Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

MK. MADDE 194

     
 
4721 S.lı Türk Medeni Kanunu MADDE 194
II. Aile konutu
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteyebilir.

Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini (Ek ibare: 6518 S.K. m.44 - yürürlük: 19.2.2014) “tapu müdürlüğünden” isteyebilir.

Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.

Gerekçesi için Bkz.
 37  İçtihat    6 Bilgi    1  Çeviri    1  Ekli Dosya    1  Ses Dosyası    (Madde son güncelleme Av.Nevra Öksüz, 01-07-2015 ) [Bu madde güncel değil mi?]
 
     
[Bu Maddeye Yeni Şerh Ekleyin]
Bu Maddeye İçtihat Girin

MK. MADDE 194 İçtihatları

Eşin "Açık rızası" alınmadan yapılan işlemin Hukuk Genel Kurulunca da açıkça ifade edildiği üzere "Geçerli olduğunu" kabul etmek imkansızdır. Eş söyleyişle eşin "Açık rızası alınmadan" yapılan işlemin "Geçersiz olduğunu" kabul etmek zorunludur. İlgili HGK: 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar ve 15.04.2015 günlü kararı [URL]http://www.turkhukuksitesi.com/serh.php?did=16360[/URL]
(Şerh No: 16804 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-07-2018)

Tapuda aile konutu şerhi olsun yahut olmasın, sair konut eşin rızası olmadan devredilir veya konuta ipotek konulursa tüm bu işlemler diğer eşin "açık" rızası olmadığından ötürü geçersiz sayılacaktır.
(Şerh No: 16360 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 19-11-2015)

Davacı karar düzeltme talep ederek bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini belirterek bozma kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Gerçekten de, davalı bankanın ipotek işlemi sırasında davacı kocanın rızasını almadığı gibi muvafakatnamedeki imzanın da davacı kocaya ait olmadığı anlaşılmaktadır. Banka, davacı kocanın rızasını gösteren muvafakatname istediğine göre taşınmazın aile konutu olduğunu biliyor demektir. Basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalı bankan...
(Şerh No: 16325 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-07-2015)

Aile konutu olan taşınmazı, diğer eşin açık rızası olmadan, hak sahibi eşten devralan kişinin iyi niyetli olması halinde kazanımı korunur, kötü niyetli ise kazanımı korunmaz ve üzerindeki tescil, yolsuz tescil niteliğini alır. Taşınmazı ilk devralanın, bir başka kişiye taşınmazı devrinde TMK m.194 koşulları artık aranmaz. Bu durumda taşınmazı en son devralan, kendisine bu taşınmazı devreden üzerindeki tescilin yolsuz olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, bu tescile dayanamaz.
(Şerh No: 16323 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 13-07-2015)

Dava konusu taşınmaz, davacı kadının her yıl Almanya'dan izne geldiğinde eşi ile beraber tarafların birlikte acı ve tatlı günlerini yaşadıkları, anılarını taşıyan, böylece yaşamsal faaliyetlerinin odağı haline getirdikleri Türkiye'deki tek konutları olup aile konutu niteliğinde olmakla taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulması gerekir.
(Şerh No: 16315 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-07-2015)

TMK m.194'e istinaden ikame edilen ipoteğin kaldırılması davasının yargılaması devam ederken davacı eş vefat ettiğinden dava konusuz kalmıştır.
(Şerh No: 16314 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-07-2015)

TMK m.194'e istinaden ikame edilen ipoteğin kaldırılması davasında; ipotek veren davalı, yargılama devam ederken vefat etmiştir. Evlilik birliği ölümle sona erdiğinden, TMK m.194'ün uygulanma olanağı kalmamıştır ve bu sebeple ipoteğin kaldırılması davasının, konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir.
(Şerh No: 16313 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-07-2015)

Aile konutu şerhi boşanma kararının kesinleşmesiyle ortadan kalkar. Şerhin şeklen sicil kaydında yer alması bu sonucu değiştirmez.
(Şerh No: 16029 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 17-01-2015)

Boşanma davası ile birlikte açılan aile konutu şerhi isteminin, boşanma kararının kesinleşme tarihi ile sınırlı olarak verilmesi gereği.
(Şerh No: 14202 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 11-06-2014)

Dava konusu taşınmaza davalı banka tarafından ipoteğin tesis edildiği tarihte davacı yan bu taşınmazda oturmamakta ve taşınmaz aile konutu olarak kullanılmamaktadır. Davaya konu taşınmazın aile konutu olduğu şerhi, tapu kaydına, ipotek tesis tarihinden çok sonra konulmuştur. Bu durumda belgelerle çelişen tanık beyanlarına itibar edilemez. Dava konusu taşınmazın, ipotek tesisi tarihinde aile konutu niteliğinde olmaması nedeniyle, ipotek tesisi için davacı eşin rızasının alınması gerekmeyip, yerel...
(Şerh No: 15474 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-04-2014)

Taraflar arasında evlilik birliğinin hukuken devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı aile konutu şerhinin kaldırılmasını "haklı kılan bir delil" getirememiştir. Eşlerin iki yıl fiilen ayrı yaşamaları "başlı başına" şerhin kaldırılmasını gerektirmez.
(Şerh No: 14931 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-07-2013)

Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle tapuda aile konutu şerhi konulabilmesi için malik olan diğer eşin rızasının aranıp aranmayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. TMK. 194.maddenin 1. fıkrasında aile konutu ile ilgili olarak eşlerden birinin diğer eşin açık rızası olmadan yapamayacağı işlemler gösterilmiş; 2.fıkrada rıza sağlayamayan ve haklı bir sebep olmadan rıza verilmeyen eşin hakimin müdahalesini isteyebileceği belirtilmiştir. Maddenin 3.fıkrasında da ...
(Şerh No: 14396 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-03-2013)

Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın aile konutu olarak ayrıldığı, böylece belli bir amaca özgülendiği, dosyada bulunan tapu kaydından anlaşılmaktadır. Taraflar aile konutu şerhine karşı da koymamışlardır. "Tapu kaydı üzerindeki bu şerhin terkin edilmediği müddetçe ortaklığın giderilmesinin istenmesi mümkün değildir". Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde satış kararı verilmesi hatalı olmuştur.
(Şerh No: 14347 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 13-03-2013)

Tarafların evlilik birliği devam ederken konulmuş bulunan "aile konutu şerhi" aile birlğinin sona ermesinden sonra hüküm ifade etmez. Mahkemece ortaklığın giderilmesi davasının esası incelenerek bir karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 14346 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 13-03-2013)

Davalı koca tarafından kullanılmayan aile konutunu, davacı kadının da kullanmayıp başkalarına kiraya vermiş olması halinde konutun aile konutu olma niteliği ortadan kalkmıştır. Türk Medeni Kanununun 194. maddesindeki aile konutu korumasından yararlanılamaz.
(Şerh No: 14212 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 04-01-2013)

Somut olayda, şikayetçinin lehine taşınmaz üzerine "aile konutu şerhi" verilmiş bulunması, takipte taraf olmayan şikayetçinin bu hakka dayanarak haczedilmezlik şikayetinde bulunmasına, İİK'nun 82/12. maddesi imkan tanımamaktadır.
(Şerh No: 14210 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 31-12-2012)

Aile konutunun tapu sicilinde maliki olan borçlunun(eşin) borcundan dolayı alacaklıların yapacakları bir icra takibi sonucu satışına engel teşkil etmemektedir. İİK’nun 82/12. maddesinden faydalanma hakkı ise; sadece icra takip borçlusuna ait bulunmaktadır.
(Şerh No: 14209 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 31-12-2012)

Taşınmaz üzerinde eşlerin yasal önalım hakkının bulunması (TMK. md. 732) ya da Türk Medeni Kanununun 223/2 maddesi uyarınca pay üzerinde tasarruf yetkisine kısıtlama getirilmiş olması, aile konutu şerhi konulmasına engel değildir.
(Şerh No: 14207 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-12-2012)

Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinde aile konutuyla ilgili olarak kira sözleşmesinin feshi, konutun başkasına rızaen devri gibi konut üzerindeki hakları tamamen ya da kısmen kısıtlayıcı hukuki işlemlerin diğer eşin rızasına bağlı olduğu belirtilmiştir. Aile konutunun haczi ve haciz sonucu satışı, bu madde kapsamına giren ve diğer eşin rızasına bağlı olan bir işlem değildir.
(Şerh No: 13878 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 31-07-2012)

"Aile konutu" kavramı geniş biçimde irdelenmiştir. Detayında; yurtdışında yaşayan tarafların Türkiye'deki evlerinde davalının anne babasının yaşıyor olmasının anlaşılması ile, taşınmazın "aile konutu" vasfı taşıyamayacağına oy çokluğu ile karar verilmiştir.
(Şerh No: 13741 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-06-2012)

Müşterek hayat sırasında aile konutu olan ev tarafların fiilen ayrı yaşıyor olması ile aile konutu olma vasfını kaybetmez.
(Şerh No: 13176 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 25-02-2012)

Lehine ipotek tesis edilen davalı banka tacirdir. Ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi yasa gereğidir (TTK. md. 20/2). Bu gereklilik teminat olarak gösterilen taşınmazın hukuki ve fiili durumunu bilmeyi de içerir. Bunu yapmamışsa özenli davranmamış demektir. Bu bakımdan davalı bankanın basiretli davranmadığı açık olup, iyiniyet iddiası haklı değildir. O halde, aile konutu üzerindeki hakların sınırlanması niteliğindeki ipotek tesisine ilişkin işlemin ipta...
(Şerh No: 12992 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-02-2012)

Taşınmazın üzerinde eylemli olarak binanın mevcut olduğu belirlendiğine ve bu binanın aile konutu olarak kullanıldığı tesbit edildiğine göre, tapuda cinsinin "arsa" olarak gösterilmiş olması, Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi anlamında aile konutu şerhi verilmesine engel değildir.
(Şerh No: 12681 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 27-12-2011)

Taşınmazın kooperatif üyeliği kaydına aile konutu şerhi konulması doğrudur.
(Şerh No: 12619 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-12-2011)

TMK. nun 194/3 maddesi ile rıza alınma yapılacak işlemlerin önlenmesi için tapu siciline şerh verilmesi olanağı getirilmiştir. Ne var ki bu şerh soyut olarak malik eşin tasarruflarının sınırlandırılması sonucunu doğuran bir şerh değildir. Bir taşınmazın aile konutu olarak özgülenmesine ilişkin şerh olmasa bile kimi durumlarda tapu maliki olmayan ve özgülemeden yararlanan eş kendi rızası dışında tapu maliki eşin yaptığı tasarrufların ortadan kaldırılmasını isteyebilir. Davalı ipotek alacaklısı ba...
(Şerh No: 9444 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-09-2011)

Aile konutu şerhi konulması talebi "maktu" harca tabidir.
(Şerh No: 11470 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 04-05-2011)

Dava aile konutu olduğu açıklanan taşınmaz üzerine davalı banka tarafından davacı eşin rızası alınmadan (TMK md 194) konulan ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Aile konutu olduğu iddia edilen taşınmazın kayıt maliki olan davacının eşinin de davaya dahil edilmesi gerekir.
(Şerh No: 11473 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 04-05-2011)

Dava açılmış olmakla muvafakatin geri alındığının kabulü gerekir. Kaldı ki, davacının davalıya ihtar çekerek taşınmazı boşaltmasını istediği de sabittir. Öte yandan, davalının taşınmazın aile konutu olduğu yolundaki savunmasına kayıt maliki davacı ile davalının (ve eşiyle) arasında hukuki bir ilişki kurulmadığına göre davacıyı bağlamayacağı ve önem ifade etmeyeceği de tartışmasızdır. Bir başka ifade ile somut olayda 6570 sayılı yasanın 12. maddesi hükmünün uygulama yeri yoktur. O halde, davalını...
(Şerh No: 11475 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 04-05-2011)

Davacının eşi, 1986 yılında, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlükte bulunduğu dönemde ölmüş, evlilik ve eşler arasındaki mal rejimi o tarihte sona ermiştir. "Aile Konutu" kavramı ve bununla ilgili yasal düzenlemeler hukukumuza 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile girmiş olup, 1986 yılında ölen davacının eşine ait taşınmaz için, daha sonra yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunundaki "Aile Konutu" ile ilgili hükümlerin uygulanması mümkün değild...
(Şerh No: 11472 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-04-2011)

Tapuda arsa niteliğnide olan ve fiilen 4 adet bağımsız bölümden oluşan taşınmazda: Aile konutu olarak belirlenen bölüm ile sınırlı olacak şekilde iptal ve aile konutu şerhi verilmesi gerekirken taşınmazın tamamının aile konutu olarak değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
(Şerh No: 11469 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-04-2011)

Boşanma davası sürmekte olan davacının eşine karşı, aile konutuna ilişkin olarak açtığı men'i müdahale davasında görevli mahkeme aile mahkemeleridir.
(Şerh No: 11468 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-04-2011)

Taşınmaz malikinin üçüncü kişi olması nedeniyle taşınmazın aile konutu olarak kabulü mümkün olmadığı gibi taraflar arasında bir kira ilişkisi de bulunmamaktadır. Ayrıca, davacının oğlu ile davalının ayrı yaşamakla birlikte evliliklerinin devam etmekte olması davacının mülkiyet hakkı karşısında taşınmazı davalının kullanmasının haklı ve geçerli nedeni olarak kabul edilemez. Eldeki davada her ne kadar davacı anne, taşınmazı bedelsiz olarak kullanmaları için dava dışı oğlu ve davalı gelinine ve...
(Şerh No: 11467 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-04-2011)

Tapu kaydı üzerindeki "aile konutu" şerhi terkin edilmediği müddetçe ortaklığın giderilmesinin istenmesi mümkün değildir. O halde mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 8608 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 08-11-2010)

MÜLKİYETİ ÜÇÜNCÜ KİŞİYE AİT BİR TAŞINMAZ HAKKINDA, EŞLER TARAFINDAN AİLE KONUTU OLARAK KULLANILSA BİLE, AİLE KONUTU ŞERHİ VERİLEMEZ.
(Şerh No: 6327 - Ekleyen: Doğukan Bora SAVAŞ - Tarih : 09-08-2010)

Aile konutu, eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, buna göre yaşantısına yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı alandır. Bu alan ile ilgili olarak bir eşin tek başına hukuki işlem yapması, diğer eşin yararlarını zedeler. Bu nedenle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 194. maddesi uyarınca, eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki haklarını sınırlandıramaz....
(Şerh No: 3203 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 09-01-2010)

Davacının davasının kabul edilebilmesi için; davacının aile konutu olduğunu iddia ettiği taşınmazın bu vasfını ve yine davacının bu satıma rızasının bulunmadığını, davalının bildiğini kanıtlaması gerekir. Aksi halde, TMK. 1023 Maddesi gereği iyiniyetli 3. kişinin kazanımı korunacaktır.
(Şerh No: 2978 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-12-2009)

Davacının açtığı boşanma davası, davalının kusursuz olması sebebi ile reddedilmiştir. Aile konutu şerhi taşınmaz üzerinde durmaktadır. Davalının kendine ait başka bir evi olması, davalının aile konutundan yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz. Davacı ayrı yaşamakta da haklı olmadığından, taşınmazın tesilimi talebinin reddi gerekir.
(Şerh No: 2977 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-12-2009)

Bu Maddeye Not Girin

MK. MADDE 194 Şerhler, Notlar, Yorumlar

Aile Konutu Şerhi taleple de işlenebilecek
Danıştay 10.Dairesinin 13.6.2011 tarih, 2010/11873 Esas sayılı kararı ile Tapu Sicil tüzüğünün 57 maddesinin 1.fıkrasının ve ilgili genelgenin ‘’Aile konutu şerhi’’ başlıklı bölümünün 1. Maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmişti. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu YÜRÜTMENİN DURDURULMASI kararını kaldırdı. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU YD İTİRAZ NO : 2011/801 12.11.2012 Tarih. Böylelikle halen mahkeme kararı olmadan, tapu maliki olmayan eş, ikametgah belgesi ve...
(Şerh No: 14205 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-03-2013)

2002/ 7 Sayılı Genelge
4721 sayili Türk Medeni Kanunu TAPU VE KADASTRO ..... BÖLGE MÜDÜRLÜGÜNE ............TAPU SICIL MÜDÜRLÜGÜNE ............ KADASTRO MÜDÜRLÜGÜNE 4721 sayili Türk Medeni Kanunu 1/Ocak/2002 tarihinde yürürlüge girmis olup, yapilan düzenlemeyle mülga 743 sayili Türk Kanunu Medenisi'ndeki düzenlemelerde degisiklikler yapilmis ve ilave yeni hükümler de getirilmistir. I-AILE KONUTU SERHI: ( M.K. m.194 ) • Malik olmayan esin talebiyle: Evlilik birliginin resmen devam ettigini kanit...
(Şerh No: 14206 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-12-2012)

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Aile Konutu ile ilgili paralel hükmü: TBK. 349. madde
b. Aile konutu Madde 349: Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez. Bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hâkimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilir. Kiracı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini...
(Şerh No: 13845 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 11-07-2012)

Aile Konutu Şerhi sadece mahkeme kararı ile işlenebilmekte..
Danıştay 10.Dairesinin 13.6.2011 tarih, 2010/11873 Esas sayılı kararı ile Tapu Sicil tüzüğünün 57 maddesinin 1.fıkrasının ve ilgili genelgenin ‘’Aile konutu şerhi’’ başlıklı bölümünün 1. Maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verildi. İlgililer ancak aile mahkemesi kararı ile aile konutu şerhini tapuya işletebilecekler.
(Şerh No: 13531 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 27-04-2012)

Aile Konutu ve Diğer Eşin Rızası
Medeni Kanun’un Yürürlük Kanunu madde 9/son gereğince, aile konutuna ilişkin 194. madde tüm evlilikler için geçerlidir. Bu nedenle mal rejimlerinden bağımsız olarak, hangi tür mala dahil olursa olsun, ailenin yaşam merkezi olan her tür konut aile konutu niteliği taşıyabilir. Aile konutu kural olarak "tek bir konuttur". Aile konutunun korunmasının 2 önemli sebebi vardır: 1. Bu konut üzerinde hak sahibi olan eşin bazı işlemlerine karşı diğer eşin ve çocukların barınma hakkını korumak, 2. A...
(Şerh No: 4981 - Ekleyen: Şükran ŞIPKA - Tarih : 06-04-2010)

Gerekçe; Bu madde ile İsviçre Medenî Kanununun 169 uncu maddesine uygun olarak eşlerin hukukî işlemlerinde 193 üncü maddeyle kabul edilen genel kuralın bir istisnasına yer verilmiştir. Madde eşlerin aile konutlarıyla ilgili hukukî işlemlerde eşlerin serbestliği ilkesine istisna getirmiş ve böylece, aile konutu ile ilgili bazı hukukî işlemlerin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kabul edilmiştir. Aile konutu eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği" acı...
(Şerh No: 156 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 11-01-2010)

Bu Maddeye Değişiklik Önerisi Girin

MK. MADDE 194 Değişiklik Önerileri

Bu Maddeye Çeviri Girin

MK. MADDE 194 Yabancı Dil Çevirileri

Any of spouses, may not cancel contract of rent ragarding family home, transfer family home, restrict the rights over family home unless being explicit consent of the other. The spouse who could not provide consent or not have been given himself/herself consent without a just cause, may request intervention of judge. The spouse who does not possess real property which has been allocated as family home, may request to put necessary annotation to real estate registers concerning home. If family home has been provided through renting by one of spouses, the spouse who has not been counterparty of contract, becomes party of the contract by written notification made to renter and the spouse who made notification becomes successively liable with the other.
(Şerh No: 12534 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 16-01-2012)

Bu Maddeye Türkçeleştirme Önerisi Girin

MK. MADDE 194 Türkçeleştirme Önerileri

Bu Maddeye Dosya Ekleyin

MK. MADDE 194 Ekli Dosyalar

Ekli Dosya
(Şerh No: 14395 - Ekleyen: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 21-03-2013)

Bu Maddeye Ses Dosyası Ekleyin

MK. MADDE 194 Ses Dosyaları

Görme engelli meslektaşlarımız için ses dosyası
(Şerh No: 6749 - Ekleyen: Av.Nur Hayat BURAN - Tarih : 13-09-2010)

[Bu Maddeye Yeni Şerh Ekleyin]
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03518391 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.