Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [CezaİnfazK. Geçici Madde 9] 7571 sayılı Kanun'la, geçici 10. maddede gerçekleştirilen değişiklik.
Geçici 10. maddenin değişiklik öncesi hali:Geçici Madde 10- (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca ce...
(Şerh No: 17457 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 15:29)

 Bilgi  [CezaİnfazK. Geçici Madde 9] 7571 sayılı Kanun'la, geçici10. maddede gerçekleştirilen değişiklik.
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 10. maddesinin altıncı fıkrasına “Türk Ceza Kanununun” ibaresinden sonra gelmek üzere “kasten öldürme suçları (82. maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102. ve 103. maddeler ile 104. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları),” i...
(Şerh No: 17456 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 15:19)

 Bilgi  [CMK. Geçici Madde 5] 7571 sayılı Kanun'la eklenen geçici 8. madde.
5271 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 8- (1) Soruşturma veya kovuşturma evresinde olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalar bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla 253. maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ve 5237 sayılı Kanunun 75. maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uygulanmaz. Bu dosyalar, 253. maddenin üçüncü fıkrasının değişiklikten önceki hükümlerine göre sonuçlandırılır.”
(Şerh No: 17455 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 15:07)

 Bilgi  [CMK. 280] 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik.
5271 sayılı Kanunun 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde” ibaresi “maddede” şeklinde değiştirilmiştir.
(Şerh No: 17454 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 15:05)

 Bilgi  [CMK. 253] 7571 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle gerçekleştirilen ekleme.
5271 sayılı Kanunun 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan “(madde 155)” ibaresi “(üçüncü fıkra hariç, madde 155)” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “(125. maddenin ikinci fıkrası),” ibaresi “(madde 125)” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Ancak ön ödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hü...
(Şerh No: 17453 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 15:04)

 Bilgi  [CMK. 250] 7571 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik.
5271 sayılı Kanunun 250. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “(madde 170)” ibaresi “(madde 170, birinci ve üçüncü fıkra)” şeklinde değiştirilmiştir.
(Şerh No: 17452 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 15:03)

 Bilgi  [CMK. 128] 7571 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle gerçekleştirilen ekleme.
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 128 . maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma MADDE 128/A- (1) Türk Ceza Kanununda yer alan; a) Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e), b) Nitelikli dolandırıcılık (madde 158, fıkra bir, bent f ve l), c) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245), suçlarının işlendiğ...
(Şerh No: 17451 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 15:02)

 Bilgi  [TCK. 223] 7571 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik.
5237 sayılı Kanunun 223. maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması MADDE 223- (1) Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ...
(Şerh No: 17447 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 11:36)

 Bilgi  [TCK. 220] 7571 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik.
5237 sayılı Kanunun 220. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “dört yıldan sekiz yıla” ibaresi “beş yıldan on yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “dört yıla” ibaresi “beş yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “dörtte birinden yarısına kadar” ibaresi “yarısı oranında” şeklinde değiştirilmiş ve beşinci fıkrasına birinci cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine yukarıd...
(Şerh No: 17446 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 11:33)

 Bilgi  [TCK. 170] 7571 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik.
5237 sayılı Kanunun 170. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan üç yıla” ibaresi “bir yıldan beş yıla” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle ile maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir. “Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle işlenmesi halinde kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” “(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun kişilerin toplu olarak...
(Şerh No: 17445 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 11:32)

 Bilgi  [TCK. 155] 7571 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik.
5237 sayılı Kanunun 155. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(3) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.”
(Şerh No: 17444 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 11:31)

 Bilgi  [TCK. 75] 7571 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik.
5237 sayılı Kanunun 75.maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “2. Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),”
(Şerh No: 17443 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 11:29)

 Bilgi  [TCK. 57] 7571 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik.
5237 sayılı Kanunun 57. maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. “Ancak, hakkında 32. maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.”
(Şerh No: 17442 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 11:27)

 Bilgi  [TCK. 89] 7571 sayılı kanunla gerçekleştirilen değişiklik.
5237 sayılı Kanunun 89. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “dört aydan iki yıla” ve dördüncü fıkrasında yer alan “altı aydan üç yıla” ibaresi “dokuz aydan beş yıla” şeklinde değiştirilmiştir.
(Şerh No: 17441 - Ekleyen: Av.Engin EKİCİ - Tarih : 26-12-2025 11:25)

Yüklenicinin edimini tam olarak ifa ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıya düşen bağımsız bölümlerin kat mülkiyetinin kurulması ve tapuda davacı adına tescil edilmesi gerekir; yalnızca fiilî teslim yeterli değildir. Bu nedenle teslim gerçekleşmeden zamanaşımı süresi başlamaz. Ancak bu hususta, fiilî teslimin zamanaşımını başlatacağı yönünde karşıoy görüşü de bulunmaktadır.
(Şerh No: 17440 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 26-12-2025 09:40)

Yargıtay işyerinde çalışan işçilerin sayısının tespiti bakımından önemli kriterler ortaya koymuştur. İşe iade bakımından işyerinde en az 30 işçi çalışması koşulunun sağlanması için işverenin aynı işkolunda yer alan diğer işyerlerinin de araştırılması gereklidir. 30 işçi sayısının belirlenmesinde belirli-belirsiz,tam- kısmı süreli daimi-mevsimlik işçi ayrımı yapılamaz. Kural olarak alt işveren işçileri hesaba dahil edilmese de muvazaalı alt işveren-asıl işveren ilişkisinde alt işveren işçileri de...
(Şerh No: 17439 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 04-12-2025 16:23)

Değişen alt işverenler arasında işyeri devrinden söz edilebilmesi için , devir tarihi itibariyle işçi veya devreden işveren tarafından fesih bildiriminde bulunulmamış olması gerekmektedir. Açık bir fesih bildiriminin ardından isçinin ara vermeden yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam etmesi yeni bir iş sözleşmesi olarak nitelendirilmektedir.
(Şerh No: 17436 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 03-12-2025 14:18)

İşçinin yıllık izindeyken başka bir işte çalışması haklı nedenle fesih ağırlığına ulaşmamakla birlikte işveren için geçerli fesih sebebi teşkil etmektedir.
(Şerh No: 17438 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 25-11-2025 12:12)

İşçinin kullanmadığı yıllık ücretli izinleri için izin ücreti hesaplanırken hafta tatili günleri dışlanmaz.
(Şerh No: 17437 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 25-11-2025 11:43)

YETKİ-Mirasın gerçek reddi davası mirasçının ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Murisin son ikametgahı mahkemesinde açılmak zorunda değildir.
(Şerh No: 17435 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2025 13:40)

Mirasın gerçek reddin tespiti istemine ilişkin yargılamada; ret beyanının yapılacağı mahkeme yönünden "kesin yetkinin söz konusu olmadığı", ret beyanında bulunan "mirasçının, oturduğu yer mahkemesinin de yetkili mahkeme olduğu" hususuna ilişkin karardır.
(Şerh No: 17434 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2025 13:30)

borçlu tarafından ödeme emrinin uyaptan açıldığı tarih ödeme emrinin tebliğ tarihi sayılır
(Şerh No: 17433 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 30-10-2025 18:04)

Kovuşturma sırasında Adli Tıp raporuyla sanığın uyuşturucu kullandığı tespit edilmiş olsa da bu fiil ayrı bir suç oluşturur ve bu fiilden dava açılmadan hüküm kurulamaz; CMK 225 gereği mahkeme iddianamede gösterilen fiille bağlıdır. İddianamede unsurları gösterilmeyen suç nedeniyle hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 17432 - Ekleyen: Av.Alpaslan Fatih SÖZER - Tarih : 12-10-2025 12:52)

Bir davada kesinleşen hüküm, başka bir davada; ancak her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun birebir örtüştüğü durumda maddi kesin hüküm etkisi doğurur. Bu unsurlardan herhangi biri farklıysa veya önceki yargılamada taraf olmayan kişiler bakımından sonuç doğurulmak isteniyorsa, önceki karar HMK. 303 bağlamında kesin hüküm sayılmaz.
(Şerh No: 17431 - Ekleyen: Av.Alpaslan Fatih SÖZER - Tarih : 12-10-2025 12:37)

Evlenmeden önceki soyadının evlendikten sonra da tek başına kullanılması bağlamında kadın ve erkek arasında kuralla öngörülen farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanmaması sebebiyle eşitlik ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesi Anayasa’nın 10. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
(Şerh No: 17430 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-10-2025 21:37)

Munzam zarar talep etmek için yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu yeterli olmayıp, davacı para alacağını zamanında alması halinde bu parayı ne şekilde kullanacağını da ispatlamakla yükümlüdür.
(Şerh No: 17429 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 28-09-2025 18:27)

Kira tespit davalarında temyiz sınırı şu şekilde hesaplanır: yargılama sırasında harca esas değer olarak gösterilen yıllık kira bedeli üzerinden belirlenen üç aylık kira tutarı , Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altındaysa karar temyiz edilemez
(Şerh No: 17428 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 28-09-2025 11:21)

Şirketin adresinin gösterildiği durumda şirket değil imzalayan kiracı yazılı tahliye taahhüdünde bulunmuş sayılır.
(Şerh No: 17427 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 22-09-2025 13:20)

Tahliye taahhüdüne dayalı yapılan icra takibinde, takibin kiracıya yöneltilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 17426 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 22-09-2025 13:13)

Taahhüt senedinde gösterilen tahliye tarihi, kira süresi veya yenileme süresinin sonunda olmak zorunda değildir. Bu süreler içerisindeki herhangi bir tarih de taahhüt edilebilmesine bir engel bulunmamaktadır.
(Şerh No: 17425 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 22-09-2025 12:42)

Tahliye taahhüdü icra takibi sırasında icra tutanağına geçirilerek de yapılabilir.(Karşı oy yazısı mevcut)
(Şerh No: 17424 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 22-09-2025 11:01)

Tahliye taahhüdü- kiraya verenin kabulüyle- yargılama sırasında duruşma tutanağına geçirilerek de yapılabilir.
(Şerh No: 17423 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 22-09-2025 10:58)

Adi yazılı şekilde verilen tahliye taahhütlerinde imzaya veya borca itiraz olduğu takdirde itirazın iptali davası açılması gerekiyor iken noterlikçe düzenleme şeklinde verilen tahliye taahhütlerinde imzaya itiraz söz konusu olamayacağından borca itiraz durumunda icra mahkemelerinden itirazın kaldırılması istenebilecektir.
(Şerh No: 17422 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 22-09-2025 10:56)

Taşınmazın adresi takip talebinde hatalı yazılmış olsa bile ekinde yer alan yazılı tahliye taahhüdündeki doğru adrese göre maddi hata düzeltilmelidir.
(Şerh No: 17421 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 18-09-2025 16:29)

Yazılı tahliye taahhüdüne dayalı davada kiralananda kiracı dışında 3. bir kişinin oturup oturmadığının tespiti için keşif yapılamaz.
(Şerh No: 17420 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 18-09-2025 16:09)

kira sözleşmesinde gösterilen adreste yer alan taşınmaz hakkında verilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak başka adresteki taşınmaza ilişkin dava yoluyla tahliyesi istenemez
(Şerh No: 17419 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 18-09-2025 16:02)

Kiracının verdiği taahhüt senedinde bağımsız bölümün kapı numarasının yanlış gösterilmiş olması, yazılı tahliye taahhüdünü geçersiz kılmaz.
(Şerh No: 17418 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 18-09-2025 15:59)

Davalının kiracı sıfatını ispat için sunduğu yazılı tahliye taahhüdü, kendisinin varlığını iddia ettiği kira ilişkisini ispatlanmasına yetmez.
(Şerh No: 17417 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 18-09-2025 12:58)

Kıdem tazminatı hesabında fasılalı geçen çalışmalar birleştirilerek son ücret üzerinden hesaplama yapılarak tazminatın belirlenmesi mümkün ise de ihbar tazminatı hesabında hak kazanıldığının tespiti halinde söz konusu döneme ait ücret üzerinden hesaplama yapılmalıdır. İşçinin fasılalı olarak aynı işverene bağlı bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilmesi suretiyle ihbar tazminatı yönünden bir hesaplama yapılamaz.
(Şerh No: 17416 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 15-09-2025 16:11)

Davacı olan işçinin, bir başka mahkemede tanık olarak dinlendiği duruşmalarda zapta geçen beyanları dikkate alınmakta bu beyanlar doğrultusunda hesaplama yapılması gerekmektedir.
(Şerh No: 17415 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 15-09-2025 13:34)

Asıl işveren ilişkisinde, asıl işveren alt işverenin ileri sürdüğü zamanaşımı definden yararlanabilmektedir. Ancak alt işveren asıl işverenin sürdüğü zamanaşımı definden yararlanamayacaktır.
(Şerh No: 17414 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 15-09-2025 09:59)

Arabuluculuk tutanağının irade fesadı hallerinde imzalatılmış olma nedeniyle iptaline yönelik talebin alacak davasında ileri sürülmesi mümkündür. Alacak davasına bakan mahkeme tarafından bu talebin de değerlendirilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 17413 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 15-09-2025 09:10)

Hizmet akdi devam ederken feshe bağlı hakların ödendiğine yönelik arabuluculuk tutanağı geçersizdir. Yapılan ödemelerin avans niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
(Şerh No: 17412 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 15-09-2025 09:01)

Hakim tarafından elektronik ortamda imzalanıp, onaylanan ve UYAP avukat portalından editör programı ile yazdırılmış ilamın takibe konulmasında Yasa'ya uymayan bir yön bulunmamaktadır.
(Şerh No: 17411 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-09-2025 14:20)

Kira sözleşmesinin tarafı olan kiraya verenin mutlaka malik olması gerekmez. Diğer bir anlatım ile kira sözleşmeleri şahsi hak doğuran sözleşmelerden olduğundan kiraya verenin malik olmasına gerek yoktur. Davalı kiraya veren olarak sözleşmenin tarafı olup , hak ve yetkilerini sözleşmeden almaktadır.
(Şerh No: 17410 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 03-09-2025 16:36)

“Kiracı kontrat bitiminde kira bedelini TEFE–TÜFE Ortalamasına göre veya % .....oranında artışını şimdiden kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlenen artış şartının ilk kısmı belli ve muayyen olup, geçerli olan bu hüküm tarafları bağlar.
(Şerh No: 17409 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 02-09-2025 10:56)

Temerrüt nedeniyle tahliye davası açma koşullarının bulunması durumunda bile mahkeme kararı ile tahliye ilamı alınmadığı sürece akdin sona erdiğinden söz edilemez. Bu itibarla feshe dayalı olarak kiracıdan cezai şart istenemez.
(Şerh No: 17408 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 21:35)

Kira sözleşmesinde kiralanan yerin satılması durumunda yeni malikin tahliye istemesi durumunda kiracıya cezai şart ödeneceğine dair hüküm geçerlidir. Ancak bu cezai şartın istenebilmesi için yeni malikin tahliye ihtarı çekmesi yeterli değildir, kiralananın yeni malik tarafından açılan tahliye davası neticesinde tahliye edilmesi gerekir
(Şerh No: 17407 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 21:06)

Kiralayan temerrüt sebebiyle tahliye davası açtıktan sonra taşınmazı satarsa, yeni malik ancak kira alacaklarını da temlik alarak bu davaya devam edebilir. Temlik olmaması durumunda ise eski malik alacakları yönünden davaya devam eder ancak tahliye talebi reddedilir.
(Şerh No: 17406 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 20:57)

Stopajın düşük ödenmesi amacıyla iki ayrı bedelli iki kira sözleşmesi yapılması durumunda muvazaalı düşük bedelli sözleşme değil, gerçek iradeyi yansıtan yüksek bedelli sözleşme esas alınır.
(Şerh No: 17405 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 20:50)

Kanun maddesinde kiraya verenin kiralananın boşaltılmasını "sağlaması"ndan bahsettiğinden kiracının herhangi bir yargı kararı veya icra marifeti olmaksızın kiralananı tahliye etmesi nedeniyle tazminat koşullarının oluşmaz
(Şerh No: 17404 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 20:44)

Kiracı tahliyeye ilişkin icra işlemi olmadan taşınmazı tahliye ettiğinden 6098 sayılı Kanun’un 355 inci maddesi uyarınca tazminat koşulları oluşmamıştır.
(Şerh No: 17403 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 20:40)

Kiracının icra marifeti olmaksızın kiralananı tahliye etmesi durumunda tazminat koşullarının oluşmaz
(Şerh No: 17402 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 20:32)

kiracılık sıfatının tespiti davasında, bir yıllık kira bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekir
(Şerh No: 17401 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 19:17)

Kiracılık sıfatının tespiti davasında bir yıllık kira bedeli üzerinden harç alınır.
(Şerh No: 17400 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 19:14)

kiracılık ilişkisinin devam ettiğine ve kiracılık sıfatının tesptine yönelik olumlu tespit davaları, kira tespit davası niteliğinde olmadığından kesinleşmeden de icraya konulabilirler.
(Şerh No: 17399 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-08-2025 19:07)

AVM içerisinde kiralanan yerin 20 m2 alanlı olup bağımsız bir yerin kiralanması olmadığından gayrı musakkaf taşınabilir niteliktedir ve borçlar genel hükümlere tabiidir.
(Şerh No: 17397 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 29-08-2025 07:34)

Genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde sözleşmenin özel şartlarında feshi ihbar şartı varsa bu şarta uyulmadığı takdirde sözleşme aynı süre ile uzar.
(Şerh No: 17398 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 28-08-2025 11:52)

Tahliye taahhüdünde belirtilen koşul tahliye taahhüdünün geçerliliğini etkilemez
(Şerh No: 17396 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-08-2025 16:16)

kira sözleşmesinin imzalanması sırasında mevcut olan fiziki durumlar sözleşmenin feshi için haklı sebep oluşturamaz
(Şerh No: 17395 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-08-2025 12:01)

Sözleşmede kira bedeli "KDV hariç NET" olarak kararlaştırılmışsa, KDV ödeme yükümlülüğü kiracıya aittir.
(Şerh No: 17394 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-08-2025 11:49)

İlk kiraya verildiği tarihten itibaren Devlet İhale Kanunu gereğince kiraya verilmiş Hazine, Belediye, İl Özel İdare ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlarda 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil Ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrası gereğince kira sözleşmeleri süresi sonunda biter ve kiracı fuzuli şagil olur. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki...
(Şerh No: 17393 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-08-2025 11:43)

KDV'nin kiracı tarafından ödeneceği sözleşmede açık şekilde belirtilmemişse, KDV kira bedelinin içinde sayılır.
(Şerh No: 17392 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-08-2025 11:30)

Kiranın ciroya dayalı ödendiği durumlarda, belgesiz ve fişsiz satış yapılması akde muhalefet olup tahliye sebebidir.
(Şerh No: 17391 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 26-08-2025 13:19)

Eşin kira sözleşmesi için verilen tahliye taahhüdünün geçerli olmadığı.
(Şerh No: 17390 - Ekleyen: Av.Ufuk KARA - Tarih : 14-08-2025 14:08)

Noterden verilmiş tahliye taahhüdüne yönelik itirazın kaldırılması ve tahliye talebi İİK 275. maddeye dayalı bir talep olduğundan İİK 269/c ve İİK 36. maddede düzenlenen tehiri icra kararı verilebilecek kararlardan değildir.
(Şerh No: 17389 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-08-2025 13:06)

Arabuluculuk anlaşma tutanağına icra edilebilirlik şerhi verilmesi çekişmesiz yargı işlerinden olduğundan, vekalet ücreti takdir edilmez ve yargılama giderleri de talep eden üzerinde bırakılır.
(Şerh No: 17388 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-08-2025 12:59)

ilk yıl sonrası dört kira dönemi 344/2 uygulandıktan sonra 6.yılda 344/3 uygulanır.
(Şerh No: 17387 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 18:19)

Hem çatılı, hem çatısız bir taşınmazla ilgili kira davalarında öncelikle; dava konusu kiralanan taşınmazın, kira sözleşmesine konu toplam alanı tespit edilerek kiralanandaki çatılı alanların metrekaresi belirlenip kiralananın toplam alanına oranı hesaplanıp bu hesaplama neticesinde taşınmazın galip vasfının belirlenmesi gerekmektedir. Sözleşmenin buna göre çatılı yerlere ilişkin hükümlere mi genel hükümlere mi tabi olduğunu tespit edilir.
(Şerh No: 17386 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 17:42)

Aylık kira bedelinin tespiti istemiyle açılan davalarda karar ve ilam harcının, hükmedilen aylık kira bedeli ile önceden ödenmekte olan aylık kira bedeli arasındaki fark üzerinden alınması gerekir
(Şerh No: 17385 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 10:27)

Her ne kadar kira sözleşmeleri için de uyarlama davası açılabilirse de, yeni kira dönemlerinde kiranın nasıl belirleneceği BK 344 maddesinde düzenlediğinden, dönem içinde gerçekleşen enflasyon uyarlama davası sebebi olamaz.
(Şerh No: 17384 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 10:15)

Kiracı artırılması istenilen veya karar verilebilecek miktarı ve bundan daha fazlasını ödese bile kira tespit davası reddedilemez, davalı kiracının ödediği miktardan az olmamak üzere kira parasının tespitine karar verilmesi gerekir. Davalı tarafın tespit edilecek miktarı ödeyip ödemediği hususu, dava açılmasına sebep olup olmaması ve yargılama giderlerinden sorumluluğunun belirlenmesi yönünden sonuca etkilidir.
(Şerh No: 17383 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 10:05)

İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun; tahliye davası açma hakkının doğumundan sonra diğer bir anlatımla dava açma süresi içerisinde yapılması gerekir
(Şerh No: 17382 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 10:03)

konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinden kaynaklanan kira tespiti uyuşmazlıkları tahkime elverişli değildir.
(Şerh No: 17381 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 09:53)

Tahliye ve kira tespit aynı davada talep edilebilir.
(Şerh No: 17380 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 09:49)

Sözleşmede kiracının yaptığı değer arttırıcı eklemeler ve faydalı masrafların bila bedel kiraya verene bırakılacağı yazılıysa, kira tespit davasında kira belirlenirken bunlar dikkate alınamaz.
(Şerh No: 17379 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 09:45)

Kira tespit davalarında Hak ve Nesafet indirimi kiracının ne kadar eski kiracı olduğuna bakılarak %5 ile %20 arasında hükmedilmelidir.
(Şerh No: 17378 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 09-08-2025 09:40)

İşe iade başvurusuna rağmen işe başlatmama suretiyle sözleşmenin feshine bağlı alacakların talep edildiği davada, aynı alacakları içerse dahi, işe iade davasından önce düzenlenen arabuluculuk tutanağı ile dava şartının sağlanamaz. Başlatmama suretiyle feshe bağlı alacaklar için ayrıca tekrar arabuluculuk başvurusunda bulunulması gerekir
(Şerh No: 17377 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 29-07-2025 12:14)

TBK.'nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine dair olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
(Şerh No: 17376 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-06-2025 23:35)

Yurtdışında yaşayıp kesin dönüş yapmayı düşünen kişinin ihtiyacı da gerçek ve samimi kabulü gerekmekte olup, mutlaka kesin dönüş yapma zorunluluğu aranamaz.
(Şerh No: 17375 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:39)

Davacının yurt dışında yaşadığı ancak Türkiye'ye düzenli olarak geldiği hususunun yurt dışı giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanları ile ispat edildiği, davacının Türkiye'ye geldiği dönemde akrabalarıyla aynı evde kalmaya zorlanamayacağı, taşınmazın halen konut olarak kullanıldığı gözetildiğinde ihtiyaca uygunluğunun araştırılması yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı, Ankara ilinde davacı adına kayıtlı başka bir taşınmaz bulunmadığı anlaşılmakla konut ihtiyacının sabit olduğu, ...
(Şerh No: 17374 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:35)

Yurtdışı yaşayan kişi izin için Türkiye'ye geldiğinde yakınlarında kalmaya zorlanamaz. Bu nedenle ihtiyacı samimi ve gerçek kabul edilmelidir.
(Şerh No: 17373 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:31)

Almanya'da işçi olarak çalışan davacının tahliye davası açabilmesi için dava tarihinde kesin dönüş yapmış olması zorunluluğu bulunmamakta olup, tanık sözleriyle ihtiyaç iddiasını ispat ediyorsa, ihtiyaçtan tahliye kararı verilmelidir.
(Şerh No: 17372 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:28)

Yurt dışında çalışan davacının uzun süreç içerisinde iki kez dışında dava tarihine kadar kısa ve muntazam aralıklarla yurda gelmemiş olması, bundan sonraki dönemde de yine gelmeyecek olarak değerlendirilemez. İzinli olarak ülkeye geldiğinde eniştesi evinde misafir olarak kalan kişi de ihtiyaçtan tahliye davası açabilir.
(Şerh No: 17371 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:25)

Yurda kesin dönüş yapmayan, izinli olarak ülkeye geldiğinde köydeki babası evinde misafir olarak kalan bir kişi dahi ihtiyaçtan tahliye davası açabilir.
(Şerh No: 17370 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:21)

Yurtdışında yaşayan bir kişi de Türkiye'ye geldiği zamanlar kalmak için ihtiyaçtan tahliye davası açabilir. Ülkeye geldiğinde otellerde veya yakınlarının evinde misafir olarak kalmaya zorlanamaz.
(Şerh No: 17369 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:18)

Yurtdışında yaşayan bir kişi de gerek kendisi, gerekse kızı Türkiye'ye geldiğinde rahatça kalabilecekleri bir evleri olması için ihtiyaçtan tahliye davası açabilirler.
(Şerh No: 17368 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:11)

Sürekli yurtdışında yaşayan bir kişi dahi, Türkiye'ye kesin dönüş yapmadan sadece Türkiye'de olduğu zamanlarda kullanmak üzere bir taşınmazı için ihtiyaçtan tahliye talebinde bulunabilir. Bu taşınmazın yazlık niteliği taşıması da zorunlu değildir.
(Şerh No: 17367 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 11-06-2025 19:04)

 Bilgi  [BK. 128] Kefalet ile Üçüncü kişinin fiilini taahhüt arasındaki fark
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden gönderilen 30.7.1993 tarih ve 32804 sayılı yazıda şu şekilde ifade edilmiştir: "Bir eğitim kurumunun öğrencilerinden istediği, öğrenimini tamamladığında kurumun gösterdiği yerde mecburi hizmetini ifa edeceğini, öğrenimini tamamlayamazsa ya da mecburi hizmetini yapmaz ise kurumun eğitimi için kendisine yaptığı masrafı on misli fazlasıyla ve faizi ile birlikte ödeyeceğini, ayrıca bir milyon lira da tazminat ödeyeceğini kabul eden ve üçüncü kişinin...
(Şerh No: 17366 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 30-05-2025 09:26)

muaccel hale gelen kira parasının tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir.
(Şerh No: 17365 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 25-05-2025 12:04)

Süresiz kira sözleşmelerinde ve kira parasının yıllık ödendiği durumlarda iki haklı ihtar oluşmaz.
(Şerh No: 17364 - Ekleyen: Av.Özlem KAYIŞOĞLU - Tarih : 30-04-2025 09:29)

Kira sözleşmesinin tarafı olan kiracı borçlu, kiralayanın ölümü üzerine, kira parası borcunu ya mirasçıların tamamına ya da miras ortaklığını temsile yetkili bir temsilciye ifa ile borcundan kurtulabilir. Kiracı borçlu, kira parasını kime ödeyeceği konusunda tereddüde düşmüşse, görevli ve yetkili hakimden bir tevdi yeri belirlenmesini istemek suretiyle, belirlenen tevdi yerine kira parasını ödeyerek borcundan kurtulabilir. Aksi takdirde, mirasçılardan birine ya da birkaçına veya temsile yetkili ...
(Şerh No: 17356 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 26-04-2025 16:37)

Her ne kadar ölmüş kişiye karşı dava açılamaz ise de; somut olayda davalının arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının düzenlenmesinden sonra 16.10.2021 tarihinde vefat ettiği, davanın ise yaklaşık 2 ay sonra açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalının vefat ettiği tarih ile dava tarihi arasında kısa bir sürenin geçmiş olduğu, arabuluculuk görüşmeleri aşamasında davalının hayatta olduğu göz önünde bulundurulduğunda, HMK 124/4 maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gös...
(Şerh No: 17362 - Ekleyen: Av.Musa TAÇYILDIZ - Tarih : 21-01-2025 11:08)

Davalı borçlu itirazında aylık kira miktarına açıkça itiraz ettiğine ve kira sözleşmesinde kira artış oranına ilişkin düzenleme yer aldığına göre Mahkemece yukarıda izah edilen hususlar dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle 27/6/2013 sonrası dönemlerde ödenen aylık kira miktarına on iki aylık ortalamaya ait ...... oranını geçmeyecek şekilde artış uygulanarak takip konusu aylara ait ödenmesi gereken aylık kira miktarı bulunup sonucuna göre alacak ve tahliye yönünde...
(Şerh No: 17361 - Ekleyen: Av.Musa TAÇYILDIZ - Tarih : 20-01-2025 10:59)

 Bilgi  [İYUK. 55] Kaldırılan ibareler
Madde 55'in üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan “ve kararın düzeltilmesi” ibaresi, 28.6.2014 tarihli ve 29044 sayılı R.G.'de yayımlanan, 18.6.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 26. maddesi hükmü gereğince madde metninden çıkarılmıştır. Madde 55'in beşinci fıkrasında yer alan “ve kararın düzeltilmesinde” ibaresi, 28.6.2014 tarihli ve 29044 sayılı R.G.'de yayımlanan, 18.6.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 26. maddesi hükmü gereğince madde metninden çıkarılmıştır.
(Şerh No: 17360 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 05-01-2025 17:42)

 Bilgi  [İYUK. 45] İstinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hali
Anayasa Mahkemesinin 20/7/2022 tarihli ve E.:2022/48 K.:2022/93 sayılı Kararı ile bu maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesi "istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hali" yönünden iptal edilmiştir.
(Şerh No: 17357 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 05-01-2025 17:09)

 Bilgi  [İYUK. 48] İstinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hali
[URL="https://www.turkhukuksitesi.com/serh.php?did=17358"]Anayasa Mahkemesinin 20.7.2022 tarihli ve E.:2022/48 K.:2022/93 sayılı kararı[/URL] ile bu maddenin 7. fıkrasında yer alan "ve 6 ncı" ibaresi "istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hali" yönünden iptal edilmiştir.
(Şerh No: 17359 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 05-01-2025 16:53)

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun; 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesi ile 48. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan “…ve 6 ncı…” ibarelerinin "istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hali" yönünden Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verilmiştir.
(Şerh No: 17358 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 05-01-2025 16:16)

Annesinin başkasıyla duygusal ilişki yaşadığından şüphelenen ve suç tarihinde 17 yaşında olan sanığın, olay günü arkadaşıyla birlikte motorsikletini almak için eve geldiğinde, evin içinde maktul ile annesini birlikte otururken görmesi üzerine evin içine girerek mutfaktan aldığı bıçakla maktulü kasten öldürdüğü olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 29. maddesinde düzenlenmiş olan haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Maktul ile sanığın annesi...
(Şerh No: 17354 - Ekleyen: Av.Ali TAYLAN - Tarih : 22-10-2024 11:11)

Maaşını çekmek amacıyla ATM cihazına gelen mağdurun banka kartını cihaza yerleştirip şifresini yazdıktan sonra işlem menüsünün ekrana yansıdığı aşamada yardım etme bahanesiyle mağdurun yanına gelen sanığın, mağdurun talebi doğrultusunda hesapta bulunan para miktarına bakma bahanesiyle hesaptan 800 Liranın çekilmesi amacıyla işlemler yaptıktan sonra, hesapta para bulunmadığını söyleyip, mağdurun gerçekten hesabında para bulunup bulunmadığını kontrol amacıyla yan tarafta bulunan diğer ATM cihazına...
(Şerh No: 17353 - Ekleyen: Av.Ali TAYLAN - Tarih : 22-10-2024 11:08)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,09777498 saniyede 9 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.