Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi 2018/1262 2019/224 Karar Esas İçtihat

Üyemizin Özeti
Toplanan deliller birlikte değerlendirilerek ispat külfeti davalı tarafta olduğundan, murisin davacıyı mirastan çıkarmakta haklı olup olmadığı belirlenerek davanın ispat olması halinde TMK.nun 512. maddesinin 3. fıkrası uyarınca inceleme yapılarak mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, davacının saklı payını isteyebileceği, davaya tenkis davası olarak devam edebileceği düşünülerek değerlendirme yapılması gerekirken ıskatın haklı olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
(Karar Tarihi : 14.02.2019)
Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/204 Esas, 2018/98 Karar sayılı dosyasında 27/03/2018 tarihli kararına karşı davacı vekilince 03/09/2018 tarihli istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle hazırlanan inceleme raporu ile yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi ____'ın 07.10.2009'da öldüğünü, mirasçısı olarak tarafları bıraktığını, Antalya 1. Noterliğinin 10.01.2008 tarih 845 nolu vasiyetname bıraktığını, vasiyetnamenin 19.12.2011 tarihinde açıldığını, vasiyetnamenin açılması ile murisin davacıyı mirasçılıktan çıkardığını ve mallarını davalılara vasiyet ettiğini, mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin doğru olmadığını, diğer mirasçılara haksız kazandırma amacı taşıdığını, ayrıca murisin vasiyet tarihinde ehil olmadığını belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının murisin sağlığında aldığı 31.01.2003 tarihli vekaletnameyi kötüye kullanıp çok sayıda taşınmazı murisin rızası hilafına satış vaadi ile sattığını, parasını vermediğini, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/339 esas sayılı dosyasında buna ilişkin dava olduğunu, ayrıca 3770 ada 20 parsel 4 nolu bağımsız bölümü üzerine geçirdiğini, murise ve mirasçılara karşı ağır suç işlediğini ayrıca 3792 ada 3 parseli eşine devrettiğini ve tapu iptalini etkisiz kılmak için ipotek tesis ettiğini, 5693 ada 10 parselde 10 nolu bağımsız bölüm yükleniciye ait olması gerekirken başkası adına geçirip kredi çekerek ipotek teminatı yaptığını, babasının rahatsızlığı ile ilgilenmediğini, 3770 ada 20 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü _____ isimli kişiye satıldığı halde bu kişi aleyhine tapu iptali davası açtığını ayrıca _____'a satılan taşınmaz içinde dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27/03/2018 tarih, 2012/204Esas, 2018/98 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili 03/09/2018 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;

Yerel mahkemece murisin işlem tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğunun belirlenmesi ve TMK.nun 557. maddesinde belirlenen vasiyetnamenin iptali koşullarının oluşmaması nedeniyle davayı reddettiğini, oysa vasiyetnamede tenkis hükümleri gereği davacının saklı payını aşacak şekilde düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacıya hiçbir malvarlığının bırakılmadığını, yerel mahkemece davaya tenkis davası olarak devam edilerek davacının saklı payı oranında vasiyetnamenin iptali gerekirken bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davalıların murisi yanıltarak ve aldatarak kendi lehlerine vasiyet hazırlattıklarını, vasiyetnamede davacının mirasçılıktan çıkartılması amaçlanmış olsa dahi yasal miras hakkı davacının yok sayılarak mirasçılarına geçmesi gerekirken mahkemece bu hususta bir karar verilmediğini;

Tüm bu sebeplerle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, davacı ____ tarafından davalılar M____, S____ ve B____ aleyhine açılan vasiyetnamenin iptali talepli dava olup; davacı vekili dava dilekçesiyle muris Y____'ın sağlığında Antalya 1. Noterliğinin 10/01/2008 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetname bıraktığını, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/402 E. sayılı dosyasında vasiyetnamenin 19/12/2011 tarihinde açıldığını, davacının vasiyetnamenin açılması ile murisin kendisini mirasçılığından çıkardığını tesadüfen öğrendiğini, murisin vasiyetname ile Antalya ili, 5693 ada, 10 parsel, 5 nolu bağımsız bölümü davalı _____'a; 5693 ada, 10 parsel, 6 nolu bağımsız bölümü davalı _____'a; 3792 ada, 3 parsel 3, 6 ve 10 nolu bağımsız bölüm ile _____ ilçesi, 297 parseldeki 1/2 hissesinin tamamını davalılara bağışladığını, mirasçılıktan çıkarma sebebinin doğru olmadığını, bu nedenle söz konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiş; yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkemece murisin işlem tarihinde hukuki ehliyete haiz olduğunun belirlenmesi ve TMK.nun 557. maddesinde belirlenen vasiyetnamenin iptali koşullarının oluşmaması nedeniyle davayı reddettiğini, oysa vasiyetnamede tenkis hükümleri gereği davacının saklı payını aşacak şekilde düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacıya hiçbir malvarlığının bırakılmadığını, yerel mahkemece davaya tenkis davası olarak devam edilerek davacının saklı payı oranında vasiyetnamenin iptali gerekirken bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davalıların murisi yanıltarak ve aldatarak kendi lehlerine vasiyet hazırlattıklarını, vasiyetnamede davacının mirasçılıktan çıkartılması amaçlanmış olsa dahi yasal miras hakkı davacının yok sayılarak mirasçılarına geçmesi gerekirken mahkemece bu hususta bir karar verilmediğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar davaya cevap dilekçesiyle, davacının murisin sağlığında kendisine vermiş olduğu vekaletnameyi kötüye kullandığını, babasına ait taşınmazların birçoğunu gayrimenkul satış vaadi ile ____'a sattığını, satış vaadi alacaklısının açmış olduğu ferağa icbar davasının Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/339 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, ____ Mahallesi 3770 ada 20 parsel numaralı taşınmazı babasının yerine kat karşılığı inşaata vererek vekalet ile satış göstererek kendi adına geçirdiğini, "taahhütname ve sözleşmedir" başlıklı belgede davacının bu hususu ikrar ettiğini, davacının yine 3792 ada 3 parseldeki hisseyi eşine sattığını ve taşınmazda bulunan bağımsız bölüm üzerine 150.000,00 TL. ipotek tesis ettirdiğini, 3770 ada 20 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölümü 2 yıl kiraya vererek, kiraları kendisinin aldığını, 5393 ada 10 parseli müteahhite verdiğini, sözleşme gereği yükleniciye ait olması gereken tapuyu _____ adına geçirerek sonrasında kredi çekerek ipotek teminatı gösterdiğini, davacının murisin rahatsızlığı sırasında yanına dahi uğramadığını, babası öldükten sonra da kötü davranış sergilediğini, kardeşlerini veraset çıkartılacağını söyleyerek _____ adlı kişiye karşı tapu iptali davası açtığını, yine _____ aleyhine tapu iptal davası açtığını, oysa bu şahıslara murisin sağlığında taşınmaz satıp parası ile cami yaptırdığını beyan etmiştir.

Antalya 1. Noterliğinin 10/01/2008 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile muris _____'ın, oğlu _____'ın kendisinden aldığı vekaletnameyi kötüye kullanarak kendisinin ve diğer kardeşlerinin zararına hareket ettiğini öğrendiğini beyan ederek _____'ı TMK.nun 510. maddesi gereğince mirasçılıktan çıkardığı, 9770 ada 20 parsel, 3792 ada 3 parsel, 56493 ada 10 parselleri kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması ve yükleniciye düşecek dairelerin yükleniciye verilmesi amacıyla ____'a vekalet verdiği, ____ ve eşi ____'nin birlikte hareket ederek 9770 ada 20 parselde 4 nolu bağımsız bölümü kendi adına geçirdiği, 3792 ada 3 parsel 5 nolu bağımsız bölümü ____ ve eşi ____ adına geçirdiği, 150.000,00 TL. kredi kullanarak taşınmaz üzerine ipotek tesis ettiği, 5693 ada 10 parsel 10 nolu bağımsız bölümde yükleniciye ait olması gereken tapuyu _____ adına geçirerek kredi çekmek suretiyle ipotek teminatı gösterdiği, 3770 ada 20 parsel 1 nolu bağımsız bölümün kirasını 2 yıla yakın süre tahsil ettiği, 3792 ada 3 parsel, 3 ve 6 nolu bağımsız bölümün de kiralarını aldığı, 5693 ada 10 parselde kain taşınmazları kiraya verdiği, bunları öğrenmesi sonucunda annesi aleyhine konuşarak kendisine de argo sözler kullandığı, ____ ile bir araya gelmesi ve konuşması halinde toplum gözünde onursuz ve şerefsiz bir insan olacağının kati olduğu, bu nedenlerle _____'ı yasal mirasçılıktan çıkardığı, 5693 ada 10 parsel 5 nolu bağımsız bölümü ____'a, 5693 ada 10 parsel 6 nolu bağımsız bölümü ____'a, 3792 ada 3 parsel 3 nolu, 6 nolu ve 10 nolu bağımsız bölüm ile 5693 ada 10 parsel 3 nolu bağımsız bölüm ve ____ ilçesi 297 parseldeki 1/2 hissesi ile tüm taşınmaz ve taşınırlarını ____ dışındaki mirasçılarına bıraktığı hususunu belirtmiş olduğu, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/402 E. 2011/1593 K. sayılı ilamı ile vasiyetnamenin açılıp okunmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Dairesinin 29/12/2014 tarihli raporunda murisin 10/01/2008 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu belirlenmiştir.

Bilirkişi raporunda 3792 ada 3 parsel 3 nolu bağımsız bölümün 200.000,00 TL, 6 nolu bağımsız bölümün 220.000,00 TL, 10 nolu bağımsız bölümün 220.000,00 TL, 5693 ada 10 parsel 3 nolu bağımsız bölümün 120.000,00 TL, 5 nolu bağımsız bölümün 127.000,00 TL, 6 nolu bağımsız bölümün 127.000,00 TL değerinde olduğu belirtilmiştir.

____ ilçesi 297 parsel, 2353 ada 3 parsel numaralı taşınmaz olarak tedavül görmüştür.

Antalya 10. Noterliğinin 11/02/2005 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile ____ tarafından ____'a vekaleten ____'a vekaleten ____'a ait taşınmazların (20005 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10; 20006 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6; 20007 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6; 20010 ada 8; 20063 ada 1; 20014 ada 4; 20017 ada 2; 20071 ada 1; 20074 ada 1; 3842 ada 2; 5679 ada 1; 5670 ada 12, 1192, 432, 433, 105, 127, 1097; 20073 ada 3; 20075 ada 1; 12609 ada 3; 5677 ada 19; 5663 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9; 4039 ada 6; 4112 ada 3; 4113 ada 1, 5, 7; 5664 ada 7; 3845 ada 20; 20189 ada 2 parseller) ____'a satışının vadedildiği, ____ tarafından muris ____ aleyhine ferağa icbar davası açıldığı, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin mahkeme kararı 20/02/2012 tarihinde kesinleşmiştir. Muris ____ 07/10/2009 tarihinde vefat etmiş; mirasçı olarak ____, ____, ____, ____ ve ____'ı bırakmış; murisin eşi _____ 01/10/2010 tarihinde vefat etmiş, mirasçı olarak ____, ____, ____ ve ____'ı bırakmıştır.

Somut olayda dava vasiyetnamenin iptali talepli dava olup;

Mirastan iskat, mahfuz hissenin temelini teşkil eden aile dayanışmasının zedelendiği hallerde mahfuz hisseli mirasçıyı mirastan uzaklaştırma olanağını miras bırakana tanıyan ölüme bağlı bir tasarruftur.

Bu tasarrufla vasiyetçi mahfuz hisseli bir mirasçısını miras hakkından ve mahfuz hissesinden yoksun bırakır. Normal şartlarda vasiyetçi mahfuz hisse üzerinde tasarruf edemez. Etse bile tenkis yolu ile ıskat olunan mirasçılara dönebilir. Ancak ıskat olunan mirasçılara dönebilir. Ancak ıskat yolu ile ve ıskat sebeplerinin gerçekleşmesi halinde mahfuz hisseden yoksun kalma konusu gündeme gelir.

Vasiyetçi her zaman ve dilediği takdirde mahfuz hisse dışında kalan hisseler üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir. Onun için mirastan ıskat sadece mahfuz hisseli mirasçılar hakkında hüküm ifade eder. Mirastan ıskat murisin tek taraflı ölüme bağlı bir tasarrufu ile gerçekleşir. Iskat cezai (olağan) ve koruyucu olmak üzere iki türlüdür. Mirasçı miras bırakana ve yakınlarından birine karşı TMK.nun 510. maddesinde gösterilen ağır bir suç işler veya murisine veya ailesine karşı kanunen yerine getirmekle yükümlü olduğu aile görevlerini ifada büyük bir kusur işlerse cezai (olağan) ıskat nedenleri doğmuş olur. Koruyucu ıskat ise tamamen iyiniyete dayalı adından anlaşılacağı üzere murisin ıskat ettiği mirasçının çocuklarını koruma amacına yöneliktir. Cezai (olağan) ıskat sebepleri iki kısımda incelenebilir;

a)Mirasçının murisine ve onun yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesidir. Bu suçun tamamlanması şart olmadığı gibi bu konuda bir mahkumiyet kararı bulunması da koşul değildir. Aftan ve zamanaşımından yararlanılmasının da önemi yoktur. Ağır suçtan amaç miras bırakanın şahsiyet haklarına, beden tamlığına, mamelekine yönelik onunla aile bağlarının koptuğunu gösteren hukuka aykırı bir fiildir. Bunun belirlenmesinde Ceza Hukuku değil Medeni Hukuk kuralları gözönünde bulundurulacaktır. Miras bırakanın yakınlarına karşı aynı nitelikte işlenen suçlarda ıskat nedenidir. Yani suçun mutlaka murise karşı işlenmiş olması da koşul değildir.

b)Mirasçının murise ve ailesine karşı kanunen mükellef olduğu Aile Hukuku vazifelerini büyük bir kusurlu davranışla yerine getirmemesi (TMK 457/2. M)

Iskat sebebi açık olmalı, belirli bir eyleme, işleme ve davranışa dayanmalıdır. Sadece 'mirastan ıskat ettim, miras dışı bıraktım, bana ilgi göstermedi' vs gerekçesiz sözler yeterli sayılmamalıdır. Iskat edilen şahsın ıskatla mirasçılık sıfatı sona erer. Ancak ıskat mahfuz hissenin tamamına ilişkin olabileceği gibi bir kısmına ilişkin de olabilir. Iskat haksız ise ıskat edilen mirasçı davacı ıskata itiraz edebilir ve ıskatın iptalini veya tenkisini isteyebilir. (TMK M. 512/2)

Davacı genel olarak vasiyetçinin ehliyetsiz olduğunu, ıskatın hata ile ikrah sonucu yapıldığını ortaya koyarsa veya vasiyetname şeklen geçersiz ise ıskat tasarrufu iptal edebilir ve mirasçı ıskat edilmemiş gibi miras hakkına kavuşur.

TMK.nun 510. maddesinde; "Miras bırakanın ölüme bağlı bir tasarruf ile saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarma sebepleri olarak; a)Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse, b)Mirasçı, miras bırakana veya miras bırakanın ailesi üyelerine karşı Aile Hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse mirasçılıktan çıkarabilir." hükmü düzenlenmiştir. Muris kusurlu davranışı ile ıskata neden olan olaylara sebep olmuş ise ıskat şartları oluşmayabilir. (Bu hususun takdiri ise olayların akışına göre Hakime aittir.)

TMK.nun 512/1. maddesinde; "Mirasçılıktan çıkarma, miras bırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir.", 2. fıkrasında; "Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse belirtilen sebebin varlığını ispat çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer.", 3. fıkrasında ise; "Sebebin varlığı ispat edilmemiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse, tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir, ancak miras bırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapılmışsa, çıkarma geçersiz olur." hükmü getirilmiştir.

Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde murisin hukuki ehliyetsizliği yönünden değerlendirme yapılmış, davacı tarafın ıskatın haklı olmadığı iddiaları yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/3523 E. 2017/4550 K.)

Toplanan deliller birlikte değerlendirilerek ispat külfeti davalı tarafta olduğundan, murisin davacıyı mirastan çıkarmakta haklı olup olmadığı belirlenerek davanın ispat olması halinde TMK.nun 512. maddesinin 3. fıkrası uyarınca inceleme yapılarak mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, davacının saklı payını isteyebileceği, davaya tenkis davası olarak devam edebileceği düşünülerek değerlendirme yapılması gerekirken ıskatın haklı olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken deliller değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin ve kararın esası incelenmeksizin HMK.nun 353/1-a-6. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27/03/2018 tarih, 2012/204 Esas, 2018/98 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK. nun 353/1 - a/6 bendi uyarınca esasa ilişkin sebeplerin incelenmeksizin kabulü ile,

2-İlk derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

4-İstinaf incelemesi duruşma açılmadan sonuçlandırıldığından taraflar leh ve aleyhine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,

5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,

6-Kararın yerel Mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 14.02.2019
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Medeni Kanunu MADDE 510 :Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:

1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,

2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

Gerekçesi için Bkz.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Ufuk BOZOĞLU
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 24-04-2024

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01999211 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.