Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

818 S.lı Borçlar Kanunu (Eski) - Son Eklenen Şerhler

818 S.lı Borçlar Kanunu (Eski) - Son Eklenen Şerhler

Kural olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları konuları ile sınırlı, gerekçeleri ile aydınlatıcı ve sonuçları ile bağlayıcıdır. Görüleceği üzere butlan sonucunu doğurarak, murisin temliki tasarruflarının iptaline imkan tanıyan 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için, temliki tasarrufa konu yapılan taşınmazın murisin tapulu malı olması, gerçekte bağışlamak istediği bu malı ile ilgili olarak tapu memuru huzurunda, iradesini satış doğrultusunda açı...
(Şerh No: 16453 - Ekleyen: Av.İbrahim ŞİŞECİ - Tarih : 31-03-2016 20:07)

Mahkemece, davacının temlik tarihinde mirasçı sıfatı taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, temlik tarihinden bir gün sonra miras bırakanla evlenmekle murisin ölüm tarihinde ve terekenin açılması ile davacının mirasçılık sıfatı kazandığı kuşkusuzdur. Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan iptal ve tescil davalarında davacının yapacağı iş, kendisinden değil terekeden mal kaçırılmak için taşınmazın muvazaalı temlik edildiğini, murisin ölüm tarihinde ve...
(Şerh No: 16298 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 25-06-2015 21:23)

Davacı, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle bir kısım mallar için davalıya sipariş verip bedellerini davalı şirkete ödediğini, ancak bedeli ödenen malların kendilerine teslim edilmediğini belirterek, davalıya ödenen bedelin faiziyle iadesini talep ve dava etmiş; davalı, alacak tutarı kadar fatura kesildiğini ve bu kadar mal çıkışı, teslimi yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı mal tesliminin kendisine yapılmadığını belirterek itirazda bulunmuş; dava...
(Şerh No: 16254 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-06-2015 14:47)

Davacı, yaptıkları sözleşme ile davalı şirketin yüklendiği genel onarım işi içindeki iç-dış boya, badana ve izolasyon işinin kendisi tarafından yapıldığını iddia ederek bakiye iş bedelini talep etmiştir. Davalı, dava dışı kişinin şirketi temsile yetkili olmadığından bu kişi tarafından imzalanan sözleşmenin davalı şirketi bağlayıcı olmadığını savunmuştur. Dosya kapsamına göre davacı tarafından yapılan iş, davalı şirket tarafından kabul edilmiş olduğundan BK m.415 hükmü gereğince vekillik kura...
(Şerh No: 16253 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-05-2015 15:49)

Davacının, davalıdan satın aldığı araç, davalı tarafından dava dışı 3.kişiden satın alındığı tarihten önce geçirdiği kaza sonucu pert olmuş; davacı, davalının sözleşme yapılırken aracın pert olduğunu gizlediğini belirterek satış sözleşmesini feshedip tazminat talep etmektedir. Davacı, aracı satın alırken Trafik Şube Müdürlüğü kayıtlarını ve aracın sigorta kayıtlarını incelemekle yükümlü değildir; satışa konu araç hukuki ayıplıdır ve satıcı da ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlud...
(Şerh No: 16251 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 25-05-2015 14:09)

Kasko sigorta poliçesi ile sigorta örtüsüne alınan araçta teminat kapsamında ciddi hasarlar meydana gelmiş, sigorta şirketi de araç bedelini tam olarak sigortalıya ödeyerek hasarlı aracı kendisi almış ve sigortalı, sigorta poliçe genel şartlarındaki hükümler nedeniyle hasarlı aracın mülkiyetini, sigorta şirketinin gösterdiği üçüncü kişilere devretmiş ise; araç maliki sigortalının son alıcıya aracın mülkiyetini devretmesi poliçe genel şartlarındaki hükümler nedeniyle bir zorunluluk olacağından ar...
(Şerh No: 16198 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-04-2015 10:53)

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde maktu olarak kararlaştırılan gecikme tazminatı miktarının uzun süreli gecikmelerde dahi taraflar için bağlayıcı olacağının kabul edilmesi sözleşmeyle beklenen yarara, tazminatın konuluş amacıyla iyiniyet kuralları ve hakkaniyete aykırı olacağından; kararlaştırılan tazminat süresiz uygulanamaz. Sözleşmede kararlaştırılan maktu tazminatın ne kadar süreyle tarafları bağlayacağı ve bu süreden sonra miktarın hangi yönteme göre hesaplanacağı hususuna gelince...
(Şerh No: 16196 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-04-2015 16:34)

Davacı; davalı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi olduğu ve davalının ortak olarak hakkı olan parayı kendisine vermediğini belirterek taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep etmiş; davalı adi ortaklık ilişkisini inkar etmiştir. Mahkemece dava, davacının adi ortaklık ilişkisinin delili olarak dayandığı, davalının soruşturma dosyasında verdiği ifadesinin ortaklığı ispata yeterli olmadığından bahisle reddedilmiş ise de; davalının, soruşturma dosyasındaki "sözde ortağım" be...
(Şerh No: 16172 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-04-2015 11:49)

Dava, mirasçılar tarafından ikame edilen vekalet akdinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Muris, karısına 26.6.1987'de vekalet vermiş, vekil 29.6.1987'de 700.000 TL bedel ile diğer davalıya satış vaadinde bulunmuş, mirasçılardan N____'nin murisin vekalet verdiği sırada ehliyetsiz olduğundan bahisle satış vaadi sözleşmesinin iptalini istediği dava reddedilerek kesinleşmiş; vaad alacaklısının cebri tescil istemli açtığı ...
(Şerh No: 16167 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-04-2015 12:40)

Dava; davacının, davalı güzellik salonunda yaptırdığı lazer epilasyon sonucunda sırt, omuz, şakak ve alt karın bölgelerinde kalıcı yanık izleri ve lekeler oluştuğu iddiasıyla, uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini ile ödediği bedelin istirdadı talebidir. Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. P.S: 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddes...
(Şerh No: 16148 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-03-2015 16:35)

Mahsup, itiraz niteliğinde olup taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürebileceği gibi mahkemece de re'sen dikkate alınmak zorundadır. Bu itibarla öncelikle davalı yüklenicinin mahsup itirazı nazara alınarak bakiye iş bedelinin ödenip ödenmediği araştırılmalı, ödenmediği saptandığı takdirde bedeli ödenmeyen bir iş için eksik ve kusurlu iş bedeli istenemeyeceği gözetilerek mahkemece saptanan eksik ve kusurlu işler bedelinden fazla işler bedeline ilaveten ödenmeyen bakiye iş bedeli de indi...
(Şerh No: 16147 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-03-2015 11:58)

Eser sözleşmelerinde yüklenici yaptığı işin uzmanı olup eser denilen sonucun gerçekleşmesini taahhüt eder. İş sahibinden talimat almaz. Ona karşı bağımsızdır. Yanında işçi çalıştırıyorsa işçisine karşı da işveren durumundadır. Dolayısıyla eser sözleşmesinde yüklenici, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre iş yerinde tüm tedbirleri almak ve bu konuda denetimi sağlamak yükümlülüğü altındadır. İş sahibinin ise böyle bir yükümlülüğü yoktur. İş sahibi ancak hile veya ağır kusuru durumunda soru...
(Şerh No: 16085 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-02-2015 11:39)

Hukuksal işlemin borç doğurmasının sebebi irade açıklaması; sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi ise kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Sebepsiz zenginleşme alacaklıya, ikinci derecede ( tali nitelikte ) bir dava hakkı temin eder. Mal varlığındaki azalmanın başka asli nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan yüklenme senedi, sözleşme niteliğinde olup, uyu...
(Şerh No: 16056 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-02-2015 11:39)

Haksız fiilde ve sebepsiz zenginleşmede temerrüt için ihtarın gerekmediği yolunda açık bir yasa hükmü yoktur. Ancak müşterek hukukun "Gaspeden daima temerrüt halindedir" şeklindeki genel ilkesi, günümüzde de uygulama yerine sahiptir. Bu ilkeye göre, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt halinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmez. Haksız fiilden doğan tazminat borçlarında, temerrüdün ha...
(Şerh No: 16032 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-01-2015 13:06)

Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davalı alt işverenler işçi alacaklarından olan kıdem tazminatından işçinin kendi sözleşme sürelerine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumlu olup, son alt işverenin kıdem tazminatından olan sorumluluğunun da buna göre hesaplanması gerekmektedir.
(Şerh No: 15994 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-12-2014 12:02)

Davacı arsa sahibi, davalı yüklenici ile akdettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden, geç teslimden dolayı kira kaybına uğradığından bahisle oluşan gecikme tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davadaki gecikme tazminatına konu olan alacak, dönem itibariyle en son 13.07.2004 tarihinde muaccel hale geldiğinden zamanaşımının bu tarihten itibaren başlatılması gerekir. O halde mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerine, zamanaşımının kat irtifakı tesis tarihinde başlatılacağ...
(Şerh No: 15978 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-11-2014 12:49)

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden gecikme tazminatı taleplidir. Sözleşmeye göre teslim tarihinin 7.10.2002 olması gerektiği; yüklenici, iskan ruhsatını almamış ise de; davacıların kendilerine düşen bağımsız bölümleri teslim aldıkları, 3.1.2003'te su, 7.1.2003'te elektrik aboneliğinin yapıldığı ve teslim aldıkları daireleri kullandıkları anlaşılmakla; davacılar, 7.10.2002-7.1.2003 arası gecikme tazminatı isteyebilirler.
(Şerh No: 15977 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-11-2014 12:48)

Asıl dava, davalı yüklenicinin inşa ettiği binalarda davacı arsa sahiplerine isabet eden bağımsız bölümlerin geç teslimi sebebiyle oluşan tazminatın ve eksik imalatın giderilme bedelinin tahsili; birleşen dava, davacı yükleniciye isabet etmesi gereken bağımsız bölümlerin tespiti ile bu bölümlerin arsa sahipleri üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ve yüklenici adına tescili taleplidir. Asıl davada: sözleşmede inşaatın iskan ruhsatı alınmış vaziyette teslimi öngörüldüğünden yüklenici, iskan ru...
(Şerh No: 15976 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-11-2014 12:48)

Davacı, davalı TOKİ ile akdettiği "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi"ne göre 16 ay içerisinde teslimi taahhüt edilen konutun geç teslimi sebebiyle kira kaybı bedelini talep ve dava etmiştir. Davalı, satımın dar gelirlileri daire sahibi yapmaya yönelik olduğunu, davalı idarenin konut alıcılarının taksit ödemelerini teslim tarihine kadar durdurduğu gibi, dönemsel artışları da yapmadığını, bu sebeple geç teslimden kaynaklanan, davacının hak kaybının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savu...
(Şerh No: 15972 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-11-2014 10:58)

Davacı, boşanma davasının gerçekleşmesi için davalıya ödeme yaptığını, ancak tarafların boşanamadığını belirterek ödediği paranın tahsilini istemektedir. Haksız yahut ahlaka ( adaba ) mugayir bir maksat istihsali için verilen bir şeyin geri istenmesi mümkün olmamakla davacının talebinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
(Şerh No: 15902 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-10-2014 10:32)

Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin şeref ve haysiyetini ihlal eden, kişilik haklarına saldırı teşkil eden ve manevi tazminatla sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranış ise de; davacı hakkında yapılan takipte davacı borçlunun evinde veya iş yerinde herhangi bir haciz işlemi yapılmadığından manevi tazminat isteminin reddi gerekir.
(Şerh No: 15898 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-09-2014 16:22)

Davalı şirket, tahsil ettiği alacak için davacı hakkında takip yaparak evinde haciz işlemi uygulayıp davacının maddi ve manevi zararına sebep olduğundan; davacı yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur.
(Şerh No: 15897 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-09-2014 16:22)

Davacı arsa sahipleri 13.8.2001'de ikame ettikleri davada, davalı yüklenici ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiklerini, yüklenicinin inşaatı süresinde bitirip teslim etmediğini ileri sürerek eksik işlerin bedeliyle gecikme tazminatı talep etmişler; 27.5.2002 tarihli dilekçelerinde de sözleşmenin ileriye etkili bir şekilde feshini istemişlerdir. Davacı arsa sahipleri kendi istemleri ile ileriye etkili feshi talep etmekle; akdin ileriye etkili feshine ve 25.1.1984 tarih ve 3/1 sayılı Yİ...
(Şerh No: 15896 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-09-2014 11:40)

Arsa sahibi, kesin vadede fesih hakkını kullanmayıp müteahhide gönderdiği ihtarda kesin bir süre de vermeyerek kira bedeli istemiş; müteahhit de inşaata devam etmiştir. Anılan şekliyle; müteahhide mehil vermeden, taraflar arasında belirsiz hale gelen kesin vadeye dayanılarak, akdin bozulmasına (feshine) karar verilmesi doğru değildir.
(Şerh No: 15764 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-09-2014 13:59)

Davada; taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin paylaşıma dair maddesindeki "imar müsaade ettiği takdirde kattan çıkacak bölüm ve dairelerin yükleniciye ait olacağı" hükmünün hile ve gabine mesnetle iptali ve tapu iptal ve tescil istenmektedir. Tecrübesizlik, gabinin sübjektif unsurlarındandır ve gabinin diğer şartı ise karşılıklı edimler arasında açık nispetsizlik bulunmasıdır. Olayda sözleşme dışında elde edilen dairelerin adedi gözetildiğinde açık oransızlığın bulun...
(Şerh No: 15763 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-09-2014 11:13)

16.6.2010 tarihinde ikame edilen dava, 18.10.2004 günü meydana gelen kazada davacılar murisinin vefatı sebebiyle davalılardan manevi tazminat tahsiline karar verilmesi istemlidir. Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Haksız eylemin gerçekleştiği 18.10.2004 tarihinde yürürlükte olan mülga 765 sayılı TCK'nun 455/1.maddesinde öngörülen suça ilişkin cezanın üst sınırı dikkate alındığında, aynı Kanunun 102/4.maddesi uyarınca ceza davası zamanaşımı sü...
(Şerh No: 15761 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-09-2014 16:12)

Muris muvazaasına ilişkin uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi; davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün/murisin asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında, birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yö...
(Şerh No: 15751 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-09-2014 16:03)

Eser sözleşmesinde yüklenicinin imal ettiği şey, iş sahibinin kullanamayacağı ve nisfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyeceği derecede kusurlu veya mukavele şartlarına muhalif olursa, iş sahibi o şeyi kabulden imtina edebilir. Şayet iş sahibi eseri kabulden kaçınmakta haklı ise kuşkusuz eser bedeli ödemesi de gerekmez.
(Şerh No: 15690 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-07-2014 12:17)

Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi vardır. İş sahibi, yükleniciden, ayıplı işlerin sökülüp yeniden yapılmasını isteyebilir. Bkz: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.15 [url] http://www.turkhukuksitesi.com/mevzuat.php?mid=13242 [/url]
(Şerh No: 15686 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-07-2014 13:13)

Temyize konu dava; taraf muvazaasına mesnetle ikame edilen tapu iptal ve tescil istemlidir. Ceza Mahkemesi'nin maddi olayla ilgili tespitleri ve tapuda davalı adına hareket eden vekilin yalan tanıklık yaptığından bahisle verilen hükmün esastan onanması, özel evrakta sahtecilikle ilgili tespiti, ceza yargılamasında maddi olayla ilgili yapılan tespit ve kabuller karşısında eldeki davanın dayanağını teşkil eden protokolün hukuken geçerli olmadığı, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği sabit olduğu...
(Şerh No: 15685 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-07-2014 16:16)

Yüklenici tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürerek, kendisine aidiyeti çekişme konusu bulunmayan 8 numaralı bağımsız bölümün tapusunun adına tescilini veya bedelini istemiştir. Ne var ki, söz konusu bağımsız bölüm arsa sahiplerinin yükleniciye devretmesi gereken son bağımsız bölüm olup, sözleşmenin tarafı olan tüm arsa sahiplerinin teminatını oluşturulduğundan, sadece davalının tapu kaydına dayalı olarak açılan davanın bu haliyle sonuçlandırılması mümkün değildir. Yüklenicinin söz...
(Şerh No: 15683 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-07-2014 21:00)

818 sayılı Borçlar Kanununda, ayrıca özel olarak bir zamanaşımı öngörülmediğinden, rücuen tazminat davalarında aynı Kanunun 125.maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.
(Şerh No: 15679 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-07-2014 13:24)

Davacının 2+1 olarak görüp beğenerek davalı arsa sahibi vekilinden kayden satın aldığı, dairenin tapuda ve projesinde 1+1 olduğu ve ortak yerlerden olan sığınaktan eklenmesi suretiyle 2+1 haline getirildiği, hile ile çekişmeli bağımsız bölümün vasfında ve miktarında esaslı hataya düşürülerek iradesinin fesada uğratıldığı iddiasıyla satış akdinin ve tapunun iptaliyle davalı arsa sahibi adına tescilini ve ödediği abonelik ile komisyon ücretleri dahil edilerek satış bedelinin arsa sahibinden tahsil...
(Şerh No: 15664 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-07-2014 17:46)

CMR Konvansiyonu'nun 21. maddesine göre, mal, alıcıya taşıyıcı tarafından taşıma anlaşmasına göre teslimdeki ödeme tutarı tahsil edilmeksizin teslim edilmiş ise, bu durumda taşıyıcı, göndericiye karşı, teslimdeki ödeme tutarını aşmayacak miktarda ve alıcıya karşı dava açma hakkını kaybetmeksizin tazminat ödemekle yükümlüdür. Somut olayda yükün, mal bedeli tahsil edilmeksizin alıcısına teslim edildiği sabittir. Alıcının malı kabul etmemiş olduğu veya gönderen davacının malın geri getirilmesi ...
(Şerh No: 15586 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-06-2014 16:33)

Dava, davacıya ait tekstil emtiasının davalı tarafça CMR Konvansiyonu kapsamında taşındığı, ancak gerekli vesaikin alıcı tarafa imzalatılmaması sebebiyle davacı satıcı tarafından mal bedelinin tahsil edilemediği iddiasına dayalı tazminat istemine dair olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ilgili vesaiki teslim hususunda kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkeme karar gerekçesinde davalının hangi eylem ve işlemleri sebebiyle kusurlu olduğu hususuna değinilmem...
(Şerh No: 15585 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-06-2014 16:33)

Finansal kiralama sözleşmesinin kiracısı, satıcı şirkete karşı dava açmıştır. Kural olarak, kiracı kendisine finansal kiralama şirketi tarafından yetki verilmeden böyle bir davayı açamaz. Finansal kiralama şirketinin malın ayıplı olmasından dolayı alacak ve dava hakkını kiracıya devretmesi ile, malın ayıplı olmasından dolayı kiracıyı temsilci tayin etmesinin hukuki sonuçları farklıdır. Finansal kiralama şirketi kiracıyı temsilci tayin etmişse kiracı ayıba karşı tekeffülle ilgili BK 202 vd. madde...
(Şerh No: 15581 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-06-2014 16:40)

Taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi sebebiyle tapu payının iadesi talebinde zamanaşımı feshe dair kararın kesinleşmesinden itibaren 5 yıldır.
(Şerh No: 15546 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-05-2014 16:45)

Davacı, davaya konu taşınmazları harici satış sözleşmesi ile davalılardan aldığını; davalılara ihtarname keşide etmesine rağmen taşınmazların tapu devrinin yapılmadığından bahisle taşınmazların rayiç değerinin tahsilini talep etmektedir. Davadaki somut olayın özelliği, toplanan delil ve belgeler, sav, savunma, öncelikle MK m.2 açısından ve davanın her iki yanları yönünden incelenmeli; haksız iktisabın denkleştirici adalet fonksiyonu ve işlevi ile hakkaniyet kuralları çerçevesinde adalet sağ...
(Şerh No: 15489 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-04-2014 15:29)

Davacılar, murisleri ile davalı arasında yasa dışı ilişki olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazı davalıya bağışladığı halde tapuda satış göstermek suretiyle temlik yapıldığını ileri sürerek kaydın iptalini istemişlerdir. BK m.65 uyarınca haksız veya ahlaka aykırı bir amacın elde edilmesi için verilen şeyin geri alınması olanağı yoktur.
(Şerh No: 15488 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-04-2014 13:15)

Davacılar, murislerinin, davalı ile gayrimeşru bir ilişki içinde olduğunu, saklı paylarını bertaraf etmek amacıyla üç parça tapulu taşınmazın muvazaalı bir şekilde ve bedelsiz olarak davalıya devir ve temlik edildiğini ileri sürerek temliki tasarrufa ilişkin tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini istemişlerdir. Özel daire, muris tarafından davalıya yapılan temlikin ahlaka aykırı bir amacın sağlanması için yapıldığından bahisle BK m. 65 gereğince artık geri alınamayacağına; yerel mahkeme...
(Şerh No: 15487 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-04-2014 13:15)

Şekil şartlarına uyulmaması sebebiyle kanunen geçersiz olan taşınmaz satış veya satış vaadi sözleşmelerinde alıcının, ödediği bedelin iadesi istemi BK m.125'te düzenlenen 10 senelik müruruzamana tâbidir. İşbu müruruzaman, satıcının birrıza ferağdan nükul ve imtina ettiği zamandan başlar.
(Şerh No: 15483 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-04-2014 10:23)

Davacının rücu hakkı BK m.51'den doğduğundan ve kanuna dayanan bu talep hakkı için özel herhangi bir zamanaşımı süresi belli edilmediğinden davada uygulanması gerekli zamanaşımı süresi BK m.125 gereği 10 yıldır.
(Şerh No: 15481 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-04-2014 15:40)

Kefil ve ipotek veren davacı, okuma yazma bilmediğini ve ipoteğin kefalet limiti ile verildiğini düşünerek ipotek belgesini imzaladığından bahisle ipoteğin terkinini talep etmiştir. İpotek akdi tapu sicil müdürü huzurunda düzenlenip, tüm sayfaları davacı tarafından okunarak imzalanmıştır. Davacının sahtelik iddiası hata ve hileye dayalıdır ve bu tür davaların 1 yıl içinde açılması gerekir.
(Şerh No: 15470 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 15:32)

Genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine kefil olarak imza atan davalılar, sonrasında limit artırımı sözleşmesini de imzalamışlardır ve imzalarını inkar etmemişlerdir. Bu durumda davalı kefiller, limit artırımı sözleşmesinden de sorumludurlar.
(Şerh No: 15469 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 15:31)

Kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatı ile imza atan davalı, okuma yazma bilmediğini ve kendi satın alacağı araba için imza attığını zannettiğini bildirmiştir. Davalı, imzayı kabul edip başka bir amaçla attığını beyan etmesine göre; davalı kefilin, borçtan sorumlu olduğu yönünde verilen karar yerindedir.
(Şerh No: 15467 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 15:30)

Taşınmaz haricen satılıp, bedeli satana ve taşınmaz da alanın intifasına terk ve teslim edildikten sonra taraflardan biri ferağdan veya teferruğdan imtina ettiği takdirde; geçersiz satış zımnında her iki tarafın verdiğini istirdada hakkı var ise de, bir taraf vecibesini ifa etmedikçe diğer tarafı ifayı vecibeye davet edemeyeceğine binaen, aldığı bedeli iade etmeyen taraf, diğer tarafı, taşınmazı iadeye icbar ve intifadan men edemez, para iade olununcaya kadar gayrimenkulden intifaya izin mevcut ...
(Şerh No: 15458 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-04-2014 09:34)

Davacı ile davalı arasında bayilik sözleşmesi ilişkisi kurulmuş; davalı, davacıya gönderdiği 21.6.2005 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş; davacı da 28.6.2005 tarihli ihtarnamesi ile davalıya, akde aykırılıktan dolayı sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Davacının gönderdiği ihtarname tarihinde sözleşme zaten davalı tarafça feshedilmiş olmakla; davacının fesih ihtarı hüküm ifade etmemektedir. Davacı, akdin davalı tarafça haksız feshedildiğine değil, davalının akde aykır...
(Şerh No: 15451 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-04-2014 12:53)

Yüklenicinin, sözleşmenin karşı yanca feshedilmesi nedeniyle kâr kaybı ve cezai şart isteyebilmesi için, sözleşmenin feshinde kusurunun bulunmaması gerekir.
(Şerh No: 15449 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-04-2014 12:25)

1-) Davalı tarafından süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı savunmasına davacılar süresi içerisinde karşı koymazsa davacıların, davalının savunmasını genişletmesine zımnen rıza gösterdikleri sonucuna varılır. 2-) Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için zarar veren eylemin Ceza Kanunu'nda ya da ceza hükmü taşıyan özel kanununda suç olarak düzenlenmiş olması gereklidir. Zarar doğuran eylem aynı zamanda cezayı gerektirir nitelikte ve ceza kanununda ya da ceza hükümlerini taşıyan özel kanunlarda...
(Şerh No: 15446 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-03-2014 10:23)

Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin, gecikme halinde geçen her ay için ceza ödeyeceği, ancak bu cezalı sürenin 6 ayı geçmesi halinde arsa sahibinin sözleşmeyi tek taraflı fesih etme yetkisine haiz olduğu kararlaştırılmıştır. Fesih halinde ifaya ekli gecikme cezası ya da gecikme tazminatı talebi mümkün değilse de; sözleşmedeki cezai şart gecikme halinde fesih edilemeyen süreyle ilgili olarak kararlaştırılmış olduğundan, arsa sahibi daha sonra fesih hakkını ku...
(Şerh No: 15438 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 15:14)

Taraflar arasındaki sözleşmede gecikme halinde sözleşme bedelinin % 0,06 oranında günlük gecikme cezası kesileceği belirtilmiş ise de, aynı sözleşmenin ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sırasının belirlendiği maddede de Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne (YİGŞ) ilk sırada yer verilmiştir. YİGŞ m.42'de giderilecek eksikliklerin durumuna göre sözleşmesinde gecikme cezası olarak yazılı olan miktarın belli bir oranında günlük ceza uygulanacağı belirtilmiş olmakla; önceliği olan Yİ...
(Şerh No: 15437 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 15:11)

Davacı arsa sahiplerinin, taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine mesnetle talep ettiği gecikme tazminatı, yerel mahkemece, zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Davacı arsa sahipleri sözleşmeyi feshetmemek sureti ile ifayı isteme ve bekleme iradesini sürdürdüklerine ve teslim de söz konusu olmadığına göre zamanaşımının dolduğundan söz edilemez.
(Şerh No: 15436 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 15:09)

Sözleşme feshedilip kesinleştiğinden müspet zarar kapsamında kalan kira kaybı istenemez ise de; davacı arsa sahiplerinin menfi zarar tazmini istemi de bulunmaktadır. Arsa sahiplerince fesihten sonra başka bir yüklenici ile sözleşme yapılmamış olsa dahi taşınmazın bulunduğu mahalde fesih tarihinden sonra yeniden aynı koşullarla inşaat yapma imkanı bulunup bulunmadığının emsallerine göre araştırılıp, varsa menfi zararın hesaplanması gerekir.
(Şerh No: 15435 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 15:07)

Davacı, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan gecikme halinde talep olunacak (ifaya ekli) cezai şartı akdi feshettiğinden talep edemez ise de; davacının, akdi fesih ihtarından sonra da akdin fiilen ayakta tutulmuş olduğu anlaşıldığından ve davacının, gerek akdi fesih ihtarında ve gerekse sonraki ihtarnamelerinde ceza isteme hakkını saklı tuttuğundan ifaya ekli cezai şartı talep hakkı vardır. Talep olunan gecikme haline münhasır kararlaştırılan ifaya ekli cezai şart, tüm sözleşme bedeli ...
(Şerh No: 15434 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 15:04)

Taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, teslimde gecikme halinde yüklenici yapı kooperatifinin cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Yapı kooperatifi tacir olmadığından cezai şartta tenkis yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. İşbu değerlendirme yapılırken, sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı arsa sahiplerinin uğradığı zararın tespiti zorunlu olduğundan; cezai şarta hükmedilen dönemde, ilgili taşınmazın bulunduğu mahalde arsa sahiplerine is...
(Şerh No: 15433 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 15:01)

Yüklenicinin imal ettiği eserdeki ayıplar, eserin reddini gerektirir derecede ise; iş sahibince verilen malzemenin bedeli saptanarak bundan hurda bedeli düşülüp, hükme esas zarar miktarı hesaplanmalı, iş sahibince peşin ödenen tutar da dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır. Eğer ayıplar, eserin reddini gerektirmiyor ve onarım yoluyla giderilmesi mümkünse onarım tutarı hesaplanmalıdır. Eserdeki ayıplar kabule engel teşkil etmiyorsa bedelde indirim gerekip gerekmediği belirlenmeli sonucu dairesi...
(Şerh No: 15430 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-03-2014 15:10)

Taraflar arasında kurulan eser sözleşmesi ilişkisinde yüklenici, yapacağı standın en az sekiz fuar kullanımına uygun olacağını garanti etmiştir. Stand, garanti edilen bu vasfa uygun değilse veya eksik ve kusurlu imal edilmişse eser, sözleşme ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak yapılmış sayılamaz ve yüklenici de iş bedelinin tamamına hak kazanamaz. Bu sebeple mahkemece, iş sahibinin BK m. 360’a göre bedelde indirim ve tazminat hakkı olup olmadığı ile varsa miktarının saptanması içi...
(Şerh No: 15429 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-03-2014 15:09)

Taraflar arasında bohçalama ve izolasyon işi konulu eser sözleşmesi ilişkisi vardır. Yapılan imalat, iş sahibinin eseri kabule icbar edilemeyeceği şekildedir. Bu durumda iş sahibi, BK m.360/1’e mesnetle eseri reddetmekte ve ödediğini geri istemekte haklıdır. BK m.360/II, eserdeki ayıbın, iş sahibinin eseri kabulden kaçınmayı haklı kılacak derecede önemli olmaması haline münhasırdır. Bu sebeple somut olayda, bedelden indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
(Şerh No: 15428 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-03-2014 15:08)

Taraflar, arsa sahiplerine ait taşınmazlar üzerine villa yapımı konusunda anlaşma yapmışlar, tapular davalı yükleniciye devredilmiş; ancak davalı inşaatı yapmadığı gibi arsaları da başkasına satmıştır. Dava, yüklenici tarafından üçüncü kişiye satılan arsa bedelinden kaynaklanan alacak istemidir. Dava, satış sözleşmesinde zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle reddedilmiş ise de; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi vardır ve eser sözleşmelerinde zamanaşımı, eserin sözleşmesine uygun biçimde...
(Şerh No: 15427 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-03-2014 15:06)

Davacının işçisi, davalı ile aralarındaki eser sözleşmesi muvacehesinde yapılan işte, iş kazası sonucu vefat etmiş; davacı, işçisinin mirasçılarına ödediği tazminatın, rücuen davalıdan tahsilini talep etmiştir. Vefat eden işçinin mirasçılarının açtığı davada saptanan kusur oranı, temyize konu rücu davasında bağlayıcı değildir. Eldeki dava, yanlar arasındaki eser sözleşmesine dayanılarak açıldığından, yanların olaydaki kusuru eser sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmelidir.
(Şerh No: 15426 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-03-2014 15:04)

Davacıların murisi, davalılarla arasındaki eser sözleşmesi ile üstlendiği kalıp demir beton işleri ile çatı yapımı sırasında inşaattan düşerek vefat etmiştir. Davacılar, iş sahibi davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Eser sözleşmelerinde yüklenici, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatına göre işyerinde tüm tedbirleri almak ve bu konuda denetimi sağlamak yükümlülüğü altında olmakla beraber iş sahibinin böyle bir yükümlülüğü yoktur. İş sahibi, İş Güvenliği Mevzuatı dışında kus...
(Şerh No: 15425 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-03-2014 15:02)

Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi vardır. Bu sebeple davacının, yüklenici davalı şirketten talep ettiği müspet zarar kapsamındaki kira kaybı talebi için haksız fillere ilişkin zamanaşımı değil eser sözleşmesine ilişkin zamanaşımının uygulanması gerekir.
(Şerh No: 15423 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-03-2014 10:36)

Sözleşmedeki 1.9.1993 tarihi, eserin bir bütün olarak teslimi gereken tarihtir. Yüklenici, geniş anlamda borcunu ifa yönünden, bu tarihte temerrüde düşmüştür. Yüklenicinin bu tarihten sonra, dar anlamda birtakım borçları da muaccel hale gelir. Muaccel hale gelen her bir borca temerrüt faizinin yürütülebilmesi, o borcun miktarı gösterilmek ve talep edilmek suretiyle, borçlunun temerrüde düşürülmesine bağlıdır.
(Şerh No: 15417 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-03-2014 13:11)

Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının yöntemine uygun ihtar ile borçlunun, usulen temerrüde düşürülmüş olması zorunludur. Taraflar arasındaki sözleşmede kesin vade olmadığı gibi davalıyı temerrüde düşürücü nitelikte ihtar da bulunmadığından kabul edilen alacaklara dava tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülebilir.
(Şerh No: 15416 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-03-2014 11:27)

Taraflar arasında solaryum cihazı satış ve montajı konulu eser sözleşmesi ilişkisi vardır. Davacı, sözleşmeden dönerek bedel iadesi talep etmiştir. Yerel Mahkeme; davaya konu solaryum cihazının sipariş sözleşmesindeki niteliklere uygun olduğunu, tespit olunan eksikliğin cihazın reddini gerektirecek boyutta ayıp olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarında çelişki olduğu ve bu çelişkinin giderilmesi; her ne kadar bedel iadesini gerektir...
(Şerh No: 15412 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-03-2014 15:40)

Bir kimsenin, başkasına ait olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda bulunduğu bir gayrimenkulü, kendi malıymış gibi kiraya verip kiraları toplamış olması sebebiyle hak sahibinin o kimseden kiraların alınması için açacağı davanın; gerek BK m.414'e dayanan, gerekse MK m.908'e dayanan bir dava olarak tavsifi mümkün ise de; tereddüt halinde bu davanın BK m.414'e dayanan menfaatlerin devri davası sayılacağına ve bundan dolayı on yıllık müruruzamana tabi olacağına, karar verilmiştir.
(Şerh No: 15400 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-03-2014 15:25)

Davacının, dere ıslah çalışması sırasında yağmur sularının dere yatağından taşarak araçlarının sel sularına maruz kalıp hasar gördüğünden bahisle ikame ettiği tazminat davasında; derenin ıslahını yapma görevi belediyede ise de; somut olayda derenin ıslahı işi, Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile İSKİ Genel Müdürlüğü'ne devredildiğinden ve hasar, bu işin yapımı sırasında meydana geldiğinden hasarın tazmini İSKİ Genel Müdürlüğü ve işin yapımını üstlenen şirketin sorumluluğundadır.
(Şerh No: 15392 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 05-03-2014 13:33)

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m.40'a göre kesin hakediş raporu, kesin kabul ve kesin hesapların onaylanmasından sonra düzenlenir. Kesin kabul yapılmadan kesin hakediş düzenlenemeyeceğine göre fazla ödemenin istirdadı talebine uygulanacak 5 yıllık zamanaşımı süresi kesin kabul tarihinden başlatılmalıdır.
(Şerh No: 15387 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-02-2014 11:50)

Davacı, 31.8.1992 tarihli belgeye dayalı olarak 15.12.1999 tarihinde icra takibinde bulunmuş, davalı itiraz etmiş, davacının 19.11.2001 tarihinde açtığı itirazın iptali davası 1 yıllık süre içinde açılmadığından reddedilmiş ve işbu red kararı 1.4.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, 16.9.2004 tarihinde temyize konu "karz akdine mesnetle alacak davası"nı ikame etmiştir. Davacının 15.12.1999 tarihinde başlattığı icra takibi ile zamanaşımı kesilmiş ve 15.12.1999 tarihinden itibaren 10 yıllık ...
(Şerh No: 15386 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-02-2014 11:50)

Davacı taraf, hazır bir trafoyu değil, niteliklerini ve ölçüsünü önceden belirtmek suretiyle verdiği sipariş üzerine yükleniciye imal ettirdiği bir eseri teslim almış olmakla taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi vardır. Dolayısıyla somut olayda uygulanacak zamanaşımı da eser sözleşmesine ilişkin zamanaşımı süresi olmalıdır.
(Şerh No: 15385 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-02-2014 10:18)

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçersiz olması akdin eser sözleşmesi niteliğini değiştirmez ve zamanaşımı ile ilgili olarak sebepsiz iktisap hükümlerinin tatbikini gerektirmez.
(Şerh No: 15384 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-02-2014 10:18)

Somut olayda davalı iş sahibince, yüklenicinin yaptığı icra takibi sebebiyle haksız olarak tahsil edilen bankadaki paranın istirdadı istemiyle açılan davada, o dosyanın davalısı olan eldeki davanın davacısı yüklenici cevap dilekçesinde iş sahibinden yaptığı imalât sebebiyle alacaklı olduğunu defi zımnında ileri sürmekle zamanaşımını kesmiştir. O dosyadaki kararın kesinleştiği tarihten temyize konu davanın açıldığı güne kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden mahkemenin zamanaşımı nedeniyl...
(Şerh No: 15383 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-02-2014 14:35)

Dava, davalı lehine düzenlenen çek bedelinin sebepsiz olarak ödendiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Davaya konu çek, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca düzenlenmiş olmakla; davada uygulanacak zamanaşımı süresi 5 yıldır.
(Şerh No: 15382 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-02-2014 14:35)

İtirazın iptali davasının konusu; davalının, taraflar arasındaki 01.02.2002 tarihli eser sözleşmesine mesnetle davacının hakedişlerinden kestiği ve iade etmediği nakdi teminat alacağının tahsili istemidir. Sözleşme konusu işlerin teslim tarihi 27.05.2002 ve başlatılan icra takibi tarihi 20.05.2009'dur. Somut olayda, yanlar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan "kesin hesap" Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.07.2009 tarihinde kesinleşen hükmü ile çıkarılmış ve işbu çıkarılan kesin hesa...
(Şerh No: 15381 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-02-2014 13:50)

Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı yüklenici, davalı iş sahibine asfalt kaplama yapma işini ve kontrollük hizmetlerinde kullanılmak üzere iş sahibine 4 adet binek araç tahsis etmeyi üstlenmiştir. İş sahibine teslim edilen otomobillerin yükleniciye iade edilmemesi haksız fiil değil, taraflar arasındaki eser sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğinden; bu konudaki zararın tazmini istemine BK m.126'daki 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır.
(Şerh No: 15380 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-02-2014 11:52)

Dava, davalının yapımını yükümlendiği inşaat için fazladan ödenen bedelin tahsili taleplidir. 5 yıllık zamanaşımı süresi kesin kabulün yapıldığı tarihten başlatılmalıdır.
(Şerh No: 15354 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-02-2014 16:35)

Dava, eser sözleşmesi nedeniyle fazla ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesine göre kesin hakediş, kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra düzenlenecektir. Kesin kabul yapılmadan kesin hakediş düzenlenemeyeceğinden fazla ödemeye dayalı alacaklarda 5 yıllık zamanaşımının başlangıcı kesin hesap ve kesin kabulün onay tarihidir.
(Şerh No: 15353 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-02-2014 16:35)

Dava, cezai şart taleplidir. Taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi adi yazılı şekilde olmakla geçersiz ise de; eserin kullanılabilir derecede tamamlandığı anlaşıldığından sözleşmenin ve sözleşmenin teminatı olarak verildiği anlaşılan bononun geçersiz olduğu ileri sürülemez. Yalnız davacı arsa sahipleri, davalı yüklenicinin savunduğu gibi eseri teslim almış ve doğduğunu iddia ettikleri cezai şartla ilgili haklarını saklı tutmamışlar ise artık bunu isteyemezler.
(Şerh No: 15352 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-02-2014 12:15)

Davacı, eşi davalının, açılmış olan boşanma davasında hükmedilecek tazminat ve nafaka bedellerini ödemekten kaçınmak için sahibi olduğu taşınmazdaki payını diğer davalıya devrettiğini bildirerek satışın iptalini talep etmektedir. Somut olayda, satış işlemlerinde danışıklılığın bulunup bulunmadığı konusu araştırılmalı; davalıların danışıklı bir davranış içinde bulundukları sonucuna varılması durumunda tazminat davasının sonucu beklenilmeli, o dava sonunda davacının tahsili gereken bir alacağı...
(Şerh No: 15350 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2014 23:02)

Vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanabilmesi için iş görenin doğrudan iş sahibinin menfaatine, gerçek ya da tahmin edilen amacına uygun hareket etmesi yükümlülüğü vardır. Somut olayda vekaletsiz iş gördüğü iddiası ile dava açan davacı ile dava dışı şirket arasında akdi ilişki bulunmaktadır ve imalat da bu şirket için gerçekleştirilmiştir; bu sırada vekaletsiz bir tasarruf gerçekleşmemiştir. Bu sebeple davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gere...
(Şerh No: 15336 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2014 15:37)

Davacı, davalı şirkete fayans ve yer seramiği satıp bu malzemelerin davalının talimatı ile dava dışı kooperatifte çalışan kişiye irsaliye ile teslim edildiğini, bedelinin ödenmediğini iddia ederek alacak davası ikame etmiştir. Dava dışı kooperatifte kullanılan malzemenin davacının faturasında belirttiği mallardan olup olmadığı, davalının kooperatifin anılan işlerini yapıp yapmadığı üzerinde durularak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
(Şerh No: 15335 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2014 15:22)

Davalı, davacı şirketten mal satın almadığını ve işyerindeki imalatı bir üçüncü kişiye yaptırıp işçilik ve malzeme bedellerini de ona ödediğini bildirmiş ise de; malzemelerin davalının inşaatında kullanıldığı dosyadaki belge ve bulgulardan anlaşılmaktadır. Bu haliyle, davalının inşaatında kullanılan malzemeler nedeniyle davacı şirkete karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
(Şerh No: 15334 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2014 15:22)

Taraflar arasındaki 15.6.2006 tarihli sözleşmede, dairenin teslim süresi 24 ay olarak kararlaştırılmış olmakla; davalı en geç 15.06.2008 tarihinde daireyi davacıya teslimle yükümlüdür. Bu tarihte teslim gerçekleşmezse davacı, 15.06.2008'den itibaren kira tazminatı talep edebilir.
(Şerh No: 15300 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 25-01-2014 12:29)

Taraflar arasında akdedilen yapım işi ihale sözleşmesi hakediş alacağı, yüklenici tarafından dava dışı bankaya, bankadan alınan kredi karşılığı temlikname ile devredilmiştir. Yüklenici (temlik eden), temlik edilen alacağın işsahibi davalı belediye (temlik borçlusu) tarafından bankaya (temellük eden) ödenmemesi sebebiyle bankaya kredi faizi ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek davalıdan maddi tazminat talep etmektedir. Yargıtay; BK m.168/son uyarınca temlik edilen alacağın birikmiş teme...
(Şerh No: 15286 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-01-2014 12:35)

Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında anahtar teslimi götürü bedelli ameliyathane, yoğun bakım, acil servis tadilat ve onarımı ile prefabrik çelik konstrüksiyon bina yapım işi konulu eser sözleşmesi akdedilmiş ve sözleşmede, öngörülemeyen durumlar sebebiyle bir iş artışının zorunlu olması halinde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin ilgili hükümlerinin uygulanacağı kararlaştırılmış, ayrıca Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme ekleri arasında sayılmıştır. Bu durumda yüklenicinin hak ka...
(Şerh No: 15282 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-01-2014 19:00)

Yüklenicinin bakım ve onarım işi alacağından dolayı iş sahibine karşı başlattığı icra takibine vaki itiraz nedeniyle ikame edilen itirazın iptali davasında; taraflar, 18.03.2010 tarihli belge ile borcun tasfiyesi konusunda anlaşmışlardır. Belgede borca karşılık verilen çekin bedeli ile avukatlık ücreti ve masraflarının ödenmesi süreye bağlanarak ödenmemesi halinde icra işlemlerine kaldığı yerden devam edileceği kararlaştırıldığına göre bu belge taliki şarta bağlı bir ibranamedir. Çek bedeli sür...
(Şerh No: 15284 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-01-2014 18:58)

Asıl dava iş sahibi kooperatifin eksik ve kusurlu işler bedeli ile gecikme tazminatı istemi ve karşı dava da yüklenicinin imalat ve kalan işler bedeli ile munzam zarar istemidir. Taraflar arasındaki sözleşmelerin tamamını fesheden iş sahibi kooperatif gecikme tazminatı ve yine feshedilen sözleşme sebebiyle ayrıca eksik ve kusur adı altında bedel isteyemez. Yüklenicinin talep ettiği imalat bedeline ilişkin olarak da; mahallinde keşif yapılarak ayıpsız imalat saptanmalı ve taraflar arasınd...
(Şerh No: 15283 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-01-2014 18:57)

Taraflar arasında akdedilen sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadığından; teslim edilen iş, davacı tarafından hiçbir önkoşul ileri sürülmeden kabul edilmiş olmakla; davacı, davalı alt yükleniciden ifaya ekli ceza koşulunun tahsilini isteyemez.
(Şerh No: 15281 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-01-2014 18:57)

İş sahibi, yüklenici tarafından montajı yapılan klimaların çalışmaması sebebiyle sözleşmeden dönerek ödediği bedelin istirdadını talep etmiştir. Mahkemece sözleşmeden dönme koşullarının oluşmadığı, eserdeki kusurun 2.500 TL ile giderilebileceği tespit edilmiştir. İş sahibinin kullanmak istediği sözleşmeden dönme yönündeki seçimlik hak, somut olaya ve dosya kapsamına uygun düşmediğine göre; uyuşmazlık, seçimlik hakkın ücretten indirim yapılması yönünde kullanılması gerektiğinin kabulü ile 2.50...
(Şerh No: 15280 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-01-2014 18:56)

Davacılar vekili, davalıların trafik sigortacısı, malik ve sürücüsü olduğu aracın yaya murise çarparak ölümüne neden olduğundan bahisle; baba, anne, kardeşler, eş ve çocuk için destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep ve dava etmiştir. Ölenin, anne, baba ve küçük kardeşine destek olup olmadığı yönünden davacı anne-babanın sosyal ve ekonomik durumlarının tespiti bakımından yapılan araştırmada; ölenin, anne, baba ve küçük kardeşe desteklik durumu olmadığı anlaşılmasına göre bu ...
(Şerh No: 15279 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-01-2014 12:57)

İnançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davasında yerel mahkemece Yargıtay'ın bozma kararına uyulduktan sonra bozma kararına esas alınan inançlı işlem belgesinin gerçeği yansıtmadığı ve sahte işlemle gerçekleştirildiği ortaya çıktığından; bu belge taraflar arasındaki çekişmenin çözümüne esas alınamaz. Ayrıca dayanak belgenin sahte olduğu meydana çıktığına göre, kazanılmış hak olgusunun varlığı da kabul edilemez. P.S: Davacı karar düzeltme talep etmiş ve bu istemi Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ...
(Şerh No: 15267 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-01-2014 10:33)

Binanın fenni mesulü ve davalı malikin yeğeni olan dava dışı kişi aleyhine açılan itirazın iptali davası, taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmaması ve malik de olmadığından reddedilmiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kesinleşen bu dosyadan davalı malikin dairelerinin kapı, pencere ve doğramalarının davacı tarafından yapılıp takıldığı ve davalı malikin de dava dışı fenni mesulün işlemlerine onay verdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, davalının dairelerinde yaptığı...
(Şerh No: 15262 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-01-2014 11:32)

Cezai şartta ahlak ve adaba aykırılığın tayin ve tespiti için, işin değeri, cezai şartın kabul edildiği tarihteki borçlunun iktisadi durumu araştırılıp, davalıların varsa ticaret sicil dosyaları celp edilip toplam sermaye miktarı tespit edilerek söz konusu cezai şartın tahsili yoluna gidilmesi halinde borçlunun eskisi gibi ticari hayatını sürdürmesinin mümkün olup olmayacağı, mümkün olmayacak ise bu durumun onun iktisaden mahvına neden olup olmayacağı hususlarında uzman bilirkişi kuruluna incele...
(Şerh No: 15236 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-12-2013 19:26)

Geçerli olmayan taşınmaz satış sözleşmesine dayanılarak cezai şart da istenemez. Zira cezai şart asıl borca ilişkin fer'i haklardandır.
(Şerh No: 15227 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-12-2013 14:32)

Davacı kiralayan tarafından davalı kiracı aleyhine ödenmeyen kira bedelleri ile aidat borcu ve bunların fer'ilerine ilişkin başlatılan icra takibinin mesnedi kira sözleşmesinin "hususi şartlar" bölümünde "ev depoziti olarak 500$ alınmıştır" ifadesi yazılıdır. Kiracı borca itiraz etmiş ve itirazında kira kontratında yazılı olan 500 $ depozito alacağı hakkında da takas talep etmiş; davacı kiralayan da "itirazın kaldırılması" dilekçesinde işbu takası kabul ettiğini bildirmiştir. Kira sözl...
(Şerh No: 15218 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-12-2013 13:42)

Oğullarının teşhis ve tedavisi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin sorumluluğundan bahisle ikame edilen maddi ve manevi tazminat istemli dava; vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. Vekil, iş görürken, yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Karar; mahkemece alınan bilirkişi raporlarının davalı hastanenin ve doktorun hata, ihmal vb nedenlerle sorumlu olup ...
(Şerh No: 15211 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-12-2013 13:55)

Ticari alım satımda, ithalatçı veya imalatçının verdiği garantiyi, alacaklıya karşı kendisi de taahhüt eden satıcı, bu taahhüdünün yerine getirilmesinden sorumludur.
(Şerh No: 15171 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-11-2013 09:49)

Kıdem ve ihbar tazminatı istemiyle ikame edilen davanın açılmasından sonra kıdem tazminatının tamamı davalı tarafça ödenmiş ve bu ödeme davacı işçi tarafından da kıdem tazminatına dair asıl alacak olarak kabul edilmiştir. BK m.84 emredici nitelikte olmayıp, taraflarca aksinin kabulü mümkün olduğundan kıdem tazminatı alacağının tamamen ödendiği düşünülmeli ve önce faizden, sonra da asıl alacaktan mahsup yoluna gidilmemelidir. Asıl alacak ödenmiş olmakla birlikte; dava dilekçesinde talep edi...
(Şerh No: 15070 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-11-2013 10:08)

Eczane sahibi olan davacının, Bağ-Kur ile yapmış olduğu sözleşme davalı Kurum tarafından feshedilmiş; davacı tarafından feshin iptaline dair açılan dava kabul edilmiştir. Temyize konu dava, eczane sahibi davacının, haksız fesih döneminde müşteri kaybına uğradığı ve toplumda küçük düştüğü iddiasıyla ikame ettiği maddi ve manevi tazminat istemlidir. Davacı, sözleşmesinin feshedildiği dönemde Bağ-Kurlu hastalara ilaç satışı yapamayarak zarara uğramıştır. Davacı, idare tarafından sözleşmesi fesh...
(Şerh No: 15065 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-11-2013 12:58)

İstısnâ akdinin feshinden kaynaklı tazminat istemli davada zamanaşımı süresi, BK m.126/4 mucibince fesihten itibaren 5 yıldır.
(Şerh No: 15056 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 13-11-2013 13:05)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,06270790 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.