![]() |
|
![]() |
|
|||||||
|
(Karar Tarihi : 12.02.2026)
YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGITAY İLAMI
Esas No: 2026/23 Karar No: 2026/496 İncelenen Kararın Mahkemesi: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu Ek Karar Tarihi: 17.03.2025 Sayısı: 2025/12 E. BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR YARGITAY KARARI I. BAŞVURU Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, 6306 sayılı Kanun gereği riskli yapı kararı verilen taşınmazın kentsel dönüşüm suretiyle yeniden yapılması hususunda yüklenici ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde ana taşınmazda bağımsız bölümü bulunan malikin tüketici konumunda olup olmadığı ve buna bağlı olarak uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda farklı bölge adliye mahkemeleri hukuk daireleri arasında uyuşmazlık bulunduğu belirtilerek uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir. Başvuru, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'nun 01.07.2024 tarihli, 2024/8 Esas, 2024/11 Karar sayılı kararı ile Yargıtay'a gönderilmiştir. II. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Başvuru üzerine konu 01.07.2024 tarihinde yapılan toplantıda görüşülmüş; farklı bölge adliye mahkemelerinin hukuk dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunduğu tespit edilmiştir. Ana taşınmazın kentsel dönüşüm suretiyle yeniden yapılması hususunda yüklenici ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde bağımsız bölüm malikinin tüketici olmadığı ve uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözülmesi gerektiği yönündeki Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. ve 10. Hukuk Dairelerinin görüşü benimsenmiş; 5235 sayılı Kanun'un 35/3-4 maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi için dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir. III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNE KONU KESİN NİTELİKTEKİ KARARLAR VE GEREKÇELERİ Kararlarda özetle şu görüşler benimsenmiştir: Bazı kararlar, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin ticari veya ekonomik değerlendirme amacı güttüğünü, bu nedenle tüketici sayılamayacağını ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu kabul etmiştir. Diğer bazı kararlar ise, özellikle 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı statüsündeki taşınmazlarda, maliklerin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla sözleşme yaptığını, bu nedenle tüketici sayılmaları gerektiğini ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu belirtmiştir. IV. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık; 6306 sayılı Kanun gereği riskli yapı statüsündeki ana taşınmazda bağımsız bölümü bulunan malikin, yüklenici ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) uyarınca tüketici sayılıp sayılmayacağı ve buna bağlı olarak görevli mahkemenin belirlenmesine ilişkindir. Hukuki Çerçeve Riskli yapı: 6306 sayılı Kanun m.2/1-d gereğince yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı tespit edilen yapıdır. Tüketici işlemi: TKHK m.3/1-l gereğince tüketiciler ile ticari veya mesleki amaçla hareket edenler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir. Tüketici: TKHK m.3/1-k gereğince ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri eser sözleşmesi niteliğindedir ve 6502 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilir. Ancak şu ayrım yapılmalıdır: 1. Birden Fazla Bağımsız Bölüm veya Ticari Amaç Arsası karşılığında birden fazla konut veya işyeri elde eden arsa sahibinin amacı, taşınmazını değerlendirmek ve ekonomik kazanç sağlamaktır. Bu durumda ticari saik ön plandadır. Bu kişiler tüketici sayılamaz ve uyuşmazlık Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmelidir. 2. Riskli Yapıdaki Konut Malikinin Durumu Riskli yapı statüsündeki binada konut amaçlı bağımsız bölümü bulunan kat maliki, yeni yapılacak binada yaklaşık olarak mevcut konutuna denk bir bağımsız bölüm elde etmektedir. Bu durumda: Amaç ticari kazanç değildir. Amaç konut ihtiyacının karşılanmasıdır. Malik, ticari veya mesleki amaçla hareket etmemektedir. Dolayısıyla bu kişiler TKHK kapsamında tüketici sayılmalıdır. V. SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6306 sayılı Kanun gereği riskli yapı statüsündeki ana taşınmazda konut niteliğinde bağımsız bölümü bulunan malikin, yüklenici ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca tüketici konumunda olduğuna, Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna, Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde GİDERİLMESİNE, Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'na gönderilmesine, Kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmek üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği'ne gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. |
|
İlgili Mevzuat Hükmü : Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun MADDE 73 :(1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
(2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 73/A-(Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncıfıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirincifıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir |
|
Şerh Son Güncelleme: Dün
|
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |