Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

2004 S.lı İcra ve İflas Kanunu - Son Eklenen Şerhler

2004 S.lı İcra ve İflas Kanunu - Son Eklenen Şerhler

Borçlu sanığın icra kefili olduğu ve sanığa icra emri tebliğ edilmediği için icra takibinin kesinleşmediği ve yapılan taahhüdün de borcun tamamını kapsamadığı, bu nedenle atılı suçun oluşmamıştır. Sanığın beraati gerekir.
(Şerh No: 11014 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 22-03-2011 17:08)

Takibe mesnet kılınan ilamda alacaklı yararına hükmedilen ücret, brüt ücrettir; bu durumda gerekli kesintilerin yapılarak net ücret üzerinden ilamlı takip başlatılması gerekmektedir.
(Şerh No: 10996 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-03-2011 15:22)

Takibe mesnet kılınan ilamda alacaklı yararına hükmedilen ücret, brüt ücret olarak belirlenmiştir. Bu durumda gerekli kesintiler yapıldıktan sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapılabilir.
(Şerh No: 10995 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-03-2011 15:22)

Borçlunun mahkemeye başvurusu, hacze konu menkullerin haczedilmezliğine yönelik şikayettir. Şikayet süresi kural olarak (7) gün olup, bu süre şikayet edenin, şikayet konusu işlemi öğrendiği günden itibaren (7) gündür (İİK'nın 16. maddesi). Şikayet konusu işlem ilgiliye tebliğ edilmişse şikayet süresi tebliğ tarihinden itibaren başlar.
(Şerh No: 10935 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 16-03-2011 18:28)

İş kazası nedeniyle manevi tazminat alacağının iş ilişkisinden doğduğu tartışmasız olup; bu tür alacaklar da İİK m.206 düzenlemesinde "Birinci Sıra" kapsamında değerlendirilmelidir.
(Şerh No: 10936 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-03-2011 17:06)

Yasada öngörülen zamanda satış istenmediğinden İİK.'nun 106 ve 110. maddeleri gereğince haciz kalkmışsa; yeniden haciz uygulanabilmesi için, borçluya yenileme tebliğine ve yenileme harcı alınmasına gerek yoktur.
(Şerh No: 10910 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2011 17:13)

Yasada öngörülen zamanda satış istenmediğinden İİK.'nun 106 ve 110. maddeleri gereğince haciz kalkmışsa yeniden haciz uygulanabilmesi için; borçluya yenileme tebliğine ve yenileme harcı alınmasına gerek yoktur.
(Şerh No: 10912 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2011 17:12)

Yasada öngörülen zamanda satış istenmediğinden İİK.'nun 106 ve 110. maddeleri gereğince haciz kalkmışsa yeniden haciz uygulanabilmesi için; borçluya yenileme tebliğine ve yenileme harcı alınmasına gerek yoktur.
(Şerh No: 10911 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2011 17:12)

Taraflar arasında davaya konu çeklerde yazılı miktarda alacak ilişkisi bulunduğu konusunda bir çekişme yoktur. Bundan ayrı olarak, davacı firma adına çekleri keşide edenler hakkında karşılıksız çek vermek suçundan kamu davası açılmış, yargılama sonunda, davaya konu belgelerin çek niteliğini yitirdiğinden karşılıksız çek çeşide etmek suçunun oluşmayacağı gerekçesi ile beraat kararı verilmiştir. Buna karşılık, bu kişilerin gizlemek suretiyle çeke ikinci bir imza atarak nitelikli dolandırıcılık suç...
(Şerh No: 10766 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 11-03-2011 14:01)

Borçlunun, hakkında yürütülen icra takibinde, 12.11.2007 tarihinde adresinde yapılan haciz işlemi sırasında, haciz tutanağında 16.860,98.-TL borcu için; 12.12.2007 tarihinde 4.200,00.-TL, 12.01.2008 tarihinde 4.200,00.-TL, 12.02.2008 tarihinde 4.200,00.-TL, 12.03.2008 tarihinde 4.260,98.-TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, alacaklı vekilinin de borçlunun taahhüdünü kabul ettiği, ancak borçlunun 12.12.2007 tarihli ilk taksiti ödememesi üzerine, alacaklı vekilinin 11.03.2008 havale tarihli dilekçe...
(Şerh No: 10812 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-03-2011 21:55)

Kredi Kartı Borcu Nedeniyle Bankalarca Açılan Davalarda Genel Mahkemeler Görevlidir
(Şerh No: 10765 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 10-03-2011 12:09)

Takipten sonra ihtiyati haciz kararı alınması mümkündür. Takibe itiraz edilmesi bu ihtiyati haciz kararının kesin hacze dönüşmesine engel teşkil eder ve itirazın kaldırılması isteğinin kabulü halinde ise ihtiyati haciz kararı kesin hacze dönüşür.
(Şerh No: 10764 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 09-03-2011 14:09)

Haczolunacak malların başka yerde olması ve haczin, bu yer icra dairesinin istinabesi ile gerçekleştirilmesi halinde; hacizle ilgili şikayetlerde, istinabe olunan yer İcra Mahkemesi yetkilidir. Asıl icra dairesinin doğrudan tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazması ile haczin uygulanması halinde; hacizle ilgili şikayetlerde, asıl icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi yetkilidir.
(Şerh No: 10767 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 09-03-2011 11:54)

İtirazın iptali davalarında haklılık durumu, takip tarihi itibariyle belirlenir. Asıl alacağa işlemiş faiz ile diğer fer'i alacaklar katılarak yapılan icra takibine itirazın iptali ile ilgili olarak; geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebi ile faiz yürütülemeyeceğine ilişkin BK m.104/son hükmü dikkate alınarak karar verilmelidir.
(Şerh No: 10768 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 09-03-2011 11:43)

Dava müruruzamanının kat'ı sebeplerinden biri olan hükümle kesilmiş bulunan müruruzaman müddeti, her ne olursa olsun hükümden sonra başlayan yeni müruruzaman müddeti daima on sene olmakla beraber; bu husus icraya mahsus olmayıp dava müruruzamanıdır. Hüküm ile kararın tebliği arasında on sene veya daha ziyade bir müddet geçmiş olması hali bozma sebebidir ve esasa girilerek temyiz incelemesi yapılamaz.
(Şerh No: 10730 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-03-2011 13:09)

Şikayetçi, 3. sırada pey süren kişidir. İİK.'nun 133. maddesi nedeniyle fesih olunması halinde anılan madde gereğince ihale 2. pey sürene (koşulların oluşması) halinde teklif edilir. Bu nedenle bir ihalede 2. pey sürenden önce 3. derecede pey süren kişinin bu ihalenin feshini istemesinde İİK. hükümleri çerçevesinde hukuki yararı yoktur. Bu nedenle kendisine İİK.'nun 133. maddesi gereğince gayrimenkul teklif edilemeyerek müştekinin icra müdürlüğüne başvurusu İİK.'nun 133. maddesi karşısında hukuk...
(Şerh No: 10576 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 13:24)

İcra Müdürlüğünce ihalenin kesinleşmesinden itibaren KATMA DEĞER VERGİSİ'nin yatırılması için alacaklıya muhtıra tebliği gerekirken, muhtıra tebliği yapılmadığı anlaşılan karardan sonra ihalenin düşürülmesine karar verilmesi doğru değildir.
(Şerh No: 10579 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 13:17)

İ.İ.K.'nun 133. maddesi gereğince taşınmaz yeniden satışa çıkarılmıştır. 11.5.2004 tarihli yeni ihalede bu defa alacaklı vekilinin 15.000.000.000.-TL. bedel teklif ettiği ve alacağına mahsuben taşımazın alacaklıya ihale edildiği anlaşılmıştır. Alıcı-alacaklının ilk ihalede teklif ettiği bedeli yatırmayarak ihalenin düşmesine neden olması ve aradan geçen 1 yılda taşınmazın değer kazandığı da düşünülürse bu defa aynı işlemin tamamlanması için daha düşük bedel tebliğ etmesi iyiniyetle bağdaşmayıp i...
(Şerh No: 10580 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 13:15)

Mahcuz malın ipotekli bulunduğu ve ipoteğin hacizlerden öncesine ilişkin bulunduğu gözetilerek satılan ipotekli ve mahcuz taşınmazın bedelinden öncelikle ipotek alacağının karşılanmasından sonra kalan paranın paylaşımı için hacizli alacaklar yönünden sıra cetveli yapılması gerekir.
(Şerh No: 10533 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 13:06)

Hissedara satış ilanının tebliğ edilmemesi ihalenin feshi nedenidir ve İİK`nun 133. maddesine göre İcra Müdürlüğü`nce ihalenin feshine karar verilmiş olması; varılan hukuki sonuçların farklı olması nedeni ile İİK`nun 134. maddesine göre açılmış ihalenin feshi davasının incelenmesine engel teşkil etmez.
(Şerh No: 10578 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 10:44)

Satışın, kıymet takdirinin esas alındığı tarihten itibaren iki senede yapılmaması, mahkemece re'sen gözetilmesi gereken ihalenin feshi sebebidir.
(Şerh No: 10597 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 10:38)

İİK.'nun 114.maddesine göre ilanın şekli hakkında icra müdürlüğünün takdir hakkı var ise de; işbu takdir hakkının tarafların menfaatlerine, olaya en uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi, ihalenin feshi sebebidir.
(Şerh No: 10598 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 10:35)

İİK.'nun 114.maddesine göre ilanın şekli hakkında icra müdürlüğünün takdir hakkı var ise de; işbu takdir hakkının tarafların menfaatlerine, olaya en uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi, ihalenin feshi sebebidir.
(Şerh No: 10599 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 10:31)

Satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya satılan malın esaslı unsurlarındaki hataya yahut ihaleye fesat karıştırıldığına sonradan haberdar olunması hallerinde şikayet süresi ıttıla tarihinden başlar ise de; bu süre ihale tarihinden itibaren 1 seneyi geçemez.
(Şerh No: 10526 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 03-03-2011 10:25)

Kanun koyucunun amacı, ihalenin bir an önce sonuçlandırılmasıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun, 133 maddesi uyarınca ihalenin feshi süre ile sınırlı değil ise de taşınmaza alıcıdan önce en yüksek pey sürmüş olan kişiye teklif ve ona ihale edilebilmesi için ilgililerin (özellikle alıcıdan önce en yüksek pey sürmüş olan kişinin) hemen icra müdüründen ihalenin feshini istemeleri gerekir. Açılan ihalenin feshi davası reddedildikten sonra 17.05.2006 tarihinde borçlu vekili ihale bedelini yasada öng...
(Şerh No: 10577 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 26-02-2011 10:50)

Ekli Dosya
(Şerh No: 10548 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 24-02-2011 23:50)

Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı icrai satışı engellemez. Mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir kararlarında «dava konusu taşınmazın/taşınırın cebri icra yoluyla da satılamayacağı» ayrıca belirtilmiş olmadıkça, dava konusu şeyin rızai devrini önler. İhtiyati tedbir kararı, yapılan icra takibine (ve yapılacak ihaleye) etkili olmaz.
(Şerh No: 10532 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 23-02-2011 23:38)

Taşınmazın ihale alıcısı verilen sürede ihale bedelini ödemezse, icra müdürü 2. ihale alıcısına ihalde sürdüğü bedelle taşınmazı almak isteyip istemediğini teklif eder. Ekteki örnekler bütün olarak bu işlemlerin ifasına yönelik olarak verilmiştir. Faydalı olması dileğiyle.
(Şerh No: 10531 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 23-02-2011 22:44)

İcra ve İflas Kanunu'nun 114/2 maddesi gereğince satış ilanının şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü, gazete ile yapılıp yapılmayacağı icra müdürlüğünce tarafların yararları dikkate alınarak takdir ve tayin olunur.
(Şerh No: 10409 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 23-02-2011 15:58)

İİK.'nun 127. maddesi uyarınca tebligat çıkartılmış ise de; tebligatta satış günlerinin gerçeği yansıtmadığı, ihale tarihinden farklı günleri içerdiği anlaşıldığından ve bu hususta şikayet konusu yapıldığından mahkemece bu şikayetçi yönünden de satış ilanının usulsüz yapıldığından bahisle ihalenin feshine karar vermek gerekirken eksik inceleme ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
(Şerh No: 10408 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 23-02-2011 14:30)

Talimat İcra Dairesi'nin görevi; esas icra müdürlüğünün gönderdiği talimata uygun olarak haczi uygulayıp tutanağı ilgili icra dairesine göndermekten ibarettir. Haczin kaldırılması ve tedbir kararı gereği takibin durdurulması yönündeki istekler, asıl icra dairesi tarafından karara bağlanmalıdır.
(Şerh No: 10525 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 21-02-2011 23:28)

Ekli Dosya
(Şerh No: 10524 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 21-02-2011 22:50)

Ekli Dosya
(Şerh No: 10523 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 21-02-2011 22:46)

İİK'nun 71. maddesine dayanan istemin incelenebilmesi, bu istemin belli bir süre içinde ileri sürülmesi koşuluna bağlı değildir.
(Şerh No: 10522 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-02-2011 14:28)

Savcılık tarafından, aracın sicil kaydına konulan "satılamaz" kaydı, aracın rızai satışını önlemeye yönelik bir önlemdir. Açıklanan şerh rızai satışları engellemek amacıyla alındığından böyle bir kaydın varlığı, söz konusu aracın cebri icra yolu ile satışına engel değildir.
(Şerh No: 10521 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 21-02-2011 00:06)

Borçlunun, İcra ve İflas Kanunu'nun 134/2 maddesinde belirtilen ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde ihalenin feshini istemesi gerekir.
(Şerh No: 10363 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 19-02-2011 00:10)

İcra tutanağında yapılan ödeme taahhüdünde toplam borç miktarının bütün ferileriyle birlikte açıkça gösterilmemesi nedeniyle, taahhüdün hukuken geçerli olmadığı gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 10357 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 16-02-2011 23:37)

İİK. nun 269 ve müteakip maddeleri gereğince icra takibi ancak gayrimenkul kiraları ile ilgili olarak yapılabilir.
(Şerh No: 10325 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-02-2011 14:14)

İİK.nun 269 ve sonraki maddelerine göre yapılacak ilamsız tahliye takibi, sadece gayrimenkuller için mümkündür ve menkul niteliğindeki büfe için uygulanamaz.
(Şerh No: 10324 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-02-2011 14:12)

Kiralananın menkul olması, ilamsız icra yoluyla kira parasının istenmesine engel oluşturmaz.
(Şerh No: 10323 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-02-2011 14:10)

1-İİK.44. maddesinde, ticareti terk eden tacir açısından, muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak bir takım yükümlülükler öngörülmüş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı 337/a maddesinde düzenlenmiştir. 2-Yaptırımın gerekçesi"..Bilhassa son senelerde ticareti terk eden kötü niyetli borçluların,işyerlerini terk edip ellerinde malları başkalarına devrederek alacaklılarını zarara uğratmalarının sık görülen bir realite olması, bu tip kötü niyetli kişi ve eylemlerle tesirli bir şek...
(Şerh No: 10322 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 14-02-2011 11:37)

Ekli Dosya
(Şerh No: 10151 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 13-02-2011 01:07)

Para alacaklarının haczinde satış isteme süresi söz konusu değildir. Para alacaklarının haczinde, haciz tutanağının İcra ve İflas Kanunu'nun, 103. maddesi uyarınca borçluya tebliğ edilmemesi, haczi geçersiz kılmaz.
(Şerh No: 10095 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 12-02-2011 22:59)

Alacak haczedildikten sonra üçüncü kişiye tezkere yazılması, İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi kapsamına giren bir işlemdir. Buna karşı üçüncü kişiden bir itiraz ve şikayet öne sürülmediğine göre, dosyaya gönderilen paranın alacaklısına ödenmesi gerekir.
(Şerh No: 10094 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 12-02-2011 22:21)

Taşınmazın değeri ile hem alacaklının hem de borçlunun mefaati göz önünde bulundurularak, satış ilanının mahalli gazetede yayınlanması ile yetinilebilir. İcra memuru tarafların menfaatini gözetmek durumundadır.
(Şerh No: 10025 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 12-02-2011 13:47)

Cebri icra yolu ile taşınır veya taşınmaz satışlarında, ilanın ne şekilde yapılacağı İİK md. 114'e göre ilgililerin çıkarlarına uygun olarak yapılması gerekir. Satış; satılacak şeyin türüne göre tirajı yüksek ulusal gazetelerde dahi ilan edilmelidir.
(Şerh No: 9952 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 10-02-2011 16:49)

Borçlu aleyhine başlatılan takip henüz kesinleşmemiş ise diğer bir deyimle borçluya İcra ve İflas Kanunu ve Yönetmeliği hükümleri uyarınca ödeme emri çıkardıktan sonra borçlu, henüz ödeme emrini tebellüğ etmeden önce borcunu icra dairesine gelip yatırırsa bu aşamada harç ödeme mükellefiyetinden de kurtulmuş olur.
(Şerh No: 9950 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 10-02-2011 16:43)

İcra takibine konu edilmiş bir ilamı temyiz eden taraf; İcra ve İflas Kanunu'nun 36. maddesine göre icranın geri bırakılmasını talep etmişse (takip masrafları eklenmeksizin) ilamdaki miktar kadar teminat getirmelidir.
(Şerh No: 9830 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 10-02-2011 16:40)

Takip talepnamesine ekli vekaletnamede alacaklı asilin açık adresi mevcut olduğundan; borçlunun çıkarlarını zarara uğratan bir durum söz konusu olmamakla bu husus, takibin ve icra emrinin iptalini gerektirmez. Takip talebinde ve icra emrinde faizin başlangıç tarihi ve oranının gösterilmemiş olması icra emrinin iptalini gerektirmez. Takipte talep edilen faiz oranının veya islemiş faizinin fazla olduğunun tespit edilmesi halinde, icra emrinin düzeltilmesi gerekip, icra emrinin tamamen iptal...
(Şerh No: 9955 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-02-2011 14:32)

Ekli Dosya
(Şerh No: 9953 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 08-02-2011 00:02)

İcra dosyasında vekaletname bulunması halinde mercii dosyasında vekaletname bulunması zorunlu değildir.
(Şerh No: 9837 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 07-02-2011 12:57)

İcra ve İflas Kanunu'nun 36. maddesinde açıklandığı gibi ilamı temyiz eden borçlu hükmolunan paranın takabül ettiği miktar kadar teminat göstermeğe mecburdur. Maddede ayrıca takip vekalet ücretinin ve alacaklıya ait olan tahsil harcının depo edileceğine dair bir kayıt bulunmadığı halde memurlukça depo edilmesine karar verilmesi isabetsizdir.
(Şerh No: 9947 - Ekleyen: Av.Mustafa Nehir GÜÇKAYA - Tarih : 06-02-2011 22:40)

Görülmektedir ki, İİK. 62. maddede takibe kısmi itiraz halinde itiraz edilen kısmın; yetkiye ve imzaya itiraz halinde de buna ilişkin itirazların, açıkça gösterilmesi gerekliliği belirtilmesine karşın, borcun tamamına itiraz halinde bunun dilekçede açıkça beyan edilmesi gereğine işaret eden bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yasanın getirmediği bir kısıtlamanın uygulama ile getirilmesi olanaklı değildir. Borcun tamamına İtiraz halinde borçlunun sebep bildirmesi gerekmediği gibi itirazında bel...
(Şerh No: 9826 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 31-01-2011 11:25)

Şikayet niteliğindeki başvuruda, taraflar gelmese de hüküm kurulmalıdır.
(Şerh No: 9825 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 30-01-2011 17:20)

İcra Müdürünün İlama Aykırı Davrandığı İddiası Şikayet Niteliğindedir
(Şerh No: 9823 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 30-01-2011 17:12)

Davacının mal teslimini kanıtlayamaması davacının takibinde kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 9820 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 26-01-2011 16:50)

Süresinde ödeme emrine itiraz etmeyen ve bu nedenle hakkındaki icra takibi kesinleşen borçlu, takibi durdurabilmek için bu borcu cebri icra tehdidi altında ödemek zorundadır. Maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalan borçlu, ödediği parayı geri alabilmek için istirdat davası açabilir. Davacının borçlu olmadığı bir parayı ödemiş olması, istirdat davasının maddi hukuka ilişkin tek şartıdır. BK md. 62'dekinin aksine, burada davacı, yalnız borç...
(Şerh No: 9683 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 25-01-2011 13:19)

Senedin rakam hanesinde tahrifat yapılmış olduğunun saptanması halinde, bedelin yazı ile kaydedilen bölümüne itibar edilmez.
(Şerh No: 9810 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 25-01-2011 13:15)

Emekli Sandığınca şartları oluştuğunda toptan ve bir defada ödenmekte olan emekli ikramiyesinin tamamının haczi kabildir.
(Şerh No: 9812 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 23-01-2011 18:12)

İlamda yazılı olan asıl alacak ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden tek bir takip yapılabileceği gibi ayrı ayrı takip yapılması da mümkündür. İlamda hükmedilen asıl alacak ve buna bağlı fer'i alacaklar yönünden ayrı ayrı takip yapılmasını engelleyen yasa hükmü de yoktur. Şikayetin reddine karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 9698 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-01-2011 11:33)

İcra takibinde meskeniyet iddiasında bulunma hakkı yalnız borçluya aittir. Borçlu dışındaki üçüncü şahısların bu konuda hakları yoktur. Merci hakimliğinin bu nedenle şikâyetin reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
(Şerh No: 9685 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 17-01-2011 17:48)

Takip talebinde alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmesi zorunludur. Somut olayda, takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmemiştir. Söz konusu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olduğundan her aşamada re`sen gözetilmesi gerekli olup takibin iptali nedenidir. Yerel mahkemece yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi hatalıdır.
(Şerh No: 9449 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 07-01-2011 22:29)

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede üç yıl süreyle dosyada işlem yapılmadığını iddia ederek zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazları süreye tabi olmayıp her zaman icra mahkemesinde ileri sürülebilir. Açıklanan nedenlerle esasa girilmesi gerekirken itirazın süreden reddi hatalıdır.
(Şerh No: 9448 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 07-01-2011 22:26)

Davacı banka, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Banka kredi sözleşmesinden doğan alacak likit (belirlenebilir, bilinebilir) niteliktedir. Bu nedenle İcra ve İflas Kanunu`nun 67. maddesi uyarınca hükmedilen miktar üzerinden davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 9447 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 07-01-2011 22:21)

Dava, icra takibinde borçludan fazla para tahsil edildiği iddiasına dayalı istirdat talebine ilişkindir. Açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartı denir. Dava şartlarından biri de davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında hukuki yarar bulunmayan davanın reddi gerekir. İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil edilerek alacaklıya verildiği veya yanlışlıkla bir tarafa para verildiği anlaşılırsa ayrıca bir h...
(Şerh No: 9446 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 07-01-2011 22:19)

Dava, itfa nedeniyle takibin iptali ve haczin kaldırılması talebine ilişkindir. Mahkemece istem aşılarak haciz masrafları ve yediemin ücretinin alacaklıdan tahsiline karar verilmesi hatalıdır. Bütün masraflar borçluya ait olduğundan haksız haciz iddiasıyla masrafların alacaklıdan tahsili, genel hükümlere göre açılacak tazminat davasında değerlendirilebilir.
(Şerh No: 9445 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 07-01-2011 22:15)

Adaletin dağıtılması, iç ve dış güvenliğin sağlanması, vergi düzenlemeleri ve askerlik gibi hizmet ve tasarruflar kamu yararına dönük olduğundan devletin egemenlik tasarrufları olarak kabul edilmelidir. Bu tasarruflardan doğan tazminat davalarına da adliye mahkemelerinde bakılmalıdır.
(Şerh No: 9443 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 07-01-2011 15:53)

Her ne kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 237. maddesi devlet memurlarının sorumluluğunu düzenlemişse de İcra ve İflas Kanunu 5. maddesi icra memurlarının sorumluluğu için özel düzenleme niteliğindedir.
(Şerh No: 9442 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 07-01-2011 15:42)

Bir alacak için başlatılan icra takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi, o alacak için açılan menfi tespit davasında borçlunun borcu ikrar ettiğine dair karine teşkil etmemelidir. Menfi tespit davasının davalısı konumundaki alacaklının alacağını ispat etmesi gerekir.
(Şerh No: 9422 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 06-01-2011 18:34)

04.05.1978 tarih, 4/5 sayılı İBK'ya göre ölü kişi hakkında takip yapılamaz; açılan takip mirasçılarına yöneltilemez. Bu husus kamu düzenine ilişkindir ve süresiz şikayete tabidir.
(Şerh No: 9424 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-01-2011 13:40)

Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa müddet tatili takip eden günde biter.
(Şerh No: 9420 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 05-01-2011 23:24)

Genel haciz yoluyla icra takibinde, takip talebinde ve ödeme emrinde borçlunun iki ayrı adresi gösterilmiştir. Dosya kapsamından, borçlunun iki adresine de ödeme emri tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. İkinci kez tebliğ edilen ödeme emri ile borçluya yeni bir itiraz hakkı tanınmış sayılır. İkinci tebliğ tarihi dikkate alındığında yapılan şikayet süresindedir. Bu halde işin esasının incelenmesi gerekir.
(Şerh No: 9417 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 05-01-2011 15:13)

492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 123. maddesinde yapılan değişiklik ile banka ve finans kuruluşlarının kredilerin geri dönüşümüne ilişkin giriştikleri icra takiplerinde yapacakları işlemler icra harçlarından istisna tutulmuştur. Alacaklısının banka olduğu bir takip dosyasında tahsil harcı alınması yerinde değildir.
(Şerh No: 9405 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 04-01-2011 18:22)

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlu ödeme def’inde bulunması; Tediye Makbuzunda takip dayanağı senede açıkça atıfta bulunularak borcun ödendiği belirtilmesi; Makbuzdaki İmzanın alacaklı tarafından kabul edilmemesi;
(Şerh No: 9406 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 01-01-2011 17:41)

İİK.150/b maddesi uyarınca, ipotekli taşınmazın kiracısına (3.kişiye),kira paralarını icra dosyasına yatırması yönünde yazı gönderilmesi halinde, bu tarihten sonra kira paralarını icra dosyasına ödemesi, anılan yazıya yönelik şikayetlerini icra mahkemesine bildirmesi gerekir. 3.Kişi kiracının İcra Mahkemesine bu yönde bir başvurusu ve kira borcu bulunmadığı yönünde mahkemeden almış olduğu bir karar da bulunmadığı bir durumda,kiracı 3.kişinin muhtıranın tebliğinden itibaren kira paralarını icra d...
(Şerh No: 9403 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-12-2010 14:29)

İİK.150/e maddesi gereğince,alacaklının ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren taşınmazlar için 2 yıl içinde şatış isteme zorunluluğu vardır. Aynı maddenin son bendinde ise (İİK.nun 78/2. maddesinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde de kıyasen uygulanacağı) hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi ve alacaklının itirazın iptali davası açması halinde, itirazın iptali kararının kesinleşmesine kadar geçecek zaman,2 yıllık satış isteme süresin hesa...
(Şerh No: 9402 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-12-2010 14:11)

İpoteğin İmar Kanunu uyarınca,imar uygulaması sonucunda oluşturulduğu(tarafların özgür iradesiyle düzenlenmiş ipotek akit tablosu bulunmadığı)bir durumda, İİK.148. ve sonraki maddelerinde öngörülen nitelikte bir hukuki ilişkinin varlığından söz edileyeceğinden, artık İİK.153/2. madde hükmünün olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.
(Şerh No: 9401 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-12-2010 13:46)

Borçluya muhtelif tarihlerde tebliğ edilen hesap kat ihtarnameleri üzerinden,borç miktarlarının bildirildiği bir durumda,Borçlu tarafından ihtarnameye itiraz edilmemiş olması halinde,İİK.150/a uyarınca,İİK.68/b maddesi(süresinde itiraz edilmeyen hesap özetlerinin kesinleşmesi kuralı)kıyasen uygulanacağından,bu borç miktarları kesinleşmiştir. Artık sadece ihtarnamenin tebliğinden sonra ki döneneme ilişkin faize yönelik itiraz dinlenebilir, kesinleşen kısma yönelik itiraz dinlenemez.
(Şerh No: 9399 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-12-2010 13:38)

Borçlu borcuna karşılık,para yerine taşınır veya taşınmaz bir mal vermişse bu mutat(normal)bir ödeme vasıtası sayılmaz ve böyle bir sayışma(mahsuplaşma) takip alacaklısı yönünden geçersizdir.Bir başka ifadeyle; alacaklının icra takibi yaparak, diğer alacaklıların haklarını ihlal etmeden alacağını temin imkanı varken, bu yola gitmeyerek alacağına karşılık borçludan taşınmazı satın alması, İİK.279. maddesi uyarınca mutat dışı bir ödeme şekli olup, iptale tabidir.
(Şerh No: 9394 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 29-12-2010 21:43)

İptali istenen tasarruf tarihi ile, aciz vesikasının düzenlendiği(veya borçlunun iflasının gerçekleştiği)tarih arasında 2 yıldan fazla süre geçmiş olsa dahi, İİK.284. maddesinde düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği ve borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket edip etmediği araştırılmalıdır.
(Şerh No: 9384 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 29-12-2010 21:22)

1-İİK.borçlunun iflastan önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç ana başlık(md.278-279-280)altında düzenlemiştir. 2-Bu maddeler ile iptal edilebilecek bütün tasarruflar tahdidi(sınırlı/tek tek belirlenmiş)şekilde tanımlanmış olmayıp, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yapılarak,hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususu hakimin takdirine bırakmıştır.(md.281) 3-Bu nedenle, Dava dilekçesinde İİK.278-279-280. maddelerinden hangisine istinaden iptal istendiğinin belirtilme...
(Şerh No: 9383 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 29-12-2010 20:54)

İİK.nun 100. maddeye esas olacak bilgilerin gösterilmemesi ve alacaklının alacağına mahsuben taşınmazı alması ihalenin feshi nedeni yapılamaz.
(Şerh No: 9203 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 25-12-2010 14:51)

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisinden alacaklı olan davacının, sözleşmenin tarafı davalı arsa sahiplerine gönderdiği 89/1 haciz ihbarnamesine, davalıların itirazının kaldırılması, İİK m.89/4 mucibince Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilen tazminat davasıdır. Dosya içindeki kanıtlara göre; yüklenici şirket, sözleşme gereği yapması gereken işlerin %70 ini tamamlamıştır. Binanın yapılan bu kısmı nedeniyle davalılar nedensiz zenginleşmiştir. Mahkemece bu zenginleşmenin miktar...
(Şerh No: 9122 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-12-2010 21:20)

Borçlu adına tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz üzerine, ileride doğması koşullara bağlı inşaat sözleşmesine dayalı, muhtemel haklar için haciz konulamaz. Anılan husus İİK m.16/2 gereğince süresiz şikayete tabidir.
(Şerh No: 9121 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-12-2010 20:49)

İleride gerçekleşeceği ihtimal olan bir hakkın haczi mümkün değildir.
(Şerh No: 9120 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-12-2010 20:49)

İptal davasının görülebilirlik şartlarından biri "alacağın varlığı", bir diğeri "alacağın aciz vesikasına bağlanmış olmasıdır." Bu özelliği nedeniyle davalı 3. kişi,alacağın gerçekte hiç olmadığını(muvazzalı olduğunu) iddia ve ispat edebilir ki, bu durumda öncelikle, tasarruf sahibinin borçlu sıfatı çözümlenmeli, eş söyleyişle muvazaanın varlığı yönündeki savunma mahkemece incelenmelidir.(Prof. Dr. Baki Kuru-İcra ve iflas Hukuku, c:4, sh:2506 vd.).Aksi takdirde; a)Takip alacaklısıyla a...
(Şerh No: 9119 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-12-2010 17:19)

İptal davasından maksat,borçlunun borcun doğumundan sonra yaptığı tasarrufların butlanına hükmettirmektir.Çekten kaynaklı bir borçta,tasarruf tarihinin çeklerin keşide tarihinden önce olması halinde, her ne kadar bu tarihin borcun doğumundan evveline ait olduğu bir gerçek ise de;uygulamada temel ilişkinin çekin keşide tarihinden önce kurulduğu, borçlu tarafından ileri tarihli (vadeli) çekler keşide edildiği sıkça görülmektedir.O halde;çek keşidesine neden olan temel ilişkinin ne olduğu ve bunun ...
(Şerh No: 9118 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-12-2010 16:19)

İİK'na dayalı tasarrufun iptali davalarında dava sabit olduğu takdirde alacaklı,İİK.283. madde hükmüne göre "-kaydın düzeltilmesine gerek olmaksızın-"davaya konu taşınır veya taşınmaz mal üzerinde cebri icraya devam hakkını elde eder ve o malın haciz ve satılmasını isteyebilir. Somut olayda mahkemece tasarrufun iptali ve cebri icraya devam hakkının tanınmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken,taşınmazın önceki malikler adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
(Şerh No: 9114 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 20-12-2010 23:13)

İİK.278.madde uyarınca,bağışlama niteliğinde bulunan (bedelsiz olarak devredilen) tasarruflar batıl olduğu gibi, 3.dereceye kadar (bu derece dahil) akrabalar arası tasarruflar ivazlı (bedel karşılığı) olsa dahi bağışlama niteliğinde kabul edilmiştir. Somut olayda, davalı borçlular babalarından intikal eden taşınmazlardaki miras hisselerini, bedelsiz olarak annelerine devretttiğine göre mahkemece bahse konu taşınmazlardaki davalı borçluların hisselerinin devrine ilişkin tasarrufun, takip konusu a...
(Şerh No: 9046 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 20-12-2010 18:01)

Adi Kiraya ve Hasılat kirasına ilşkin takiplerde Sözleşme Örneğinin Ödeme Emri ile birlikte borçluya tebliği zorunlu değildir.
(Şerh No: 9038 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 19-12-2010 21:21)

 Bilgi  [İİK. 36] İİK 36 ve Uygulaması
İİK.36.madde ve Uygulaması AMAÇ: İcranın geri bırakılması müessesesi icra hukukuna özgü olan bir müessesedir. Bu şekilde; aleyhine hüküm tesis edilen davalı hakkında başlatılacak olan yasal takipte haciz ve diğer icrai işlemlere muhatap kalmamak için hükmün temyiz edilmesi için Yargıtay’a başvurmakta ve Yargıtay tarafından karar verilene kadar aleyhinde verilmiş olunan hükmün icrasına engel olmaktadır. Bu sebeple icranın geri bırakılması yoluna başvurulması için bir ilamın varlığına ihtiyaç ...
(Şerh No: 5520 - Ekleyen: Şükrü GÖKMEN - Tarih : 15-12-2010 16:40)

İİK.235. maddesinde dava açma süresinin ilan tarihinden itibaren başlayacağı hükme bağlanmış ise de; 223.madde 3.fıkra hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir.Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterip, yazı ve tebliğ masrafları için avans yatırmışlarsa,sıra cetveline itiraz davası açma süresi, bu alacaklılar hakkında cetvelin kendilerine tebliği tarihinden başlayacaktır. Şayet İİK.223.maddesindeki formaliteler yerine getirilmemiş is...
(Şerh No: 8946 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 14-12-2010 17:06)

Tehditle alındığı ileri sürülen bono karşılığında,yine tehdit sonucu verilen bir kısım nakit ve yeni bonolara ilişkin istirdat ve menfi tespit isteminde, istirdata konu nakdi kısmın tehdit sonucu ödendiği mahkemenin kabulünde ve bu yön davalı yanca temyiz konusu edilmemiş ise,aynı anda düzenlendiği anlaşılan menfi tespit konusu senetlerinde tehdit altında alındığının kabulü gerekir. Bir başka ifadeyle, nakdin zorla,senetlerin ise rıza ile alındığı,hayatın olağan akışına uygun düşmez.
(Şerh No: 8722 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 08-12-2010 18:11)

1-İlke olarak, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar için eda davası açılmasında hukuki yarar yok ise de;borçlunun borcunu zamanında yerine getirmeyeceği endişesini haklı gösteren durumların varlığı halinde, gelecekteki bir edimin yerine getirilmesi için, eda davası açılabilir. 2-Diğer taraftan alacaklı,alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğü/düşmekte olduğundan bahisle,müeccel (vadesi gelmemiş) bir borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir, buna ilişkin olaylar mev...
(Şerh No: 8714 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 07-12-2010 14:29)

1-Hapis hakkı,kanundan doğan bir tür rehin hakkıdır. 2- Taşınır rehni tabiri, teslime bağlı rehinleri, MK m.940'ta öngörülen rehinleri, ticari işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri de kapsar. Bu nedenle hapis hakkına sahip alacaklı, kendisine tanınan hakkı kullanarak taşınır rehnin paraya çevrilmesine ilişkin yolla İİK m.145 ve devamı maddeleri uyarınca takip yapabilir.
(Şerh No: 8683 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 05-12-2010 14:18)

İİK m.83/a gereğince, haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair, borçlunun hacizden önceki bir dönemde alacaklı ile yapmış olduğu anlaşma geçersizdir. Zira, muvafakat ettiği gelirinden yoksun kalmanın kendisine ne gibi sakıncalar getireceği,yaşamını bu gelir olmaksızın sürdürüp sürdüremeyeceği hususları, ancak yaşadıktan sonra anlaşılabilir nitelikte olup; böyle bir muvafakat yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca geçersizdir.
(Şerh No: 8696 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 05-12-2010 14:17)

Adi kiraya ve hasılat kirasına ait takiplerde hangi aylar kirasının ve ne kadar eksik yatırıldığının açıklanması gerekmez.
(Şerh No: 8700 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-12-2010 15:41)

Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takiplerde, kira sözleşmesi örneğinin, ödeme emri ekinde, borçluya tebliği gerekmez.
(Şerh No: 8699 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-12-2010 15:37)

Birden fazla boçlu/davalı olması halinde; borçlulardan/davalılardan birinin aldığı tehir-i icra kararının, mehil talebinde bulunmayan borçlular/davalılar yönünden bağlayıcılığı yoktur.
(Şerh No: 8674 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-11-2010 16:20)

Birden fazla borçlu/davalı olması halinde; borçlulardan/davalılardan birinin aldığı tehir-i icra kararının, kararı temyiz etmeyen ve mehil talebinde bulunmayan borçlular/davalılar yönünden bağlayıcılığı yoktur.
(Şerh No: 8673 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-11-2010 16:10)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,13996196 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.