Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

» Site Bilgileri
Konular : 84.083
Mesajlar : 472.770
Üye : 40.402
Makale : 1.526
Şerh : 13231

Şu anda sitemizi 1667 ziyaretçimiz (14 üye, 1653 konuk) okuyor.

» Forum Alanlarımız
Forumlarımızdan Seçmeler
Aylık Site Bülteni

Forumda Arama
Yeni Mesajlar

Yargıtay Kararı Arıyorum
Dün, lostheaven35







Miras Hakkından Kısmen Feragat
30-04-2016, tunca07


Dikkat İdare Mahkemelerinde Harç Garabeti
30-04-2016, ekinheval

Mali Musavirin Ucret Alacagi
29-04-2016, helios





6306 Sy. K. Hakkında Bir Soru
29-04-2016, Av. Alper Soylu

İşverenin İlginç Davranışı
28-04-2016, yurdumsun ey ucurum


Önemli Kısmi Temyizde Temyiz Harcı
28-04-2016, Av.mehmet.av

Üye İlanları


Kahramanmaraş Dosya Sorgu
26-04-2016, Av.Ömer Ş.




» Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM), Türk Hukuk Sitesi Kadın Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

KAHDEM, kadın hakları ihlalleri ile karşılaşan kadınlarımızın internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) Portalı

» Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM)
Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM), Türk Hukuk Sitesi Hasta Hakları Çalışma Grubu tarafından kurulan ve yönetilen sanal bir destek merkezidir.

HASDEM, hasta hakkı ihlalleri ile karşılaşan ziyaretçilerimizin internet ortamında kimliklerini gizleyerek sorunlarını paylaşmalarına ve Çalışma Grubu üyelerinin destek ve yönlendirme mesajlarına ulaşmalarına yardımcı olur.

Hasta Hakları Hukuki Destek Merkezi (HASDEM) Portalı

» Üyelerimize Özel
» Üye Fotoğraf Albümü
» Üye Listesinde Arama
» Haber Kanalları
» Üye Bilgileriniz
» Faydalı Hukuk Bilgileri


» Gerekli Siteler

@turkhukuksitesi.net e-posta servisimizi kullanan konuklarımıza duyuru.
Türk Hukuk Sitesi'ne Hoşgeldiniz!
Sitemize Üye misiniz? Lütfen Giriş Yapınız:
Üye İsminiz : Şifreniz : Şifrenizi mi Unuttunuz?

Henüz Üyemiz Değil misiniz?
İlkelerimizi ve prensiplerimizi paylaşan hukukçu meslektaşlarımızı üye olarak aramıza katılmaya davet ediyoruz.

Türk Hukuk Sitesi her meslekten hukukçular tarafından hazırlanan ve yönetilen, ticari amacı olmayan (ücretsiz), saygın, bilimsel, ciddi, ilkeli, her türlü siyasi görüşten bağışık ve politikaya uzak, üye seçiminde seçici, adaleti en üstün değer kabul eden bir hukuk platformudur.

Site Duyurusu : 8 Mart 2016 KAHDEM Bildirisi
TUİK verilerine göre, 2015 yılında 131,830 kişi boşandı.
Boşanmanın kadınlar için önemli sosyal sonuçları olduğu gibi ekonomik sonuçları da bulunmaktadır.

Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri nedeniyle çalışma hayatından dışlanan, ekonomik, sosyal ve kültürel kaynaklara erişimi sınırlı tutulan kadınların boşanmayla birlikte daha da yoksullaştıkları bilinen bir gerçektir.

Kadının boşanmayla birlikte yoksulluğa düşmemesi, şiddet yaşantısına geri dönmemesi, yeni bir yaşam kurma mücadelesinde yalnız kalmaması için nafaka hala en önemli yasal destek mekanizmalarından biridir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun <Yoksulluk nafakası> başlıklı 175. Maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan nafaka isteyebilir. Ayrıca müşterek çocukların ihtiyaçlarının karşılanması için mahkemece iştirak nafakasına hükmedilmesi zorunludur. Yine yargılama sırasında taraflar çocuk ve koşulları varsa eş yararına tedbir nafakası kararı verilmektedir.

Bununla birlikte, uygulamada nafaka miktarlarının somut duruma uygun ve gerçekçi olarak belirlenmediği ayrıca nafakanın tahsilinde zorluklar yaşandığı gözlenmektedir.

Çalışma yaşamında hakim olan kayıt dışılık nedeniyle, nafaka talep edilen kişinin gerçek gelirini ispatlamak kolay bir iş değildir. Öte yandan, nafaka miktarlarının belirlenmesinde objektif kriterlerden yola çıkılmamakta, nafaka miktarları hakimden hakime değişkenlik arz etmekte, gerçekçi olmayan düşük miktarda nafakalara hükmedildiği görülmektedir.

Üstelik hükmedilen nafakaların tahsilinde çok büyük zorluklar yaşanmaktadır. Tahsilat süreci çoğu zaman kadınların ekonomik olarak sarsıldıkları ve moral kaybettikleri karmaşık ve zorlu bir hukuki süreci içermektedir.

Gerek nafaka miktarının belirlenmesinde gerekse tahsilatında yaşanan sorunların acilen ele alınması gerekmektedir.

- Nafaka miktarı belirlenirken nafaka alacaklısı eşin ve çocukların yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi maddi varlığını geliştirmek için gerekli tüm ihtiyaçları ve yıllık geçim endeksleri dikkate alınmalıdır. Gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır.

- Nafaka borçlusu eşin geliri doğru tespit edilmelidir. Devlet kayıt dışılığı önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

- Velayet hakkına sahip olan anne gelir getiren bir işte çalışıyor olsa bile, çocuğun maddi ihtiyaçlarının anne ve baba arasında eşit biçimde paylaştırılması yoluna gidilmemelidir.

- Nafaka miktarı belirlenirken, velayet hakkını kullanan annenin dışarı bir işte çalışmasının yanı sıra çocuklar için bakım ve duygu emeği sarfettiği ve yaşam masraf ve koşullarını çocukları dikkate alarak düzenlediği göz önüne alınmalıdır.

- Nafakanın tahsilinde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un “Geçici Maddi Yardım” başlıklı 17. Maddesine benzer şekilde, nafakanın nafaka alacaklısından tahsil edilemeyerek alacağın aciz vesikasına bağlanması halinde nafaka, ilgili Bakanlığın bütçesinden karşılanarak nafaka alacaklısına ödenmelidir. Yapılan ödemeler devlet tarafından nafaka borçlusundan 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilmeli, gerekli yasal değişiklikler yapılmalıdır.

- Nafaka alacağından cezaevi harcı kesilmesine son verilmelidir ve nafaka her türlü resim ve harçtan muaf tutulmalıdır.

- Ara kararla hükmedilen tedbir nafakası icra takiplerine yapılan itirazlar hakkında dosya üzerinden ve bekletilmeden -6284 kapsamında yapılan itirazlar için Mad.9/3 gereği uygulanan usule benzer biçimde -en geç bir hafta içinde karar verilmelidir.

Boşanma süreci kadınların bir kez daha ekonomik şiddete uğradığı ve ikincil mağduriyetlere yol açan bir süreç olmaktan derhal çıkarılmalıdır.

Boşanma süreci ve sonrasında kadın ve çocuğa Anayasa'da açıklanan sosyal devlet ilkesi,kadının ve çocuğun korunması ilkesi ve Sözleşmelerle sağlanan güvenceler dikkate alınarak yeterli ve insan onuruna yakışır düzeyde mali ve sosyal destek sunulmalı ve bu sorumluluklar için bütçe ayrılmalıdır..

Yaşasın kadın dayanışması!

» Türk Hukuk Sitesi Şerhinden Yeni İçtihatlar
İhale konusu taşınmazlar dışında emsal dairenin belirlenen değerin üzerinden satışa sunulması ihalenin feshini gerektirir
(Şerh No: 16457 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 29-04-2016 21:05)
Kadastro tespitlerinde zilyetliğe ve vergi kaydına dayalı olarak açılan davaların 30 günlük askı ilan süresi ile sınırlı olduğuna ve 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmasının olanaklı olmadığına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla kadastro tespiti zilyetliğe dayalı iktisaba engel değildir.
(Şerh No: 16455 - Ekleyen: Av.Seyhan ŞAHİN - Tarih : 08-04-2016 23:02)
Yetkili icra dairesince borçluya yeni ödeme emri tebliğ edilmedikçe ve ödeme emrinde belirtilen ( 10 ) günlük ödeme süresi geçmedikçe alacaklı tarafça haciz istenemeceği gibi, bu koşullar oluşmadan önce konulan hacizler de geçersizdir. Öte yandan icra mahkemesi kararlarının infaz edilebilmesi için kesinleşmelerini zorunlu kılan yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu durumda yetki itirazının kabulüne karar verilmesi halinde yetkisiz icra dairesince konulan hacizler de hükümsüz kalacağından ka...
(Şerh No: 16452 - Ekleyen: Stj.Av.Mustafa TAŞKIN - Tarih : 03-04-2016 18:20)
Kural olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları konuları ile sınırlı, gerekçeleri ile aydınlatıcı ve sonuçları ile bağlayıcıdır. Görüleceği üzere butlan sonucunu doğurarak, murisin temliki tasarruflarının iptaline imkan tanıyan 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için, temliki tasarrufa konu yapılan taşınmazın murisin tapulu malı olması, gerçekte bağışlamak istediği bu malı ile ilgili olarak tapu memuru huzurunda, iradesini satış doğrultusunda açı...
(Şerh No: 16453 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 31-03-2016 20:07)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, yasa gereği vekalet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmişse, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilecektir. Aksi halde sanığa, bir davada iki kez vekalet ücreti yüklenmiş olunacaktır.
(Şerh No: 16454 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 31-03-2016 14:13)
Tebligat Kanunu'nun 17. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddelerine göre; bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Bu durumda, muhatabın o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu tespit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmelidir. Şerh gereğinin yerine getirilmemesi ise tebligatı usulsüz kılar.
(Şerh No: 16451 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 25-03-2016 23:57)
İcra takibi borçlularından her birinin kıymet taktiri yapılan malın maliki olması aranmaksızın kıymet taktirine itiraz HAKKI VARDIR.
(Şerh No: 16450 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 24-03-2016 16:40)
Yoksulluk nafakasının arttırılması davasında verilecek karar gözetilirken nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında arttırılmalı böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
(Şerh No: 16447 - Ekleyen: Av.Mehmet GÜMÜŞ - Tarih : 08-03-2016 11:20)
Borcun tamamının tehir-i icra kararı getirmek üzere teminat amaçlı olarak depo edilmesi halinde hacizlerin kaldırılması gerekir
(Şerh No: 16446 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 07-03-2016 14:59)
Aynı taşınmaz üzerine birden fazla haciz konulmasını engelleyen bir yasa hükmü de yoktur. Taşınmazın üzerinde haciz varken, alacaklının talebi üzerine yeniden haciz konulması, önceki hacizden vazgeçildiği anlamına gelmez.
(Şerh No: 16444 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 04-03-2016 10:28)
Adres bilgilerine erişimin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği
(Şerh No: 16445 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 04-03-2016 10:22)
Bozma sonrasında yapılan yargılamada davacının 27.06.2012 tarihinde öldüğü nazara alınarak faraziyenin ortadan kalkmasıyla bilirkişiden davacının ölüm tarihi baz alınarak gerçek zararın hesaplanması için ek rapor alınması sonucunda göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
(Şerh No: 16442 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 01-03-2016 10:23)
Taşınmaz satışlarında ilan tarihi ile satış tarihi arasında bir aylık süre bulunmalıdır. Bir ay önceki gün yapılan ilan ile bir ay sonraki satış gününün aynı olması halinde bir aylık dolmamıştır.
(Şerh No: 16443 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 01-03-2016 10:13)
Koca tarafından Medeni Kanunun 166/son maddesine dayalı olarak 3.11.2003'te açılan dava, 5.4.2004'te feragat sebebiyle reddedilmiş, koca yeniden 23.02.2005 tarihinde, 17.11.1998'de reddedilen davayı esas alarak boşanma isteğinde bulunmuştur. Oysa 5.4.2004'teki feragatla 17.11.1998 gün 1998/348 sayılı dava ile doğan haklardan vazgeçilmiştir (Feragat edilmiştir). 5.4.2004 tarihinden itibaren yasanın aradığı üç yıllık fiili ayrılık süresi de dolmamıştır. Mahkemece davanın reddi gerekirken yazılı şe...
(Şerh No: 12413 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-02-2016 20:13)
Feragat kendiliğinden bu iradenin mahkemeye ulaştığı ve açıklandığı tarihte kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur (HUMK m. 95). Feragat üzerine verilen kararın şeklen kesinleşmesinin beklenmesine gerek yoktur.
(Şerh No: 16440 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-02-2016 16:28)

Gündem Konumuz : Dilekçelerde Dipnot Kullanımı
Konuyu Açan Üyemiz : avktgzm

Sayın meslektaşlarım,
Dava dilekçelerinde konuyla ilgili bazen doktrinel bilgi yazmamız gerekiyor ve çoğu zaman sanki kendi fikrimizmiş gibi yorumlar yazıyoruz.
Yargıtay kararı sunarken parantez içinde açıklamasını yapıyoruz ancak alıntı cümlelerle ilgili dilekçelerde hiç atıf görmedim.
Bir kere dava dilekçemi dipnotlu hazırlamıştım. Bir meslektaşım "makale gibi olmuş, bence etik değil" dedi. Bir daha atıflı dilekçe yazmadım. Ancak şimdi hazırlayacağım bilirkişi raporuna beyan dilekçemde yararlandığım kaynaklara atıf yapmak istiyorum. Zira bilirkişi yazdığı raporun hukuki boyutundan bihaber

Siz bu bu konuda ne düşünüyorsunuz? Kullandığımız kaynakları ve yorumları dilekçemizde belirtmeli miyiz?

Kütüphanemize Son Eklenen Makaleler:
Seda Sallı - 28-04-2016
Orhan Tiryakioğlu - 27-04-2016
Turgut Aşcı - 26-04-2016
Turgut Aşcı - 19-04-2016
Seda Sallı - 19-04-2016
Turgut Aşcı - 14-04-2016
Seda Sallı - 13-04-2016
Seda Sallı - 12-04-2016
Seda Sallı - 01-03-2016
Mustafa Zafer Küçükkurt - 28-02-2016
Tüm Makaleler - Yeni Makale Gönderin!
» Site Hedeflerimiz
1997'den beri yayınlanan ve Türkiye'nin ilk hukuk sitesi olan sitemiz :
* Hukukçu meslektaşlarımızın meslek hayatlarını kolaylaştıran bir platform sunmak
* Her meslekten hukukçuların birbirleri ile iletişim olanaklarını zenginleştirmek
* Türk Hukuk Sistemi içine bilgi teknolojilerinin girişini desteklemek
* Hukuka ve adalete özlem duyan ve hukuk üstünlüğü ortak paydasını paylaşan tüm hukukseverlere sığınacakları bir liman olmak
ve böylece kendi ölçülerinde "Adalet" idealine katkıda bulunmak hedefiyle yayınlanmaktadır.
[Daha Fazla Bilgi]

» Hukuk Etkinlikleri
Şu anda bir hukuk aktivitesi yok.
Tüm konuklarımız hukukla ve hukukçularla ilgili etkinlikleri site takvimimize ekleyebilir. Etkinlik eklemek için tıklayınız.

» Gündemdeki Anketimiz
Hangi Akıllı Telefon sistemini kullanıyorsunuz?
IOS (Apple/iphone) - 45,79%
185 Oylar
Android - 49,26%
199 Oylar
Windows - 1,98%
8 Oylar
Blackberry OS - 0%
0 Oylar
Diğer - 0,25%
1
Akıllı telefon kullanmıyorum - 2,48%
10 Oylar
Akıllı telefon kullanıyorum ama sistemini bilmiyorum - 1,24%
5 Oylar
Toplam Oy: 404
Bu ankette oy kullanamazsınız..

» THS Adliyeye Gidiyorum Projesi
Adliyeye Gidecek Üyelerimiz
Mardin Adliyesi
Av. Birgül, (Her zaman!)

Adana Adliyesi
Av. Özlem ÖZASLAN GÜLSOY, (Her zaman!)

Diğer İlanlar - Bilgi - İlan Verin

» Meslektaş Sorularından Seçmeler
Almanya Da Ve Türkiyede Açılan Boşanma Davası! - av.nhasar
müvekkilim türk vatandaşı ve Türkiye de yaşıyor eşi ise Alman vatandaşı ve Almanyada yaşıyor. ( aile türk fakat orda doğduğu büyüdüğü için Alman vatandaşlığı almış) müvekkil boşanma davası açmak için geldi ve davayı geçen ay açtık biz davayı açtıktan kısa bir süre sonrada Alman mahkemlerinde karşı tarafında açtığı boşanma davasının tebligatı geldi. fakat dava dilekçedeki tarihe göre dava 8. ayda açılmış tebligat ise 10. ayda müvekkilin eline ulaşmış .bana yeni getirdi. şimdi bu durumda derdest... [Devamı..]

Hukuk Haberleri :
Haber Ekleyin

» Hukuk Sohbetlerinden Seçmeler
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Tüzel Kişiliği Var Mı - keskinbalta
Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Tüzel Kişiliği var mı? Dolayısıyla Türkiye Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterlikleri ve bağlı hastaneleri davalarda taraf ve temsil sıfatına sahip midir? Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/28404 E. 2015/32119 K. Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ : Kütahya 2. İş Mahkemesi TARİHİ : 03.08.2015 NUMARASI : 2015/1239-2015/584 DAVA: Davacı, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini iler... [Devamı..]

» Biz : Hukukçular Alanından Seçmeler
Avukatların Home - Ofis Çalışması - Av.AAO
selamlar, sizce bir avukat bürosu(dolayısıyla vergi hariç tüm masrafları) olmadan 5-6 ay süre niyetiyle işlerini home-ofis şeklinde sürdürebilir mi? az sayıdaki müvekkil ev'e kabul edilmeksizin... yürür mü bir süreliğine, yoksa sadece moral bozukluğuna mı yol açar? görüşleriniz kıymetli, her açıdan değerlendirilebilir.
THS Sunucusu bu sayfayı 0,12134600 saniyede 22 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.