Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

12. HD., E. 2021/10060 K. 2021/9585 T. 2.11.2021 İçtihat

Üyemizin Özeti
Mahkemece her ne kadar 5237 sayılı TCK 'nun 66/1-e maddesi gereğince davanın zamanaşımı
nedeniyle düşürülmesine dair karar verilmiş ise de, sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının
türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK’nun 66-(1)e ve 67. Maddelerine göre 8 yıl olağan, 12 yıl
olağanüstü zamanaşımına tabi olduğu...
(Karar Tarihi : 2.11.2021)
İcra Ceza Mahkemesi

SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine
göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre
yapılan incelemede,
Mahkemece her ne kadar 5237 sayılı TCK 'nun 66/1-e maddesi gereğince davanın zamanaşımı
nedeniyle düşürülmesine dair karar verilmiş ise de, sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının
türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nun 66-(1)e ve 67. Maddelerine göre 8 yıl olağan, 12 yıl
olağanüstü zamanaşımına tabi olduğu, sanıklar hakkında bozma ilamından önce 12/12/2013 tarihinde verilen
mahkumiyet kararı ile zamanaşımının kesildiğinin ve zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmış olup,
1-İİK'nun 333/a. maddesine muhalefet suçu yönünden yapılan değerlendirmede; Sanıklara isnat edilen
İİK'nın 333/a maddesinde düzenlenen "ticari işletme yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu
ödememesi" suçunun oluşması için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip
olması ve şirketin hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisinin alacaklıyı zarara
uğratmak kastıyla şirket borcunu ödememesi ve ayrıca bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması
gerekmekte olup, atılı suçun oluşabilmesi için, sanıkların eyleminin başka bir suç oluşturmaması
gerektiğinden ve aynı kanunun 351.maddesinde de şikayetçinin dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu
delillerle bağlı olduğunun belirtilmiş olması, şikayet dilekçesinde borçlu şirketin borcu ödeyebilecek güçte
olduğuna dair bir iddiada bulunulmadığı gibi, sanıkların hangi kasıtlı eylemleri ile alacaklıyı zarara uğratmak
kastıyla hareket ettiği somut olarak bildirilmediğinin anlaşılması karşısında, suçun unsurlarının oluşmayacağı
hususu gözetilmeksizin sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-İİK'nun 345/a. maddesinde öngörülen suç yönünden yapılan incelemede; Mahkemece her ne kadar
5237 sayılı TCK 'nun 66/1-e madddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair karar
verilmiş ise de, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar
verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/12/2016 tarih 2016/227 Esas ve
2016/23230 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere , İİK'nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi
için, aynı Kanun'un 179 ve 6762 sayılı TTK'nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif
Sayfa 1/2
durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit
edilmesi gerektiği cihetle, borçlu şirkete ait ticari defterler ve kayıtlar temin edilip, hakkındaki kesinleşmiş icra
takipleri de getirtilerek, şirketin pasifine eklendikten sonra bilançolar ve banka hesapları da esas alınarak
karşılaştırılmalı bilirkişi incelemesi yaptırılıp, şikayet tarihi olan 2010 yılı itibariyle şirketin iflasının istenmesi
şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, yazılı şekilde
karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden,
tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması
gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi
aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
02/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İcra ve İflas Kanunu MADDE 345/a :(Ek madde: 18/02/1965 - 538/137 md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./16.mad)

       İdare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, 179 uncu maddeye göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını istemezlerse, alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine, on günden üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Mehmet Saim DİKİCİ
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 31-03-2022

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02128792 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.