![]() |
|
![]() |
|
|||||||
|
(Karar Tarihi : 1.4.2019)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenmesi talep edilmiş olup, dosya yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş olmakla, üye hakim tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosyadaki tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp, düşünüldü.
KARAR : İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirket ile alacaklı Erdoğan Topçu arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açıldığını, 18/06/2013 tarihinde tahliyeye karar verildiğini, bu kararın takibe konulduğunu ancak 2013 yılından bu tarihe kadar tahliye kararının infazının istenmediğini, 03/07/2018 tarihli yenileme emrinin müvekkiline tebliğ edilene kadar ihtiyaç sebebinin ortadan kalktığının düşünüldüğünü, tahliye infazının bunca zaman yapılmamış olmasının ihtiyacın ortadan kalktığını ve taraflar arasında yeni bir kira ilişkisinin doğduğunu gösterir durumda olduğunu, yenileme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; şikayetçi şirketin % 90 hissesinin A. Topçu'ya ait olduğunu, A. Topçu'nun müvekkilinin kardeşi olduğunu, tarafların babası Necmettin Topçu'nun taşınmazda A. Topçu'nun tahliyesini istemediğini, manevi baskı yaparak tahliyeyi önlemeye çalıştığını, müvekkilinin de babasını kırmamak için tahliyeyi yapamadığını, babasının 05/05/2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin de gereğinin ifası için kendisine talimat verdiğini ve dosyanın yenilendiğini, ayrıca sonradan müvekkiline NT tarafından vasiyetname yapıldığını öğrendiklerini, gerekli iptal ve tenkis davalarının açıldığının kendisine telefonla bildirildiğini, açılan davanın haksız olduğunu söyleyerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince : " Kural olarak bir kira dönemi içinde alacaklı tarafından tahliye ilamının infazının istenmesi gerekir. Bu süre aşılarak icra dosyasından tahliyeye yönelik infaz istenmesi kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir ve infazı mümkün değildir. (Yargıtay 8.H.D. 2016/14633-12620 E.K.sayılı, 26.09.2016 T.ilamı) İcra dosyası ve dosya kapsamına göre; alacaklının 23.10.2013 tarihinde İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18.06.2013 gün ve 2012/576 Esas, 2013/354 Karar sayılı tahliye ilamı ile takip talebinde bulunduğu, tahliye emrinin 28.10.2013 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, icranın geri bırakılması kararı getirmek üzere borçluya mehil verildiği, kararın Yargıtay 6.H.D.'nin 25.02.2014 tarihli ilamı ile onandığı, 24.03.2014 tarihinde tahliye talep edilmesine rağmen gerekli harcın yatırılmadığı, bu tarihten sonra dosyada işlem yapılmadığı ve dosyanın işlemden kaldırıldığı, 02.07.2018 tarihinde alacaklı vekilinin yenileme talebinde bulunduğu görülmektedir. Kural olarak bir yıllık kira dönemi içinde alacaklının ilamın infazını istemesi gerekirken bu süre fazlasıyla aşıldığından taraflar arasında yeni bir kira akdinin oluştuğunun kabulü gerektiği anlaşıldığından şikayetin kabulüyle şikayetçiye gönderilen yenileme emrinin iptaline " karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; davacı şirketin A. Topçu'ya ait olduğunu ve A. Topçu'nun müvekkilinin kardeşi olduğunu, müvekkiline manevi baskı yapılarak tahliyenin önlendiğini, müvekkilinin babasını kırmamak için kararı infaz etmediğini ve vefatına kadar bekledikten sonra babaları vefat edince istediğini, kira sözleşmesinin yenilendiği anlamı çıkararak hüküm kurulmasının, dürüst olanı vicdanlı olanı yaralayacağını, kanunun buna cevaz vermeyeceğini, mahkemenin delilleri toplamak zorundayken bunu dahi yapmadığını, cevap dilekçe sinde belirtilen 13. Asliye Hukuk Hakimliği'nin dosyası celp edilip ön duruşma yapılmadan karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, İİK 71. Maddenin nazara alınmadığını, her ilamın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu hükmün de çiğnendiğini söyleyerek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İncelenen icra dosyası fotokopisi, ilk derece mahkeme kararı ve tüm dosya kapsamına göre ; Davalı vekili tarafından davacı şirket aleyhine İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/576 Esas sayılı dosyasından verilen 18/06/2013 tarihli tahliye kararına dayanarak 23/10/2013 tarihinde takip başlattığı, örnek 2 numaralı icra emri düzenlendiği, takip borçlusu tarafından kararın tehiri icra talepli temyiz edilmesi nedeniyle icra müdürlüğünce mehil vesikası düzenlendiği, takibe konu ilamın 25/02/2014 tarihinde onandığı, alacaklı vekilinin kararın onandığına dair onama kararını ibraz ederek, tahliye kararının 22/03/2014 tarihinde infazını istediği, 02/07/2018 tarihinde de dosyanın yenilenmesi ve mecurun tahliyesini talep ettiği görülmüştür. Tahliye kararının bir kira dönemini aşkın süre infazının istenmemesi kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir. Bu nedenle tahliyenin infazı artık bu takipte istenemez. Bunun için yeni bir tahliye kararı alınması zorunludur. Alacaklının ilamın Yargıtay'ca onanmasından sonra 22/03/2014 tarihinden takibin yenilendiği, 02/07/2018 tarihleri arasında tahliyenin infazının gerçekleştirilmesini istememiş olması bir dönem içinde kira paralarının ihtilafsız kabul edilmesi akdin yenilenmesi anlamına gelir, bir diğer ifadeyle taraflar arasında yeni bir kira ilişkisi doğduğu sonucunu ortaya çıkarır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı yasaya uygun olmakla davalının istinaf talebinin esastan karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-)Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)a-) Peşin harcın mahsubu ile bakiye 8,50 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b-) İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına; Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7035 Sayılı Kanunla değişik 6100 Sayılı HMK'nun 361/1.md.gereğince 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtayın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere temyiz yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oybirliği ile karar verildi |
|
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 354 :Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler, kiracı aleyhine değiştirilemez.
* 04.07.2012 tarih ve 6353 S.K. m.53 ile değiştirilen 31.03.2011 tarih ve 6217 S.K. Geçici 2. maddesi gereğince, “Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. |
|
Şerh Son Güncelleme: 07-01-2026
|
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |