![]() |
|
![]() |
|
|||||||
|
(Karar Tarihi : 20.10.2025)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, davacı ... vekili ve Tereke İdare Memuru tarafından adli yardım talepli temyiz edilmekle;
Tereke İdare Memurunun adli yardım talebinin kabulüne karar verildikten sonra yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı tereke İdare Memuru tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesince 22.01.2024 tarihli ek karar ile Tereke İdare Memurunun istinaf yoluna başvurulmamış sayılmasına karar verildiği, bahsi geçen ek karara karşı Tereke İdare Memuru tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, kararı istinaf etmeyen Tereke İdare Memurunun temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, Tereke İdare Memurunun temyiz dilekçesinin reddine; Kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkilinin babası olan muris ...'in 02.08.2020 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçısı olarak dava dışı eşi .., müvekkilleri .. ve .., dava dışı .. ve dava dışı ..'ın kaldığını, müteveffanın halı, kilim esnafı olarak faaliyet gösterdiğini ve kızı dava dışı ..'nin ortak olduğu davalı Şirketin 24.03.2005 tarihinde kurulduğunu, müvekkillerinin babasının şirkette %30 hak sahibi olduğunu, kardeşleri dava dışı ..'nin ise %70 hissesinin bulunduğunu, tereke dosyası ile menkullerin tespitinin yapıldığını, bu tespit dosyasında dava dışı ..'nin malların müteveffaya ait olduğuna dair beyanın bulunduğunu, davalı Şirketin hiçbir şekilde faaliyet gösteremediğini, bu nedenle davalı Şirketin feshi için dava açıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılamada alınan raporda davalı Şirket mallarının değerinin sadece 3.877,55 TL olduğunun tespit edildiğini ve müvekkillerine şirkette bulunan malların mülkiyetinin müteveffaya ait olduğunun tespiti için dava açmak üzere süre verildiğini belirterek, davalı şirkette bulunan malların mülkiyetinin müvekkillerinin murisi ...'e ait olduğunun tespitini istemiş, yargılama devam ederken muris ...'in terekesi için Tereke İdare Memuru atanmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Şirketin faaliyetinin halı ve kilim ticaretinden ibaret olduğunu, tespite konu halı ve kilimlerin de müvekkili Şirketin faaliyet gösterdiği adreste muhafaza edildiğini, malların Şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi olan dava dışı ... tarafından 16.09.2021 tarihinde stok affından faydalanılmak suretiyle stok beyanında bulunulduğunu, buna ilişkin vergilerin de ödenerek resmen müvekkili Şirket envanterine kazandırıldığını, davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığından savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'in UYAP ortamından alınan 31.10.2023 tarihli GİB sorgu sonucunda faaliyet adresinin .. Cad. .. Mah. ../.. olduğu, alınan 04.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı Şirketin faaliyetinin ise dava konusu şeylerin bulunduğu ve keşfin yapıldığı .. Mah. .. Cad. ../.. .. .. adresi olduğu, Medeni Kanun'un 985. maddesinde \"Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır. Önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılırlar.\" düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenlemenin zilyet lehine karine olduğu, davacı tarafların Medeni Kanunun 985. maddesinde düzenlenen karinenin aksi yönde iddiasının olduğu, dinlenen davacı tanık beyanlarının da söz konusu karinenin aksini ispata yeterli olmadığı, beyanların soyut nitelikte kaldığı, Medeni Kanunun 985. maddesi karşısında, dava konusu şeylerin davalının ticari defter ve kayıtlarında olup olmamasının sonuca etkili olmayacağı, dava konusu şeylerin muris ...'e ait olduğunun dosya kapsamından sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri ve Tereke İdare Memuru istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında muris ...'in terekesini temsil etmek üzere tereke idare memuru atanmasına karar verildiği, terekeye idare memuru atandıktan sonra görülmekte olan davada, davacılar .. ve ..'nin artık taraf sıfatlarının sona erdiği, müteakip tüm yargılama işlemlerinin tereke idare memuru tarafından yerine getirilmesi gerektiği, davacılar vekillerinin istinaf talebinin usulden reddi gerektiği, davacı tarafta muris ...' in terekesi olduğuna göre vekalet ücretinin terekeden tahsili yönünde hüküm kurulmasında hukuka aykırı yön görülmediğinden davalı vekilinin istinaf talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf talebinin usulden reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ... vekili, davacı ... vekili ve Tereke İdare Memuru temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili; Mahkemece her ne kadar muris ...'in UYAP ortamından alınan GİB sorgu sonucunda faaliyet adresinin .. Cad. .. Mah. ../.. olarak göründüğü belirtilmişse de adresin şirketin kurucu ortaklarının ikametgah adresleri olduğunu, yerel mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, yerel mahkemenin eşyaların bulunduğu adreste davalı Şirketin faaliyet gösterdiğini ve zilyetin taşınırların maliki sayılacağını belirtmişse de bu tespitin isabetli olmadığını, dava konusu edilen eşyaların davalı şirkete ait olmadığını, muris ...'in şahsına ait bulunduğunu, sonradan davaların açılması üzerine 2021 yılında vergi affıyla kötüniyetli ve hileli bir şekilde müvekkili mirasçılardan mal kaçırmak kastıyla davalı Şirket evanterine geçirildiğinin davalı Şirket vekilinin dosyaya sunduğu dilekçesiyle sabit olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında taraf sıfatlarının olmadığı gerekçe gösterilerek başvurularının usulden reddedilmesinin hak arama özgürlüğünü kısıtladığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacı ... vekili; dava konusu malların maliki kabul edilen davalı Şirketin bu malları hangi yollarla iktisap ederek zilyet olduğu ve bu zilyedliğin hukuki korumaya mazhar olup olmadığı hususunun araştırılmadığını, davalı şirket yetkilisi dava dışı ... tarafından muris ...'e ait olan malların stok affı müessesinin kötüye kullanılması ile birlikte davalı Şirket envanterine kaydedildiğini, muris ...'in GİB adres sorgusunun yapılıp tespit edilen adres ile şirket adresinin birbirinden farklı olması nedeniyle Medeni Kanun 985. maddesinde zikredilen karinenin aksini ispat edilemediği tespitine yer verildiğini, GİB sorgusunda tespit edilen adresin muris ...'in ikametgah adresi olup bu adreste ticari faaliyet yürütmesinin mümkün olmadığını, Mahkemece adresin kullanım amacının araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taşınır malın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, yargılama sırasında yargılama sırasında muris ...'in terekesini temsil etmek üzere terekeidare memuru atanmasına karar verilmesi nedeniyle davacıların taraf sıfatının sona erdiği, müteakip tüm yargılama işlemlerinin tereke idare memuru tarafından yerine getirilmesi gerektiği, davacıların taraf sıfatı bulunmadığından davacılar vekillerinin istinaf taleplerinin usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Tereke İdare memurunun temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2. Davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Davacı Tereke İdare Memuru adli müzaharet kararı aldırmış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. |
|
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Medeni Kanunu MADDE 985 :Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır.
Önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılırlar. Gerekçesi için Bkz. |
|
Şerh Son Güncelleme: 14-03-2026
|
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |