Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

Davacı, kiralananı davalıdan satın almakla, satın aldığı mecurla birlikte bütün hak ve yükümlülüklerde devredilmiş olur. Davalı satıcı, mecurun satış tarihine kadar depozitonun teminat olarak verildiği konularda kiracıdan talep edebileceği bir hak ve alacağı olduğunu, bu hak ve alacakları için teminatı yedinde tutmak hakkı olduğunu kanıtlamadığı gibi bu yönde bir savunması da yoktur. Bu durumda davalının depozitoyu elinde tutmasının yasal dayanağı kalmadığından yeni malik olarak kiralayan sı...
(Şerh No: 16748 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-02-2018 14:29)

Alt kira ilişkisi asıl kiraya veren alacaklıyı bağlamayacaktır.
(Şerh No: 16746 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-01-2018 11:49)

Alt kiracı üçüncü kişi sayılmayacağı için bu madde hükmünün uygulanması mümkün değildir.
(Şerh No: 16745 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-01-2018 11:46)

Kira borcunun ödenmesi halinde faiz ve icra giderleri gibi diğer alacaklar ödenmemiş olsa dahi tahliye için gerekli olan temerrüt oluşmaz.
(Şerh No: 16744 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 17-01-2018 11:24)

Kira farkı alacağı ve tahliye istemli takibe itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye talepli dava ikame edilmiştir. 6098 S.K.'un yürürlüğe girdiği 1.7.2012 öncesi için taraflar arasında akdedilen 1.4.2010 tarihli kira sözleşmesinde yıllık kira artışına dair kararlaştırılan oranda ve 6098 S.K.'un yürürlük tarihi sonrası için de 344/1. maddesi uyarınca ÜFE oranında artış uygulanmak suretiyle kira bedeli bulunup; kira farkı alacağı bu çerçevede hesaplanmalıdır.
(Şerh No: 16743 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-01-2018 14:00)

Kira farkı alacağı ve tahliye istemli takibe itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye talepli dava ikame edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 01.04.2008 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesinde “1. yılın bitiminden sonraki kira artışında senelik TEFE+ÜFE/2 oranı baz alınacaktır” şeklindeki düzenleme geçerli olup tarafları bağlar. 1.07.2012'den sonrası için işbu tarihte yürürlüğe giren TBK m.344 hükmü de gözetilerek ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşme hükmü doğrultus...
(Şerh No: 16742 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-01-2018 14:00)

 Bilgi  [İşK. 21] 7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU’NUN 12. MADDESİ GEREKÇESİDİR
MADDE 12- Madde ile, 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Üçüncü fıkradan sonra eklenen fıkrayla mahkeme veya özel hakemin, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyeceği hüküm altına alınmaktadır. Uygulamada işe iade kararı veren mahkeme boşta geçen süreye ilişkin alacak (ücret ve diğer haklar) ile işe başlatmama tazminatını ay esaslı olarak belirlemektedir...
(Şerh No: 16740 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-01-2018 17:32)

 Bilgi  [İşK. 20] 7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU’NUN 11. MADDESİ GEREKÇESİDİR
MADDE 11- Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile, işe iade talebiyle açılacak davalar için arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinde işe iade talebiyle açılacak davalar düzenlendiği için, Tasanda yapılan düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla maddede zorunlu olarak değişiklik yapılmaktadır. İşe iade talebiyle dava açmak için 4857 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen bir aylık süre, yapılan değişiklik ile arabulucuya...
(Şerh No: 16741 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-01-2018 17:30)

İkinci ihalede de alıcı çıkmaması halinde satış talebi düşer ve bu tarihten itibaren yasal süresi içinde yeniden satış istenirse haciz varlığını korur.
(Şerh No: 16739 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 27-12-2017 18:43)

İİK. 339. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ile yapılan başvurunun reddine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararıdır.
(Şerh No: 16738 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 26-12-2017 13:20)

(1) In case there has been committed a new offence after finalization of judgement rendered because of an offence previously, the provisions of repetition shall be applied. For this, there shall not be necessary that the penalty has been executed. (2) Provisions of repetition shall not be applied because an offence that has been committed previously about the offences committed after; (a) Five years from the date on which that penalty was executed in case of a conviction to a penalty for a term of more than five years, (b) Three years from the date on which that penalty was executed in case of a conviction to a penalty of imprisonment for a specific term of less than five years or judicial fine, Have passed. (3) In case of repetition, if there has been prescribed penalty of imprisonment and judicial fine alternatively in the article of law related to the following offence, there shall be resolved to penalty of imprisonment. (4) There shall not be applied repetition provisions between deliberate offences and reckless offences and between mere military offences and other offences. The provisions rendered by the courts of foreign countries shall not be taken as basis for repetition so as to be excluded the offences of deliberate killing, deliberate wounding, plundering, fraud, producing and trading of narcotics and stimulant substances, forgery on money and valuable seal. (5) There shall not be applied the provisions of repetition due to the offences...
(Şerh No: 16737 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:53)

(1) About a person who is mentally ill at the time on which he or she has committed the offence, there shall be resolved to security measure with the purpose of protection and treatment. Mentally ill persons about whom has been resolved to security measure, shall be taken under protection and treatment in medical institutions having high security. (2) Mentally ill person about whom has been resolved to security measure may be released by the decision of court or judge upon specification in the report drawn up by the medical board of the institution in which he or she has been accommodated that the dangerousness to society no longer existed or considerably diminished. (3) There shall be specified in the report of the medical board whether medical control and follow up of the person is necessary or not in respect of security according to the nature of mentall illness and the act committed, if necessary, what the duration and intervals of that would be. (4) Medical control and follow up shall be provided by the Public Prosecutorship by being these persons sent for period and at intervals specified in the report to medical institutions having technical equipments and competent specialists. (5) When it has been understood in medical control and follow up that dangerousness of the person with regard to mental illness for community increased, there shall be decided to security measure with the purpose of protection and treatment, by depending upon the report prepared. In...
(Şerh No: 16736 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:51)

(1) There shall be applied security measures specific to legal entities about legal entities which have been provided an unjust benefit in favour of them by means of committal of the offence of bribery.
(Şerh No: 16735 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:47)

(As amended: July 2,2012-6352/87 th Art.) (1) Any person who provides benefit, directly or through the instrument of intermediaries to a public official or any other person who he or she indicated in order him or her to perform or not to perform a task related to carrying out of his or her duty, shall be sentenced to a punishment of imprisonment from four years to twelve years. (2) Any poblic official who provides benefit, directly or through the instrument of intermediaries to him/her or any other person who he or she indicated in order him or her to perform or not to perform a task related to carrying out of his or her duty, shall also be sentenced to the punishment specified in the first paragraph. (3) In case where it was agreed upon a bribe, there shall be resolved to punishment as if the offence were completed. (4) In the cases where the public official requested a bribe but it was not accepted by the person or the person offered or promised in the matter of providing benefit to the public official but it was not accepted by the public official, the punishment to be imposed on the perpetrator according to the provisions of paragraphs 1 and 2 shall be reduced by half. (5) Any person who mediates in transmitting of the offer or request to the other party, concluding of the bribery agreement or providing the bribe, shall be punished as a joint perpetrator irrespective of being regarded that he or she was having the capacity of a public official. (6) Any t...
(Şerh No: 16734 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:45)

(As amended: April 30,2008-5759/1 st Art.) (1) Any person who openly humiliates the Turkish Nation, the State of Turkish Republic, the Turkish Grand National Assembly and judicial bodies of the State is punished by imprisonment from 6 months to 2 years. (2) Any person who openly humiliates the military or security organization of the State is punished by imprisonment according the provision of the first paragraph. (3) Expressions of thought made for criticizing shall not constitute a crime. (4) The prosecution due to this article is subject to the permission of the Minister of Justice.
(Şerh No: 16733 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:42)

İkinci ihalede de alıcı çıkmaması halinde satış talebi düşer ve bu tarihten itibaren süresi içinde yeniden satış istenirse haciz varlığını korur.
(Şerh No: 16732 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-12-2017 11:38)

Özet: Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de somut olayda öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamaz. Bu durumda İİK'nun 45/1 hükmü uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile...
(Şerh No: 16731 - Ekleyen: Av.Abddurrahman YILDIRIM - Tarih : 22-12-2017 09:14)

The attorney has the right to review all the documents related to his or her person in the bar association.
(Şerh No: 16730 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:52)

The attorney will present a copy of the lawsuit petition which has been filed against him or her in connection with his or her professional activities to his or her bar association. The attorney is obliged to accept the offer of mediation made by his or her bar association in legal disputes.
(Şerh No: 16729 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:51)

An attorney who has to be absent from his or her office for quite a long time will inform his or her bar association of the name of a colleague who will take care of his or her business and receive his or her clients.
(Şerh No: 16728 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:49)

The attorney takes care to maintain his or her office in a state proper to the dignity of the profession.
(Şerh No: 16727 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:49)

The attorney is obliged to conduct in accordance with the requirements of professional solidarity and order adopted by the Union of Bar Associations of Turkey.
(Şerh No: 16726 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:48)

The attorney may not claim conflicting requests for the same suit.
(Şerh No: 16725 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:47)

The attorney must make sure that other position and opportunities that he or she legally have possession of do not be effective in his or her professional activities. The attorney may not benefit from specialities of the attribution of attorneyship in personal disputes out of his or her professional activities.
(Şerh No: 16724 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:45)

The attorney must avoid any kind of conduct in the nature of providing work for him or her.
(Şerh No: 16723 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:44)

The attorney must meticulously avoid any kind of unnecessary acts intended solely to promote his or her reputation. a) The attorney may only announce his change of address by publication in such a way that not to bear the nature of advertisement. b) The attorney's letterheads, business cards, and office signs may not be in such lavish design to bear the nature of advertisement. c) The attorney may make his or her address written in the businesses section of the telephone directory. Except this, he or she may not make given place to any letters in different sizes and writings that are in the nature of advertisement. ç) Attorneys which establish joint office, will take care that their office shall not be a means of advertisement and not lose its quality of being a law office.
(Şerh No: 16722 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:43)

The attorney will be interested in the legal aspect of allegation and defense. He or she must remain outside of the hostilities engendered by the dispute between the parties.
(Şerh No: 16721 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:40)

The attorney must express his or her ideas in a mature and objective manner in writing and speech. The attorney must avoid explanations not related to law or statutes in his or her professional activities.
(Şerh No: 16720 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:38)

The attorney has to refrain from all attitudes and conduct that would blemish the respectability of the profession. The attorney is obligated to be attentive at this in his or her private life, as well.
(Şerh No: 16719 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:36)

The attorney will conduct his or her professional activities in such a way that to ensure public faith and confidence and with a complete devotion in his or her work.
(Şerh No: 16718 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:35)

The attorney retains his or her independence in his or her professional activities and avoids accepting work that could injure that independence.
(Şerh No: 16717 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:33)

Turkish attorneys have believed the necessity of the independence of bar associations and of the Union of Bar Associations of Turkey, resolved to accomplish the duties rest upon them in this respect both individually and institutionally.
(Şerh No: 16716 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:31)

Yetki itirazı ile esas hakkında itiraz birlikte yapıldığında açılan itirazın iptali davasında yetki itirazı kabul edilirse, esas hakkındaki itiraza geçilmeden davanın REDDİNE karar verilir.
(Şerh No: 16715 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 15-12-2017 13:53)

Senetteki düzeltme ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekmektedir. Ayrıca çift vadeli olarak düzenlenen senetler kambiyo senedi vasfında değildir.
(Şerh No: 16714 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 15-12-2017 13:50)

Adli Tıp Kurumunun Grofoloji bölümünün imza incelemesinde son mercii olarak kabulü mümkün bulunmadığından bu rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilemez. Mahkemece her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
(Şerh No: 16712 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-12-2017 13:47)

Sanığa yapılan tebligat iade döndüğü halde icra dairesindeki taahhüdünde tüm sürelerden feragat ettiği ve takibin kesinleştirilmesi yönünde bir beyanının bulunmaması karşısında borçlu sanık yönünden takibin kesinleşmemesi nedeniyle henüz borçlu duruma düşmediği için cezalandırılması mümkün değildir.
(Şerh No: 16713 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 15-12-2017 08:01)

Adli Tıp Kurumu imza incelemesinde üst ve son mercii olmadığı gibi, esasen rapor sonuç doğrucu ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Öyle olunca mahkeme üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden oluşturulacak bilirkişi heyetinden senetteki imzanın davalı eli ürünü olup olmadığına ilişkin Tetkik Mercii içerisindeki medarı tatbik imzalar ve 3.7.2001 tarihli oturumdaki imzaları incelenerek yeniden rapor aldırılmalıdır.
(Şerh No: 16711 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-12-2017 19:06)

Takibe koyulan senetteki imzaya itiraz edilmesi halinde görülecek olan imzaya itiraz davasında, imzanın takibin borçlusuna ait olduğunu ispat külfeti takip alacaklısındadır.
(Şerh No: 16709 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 14-12-2017 18:57)

89/3'e göre gönderilen 3. Haciz İhbarnamesi nedeniyle açılan menfi tespit davasında, alacaklı taraf aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir.
(Şerh No: 16710 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 14-12-2017 18:45)

Sanığın üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı itibariyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi uyarınca istinabe suretiyle sorgusununyapılamayacağının gözetilmemesi BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 16708 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 08-12-2017 11:31)

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup ayıplı ifa nedeniyle bedelde indirim yapılarak yükleniciden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece tahkim şartının geçersiz olması sebebiyle tahkim ilk itirazı reddedilerek, işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak davanın görev yönünden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmektedir.
(Şerh No: 16707 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 30-11-2017 10:24)

T.C. Sanık müdafiinin itiraz dilekçesinin 12/10/2017 tarih 19.52'de Uyap sisteminden gönderildiği, elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda bittiği ve itirazın süresinde yapıldığı anlaşılmış olması nedeniyle sanık müdafii Av.Onur Güler tarafından yapılan itirazının KABULÜ'ne karar verilmiştir.
(Şerh No: 16706 - Ekleyen: Av.Onur GÜLER - Tarih : 28-11-2017 19:40)

Gayrımenkul üzerine konulan hacizde satış isteme süresi haciz kararının verildiği tarihten başlar
(Şerh No: 16705 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 22-11-2017 16:07)

Borçlunun çalıştığı işyerine yazılan maaş haciz müzekkeresi için cevap verilmemesi halinde tekit amaçlı yeniden müzekkere gönderilmesi hususunda kanunda bir düzenleme bulunmadığı, bir kez gönderilmiş olmasının kanuna göre yeterli olduğu hakkında.
(Şerh No: 16704 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 22-11-2017 08:40)

Borçlunun çalıştığı işyerine yazılan maaş haciz müzekkeresi için cevap verilmemesi halinde tekit amaçlı yeniden müzekkere gönderilmesi hususunda kanunda bir düzenleme bulunmadığı, bir kez gönderilmiş olmasının kanuna göre yeterli olduğu hakkında.
(Şerh No: 16703 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 22-11-2017 08:39)

Ödeme emrinin hukuki sonuç doğurabilmesi için öncelikle 55. maddede sayılan bilgileri içermesi gerekmektedir. Dolayısıyla, anılan bilgileri içermeyen işlemlerin, ödeme emri olarak kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır.
(Şerh No: 16701 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 17-11-2017 21:42)

Ödeme emirlerinin bu madde uyarınca kanunda yazılı unsurları ihtiva etmesi gerekir. Genellikle takibe konu amme alacağının niteliğinin tayinine yarayacak bu hususların ödeme emriyle borçlunun bilgisine sunulmasıyla amme borçlusu, hangi alacak için takip edildiğini öğrenerek buna karşı kullanabileceği savunma sebeplerine göre mercilere başvurmak veya takibin devamına izin vermek yollarını kullanabilecektir Alacağın niteliği ve yasal dayanağının tayinine imkan verecek gerekli bilgileri taşımayan ö...
(Şerh No: 16702 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 17-11-2017 21:38)

Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararına karşı sanık müdafiinin yaptığı itirazı inceleyip reddeden Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde yer alan başkan ve üyelerin, görevsizlik kararı ile gelen dosyanın yargılamasına katılmış olmalarında, bir karar veya hükme katılan hakimin yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar ya da hükme katılma hali de söz konusu değildir.
(Şerh No: 16700 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-11-2017 21:40)

Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hakimin reddinin istenmesi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar, sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle ise ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması ile sınırlı olduğundan ve sanığın 26.09.2008 tarihinde yapılan sorgusundan sonra 06.03.2009 tarihinde sanık müdafileri tarafından talepte bulunulduğundan, istem süresinden sonra yapılmıştır.
(Şerh No: 16699 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-11-2017 21:37)

Bu düzenlemeler ışığında davalı kiracının tacir olduğunun dosyadaki evraklardan anlaşılması ve TBK 325. maddesinin tacirler için ertelenmiş olması karşısında sözleşme serbestisi hükümlerine göre tarafların sözleşmeye uymalarının gerektiği, davalı kiracı tarafından anahtar tesliminin ispatlanamadığı ve dava konusu taşınmazın 01.05.2010 tarihinde tahliye ve teslim edildiği hususunda tarafların mutabık olmadığının anlaşılmasına göre tacir olan davalının dönem sonuna kadar olan kiradan ve sözleşme s...
(Şerh No: 16698 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-11-2017 22:02)

Dava dilekçesinde bir ay kadar önce evi terkettiği açıkça ifade edilen ve zabıta araştırmasında o adreste yaşamadığı belirlenen davalıya "aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste" Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur.
(Şerh No: 16697 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-11-2017 12:26)

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Yasayla ilave edilen hüküm; bu adresin aynı davada hasım olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilir.
(Şerh No: 16696 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-11-2017 12:23)

Davacı kadın dava dilekçesinde eşinin bir ay önce ortak konutu terkedip gittiğini bildirmiş, davalının adresi olarak da mernis adresine tebligat yapılmasını istemiştir. Dava dilekçesinde "bir ay kadar önce evi terkettiği" açıkça ifade edilen ve zabıta araştırmasında o adreste yaşamadığı belirlenen davalıya "aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste" Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur. Bu husus gözetilmeden...
(Şerh No: 16695 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-11-2017 12:17)

Kararda İhtiyati haciz aşamasında alınması gereken tahsil harcı oranını göstermektedir.
(Şerh No: 16694 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 01-11-2017 19:52)

Borçlu, 2.6.2015 tarihindeki haciz sırasında borcunu iki ay içerisinde ödemezse emekli maaşının tamamının kesilmesine muvafakat etmiş; alacaklının 29.6.2015 tarihli talebine istinaden borçlunun emekli maaşına haciz uygulanmıştır. Borçlunun emekli maaşının kesilmesine dair beyanı karşılıklı edimleri içermeyip, tek taraflı olmakla borçlunun muvafakatinin şarta bağlı olduğundan söz edilemez. Emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına dair şikayetin reddi yerindedir.
(Şerh No: 16693 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 01-11-2017 17:29)

Müşterek mülkiyete konu taşınmazdaki borçluya ait pay satılmış; taşınmazdaki üçüncü kişi paydaşa İİK m.135'e istinaden tahliye emri gönderilmiştir. Paylı mülkiyette satılan payın taşınmazın hangi bölümüne isabet ettiği belli olmayıp, yalnızca taşınmazdaki payın miktarına işaret etmekle; müşterek mülkiyete tabi taşınmazda, 26/214 payın kayden maliki olan şikayetçi paydaş yönünden İİK.'nun 135. maddesi gereğince tahliye talebinde bulunulamayacağı açıktır.
(Şerh No: 16692 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 01-11-2017 17:21)

 Bilgi  [İşK. 92] 7036 S.K. m.14 ile yapılan Değişiklik Gerekçesi
Kanunun 13 üncü maddesiyle 4857 sayılı İş Kanununun 91 inci maddesinde yapılan değişikliğin zorunlu sonucu olarak ve aynı gerekçeye istinaden madde ile, 4857 sayılı Kanunun 92 nci maddesinde de değişiklik yapılmaktadır.
(Şerh No: 16691 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:47)

 Bilgi  [İşK. 91] 7036 S.K. m.13 ile yapılan Değişiklik Gerekçesi
Tasarıyla kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacak ve tazminatları için arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Madde ile, Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri personelinin “iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin” kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri inceleme yetkisi kaldırılmaktadır. İş sözleşmesi devam eden işçiler bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş müfettişleri eliyle denetim...
(Şerh No: 16690 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:45)

 Bilgi  [İşK. EK MADDE 3] Madde Gerekçesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun “I. On yıllık zamanaşımı” başlıklı 146 ncı maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Anılan Kanunun “II. Beş yıllık zamanaşımı” başlıklı 147 nci maddesinde ücret gibi dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinde yer alan “Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.” şeklindeki hüküm de bu düzenlemeyle uyumludur. Feshe bağlı alacaklar...
(Şerh No: 16689 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:42)

 Bilgi  [İşMK GEÇİCİ MADDE 1] Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası ile, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince kurulan iş mahkemelerinin Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edileceği ve maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davaların, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunacağı hükme bağlanmaktadır. Kural olarak usul hükümleri derhal yürürlüğe girer. Ancak Kanunla getirilen “dava şartı olarak arabuluculuğa” ilişkin hükümlerin derhal yürürlüğe girecek olması, yargı mercilerinin elinde derdes...
(Şerh No: 16688 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:18)

 Bilgi  [İşMK 12] Madde Gerekçesi
Madde ile, 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Üçüncü fıkradan sonra eklenen fıkrayla mahkeme veya özel hakemin, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyeceği hüküm altına alınmaktadır. Uygulamada işe iade kararı veren mahkeme boşta geçen süreye ilişkin alacak (ücret ve diğer haklar) ile işe başlatmama tazminatını ay esaslı olarak belirlemektedir. Bunun so...
(Şerh No: 16687 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:13)

 Bilgi  [İşMK 11] Madde Gerekçesi
Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile, işe iade talebiyle açılacak davalar için arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinde işe iade talebiyle açılacak davalar düzenlendiği için, Tasarıda yapılan düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla maddede zorunlu olarak değişiklik yapılmaktadır. İşe iade talebiyle dava açmak için 4857 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen bir aylık süre, yapılan değişiklik ile arabulucuya başvurma...
(Şerh No: 16686 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:12)

 Bilgi  [İşMK 10] Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası ile, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun yürürlükten kaldırıldığı belirtilmektedir. Maddenin ikinci fıkrası ile, yürürlükten kaldırılan 5521 sayılı Kanuna yapılan atıfların Kanuna yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmaktadır.
(Şerh No: 16685 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:12)

 Bilgi  [İşMK 9] Madde Gerekçesi
Madde ile, uygulamada herhangi bir tereddüde meydan vermemek amacıyla Kanunda hüküm bulunmayan haller bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa genel bir atıf yapılmaktadır.
(Şerh No: 16684 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:11)

 Bilgi  [İşMK 8] Madde Gerekçesi
Madde ile, iş mahkemelerince verilip temyiz edilemeyen, bir başka ifadeyle bölge adliye mahkemelerinde kesinleşen kararlar düzenlenmektedir. Bu kapsamda 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinde düzenlenen fesih bildirimine itiraz (işe iade) davaları ve işveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya işyeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının iptali için açılan davalar sayılmaktadır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendika...
(Şerh No: 16683 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:11)

 Bilgi  [İşMK 7] Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası ile, iş mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulanması kabul edilmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 316 ila 322 nci maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulünde cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçelerinin bulunmaması, iki duruşma arasının kural olarak bir aydan fazla olamaması gibi yasal düzenlemeler dikkate alındığında davaların daha kısa süre içinde çözümlenme imkanı bulunduğu belirtilmelidir. Maddenin ikinci fıkrası ile, ...
(Şerh No: 16682 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:10)

 Bilgi  [İşMK 6] Madde Gerekçesi
Madde ile, iş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme belirlenmektedir. Maddenin birinci fıkrası uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki yetki hükümlerine uygun olarak davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile iş hukukunun genel prensipleri itibarıyla işin yapıldığı yer mahkemesi yetkili mahkeme olarak belirlenmektedir. Düzenleme ile, ayrıca işlemin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili oldu...
(Şerh No: 16681 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:09)

 Bilgi  [İşMK 5] Madde Gerekçesi
Madde ile, iş mahkemelerinin görev alanı düzenlenmektedir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesinde, iş kanunlarına göre işçi sayılan kimseler ile işveren veya işveren vekilleri arasındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanan davaların iş mahkemelerinin görev alanına girdiği hükme bağlanmıştır. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yapılan düzenleme ile, iş mahkemelerinin görev alanı genişletilerek 5521 sayılı Kanunda düzenlenen uyuşmazlıkların yanı sıra 6098 sayılı Türk Borçlar Kanu...
(Şerh No: 16680 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:08)

 Bilgi  [İşMK 4] Madde Gerekçesi
10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 64 üncü maddesiyle kabul edilen zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri dışında kalan talepler hakkında dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat zorunluluğuna ilişkin hüküm korunmaktadır. Aynı şekilde, zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalarda davanın Kuruma r...
(Şerh No: 16679 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:06)

 Bilgi  [İşMK 3] Madde Gerekçesi
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca ihtiyari arabuluculuk kurumu hukuk düzenimizde yer almakla birlikte madde ile, “dava şartı olarak arabuluculuk” kurumu ilk defa hukukumuza girmekte ve maddede yer alan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması bir zorunluluk olarak öngörülmektedir. Maddenin birinci fıkrası ile, kanuna veya bireysel yahut toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda,...
(Şerh No: 16678 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:05)

 Bilgi  [İşMK 1] KANUNUN GENEL GEREKÇESİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerine göre 2016 yılı Aralık ayı itibarıyla 14 milyona yakın işçi ve 1 milyon 750 bine yakın işyerinin bulunduğu ülkemizde işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklar, hem çalışma hayatının hem de yargının gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda 2017 yılı Mayıs ayı itibarıyla 50’si sosyal güvenlik hukukunda uzman olmak üzere 320 iş mahkemesinde 376 hâkim bu uyuşmazlıkları çözmek için çalışmaktadır. İş mahkemesi kurulmayan yerlerde ise 514 asliy...
(Şerh No: 16675 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:03)

 Bilgi  [İşMK 2] Madde Gerekçesi
Madde ile, iş mahkemelerinin kurulacağı yerler tabiî hâkim ilkesi dikkate alınarak kanunla belirlenmektedir. 29/3/1984 tarihli ve 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunda düzenlenen hukuk mahkemelerinin kuruluş usulüne uygun olarak iş mahkemelerinin, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olum...
(Şerh No: 16677 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:02)

 Bilgi  [İşMK 1] Madde Gerekçesi
Madde ile, Kanunun amacı düzenlenmektedir.
(Şerh No: 16676 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 15:01)

Nafaka ara kararı ile ilamlı takip başlatılamaz.4-5 Örnek İcra emrine konu edilemez.
(Şerh No: 16674 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-10-2017 14:50)

Ortaklığın giderilmesi davasının konusuz kalması halinde dahi;Paydaşlığın giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan veya kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden, davanın açılmasında tarafların kusuru bulunup bulunmadığının da yargılama giderlerinin yükletilmesi açısından bir önemi bulunmamaktadır. Bu ilkeden hareketle, başka bir hususa bakılmaksızın, yargılama giderlerinin ve yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretinin, ya...
(Şerh No: 16672 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 08-10-2017 08:40)

Kusursuz olduğu kabul edilerek hakkında beraat hükmü kurulan sanıklar hakkında "suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesine dayanılması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, Karar verilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 16671 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 06-10-2017 09:28)

Cezaevi yapı harcı ise, özel nitelikte olan 2548 sayılı Kanuna dayanılarak tahsili gereken bir harç çeşidi olup, kanunlarında özel olarak cezaevi yapı harcından muaf olduğu belirtilen kurumlar dışında hiçbir istisna ve muafiyet söz konusu değildir.
(Şerh No: 16669 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 04-10-2017 10:34)

Bu maddeye ilişkin hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere; ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulması halinde, başvuru ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durdurmaz.
(Şerh No: 16670 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 04-10-2017 10:27)

Maaş üzerine konulan haciz nedeniyle, her ay maaştan kesilerek gönderilen paraların, icra dosyasına gelmesi ve alacaklı tarafından alınması, icra takip işlemi niteliğinde olmadığından, zamanaşımını kesmez.
(Şerh No: 16668 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 04-10-2017 10:21)

Gayrimenkul hacizleri tapuya şerh verilmek suretiyle tekamül eder. Bu nedenle menkul mallardaki gibi fiili haciz aranmaz.
(Şerh No: 16666 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 02-10-2017 19:56)

İhale tamamlanmadan önce, alacaklı tarafından, satıştan vazgeçildiğine göre, memurlukça, alacaklının talebi doğrultusunda satışın düşürülmesi gerekir
(Şerh No: 16667 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 02-10-2017 11:18)

Çevre temizlik vergisi ihale bedelinden kesilerek ödenemez
(Şerh No: 16665 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 02-10-2017 11:08)

Taşınmazların satış sırasına göre birinin ya da birkaçının satılması alacaklının alacağını tüm eklentileriyle birlikte tatmine yeterli ise artık bundan sonraki diğer taşınmazların icra müdürlüğünce satışının yapılmaması gerekir
(Şerh No: 16664 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 02-10-2017 11:03)

Mahkeme kararında görüldüğü gibi teselsül ilişkisi kurulmadığından hükmedilen vekalet ücreti alacağının bu kişilerden eşit oranda tahsili gerekir.
(Şerh No: 16663 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-09-2017 21:12)

Taraflar arasında işe iade kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde işverene başvurulup başvurulmadığı konusunda uyuşmazlık mevcuttur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/5. maddesi gereğince işçi kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Aynı madde gereğince "kesinleşme şerhi verilen mahkeme kararının" işçiye tebliği zorunludur. Sadece onama ilamının tebliği kesinleşme şerhli karar tebliğ edilmediğinden geçerli değ...
(Şerh No: 16662 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-09-2017 13:36)

Davacının sınırdaş parseldeki pay satışı nedeniyle ön alım hakkının doğduğunun kabulüne imkan görülmemektedir.
(Şerh No: 16661 - Ekleyen: Av.Serkan BÜTÜN - Tarih : 15-09-2017 21:12)

Davacı, taşınmazının uzun yıllardır kamulaştırılmayarak, mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle maddi zararının tazminini talep etmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek-1. maddesi ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılm...
(Şerh No: 16660 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-09-2017 15:35)

Davacılara ait taşınmazın tamamı imar planında pazar yeri olarak ayrılmıştır; böylece davaya konu taşınmazda idarenin fiili el atması olmasa da imar kısıtlamasına dayalı hukuki el atması söz konusu olup; bu tür iddialara mesnetle ikame olunan davaya bakma görevi idari yargıdadır.
(Şerh No: 16659 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-09-2017 13:37)

Düzenleme tarihi ile vade tarihi arasında 23 yıl gibi bir süre bulunması senedin, kambiyo senedi olma vasfını ortadan kaldırmaz. Bu durumda bonoya karşı ileri sürülecek her türlü iddia ve savunma yazılı delille kanıtlanmalıdır.
(Şerh No: 16658 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-09-2017 12:24)

 Bilgi  [SMK 1] SINAİ MÜLKİYET KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK
SINAİ MÜLKİYET KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarih ve Sayısı: 24.04.2017-30047 BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların belge verilerek korunması ile bu haklarla ilgili diğer işlemlerde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Yönetmelik; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, fayda...
(Şerh No: 16654 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-09-2017 11:23)

Dosya içersinde bulunan ücret bordrolarında davacının imzası bulunmadığı gibi işveren tarafından 4857 sayılı Kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirerek gerekli belgeleri işçiye teslim ettiğine dair delil de sunmamıştır. Bu nedenle işçinin alacağını belirleyecek veriler elinde bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle, yaklaşık 6 yıla yakın bir süreye ilişkin TİS artışlarından kaynaklanan alacaklarını belirlemesi davacı işçinin eğitim ve sosyal durumu dikkate alındı...
(Şerh No: 16657 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-09-2017 11:03)

Somut uyuşmazlıkta; açılan dava belirsiz alacak davasının türü olan, -kısmi eda külli tespit- davasıdır. Bu tür davalarda zamanaşımı, alacağın tamamı için dava tarihi esas alınarak dikkate alınır. Dolayısıyla ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def’i dikkate alınamaz.
(Şerh No: 16656 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-09-2017 10:58)

Dosya içeriğine göre davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili işçinin davalı işveren nezdinde çalıştığı süreyi ve aldığı net ücreti belirterek kıdem tazminatı ile izin ücreti, genel tatil ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarını, dava dilekçesinde belirtilen miktarlarda tahsili için belirsiz alacak davası açmıştır. Alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olmasını ya da belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olmasını aramaktadır. Kısaca davacının y...
(Şerh No: 16655 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-09-2017 10:55)

Somut olayda davacının talebine konu TİS'den kaynaklı alacaklarının miktarı ancak bir yargılama sürecinden ve bilirkişi incelemesinden sonra tam olarak tespit edilebilecektir. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu dava konusu alacakların belirli alacaklar olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş olması bozma nedenidir
(Şerh No: 16653 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-09-2017 10:50)

Davacının "fazla çalışma ücreti" ile ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti talepleri belirsiz alacak davasının konusunu oluşturmaktadır. (Davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da (gerçekten) mümkün olmaması ve dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hale geleceği durumla...
(Şerh No: 16652 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-09-2017 10:46)

Şahsi münasebet tesisine yönelik giderlerin genel takip giderleri gibi düşünülmesi yerinde olmaz. Borçlunun çocuk teslimine "mani olduğu" iddia ve "ispat edilmeden" şahsi münasebet tesisi ile ilgili yapılan giderler borçludan istenemez.
(Şerh No: 16651 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 25-08-2017 17:11)

Velayet anne veya babada olup da, şayet velayet kendisinde olan eş çocuğa bakmayıp karşı taraf çocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan, velayetin nez'i davası açmak zorunda olmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir.
(Şerh No: 16650 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 25-08-2017 16:45)

Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında; tamamlanmış yapının fiili durumu ile onaylı projesi arasında aykırılıkların bulunması ya da yapının imara uygun ancak projesiz inşa edilmiş olması gibi kat mülkiyeti kurulmasına engel oluşturan eksikliklerin bulunması halinde, hemen kat mülkiyeti kurulamayacağı sonucuna varılmayarak, bu eksikliklerin giderilip yasal koşullara uygun hale getirilmesi mümkün ise bunun isteyen tarafa tamamlattırılması yoluna gidilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
(Şerh No: 16649 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 22-08-2017 12:46)

Sözleşme iş sahibi idare tarafından, ihale sözleşmesinin 25.maddesi uyarınca ve yüklenicinin kusuruyla haklı olarak feshedilmiş olmakla; iş sahibi idare, kalan işin daha fazla fiyatla yapılması sebebiyle kaçırılan fırsat olarak nitelendirilen menfi zararını talep edebilir. Davacı iş sahibi idare, menfi zararla birlikte ceza kesintileri ve diğer kesintiler de dikkate alınmak suretiyle fesih kesin hesabı sonucu uğradığı zarar ve oluşacak alacağının tahsilini istediğinden mahkemece, uzman teknik ...
(Şerh No: 16648 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-08-2017 16:30)

Davacı adına kayıtlı taşınmazın bulunduğu alan; Belediye Meclis kararı ve Bakanlar Kurulu'nun kararı ile kentsel yenileme projesi alanı ilan edilmiş; imzalanan protokol sonrası da projeye başlanmış olup davaya dayanak yapılan protokol ve satış sözleşmesi 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun uyarınca düzenlendiğinden 6502 S.K. kapsamında bir tüketici işleminden bahsedilemez ve görevli mahkeme asliye hukuk m...
(Şerh No: 16647 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-08-2017 14:48)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,05700898 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.