Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Türkçe  [AnaY. 16] Temel ülev ve özgürlükler, çetel kişiler için, uluslararası kayrama uygun olarak yasayla sınırlanabilir.
(Şerh No: 17025 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 03-07-2020 21:47)

 Türkçe  [AnaY. 15] – Savaş, tümedişlik, sıkıyönetim veya olağanüstü durumlarda, uluslarası kayramdan doğan yükümlülükler çiğnenmemek koşulu ile, durumun gerektirdiği ölçüde temel ülev ve özgürlüklerin kullanılması belli bir ölçüde veya tümden durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı önlemler alınabilir. (Değişik: 7.5.2004-5170/2 md.) Birinci bölümde belirlenen durumlarda da, savaş kayramına uygun eylemler sonucu ortaya çıkan ölümler dışında, kişinin yaşama ülevine, somutsal ve soyutsal varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse inanç, bulunç, düşünce ve görüşlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve kınçlar geçmişe yürütülemez; suçluluğu yarganak buyruğu ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
(Şerh No: 17024 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 03-07-2020 21:44)

 Türkçe  [AnaY. 14] (Değişik: 3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan ülev ve özgürlüklerden hiçbiri, Kamuerkin ülkesi ve ulusu ile bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve birey ülevlerine dayanan aratçıl ve özgen Kamuerki ortadan kaldırmayı amaçlayan edişler biçiminde kullanılamaz. Anayasa beyleklerinden hiçbiri, Kamuerke veya kişilere, Anayasayla tanınan temel ülev ve özgürlüklerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş biçimde sınırlandırılmasını amaçlayan bir edişte bulunmayı olası kılacak biçimde yorumlanamaz. Bu beyleklere aykırı edişte bulunanlarla ilgili uygulanacak yaptırımlar, yasayla düzenlenir.
(Şerh No: 17023 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 03-07-2020 21:33)

 Türkçe  [AnaY. 13] (Değişik: 3.10.2001-4709/2 md.) Temel ülev ve özgürlükler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen nedenlere bağlı olarak ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve özüne, aratçıl toplum düzeninin ve özgen Kamuerkin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
(Şerh No: 17022 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 03-07-2020 21:26)

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yapı denetim şirketine ödenecek yapı denetim hizmet bedelinden arsa sahipleri de sorumludur. Yüklenici ile arsa sahipleri arasındaki sözleşmede yüklenicinin sorumlu olduğunun kararlaştırılması, arsa sahiplerinin yapı denetim şirketine karşı sorumluluğunu değiştirmez.
(Şerh No: 17021 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 28-06-2020 12:38)

Uyuşmazlık; kredi kartı borcu sebebiyle, imzalanan taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinde "müşteri taşıtı bankayla imzalamış olduğu başka sözleşmelerden ve/veya herhangi bir sebepten doğmuş doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere rehnettiğini kabul ve taahhüt eder" hükmünün 4077 Sayılı Kanuna göre haksız şart niteliğinde olup olmadığı, varılacak sonuca göre söz konusu hüküm uyarınca kredi kartı borcu sebebiyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılıp yapılamayacağı, noktalarında to...
(Şerh No: 17020 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 26-06-2020 10:06)

Değer azlığının” 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavramdır. Bunun mağdur üzerindeki yansımaları ile yalnızca gereksinmesi kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda, sanığın mağdurun cebinden çıkarıp yere attığı 2 TL’yi yerden alarak, daha fazlasını istemeden olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında yağma suçunda değ...
(Şerh No: 17019 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 26-06-2020 09:55)

Davalının babası tarafından "ölünceye kadar bakma akdi" gibi işlem yapılmış ve yapılan devir evlilik birliği içerisinde gerçekleşmiş ise de; bir fiili karine olarak, hayatın olağan akışına göre eşlerden birinin anne veya babası tarafından yapılan bu gibi malvarlığı devirleri karşılıksız kazandırma (bağışlama) olarak değerlendirildiğinden ve bu fiili karinenin aksini, yani parasını vererek gerçek anlamda satın alındığını, tasarrufun karşılıksız kazandırma olmayıp karşılığı verilerek elde edilmiş ...
(Şerh No: 17018 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-06-2020 21:24)

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tahsil davası arabuluculuğa tabi ise de, geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine ilişkin dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da tazminat davası olmadığından arabuluculuğa tabi değildir. Bu durumda, arabuluculuğa tabi olmayan bir dava ile birlikte açılan tahsil davası da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağından aksi yöndeki mahkeme gerekçesi isabetli görülmemiştir.
(Şerh No: 17016 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 09-06-2020 20:50)

 Önerge  [İşK. 21] İşçi kesinleşme şerhi alınan mahkeme veya özel hakem kararının, tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
(Şerh No: 17015 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-06-2020 09:53)

Davacı vekiline Yargıtay onama kararının 10.03.2014 tarihinde “muhatabın sekreterine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve 31.3.2014 tarihinde davacı asilin yaptığı işe iade başvurusunun hak düşürücü süre olan on iş günü içinde olmadığı kabul edilerek davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken, hatalı karar verilmesi bozma gerekçesi olarak kabul edilmiştir.
(Şerh No: 17014 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-06-2020 09:44)

BOŞTA GEÇEN SÜRE İÇİNDE ÇALIŞMIŞ OLMAK BOŞTA GEÇEN SÜRE TAZMİNATI ALACAĞINI ORTADAN KALDIRMAZ. Davacının işveren feshinden sonra boşta geçen süre içinde başka bir işveren nezdinde çalışmış ve bu işten gelir elde etmiş olması, işverenin dört aya kadar ücret ve diğer hakları ile ilgili yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz
(Şerh No: 17013 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-06-2020 21:36)

FESİHTEN SONRAKİ BOŞTA GEÇEN SÜRE İÇİNDE İŞÇİ; FARKLI İŞVEREN NEZDİNDE ÇALIŞMIŞ ve GELİR ELDE ETMİŞ OLSA DA BOŞTA GEÇEN SÜRE TAZMİNATI VE DİĞER HAKLARINI ALIR. Davacının işveren feshinden sonra boşta geçen süre içinde başka bir işveren nezdinde çalışmış ve bu işten gelir elde etmiş olması, işverenin 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile ilgili yükümlülüğünü haleldar etmez. Bu durumda, boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı ş...
(Şerh No: 17012 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-06-2020 21:24)

(1) Fraud crime; a) By exploiting religious beliefs and emotions, b) By making use of the dangerous situation or difficult conditions that the person is in, c) Taking advantage of the weak perception ability of the person, d) By using public institutions and organizations, public professional organizations, political parties, foundations or associations as legal entities, e) At the loss of public institutions and organizations, f) By using information systems, banks or credit institutions as vehicles, g) By taking advantage of the convenience provided by the media and press, h) During the commercial activities of persons who are traders or company managers or act on behalf of the company; Within the scope of the cooperative's activity, i) By self-employed persons, abuse of trust in them because of their profession, j) In order to ensure the opening of a loan that should not be allocated by the bank or other credit institutions, k) In order to receive the insurance fee, l) (Annex: 6763 - 24.11.2016 / art.14) By introducing himself as a public official or employee of the bank, insurance or credit institutions or saying that he is related to these institutions and organizations, If it is processed, (Amended phrase: 6763 - 24.11.2016 / art.14), "three to ten years" imprisonment and judicial fines up to five thousand days. (Supplementary sentence: 5377 - 29.6.2005 / art. 19) last sentence: 6456 - 3.4.2013 / m.40) However, (e), (f), (Amended p...
(Şerh No: 17011 - Çeviren: Av.Galip KUBATLI - Tarih : 07-05-2020 15:41)

Görevi kötüye kullanma suçunun unsurları kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı veya haksız kazanç teminidir.
(Şerh No: 17010 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 30-04-2020 13:18)

HAGB kararlarına karşı da kanun yararına bozma başvurusu yapılabilir.
(Şerh No: 17009 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 30-04-2020 13:12)

 Türkçe  [AnaY. 12] Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel ülev ve özgürlüklere iyedir. Temel ülev ve özgürlükler, kişinin topluma, barkına ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da içerir.
(Şerh No: 17008 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 10-04-2020 11:54)

 Türkçe  [AnaY. 11] Anayasa yargıları, yasama, yürütme ve yargı orazlarını, yönetim orazlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel kayram kurallarıdır. Yasalar Anayasaya aykırı olamaz.
(Şerh No: 17007 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 10-04-2020 11:50)

 Türkçe  [AnaY. 10] Tüm kişiler, dil, ırk, çuğar, eşey, güdünçsel düşünce, düşündemel inanç, din, dini kol ve benzer nedenlerle ayrım gözetilmeksizin yasa önünde eşittir. (Ek: 7.5.2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit ülevlere iyedir. Generk, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek Cümle: 7.5.2010 5982/1) Bu amaçla alınacak önlemler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. (Ek Fıkra: 7.5.2010 5982/1) Çocuklar, yaşlılar, engelliler, savaş ve görev yitiklerinin dul ve yetimleri ile sökel ve alpavutlar için alınacak önlemler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Hiçbir kişiye, barka ve bölüme ayrıcalık tanınamaz. Generk kurumları ve yönetim orazları bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
(Şerh No: 17006 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 11:00)

 Türkçe  [AnaY. 9] Yargı yetkisi, Türk Ulusu adına bağımsız yargı konaklarınca kullanılır.
(Şerh No: 17005 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 10:39)

 Türkçe  [AnaY. 8] Yürütme yetkisi ve görevi, Kamubaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, anayasaya ve yasalara uygun olarak yerine getirilir ve kullanılır.
(Şerh No: 17004 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 10:38)

 Türkçe  [AnaY. 7] Yasama yetkisi Türk ulusu adına Türkiye Büyük Ulus Kamutayınındır. Bu yetki devredilemez.
(Şerh No: 17003 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 10:36)

 Türkçe  [AnaY. 6] Egemenlik, bağsız koşulsuz ulusundur. Türk Ulusu, egemenliğini Anayasanın koyduğu temellere göre, yetkili kurumlar eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir kişiye ve bölüme bırakılamaz. Hiçbir kimse veya kurum, kaynağını Anayasadan almayan bir generk yetkisi kullanamaz.
(Şerh No: 17002 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 10:34)

 Türkçe  [AnaY. 5] Generkin temel amaç ve görevleri, Türk Ulusunun bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Kamuerkini ve yasayı korumak, kişilerin ve toplumun gönencini, erincini ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel ülev ve özgürlüklerini, toplumsal tüze generki ve tüze ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan atkarmal, akçesel ve toplumsal engelleri kaldırmaya, kişilerin özdeksel ve özgüçsel varlığının gelişmesi için gerekli koşunçları düzenlemeye çalışmaktır.
(Şerh No: 17001 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 06-04-2020 10:16)

 Türkçe  [AnaY. 4] Anayasanın 1 inci öğesindeki Generkin biçiminin Kamuerk olduğu ile ilgili yargı ile, 2 nci öğesindeki Kamuerkin nitelikleri ve 3 üncü öğe yargıları değiştirilemez ve değiştirilmesi önerilemez.
(Şerh No: 17000 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 05-04-2020 23:54)

 Türkçe  [AnaY. 3] Türkiye Generki, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, biçimi yasayla belirtilen, ak ay yıldızlı al bayraktır. Ulusal mahnısı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.
(Şerh No: 16999 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 05-04-2020 23:49)

 Türkçe  [AnaY. 2] Türkiye Kamuerki, toplumun erinci, ulusal dayanışma ve tüze anlayışı içinde, kişilerin ülevlerine saygılı, Atatürk ulusalcılığına bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, yasacı, özgen ve toplumsal bir tüze generkidir.
(Şerh No: 16998 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 05-04-2020 23:43)

 Türkçe  [AnaY. 1] Türkiye Generki bir Kamuerktir.
(Şerh No: 16997 - Türkçeleştiren: Metin Samet UYGUR - Tarih : 05-04-2020 23:35)

Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasına ilişkin üçüncü kişi olan hak sahipleri ve hak sahiplerinin halefleri tarafından açılan davalar, Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle, mutlak ticari dava olup asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılıp sonuçlandırılması gerekmektedir
(Şerh No: 16996 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 04-04-2020 13:47)

Kooperatif ile ortağı arasındaki davalar, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesinin 1. fıkrasının “Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır” hükmü gereğince Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 16995 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 02-04-2020 17:47)

Davalı Kooperatifçe ortaklıktan ihraç edilen davacıların, taşımacılık ve komisyonculuk işi ile iştigal eden dava dışı anonim ortaklığı kurmuş bulunmalarına, bu ortaklıktaki sermaye paylarının çok yüksek olmasına ve bu ortaklığı yönetmek ve temsil etmek suretiyle, ana sözleşmeye aykırı durumlarını saklamak amacıyla Tüzel kişilik arkasına saklandıkları anlaşıldığından; bu ortaklar için alınan ihraç kararını onaylayan direnme kararı Usul ve Kanun'a uygundur.
(Şerh No: 16994 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 31-03-2020 19:01)

 Bilgi  [HMK. 92] 7226 Sayılı Yasanın yasal sürelerle ilgili olağanüstü hal düzenlemesi
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhak...
(Şerh No: 16993 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 27-03-2020 22:19)

ALDATILAN EŞ ALDATMA OLAYINDA EŞİNİN KENDİSİNİ ALDATTIĞI KİŞİYE KARŞI TAZMİNAT TALEBİNDE BULUNAMAYACAKTIR.
(Şerh No: 16992 - Ekleyen: Av.Murat KILIÇ - Tarih : 24-03-2020 11:31)

 Bilgi  [İİK. 330] 22.03.2020 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
Covid-19 hastalığı nedeniyle. 22.03.2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bu maddeye dayanılarak yurt genelindeki icra takiplerinin 30.04.2020 tarihine kadar durdurulmasına karar verilmiştir.
(Şerh No: 16991 - Ekleyen: Av.Ali Can ÇİÇEK - Tarih : 22-03-2020 08:10)

Mahkemece, davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacının 11 yılı aşkın çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmaması hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 16990 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 20-03-2020 08:26)

Davacının iş akdine ekonomik düşüncelerle son verilmeyip siyasi nedenlerle son verildiği, bu durumda feshin geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle işe iade kararı doğrudur. Ancak işe başlatmama tazminatının üst sınırından tespiti isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 16989 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 12-03-2020 10:23)

: İş hukukunun ve İş Kanunun öngördüğü eşit işlem yapma borcu bir kısım işçilerin var olan haklarının işverence ortadan kaldırılarak eşitliğin sağlanmasını değil çalışma koşullarının iyileştirme yoluyla bu haklara sahip olmayanlara aynı imkanların tanınmasını gerektirmektedir. Davalı tarafından emsal gösterilen benzer bir olayda da Dairenin görüşü bu yönde olmuştur. Buna göre feshin geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesi hatalıdır.
(Şerh No: 16988 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 11-03-2020 11:27)

işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece pirim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu söz konusudur.
(Şerh No: 16987 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 06-03-2020 09:56)

Somut uyuşmazlıkta, davacının soruşturma tehdidi altında dilekçe verdiği davalı tanık anlatımları ile sabittir. Davacının iş sözleşmesini kendi serbest iradesi ile sonlandırmadığı, işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedildiğinin kabulü gerekir.
(Şerh No: 16986 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-03-2020 19:21)

Taraflar arasında geçen bir konuşmanın, davacı kadınca erkeğin bilgisi olmaksızın kayda alınması hukuka aykırı olduğundan, bu ses kaydının bulunduğuna ilişkin tanık beyanlarına da itibar edilemez. Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin kusurlu bir davranışı ispatlanamamıştır. Açıklanan sebeplerle davacı kadının davasının reddi gerekir.
(Şerh No: 16985 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-02-2020 13:09)

Asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işveren ve asıl işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
(Şerh No: 16984 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 17-02-2020 09:25)

Şirket ortakları şirkete olan -sermaye koyma vs.- borçlarından dolayı üçüncü kişi kabul edileceklerinden, haciz mümkündür ve İcra ve İflâs Kanunu 89/1’e m. dayalı haciz ihbarnamesi de çıkarılabilir.
(Şerh No: 16983 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-02-2020 11:31)

Olayımızda iki sanık'ın iştirak halinde bıçakla adam öldürme suçunu işlemeleri söz konusudur. Ancak söz konusu kararda yardım eden fail - asli fail ayrımı tartışması yapılmaktadır. Ayrıca haksız tahrik söz konusudur. Maktul ile sanık arasındaki saman ticareti nedeniyle alacak verecek olayından çıkan anlaşmazlığın husumete dönüşmüş ve bu nedenle tarafların konuşmadıkları, olay tarihinden bir gün önce maktul'ün saman pazarında sanık'a hakaret edip bıçakla basit bir tıbbi müdahale ile giderilebil...
(Şerh No: 16982 - Ekleyen: Av.Enes TURHAN - Tarih : 07-02-2020 08:14)

3402 sayılı K.K. nun 34.maddesine göre Kadastro Mahkemeleri kararları davada taraf olanların denilmiştir. Maddenin kesin hüküm teşkil etmesi için, o hükümde menfaat çatışması olması ve tarafların karşılıklı taraf durumunu almaları gerekmektedir. Davacıların murisi Osman'ın kardeşi Ömer mirasçıları ile eski davada dava arkadaşı olarak aynı safta bulunmuş olmaları karşısında kesin hükümden dolayısıyla kesin delilden söz edilemez. Mahkemece kesin hüküm...
(Şerh No: 16981 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-01-2020 19:38)

Sözleşmenin ceza hükümlerinin genel işlem koşulları açısından incelenmesinde de tarafların tacir olmaları nedenine dayalı olarak sırf bu gerekçe ile incelenmemiştir. Oysaki sözleşmenin TBK nun yürürlüğünden sonraki bir sözleşme olması nedeni ile genel işlem koşulları denetimine tabi bir sözleşme olması, genel işlem koşullarının tacirler arasındaki sözleşmeler açısından da uygulanabilirliğinin bulunması karşısında bu husustaki mahkeme görüşü de yerinde değildir.
(Şerh No: 16980 - Ekleyen: Stj.Av.Rıza GÜNDOĞDU - Tarih : 06-01-2020 11:18)

"Dava Tarihindeki Ücret" düzenlemesinin 01.01.2018 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağına dair bir karar
(Şerh No: 16979 - Ekleyen: Av.Ahmet Turhan DEMİROĞLU - Tarih : 29-12-2019 13:32)

Belgenemeyen tedavi giderlerine vs'ye ilişkin zararların gerçek miktarının TBK 50. madde gözönünde bulundurularak hakim tarafından da belirlenebileceği.
(Şerh No: 16977 - Ekleyen: Av.Nihal YILMAZ - Tarih : 25-12-2019 15:33)

Somut uyuşmazlıkta davacının her talebi ayrı bir dava konusudur ve objektif dava birleşmesi (davaların yığılması) vardır. Her talep ayrı bir dava olduğuna göre kötüye kullanılmadığı sürece "her talep ayrı ayrı da ıslah konusu yapılabilir." Davacı ayrı bir dava konusu olan ücret alacağını, diğer alacaklarından ayrı olarak ıslah yolu ile istemiştir. Daha önce ücret alacağı ıslah sureti ile arttırılmadığına ve ücret alacağı istemi ayrı bir dava olarak kabul edildiğine göre ıslah yolu ile talebin de...
(Şerh No: 16976 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-12-2019 13:18)

Dava dilekçesinin UYAP üzerinden gönderildiği ve sisteme kaydedildiği tarih davanın açılma tarihidir. Bir sonraki gün ödenen harcın tarihi dava tarihi olarak dikkate alınmaz.
(Şerh No: 16975 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 20-12-2019 09:27)

İşe Davet yazısında, işe başlama tarihindeki güncel ücret yerine "aynı özlük hakları ile işbaşı yapmak"dan bahsedilmesi de bu davetin samimi ve yasal koşulları haiz olmadığını göstermektedir.
(Şerh No: 16974 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-12-2019 22:16)

ZORUNLU MALİ MALİ MESULİYET SİGORTASI VE GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK Trafik kazası sonucu beden bütünlüğü zarara uğrayan kişi tedavi gördüğü süre ile iyileşeceği süre içinde işlerini göremeyeceği ve bu süre içinde normal hayatını sürdüremeyeceğinden bu dönem içinde tam iş göremez olarak kabul edilip buna göre tazminat hesabı yapılacaktır. Geçici işgöremezlik nedeniyle hükmedilecek tazminatın kusurlu sürücü ve işletenin yanında ____ poliçesini düzenleyen şirketin de sorumluluğu kapsamı içerisinde de...
(Şerh No: 16973 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2019 20:49)

Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez kuralının istisnası: 6545 sayılı yasanın yürürlüğe giriş tarihi olan 28.06.2014'ten önce kesinleşmiş bir HAGB kararı varsa tekrar HAGB verilmesinin yolu açıktır.
(Şerh No: 16972 - Ekleyen: Av.Aybars KARAKIRIK - Tarih : 16-11-2019 16:25)

Üçüncü kişiler tarafından, 556 sayılı KHK 12.maddesi uyarınca kullanılmasına imkan verilen markanın, ticari ve sınai alanda geçerli olan dürüstlük kurallarına aykırı olmaması gerekmektedir.
(Şerh No: 16971 - Ekleyen: Av.Aybars KARAKIRIK - Tarih : 16-11-2019 13:32)

Muris hile sebebine dayanarak tapu iptal davası açmakla, iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmüş daha sonra bu davasından vazgeçmiştir. Muvazaa üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla yapılan iradi bir işlemdir. Bu durumda murisin açtığı dava ile temlikteki iradesinin bozulduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğu anlaşıldığına göre yapılan temliki işlemin muvazaalı olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
(Şerh No: 16970 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 08-11-2019 19:34)

İlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar verilmediği sürece temyiz süresi tefhimden itibaren değil tebliğden itibaren başlar.
(Şerh No: 16969 - Ekleyen: Av.Ömer KAYGAS - Tarih : 06-11-2019 11:50)

Açılmış bir davaya teşmil yolu ile üçüncü bir kişinin davalı sıfatı ile dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi zorunlu dava arkadaşlığı hali dışında davacı tarafın istemi ile "ıslah" yoluyla dahi olsa, davada taraf artırılması dava dilekçesinde yer almayan başka gerçek ya da tüzel kişilerin davaya dahil edilmesi usulen mümkün değildir.
(Şerh No: 16968 - Ekleyen: Av.Ömer KAYGAS - Tarih : 05-11-2019 15:58)

Polis memuruna söylenen "... gâvur polisisiniz, böyle devlet olmaz, sizin maaşınızı ben veriyorum ..." sözleri ağır eleştiri ve kaba söz mahiyetinde ise de hakaret suçunu oluşturmaz.
(Şerh No: 16966 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 28-10-2019 09:02)

Müşteki tarafından toplanması talep edilen deliller toplanmadan soruşturma tamamlanamaz.
(Şerh No: 16967 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 28-10-2019 08:55)

Katılanın sanığa göndermiş olduğu mesajda hakkını helal etmeyeceğine yönelik ifadesine sanığın "Bende hakkın varsa Allah rızası için etme, edersen şerefsizsin” diyerek karşılık verdiğinin anlaşılması karşısında, isnadın şarta bağlı veya bir olasılık halinde dile getirildiği, hakaret etme kastıyla hareket edilmediği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi USUL VE YASAYA AYKIRIDIR.
(Şerh No: 16965 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-10-2019 15:24)

Resmi belgede sahtecilik suçlarında ; suça konu belge / belgelerin aldatma yeteneği olup olmadığının tayin ve takdirinin hakime ait olup, suça konu belgen aslının öncelikle aldırılması ve duruşma sırasında da emanetten celp edilerek incelenip, genel özelliklerinin ve aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının duruşma tutanağına yansıtılması gerekir.
(Şerh No: 16964 - Ekleyen: Coşkun IŞIKDEMİR - Tarih : 17-10-2019 11:51)

TBK m.76 gereğince ön ödeme kararlarının kesinleşme gerektirmeden takibe konu edilebileceği ve bu takibe yapılacak itirazların da kaldırılması gerektiği yönünde verilmiş karardır.
(Şerh No: 16963 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 14-10-2019 09:33)

Borçlu, borç doğuran ilişkiyi kabul etmişse, alacaklının artık İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen belgelere dayanmasına gerek yoktur. Borçlu, alacaklı ile aralarındaki hukuki ilişki kabul edilip "itirazını ödeme olgusuna" dayandırdığına göre artık takip dayanağı belgenin İİK'nun 68/1.maddesindeki belgelerden olması aranmaz. Çünkü, anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan hukuki ilişki borç olup, bu husus da kabul edildiğine göre ayrıca ispatına gerek bulunmamaktadır. Bu ilke HGK.nu...
(Şerh No: 16962 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 09-10-2019 14:47)

İİK kapsamında kalmayan menfi tespit davaları da olabileceği için menfi tespit davasının ayrıntılı olarak İİK’da düzenlenmesi de dava şartı arabulucuk dava şartından muaf olması için yeterli bir done değildir. Somut kanun hükmünün madde metninden olumsuz tespit davalarının dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığına dair açık bir düzenleme bulunmadığına göre genel gerekçe ve madde gerekçesinde kullanılan ifadelerden anlaşılan gayeden hareketle yorum yapılmadır. Genel gerekçe ve madde gerekçesi u...
(Şerh No: 16961 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 07-10-2019 20:10)

1-)Taşınmaz, Eşlerin fiilen ayrı yaşadıkları dönemde satın alınarak davalı eş adına tescil edildiğine göre, o dönemde fiilen ayrı yaşayan davacının katkı sağlaması hayatın olağan akışına aykırı olup, katkıda bulunmadığının kabulü gerekirken, bu taşınmazdaki hissenin zemini yönünden davacı lehine katkı payı alacağına hükmedilmiş olması da doğru değildir. 2-)2002 Sonrası edinilen mallar için katılma alacağı da hesaplanmalıdır. 3-)Eşlerin 2002 öncesi evlilik birliği içinde edindikleri mallar ...
(Şerh No: 16960 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-10-2019 16:52)

Davalı taraf süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamıştır. Ancak yargılama aşamasında cevap dilekçesi davalı tarafça ıslah edilmiş ve zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/06/2013 tarih, 2012/10-1633 E. 2013/825 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesi ile zaman aşımı def'inde bulunmayan davalı taraf cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def'inde bulunabilir. Şu durumda davalı tarafın zama...
(Şerh No: 16959 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-10-2019 14:42)

Davalının, ikrar ettiği maddi vakıanın hukuki vasfının ileri sürülenden farklı bulunduğunu bildirmesi karşısında, somut olayda, basit (adi) veya bileşik ikrarın söz konusu olamayacağı çok açıktır. Zira, her ikisinin de temel koşulu, ileri sürülen maddi vakıanın ve onun hukuki vasfının birlikte kabul edilmiş olmasıdır. Vakıa kabul edilmekle birlikte, onun farklı bir hukuki vasıfta olduğunun ileri sürülmesi durumunda, vasıflı ikrardan söz edilmesi gerektiği ve vasıflı ikrarın bölünemeyeceği yukarı...
(Şerh No: 16958 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 20-09-2019 11:32)

 Bilgi  [MK. 118] TMK 118'e yönelik kısa açıklama.
I.TANIM, KAVRAM, HUKUKİ NİTELİK VE TEMSİL YASAĞI TMK118/1'e göre, nişanlanma evlenme vaadiyle olur. TMK118/1'de nişanlanma fiili düzenlenmektedir. Nişanlanma ile nişanlılık kavramı aynı değildir. Nişanlanma bir fiil iken, nişanlılık nişanlanmanın meydana getirdiği tüm hukuki sonuçları kapsayan bir hukuki durumdur. Nişanlanma, ayırt etme gücüne sahip olan bir erkek ve bir kadının birbirlerine ciddi olarak karşılıklı evlenme vaadinde bulunması iken; nişanlılık nişanlanma fiilinin meydana getird...
(Şerh No: 16957 - Ekleyen: Stj.Av.Mustafa Zafer KÜÇÜKKURT - Tarih : 07-09-2019 14:58)

Tüm mirasçıların diğer mirasçıların redden feragati hususunda açık muvafakatini beyan etmeleri halinde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 16956 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 04-09-2019 20:38)

Mirasın gerçek reddi taleplerinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez.
(Şerh No: 16955 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 04-09-2019 19:57)

Dava; "kesinleşen işe iade kararı sonrası" açılan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fark işe başlatmama tazminatı ve fark boşta geçen süre ücretinin tahsiline ilişkindir. Dava belirsiz alacak davası şeklinde açılmıştır. Davacının iş yerinden ayrıldığı 26.07.2010 tarihinden işe başlatılmayarak iş sözleşmesinin feshedilmiş sayıldığı 09.08.2012 tarihleri arasında yaklaşık ikibuçuk yıllık bir süre geçmiş olup, belirtilen zaman zarfında işinden ve iş yerinden ayrı kalan davacı iş...
(Şerh No: 16954 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-08-2019 15:18)

Muris kadastro tespitinden sonra ölmüşse Kadastro Kanunu 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz.
(Şerh No: 16953 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-08-2019 11:37)

SİMSARLIK SÖZLEŞMESİ GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE SÖZLEŞME İLE TALEP EDİLEBİLECEK ALACAK KALEMLERİ SÖZLEŞMEDEKİ CEZAİ ŞARTTA İNDİRİM YAPILMASI MECBURİYETİNE İLİŞKİN HUKUK GENEL KURUL KARARI
(Şerh No: 16951 - Ekleyen: Av.Ömer Faruk ÜSTÜNDAĞ - Tarih : 17-08-2019 17:38)

MURİS MUVAZAASINDA MURİSİN GERÇEK İRADESİNİN TESPİTİ TÜM MALVARLIĞININ DEVREDİLMEMİŞ OLMASININ MUVAZAA OLMADIĞININ DELİLİ OLDUĞU AYRICA TAŞINMAZ ÜZERİNDE MURİS TARAFINDAN İNŞA EDİLEN BİNA OLMASININ MUVAZAA OLMADIĞNA KARİNE TEŞKİL ETTİĞİ
(Şerh No: 16952 - Ekleyen: Av.Ömer Faruk ÜSTÜNDAĞ - Tarih : 17-08-2019 17:37)

- Arabuluculuk anlaşmasının ikale sözleşmesi veya ibraname niteliğinde olduğu gerekçesiyle geçersizliği ileri sürülemez. - Arabuluculuk anlaşması ile feragat edilen konularda dava açılamaz. - Arabuluculuk anlaşmasında iade iade davası açılamayacağı konusunda mutabakata varılması durumunda, bu anlaşma geçerlidir.
(Şerh No: 16950 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 08-08-2019 20:09)

Her ne kadar menfi tespit davasının zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kalmadığını ileri sürmüş ise de, TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir.
(Şerh No: 16949 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 03-08-2019 15:52)

somut olaya bakıldığında; mahkemece dava konusu dairenin rayiç bedelinin tahsiline karar verildiği,dava dilekçesi incelendiğinde dava konusunda “ferağa icbar, tapu iptali, tescil talebimden ibarettir”, talep sonucunda “gayrimenkulün davalılar üzerindeki tapusunun iptaline ve adıma tesciline, adıma tescili mümkün olmadığı takdirde, davalılara ödediğim 150.000TL’nin (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla (bugünkü değerinin tespiti ile tarafıma verilmesine) reeskont faiziyle birlikte alınar...
(Şerh No: 16948 - Ekleyen: Av.Umut YÜKSEL - Tarih : 31-07-2019 13:33)

Sadece ücretin ödenmemesi veya sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik yatırılması değil, sigorta primine esas kazancının düşük gösterilmesi de işçi açısından haklı fesih nedenidir.
(Şerh No: 16947 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 29-07-2019 19:37)

Kadının evlilik içinde kızlık soyadını kullanmak istemesi için haklı gerekçe dahi aranmasına gerek olmadığı, bunun bir insan hakkı olduğu ve bu sebeple TMK.m187 hükmünün AİHS m.8 ile AY m.17'ye aykırılık oluşturduğu için, AY m.90 'a göre AİHS ye üstünlük tanımak suretiyle kadının evlilik içinde kendi kızlık soyadını kullanmasına izin verilmesi gerektiği
(Şerh No: 16946 - Ekleyen: Stj.Av.Şeyma ÖZKÖK GUVÇİ - Tarih : 26-07-2019 12:44)

“Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılacağına ilişkin usulüne uygun meşruhat bulunduğu nazara alındığında tebliğin usule uygun yapıldığı anlaşılmaktadır. Tebligatın açık mavi zarfla yapılmasının aranmasının ise, aşırı şekilcilik olduğunun, icra dairelerinde mavi renkli zarf bulunmaması halinde, beyaz renkli zarfa usulüne uygun şekilde söz konusu şerhin yazılması halinde, salt zarfın beyaz renkli olması nedeniyle usulsüz olduğu sonucuna varılamayacağının kabulü gerekir”
(Şerh No: 16945 - Ekleyen: Av.Aydın EZEL - Tarih : 19-07-2019 10:23)

Sanığın, katılanın kendisine hakaret etmesi üzerine tartışma çıktığını savunması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişmesi üzerinde durularak, haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması isabetsizdir.
(Şerh No: 16943 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 25-06-2019 09:52)

İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 16942 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 25-06-2019 09:39)

Velayet hakkı tevdi edilen annenin çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi yönündeki talebinin velayet hakkı kapsamındaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğu, velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığı, aynı hukuksal konumda olan erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil edeceği, evlilik birliği içinde doğan çocuğ...
(Şerh No: 16941 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 13-06-2019 15:10)

In the cases where contracts of service have been ended by the abusive exercise of the right to terminate, the employer shall pay compensation amounting to three times the wages for the term of the notice of termination.
(Şerh No: 16940 - Çeviren: Sılanur ŞAHİN - Tarih : 13-06-2019 12:14)

 Önerge  [İİK. 285] (Değişik : 7101 - 28.2.2018 / m.13) Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir. Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur.Konkordato talep edilirken mahkeme veznesine yatırılacak olan avansın miktarı ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları ile ilgili olarak 2.6.2018 tarihli R.G.’de yayımlanan ekteki Tebliği inceleyiniz. Bu durumda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır
(Şerh No: 16939 - Ekleyen: Av.İsmet Yaşar ERGÜN - Tarih : 07-06-2019 10:38)

Hükmün Kesinleşmesinden sonra uyarlama davası sırasında şikayetten vazgeçme şartı gerçekleşmiş olsa da infaza engel değildir
(Şerh No: 16934 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 24-05-2019 14:05)

Somut olayda kira sözleşmesi "adi yazılı" şekilde düzenlenmiş ve noterce imza onayı yapılmamış olup sadece aslına uygun olduğuna dair suret onayı yapılmıştır. Bu şekilde kira sözleşmesinin, kiracı tarafından tapuya şerh edilmesi doğru olmadığından şerhin terkinine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. HARÇ: Harca tabi davalarda, başvurma harcı ile nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır (Harçlar Kanunu 27-28 mad). Dava açılırken har...
(Şerh No: 16938 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-05-2019 13:57)

Yargıtay: "İhtiyari dava arkadaşlığı durumunda, davalılardan biri hakkındaki dava genel mahkemenin, diğeri hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa, özel nitelikteki mahkemede davanın görülmesi gereklidir." diyerek vakıaları benzer/aynı olan ancak hukuki sebepleri farklı olan (sözleşme-sözleşme dışı) davaların özel nitelikteki mahkemede görüleceği yönünde hüküm kurmuştur. Subjektif dava birleşmesi durumlarında önem arz eden bu durum doktrinde* de tartışmalı olup, karar bu açıdan,...
(Şerh No: 16937 - Ekleyen: Av.Koray OZDOGAN - Tarih : 20-05-2019 21:37)

Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, kamu görevlisi statüsü bulunmayan özel şirket görevlilerince yapılacak mühürlemelerin ihlâli durumunda, mühür bozma suçunu oluşturmayacaktır.
(Şerh No: 16936 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 15-05-2019 16:07)

TCK’nın 61. maddesinde sayılmayan adli sicil kaydı gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi mümkün değildir.
(Şerh No: 16935 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 15-05-2019 15:48)

Mirasın gerçek reddi beyanı mahkemeye ulaştıktan sonra ret beyanından, ancak mirasçıların tamamının muvafakatiyle veya açılacak olan reddin iptali davasının kabulü halinde dönülebilir. KARAR KENDİLERİNE TEBLİĞ EDİLMEDEN FERAGAT EDEN DAVACILARIN, karşılıklı olarak mirasın gerçek reddi beyanlarından dönmeleri konusunda muvafakatlerinin bulunup bulunmadığı sorulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
(Şerh No: 16933 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-05-2019 13:11)

Sevgili iken sosyal medya üzerinde yayınlanan fotoğrafların sevgililik bittikten sonra talep halinde kaldırılmaması, verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunu oluşturur.
(Şerh No: 16928 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 14-05-2019 12:01)

Başbakanın, düzenlenen mitingde konuşma yaptığı sırada sanığın giydiği ve üzerinde "Dikkat itina ile yürütme yapılır” yazılı tişörtü ortaya çıkararak elinde bulunan “$ Hırsız var $” yazılı pankartı açması hakaret suçunu oluşturur.
(Şerh No: 16932 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 13-05-2019 10:46)

Hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılmaması Gerekçeli hakkın ihlalidir.
(Şerh No: 16931 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 13-05-2019 10:29)

Polis memuruna hitaben; “seni sürdürürüm” sözlerinin polis memurunun görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerinin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı hususları gözetilmeden sanığa mahkumiyet verilmesi kabul edilemez.
(Şerh No: 16930 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 12-05-2019 11:47)

“…bende hakkın varsa Allah rızası için etme, edersen şerefsizsin…” diyerek karşılık verdiğinin anlaşılması karşısında, isnadın şarta bağlı veya bir olasılık halinde dile getirildiği, hakaret etme kastıyla hareket edilmediği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi doğru değildir.
(Şerh No: 16929 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 12-05-2019 11:35)

"Padişah bozuntusuna bir çift sözümüz var " pankkartı sözleri hakaret sayılmaz.
(Şerh No: 16927 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 11-05-2019 12:19)

" terbiyesizlik yapma, pislik yapma erkeksen gel yüzüme söyle" şeklindeki sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçu oluşturmamaktadır.
(Şerh No: 16926 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 11-05-2019 12:14)

"Gerici Yobazlar" şeklindeki sözlerin kaba söz ve ağır eleştiri olduğundan hakaret suçunu oluşturmaz.
(Şerh No: 16925 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 11-05-2019 12:10)

"Kitapsız, Allahsız, kitapsız" sözlerinin hakaret olmadığı rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşamayacağı
(Şerh No: 16924 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 10-05-2019 16:32)

6100 sy. HMK m. 166 uyarınca verilen birleştirme kararının esasa ya da usule ilişkin nihai bir karar olmadığı ancak bir ara karar olduğu ve bu sebep ile de bu kararlar aleyhine kanun yoluna başvurulamayacağı, yalnızca kararı veren mahkeme tarafından rücu edilebileceği hk.
(Şerh No: 16923 - Ekleyen: Av.Koray OZDOGAN - Tarih : 07-05-2019 10:24)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07228398 saniyede 9 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.