Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 19. ceza Dairesi 2018/6477 Esas 2018/11906 Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
Daha önce verilen tedbir nafakalarının boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yoksulluk ve iştirak nafakasına dönüşmesi halinde, nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanığın cezalandırılabilmesi için, kesinleşen kararın "ayrıca takibe konulması veya aynı dosya üzerinden yeni talep açılarak buna ilişkin icra emrinin tebliği"nin yapılması gerekir.
(Karar Tarihi : 15.11.2018)
Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ____'in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344/1. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair Kilis İcra Ceza Mahkemesinin 15/09/2017 tarihli ve 2017/139 Esas, 2017/223 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2017/105 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 24/09/2018 gün ve 94660652-105-79-11143-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2018 gün ve KYB.2018/79015 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
 
Anılan ihbarnamede;
 
Dosya kapsamına göre, davacı ____ ile davalı _____ arasında görülmekte olan boşanma davasının 02/12/2015 tarihli ara kararı ile müşterek çocuklar lehine tedbir nafakasına hükmedildiği, akabinde 01/06/2016 tarihli ara karar ile mükerrer nafaka ödenmesinin engellenmesi bakımından müşterek çocuklar açısından bağlanan tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda nafaka alacağının dayanağını oluşturan Kilis Aile Mahkemesinin 2015/109 esas sayılı dosyasının boşanma ile sonuçlandığı ve davacı ____'e dava süresinde tedbir nafakası, hüküm kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olmak üzere nafaka bağlanmasına ilişkin Kilis Aile Mahkemesinin 09/11/2016 tarihli ve 2015/109 Esas, 2016/480 sayılı kararının kesinleştiği, benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18/02/2013 tarihli ve 2012/14143 Esas, 2013/1624 sayılı kararında da değinildiği üzere, şikâyet tarihi itibariyle boşanma ilâmı ve bununla hükmedilen iştirak nafakasına dair ilâmın kesinleşmiş olduğunun, eşe ve çocuklara önceki ilâmla verilmiş olan tedbir nafakasının boşanma ilâmının kesinleşmesi ile son bulacağının (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 197-169. maddeleri), bu ilâma dayanılarak yapılmış ek bir talep ve gönderilmiş yeni bir icra emri bulunmadığının, iştirak ve yoksulluk nafakasına dönüşen tedbir nafakasının İcra Müdürlüğünce tahsilinin ise ancak kesinleşen kararın ayrıca takibe konulması veya aynı dosya üzerinden yeni talep açılarak buna ilişkin icra emrinin tebliğiyle mümkün olacağının anlaşılması karşısında, sanığa isnat edilen suçun oluşmadığı nazara alınmadan, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
 
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli ve 2017/105 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında nafaka hükümlerine uymamak eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 15/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İcra ve İflas Kanunu MADDE 344 :(Değişik madde: 18/02/1965 - 538/136 md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./15.mad)

Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.

Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Ufuk BOZOĞLU
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 15-04-2021

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02505112 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.