Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2013/9 E. , 2013/1375 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Akde aykırılık nedenine dayanılarak açılan davada tahliye kararı verilebilmesi için akde aykırı davranışın önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir. Bunun dışında sözleşme ile konulan yükümlülüklerin kiracı tarafından yerine getirilmemesi akde aykırılık nedeni ile doğrudan tahliye sonucunu doğurmaz ancak koşulların bulunması halinde akdin feshine yol açar.
(Karar Tarihi : 31/01/2013)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıya alışveriş merkezinde 7m² lik bir alanın kiralandığı halde davacının 10.80 m² lik bir alanı kullandığı gerekçesi ile davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanununun 316.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Akde aykırılık nedenine dayanılarak açılan davada tahliye kararı verilebilmesi için akde aykırı davranışın önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir. Bunun dışında sözleşme ile konulan yükümlülüklerin kiracı tarafından yerine getirilmemesi akde aykırılık nedeni ile tahliye sonucunu doğurmaz. Koşulların bulunması halinde sadece akdin feshine yol açar.
Olayımıza gelince; Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.7.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 2. maddesinde kiralanan standın 7 m² lik alanı kaplayacağı kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Davacı, davalıya keşide ettiği süreli ihtarnamelerle kiralanan stant ölçülerinin 3.60 m ve 1.80 m ölçülerine çekilmesi belirtilerek söz konusu akde aykırılığın giderilmesini istemiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından ileri sürülen hususlar kiralananın kullanımıyla ilgili değildir. Bu nedenle akde aykırılık olgusundan söz edilemez ve tahliye sonucunu doğurmaz. Davacı dava dilekçesinde akdin feshini de istediğine göre sözleşmenin feshi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye de karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Üye Notu : (Akdin feshi sonrası ise men'i müdahale davası ile tahliye sağlanmalıdır)

Aynı nitelikte:

6. Hukuk Dairesi 2013/7705 E. , 2013/10240 K.

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıya 15.09.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile okul kantininin kiralandığını, kira sözleşmesinin genel hükümler kısmının 9. maddesi gereğince kantinin bizzat kiracı tarafından çalıştırılması gerektiği halde sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayan...'ın çalıştırdığını tespit ettiklerini belirterek davalının akde aykırılık nedeniyle kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, kiralananın davalı tarafından çalıştırıldığını, kantinde bulunmadığı zamanlar için adı geçen kişinin yetkili vekil tayin edildiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanununun 316.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.09.2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasındaki uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin genel hükümler kısmının 9. maddesinde kiralanan kantinin bizzat kiracı tarafından çalıştırılacağı, kantinin başkası taraından çalıştırılmayacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. Davacı, davalıya keşide ettiği 3.1.2012 tarihli ihtar ile söz konusu akde aykırılığın giderilmesini istemiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından ileri sürülen hususlar mahkemeninde kabulünde olduğu üzere kiralananın kullanımıyla ilgili değildir. Bu nedenle akde aykırılık olgusundan sözedilemez ve davalının sözleşme ile kararlaştırılan koşula uymaması akde aykırılık nedeniyle tahliyeyi gerektirmez. Sadece sözleşmenin feshine neden teşkil eder. Davacı vekilinin, dava dilekçesinde talep ettiği tahliye istemi içinde akdin feshi isteğinin de bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece akdin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 316 :Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür.

Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 20-03-2024

THS Sunucusu bu sayfayı 0,03221798 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.