Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/2736 E. , 2012/5752 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Noterlikten düzenlenen tahliye taahhüdüne dayalı icra takibine itiraz üzerine İcra Mahkemesindenitirazın kaldırılması ve tahliye istenebilir. Noterlikçe düzenlenmemiş tahliye taahüdüne dayalı icra takibine itirazlarda ise alacaklı, imzası inkar edilen tahliye taahhüdüne karşı, İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez, genel mahkemede itirazın iptali yoluna başvurmalıdır.
(Karar Tarihi : 11.04.2012)
İcra Mahkemesince verilmiş bulunan karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği gö­rüşülüp düşünüldü.

Dava, tahliye taahhüdüne dayalı İİK'nın 272. maddesi gereğince yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

İİK 272 ve bunu izleyen maddelerinde mukavele ile kiralanan taşınmazların taahhüde dayalı tahliyesinin istenebileceği düzenlenmiş olup, davacı bu maddelere dayanarak 28.04.2010 tarihinde düzenlenen tahliye taahhüdü nedeniyle başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği gibi İİK'nın 67. maddesi gereğince genel mahkemeden itirazın iptali ve tahliye isteminde bulunabilir. Davacının seçimlik hakkını kullanarak İcra Mahke­mesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

Öte yandan, İcra Mahkemeleri, İcra ve iflas işleri için kurulmuş özel bir yargı organıdır. İcra ve İflas Dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şi­kayetlerle itirazların incelenmesi İcra Mahkemesi hakimi yahut kanun ge­reğince bu görev kendisine verilmiş olan hakim tarafından yapılır (İİK'nın md. 4). Yargıtay HGK'nın 2003/3-737 E. 2003/700 K. sayılı ve 19.11.2003 tarihli kararı ile de belirtildiği üzere, İcra Mahkemeleri, istisnalar saklı kalmak koşulu ile takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklara bakar ve bununla görevlidir. Bu tür istemler hakkında görevsizlik kararı veremez. İstem ya red veya kabul edilir. Alacaklı tarafından İİK'nın 275. maddesi gereğince itirazın kaldırılması is­tenmiştir. Bu istem genel mahkemede görülmesi gereken dava niteliğinde olmayıp, takip hukukuna yönelik bir istemdir.

Olayımızda; davacının icra takibine dayanak yaptığı tahliye taahhüdü noterlikçe tanzim ve tasdik edilmiş değildir. Davalı itirazında tahliye taah­hüdündeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imzaya itiraz etmiştir. İİK'nın 275. maddesi ve 04.12.1957 tarih ve 11/26 sayılı İBK gereğince, alacaklı, imzası inkar edilen tahliye taahhüdüne karşı, İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez. Uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirdi­ğinden istemin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Karar bu nedenle bozulmalıdır.

S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 352 :Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.

Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.

Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 16-06-2023

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01861310 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.