Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

17. Hukuk Dairesi Esas:2015/17312 K:2018/10424 İçtihat

Üyemizin Özeti
6100 sy. HMK m. 166 uyarınca verilen birleştirme kararının esasa ya da usule ilişkin nihai bir karar olmadığı ancak bir ara karar olduğu ve bu sebep ile de bu kararlar aleyhine kanun yoluna başvurulamayacağı, yalnızca kararı veren mahkeme tarafından rücu edilebileceği hk.
(Karar Tarihi : 12.11.2018 T.)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın ____ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/256 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas davada davacı vekili, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ____ mirasçılarına ödenen 45.633 TL'nin 03.02.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı vekilinin imzasının bulunduğu ibraname ve dekont gereğince davacının iddia ettiği alacağın ortadan kalktığını, hatır taşımacılığı gereğince tazminattan indirim yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan _____'in kazada malul kalması nedeniyle ödenen 25.467,00 TL icra takibine itirazın iptali, takibin devamına ve ayrıca icra takibinden sonra doğan 20.710,00 TL'lik alacağın da hükmen tespitini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, mahkemenin 2012/209 esas sayılı dava dosyasının aralarındaki hukuki ve fiili irtibat dikkate alınmak suretiyle ____ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/256 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (...) tarafından, zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve alacak istemine ilişkindir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinde, Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği öngörülmüş, 168. maddesinde de aynı yargı çevresinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararlarının ancak hükümle birlikte temyiz edilebileceği ve bu hususun tek başına bozma sebebi olmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda; ilk olarak 20.03.2014 tarihinde ____ 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır. Bu nedenle bu davada mahkemece birleştirme kararı verilemez ve de istenemez. İlk açılan davada verilen birleştirme kararı ara karar niteliğindedir, her zaman geri alınması mümkündür. Bu sebeple ilk açılan davada yukarda bahsedilen şekilde işlem yapılarak birleştirme ara kararından rücu edilmesi gerekir. Ancak aynı yer ve aynı düzeydeki mahkemeler arasında verilen birleştirme kararlarının HMK m. 168/1 uyarınca temyiz kabil bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacısına geri verilmesine 12/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Hukuk Muhakemeleri Kanunu MADDE 166 :(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.

(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.

(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.

(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.

(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Koray OZDOGAN
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 07-05-2019

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01756501 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.