Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

Arabuluculuk anlaşmasına icra edilebilirlik şerhi verilmesi çekişmesiz yargı işi olup, taraf vekilleri lehine vekalet ücretine hükmedilemez. Arabuluculuk anlaşmasındaki edim muaccel olmasa dahi, arabuluculuk anlaşmasına icra edilebilirlik şerhi talebinde bulunulabilir. Arabuluculuk anlaşma belgesinden sonra borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği veya herhangi bir sebeple istenemeyeceğine yönelik iddialar, icra edilebilirlik şerhi davasında incelenemez. Bu tür iddiaların...
(Şerh No: 17331 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 17-05-2024 09:37)

Arabuluculuk müracaatının dava açma süresi içinde yapılmış olması gerekmez, dava açma hakkı doğmadan önce yapılmış arabuluculuk müracaatıyla da dava şartı yerine gelmiş sayılır.
(Şerh No: 17330 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 25-04-2024 14:13)

TMK. 166. maddesinin 4.fıkrası İptal edilmiştir. Karar 19.04.2024 tarihinden başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.
(Şerh No: 17329 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-04-2024 15:10)

Mahkemece dosya Yargıtay’da temyiz aşamasında bulunduğu esnada erkeğin instagram konuşmaları ile kadınla barışma çabası içerisinde olduğu, eşini çaya davet ettiği, “hiçbir şey için geç değil” diyerek tekrar görüşmek istediğini beyan ettiği, davadan sonra gönderildiği sabit olan mesajların kadına gönderilmesi, boşanma davasındaki olayları hoşgörü ile karşılama sayılabilecek davranışlardan olup af niteliğinde olduğu gerekçesiyle Dairemiz kararına direnerek erkeğin boşanma davasının reddine karar v...
(Şerh No: 17328 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-04-2024 14:53)

kadın eşin ilk davanın kesinleşmesinden sonraki fiili ayrılık süresi içinde evlilik birliğini kurtarmak amacıyla sunmuş olduğu barışma önerisi, ortak hayatın yeniden kurulması için iyi niyetli bir girişim olup, erkek eş tarafından kabul edilmemiştir. Kadın eşin iyi niyetli teklifi sonrasında taraflar arasında barışma gerçekleşerek ortak hayat yeniden kurulmadığı gibi erkek eş tarafından böyle bir iddianın ileri sürülmemiş olduğu gözetildiğinde kadın eşin bu eyleminin “af” olarak nitelendirilmesi...
(Şerh No: 17327 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-04-2024 14:45)

Mirasbırakan vasiyetnamesinde mirasçılıktan çıkarma sebeplerini göstermiş, davalılar gösterilen sebeplerin doğruluğunu kanıtlayamamışlardır. Bu durumda, Türk Medeni Kanunu'nun 512/3.maddesi uyarınca mirastan ıskatın mirasbırakanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı payını isteyebileceği gözetilerek davaya tenkis davası olarak devam edilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 17326 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-04-2024 14:24)

Toplanan deliller birlikte değerlendirilerek ispat külfeti davalı tarafta olduğundan, murisin davacıyı mirastan çıkarmakta haklı olup olmadığı belirlenerek davanın ispat olması halinde TMK.nun 512. maddesinin 3. fıkrası uyarınca inceleme yapılarak mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, davacının saklı payını isteyebileceği, davaya tenkis davası olarak devam edebileceği düşünülerek değerlendirme yapılması gerekirken ıskatın haklı olup olmadığı belirlendikten sonra sonu...
(Şerh No: 17325 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-04-2024 12:53)

Kira sözleşmesi 01.01.2007 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli olup, 5 yıllık sözleşme süresi 01.01.2012 tarihinde bitmiştir. Bu tarihten itibaren birer yıl uzayan on yıllık dönem 01.01.2022 tarihidir. Bu tarihi izleyen uzama yılı 01.01.2022-01.01.2023 dönemidir. Uzayan dönemin bitim tarihi olan 01.01.2023 tarihinden üç ay öncesi fesih ihbarını tebliğ ettirip dönem sonu itibariyle sözleşmenin feshedilmesi gerekir. Davacı 21.09.2016 tebliğ tarihli noter ihtarı ile sözleşmeyi 01.01.2017 dönemi için ...
(Şerh No: 17324 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-04-2024 17:29)

Taraflar arasında 01/11/2009 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi bulunmakta olup, sözleşme süresi 1 yılın 01/11/2010 itibariyle bittiği, 10 yıllık uzama süresinin 01/11/2020 itibariyle dolacağı, bu tarihten sonra 01.11.2021 kira süresinin dolmasından 3 ay öncesinde tahliye ihtarnamesinin tebliğ edilerek, 01/11/2021 tarihinden sonra TBK'nın 347. Maddesine dayalı olarak dava açabileceği, ancak davanın süresinden önce 03/11/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla; ilk derece mahkeme...
(Şerh No: 17323 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-04-2024 17:16)

Anayasa Mahkemesi,yürürlük tarihinden bu yana eleştrisi konusu olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiş bulunan fiili ayrılığa dayalı boşanma sebebi hakkında, ortak hayatın yeniden kurulamadığı hâllerde, makul olmayan (retle sonuçlanan ilk boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 3 yıllık) bir süre boyunca, ilgililerin boşanma kararı elde etmelerine imkân tanınmadığı, evlilik birliğini uzun bir süre boyunca sona erdiremeyen ilgililere katlanamay...
(Şerh No: 17322 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-04-2024 15:12)

Yeni İktisap sebebiyle tahliyeye dayalı Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir
(Şerh No: 17321 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-04-2024 16:47)

 Bilgi  [İİK. 100] Hacze iştirak hakkında makale
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2020/343 KARAR NO : 2021/233 KAMU ALACAĞININ İŞTİRAKİ VE GARAMETEN TAKSİM KOŞULLARI …davalı kurumların kamu kurumu olması nedeniyle kamu alacaklarından dolayı konulan hacizlerde İİK 206 madde değil 6183 sayılı kanunun 21/1 maddesine göre kamu alacakları hacze iştirak edebileceğinden ve aralarında satış bedeli garameten taksim edilmesi gerektiği gözetildiğinden icra memurluğunca satış bedelinin garameten paylaştırılmış olması ned...
(Şerh No: 17320 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 27-03-2024 07:37)

Sözleşmeden doğan hukuki ilişkinin bulunduğu hallerde sebepsiz zenginleşmeye dayanan talepte bulunulamaz. Taraflar arasında sözleşme bulunduğuna göre uyuşmazlık sözleşme hükümlerine göre çözümlenmelidir. Bu nedenle sözleşme hükümlerine uymayan bir ödeme yapılmış olması halinde, ödeme sırasında ihtirazi kayıt ileri sürmese dahi ödeyen zamanaşımı süresi içinde bu bedelin istirdatını talep edebilir.
(Şerh No: 17319 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 26-03-2024 10:58)

Sözleşmede bu şekilde hüküm bulunması durumunda, kiracı tahliye sırasında kiralanan dairenin boya ve badanasını yaptırmakla yükümlüdür.
(Şerh No: 17318 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 25-03-2024 18:17)

Kural olarak, kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti kiraya verene, kiracı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise kiracıya düşer. Kiraya veren tarafça talep edilen yıllık kira miktarı HMK'nın 200. maddesi uyarınca belirlenecek senetle ispat sınırının üzerinde ise kiraya veren kira bedelini yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Yazılı delille kanıtlanmadığı takdirde ise kiracının kabulünde olan miktar esas alınmalıdır. Yi...
(Şerh No: 17317 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 25-03-2024 17:50)

Kiracının kira bedeli açıklamasıyla kiralayana yatırdığı paranın yeni kira bedeli olduğu konusunda tarafların anlaştıklarının kabulü gerekir. Davacı kiracı bu kira bedelini yatırdıktan sonra fazla yatırdığı iddiası ile kira bedelinin istirdatını isteyemez.
(Şerh No: 17316 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 25-03-2024 17:42)

kiracının kiralayana sarf ettiği “senin kolunu kanadını kıracağım” şeklindeki beyanları ve küfür içerir söylemleri kira ilişkisinin çekilmez hale geldiğinin başlıca delilidir. Artık davacı kiralayandan bu olumsuzluklara rağmen ilişkisine devam etmesi beklenemez.
(Şerh No: 17315 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 15:56)

davacı ve davalının birbirleri hakkında şikâyette bulundukları, haklarında ceza mahkemelerinde yargılamalar yapıldığı, böylelikle kira ilişkisinin kiraya veren bakımından çekilmez hâle geldiği anlaşılmakla BK’nın 256/2. (TBK’nın 316/3.) maddesindeki şartların oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Kiracının ceza davasında beraat etmesi, hukuk yargılaması yönünden sonuca etkili değildir.
(Şerh No: 17302 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 15:53)

Sözleşmedeki hükme rağmen kiracının ticari faaliyetine dönemsel ara vermesi akde muhalefettir.
(Şerh No: 17314 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 15:49)

Kiraya verenler birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup, tahliye istemi bölünemeyecek isteklerden olduğundan ihtarnamenin kiralayanların hepsi tarafından düzenlenip gönderilmesi gerekir. Kiraya verenlerden sadece birisi tarafından keşide edilen noter ihtarı hukuki sonuç doğurmaz.
(Şerh No: 17313 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 15:36)

TBK'nun 316.maddesinde düzenlenen “kiracıdan beklenen komşuluk ilişkilerine uyma,kiralayan ve ailesine karşı rahatsız edici ve uygunsuz davranışlardan kaçınma” yükümlülüğünden kastedilen bu davranışların Türk Ceza Kanunu anlamında suç teşkil edip etmemesi değildir. Bununla ilgili mutlaka adli makamlara şikayet de bulunulması da gerekli olmayıp, bu husus tanık beyanlarıyla da ispat edilebilir.
(Şerh No: 17312 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 15:33)

Kiracının düşük bedelli sahte kontrat düzenlemesi akde muhalefet olup, tahliye sebebidir.
(Şerh No: 17311 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 15:29)

Sözleşmede belirtilen şarta aykırı olarak ağaçların kesilmesi hali akde aykırılık oluşturur.
(Şerh No: 17310 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 15:27)

Kiracının tadilatı ile binanın statik yapısının bozulması açıktan fena kullanım sayılır ve tahliye sebebidir.
(Şerh No: 17309 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 15:26)

Kiracıya çekilen ihtarın kiralayan veya vekili tarafından çekilmesi gerekir. Kiralayanın babası tarafından çekilen ihtar hukuki sonuç doğurmaz.
(Şerh No: 17308 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 14:55)

Kiraya verilen yerde kaçak priz hattı çekilmesi açıktan açığa kötüye kullanım olup, ihtarsız akdin feshi ve tahliye sebebidir.
(Şerh No: 17307 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 14:50)

Akde aykırılık nedenine dayanılarak açılan davada tahliye kararı verilebilmesi için akde aykırı davranışın önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir. Bunun dışında sözleşme ile konulan yükümlülüklerin kiracı tarafından yerine getirilmemesi akde aykırılık nedeni ile doğrudan tahliye sonucunu doğurmaz ancak koşulların bulunması halinde akdin feshine yol açar.
(Şerh No: 17306 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 14:44)

Kiracının ruhsatsız yapı yaparak kiralanan yerin mühürlenmesine sebebiyet vermesi özenle kullanma borcuna aykırılık teşkil eder ve kiralayana süre vermeden doğrudan sözleşmeyi fesih hakkı doğururur.
(Şerh No: 17305 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 14:35)

30 günlük akde muhalefet ihtarının kiracıya tebliği gerekir. Bila tebliğ dönen ihtarnamelere dayalı dava açılamaz.
(Şerh No: 17304 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 14:31)

Kiracının köpeğinin çevreye rahatsızlık vermesi akde muhalefet olup, tahliye sebebidir. Kiracıya verilen 30 günlük süreden sonra köpeğin yurtdışına gönderilmesi, doğmuş hakkı ortadan kaldırmaz.
(Şerh No: 17303 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 14:26)

Arabuluculuk anlaşmasında ibraya ilişkin hükümler BK 420'deki şartlara tabi değildir. Arabuluculuk anlaşmasında karşı tarafı ibra eden işçi, BK 420'de belirtilen şartların oluşmadığını iddia ederek arabuluculuk anlaşmasının iptalini talep edemeyeceği gibi, üzerinde anlaşılan hususlarla ilgili de dava açamaz.
(Şerh No: 17301 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-03-2024 13:52)

1- Örnek 13'te "bakiye kira alacağı" ifadesi kullanılması yeterlidir, ayın belirtilmesi gerekmez. 2- Takibe itiraz edilmemesi durumunda, takipte belirtilen kira miktarı tartışmasız hale gelir ve İcra Mahkemesi ayrıca kira bedeli araştırması yapmaz. 3- Takibe itiraz etmeyen borçlu, ancak takipten sonra ödeme yaptığını iddia edebilir, takipten önce ödeme yaptığı iddiası araştırılmaz.
(Şerh No: 17300 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-03-2024 11:03)

Kanuni düzenlemeler gereği eksik olan arabulucuya başvuru dava şartının sonradan tamamlanması da mümkün olmadığından arabulucuya başvuru olmadan dava açıldığı tespit edildiği takdirde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle dava usulden reddedilmelidir.
(Şerh No: 17299 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 16-02-2024 12:50)

Nafaka davalarında, reddedilen kısım yönünden avukatlık ücretine hükmedilemez, fakat bu hüküm nafaka talebinin "tamamen reddi" halinde uygulanmamaktadır.
(Şerh No: 17298 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-02-2024 16:17)

Bir yıllık kira sözleşmelerinde de, henüz 5 yıllık hak ve nısfete göre kira belirleme süresi dolmamış olsa bile, uyarlama davasının şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan uyarlama davası reddedilmemelidir.
(Şerh No: 17296 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 05-01-2024 16:45)

Hayvanın gözetimi ehil bir yardımcı kişiye bırakılsa ve bu yardımcı kişinin özen ödevine aykırı davranışı -kusuru- sonucu hayvan bir zarara sebebiyet verse; bu durumda da hayvan idare edenin bir kusurundan söz edilemeyeceği halde, o zarardan sorumludur. Çünkü hayvan idare edenin sorumluluğu kusura dayanmaz; onun sorumluluğu -tıpkı adam çalıştıranın sorumluluğunda olduğu gibi- bir sebep sorumluluğudur. Bu bakımdan hayvanların verdikleri zarardan dolayı onu idaresinde bulunduranın tazminatla mahku...
(Şerh No: 17295 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 05-01-2024 12:22)

Covid 19 salgını sonrası dünyada ve ülkemizde meydana gelen ekonomik durgunluk, üretim süreçlerindeki yavaşlama sonunda fiyatlarda meydana gelen ani, orantısız yükselişle birlikte paranın alım gücündeki değişiklikler ile taşınır ve taşınmaz değerlerinde oluşan büyük artışlar, 7343 sayılı Kanun ile mahcuz ya da merhun malların cebri satışında başlıca yöntem olan açık artırmanın elektronik ortama taşınması ile beraber muhammen değerin üzerinde sonuçlanan satışların artmış olması da dikkate alınara...
(Şerh No: 17294 - Ekleyen: Av.Umut YÜKSEL - Tarih : 04-01-2024 11:28)

Dava şartı arabuluculukta karşı tarafın talepleri de görüşüldü ve arabuluculuk tutanağında belirtildiyse, karşı dava için ayrı bir arabuluculuk dosyası açmak gerekmez, ilk yapılan arabuluculuk tutanağına dayanarak karşı dava ikame edilebilir.
(Şerh No: 17293 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-10-2023 14:11)

Mahkeme veznesine depo edilen paranın mülk teşkil ettiği ve devletin hâkimiyeti ve kontrolü altında bulunan paranın değerini koruyucu önlemler alınmasının mülkiyet hakkını güvenceye alan Anayasa'nın 35. maddesiyle devlete yüklenen bir pozitif yükümlülük olduğu belirtilmiştir. Bu karara icra dairelerine yatırılan paralar da dahildir.
(Şerh No: 17292 - Ekleyen: Av.Suat TOK - Tarih : 28-09-2023 13:27)

Kişinin kamu görevlisi sayılması için aranacak yegâne ölçüt, gördüğü işin bir kamusal faaliyet olmasıdır. Kamusal faaliyet de, anılan maddenin gerekçesinde; \"Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir siyasal kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir.\" şeklinde tanımlanmış ve “Kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk tüzel kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılmayacağı” belirtilmiştir. Ayrıca kamuya ...
(Şerh No: 17291 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 13-09-2023 08:19)

borçlu tarafından, İİK'nun 72/3. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılması halinde, alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir. Borçlunun, mahkemece tayin edilen teminattan ayrı olarak, icra müdürlüğüne talep anına kadar fer'ileri ile birlikte hesaplanan dosya borcunun tamamını nakit olarak depo etmesi ya da bu miktar muteber ve kesin banka teminat mektubunu sunması halinde, al...
(Şerh No: 17290 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 24-07-2023 09:16)

İcra takibine maruz kalan borçlu, vekil marifetiyle takibe itiraz ettiğinde, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak için alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asıla tebliğ edilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 17289 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 16-06-2023 16:08)

Noterden verilen tahliye taahhüdünden sonra kira ilişkisinin yenilendiği veya süresinin uzatıldığı iddiası aynı kuvvette ve mahiyette bir belgeyle ya da imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır.Adi sözleşmeye dayandırılan itiraz dinlenmez.
(Şerh No: 17288 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 16-06-2023 15:46)

Noterlikten düzenlenen tahliye taahhüdüne dayalı icra takibine itiraz üzerine İcra Mahkemesindenitirazın kaldırılması ve tahliye istenebilir. Noterlikçe düzenlenmemiş tahliye taahüdüne dayalı icra takibine itirazlarda ise alacaklı, imzası inkar edilen tahliye taahhüdüne karşı, İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez, genel mahkemede itirazın iptali yoluna başvurmalıdır.
(Şerh No: 17287 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 16-06-2023 15:35)

Tahliye taahhüdünün halen devam eden kira dönemi içinde alınması zorunlu değildir, ileride yenilecek dönemlere ilişkin tahliye taahhüdü de verilebilir.
(Şerh No: 17286 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 16-06-2023 15:27)

Noterden verilen tahliye taahhüdüne karşı itiraz olması durumunda, İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebilir. Tahliye taahhüdü verildikten sonra ve tahliye tarihi gelmeden önce taraflar arasındaki kira sözleşmesinin bir yıl süreyle yazılı olarak yenilenmiş olması, tahliye taahhütnamesini geçersiz kılmaz. Sadece önceki sözleşmedeki kira parasının taraflarca yeniden belirlendiğini ifade eder. yrıca bu sözleşme, taahhüt edilen tarihten sonraki dönemin uzatıldığına ilişkin İİK.nun 275/2 m...
(Şerh No: 17285 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 16-06-2023 15:21)

alacaklının kira alacağının tahsili ve tahliye talepli olarak başlatılan takipte icra memur işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayeti hakkındaki mahkemenin esasa ilişkin kararının, takipte alacağın yanında tahliye de talep edilmiş olması nedeniyle İİK'nun 363. maddesi gereğince temyizi kabil olduğu anlaşılmaktadır.
(Şerh No: 17284 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-06-2023 18:31)

Tahliye taahhüdünde, tahliye tarihi belli (açık) bir şekilde yer almıyorsa BK 352. maddesinin aradığı anlamda bir tahliye taahhüdünün varlığından bahsedilemez.
(Şerh No: 17283 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 12-06-2023 12:53)

Kiracının kardeşi ve aynı zamanda sözleşmenin müteselsil kefili olan kişinin kiraya verenin yazılı rızası bulunmadan kiralanan yerde oturması fuzuli işgal sayılır.
(Şerh No: 17282 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 30-05-2023 17:07)

kiracının akde aykırı olarak kiralananı başkasına devretmesi halinde kiraya verenin sözleşmeye aykırılık sebebiyle tahliye davası açabilmesi için TBK.’nun 316. maddesi uyarınca kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi halde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve bu bildirimin sonuçsuz kalması gerekiyor ise de, kiracı dışında üçüncü kişi konumunda olan fuzuli şagil hakkında ihtar çekilmesine gerek yoktur.
(Şerh No: 17281 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 30-05-2023 17:03)

İntifa hakkı sahibi kiralayanın ölümü üzerine kiralayan sıfatı, intifa hakkı sahibinin mirasçılarına değil, malike geçer.
(Şerh No: 17280 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 29-05-2023 17:30)

Anayasa'mızın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması ve gösterilen gerekçenin de dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi gerektiği, mahkemelerce yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesinin kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacağında kuşku bulunmadığı; bu bağlamda CMK'nın 230. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde değinildiği üzere bir ...
(Şerh No: 17279 - Ekleyen: Av.Tolga ERSOY - Tarih : 22-05-2023 22:12)

Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasından sonra sanık müdafisine esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hakkı tanınmadan ve sanığa da son söz hakkı verilmeden hüküm kurulması CMK'nın 216. maddesinin 2 ve 3. fıkrasına açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
(Şerh No: 17278 - Ekleyen: Av.Tolga ERSOY - Tarih : 19-05-2023 22:03)

Kiracıya ödeme için verilen 30 günlük süre temerrüde dayalı tahliye davalarında önemli olup, İki haklı ihtar nedenine dayalı tahliye davalarında ödeme süresinin belirtilmesine ihtiyaç yoktur.
(Şerh No: 17277 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 17-05-2023 17:20)

İki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için, aynı süre içinde kiracının muaccel olduğu hâlde iki ayın kira bedelini ödememesi, kiraya verenin de ödenmeyen her bir ay kira bedeli için kiracıya ayrı ayrı ödeme ihtarında bulunmuş olması gerekmektedir. İhtarların kira bedellerinin muaccel olması sonrasında yapılması gerekir. Ödenmeyen aylar üst üste gelen iki ay bile olsa kiraya verenin her ay kira bedeli için ayrı ihtar çekmiş olması aranır. İhtar ile hangi ayın kira bedelinin öden...
(Şerh No: 17276 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 17-05-2023 17:12)

Kira bedellerini yatırırken ödeme dekontlarında hangi aya ait olduğunu belirten kiracının, TBK’nın 102. maddesinden yararlanma imkanı yoktur.
(Şerh No: 17275 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 17-05-2023 16:58)

Tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesinden önce imzalatıldığını iddia eden davalı kiracı bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
(Şerh No: 17274 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 16-05-2023 17:58)

Tahliye taahhütnamesinde "Belirtilen günde kiralananı tahliye etmediği durumunda bundan doğacak hukuki sorumluluklara katlanmayı" beyan eden kiracı, geç tahliye etmesi durumunda kiralayanın yoksun kaldığı kira gelirinden sorumludur.
(Şerh No: 17273 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 16-05-2023 17:53)

01.01.2011 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesinde 01.01.2016 tarihinden itibaren başlayan dönem hak ve nesafet dönemidir.
(Şerh No: 17218 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 08-05-2023 19:40)

2010 başlangıç tarihli sözleşme için 2015 tarihinde açılan kira tespit davasında kira bedelinin hak ve nesafet esaslarına göre tespit edilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 17256 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 08-05-2023 19:40)

 Bilgi  [BK. 345] Dava dilekçesinin tebliğ tarihi değil, davanın açılma tarihi dikkate alınmalıdır
Yasanın ilk teklifi sırasında bu madde "Ancak, bu dava, dava dilekçesinin, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte kiracıya tebliğ edilmiş olması koşuluyla" şeklinde kaleme alınmıştı. Ancak TBMM Adalet komisyonundaki görüşmeler sırasında "Ancak, bu dava yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı...takdirde" şeklinde değişiklik önergesiyle değiştirilmiştir. O nedenle maddenin yasalaşan halinde dava dilekçesinin tebliğ tarihinin dikkate alı...
(Şerh No: 17272 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 08-05-2023 19:06)

Sözleşmenin özel şartlar 7. maddesinde; yıllık kira artışının % ... oranında olacağı kararlaştırılmış ve oran belirtilmemiştir. Sözleşmede yıllık yapılacak artış oranı belli değil ise de, kira bedelinin artırılacağı hususunda tarafların iradesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece sözleşmede artış şartı olduğu gözetilerek istenen dönem kira bedelinin tespitine karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 17271 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-04-2023 14:58)

Kat maliki tapuda malik olduğu tarihten önceki ortak giderler ve aidattan sorumlu değildir.
(Şerh No: 17270 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 26-04-2023 19:22)

Sözleşme hükümleri ile taraflara adres değişikliklerini karşı tarafa bildirme yükümlülüğü getirilmiş ve bu yükümlülüğe uyulmadan adres değişikliği yapılmışsa, sözleşmedeki adrese çıkarılan ve "taşınmıştır şerhi" ile bila tebliğ iade edilen tebligatların muhataplarına tebliğ edildiğinin kabulü gerekir.
(Şerh No: 17269 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 24-04-2023 16:23)

Taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının mutlaka kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiraya veren durumunda olmayan malikin dava hakkı yoktur. Ancak yeni malik önceki malikin ve kiraya verenin halefi olarak eski malik zamanında verilmiş taahhüde dayanarak dava açabilir.
(Şerh No: 17268 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-04-2023 17:25)

Kiralayanın ortağı olduğu şirketin ihtiyacı için tahliye davası açılamaz.
(Şerh No: 17267 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-04-2023 17:16)

Normalde kardeşin ihtiyacı için tahliye davası açılamazsa da, bakmakla yükümlü kardeşin ihtiyacı için bu dava açılabilir. Bu durumda Mahkemenin davacının kardeşi ihtiyaçlının adına kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığı ve davacının yardımına ve kiralanana ihtiyacı olup olmadığını araştırması gerekir.
(Şerh No: 17266 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-04-2023 17:14)

Yeni malikin açtığı ihtiyaçtan tahliye davasında, iktisabın muvazaalı olduğu savunması bu dava içerisinde dinlenemez. Konut ihtiyacına dayalı davalarda ihtiyaçlının kirada oturması ihtiyacın varlığı açısından yeterlidir.
(Şerh No: 17265 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-04-2023 17:11)

Konut ihtiyacına dayalı davalarda ihtiyaçlının kirada oturması ihtiyacın varlığı açısından yeterli olup, ayrıca tahliye tehdidi altında bulunması gerekmez.
(Şerh No: 17264 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-04-2023 17:07)

Tüzel kişiliğe sahip limited şirket ancak kendi ihtiyacı için dava açabilir, şirket ortağının ihtiyacı için dava açamaz.
(Şerh No: 17263 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-04-2023 17:05)

Konut ihtiyacına dayalı davalarda ihtiyaçlının kirada oturması ihtiyacın varlığı açısından yeterlidir, ayrıca tanık gösterilmesine gerek yoktur.
(Şerh No: 17262 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 19-04-2023 17:04)

3 aylık kira tutarı 2022 yılı itibariyle 107.090TL'nin (2023 itibariyle 238.730-TL)'nin altında olan kira tespit davaları temyiz edilemez.
(Şerh No: 17261 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 17-04-2023 10:33)

Fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş olsa dahi, kira tespit davasında ıslah yapılamaz.
(Şerh No: 17260 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 18:25)

Davalı tarafından ibraz edilen düşük bedelli kira sözleşmesinin Vergi Dairesi'ne ibraz için düzenlendiği anlaşıldığından tarafların iradesini yansıtan takibe dayanak diğer sözleşme göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirir.
(Şerh No: 17259 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 18:20)

Davalı tarafından ibraz edilen yeni tarihli düşük kira bedelli ikinci kira sözleşmesinde ilk sözleşmenin feshedildiği ya da sona erdirildiği yönünde bir şerh bulunmadığı gibi ilk sözleşmenin yapılmasından sonra aylık kira parasının indirilmesinin de hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle bu yeni sözleşmenin kira bedelini belirlemenin dışında başka bir nedenle düzenlendiği kabul edilerek, kira bedeli eski tarihli sözleşme dikkate alınarak belirlenir.
(Şerh No: 17258 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 18:13)

Kira tespit davası için çekilen ihtarda kullanılan "ödenmekte olan kira" ifadesi, kiralayanın bu kirayı kabulü anlamına gelmediği gibi, bu ihtar da İİK’nın 269/c maddesinde yazılı olan belgeler niteliğinde sayılmaz.
(Şerh No: 17257 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 18:05)

8 yıllık kira sözleşmesinin 3. yılında kira bedelinin günün koşullarına uygun hale getirilme talebi kira tespit davası değil, kira uyarlama davasıdır. Mahkemece sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin kural ve yöntemlerin ışığı altında yerinde uygulama yapılıp, uzman bilirkişiler düşüncesinden de yararlanmak suretiyle, kiralananın niteliği, kullanma alanı, konumu, bölgede kira parasını da etkileyecek normalin üstündeki imar ve ticari gelişmeler gibi değişiklikler, emsal kira paraları, vergi ve amortis...
(Şerh No: 17255 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 13:36)

Kira tespit davasında belirlenecek kira bedeli bir önceki kira döneminde ödenen kira parasının ÜFE endeksine göre yapılacak artıştan daha düşük bir tutar olamaz.
(Şerh No: 17254 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 13:26)

kira bedelinin miktarına ilişkin olarak taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunup mahkemeye müracaat edildiğine ve kira bedelinin dava yoluyla tespiti istenildiğine göre; kiracı olan taraf, artırılması istenilen veya karar verilebilecek miktarı ve bundan daha fazlasını ödese bile, dava reddedilmeyip kira bedelinin tespitine karar verilmelidir. Taraflar arasında hükmen tespit edilmiş ya da sözleşme ile kararlaştırılmış bir kira bedeli olmadığı için davacının yeni dönem kira bedelinin mahkemece tes...
(Şerh No: 17252 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 13:24)

"Her yıl kira artış oranı Bakanlığın açıkladığı oran nisbetinde olacaktır." hükmü olan sözleşmede TBK 'nun 345/son maddesi gereğince kira dönemi sonuna kadar dava açılabilir.
(Şerh No: 17253 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 13:22)

Kira tespit davalarını kira sözleşmesindeki akitler yani kiralayan ve kiracı açabileceği gibi, kiralananın maliki de açabilir. Kiralayanın malik olması şart değildir. Hukuk Genel Kurulunun 04.03.1964 gün ve 694/179 sayılı kararı uyarınca bir şahıs aldığı yetkiye binaen diğer bir şahsa ait taşınmaz malı kiraya verebilir
(Şerh No: 17251 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 13:19)

Kira bedelinin tespiti davalarını kiraya veren ve kiracı açabileceği gibi, kiralananın maliki de açabilir. Kiraya verenin malik olması da gerekli değildir.
(Şerh No: 17250 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 13:18)

İlk sözleşmesinden sonra taraflar arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılmışsa, ileride açılacak kira tespit davalarında ikinci sözleşmede kararlaştırılan bedelin o günün rayicine uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.
(Şerh No: 17249 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 12:59)

Kira tespit davalarında yıllık değil, aylık kira farkı üzerinden harç alınması gerekir.
(Şerh No: 17248 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 12:56)

Sözleşmenin özel şartlar 5.maddesi ile “Kiracı taahhütnameye göre oturmaya devam ederse kira oranı TEFE-ÜFE olarak belirlenecektir” düzenlemesine yer verilerek kira parasının ne şekilde arttırılacağı kararlaştırılmıştır. Özgür irade ile kararlaştırılmış olan bu şart geçerli olup tarafları bağlar ve yenilenen kira dönemlerinde de geçerliğini sürdürür. Ancak sözleşmede kira parasının eski isimlendirme ile TEFE yeni isimlendirme ile ÜFE oranında arttırılacağı kararlaştırılmış ise de bu oranın nasıl...
(Şerh No: 17247 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 12:47)

Kontratta TEFE - TÜFE ortalaması olarak belirlenenen artış lartı belli, muayyen ve geçerlidir.6257 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca Toptan Eşya Fiyat Endeksine (TEFE) yapılmış olan atıflar Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksine (Yİ-ÜFE) yapılmış sayılır. Davalı kiracı bakımından takip konusu dönemlerde kira paralarını kira sözleşmesindeki artış oranına göre artış yapmadan alacaklının banka hesabına artışsız olarak ödemesi ve ödenen tutarların ihtirazi kayıt ileri sürülmeden alınmış olması davacının...
(Şerh No: 17246 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 15-04-2023 10:25)

Kira sözleşmesinin özel koşullarında " yıllık kira artış % Tefe Tüfe olarak artırılacaktır" ifadesi bulunması durumunda artış oranını "belirli" ve "net"tir. Bu sözleşmelerde kira artış oranları tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı esas alınarak belirlenmelidir.
(Şerh No: 17245 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 10-04-2023 18:21)

İcra takibine konu edilen kira döneminde aylık kira parasının sözleşmedeki artırım şartına bağlı olarak tespiti gerekir. Davacı alacaklının kira tespit davası açmak üzere davalı borçluya gönderdiği ihtarnamede halen ödenmekte olan aylık kira parasının 1.250.-TL olduğunu belirtmesi kira parasının 1.250.-TL olduğunu kabul ettiği anlamına gelmez. Kira sözleşmesindeki artırım oranına uygun ödeme yapmayan davalı borçlu temerrüde düştüğünden kiralananın tahliyesi ile artırım oranı dahilinde ödenmeyen ...
(Şerh No: 17244 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-03-2023 16:50)

kira sözleşmesindeki artırım oranına uygun kira borcunu ödemeyen borçlu temerrüde düştüğünden mahkemece itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi gerekir
(Şerh No: 17243 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-03-2023 16:43)

Davalı kiracı borçlu vekili itiraz dilekçesinde kira akdinin varlığını ve kira miktarını kabul ederek kiralanana kira parasından mahsup edilmek üzere tadilat ve tamirat masrafları yapıldığını savunmuştur. Takipte dayanılan kira sözleşmesindeki imzasına bir itirazı yoktur. Bu durumda, davalı kiracının söz konusu savunmasını İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlayamadığından mahkemece işin esası incelenerek esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın ç...
(Şerh No: 17242 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-03-2023 16:33)

Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, sağlık memuru olan mağdura söylemiş olduğu “yüz verdik adam mı oldunuz, kendinizi ne sanıyorsunuz beni muayeneye çağıramazsınız, siz çok olmaya başladınız haddinizi aştınız, buradan dilekçe vererek attıracağım” şeklindeki sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, beraat yerine ma...
(Şerh No: 17241 - Ekleyen: Av.Ali TAYLAN - Tarih : 17-03-2023 13:37)

İşçinin emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi sebeplerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.
(Şerh No: 17240 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 14-03-2023 10:46)

Noterlikçe düzenlenmediği sürece imza ikrar olunsa bile tahliye taahhüdüne bağlı itirazlarda, İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması istenemez.
(Şerh No: 17239 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 08-03-2023 13:23)

Mahkemece velayetin değiştirilmesi davasının kabulüne karar verilerek çocuk için dava tarihinden itibaren davacı baba yararına iştirak nafakasına hükmedilmiş ise de, açıklandığı üzere velayetin değiştirilmesi davalarında kararın kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmelidir. Velayet kendisine bırakılmamış olan eşin fiilen çocuğa bakması durumunda nafakaya hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme de mevcut olmadığına göre dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi doğ...
(Şerh No: 17238 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-02-2023 13:00)

Kira sözleşmesi devam ederken, ileri dönem için kira tespit istenebileceği...
(Şerh No: 17237 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-02-2023 10:17)

Davalının dayandığı kira sözleşmesinin kira bedelini belirlemenin dışında başka bir sebeple düzenlendiği ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın tarafların gerçek iradesine uygun olarak düzenlenen 12.9.2011 başlangıç tarihli 5 yıl süreli ve yıllık 11.000 TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerekirken muvazaalı kira sözleşmesi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 17236 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-02-2023 09:38)

Hüküm verildikten sonra temyiz aşamasında 04.10.2022 tarihinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğine dair dilekçe vererek bir kısım beyanlarda bulunan sanık hakkında TCK’nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlıktan faydalanma şartları açıkça anlatılmak suretiyle, beyanının teferruatlı olarak alınması, gerekirse ismini verdiği şahıslarla ilgili kolluk marifetiyle araştırma yapılıp teşhis yöntemine başvurulması, verdiği bilgilerin sanığın örgütte geçirdiği süre ve konumu itibar...
(Şerh No: 17234 - Ekleyen: Av.Ali TAYLAN - Tarih : 22-02-2023 09:26)

Yargılama aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütteki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren sanık hakkında verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği ve faydalılık derecesi nazara alınarak TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2. maddesi gereğince azami hadde yakın bir indirim...
(Şerh No: 17235 - Ekleyen: Av.Ali TAYLAN - Tarih : 22-02-2023 09:15)

Haklı sebebin kusura dayalı olması gerekmiyor ise de ortaklık ilişkisinin devamının çekilmez hale gelmesine tek başına kendi kusuru ile sebep olan ortağın haklı sebeple çıkma davası açması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğinden yada haklı sebeple çıkma davasının açan ortak tek başına kusurlu değil ise daha fazla kusurlu olmaması aksi halde ortaklık ilişkisinin devamına katlanması gerektiği kabul edilen bir uygulamadır.
(Şerh No: 17233 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-02-2023 19:05)

Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebeplerdir.
(Şerh No: 17232 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-02-2023 19:03)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,55168796 saniyede 9 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.