan tüm hukukseverlere sığınacakları bir liman olmak
ve böylece kendi ölçülerinde "Adalet" idealine katkıda bulunmak hedefiyle yayınlanmaktadır.
[Daha Fazla Bilgi]

» Hukuk Etkinlikleri
05-06-2016:
2016 Yılı Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Yazılı Sınavı-1 (Adana,Afyonkarahisar,Ankara,An)
Tüm konuklarımız hukukla ve hukukçularla ilgili etkinlikleri site takvimimize ekleyebilir. Etkinlik eklemek için tıklayınız.

» Gündemdeki Anketimiz
Hangi Akıllı Telefon sistemini kullanıyorsunuz?
IOS (Apple/iphone) - 45,82%
219 Oylar
Android - 49,58%
237 Oylar
Windows - 1,88%
9 Oylar
Blackberry OS - 0%
0 Oylar
Diğer - 0,21%
1
Akıllı telefon kullanmıyorum - 2,30%
11 Oylar
Akıllı telefon kullanıyorum ama sistemini bilmiyorum - 1,26%
6 Oylar
Toplam Oy: 478
Bu ankette oy kullanamazsınız..

» THS Adliyeye Gidiyorum Projesi
Adliyeye Gidecek Üyelerimiz
Diğer İlanlar - Bilgi - İlan Verin

» Meslektaş Sorularından Seçmeler
Tam Islah Ve Belirsiz Alacak Davası - Av. Kader DEMİR
Merhabalar, ıslaha ilişkin daha evvelde tartışılmış ancak HMK uyarınca yanlış olarak belirsiz alacak davas olarak açtığım ve ön incelemesi yakın bir tarihte olan alacak davasına ilişkin olarak (yargıtayın son kararları da nitelendirmeye ilişkin yanlışlık olması halinde DAVANIN USULDEN RED EDİLMESİ gerektiği yönünde.)USULDEN RED YEMEMEK İÇİN bu nitelendirmeyi değiştirmem tam ıslah yapmam gerekiyor. 1- tam ıslah ile alacak davamı kısmi veya tam davaya dönüştürmem mümkün müdürü sizce. 2-Tam d... [Devamı..]

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

» Hukuk Sohbetlerinden Seçmeler
İlamla Hükmedilen Vekalet Ücreti İçin Serbest Meslek Makbuzu - Stopaj Ve Kdv Hesabı - Av.Selim Balku
Sayın meslektaşlarım, ilamla hükmedilen ve borçlu şirketten tahsil ettiğiniz 1.500,00 TL vekalet ücreti (asgari) için serbest meslek makbuzunu düzenleyin dersem, aşağıda linki verilen hangi veb sitesine göre nasıl düzenlersiniz? http://www.istanbulbarosu.org.tr/serbestmeslekmakbuzu.asp http://www.barobirlik.org.tr/HesaplamaAraclari Tam olarak şunu sormak istiyorum; siz ilam vekalet ücretini stopajlı ve KDV'li olarak nasıl kesiyorsunuz? Ben İstanbul Barosu veb sitesine göre şu şeki... [Devamı..]

» Biz : Hukukçular Alanından Seçmeler
Avukatlıkta Daha Başarılı Olabilmek İçin Hangi Alanı Seçmeliyim? - M_Murat
Kamu Hukuku yüksek lisansı yapıyorum. Akademisyenlik düşünmüyorum fakat doktorayı alana kadar devam etmek istiyorum. Ancak avukatlık için bana hangi alanın daha faydalı olacağı konusunda iki branş arasında karar kılamamaktayım.Ceza hukuku çalışıp iyi bir ceza avukatı olmak için mi, yoksa idare hukuku çalışmak mı ileride bana daha çok kazandırır? Hangisinin piyasası daha elverişli?
THS Sunucusu bu sayfayı 0,11896110 saniyede 22 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.