Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 8. HD. 2010/6048 E. 2011/3774 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Boşanma davası sadakatsizlikten kaynaklanan şiddetli geçimsizliğe dayalı olarak açılmış, aynı gerekçelerle boşanma hükmü verilmiş ve kesinleşmiştir. Mahkemece TMK md. 236/2 (boşanmanın zina ve/veya hayata kast nedenlerinden dolayı açılması ve boşanmaya hükmedilmesi halinde uygulanabilir) hükmüne yanlış anlam verilmek suretiyle katılma alacağının kaldırılmasına karar verilmesi verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.
(Karar Tarihi : 27.06.2011)
Davacı vekili, tarafların 1991 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen ...parsel ile davalının banka hesabında bulunan mevduat üzerinde 1/2 alacağına tekabül eden 5000-TL'nın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının ev kadını olup herhangi bir geliri bulunmadığından taşınmazın alınmasına katkısı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, taşınmazın üzerindeki katkıdan kaynaklanan alacağa ilişkin talebin kanıtlanamaması nedeniyle reddine, davalının bankada hesabında bulunan 300.77-TL üzerinde davacının katılma alacağı var ise de davacının boşanmadaki kusur durumu dikkate alınarak TMK md. 236/2 uyarınca cüzi nitelikteki alacağın hakkaniyet ilkesi uyarınca tamamen kaldırılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar, 28.06.1992 tarihinde evlenmişler, 09.06.2006 tarihinde açılan davanın boşanmayla sonuçlanması üzerine 16.06.2008 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Eşler arasındaki evliliğin boşanmayla sona erdirilmesine karar verilmesi halinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK md. 225/2).

Taraflar arasında evlilik tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TMK md. 170.), bir yıl içinde başka mal rejimini seçmediklerinden 4721 sayılı TMK'nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 09.06.2006 tarihine kadar eşler arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Arsa niteliğindeki dava konusu ...parsel, 06.09.1994 tarihinde satış yoluyla davalı koca ... adına tescil edilmiş, bankadaki mevduat hesabı ise 06.05.2004 tarihinde açılmıştır. Dava; taşınmaz yönünden 743 sayılı TMK md. 170 uyarınca katkı payı alacağına, bankadaki mevduat bakımından ise, TMK md. 202/1 ve devamı maddeleri uyarınca yasal edinilmiş mallarla katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağına ilişkindir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu ...parselin mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu tarihte satın alınarak davalı koca adına tescil edildiğine ve davacı tarafından taşınmazın satın alınmasına katkıda bulunduğu kanıtlanamadığına göre davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün açıklanan nedenlerle onanmasına...

Davacı vekilinin edinilmiş mal varlığı niteliğinde olan davalının banka hesabındaki mevduata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece mevduatın edinilmiş mal olduğu ve davacının 1/2 katılma alacağı bulunduğu kabul edilmesine karşılık TMK md. 236/2 uyarınca katılma alacağının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Anılan maddede; zina (TMK md. 161) veya hayata kast (TMK md. 162) nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebileceği açıklanmıştır.

Bu açıklamalara göre, madde hükmü ancak, boşanmanın zina ve/veya hayata kast nedenlerinden dolayı açılması ve boşanmaya hükmedilmesi halinde uygulanabilmesi mümkün olacaktır.

Somut olayda; boşanma davası sadakatsizlikten kaynaklanan şiddetli geçimsizliğe dayalı (TMK md. 163 ve md. 166) olarak açılmış ve aynı gerekçelerle boşanmaya hükmedilmiştir. Boşanma kararı bu haliyle kesinleşmiştir. Mahkemece, bankadaki mevduatın edinilmiş mal niteliğinde olduğu ve TMK'nın 202/1 maddesi uyarınca davacının 1/2 katılma alacağı (TMK md. 236/1) bulunduğu kabul edildiğine göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken maddeye yanlış anlam verilerek hatalı değerlendirme sonunda katılma alacağının tamamen kaldırılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün bankadaki mevduata ilişkin bölümünün HUMK md. 428 uyarınca bozulmasına...
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Medeni Kanunu MADDE 236 :Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.

Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Gerekçesi için Bkz.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Stj.Av.Safacan GÜNEŞ
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 25-11-2021

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02502990 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.