Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Somut olayda, dava tarihi 02/05/2012 olup, dava tarihinde yürürlükte olan HMK'ya göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacı, 30/06/2015 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile alacağını 32.284,86 TL artırmıştır. Daha sonra mahkemece ek rapor alınarak alacağın ...
(Şerh No: 17067 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-02-2021 20:41)

 Önerge  [MK. 166] Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın açıldığı tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve derdest veya yeni açılacak bir davada eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
(Şerh No: 17066 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 17-02-2021 16:59)

. İhtilâf 17.09.2014 tarihli "Teslim Tesellüm Belgesi ve İbraname" başlıklı belgenin geçerli kabul edilip edilmeyeceği konusundadır. Bu belge davacı ile aralarında düzenlenen 22.09.2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili olarak davalı tarafından sunulmuş ve taraflarca imzalanmıştır. 6098 Sayılı TBK 132. madde de belirtilen “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle ta...
(Şerh No: 17065 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 17-02-2021 11:45)

Vasiyetnamenin iptali davası açılabilmesi için, vasiyetnamenin açılması dosyasının kesinleşmesinin beklenmesinin gerekli olmadığının açık olmasına göre direnme kararının yerinde ve doğru olduğu anlaşıldığından
(Şerh No: 17064 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-02-2021 17:53)

Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar.
(Şerh No: 17063 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-02-2021 17:39)

KARAR TEBLİGAT KANUNU 7/A MADDESİNİN "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." HÜKMÜNE AYKIRI VERİLMİŞTİR. "İlanımın davalı vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, 25/11/2019 tarihinde muhatabın tebligat adresine ulaştığı, 25/11/2019 tarihinde tebligat alıcısı tarafından açılarak tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinin ise 10/12/2020 tarihinde dosyaya sunulduğu anlaşılm...
(Şerh No: 17062 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 27-01-2021 19:30)

AVUKATLARA TEBLİGAT ELEKTRONİK YOLLA YAPILMAK ZORUNDADIR. AKSİ HALDE TEBLİGAT YOK HÜKMÜNDEDİR.
(Şerh No: 17061 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 27-01-2021 19:05)

Kararda; Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtildiği üzere UETS elektronik tebligat mesajını zaman damgasıyla ilişkilendirerek 30.07.2019 tarihinde muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştırmış olup, elektronik yolla tebligat muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı VE YASAL SÜRENİN BU TARİHTEN İTİBAREN HESAPLANMASI GEREKTİĞİ AÇIKLANMIŞTIR.
(Şerh No: 17060 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 27-01-2021 18:44)

Dava dilekçesinde, tespit giderlerinin de davalılardan tahsili istenmiştir. 22/03/1976 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince delil tespiti giderleri de yargılama giderlerindendir. Şu durumda, yargılama giderleri arasında karar verilmesi gereken tespit masraflarının da maddi tazminata eklenerek, hüküm altına alınıp üzerinden faiz yürütülmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
(Şerh No: 17059 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 21-01-2021 14:00)

Delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir (HMK 405/1). Bu sebeple dava ile ilgili olan delil tespiti dosyası sebebiyle yapılan ve HMK’nın 323. maddesinde sayılan giderler de yargılama giderine dahildir. Delil tespiti giderleri yargılama gideri olduğundan dava değerine dahil edilemez. Bu sebeple dava açılarak istenmesine gerek olmadığı gibi buna rağmen istenmesi halinde de asıl alacak olarak hükmedilemez. Bu genel kurallara göre mahkemece davacının yaptığı de...
(Şerh No: 17058 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 21-01-2021 13:58)

Delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir (HMK 405/1). Bu sebeple dava ile ilgili olan delil tespiti dosyası sebebiyle yapılan ve HMK’nın 323. maddesinde sayılan giderler de yargılama giderine dahildir. Delil tespiti giderleri yargılama gideri olduğundan dava değerine dahil edilemez. Bu sebeple dava açılarak istenmesine gerek olmadığı gibi buna rağmen istenmesi halinde de asıl alacak olarak hükmedilemez. Bu genel kurallara göre mahkemece davacının yaptığı de...
(Şerh No: 17057 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 21-01-2021 13:57)

Covid 19 (Korona virüs) salgınının hastalık sürecinin TBK 138 anlamında olağanüstü durum olduğunun kabulü gerekir. Kira sözleşmeleri açısından salgının etkileri ve sözleşmenin uyarlama gerektirip gerektirmediği sektöre ve işin yapıldığı yere göre her somut olayda özel değerlendirilmelidir. Kiranın uyarlanması için açılan davada mahkemeden İHTİYATİ TEDBİR yoluyla kira miktarının belirli süreyle değiştirilmesi talep edilebilir.
(Şerh No: 17056 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 14-01-2021 13:24)

 Bilgi  [HMK. 177] 7251 SAYILI KANUNLA EKLENEN 2.FIKRA GEREKÇESİ
(TASARININ 19. MADDESİ YASALAŞAN METNİN 18. MADDESİNE KARŞILIK GELMEKTEDİR.) MADDE 19- Maddeyle, Kanunun ıslahın zamanı ve şeklini düzenleyen 177 nci maddesine ikinci fıkra ilave edilmekte ve ıslahın kanun yolu incelemesinden sonra hangi şartlarda yapılabileceğine ilişkin hüküm getirilmektedir. Mevcut metinde ıslahın “tahkikatın sona ermesine kadar” yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması veya temyiz incelemesi sonuc...
(Şerh No: 17055 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-12-2020 22:18)

Yasal düzenleme ile tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında alınmasından ötürü, bu konuda öncelikle tarafların uzlaştırma işleminin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği,
(Şerh No: 17054 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-12-2020 10:32)

Sanığın bir kavga olayından dolayı polis merkezinde olan çocukları ve akrabalarını hırpalanmış şekilde gördükten sonra, polis memurlarına yönelik: “Bu çocukların hali ne? Kan gövdeyi götürecek.” sözlerini sarf ettiği, sanığın bu sözleri ile herhangi bir gerçek kişi ile aidiyet ilişkisi kurmadığı, dolayısı ile bu sözlerin tehdit suçunu oluşturmadığı gibi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durumda olmadığı gözetilmeden sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka ay...
(Şerh No: 17053 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-12-2020 10:18)

 Önerge  [TebK. 21] (Değişik madde: 06/06/1985 - 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (Ek fıkra: 19/01/2011 - 6009 S.K./5. md)Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebliğ memuru bu fıkraya göre çıkarılan tebligatlarda da muhatabını öncelikle adresinden sorup araştıracak, muhatabın adresinde bulunamaması halinde ise ancak bu fıkra hükümlerine göre tebliğ yapabilecektir. (Ek fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./5. md.) Muhtar,...
(Şerh No: 17052 - Ekleyen: Av.Suat TOK - Tarih : 02-12-2020 16:33)

Davacı limited şirket, tacir olup; tüzel kişilik adına ticari işletmesinde kullanmak üzere otomobil satın almıştır. Davacı tüketici olarak tanımlanamayacağı gibi, yaptığı işlemin tüketici işlemi olarak kabulüne de olanak bulunmamaktadır. Her ne kadar aracın trafik sicil kaydında ve ruhsat fotokopisinde “hususi” yazılı ise de aracın sahibinin şirket olması ve faturanın da şirket adına düzenlenmesi nedeniyle, bu araç özel değil, ticari bir araçtır.
(Şerh No: 17049 - Ekleyen: Av.Suat TOK - Tarih : 25-11-2020 15:05)

"ölümle vekâlet görevinin son bulduğu ve ölümden sonra da vekâletin kullanılması gereğine işaret eden bir hususun saptanmadığı, vekilin; vekil edenin ölümünü, başka bir deyişle vekâlet yetkisinin sona erdiğini bilerek işlem yapmış olması durumunda, anılan işlemin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve ilk el konumundaki kişi ile durumu bilen veya bilmesi gereken konumundaki kişilerin TMK.'nun 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilm...
(Şerh No: 17050 - Ekleyen: Orhan ÇALIŞKAN - Tarih : 25-11-2020 14:56)

"ölümle vekâlet görevinin son bulduğu ve ölümden sonra da vekâletin kullanılması gereğine işaret eden bir hususun saptanmadığı, vekilin; vekil edenin ölümünü, başka bir deyişle vekâlet yetkisinin sona erdiğini bilerek işlem yapmış olması durumunda, anılan işlemin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve ilk el konumundaki kişi ile durumu bilen veya bilmesi gereken konumundaki kişilerin TMK.'nun 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilm...
(Şerh No: 17051 - Ekleyen: Orhan ÇALIŞKAN - Tarih : 25-11-2020 14:53)

RÜCU-FAİZ BAŞLANGICI Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, daval...
(Şerh No: 17048 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-11-2020 16:49)

Mobbinge ugradığı için iş akdini kendi fesheden işçi, ihbar tazminatını ve kıdem tazminatını almaya hak kazanır.
(Şerh No: 17046 - Ekleyen: Av.Suat TOK - Tarih : 17-11-2020 16:34)

Ziynet Eşyaları ve düğünde takılan takılarla ilgili talep boşanma davasının eki niteliğinde olmadığından, boşanma gerçekleşmese dahi talep edilebilir. Talebin esası incelenmelidir.
(Şerh No: 17047 - Ekleyen: Av.Suat TOK - Tarih : 17-11-2020 16:24)

MADDİ MANEVİ TAZMİNAT FAİZ BAŞLANGICI “kararın kesinleştiği tarihten” sözcüklerinin çıkarılmasına yerine “boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten" sözcüklerinin yazılmasına ve yine hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına, hükmün bu bölümlerinin düzeltilmiş şekliyle onanmasına karar verilmiştir.
(Şerh No: 17045 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 13-11-2020 16:31)

Boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi (TMK m. 174/1-2) tazminatlar “Boşanma hükmünün kesinleşmesi” ile muaccel (ödenir) hale gelir. Faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Bu sebeple; "gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. ve 2. bentlerinde ayrı ayrı yazılı, "Ayrıca tazminat kararının kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletileceğinden davalı-karşı davacının geçmişe yönelik faiz isteminin reddine, tazminat kararının kesinleşmesinden itibaren faiz işletilmesine" kelimelerin...
(Şerh No: 17044 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 13-11-2020 16:21)

TRAFİK KAZASI- DAVA ŞARTI ARABULUCULUK-GERÇEK KİŞİLERE AÇILAN DAVA-HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANMA Davalı sigorta şirketleri ile birlikte haksız fiil sorumlusu olduğu ileri sürülen davalı gerçek kişilere yönelik olarak birlikte açılan böyle bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilir olması, davacı ile davalı gerçek kişiler arasındaki davayı kendiliğinden ticari bir dava haline getirmeyeceğinden "dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasını" dava şartı halinde getiren ve 19.12.20...
(Şerh No: 17043 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 11-11-2020 15:25)

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından takibe dayanak ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi durumunda, işbu karara karşı temyiz yolunun açık olması ve tehiri icra talepli temyiz dilekçesi verilmesi halinde icra müdürlüğünce Yargıtay'dan tehiri icra kararı getirmek için süre (mehil vesikası) verilmesi gerektiği
(Şerh No: 17042 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 27-10-2020 20:09)

Mirasın hükmen reddinde, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönünde karar.
(Şerh No: 17041 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-10-2020 13:24)

Alacaklının borçlunun miras hissesinin İİK 94 gereği tapuya intikalini sağlamadan ilgili hissenin İİK’nun 121.maddesine göre paraya çevrilmesini isteyemeyeceği.
(Şerh No: 17040 - Ekleyen: Av.Bülent Sabri AKPUNAR - Tarih : 20-10-2020 16:17)

Islah talebi ile birlikte yeni delil sunulabilir. Taraflarca delil listesinin sunulması işlemi de yargılama usulüyle ilgili bir işlem olup, ıslah ile değiştirilmesi mümkündür.
(Şerh No: 17038 - Ekleyen: Av.Bayram YÜKSEKKAYA - Tarih : 12-10-2020 13:28)

Davalının savunmasında ileri sürdüğü 01.02.2010 düzenleme ve 15.02.2011 ve 01.02.2011 vade tarihli iki adet senedin tanzimi her zaman mümkün olan nitelikte senetler olduğu anlaşıldığından, "davalı eşin üçüncü kişilere olan şahsi borcunun" "tasfiye hesabında gözetilerek" "davacı eş için daha az artık değere katılma alacağı hesaplanması" doğru olmamıştır.
(Şerh No: 17039 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-10-2020 13:22)

Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında 20.03.1957 tarih 1956/12 E. 1957/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı ve bunu her türlü delille ispat edemeyeceği kuralının istisnası olduğu görülmektedir. Anılan kararın uygulanabilmesi için öncelikle satışın, satış tarihi itibariyle doğrudan mirasçılar arasında yapılması gerekmeyip, temlikin taraflarının akraba olması yeterlidir. Temlikin akrabalar arasında satış şeklinde ya...
(Şerh No: 17037 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 07-10-2020 17:53)

Belirsiz alacak davasında bozma sonrası taleplerin ''Talep arttırım dilekçesi'' ile arttırılması mümkün ise de; az yukarıda belirtilen Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun kararı doğrultusunda bozma sonrası hiçbir şekilde ıslah yapılması mümkün değildir.
(Şerh No: 17036 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 07-10-2020 17:47)

Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK'nun 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur.
(Şerh No: 17035 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-10-2020 16:50)

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 27/2. maddesinin iptaline dair karardır.
(Şerh No: 17034 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 02-10-2020 11:45)

Taşınmazı satın alan malik, ihale alıcısının bütün haklarına halef olacağından, taşınmazda bulunan kişinin İİK'nun 135/2.maddesi uyarınca tahliyesini isteyebilir.
(Şerh No: 17033 - Ekleyen: Stj.Av.Fatih KABADAYI - Tarih : 24-09-2020 17:10)

SGK başkanlığı aleyhine açılan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olması için işlemin şube tarafından yapılmış olmasına gerek yoktur. Aksi Anayasanın 141. maddesine aykırıdır.
(Şerh No: 17032 - Ekleyen: Av.Fatih AKTAŞ - Tarih : 02-09-2020 15:34)

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, takdir edilen nafaka miktarının gelecek yıllarda artırılması konusunda oran olarak TÜİK'in yayınladığı yıllık ÜFE oranı, artış tarihi olarak da kararın kesinleştiği tarih benimsenmektedir.
(Şerh No: 17030 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-07-2020 22:01)

Somut olayda; Kuşadaşı 1. İcra Müdürlüğünün 2012/5914 sayılı dosyası ile usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunmaktadır. İtiraz dilekçesinin tebliği için "masraf yatırılmadığından" itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle açılan itirazın iptali davasının "süresinde olduğu kabul edilerek" işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
(Şerh No: 17029 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-07-2020 18:14)

TİCARİ NİTELİKTEKİ MENFİ TESPİT DAVALARINDA DAVA AÇILMADAN ÖNCE ARABULUCULUĞA GİDİLMESİNİN ZORUNLU OLMADIĞINA VE ARABULUCUYA GİDİLMİŞ OLMASININ BİR DAVA ŞARTI OLMADIĞINA,karar verilmiştir.
(Şerh No: 17028 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-07-2020 16:31)

Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligat evrakında tebliğ memurunun adı soyadı ve imzası yoksa tebligat usulsüzdür.
(Şerh No: 17027 - Ekleyen: Kamil ERTUĞRUL - Tarih : 09-07-2020 12:10)

İhtiyaten haczedilen malların satışı istenemez. Satışı istenemeyecek mallar için kıymet takdiri, muhafaza ve yakalama yapılamaz.
(Şerh No: 17026 - Ekleyen: Kamil ERTUĞRUL - Tarih : 09-07-2020 11:39)

 Türkçe  [AnaY. 16] Temel ülev ve özgürlükler, çetel kişiler için, uluslararası kayrama uygun olarak yasayla sınırlanabilir.
(Şerh No: 17025 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 03-07-2020 22:47)

 Türkçe  [AnaY. 15] – Savaş, tümedişlik, sıkıyönetim veya olağanüstü durumlarda, uluslarası kayramdan doğan yükümlülükler çiğnenmemek koşulu ile, durumun gerektirdiği ölçüde temel ülev ve özgürlüklerin kullanılması belli bir ölçüde veya tümden durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı önlemler alınabilir. (Değişik: 7.5.2004-5170/2 md.) Birinci bölümde belirlenen durumlarda da, savaş kayramına uygun eylemler sonucu ortaya çıkan ölümler dışında, kişinin yaşama ülevine, somutsal ve soyutsal varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse inanç, bulunç, düşünce ve görüşlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve kınçlar geçmişe yürütülemez; suçluluğu yarganak buyruğu ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
(Şerh No: 17024 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 03-07-2020 22:44)

 Türkçe  [AnaY. 14] (Değişik: 3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan ülev ve özgürlüklerden hiçbiri, Kamuerkin ülkesi ve ulusu ile bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve birey ülevlerine dayanan aratçıl ve özgen Kamuerki ortadan kaldırmayı amaçlayan edişler biçiminde kullanılamaz. Anayasa beyleklerinden hiçbiri, Kamuerke veya kişilere, Anayasayla tanınan temel ülev ve özgürlüklerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş biçimde sınırlandırılmasını amaçlayan bir edişte bulunmayı olası kılacak biçimde yorumlanamaz. Bu beyleklere aykırı edişte bulunanlarla ilgili uygulanacak yaptırımlar, yasayla düzenlenir.
(Şerh No: 17023 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 03-07-2020 22:33)

 Türkçe  [AnaY. 13] (Değişik: 3.10.2001-4709/2 md.) Temel ülev ve özgürlükler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen nedenlere bağlı olarak ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve özüne, aratçıl toplum düzeninin ve özgen Kamuerkin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
(Şerh No: 17022 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 03-07-2020 22:26)

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yapı denetim şirketine ödenecek yapı denetim hizmet bedelinden arsa sahipleri de sorumludur. Yüklenici ile arsa sahipleri arasındaki sözleşmede yüklenicinin sorumlu olduğunun kararlaştırılması, arsa sahiplerinin yapı denetim şirketine karşı sorumluluğunu değiştirmez.
(Şerh No: 17021 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 28-06-2020 13:38)

Uyuşmazlık; kredi kartı borcu sebebiyle, imzalanan taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinde "müşteri taşıtı bankayla imzalamış olduğu başka sözleşmelerden ve/veya herhangi bir sebepten doğmuş doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere rehnettiğini kabul ve taahhüt eder" hükmünün 4077 Sayılı Kanuna göre haksız şart niteliğinde olup olmadığı, varılacak sonuca göre söz konusu hüküm uyarınca kredi kartı borcu sebebiyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılıp yapılamayacağı, noktalarında to...
(Şerh No: 17020 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 26-06-2020 11:06)

Değer azlığının” 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavramdır. Bunun mağdur üzerindeki yansımaları ile yalnızca gereksinmesi kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda, sanığın mağdurun cebinden çıkarıp yere attığı 2 TL’yi yerden alarak, daha fazlasını istemeden olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında yağma suçunda değ...
(Şerh No: 17019 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 26-06-2020 10:55)

Davalının babası tarafından "ölünceye kadar bakma akdi" gibi işlem yapılmış ve yapılan devir evlilik birliği içerisinde gerçekleşmiş ise de; bir fiili karine olarak, hayatın olağan akışına göre eşlerden birinin anne veya babası tarafından yapılan bu gibi malvarlığı devirleri karşılıksız kazandırma (bağışlama) olarak değerlendirildiğinden ve bu fiili karinenin aksini, yani parasını vererek gerçek anlamda satın alındığını, tasarrufun karşılıksız kazandırma olmayıp karşılığı verilerek elde edilmiş ...
(Şerh No: 17018 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-06-2020 22:24)

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tahsil davası arabuluculuğa tabi ise de, geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine ilişkin dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da tazminat davası olmadığından arabuluculuğa tabi değildir. Bu durumda, arabuluculuğa tabi olmayan bir dava ile birlikte açılan tahsil davası da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağından aksi yöndeki mahkeme gerekçesi isabetli görülmemiştir.
(Şerh No: 17016 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 09-06-2020 21:50)

 Önerge  [İşK. 21] İşçi kesinleşme şerhi alınan mahkeme veya özel hakem kararının, tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
(Şerh No: 17015 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-06-2020 10:53)

Davacı vekiline Yargıtay onama kararının 10.03.2014 tarihinde “muhatabın sekreterine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve 31.3.2014 tarihinde davacı asilin yaptığı işe iade başvurusunun hak düşürücü süre olan on iş günü içinde olmadığı kabul edilerek davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken, hatalı karar verilmesi bozma gerekçesi olarak kabul edilmiştir.
(Şerh No: 17014 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-06-2020 10:44)

BOŞTA GEÇEN SÜRE İÇİNDE ÇALIŞMIŞ OLMAK BOŞTA GEÇEN SÜRE TAZMİNATI ALACAĞINI ORTADAN KALDIRMAZ. Davacının işveren feshinden sonra boşta geçen süre içinde başka bir işveren nezdinde çalışmış ve bu işten gelir elde etmiş olması, işverenin dört aya kadar ücret ve diğer hakları ile ilgili yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz
(Şerh No: 17013 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-06-2020 22:36)

FESİHTEN SONRAKİ BOŞTA GEÇEN SÜRE İÇİNDE İŞÇİ; FARKLI İŞVEREN NEZDİNDE ÇALIŞMIŞ ve GELİR ELDE ETMİŞ OLSA DA BOŞTA GEÇEN SÜRE TAZMİNATI VE DİĞER HAKLARINI ALIR. Davacının işveren feshinden sonra boşta geçen süre içinde başka bir işveren nezdinde çalışmış ve bu işten gelir elde etmiş olması, işverenin 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile ilgili yükümlülüğünü haleldar etmez. Bu durumda, boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı ş...
(Şerh No: 17012 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-06-2020 22:24)

(1) Fraud crime; a) By exploiting religious beliefs and emotions, b) By making use of the dangerous situation or difficult conditions that the person is in, c) Taking advantage of the weak perception ability of the person, d) By using public institutions and organizations, public professional organizations, political parties, foundations or associations as legal entities, e) At the loss of public institutions and organizations, f) By using information systems, banks or credit institutions as vehicles, g) By taking advantage of the convenience provided by the media and press, h) During the commercial activities of persons who are traders or company managers or act on behalf of the company; Within the scope of the cooperative's activity, i) By self-employed persons, abuse of trust in them because of their profession, j) In order to ensure the opening of a loan that should not be allocated by the bank or other credit institutions, k) In order to receive the insurance fee, l) (Annex: 6763 - 24.11.2016 / art.14) By introducing himself as a public official or employee of the bank, insurance or credit institutions or saying that he is related to these institutions and organizations, If it is processed, (Amended phrase: 6763 - 24.11.2016 / art.14), "three to ten years" imprisonment and judicial fines up to five thousand days. (Supplementary sentence: 5377 - 29.6.2005 / art. 19) last sentence: 6456 - 3.4.2013 / m.40) However, (e), (f), (Amended p...
(Şerh No: 17011 - Çeviren: Av.Galip KUBATLI - Tarih : 07-05-2020 16:41)

Görevi kötüye kullanma suçunun unsurları kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı veya haksız kazanç teminidir.
(Şerh No: 17010 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 30-04-2020 14:18)

HAGB kararlarına karşı da kanun yararına bozma başvurusu yapılabilir.
(Şerh No: 17009 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 30-04-2020 14:12)

 Türkçe  [AnaY. 12] Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel ülev ve özgürlüklere iyedir. Temel ülev ve özgürlükler, kişinin topluma, barkına ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da içerir.
(Şerh No: 17008 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 10-04-2020 12:54)

 Türkçe  [AnaY. 11] Anayasa yargıları, yasama, yürütme ve yargı orazlarını, yönetim orazlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel kayram kurallarıdır. Yasalar Anayasaya aykırı olamaz.
(Şerh No: 17007 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 10-04-2020 12:50)

 Türkçe  [AnaY. 10] Tüm kişiler, dil, ırk, çuğar, eşey, güdünçsel düşünce, düşündemel inanç, din, dini kol ve benzer nedenlerle ayrım gözetilmeksizin yasa önünde eşittir. (Ek: 7.5.2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit ülevlere iyedir. Generk, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek Cümle: 7.5.2010 5982/1) Bu amaçla alınacak önlemler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. (Ek Fıkra: 7.5.2010 5982/1) Çocuklar, yaşlılar, engelliler, savaş ve görev yitiklerinin dul ve yetimleri ile sökel ve alpavutlar için alınacak önlemler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Hiçbir kişiye, barka ve bölüme ayrıcalık tanınamaz. Generk kurumları ve yönetim orazları bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
(Şerh No: 17006 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 12:00)

 Türkçe  [AnaY. 9] Yargı yetkisi, Türk Ulusu adına bağımsız yargı konaklarınca kullanılır.
(Şerh No: 17005 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 11:39)

 Türkçe  [AnaY. 8] Yürütme yetkisi ve görevi, Kamubaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, anayasaya ve yasalara uygun olarak yerine getirilir ve kullanılır.
(Şerh No: 17004 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 11:38)

 Türkçe  [AnaY. 7] Yasama yetkisi Türk ulusu adına Türkiye Büyük Ulus Kamutayınındır. Bu yetki devredilemez.
(Şerh No: 17003 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 11:36)

 Türkçe  [AnaY. 6] Egemenlik, bağsız koşulsuz ulusundur. Türk Ulusu, egemenliğini Anayasanın koyduğu temellere göre, yetkili kurumlar eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir kişiye ve bölüme bırakılamaz. Hiçbir kimse veya kurum, kaynağını Anayasadan almayan bir generk yetkisi kullanamaz.
(Şerh No: 17002 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 11:34)

 Türkçe  [AnaY. 5] Generkin temel amaç ve görevleri, Türk Ulusunun bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Kamuerkini ve yasayı korumak, kişilerin ve toplumun gönencini, erincini ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel ülev ve özgürlüklerini, toplumsal tüze generki ve tüze ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan atkarmal, akçesel ve toplumsal engelleri kaldırmaya, kişilerin özdeksel ve özgüçsel varlığının gelişmesi için gerekli koşunçları düzenlemeye çalışmaktır.
(Şerh No: 17001 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 11:16)

 Türkçe  [AnaY. 4] Anayasanın 1 inci öğesindeki Generkin biçiminin Kamuerk olduğu ile ilgili yargı ile, 2 nci öğesindeki Kamuerkin nitelikleri ve 3 üncü öğe yargıları değiştirilemez ve değiştirilmesi önerilemez.
(Şerh No: 17000 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 00:54)

 Türkçe  [AnaY. 3] Türkiye Generki, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, biçimi yasayla belirtilen, ak ay yıldızlı al bayraktır. Ulusal mahnısı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.
(Şerh No: 16999 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 00:49)

 Türkçe  [AnaY. 2] Türkiye Kamuerki, toplumun erinci, ulusal dayanışma ve tüze anlayışı içinde, kişilerin ülevlerine saygılı, Atatürk ulusalcılığına bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, yasacı, özgen ve toplumsal bir tüze generkidir.
(Şerh No: 16998 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 00:43)

 Türkçe  [AnaY. 1] Türkiye Generki bir Kamuerktir.
(Şerh No: 16997 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 00:35)

Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasına ilişkin üçüncü kişi olan hak sahipleri ve hak sahiplerinin halefleri tarafından açılan davalar, Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle, mutlak ticari dava olup asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılıp sonuçlandırılması gerekmektedir
(Şerh No: 16996 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 04-04-2020 14:47)

Kooperatif ile ortağı arasındaki davalar, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesinin 1. fıkrasının “Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır” hükmü gereğince Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 16995 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 02-04-2020 18:47)

Davalı Kooperatifçe ortaklıktan ihraç edilen davacıların, taşımacılık ve komisyonculuk işi ile iştigal eden dava dışı anonim ortaklığı kurmuş bulunmalarına, bu ortaklıktaki sermaye paylarının çok yüksek olmasına ve bu ortaklığı yönetmek ve temsil etmek suretiyle, ana sözleşmeye aykırı durumlarını saklamak amacıyla Tüzel kişilik arkasına saklandıkları anlaşıldığından; bu ortaklar için alınan ihraç kararını onaylayan direnme kararı Usul ve Kanun'a uygundur.
(Şerh No: 16994 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 31-03-2020 20:01)

 Bilgi  [HMK. 92] 7226 Sayılı Yasanın yasal sürelerle ilgili olağanüstü hal düzenlemesi
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhak...
(Şerh No: 16993 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 27-03-2020 23:19)

ALDATILAN EŞ ALDATMA OLAYINDA EŞİNİN KENDİSİNİ ALDATTIĞI KİŞİYE KARŞI TAZMİNAT TALEBİNDE BULUNAMAYACAKTIR.
(Şerh No: 16992 - Ekleyen: Av.Murat KILIÇ - Tarih : 24-03-2020 12:31)

 Bilgi  [İİK. 330] 22.03.2020 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
Covid-19 hastalığı nedeniyle. 22.03.2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bu maddeye dayanılarak yurt genelindeki icra takiplerinin 30.04.2020 tarihine kadar durdurulmasına karar verilmiştir.
(Şerh No: 16991 - Ekleyen: Av.Ali Can ÇİÇEK - Tarih : 22-03-2020 09:10)

Mahkemece, davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacının 11 yılı aşkın çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmaması hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 16990 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 20-03-2020 09:26)

Davacının iş akdine ekonomik düşüncelerle son verilmeyip siyasi nedenlerle son verildiği, bu durumda feshin geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle işe iade kararı doğrudur. Ancak işe başlatmama tazminatının üst sınırından tespiti isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 16989 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 12-03-2020 11:23)

: İş hukukunun ve İş Kanunun öngördüğü eşit işlem yapma borcu bir kısım işçilerin var olan haklarının işverence ortadan kaldırılarak eşitliğin sağlanmasını değil çalışma koşullarının iyileştirme yoluyla bu haklara sahip olmayanlara aynı imkanların tanınmasını gerektirmektedir. Davalı tarafından emsal gösterilen benzer bir olayda da Dairenin görüşü bu yönde olmuştur. Buna göre feshin geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesi hatalıdır.
(Şerh No: 16988 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 11-03-2020 12:27)

işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece pirim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz konusudur.
(Şerh No: 16987 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 06-03-2020 10:56)

Somut uyuşmazlıkta, davacının soruşturma tehdidi altında dilekçe verdiği davalı tanık anlatımları ile sabittir. Davacının iş sözleşmesini kendi serbest iradesi ile sonlandırmadığı, işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedildiğinin kabulü gerekir.
(Şerh No: 16986 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-03-2020 20:21)

Taraflar arasında geçen bir konuşmanın, davacı kadınca erkeğin bilgisi olmaksızın kayda alınması hukuka aykırı olduğundan, bu ses kaydının bulunduğuna ilişkin tanık beyanlarına da itibar edilemez. Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin kusurlu bir davranışı ispatlanamamıştır. Açıklanan sebeplerle davacı kadının davasının reddi gerekir.
(Şerh No: 16985 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-02-2020 14:09)

Asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işveren ve asıl işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
(Şerh No: 16984 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 17-02-2020 10:25)

Şirket ortakları şirkete olan -sermaye koyma vs.- borçlarından dolayı üçüncü kişi kabul edileceklerinden, haciz mümkündür ve İcra ve İflâs Kanunu 89/1’e m. dayalı haciz ihbarnamesi de çıkarılabilir.
(Şerh No: 16983 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-02-2020 12:31)

Olayımızda iki sanık'ın iştirak halinde bıçakla adam öldürme suçunu işlemeleri söz konusudur. Ancak söz konusu kararda yardım eden fail - asli fail ayrımı tartışması yapılmaktadır. Ayrıca haksız tahrik söz konusudur. Maktul ile sanık arasındaki saman ticareti nedeniyle alacak verecek olayından çıkan anlaşmazlığın husumete dönüşmüş ve bu nedenle tarafların konuşmadıkları, olay tarihinden bir gün önce maktul'ün saman pazarında sanık'a hakaret edip bıçakla basit bir tıbbi müdahale ile giderilebil...
(Şerh No: 16982 - Ekleyen: Av.Enes TURHAN - Tarih : 07-02-2020 09:14)

3402 sayılı K.K. nun 34.maddesine göre Kadastro Mahkemeleri kararları davada taraf olanların denilmiştir. Maddenin kesin hüküm teşkil etmesi için, o hükümde menfaat çatışması olması ve tarafların karşılıklı taraf durumunu almaları gerekmektedir. Davacıların murisi Osman'ın kardeşi Ömer mirasçıları ile eski davada dava arkadaşı olarak aynı safta bulunmuş olmaları karşısında kesin hükümden dolayısıyla kesin delilden söz edilemez. Mahkemece kesin hüküm...
(Şerh No: 16981 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-01-2020 20:38)

Sözleşmenin ceza hükümlerinin genel işlem koşulları açısından incelenmesinde de tarafların tacir olmaları nedenine dayalı olarak sırf bu gerekçe ile incelenmemiştir. Oysaki sözleşmenin TBK nun yürürlüğünden sonraki bir sözleşme olması nedeni ile genel işlem koşulları denetimine tabi bir sözleşme olması, genel işlem koşullarının tacirler arasındaki sözleşmeler açısından da uygulanabilirliğinin bulunması karşısında bu husustaki mahkeme görüşü de yerinde değildir.
(Şerh No: 16980 - Ekleyen: Stj.Av.Rıza GÜNDOĞDU - Tarih : 06-01-2020 12:18)

"Dava Tarihindeki Ücret" düzenlemesinin 01.01.2018 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağına dair bir karar
(Şerh No: 16979 - Ekleyen: Av.Ahmet Turhan DEMİROĞLU - Tarih : 29-12-2019 14:32)

Belgenemeyen tedavi giderlerine vs'ye ilişkin zararların gerçek miktarının TBK 50. madde gözönünde bulundurularak hakim tarafından da belirlenebileceği.
(Şerh No: 16977 - Ekleyen: Av.Nihal YILMAZ - Tarih : 25-12-2019 16:33)

Somut uyuşmazlıkta davacının her talebi ayrı bir dava konusudur ve objektif dava birleşmesi (davaların yığılması) vardır. Her talep ayrı bir dava olduğuna göre kötüye kullanılmadığı sürece "her talep ayrı ayrı da ıslah konusu yapılabilir." Davacı ayrı bir dava konusu olan ücret alacağını, diğer alacaklarından ayrı olarak ıslah yolu ile istemiştir. Daha önce ücret alacağı ıslah sureti ile arttırılmadığına ve ücret alacağı istemi ayrı bir dava olarak kabul edildiğine göre ıslah yolu ile talebin de...
(Şerh No: 16976 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-12-2019 14:18)

Dava dilekçesinin UYAP üzerinden gönderildiği ve sisteme kaydedildiği tarih davanın açılma tarihidir. Bir sonraki gün ödenen harcın tarihi dava tarihi olarak dikkate alınmaz.
(Şerh No: 16975 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-12-2019 10:27)

İşe Davet yazısında, işe başlama tarihindeki güncel ücret yerine "aynı özlük hakları ile işbaşı yapmak"dan bahsedilmesi de bu davetin samimi ve yasal koşulları haiz olmadığını göstermektedir.
(Şerh No: 16974 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-12-2019 23:16)

ZORUNLU MALİ MALİ MESULİYET SİGORTASI VE GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK Trafik kazası sonucu beden bütünlüğü zarara uğrayan kişi tedavi gördüğü süre ile iyileşeceği süre içinde işlerini göremeyeceği ve bu süre içinde normal hayatını sürdüremeyeceğinden bu dönem içinde tam iş göremez olarak kabul edilip buna göre tazminat hesabı yapılacaktır. Geçici işgöremezlik nedeniyle hükmedilecek tazminatın kusurlu sürücü ve işletenin yanında ____ poliçesini düzenleyen şirketin de sorumluluğu kapsamı içerisinde de...
(Şerh No: 16973 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2019 21:49)

Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez kuralının istisnası: 6545 sayılı yasanın yürürlüğe giriş tarihi olan 28.06.2014'ten önce kesinleşmiş bir HAGB kararı varsa tekrar HAGB verilmesinin yolu açıktır.
(Şerh No: 16972 - Ekleyen: Av.Aybars KARAKIRIK - Tarih : 16-11-2019 17:25)

Üçüncü kişiler tarafından, 556 sayılı KHK 12.maddesi uyarınca kullanılmasına imkan verilen markanın, ticari ve sınai alanda geçerli olan dürüstlük kurallarına aykırı olmaması gerekmektedir.
(Şerh No: 16971 - Ekleyen: Av.Aybars KARAKIRIK - Tarih : 16-11-2019 14:32)

Muris hile sebebine dayanarak tapu iptal davası açmakla, iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmüş daha sonra bu davasından vazgeçmiştir. Muvazaa üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla yapılan iradi bir işlemdir. Bu durumda murisin açtığı dava ile temlikteki iradesinin bozulduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğu anlaşıldığına göre yapılan temliki işlemin muvazaalı olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
(Şerh No: 16970 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 08-11-2019 20:34)

İlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar verilmediği sürece temyiz süresi tefhimden itibaren değil tebliğden itibaren başlar.
(Şerh No: 16969 - Ekleyen: Av.Ömer KAYGAS - Tarih : 06-11-2019 12:50)

Açılmış bir davaya teşmil yolu ile üçüncü bir kişinin davalı sıfatı ile dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi zorunlu dava arkadaşlığı hali dışında davacı tarafın istemi ile "ıslah" yoluyla dahi olsa, davada taraf artırılması dava dilekçesinde yer almayan başka gerçek ya da tüzel kişilerin davaya dahil edilmesi usulen mümkün değildir.
(Şerh No: 16968 - Ekleyen: Av.Ömer KAYGAS - Tarih : 05-11-2019 16:58)

Polis memuruna söylenen "... gâvur polisisiniz, böyle devlet olmaz, sizin maaşınızı ben veriyorum ..." sözleri ağır eleştiri ve kaba söz mahiyetinde ise de hakaret suçunu oluşturmaz.
(Şerh No: 16966 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 28-10-2019 10:02)

Müşteki tarafından toplanması talep edilen deliller toplanmadan soruşturma tamamlanamaz.
(Şerh No: 16967 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 28-10-2019 09:55)

Katılanın sanığa göndermiş olduğu mesajda hakkını helal etmeyeceğine yönelik ifadesine sanığın "Bende hakkın varsa Allah rızası için etme, edersen şerefsizsin” diyerek karşılık verdiğinin anlaşılması karşısında, isnadın şarta bağlı veya bir olasılık halinde dile getirildiği, hakaret etme kastıyla hareket edilmediği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi USUL VE YASAYA AYKIRIDIR.
(Şerh No: 16965 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-10-2019 16:24)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07046008 saniyede 9 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.