![]() |
|
![]() |
|
|||||||
|
(Karar Tarihi : 21.3.2018)
Davacı, 17/03/2015 tarihinde dava konusu taşınmazın mülkiyetini iktisap ettiğini, süresinde keşide edilen ihtarname ile ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini davalıya bildirmiş olmasına rağmen tahliyenin gerçekleşmediğini, PVC doğrama işi ile uğraşmakta olup kendisinin de kiracı olduğunu bu nedenle de faaliyetini iktisap ettiği taşınmazda sürdürmek istediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; işyeri ihtiyacının samimi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye satışının yapıldığı ayrıca davalı adına kayıtlı depolu asma katlı dükkan niteliğinde bağımsız bölüm bulunduğunun anlaşıldığı, davacı şirketinde ... ili sınırları içinde dava konusu iş yeri dışında başka taşınmazının bulunmadığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından hüküm tesisine yer olmadığına, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir. Yargılama devam ederken kiralananın ihtiyaçlı tarafından satılması nazara alındığında ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğu kabul edilemez. Somut olayda; davacı vekili tarafından sunulan 04/04/2016 tarihli dilekçeyle dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye satışının yapıldığı bu nedenle davanın takip edilmeyeceği bildirilmiş olup incelenen ekli tapu kayıt örneğinden de kiralananın 29.03.2016 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satılarak devredildiği anlaşılmaktadır. İhtiyaç nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyaç iddiasının hüküm kesinleşinceye kadar devam etmesi gerekir. Dava konusu, kiralanana ait son tapu kayıt örneğinden taşınmazın satıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı adına kayıtlı başka taşınmazlar bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın 6100 Sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 Sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 Sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. |
|
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 350 :Kiraya veren, kira sözleşmesini;
1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir. |
|
Şerh Son Güncelleme: 07-01-2026
|
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |