Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» Site Bilgileri
Konular : 80.953
Mesajlar : 461.434
Üye : 38.745
Makale : 1.472
Şerh : 13100

Şu anda sitemizi 198 ziyaretçimiz (2 üye, 196 konuk) okuyor.

» Forum Alanlarımız
Forumlarımızdan Seçmeler
Aylık Site Bülteni

Forumda Arama
Yeni Mesajlar









Müstehcenlik Suçu
06-07-2015, avukat6098

Nitelikli Hırsızlık
06-07-2015, Av.Mustafa İnan


Hangi Avukatlık Ücreti Önceliklidir?
06-07-2015, Deniz Karakaş

Kötü Niyetli Koca
06-07-2015, detay82

Kocanın Kadından Kira Talebi
06-07-2015, AV.AYŞE GÜL

15 Yıl 3600 Prim
06-07-2015, Av. Ebru ÇAMLI


Limited Şirket Hisse Devri Tescili
06-07-2015, Serhat Yener


Tasarrufun İptali Davası
05-07-2015, brnnn

Üye İlanları


Ankara 19. Icra Müdürlüğü
01-07-2015, Av.Tuğba Çapar




» Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM, kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Portalı

» Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM)
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM, hasta hakkı ihlalleri ile karşılaşan ziyaretçilerimizin internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Portalı

» Üyelerimize Özel
» Üye Fotoğraf Albümü
» Üye Listesinde Arama
» Haber Kanalları
» Üye Bilgileriniz
» Faydalı Hukuk Bilgileri


» Gerekli Siteler

@turkhukuksitesi.net e-posta servisimizi kullanan konuklarımıza duyuru.
Türk Hukuk Sitesi'ne Hoşgeldiniz!
Sitemize Üye misiniz? Lütfen Giriş Yapınız:
Üye İsminiz : Şifreniz : Şifrenizi mi Unuttunuz?

Henüz Üyemiz Değil misiniz?
İlkelerimizi ve prensiplerimizi paylaşan hukukçu meslektaşlarımızı üye olarak aramıza katılmaya davet ediyoruz.

Türk Hukuk Sitesi her meslekten hukukçular tarafından hazırlanan ve yönetilen, ticari amacı olmayan (ücretsiz), saygın, bilimsel, ciddi, ilkeli, her türlü siyasi görüşten bağışık ve politikaya uzak, üye seçiminde seçici, adaleti en üstün değer kabul eden bir hukuk platformudur.

Site Duyurusu : Kahdem 8 Mart 2015 Basın Bildirisi
BİZ ARTIK SUÇLARIN KABUL EDİLEMEZ GEREKÇELERİNİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!


Türkiye’de yakın zamanda o kadar çok kadın erkek saldırganlar tarafından öldürüldü ki, artık kadın olarak bu toplumda nefes alıyor olmak bile, başlı başına gündelik bir mücadele ve mucize haline dönüşmüştür..

Saldırgan erkekler, ilişki yaşadıkları, evli oldukları , boşandıkları veya ilişki kurmayı reddeden kadınları öldürmeyi kendilerine “hak” görebilmekte ve suçun kabuledilemez gerekçelerini savunma olarak ileri sürebilmektedir.. Ne yazık ki, kadına karşı ayrımcı bu anlayış yasalarla ve hükümetin kadin-erkek eşitliliği karşıtı söylemleri tarafından desteklenmektedir..

Oysa,kadınların canını, korkudan şiddetten uzak yaşam hakkını güvence altına almak devletin asli görevlerinden biridir.

T.C. Devleti 24.11.2011 tarihi’nde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni (İstanbul Sözleşmesi) onaylamıştır.

Bu sözleşmenin 42. Maddesine göre : "Suçların kabul edilemez gerekçeleri; sözde “namus” adına işlenen suçlar da dahil Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesini takiben başlatılan cezai işlemlerde kültür, örf ve adet, gelenek veya sözde “namus”un bu eylemlerin gerekçesi olarak kabul edilmemesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri almalıdır. Bunlar arasına, özellikle, mağdurun, kültürel, dinî, toplumsal ya da geleneksel olarak kabul gören uygun davranış normlarını ve âdetlerini ihlal ettiği iddiaları da dâhildir. "


Türkiye, bu sözleşmeye imzacı olmakla, kadın cinayetlerinde, failin “namusumu kirletti” veya “erkekliğime laf söyledi” vb. gibi ataerkil ahlaki düzenden beslenen ve bu düzeni sürdürmeye yarayan sözde “gerekçe”lerle işlediği suçun cezasının en aza indirilmesine imkan vermeyeceğini taahhüt etmiştir.

Saldırgana büyük avantaj sağlayan ve eşitlikçi ve kadının insan hakları değerlerinden uzak bu “namus savunması”nın tamamen yok edilmesi için İstanbul Sözleşmesinden başka CEDAW 19 Nolu Genel Tavsiye Kararı da dikkate alınarak yasal düzenleme getirmek hükümetin en önemli önceliklerinden olmalıdır. Aynı şekilde, kadın cinayeti failinin duruşmadaki “iyi hali” ve “pişmanlığının”haksız tahrikin” cezadan indirime gerekçe yapılmaması için yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır.

Öte yandan siyasilerin söylemlerinde de sorumlu ve eşitlikçi davranmalarını talep ediyoruz. Kadınlara nasıl giyinmeleri, oturmaları, nasıl gülmemeleri, kaç çocuk doğurmaları gerektiği gibi kişisel fetvalar verilmemelidir. Siyasi irade, toplumda genel kanı ne olursa olsun, kişisel anlayışlar neyi salık verirse versin, yasaların yol gösterici olması ve insanın hayatta kalma hakkını en yüce değer olarak kabul etmesi gerekir.

Hükümetten bir an önce,pozitif bir yükümlülük olarak hukuku ve mevcut yasaları uygulanır kılmasını, evrensel insani değerlere sahip çıkmasını, kadınların hak ve özgürlüklerine sahip cikabilecekleri toplumsal, siyasi ve ekonomik ortamı yaratmasını istiyoruz.

Anayasanın 90. maddesi son cümlesine göre: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Bu madde suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri’nin, kabul edilen ve 01.08.2014 tarihinde yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesinin , sözleşmeye uygun yasal düzenleme yapılmasını beklemeden,hemen kadınların hayatına mal olan saldırılara ilişkin yargılamalarda ceza sorumluluğunun ortadan kaldırılmaması ve cezanın azaltılmaması için sözleşmeyi doğrudan uygulama hakkı ve yetkisi vardır. Tüm yargılamalarda Mahkemeleri Anayasa’nın 90./son maddesine göre karar vermeye davet ediyoruz.

Biz kadınlar, ölmek istemiyoruz.
Bizler kadının var olduğunun ,yaşama ve yaşamlarını nasıl yaşayacaklarına karar verme hakları olduğunun devlet tarafından da garanti altına alındığını bilmek ve görmek istiyoruz.

BİZ ARTIK SUÇLARIN KABUL EDİLEMEZ GEREKÇELERİNİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!

KAHDEM
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi

» Türk Hukuk Sitesi Şerhinden Yeni İçtihatlar
Dava; katılma alacağı taleplidir. Davacı, feragati nedeniyle reddedilen birinci boşanma davasında; dava dilekçesi ile birlikte aynı zamanda aynı gerekçelerle katılma alacağı da talep etmiş; işbu boşanma davasının görüldüğü mahkemeye hitaben yazdığı 24.01.2007 havale tarihli dilekçesiyle "... açmış olduğu davadan ve boşanma isteğinden feragat ettiğini, yine davalının banka hesabında bulunan paranın davalıya ait olduğunu, aracın davalının kendi parasıyla alındığını, ev için ödenen bedelin de b...
(Şerh No: 16319 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-07-2015 17:59)
Davalı kocaya babası tarafından 30.5.2002 tarihinde bağışlandığı anlaşılan arsanın, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edilmesi sonucu edinilen 2 numaralı daire, 4721 S.K. m.220/1-b.4 gereğince kişisel mal yerine geçen değer olup; bu taşınmaz üzerinde davacı kadının katılma alacağı bulunmamaktadır.
(Şerh No: 16318 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-07-2015 14:02)
Davacı, bankada davalı eşi ile müşterek hesaplarındaki paranın tamamının davalı tarafından çekildiğini ileri sürerek, 1/2'sinin tahsilini talep etmiştir. Mal rejimi dışındaki akdi ilişkiye dayanan bu talep, aile mahkemesinin değil asliye mahkemesinin görevi kapsamındadır.
(Şerh No: 16317 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-07-2015 19:04)
Annenin bebeğini bakma yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle ölümüne neden olma eylemi nedeniyle suçun işleniş şekli ve özelikleri sanığın suç kasti ve saiki dikkate alınarak TCKm.83/3 hükmü göz önüne alınmıştır.
(Şerh No: 16316 - Ekleyen: Yakup Gökhan DOĞRAMACI - Tarih : 03-07-2015 21:18)
Dava konusu taşınmaz, davacı kadının her yıl Almanya'dan izne geldiğinde eşi ile beraber tarafların birlikte acı ve tatlı günlerini yaşadıkları, anılarını taşıyan, böylece yaşamsal faaliyetlerinin odağı haline getirdikleri Türkiye'deki tek konutları olup aile konutu niteliğinde olmakla taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulması gerekir.
(Şerh No: 16315 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-07-2015 14:57)
TMK m.194'e istinaden ikame edilen ipoteğin kaldırılması davasının yargılaması devam ederken davacı eş vefat ettiğinden dava konusuz kalmıştır.
(Şerh No: 16314 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-07-2015 14:52)
TMK m.194'e istinaden ikame edilen ipoteğin kaldırılması davasında; ipotek veren davalı, yargılama devam ederken vefat etmiştir. Evlilik birliği ölümle sona erdiğinden, TMK m.194'ün uygulanma olanağı kalmamıştır ve bu sebeple ipoteğin kaldırılması davasının, konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir.
(Şerh No: 16313 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-07-2015 14:49)
Dava; terekenin borca batık olduğunun tespiti istemidir. Değerlendirilen husus; davacı mirasçıların, murisin bankaya olan kredi borcu sebebiyle yaptıkları ödemenin TMK m.610/2 anlamında mirası sahiplenme olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkindir. HGK; davacı mirasçılar tarafından ödendiği ileri sürülen borcun cüz'i bir miktar olup, mirasçıların kendi malvarlığından ödenmiş olmasının olağan işlemlerden olduğu, murisin öldüğü tarih itibariyle borca batık olduğu anlaşılan t...
(Şerh No: 16312 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-06-2015 12:38)
Dava; mirasın hükmen reddine ilişkindir. Bu durumda; murisin, ölüm tarihi itibarıyla borç miktarı tespit edilmeli, aynı tarih itibarıyla taşınır ve taşınmaz mal varlığı, varsa hak ve alacakları, tarafların bu hususta gösterecekleri delilleri toplanmak suretiyle saptanarak, murisin borcundan dolayı mirasçılar aleyhinde yürütülen takiplere ilişkin varsa icra dosyaları da getiritilip, davacının mirası kabul anlamına gelen davranışları bulunup bulunmadığı tespit edilerek, mirasın hükmen reddine enge...
(Şerh No: 16311 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-06-2015 13:51)
İntifa hakkı, TMK m.795 uyarınca tapu kütüğüne tescil ile kurulur. TMK m.803 uyarınca da intifa hakkı sahibi, hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma hakkına sahip olup, bu haklarını akidine karşı ileri sürebileceği gibi üçüncü kişilere karşı da ileri sürebilir.
(Şerh No: 16310 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-06-2015 13:34)
Davalı koca tarafından 15.4.2003 tarihinde açılan boşanma davası ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilerek kesinleşmiş, kocanın 3.10.2007 tarihinde açtığı ikinci boşanma davasında TMK m. 166/son gereği tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Davanın konusu; davacı kadının, 6.6.2006 tarihinde satın alınarak tapuda davalı koca adına tescil edilen taşınmazda, yasal mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan artık değer üzerinden katılma alacağı talebidir. Fiili ayrıl...
(Şerh No: 16309 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2015 14:57)
Davacı, evlilik birliğinin eşlerden birinin ölümüyle sona erdiğini, muris adına bankalarda bulunan hesaplardaki paranın 1/4'ünün kendisine, 3/4'ünün ise diğer mirasçı davalıya verildiğini; bankadaki paranın, 1.1.2002 tarihinden sonraki faiz gelirleri edinilmiş mal olmakla bu faiz gelirinin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, muris dedesinin vefatı sonrasında davacı eş lehine, oturduğu bağımsız bölüm bakımından mahkeme kararıyla in...
(Şerh No: 16308 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-06-2015 15:46)
Davacı, evlilik birliğinin eşlerden birinin ölümüyle sona erdiğini, muris adına bankalarda bulunan hesaplardaki paranın 1/4'ünün kendisine, 3/4'ünün ise diğer mirasçı davalıya verildiğini; bankadaki paranın, 1.1.2002 tarihinden sonraki faiz gelirleri edinilmiş mal olmakla bu faiz gelirinin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, muris dedesinin vefatı sonrasında davacı eş lehine, oturduğu bağımsız bölüm bakımından mahkeme kararıyla in...
(Şerh No: 16307 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-06-2015 15:44)
TMK m.236/1'in son cümlesi alacakların takası yönünde emredici niteliktedir. Ne var ki, takasın yapılabilmesi için takas isteğinde bulunan kişinin de artık değeri istemesi gerekir. Davalı tarafından ileri sürülmüş böyle bir istek söz konusu değildir. Takasın olabilmesi için en azından yöntemine uygun bir biçimde harcı yatırılmak suretiyle bir isteğin olması ve bu isteğe bağlı olarak belirlenmiş ve kanıtlanmış bir alacağın bulunması gerekir. Sadece takas defi isteğinde bulunmak yeterli değildir. ...
(Şerh No: 16305 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-06-2015 11:51)
TMK m.236/1'de her eşin diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olacağı ve alacakların takas edileceği düzenlenmiştir. Takas yapılabilmesi için davalının bunu ileri sürmesi ve davacı adına bulunan mal ve eşyaların takasa tabi tutulması konusunda isteği bulunması gerekir. Dosya kapsamında bu konuda istek bulunmamaktadır. Re'sen takasa ve külli tasfiyeye girilmesi isabetsiz bulunmaktadır. Külli ( tam ) tasfiyenin ve takasın yapılabilmesi için en azından bu konuda davalı tarafın da d...
(Şerh No: 16306 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-06-2015 11:50)

Gündem Konumuz : Bir Cumhuriyet Savcısının Ardından..
Konuyu Açan Üyemiz : Av. Engin EKİCİ

İstanbul Adliyesi'nde cumhuriyet savcısı olarak görev yaparken topluma mal olmuş bir cinayetin aydınlanması için çalıştığı sırada 31.03.2015 tarihinde öldürülen Mehmet Selim KİRAZ'ın acısının yankıları sürüyor..

Bu üzücü olayın perde arkasında birçok etken aranıp bulunabilir ya da birçok şeyin bize lanse edildiği gibi olmadığı yargısına varılabilir belki ama Türk Hukuk Sitesi'nin ve Sayın Admin'in, siyasete dönük konuların bu platformda tartışılmaması konusundaki hassasiyeti nedeniyle konunun insani yönü üzerinde durmak istiyorum.

Bizler hukukçuyuz ve avukatlar olarak hakim ve cumhuriyet savcılarıyla aynı koridorlarda, aynı mahkeme salonlarında görev yapmaktayız.

Yargının üç ayağından biri olduğu gerek uluslararası hukuk kuralları gerekse iç hukuk düzenlemeleriyle tartışmasız olan avukatlar, uygulamada bu denkliğin çoğu zaman ihlal ediliyor olması nedeniyle adaletin sağlanması bakımından hakim ve savcılarla karşı karşıya gelmektedir.

Ancak böyle bir karşı karşıya olma durumu, insani ve vicdani değerler söz konusu olduğunda yerini dayanışmaya bırakabilmektedir.

Hayatını kaybetmiş olan savcı beyin maruz kaldığı vahim olaya Türk Hukuk Sitesi'nde değinmeden geçmenin doğru olmayacağı düşünce ve hassasiyetiyle buna sebep olanların ve yargı mensubu olan hakim, savcı ve avukatların maruz kaldığı her türlü şiddetin, hukuka olan güvenin/inancın yitirilmeye yüz tuttuğu süreçte kınanması/lanetlenmesi amacıyla bir iki kelamda bulunmak istedim.

Şiddete maruz kalan çok sayıda avukata, kadına, çocuğa ve hasılı herkese aynı duyarlılıkla yaklaşmak, şiddet nereden ve kimden gelirse gelsin karşısında durmak, bu şiddetin bir parçası olmamak için çabalamak gerektiği düşüncesindeyim.

Şiddetten ve özellikle toplumu infiale uğratmış bir olaydan söz ederken siyasi mülahazalara giremeyince söylenebilecek çok fazla bir şey kalmıyor belki ama şiddetin şiddeti doğurduğu gerçeğini unutmadan yaşamalıyız, çocuklarımıza bu farkındalığı aşılayabilmeliyiz.

İnsan olmanın vicdanlı olmaktan geçtiğinin herkesçe farkına varıldığı günlerin gelmesi dileğiyle..

Kütüphanemize Son Eklenen Makaleler:
Av. Alpaslan Akman - 19-06-2015
Av.Ali Selim - 31-05-2015
Muhammed Sarıkaya - 29-05-2015
Doğan Can Kontaş - 21-05-2015
Semih Yumak - 14-05-2015
M. İhsan Darende - 29-04-2015
Pelin Atıgan - 16-04-2015
Metin Polat - 14-04-2015
Metin Polat - 13-04-2015
Metin Polat - 13-04-2015
Tüm Makaleler - Yeni Makale Gönderin!
» Site Hedeflerimiz
1997'den beri yayınlanan ve Türkiye'nin ilk hukuk sitesi olan sitemiz :
* Hukukçu meslektaşlarımızın meslek hayatlarını kolaylaştıran bir platform sunmak
* Her meslekten hukukçuların birbirleri ile iletişim olanaklarını zenginleştirmek
* Türk Hukuk Sistemi içine bilgi teknolojilerinin girişini desteklemek
* Hukuka ve adalete özlem duyan ve hukuk üstünlüğü ortak paydasını paylaşan tüm hukukseverlere sığınacakları bir liman olmak
ve böylece kendi ölçülerinde "Adalet" idealine katkıda bulunmak hedefiyle yayınlanmaktadır.
[Daha Fazla Bilgi]

» Hukuk Etkinlikleri
Tüm konuklarımız hukukla ve hukukçularla ilgili etkinlikleri site takvimimize ekleyebilir. Etkinlik eklemek için tıklayınız.

» Gündemdeki Anketimiz
Staj Yapılan Veya Avukat Olarak Çalışılan Bürodan Ayrılırken Daha Önce Yazılmış Olan Dilekçelerin Bilgisayardan Silinmesi Etik midir?
Etik Değildir. Çünkü Yazılmış Dilekçeler Artık Büroya Aittir. - 71,47%
759 Oylar
Etiktir. Çünkü Dilekçe Yazan Kişinin Kendi Malıdır. - 28,53%
303 Oylar
Toplam Oy: 1062
Bu ankette oy kullanamazsınız..

» THS Adliyeye Gidiyorum Projesi
Adliyeye Gidecek Üyelerimiz
İzmir Adliyesi
brnnn, (Her zaman!)

Ankara Adliyesi
tolga doğan, (Her zaman!)

Antalya Adliyesi
Av.Fatih SÖĞÜT, (Her zaman!)

Diğer İlanlar - Bilgi - İlan Verin

» Meslektaş Sorularından Seçmeler
Elbirliği Ortakliğinda Mirasçilarin Olurunun Alinmasi - Av.V.S
Değerli meslektaşlarım; Bilindiği üzere; Murisin ehliyetsiz iken (akıl hastalığı/zayıflığı, vb) yaptığı taşınmaz satışının neticesinde 3.kişiye geçen taşınmazın, mirasçılardan bir kısmının sadece kendine isabet edecek miras payı oranında bu satışın iptaline, hissesinin adına tesciline veya bedelinin tazminine ilişkin açtığı davalarda dahi, ortada Elbirliği ortaklığı bulunduğu için mirasçılardan birisinin açtığı davaya diğer mirasçıların katılması ( olurlarının alınması ) / (diğer mirasç... [Devamı..]

Hukuk Haberleri :
Şu anda yeni bir haber yok. Dilerseniz siz ekleyebilirsiniz.

» Hukuk Sohbetlerinden Seçmeler
Hakim Hukuku Re'sen Uyguladi!!! - AV.SEDAT
Tümünü yazabilir miyim bilmiyorum ama aşağıda geniş özetini okuyacağınız 15/10/2009 tarihli kararı veren ve burada isim isim belirtilmeyi de hak eden Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini oluşturan başkan Abdükadir Yavuz, üye Burhanettin Esenkar ve üye Cevdet Bak'ı ne kadar tebrik etsem az... Bu karar, Yargıtay tarafından şekillendirilen hukukun ötesine geçmekte tereddütler yaşayan; kararlarını tek tip vermekle övünen tüm hakim ve savcıların, hatta savunmalarını bile bunlarla sınırlayan av... [Devamı..]

» Biz : Hukukçular Alanından Seçmeler
Yeni Hukuk Bürosu Açmak! - av.sahin67
Değerli Meslektaşlarım, Öncelikle hepinize yoğun iş gününde kolaylıklar dilerim. Stajımı bitirip aktif avukatlığa başlayalı 2 ay oldu ve bir hukuk bürosunda staj yaptığım yerde çalışıyorum. Geldiğim aşamada ise 2012-temmuz ayında büro açmayı düşünüyorum. Bunda esas etmen ise bağlı çalışmanın malum zorlukları ve bu zaman zarfında ne çevre edinme ne de kendimi geliştirme fırsatı bulamıyor olmam.Şunu ifade edeyim ki büro açtığımda çok güzel günlerin beni beklediği konusunda düşünceye sahip değili... [Devamı..]
THS Sunucusu bu sayfayı 0,10271001 saniyede 22 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.