Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» Site Bilgileri
Konular : 78.477
Mesajlar : 451.760
Üye : 37.707
Makale : 1.449
Şerh : 12788

Şu anda sitemizi 129 ziyaretçimiz (0 üye, 129 konuk) okuyor.

» Forum Alanlarımız
Forumlarımızdan Seçmeler
Aylık Site Bülteni

Forumda Arama
Yeni Mesajlar


Kamulaştırma-Tazminat
Dün, av.semih özcan



Hisseli Taşınmaz, Tecavüz
19-12-2014, avukat48

E Tahsilat
19-12-2014, sevda mert

Sozlesmede Bosluk
19-12-2014, av.tuba43

Temyiz Süresinin Kaçırılması
19-12-2014, av.yağmur deniz



Önemli Koltuk Sigortası Ve Trafik Sigortası
19-12-2014, Av.mehmet.av



Husumet
19-12-2014, Av.09






Üye İlanları






» Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM, kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Portalı

» Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM)
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM, hasta hakkı ihlalleri ile karşılaşan ziyaretçilerimizin internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Portalı

» Üyelerimize Özel
» Üye Fotoğraf Albümü
» Üye Listesinde Arama
» Haber Kanalları
» Üye Bilgileriniz
» Faydalı Hukuk Bilgileri


» Gerekli Siteler

@turkhukuksitesi.net e-posta servisimizi kullanan konuklarımıza duyuru.
Türk Hukuk Sitesi'ne Hoşgeldiniz!
Sitemize Üye misiniz? Lütfen Giriş Yapınız:
Üye İsminiz : Şifreniz : Şifrenizi mi Unuttunuz?

Henüz Üyemiz Değil misiniz?
İlkelerimizi ve prensiplerimizi paylaşan hukukçu meslektaşlarımızı üye olarak aramıza katılmaya davet ediyoruz.

Türk Hukuk Sitesi her meslekten hukukçular tarafından hazırlanan ve yönetilen, ticari amacı olmayan (ücretsiz), saygın, bilimsel, ciddi, ilkeli, her türlü siyasi görüşten bağışık ve politikaya uzak, üye seçiminde seçici, adaleti en üstün değer kabul eden bir hukuk platformudur.

Site Duyurusu : 25 Kasım 2014 KAHDEM Bildirisi
Türkiye’de Suriyeli Kadınların Da Adı Yok!


Şiddet ayrım yapmaksızın ve artarak tüm kadınlara yönelmektedir.


İçişleri Bakanı Efkan Ala Kasım 2014’te soru önergesine verdiği yanıtta Türkiye’de 1 milyon 653 bin 605 Suriyelinin yaşadığını, biyometrik verilerle kayıtlı Suriyeli “misafir” statüsündeki sığınmacıların sayısının 1 milyon 176 bin 746 olduğunu açıkladı. Yani resmi verilere göre en az 500 bin Suriyeli kayıt dışı biçimde ve her tür istismara açık durumda yaşamını sürdürmektedir.

BM’nin 2013 sonu tahminlerine göre Türkiye’deki toplam Suriyeli mültecilerin % 75’i çocuk ve kadınlardan oluşuyor. Dolayısıyla bu istismarın ve çaresizliğin asıl mağduru kadınlar ve çocuklardır.
Uluslararası Af Örgütü’nün yine Kasım 2014’te yayımlanan Suriye raporuna bakıldığında, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerden yalnızca 220 bin kişinin mülteci kamplarında insancıl koşullarda yaşadığı, 1,3 milyon kişinin ise kamplar dışında kendi başlarının çaresine bakarak yaşam mücadelesi verdiği açıklanmaktadır.

AFAD istatistiklerine göre ise Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin %85’i kamp dışında yaşıyor, yani herhangi bir yardım almıyor ve bunların %25’i terk edilmiş yerlerde yaşıyor. Büyük kısmı da insanlar için uygun olmayan yerlerde yaşıyor. Suriyeli çocukların yalnızca yaklaşık altıda biri kamplarda eğitimine devam edebiliyor. Yani kız çocuklarının büyük bir çoğunluğu cinsel ve ekonomik sömürüye uygun şartlar altında yaşıyor.

Yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi Madde 4/3 hükmüne göre,
“Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.”

Kadın haklarını eyleme dönüştürürken yurttaş olmayan ve sahip oldukları farklı kimlikler sebebiyle uğradıkları ayrımcılığın şiddeti daha da ağırlaşan mülteci kadınlar göz ardı edilemez, böyle bir ihmal İstanbul Sözleşmesi madde 4’e aykırı düşmektedir.

Suriyeli kadınların ve kız çocuklarının köle pazarı gibi satışa çıkarıldığı, pazarlık konusu yapıldığı artık bilinen bir gerçek haline geldi. Türkiye’de esnafın bu köle pazarına ilişkin kullandığı ifadeler tüyler ürpertici: “Patatesin kilosu 2 olan da var, 5 de.”

Tarafı olduğumuz CEDAW madde 6 bu noktada yeniden anımsanmalıdır: “Taraf Devletler, kadın ticareti ve fahişeliğin istismarının her şekliyle önlenmesi için yasama dahil gerekli bütün önlemleri alacaklardır.”

Sağlık hizmetlerinden yalnızca biyometrik verileri kayıtlı bulunan ve genel sağlık sigortası yapılmış çok az sayıda mülteci kadın ve çocuk yararlanabilirken çoğunluğu hiçbir hizmetten yararlanamıyor. Çoğunluğunun yaşadığı, sığındığı bir konut yok, sokaklarda, terminallerde yaşıyor. Bazıları kirayla oturmakla beraber kira bedelini ödemekte güçlük çekince kendilerine getirilen teklif ne kadar istismara açık durumda olduklarını ortaya koyuyor: “Kira veremiyorsan kızını ver!”

Suriyeli mültecilerin çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğu göz önüne alındığında mülteci kadın ve kız çocuklarının cinsel, fiziksel, ekonomik, psikolojik her tür istismara ve şiddete karşı korunmasız durumda oldukları ve insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşadıkları çok açıktır. Ciddi çoğunluğu herhangi bir yardımdan yararlanma olanağından yoksundur, koruyucu ve iyileştirici tıbbi hizmet alma olanakları bulunmamaktadır, dil bilmemektedir, kayıtlı olmadıkları da düşünüldüğünde “yok” sayılan, trafik lambalarında da karşımıza çıkmasalar görünmez hale getirilen, köle muamelesi yapılan bireylere insan hakları gecikmeksizin tanınmalıdır.

Kadınların insan hakları yurttaş-sığınmacı ayırımı yapılmaksızın hayata geçirilmeli, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi istisnasız biçimde uygulanmalıdır.

KADINLARA HUKUKİ DESTEK MERKEZİ


Bildiri üyemiz Dr Özge Yücel tarafından tarafından kaleme alınmıştır.Teşekkürlerimizle

» Türk Hukuk Sitesi Şerhinden Yeni İçtihatlar
Boşanma dosyası Yargıtay'da iken, mahkemece hükmedilen tedbir nafakalarının arttırılması davacı tarafından istenilmiştir. Yerel Mahkeme yoksulluk ve iştirak nafakasının henüz kesinleşmediğinden arttırılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davayı reddetmiştir. Yargıtay, "boşanma dosyasının kesinleşmesinin" beklenerek gerekli araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
(Şerh No: 15996 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : Dün 23:42)
İnternet Erişim Sağlayıcı tarafından otomatik olarak sağlanan DNS adresinin Google tarafından sunulan DNS adresi ile değiştirilmesi eylemi, İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesinde DNS değişikliği ile kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığından dolayı suç kabul edilmemiştir. Bu nedenle yerel mahkeme kararı bozularak idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
(Şerh No: 15995 - Ekleyen: Av.M.Gökhan AHİ - Tarih : 18-12-2014 23:53)
Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davalı alt işverenler işçi alacaklarından olan kıdem tazminatından işçinin kendi sözleşme sürelerine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumlu olup, son alt işverenin kıdem tazminatından olan sorumluluğunun da buna göre hesaplanması gerekmektedir.
(Şerh No: 15994 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-12-2014 13:02)
Sigorta sözleşmesinin başlangıç tarihi olan 29.04.1997 de B____'e mide kanseri olduğuna dair kesin bir teşhis konulmamıştır. Kaldı ki, böyle bir teşhis konulmuş olsa bile, içinde yaşadığımız toplumdaki uygulama, "kanser" gibi hastalıkların hasta olan şahıstan gizlenmesi, söylenmemesidir. Davacı tanıkları da aynı şekilde ifade verdiklerine göre, sigortalı B____'in sigorta sözleşmesi yapılırken teklifnamede mide kanseri olduğunu bildirmemesi, gerçeğe aykırı beyanda bulunma olarak addedilemez.
(Şerh No: 15993 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 09-12-2014 20:36)
Alacaklı, 5.4.1986 vadeli senet için borçlu aleyhine 8.11.1988'de (zamanaşımı süresi içerisinde) başlattığı takibinden "başka bir takipte bulunmak üzere takipten feragat ediyorum" şeklinde vazgeçmiş; akabinde 17.6.1991 tarihinde tekrar takip başlatmıştır; davacı borçlu zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, zamanaşımı süresi içerisinde başlatılan ilk takipten vazgeçilmiş olmasının, hakkın özünden vazgeçme olarak nitelendirilemeyeceğinden bahisle; borçlunun zamanaşımı i...
(Şerh No: 15992 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 09-12-2014 13:54)
Müteahhit ile arsa sahipleri arasında "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi" akdedilmiş; davalı idare, müteahhidin vergi borçlarından dolayı, kat karşılığı inşa edilen yerin tapu kaydına haciz şerhi işletmiştir. Davacılar, müteahhidin vergi borçları nedeniyle uygulanan haciz işleminin iptalini talep etmektedirler. Vergi Dairesince, 6183 sayılı Yasa’ya göre kamu alacağının(vergi borcunun) tahsili amacıyla kamu gücüne dayalı, resen ve tek yanlı ol...
(Şerh No: 15991 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-12-2014 14:14)
Haklarında kamu davası açılması sebebiyle ihalelere katılamayacak ortak/ortaklıklar belirlenirken, kamu davası açıldığı tarihteki ortaklık durumu dikkate alınarak, bu tarihten sonra ortaklık durumunda herhangi bir değişiklik olsa bile ilgililer yargılama sonuna kadar Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılamazlar.
(Şerh No: 15990 - Ekleyen: Ahmet MİZAN - Tarih : 05-12-2014 12:15)
- Tapu ve yönetim planında "Mesken" niteliğinde olan daire "tekstil-tasarım danışmanlığı ofisi" olarak işyeri mahiyetinde kullanılamaz. - Meslek gözüken kendi dairesini daha önce işyerine kiraya vermiş olsa dahi, kat maliki eski hale getirme talebinde bulunabilir. Bu talep hakkın kötüye kullanımı niteliğinde (MK md.2) değildir.
(Şerh No: 15989 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 02-12-2014 20:58)
Davacı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış bir tanık ismi bildirmiştir. Ön inceleme duruşmasından önce de 27.04.2012 tarihli delil listesiyle diğer tanıklarının isimlerini bildirdiğinden bu liste ikinci tanık listesi olarak kabul edilemez.
(Şerh No: 15984 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2014 21:52)
İpotek tesisi ve fekki işlemleri için sunulan avukat serbest meslek makbuzunun fatura olarak kabul edilemeyeceği, keza bu işlemlerin banka çalışanları tarafından yapılması mümkün iken serbest bir avukata yaptırılmasının makul kabul edilemeyeceği anlaşıldığından bu masraflarında tüketici tarafından istenebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 15983 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2014 12:19)
Borçlu, alacaklının başlattığı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin, belirttiği öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini ve icra takibine itirazlarını belirterek takibin iptalini talep etmiştir. Somut olayda şikayet konusu yapılan ödeme emri tebligatı, TK m.10/2 gözardı edilerek borçluya önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK m.21/2'ye göre çıkartılmış olmakla usule aykır...
(Şerh No: 15980 - Ekleyen: Stj.Av.Kadir Can KARATAŞ - Tarih : 26-11-2014 20:52)
Tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması yeterli olup tasarruf sırasında borçlunun temerrüde düşmesi mecburi değildir.
(Şerh No: 15981 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 24-11-2014 16:40)
Davacı işçi, yüklenici firmalar aracılığıyla işçi temini şeklinde muvazaalı işlemlerle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü işyerinde istihdam edildiği ve gerçekte Karayolları Genel Müdürlüğü işçisi olduğundan bahisle; baştan itibaren davalı Genel Müdürlüğün işçisi sayılması gerektiğinin tespitine, sendika üyeliğinin işveren Genel Müdürlüğe bildirildiği tarihten itibaren Genel Müdürlükle Sendika arasında bağıtlanan 13.dönem TİS'den doğan her türlü ücret alacakları ile fiilen ödenen ücretler arasın...
(Şerh No: 15979 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-11-2014 14:41)
Davacı arsa sahibi, davalı yüklenici ile akdettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden, geç teslimden dolayı kira kaybına uğradığından bahisle oluşan gecikme tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davadaki gecikme tazminatına konu olan alacak, dönem itibariyle en son 13.07.2004 tarihinde muaccel hale geldiğinden zamanaşımının bu tarihten itibaren başlatılması gerekir. O halde mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerine, zamanaşımının kat irtifakı tesis tarihinde başlatılacağ...
(Şerh No: 15978 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-11-2014 13:49)
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden gecikme tazminatı taleplidir. Sözleşmeye göre teslim tarihinin 7.10.2002 olması gerektiği; yüklenici, iskan ruhsatını almamış ise de; davacıların kendilerine düşen bağımsız bölümleri teslim aldıkları, 3.1.2003'te su, 7.1.2003'te elektrik aboneliğinin yapıldığı ve teslim aldıkları daireleri kullandıkları anlaşılmakla; davacılar, 7.10.2002-7.1.2003 arası gecikme tazminatı isteyebilirler.
(Şerh No: 15977 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-11-2014 13:48)

Gündem Konumuz : Barolar Birliğinin Elektronik Tahsilat Sistemi
Barolar Birliğinin baro kart uygulamalarını taktirle karşılayan birisi olarak bu gün telefonuma gelen elektronik tahsilat ile ilgili mesajın ardından sistemin ne olduğunu öğrenmek istediğimde aşağıdaki sözleşme ile karşılaştım

sözleşmede dikkatimi çeken ilk husus komisyon ve sabit ücret ödeneceği belirtilmesine rağmen oran veya miktara yer verilmemiş olması idi. Bunun üzerine Barokart müşteri hizmetlerini arayıp bilgi almak istedim.

Bu sayede şimdilik komisyon oranının %1.40 olduğunu öğrendim ancak sabit ücret ile ilgili bilgisi olmadığından yardımcı olamadı müşteri temsilcisi. Daha sonra dönüp bilgi vereceklermiş.

Ayrıca, yine sözleşmeye göre, yapılan tahsilatın kendi hesabımıza aktarılması sadece her ayın 5. gününü takip eden ilk cuma günü olacakmış.

Yani, tahsilatı yapmamıza rağmen hem bir ay bekleyeceğiz hem de komisyon ödemek durumunda kalacağız. Gerçi komisyonun ödenecek miktara eklenmesini istiyorsanız bunu ödeyen kişi ödemek zorunda oluyor ancak neticede firma hem komisyon alıyor hem de parayı hesabında bekletiyor. Benim açımdan pek makul bir durum değil.

Son olarak bana anlamsız gelen başka bir husus, sözleşmenin ancak 45 gün öncesinden noter vasıtası ile gönderilecek ihtarname ile feshedilebilmesi. İnternet üzerinden açabildiğimiz hesabı, ancak noter marifeti ile sonlandıracak olmamızın bir anlamı yok bence.

Bu sistemden faydalanacak meslektaşlarıma dikkat çekmek istedim. Sonuç olarak iyi ve faydalı bir sistem olduğu açık ama kanaatimce bazı iyileştirmelerin yapılması gerekmekte...

Kütüphanemize Son Eklenen Makaleler:
Av. Şerif Yılmaz - 15-12-2014
Numan Tekelioğlu - 09-12-2014
Numan Tekelioğlu - 09-12-2014
Numan Tekelioğlu - 09-12-2014
Numan Tekelioğlu - 09-12-2014
Ali Selim - 28-11-2014
Kasım Karagöz - 21-11-2014
Muhammed Sarıkaya - 13-11-2014
Mahmut Topal - 08-11-2014
Özge Yücel - 24-10-2014
Tüm Makaleler - Yeni Makale Gönderin!
» Site Hedeflerimiz
1997'den beri yayınlanan ve Türkiye'nin ilk hukuk sitesi olan sitemiz :
* Hukukçu meslektaşlarımızın meslek hayatlarını kolaylaştıran bir platform sunmak
* Her meslekten hukukçuların birbirleri ile iletişim olanaklarını zenginleştirmek
* Türk Hukuk Sistemi içine bilgi teknolojilerinin girişini desteklemek
* Hukuka ve adalete özlem duyan ve hukuk üstünlüğü ortak paydasını paylaşan tüm hukukseverlere sığınacakları bir liman olmak
ve böylece kendi ölçülerinde "Adalet" idealine katkıda bulunmak hedefiyle yayınlanmaktadır.
[Daha Fazla Bilgi]

» Hukuk Etkinlikleri
Şu anda bir hukuk aktivitesi yok.
Tüm konuklarımız hukukla ve hukukçularla ilgili etkinlikleri site takvimimize ekleyebilir. Etkinlik eklemek için tıklayınız.

» Gündemdeki Anketimiz
Staj Yapılan Veya Avukat Olarak Çalışılan Bürodan Ayrılırken Daha Önce Yazılmış Olan Dilekçelerin Bilgisayardan Silinmesi Etik midir?
Etik Değildir. Çünkü Yazılmış Dilekçeler Artık Büroya Aittir. - 72,29%
454 Oylar
Etiktir. Çünkü Dilekçe Yazan Kişinin Kendi Malıdır. - 27,71%
174 Oylar
Toplam Oy: 628
Bu ankette oy kullanamazsınız..

» THS Adliyeye Gidiyorum Projesi
Adliyeye Gidecek Üyelerimiz
Kırklareli Adliyesi
Av.PUDY, (Her zaman!)

Bursa Adliyesi ve İcra Daireleri
Avukat1616, (Her zaman!)

Diğer İlanlar - Bilgi - İlan Verin

» Meslektaş Sorularından Seçmeler
Vergi Mahkemesi Dava Açma Süresi - Şimal Yıldızı
Merhaba, gümrük müdürlüğünün yaptığı işleme karşı gümrük başmüdürlüğüne itiraz edildi ve onun red kararına karşılık da vergi mahkemesinde dava açmamız gerekirken gümrük müsteşarlığına itirazda bulunduk ancak talebimiz reddedildi. başmüdürlüğe itiraz ile başvuru yolları tükendiğinden vergi mahkemesinde dava açma süresi bu kararın tebliğinden itibaren mi yoksa; yapmamamız gereken gümrük müsteşarlığına olan başvurumuza verilen cevabın tebliğinden itibaren mi başlar? Başmüdürlüğün yazısı ile başlaya... [Devamı..]

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

» Hukuk Sohbetlerinden Seçmeler
İhtiyati Hacizde Teminat İadesi-Bağımsız Yargı - mehmetdemirlek301
Değerli meslektaşlar; İhtiyati haciz yapıyorsunuz, kararı infaz edip icra takibine geçiyorsunuz, icra takibini kesinleştiriyorsunuz, mahkemeden teminatın iadesini istiyorsunuz.2 yıldan beri bazı mahkemelerde, bu aşamalarda hemen teminat iade edilmiyor, borç luya teminatın iadesine muvafakat edip etmediği yönünde muhtıra tebliğ ediliyor.Bazı durumlarda borçlunun bu adreste bulunmuyor adresi terketmiş.İcra dairesinde tebliğatı 35'e göre yapmışınız, hakime söylüyorsunuz.Hakim diyor ki; böyle böyle... [Devamı..]

» Biz : Hukukçular Alanından Seçmeler
Avukatların Yanında Çalıştırdıkları Avukatlara Teklif Ettiği Komik Ücretler - Persepolis
Avukatlar artık yanında çalıştırdıkları avukatları maalesef ekonomik olarak sömürmeye başladılar. Bürosunda katibine verdiği maaşla mesela antalyada 1.500 TL'ye 3 yıllık tecrübeli bir avukat çalıştırıyorlar,ne kadar yanlış,10 yıllık bir avukat olarak bazı baroların sitelerine ofis aradığıma ilişkin ilan verdim,dedim ki 10 yıllık tecrübem var,ingilizce biliyorum vs. arayan olmadı ama o kadar çok avukat arama ilanı vardı ki şaşarsınız. Bir kaç tanesini aradım aman allahım tekklif edilen ücretlere ... [Devamı..]
THS Sunucusu bu sayfayı 0,10009193 saniyede 22 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.