Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 11. HD. 2016/44 E. 2017/115 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Kredi sözleşmesinin türüne göre davacının tüketici sıfatı bulunmadığı için Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile bu kapsamdaki yönetmeliğin uygulama alanı bulamayacağı, TBK md. 20'de düzenlenen genel işlem koşulları açısından değerlendirme yapılması gerektiği, fakat hayat sigortasının davacıya da hak sahipliği vermesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunamamıştır.
(Karar Tarihi : 09.01.2017)
Davacı vekili;

Müvekkilinin 25.11.2013 tarihli tarımsal kredi sözleşmesine istinaden davalıdan 25.11.2013 tarihinde 155.000,00-TL ve 95.000,00-TL tutarında iki adet tarımsal kredi kullandığını, davalının 10.01.2014 tarihinde müvekkilinin hesabından bilgisi dışında hayat sigortası yenileme bedeli olarak 2.743,13-TL ve 1.681,26-TL olmak üzere toplam 4.424,39-TL'yi bankanın tahsil ettiğini, müvekkilinin tahsilatların iadesini talep ettiğini ancak olumlu yanıt alamadığını, hayat sigortası için müvekkilinin açık bir talebinin olmadığını, tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartların kesin olarak hükümsüz olduğunu, bankanın kredi sözleşmesinin matbu olduğunu, müzakere edilmediğini, müşteri bilgilendirme formunun sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra imzalandığını, davalı tarafından alınan hayat sigorta bedelinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek 4.424,39-TL bedelin 10.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.


Davalı vekili;

Taraflar arasında yapılan genel kredi sözleşmesinin 12. maddesinin "i" bendinde hayat sigortası yapılmasının bankaca gerekli görülmesi şartına bağlı kılındığını, davacının da bunu kabul ettiğini, davacının sözleşmeyi serbest iradesi ile imzaladığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece;

iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kullanılan kredi sözleşmesinin türüne göre davacının tüketici sıfatı bulunmadığından Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile bu kapsamda düzenlenen yönetmeliklerin davada uygulanamayacağı, Türk Borçlar Kanunun 20. maddesinde düzenlenen genel işlem koşulları açısından değerlendirilmesi gerektiği, genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlandığı, bu tür sözleşmelere tip sözleşme de denildiği ve bu tip sözleşmeler kapsamında muhtelif masraflar ve ücretlerin yazılmamış sayılacağı, tahsil edilmiş olsa dahi genel işlem şartına açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerekeceği, ancak yapılan hayat sigortası sözleşmesinin davacı tarafa da hak sahipliği verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına...
İlgili Mevzuat Hükmü : Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun MADDE 29 :(1) Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamaz. Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi hâlinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Safacan GÜNEŞ
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 25-11-2021

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02856898 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.