Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

2004 S.lı İcra ve İflas Kanunu - Son Eklenen Şerhler

2004 S.lı İcra ve İflas Kanunu - Son Eklenen Şerhler

492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 123. maddesinde yapılan değişiklik ile banka ve finans kuruluşlarının kredilerin geri dönüşümüne ilişkin giriştikleri icra takiplerinde yapacakları işlemler icra harçlarından istisna tutulmuştur. Alacaklısının banka olduğu bir takip dosyasında tahsil harcı alınması yerinde değildir.
(Şerh No: 9405 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 04-01-2011 17:22)

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlu ödeme def’inde bulunması; Tediye Makbuzunda takip dayanağı senede açıkça atıfta bulunularak borcun ödendiği belirtilmesi; Makbuzdaki İmzanın alacaklı tarafından kabul edilmemesi;
(Şerh No: 9406 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 01-01-2011 16:41)

İİK.150/b maddesi uyarınca, ipotekli taşınmazın kiracısına (3.kişiye),kira paralarını icra dosyasına yatırması yönünde yazı gönderilmesi halinde, bu tarihten sonra kira paralarını icra dosyasına ödemesi, anılan yazıya yönelik şikayetlerini icra mahkemesine bildirmesi gerekir. 3.Kişi kiracının İcra Mahkemesine bu yönde bir başvurusu ve kira borcu bulunmadığı yönünde mahkemeden almış olduğu bir karar da bulunmadığı bir durumda,kiracı 3.kişinin muhtıranın tebliğinden itibaren kira paralarını icra d...
(Şerh No: 9403 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-12-2010 13:29)

İİK.150/e maddesi gereğince,alacaklının ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren taşınmazlar için 2 yıl içinde şatış isteme zorunluluğu vardır. Aynı maddenin son bendinde ise (İİK.nun 78/2. maddesinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde de kıyasen uygulanacağı) hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi ve alacaklının itirazın iptali davası açması halinde, itirazın iptali kararının kesinleşmesine kadar geçecek zaman,2 yıllık satış isteme süresin hesa...
(Şerh No: 9402 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-12-2010 13:11)

İpoteğin İmar Kanunu uyarınca,imar uygulaması sonucunda oluşturulduğu(tarafların özgür iradesiyle düzenlenmiş ipotek akit tablosu bulunmadığı)bir durumda, İİK.148. ve sonraki maddelerinde öngörülen nitelikte bir hukuki ilişkinin varlığından söz edileyeceğinden, artık İİK.153/2. madde hükmünün olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.
(Şerh No: 9401 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-12-2010 12:46)

Borçluya muhtelif tarihlerde tebliğ edilen hesap kat ihtarnameleri üzerinden,borç miktarlarının bildirildiği bir durumda,Borçlu tarafından ihtarnameye itiraz edilmemiş olması halinde,İİK.150/a uyarınca,İİK.68/b maddesi(süresinde itiraz edilmeyen hesap özetlerinin kesinleşmesi kuralı)kıyasen uygulanacağından,bu borç miktarları kesinleşmiştir. Artık sadece ihtarnamenin tebliğinden sonra ki döneneme ilişkin faize yönelik itiraz dinlenebilir, kesinleşen kısma yönelik itiraz dinlenemez.
(Şerh No: 9399 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-12-2010 12:38)

Borçlu borcuna karşılık,para yerine taşınır veya taşınmaz bir mal vermişse bu mutat(normal)bir ödeme vasıtası sayılmaz ve böyle bir sayışma(mahsuplaşma) takip alacaklısı yönünden geçersizdir.Bir başka ifadeyle; alacaklının icra takibi yaparak, diğer alacaklıların haklarını ihlal etmeden alacağını temin imkanı varken, bu yola gitmeyerek alacağına karşılık borçludan taşınmazı satın alması, İİK.279. maddesi uyarınca mutat dışı bir ödeme şekli olup, iptale tabidir.
(Şerh No: 9394 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 29-12-2010 20:43)

İptali istenen tasarruf tarihi ile, aciz vesikasının düzenlendiği(veya borçlunun iflasının gerçekleştiği)tarih arasında 2 yıldan fazla süre geçmiş olsa dahi, İİK.284. maddesinde düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği ve borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket edip etmediği araştırılmalıdır.
(Şerh No: 9384 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 29-12-2010 20:22)

1-İİK.borçlunun iflastan önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç ana başlık(md.278-279-280)altında düzenlemiştir. 2-Bu maddeler ile iptal edilebilecek bütün tasarruflar tahdidi(sınırlı/tek tek belirlenmiş)şekilde tanımlanmış olmayıp, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yapılarak,hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususu hakimin takdirine bırakmıştır.(md.281) 3-Bu nedenle, Dava dilekçesinde İİK.278-279-280. maddelerinden hangisine istinaden iptal istendiğinin belirtilme...
(Şerh No: 9383 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 29-12-2010 19:54)

İİK.nun 100. maddeye esas olacak bilgilerin gösterilmemesi ve alacaklının alacağına mahsuben taşınmazı alması ihalenin feshi nedeni yapılamaz.
(Şerh No: 9203 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 25-12-2010 13:51)

Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisinden alacaklı olan davacının, sözleşmenin tarafı davalı arsa sahiplerine gönderdiği 89/1 haciz ihbarnamesine, davalıların itirazının kaldırılması, İİK m.89/4 mucibince Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilen tazminat davasıdır. Dosya içindeki kanıtlara göre; yüklenici şirket, sözleşme gereği yapması gereken işlerin %70 ini tamamlamıştır. Binanın yapılan bu kısmı nedeniyle davalılar nedensiz zenginleşmiştir. Mahkemece bu zenginleşmenin miktar...
(Şerh No: 9122 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-12-2010 20:20)

Borçlu adına tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz üzerine, ileride doğması koşullara bağlı inşaat sözleşmesine dayalı, muhtemel haklar için haciz konulamaz. Anılan husus İİK m.16/2 gereğince süresiz şikayete tabidir.
(Şerh No: 9121 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-12-2010 19:49)

İleride gerçekleşeceği ihtimal olan bir hakkın haczi mümkün değildir.
(Şerh No: 9120 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-12-2010 19:49)

İptal davasının görülebilirlik şartlarından biri "alacağın varlığı", bir diğeri "alacağın aciz vesikasına bağlanmış olmasıdır." Bu özelliği nedeniyle davalı 3. kişi,alacağın gerçekte hiç olmadığını(muvazzalı olduğunu) iddia ve ispat edebilir ki, bu durumda öncelikle, tasarruf sahibinin borçlu sıfatı çözümlenmeli, eş söyleyişle muvazaanın varlığı yönündeki savunma mahkemece incelenmelidir.(Prof. Dr. Baki Kuru-İcra ve iflas Hukuku, c:4, sh:2506 vd.).Aksi takdirde; a)Takip alacaklısıyla a...
(Şerh No: 9119 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-12-2010 16:19)

İptal davasından maksat,borçlunun borcun doğumundan sonra yaptığı tasarrufların butlanına hükmettirmektir.Çekten kaynaklı bir borçta,tasarruf tarihinin çeklerin keşide tarihinden önce olması halinde, her ne kadar bu tarihin borcun doğumundan evveline ait olduğu bir gerçek ise de;uygulamada temel ilişkinin çekin keşide tarihinden önce kurulduğu, borçlu tarafından ileri tarihli (vadeli) çekler keşide edildiği sıkça görülmektedir.O halde;çek keşidesine neden olan temel ilişkinin ne olduğu ve bunun ...
(Şerh No: 9118 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-12-2010 15:19)

İİK'na dayalı tasarrufun iptali davalarında dava sabit olduğu takdirde alacaklı,İİK.283. madde hükmüne göre "-kaydın düzeltilmesine gerek olmaksızın-"davaya konu taşınır veya taşınmaz mal üzerinde cebri icraya devam hakkını elde eder ve o malın haciz ve satılmasını isteyebilir. Somut olayda mahkemece tasarrufun iptali ve cebri icraya devam hakkının tanınmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken,taşınmazın önceki malikler adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
(Şerh No: 9114 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 20-12-2010 22:13)

İİK.278.madde uyarınca,bağışlama niteliğinde bulunan (bedelsiz olarak devredilen) tasarruflar batıl olduğu gibi, 3.dereceye kadar (bu derece dahil) akrabalar arası tasarruflar ivazlı (bedel karşılığı) olsa dahi bağışlama niteliğinde kabul edilmiştir. Somut olayda, davalı borçlular babalarından intikal eden taşınmazlardaki miras hisselerini, bedelsiz olarak annelerine devretttiğine göre mahkemece bahse konu taşınmazlardaki davalı borçluların hisselerinin devrine ilişkin tasarrufun, takip konusu a...
(Şerh No: 9046 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 20-12-2010 17:01)

Adi Kiraya ve Hasılat kirasına ilşkin takiplerde Sözleşme Örneğinin Ödeme Emri ile birlikte borçluya tebliği zorunlu değildir.
(Şerh No: 9038 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 19-12-2010 20:21)

 Bilgi  [İİK. 36] İİK 36 ve Uygulaması
İİK.36.madde ve Uygulaması AMAÇ: İcranın geri bırakılması müessesesi icra hukukuna özgü olan bir müessesedir. Bu şekilde; aleyhine hüküm tesis edilen davalı hakkında başlatılacak olan yasal takipte haciz ve diğer icrai işlemlere muhatap kalmamak için hükmün temyiz edilmesi için Yargıtay’a başvurmakta ve Yargıtay tarafından karar verilene kadar aleyhinde verilmiş olunan hükmün icrasına engel olmaktadır. Bu sebeple icranın geri bırakılması yoluna başvurulması için bir ilamın varlığına ihtiyaç ...
(Şerh No: 5520 - Ekleyen: Şükrü GÖKMEN - Tarih : 15-12-2010 15:40)

İİK.235. maddesinde dava açma süresinin ilan tarihinden itibaren başlayacağı hükme bağlanmış ise de; 223.madde 3.fıkra hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir.Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterip, yazı ve tebliğ masrafları için avans yatırmışlarsa,sıra cetveline itiraz davası açma süresi, bu alacaklılar hakkında cetvelin kendilerine tebliği tarihinden başlayacaktır. Şayet İİK.223.maddesindeki formaliteler yerine getirilmemiş is...
(Şerh No: 8946 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 14-12-2010 16:06)

Tehditle alındığı ileri sürülen bono karşılığında,yine tehdit sonucu verilen bir kısım nakit ve yeni bonolara ilişkin istirdat ve menfi tespit isteminde, istirdata konu nakdi kısmın tehdit sonucu ödendiği mahkemenin kabulünde ve bu yön davalı yanca temyiz konusu edilmemiş ise,aynı anda düzenlendiği anlaşılan menfi tespit konusu senetlerinde tehdit altında alındığının kabulü gerekir. Bir başka ifadeyle, nakdin zorla,senetlerin ise rıza ile alındığı,hayatın olağan akışına uygun düşmez.
(Şerh No: 8722 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 08-12-2010 17:11)

1-İlke olarak, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar için eda davası açılmasında hukuki yarar yok ise de;borçlunun borcunu zamanında yerine getirmeyeceği endişesini haklı gösteren durumların varlığı halinde, gelecekteki bir edimin yerine getirilmesi için, eda davası açılabilir. 2-Diğer taraftan alacaklı,alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğü/düşmekte olduğundan bahisle,müeccel (vadesi gelmemiş) bir borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir, buna ilişkin olaylar mev...
(Şerh No: 8714 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 07-12-2010 13:29)

1-Hapis hakkı,kanundan doğan bir tür rehin hakkıdır. 2- Taşınır rehni tabiri, teslime bağlı rehinleri, MK m.940'ta öngörülen rehinleri, ticari işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri de kapsar. Bu nedenle hapis hakkına sahip alacaklı, kendisine tanınan hakkı kullanarak taşınır rehnin paraya çevrilmesine ilişkin yolla İİK m.145 ve devamı maddeleri uyarınca takip yapabilir.
(Şerh No: 8683 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 05-12-2010 13:18)

İİK m.83/a gereğince, haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair, borçlunun hacizden önceki bir dönemde alacaklı ile yapmış olduğu anlaşma geçersizdir. Zira, muvafakat ettiği gelirinden yoksun kalmanın kendisine ne gibi sakıncalar getireceği,yaşamını bu gelir olmaksızın sürdürüp sürdüremeyeceği hususları, ancak yaşadıktan sonra anlaşılabilir nitelikte olup; böyle bir muvafakat yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca geçersizdir.
(Şerh No: 8696 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 05-12-2010 13:17)

Adi kiraya ve hasılat kirasına ait takiplerde hangi aylar kirasının ve ne kadar eksik yatırıldığının açıklanması gerekmez.
(Şerh No: 8700 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-12-2010 14:41)

Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takiplerde, kira sözleşmesi örneğinin, ödeme emri ekinde, borçluya tebliği gerekmez.
(Şerh No: 8699 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-12-2010 14:37)

Birden fazla boçlu/davalı olması halinde; borçlulardan/davalılardan birinin aldığı tehir-i icra kararının, mehil talebinde bulunmayan borçlular/davalılar yönünden bağlayıcılığı yoktur.
(Şerh No: 8674 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-11-2010 15:20)

Birden fazla borçlu/davalı olması halinde; borçlulardan/davalılardan birinin aldığı tehir-i icra kararının, kararı temyiz etmeyen ve mehil talebinde bulunmayan borçlular/davalılar yönünden bağlayıcılığı yoktur.
(Şerh No: 8673 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-11-2010 15:10)

Fatura, İİK m.68'deki borç ikrarını içeren bir belge değildir; lakin borçlu, borç ilişkisini kabul ederek fatura bedelini ödediğini ileri sürdüğünde dayanak belge, `mücerret borç ikrarını` içerdiğinden; alacaklı, belirtilen kabul nedeniyle borçlunun itirazının kaldırılmasını icra mahkemesinden talep edebilir.
(Şerh No: 8664 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 27-11-2010 16:10)

Borç ödemeden aciz belgesinde yazılı alacak miktarı için faiz istenemez ise de; icra müdürlüğünce düzenlenen aciz belgesinde,borçlunun emekli maaşı bulunduğu yazılı olup, borçlunun maaşından kesilerek yapılan ödemeler aciz belgesi kapsamı dışında olduğundan, bu kısma faiz yürütülmesine bir engel yoktur.
(Şerh No: 8620 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 11-11-2010 23:31)

Üzerinde birden çok haciz bulunan bir mal satıldığında, satış bedeli tüm alacaklıların alacağını karşılamaya yetmiyorsa sıra cetveli düzenlenir (İİK.140/I). Sıra cetveli düzenlenirken, söz konusu para üzerine ilk konulan kesin haciz ve eğer varsa buna iştirak edecek hacizler tesbit edilerek ilk iştirak derecesi oluşturulur. Somut olayda,davacı alacağının işçi alacağı olduğundan bahisle ilk sırada ödenmesine karar verilmiş ise de, İİK.206. maddesi ile işçi alacaklarına tanınan imtiyaz, sadece...
(Şerh No: 8619 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 11-11-2010 23:11)

 Bilgi  [İİK. 331] İİK 331. madde 2003 ve 2005 değişiklikleri
İİK 331. maddenin 30.07.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 17.7.2003 tarihli ve 4949 sayılı İcra ve İflâs Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 89. maddesi ile değiştirilen şekli: Madde 331. — Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geç...
(Şerh No: 8615 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 11-11-2010 05:06)

İİK.193.madde hükmünce;İflasın açılması borçlu aleyhindeki haciz yolu ile yapılan takipler ile teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. İflas kararının kesinleşmesi sonucu takipler düşer ve iflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı yukarıda belirtilen takiplerden hiçbiri yapılamaz. İflasın açılmasından sonra doğan alacaklar için,ancak müflisin iflas masası dışında kalmış olan malvarlığına karşı yeni takipler yapılabilir.
(Şerh No: 8613 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 10-11-2010 10:26)

Hamiline yazılı ve cirosu kabil olan kıymetli evraklar; İİK.88.madde uyarınca ve menkul mala ilişkin hükümler uygulanarak haczedilebilir.(Ayrıca Bknz:9.12.1967 tarih ve 515/611 sayılı kararı/Prof.Dr.Baki Kuru İcra İflas Hukuku 1.Cilt Sh.636) Somut olayda haczine karar verilen ve teslim edilmediği için ayrıca menkul haczi yapılan senetlerle ilgili haciz işlemi ve sonrasındaki memur muameleleri yasanın anılan hükmüne aykırı ve süresiz şikayete tabi konulardandır.
(Şerh No: 8612 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 10-11-2010 10:15)

İİK.367. maddesi gereğince,İcra İflas Daireleri hakiki ve hükmi şahıslardan bilgi isteyebilir.Bankalar Kanununda İcra İflas Dairelerine bilgi verilemeyeceğine ilişkin kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığıdan buna bankalar da dahildir.
(Şerh No: 8611 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 10-11-2010 10:05)

İİK.138/3. maddesi hükmüne göre,vekil vasıtası ile yapılan takiplerde,vekalet ücretinin miktarı icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine göre,alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın hesaplanır. Bu hüküm emredici nitelikte olup, buna dayanarak yapılan şikayet kamu düzeni ile ilgili olduğundan süreye bağlı değildir.
(Şerh No: 8605 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 08-11-2010 10:56)

Takasa itiraz İİK.201. madde de düzenlenmiş olup, takasa itiraz edilebilmesi için, müflisin borçlusunun alacağı iktisap ettiği anda müflisin aciz halinde bulunduğunu bilmesi, alacağın iflasın açılmasından önce iktisap edilmiş bulunması ve müflisin borçlusunun bu alacağı kendisine veya üçüncü bir şahsa menfaat temin etmek ve masayı zarara uğratmak kaydı ile ihdas etmiş olması gerekir. Somut olayda, bankanın faaliyetinin durdurulduğu ilan edildiğinden, bankaya borçlu olan davalının bankanın aciz h...
(Şerh No: 8602 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 07-11-2010 22:31)

İİK.154.maddeye göre,iflas yoluyla takipte yetkili mercii, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. İflas yoluyla takibin borçlularından birinin ikametgahı olan yer icra dairesinde başlatılması HMUK 9/2.maddeye uygun olup, iflas davasının ise borçlu (şirketin) muamele merkezinin bulunduğu yer Ticaret Mahkemesinde açılmasında, yetki yönünden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 8546 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 07-11-2010 12:21)

İİK.152/son maddesi gereğince, rehin açığı belgesi 68/1 mahiyetinde bir belge olup,buna dayanarak genel haciz yoluyla icra takibi başlatabilir ve icra müdürlüğünce örnek 49 nolu ödeme emri gönderilebilir, ilamlı takiplere ilişkin örnek 53 nolu icra emri gönderilmesi yasaya aykırı olur.
(Şerh No: 8545 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 07-11-2010 11:54)

Takipten sonra,borçlunun yıllık maaşında meydana gelen artış,İİK.77.madde de ki yükümlülük kapsamına girmez.(Maaş artışının borçlu tarafından bildirilmesi gerekmez.)
(Şerh No: 8540 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 04-11-2010 17:47)

Ödeme emri usulüne uygun kendisine tebliğ olan borçlu sanık hakkında,süresinde mal beyanında bulunmaması halinde,mahkumiyeti yönünde hüküm kurulması gerekir.
(Şerh No: 8539 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 04-11-2010 17:35)

Müşteki vekilinin şikayet dilekçesiyle mal beyanında bulunmayan sanığın hapsen tazyiki isteminde,bu istem hakkında İİK.nun 76. maddesine göre evrak üzerinde bir karar verilmesi gerekirken,istem dışına çıkılarak duruşma açıp yargılama yapılarak İİK.nun 337. maddesine göre yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
(Şerh No: 8538 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 04-11-2010 17:25)

Mal beyanı dilekçesinde, İİK.nun 74. maddesinde öngörülen nitelikte, borcunu ne şekilde ödeyeceğini ve geçim şeklini bildirmeyen borçlunun,usulüne uygun mal beyanında bulunduğundan söz edilemeyeceğinden mahkumiyetine hükmedilmesi gerekir.
(Şerh No: 8537 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 04-11-2010 17:13)

İcra İflas Yasasının 98.maddsesi,sadece çalınmış ve zayi olmuş şeyler hakkında MK.902,903 ve 904.maddeleri hükmünü mahfuz tutmuştur. 98.maddede ki bu yollama,sözü edilen şeyler için,hak sahibinin şartları gerçekleşmiş ise,İcra İflas Yasasına göre istihkak davası açmasına engel değildir. O halde "kendisine ait olan,fakat rızası olmadan borçlu tarafından elinden alınan ve kaçırılan otomobil üzerine borçlunun borcu nedeniyle konulmuş olan haczin kaldırılmasını" yönünde ki davacı istemi hacizden doğ...
(Şerh No: 8529 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 02-11-2010 23:27)

İcra memuru yasaların kamu düzeni ile ilgili olanlarını(Örneğin 1803 sayılı Af Yasasını), görevinden ötürü (resen) uygulamakla yükümlüdür.
(Şerh No: 8510 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 02-11-2010 12:56)

İİK.70.madde hükmünce, İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması hakkındaki talep üzerine iki tarafı davet eder ve 18.madde hükmüne göre karar verir.Taraflar usulüne uygun davet edilmelerine rağmen,duruşmaya gelmez veya vekil göndermezlerse,HUMK.409.madde hükmü uygulanarak içlerinden birinin müracaatına deyin oturum ertelenir. Bu hüküm gözönünde tutulmayarak bizzat ve vekille duruşmaya katılmayan tarafların gıyaplarında duruşma yapılarak esas hakkında karar verilmesi yasaya aykırıDIR.
(Şerh No: 8508 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 01-11-2010 10:26)

İİK.66-69.maddeleri uyarınca,süresinde açılan borçtan kurtulma davası ile takibin kendiliğinden duracağı İİK.69/2-3. maddesinde açıkça öngörülmüş, bu durum doktrinde de benimsenmiştir.(Prof. Dr. Baki Kuru İcra İflas Hukuku cilt:1 baskı:1988 Sf:439)O halde;icra müdürlüğünün,maddede öngörülen teminatı yatıran borçlu lehine yaptığı takibin durdurulması işleminde bir usulsüzlük bulunmadığından,alacaklı şikayetinin reddine karar vermek gerekir.
(Şerh No: 8507 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 01-11-2010 10:09)

İİK.155.maddesine göre,iflas yolu ile takip yolunda takibe karşı tüm itirazlar icra dairesine yapılır.Bu halde alacaklı, İİK.nun 156/3 maddesi uyarınca itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile ticaret mahkemesinden isteyebilir.
(Şerh No: 8492 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 31-10-2010 11:52)

İİK.4.madde gereğince;her icra mahkemesi hakimi, kendisine dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflas dairelerinin işlemlerine yönelik şikayet ve itirazları inceler, bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idari işlerine bakar.Bu durumda, bir İcra Dairesinden(A),borçlunun alacaklısı olduğu bir başka icra dairesine(B),haciz yazısı(dosya alacağı üzerine haciz talebi)yazılması,borçlunun ise bir şikayette(Ör: İİK.nun 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik) bulunması halinde; şikayet konusu iş...
(Şerh No: 8490 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 30-10-2010 21:50)

İİK.195.maddesine göre,iflasın açıldığı tarih itibariyle anapara alacağı işlemiş faiz ve takip masraflarının masaya kaydı istenebilir.Ancak takip dosyasından henüz tahsilat yapılmadığı hallerde resmi tahsil harcının masaya kaydı istenemez.Ayrıca takibe alınan kredilere KKDF uygulaması ile masaya kaydı da usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 8477 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 29-10-2010 23:27)

İİK.nun 194.maddesine göre acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir ise de; aynı madde de bu hükmün istisnaları sıralanmıştır.Bunlardan biri rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe itiraz üzerine açılmış olan hukuk davaları olup, hüküm burada uygulanmaz.
(Şerh No: 8476 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 29-10-2010 23:21)

Her ne kadar müteselsil kefiller yönünden, önce rehne müracaat kuralı geçerli değil ise de; Genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan borçlu, ipotek belgesi ile hem diğer borçlu hem de kendi lehine ipotek tesis ettiğine göre, bu borç için ihtiyati haciz kararı verilemez.Bir başka ifadeyle,ancak ipotek limiti dışında kalan borç yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilir.
(Şerh No: 8447 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 27-10-2010 20:07)

İİK.8/1 ve Yönetmeliğin 20.maddesi hükmünce,itiraz dilekçesinin, icra memuruna havale ettirilip, icra tutanağına yazdırılmış olması gerekir. Aksi takdirde, alacaklının bu yöne ilişkin şikayeti üzerine borçlunun itiraz dilekçesi geçerli kabul edilmez. Çünkü "ödeme emrine itiraz tarihi", "itiraz dilekçesinde yazılı olan tarih" olmayıp, "bu dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarihtir. İcra müdürünün dilekçenin kendisine verilmesine karşın tutanağa geçirmek yerine yapacağı aksine bir muamelenin ...
(Şerh No: 8446 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 27-10-2010 19:36)

Mahkemece alınan ihtiyat-i haciz kararının, muvazzaalı olarak devir edilen bir hakkın üzerinde uygulanması için,İcra Müdürlüğünce şikayetçiye(devir alan)doğrudan haciz müzekkeresi yazıldığı ve haciz konulması talep edildiği somut olayda; İİK.nun 90.maddesine göre,haczedilen hakların korunması için gerekli tedbirleri almak zorunda olan İcra Dairesinin bu işlemi, anılan yasa hükümlerine uygun olup, şikayetçinin bu istem için İİK.nun 89.maddesine göre işlem yapılması gerektiği ve doğrudan haciz ya...
(Şerh No: 8433 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 25-10-2010 10:10)

İcra dairesi taşınmazın haczi halinde,kiracıları da hacizden haberdar edip işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesini isteyebilir. Ne var ki; icra müdürlüğü işlemine karşı çıkmayarak kabul eden, ancak kiraları ödemeyen kiracıların,icra müdürlüğünce tahliyesine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığından, İİK.92. madde nedeniyle kiracıların tahliyesine yönelik icra müdürlüğü işleminin, şikayet halinde mahkemece iptaline karar vermek gerekir.
(Şerh No: 8432 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 25-10-2010 09:32)

Hacizli taşınmazlar yönünden İİK.91 ve onun yollamada bulunduğu MK.920.madde hükümleri, hacizli taşınmazın devrinin sonuçlarını açık bir şekilde hükme bağlamış olup(hacizden sonra hak iktisap edenlerin haczin sonuçlarına katlanmaları gerektiği),icra müdürü bu maddeye göre işlem yapmakla yükümlü olduğu gibi, dar yetkili icra tetkik merciinin kooperatifler Kanunu hükümlerini yorumlayarak, bu açık hükümleri bertaraf etmesi mümkün değildir.
(Şerh No: 8431 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 25-10-2010 09:23)

İİK.87.maddesi uyarınca,icra müdürü malın kıymet taktirinde GEREKİRSE bilirkişiye başvurabilir.Somut olayda satışı yapılan malların UÇAK olduğu dikkate alındığında; değer tespitinin uzman bilirkişilere yaptırılması gerekli olup,uçakların değerlerinin icra müdürlüklerinin kendilerince yapılarak,satışa çıkarılması usulsüzdür.
(Şerh No: 8430 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 24-10-2010 23:00)

Alacaklı vekilinin talebi üzerine,ilgili yerde istem gibi menkul mallar üzerine haciz uygulanması zorunlu olup, istihkak iddiasına konu olabileceği ve mahkemece tartışılıp çözümleneceği gerekçesiyle,yetkililerinin haczi yapmaması,İİK.nun 85.maddesine aykırıdır.(Ayrıca Bknz:HGK.31.03.2004 tarih ve 2004/12-2002 E., 2004/196 K.)
(Şerh No: 8429 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 24-10-2010 22:50)

Borçlu tebligat süresinden feragat ederek, aracına fiilen haciz konmasını kabul etmiştir. İİK.20.madde uyarınca,her hangi bir müddetin geçmesinden istifade hakkı olan borçlu bu hakkından vazgeçebilir ise de,yine aynı madde uyarınca bu kabul, ancak icra dosyasındaki tarafları bağlar,3. şahıslara etkisi yoktur.
(Şerh No: 8428 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 24-10-2010 22:25)

Borçlu, hakkında ilama dayalı yapılan takipte, başka bir icra dosyasında ki alacağının takasını istemiştir.BK.167. maddesi hükmüne dayanma yetkisi bulunan borçlu, irade beyanını icra dosyasında açıklandığına göre,merciice dosyalar celp edilerek,takas def’inin esası hakkında bir karar verilmesi,İİK. 17. madde hükmünün de bir gereğidir.
(Şerh No: 8332 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 23:28)

Tedbir kararı olmadığı sürece takip durmayacağı(İİK.169) gibi, İİK.22. madde hükmü gereği tetkik merciince karar verilmedikçe şikayet icrayı durdurmayacağı cihetle, kıymet takdirine yapılan itiraz zamanaşımını kesmez.
(Şerh No: 8330 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 23:08)

İlam hükmünde sayılan(İİK.38)noterden düzenlenmiş borç senedine dayalı takipte, icra emrinin bu senette yazılı adrese gönderilmesinde esas itibariyle İİK. 21. maddesine aykırı bir durum yok ise de; Borçlu şikayetinde alacaklının, noter senedinde yazılı adres değişikliğini tebligattan evvel bildiğini ve başka bir dosyadan yaptığı takip dolayısıyla bu yeni adrese tebliğ yaptırdığından bahisle, tebligatın usulsüzlüğünü iddia ettiğine göre, konunun bu açıdan incelenmesi gerekir. Şayet alacaklı te...
(Şerh No: 8329 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 22:57)

İİK.19 madde uyarınca, somut olayda(İİK.nun 168/5.) belirtilen yasal itiraz süresi(5 gün)tatil gününe rastlamakta olup, tatili takip eden ilk iş günü yapılan itiraz süresindedir.
(Şerh No: 8328 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 22:37)

İcra mahkemeleri önüne gelen uyuşmazlıkları, takip hukuku kurallarına göre ve basit usulde yargılama yaparak çözümler. Menfi tespit davaları ise, genel hükümlere göre açılan ve genel mahkemelerde yazılı yargılama usulü uygulanarak sonuçlandırılan davalardır. Menfi tespit davaları, icra mahkemelerinde açılan davalarda bekletici mesele yapılamaz, bu davada verilen kararlar kesinleşmeden uygulanamaz. Örneğin;kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibe itiraz eden borçlu,ayrıca menfi t...
(Şerh No: 8327 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 22:24)

İİK.nun 24. maddesi taşınır teslimine ilişkin olup, 24/4. madde hükmü taşınırın borçlu yedinde olmaması halini düzenlemektedir.İİK.nun 24/5. madde hükmü ise,hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir. Somut olayda aynen ifa mümkün olmadığından,öncelikle Ticaret Odasından aracın değerinin sorularak belirlenmesi gerekirken,doğrudan bilirkişi marifeti ile değer tespiti yapıl...
(Şerh No: 8324 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 20:17)

İİK.nun 12. maddesine göre icra dosyasına yatan para kadar borçlu borcundan kurtulacağından, bu miktar için takibin devamı mümkün değildir. Borçlunun sorumlu olduğu harcın borçtan kurtulduğu ve alacaklıya ait paradan alınması düşünülemez.Ancak tahsil harcının mükellefi borçlu olduğundan İİK.nun 12 ve 15. maddeleri gereğince ayrıca hüküm ve ayrı bir takibe gerek kalmaksızın yapılan takipte tahsil harcı yönünden muhtıra çıkarılmak suretiyle bunun borçludan istenmesi, ödenmediği taktirde Harçlar Ka...
(Şerh No: 8322 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 20:01)

İİK.32.madde içeriğinde,icra emriyle birlikte dayanağı ilamın da borçluya gönderileceğine dair yasal bir düzenleme yoktur.Bu nedenle,icra emrine dayanak ilam sureti eklenmediğinden bahisle icra emrinin iptali yönünde ki şikayetin,genel haciz yoluyla yapılan takiplerde uygulanması gereken İİK.nun 58 ve 61.maddelerindeki prosüdürün gerekçe gösterilerek kabulü isabetsizdir.
(Şerh No: 8319 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 19:42)

Her ne kadar icra müdürlüğünce verilen süre içerisinde Yargıtay'dan tehir-i icra kararını almış ise de; alınan karar için İİK. 36/3. maddesinde öngörülen şekilde masraf verilip karar icra dairesine ulaştırılmamış, karar elden alınarak süre geçtikten sonra icra müdürlüğüne ibraz edilmiştir. Artık borçlu vekilinin mazereti nedeniyle kararı geç ibraz ettiği iddiasına dayalı şikayeti dinlenemez.
(Şerh No: 8307 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 16:14)

İlamın takibe konulmasından sonra,borçlu tarafından "ilamın temyiz edilip teminat yatırılarak tehir-i icra kararı alındığı,ilamın müstakil takip konusu yapılamayacağı" gerekçesiyle takibin iptali isteminde; İİK.nun 36. maddesi gereğince,Yargıtay'dan icranın geri bırakılması yönünde karar getirilmek üzere borçluya mühlet verilmesi halinde takibin durdurulması gerekirken, doğrudan takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
(Şerh No: 8305 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 16:01)

İİK.35.madde uyarınca,ilamın icrasına ilişkin takip İcra Dairesine tevdii ile başlayacağından, takip konusu ilamın takip sırasında kesinleşip kesinleşmediği,İcra Müdürlüğünce re'sen gözetilmesi gereken bir husus değildir.
(Şerh No: 8301 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 15:32)

İlam gereğinin yerine getirilmesinden sonra,borçlunun aynı yere teras ve eklentileri yaptığı alacaklı tarafından ileri sürülüp,icra müdürlüğünce borçlunun müdahalesinin önlenmesine ilişkin verilen karar,"...yeni bir hüküm tesis edilmeden, eski hükmün tekrar infazı mümkün görülmediği" gerekçesiyle,icra mahkemesince iptal edilmiştir. Oysa İİK.30/son (...borçlu ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan önceki ilam hükmü tekrar zorla yerine ...
(Şerh No: 8294 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 22-10-2010 10:57)

Müdahalenin önlenmesine ilişkin,kesinleşmiş ilama dayalı bir takipte, takip talepnamesinde müşteki(3.kişi)hakkında herhangi bir takip yok ise; tahliyesi istenen yeri işgal etmekte olan 3.kişi hakkında ilamın infazının yapılabilmesi için, İİK. 27 ve 29. maddesinde ki yazılı şartların gerçekleşmesi gerekir.
(Şerh No: 8292 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 21-10-2010 17:09)

İİK.nun 26. maddesi 3.fıkrasına göre, gayrimenkule haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu,ayrıca hükme(yeniden dava açmasına) hacet olmaksızın, tekrardan çıkarılır.Bir başka ifadeyle, yeniden tecavüz halinde, alacaklı icra dairesinden tecavüzün men'ini aynı ilama dayalı olarak isteyebilir.
(Şerh No: 8291 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 21-10-2010 16:56)

İnsan olmanın bir gereği olarak geliştirilen bu kural, kamu düzenine ilişkin olup,bu maddeye aykırı işlem(ler)süresiz şikayete tabidir.
(Şerh No: 8290 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 21-10-2010 16:27)

Menfi tespit davası devam ederken borç ödenmiş olursa, İİK.nun 72/6. maddesi gereğince dava kendiliğinden(kanundan ötürü) istirdat davasına dönüşür. Ancak mahkemece sadece borcun bulunmadığı yönünde hüküm kurulmuş olması(istirdat yönünde hüküm kurulmamış olması)halinde, davacının açacağı istirdat davası, daha önce sonuçlanmış olan ve İİK.nun 72/6. maddesine göre kendiliğinden (kanundan ötürü) istirdat davasına dönüşmüş bulunan menfi tespit (daha doğrusu istirdat) davasının devamı niteliğindedi...
(Şerh No: 8289 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 21-10-2010 13:36)

İİK.nun 94. maddesi hükmünce;İlmühaberler, hisse senedi yerine geçmek üzere anonim şirketlere ihraç edildiğinden, bunların taşınır malların haczi hakkındaki hükümlere göre ve geçici ilmühaber/kesin ilmühaber ayrımı yapılmaksızın haczedilmesi gerekir.(Ayrıca Bknz:Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı,Sayfa:392-393,2004)
(Şerh No: 8288 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 20-10-2010 23:14)

Hapis hakkı kanundan doğan bir tür rehin hakkıdır. Zira İİK.nun 23/2. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, "menkul rehni" terimi hapis hakkını da kapsar. Bu durumda, alacaklı takip konusu ilamda kendisi lehine edaya ilişkin bir hüküm tesis edilmediğinden kendisine tanınan hakkını taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin yolla İİK.nun 145. ve devamı maddeleri uyarınca takip konusu yapabilir.
(Şerh No: 8146 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-10-2010 21:09)

Gecikmiş itiraz isteminde bulunan borçlunun, itiraza engel olan durumun ortadan kalkmasından itibaren 3 gün içersinde,özürünü kanıtlar nitelikte belgelerle(Ör:resmi doktor raporu)birlikte icra hakimliğine başvurması, gecikmiş itiraz koşullarının oluşmadığı saptanması halinde, istemin tümden reddi gerekir.
(Şerh No: 8143 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-10-2010 15:09)

Baro levhasında kaydı bulunmayan(ismi silinmiş olan)avukatın,avukatlık yapma yetkisi bulunmayıp,böyle bir kişinin borçlu adına vekaleten yaptığı itirazın hukuki geçerliliği yoktur.
(Şerh No: 8142 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-10-2010 15:01)

İİK.nun 61/1. maddesi 2. cümlesi hükmünce; takip bir belgeye dayanıyor ise,belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesi zorunludur. Bu husus İİK.nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup icra mahkemesince incelenmesi, aksi durumun tespiti halinde ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir.(Ayrıca Bknz: YHGK.02.02.2000 T.-2000/12-50 E.-2000/47 K.)
(Şerh No: 8140 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-10-2010 14:37)

İİK.nun 60/son madde hükmüne göre; iki nüsha olarak düzenlenen ödeme emrinin bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri ise icra dosyasına konulur. Nüshalar arasında fark bulunması halinde borçludaki muteber sayılır.O halde; Takip konusu yabancı para alacağının harca esas değerinin takip talebi ile icra dosyasında ki ödeme emri nüshasında gösterilip,borçluya gönderilen ödeme emri nüshasında gösterilmemesi ödeme emrinin iptali sebebidir.
(Şerh No: 8139 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-10-2010 14:28)

İİK.nun 54. maddesi gereğince, tutuklu veya hükümlüler aleyhine yapılan icra takibine mümessil tayini suretiyle devam edilebilir. Mümessil tayini vesayet makamına (ilgili mahkeme) ait olan hallerde, vasinin belirlenmesinden sonra ona tebligat yapılarak icra takibinin sürdürülmesi mümkündür. Yasanın emredici bu kuralına uyulmadan yapılan işlemler ise hükümsüzdür.
(Şerh No: 8108 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 15-10-2010 22:19)

Mesai saati dışında, öğle tatilinde satış işleminin gerçekleştirilmesi İİK m.51'deki kurallara aykırı olmadığı gibi, satışın yapılacağı yerin resmi daire olması ve katılımın yeterince sağlanamadığı görüşü de; öğle tatili olması sebebiyle çalışanların, izin almaksızın ihaleye rahatça girebilecekleri de tabii olduğundan; yerinde değildir.
(Şerh No: 8089 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 14-10-2010 14:12)

İİK.nun 38. maddesine göre, İcra Dairesi'ndeki kefaletler, ilam mahiyetini haiz belgelerden olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İİK.nun 39. maddesine göre de; ilama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.
(Şerh No: 8095 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 14-10-2010 13:44)

İflasın ertelenmesine dair kararın Yargıtay tarafından esastan bozulması ile karar geçerliliğini ve yerine getirilme niteliğini yitirir. Bu sebeple bozmadan sonra, erteleme kararının yasada öngörülen sonuçlarını sürdürmesi olanağı ortadan kalkmıştır. Bu ahvalde alacaklının, icra takip işlemlerine devam etmesine artık bir engel bulunmamaktadır.
(Şerh No: 8088 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 13-10-2010 11:45)

Borçlu limited şirket hakkında, alacaklı idare tarafından ecrimisil alacağına dayalı olarak icra takibinde bulunulup, 6183 Sayılı Kanuna göre yapılmış bir takip söz konusu olmadığından, bu alacağın şirketten tahsil edilememesi üzerine, bu defa şirket ortaklarına yönelinerek icra emri çıkarıldığı bir durumda, 6183 Sayılı Kanunun 31. maddesi de uygulanamaz.
(Şerh No: 8087 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 13-10-2010 11:02)

İcra inkar/kötü niyet tazminatı yargılamanın her aşamasında talep edilebilir.
(Şerh No: 8086 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-10-2010 23:54)

İcra inkar/kötü niyet tazminatı istemi, yargılamanın her safhasında ileri sürülebilir.
(Şerh No: 8085 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-10-2010 23:54)

4389 S.K. m.15/3 ve 14/5 gereği TMSF'na devredilen Sümerbank A.Ş. aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemez.
(Şerh No: 8084 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-10-2010 23:53)

İİK m.67, 68, 68/a, 169/a ve 170'te tazminat talebi için bir süre öngörülmemiştir. İnkar tazminatı, zaman içinde oluşan zararın karşılığı olup miktarı hakim tarafından tayin olunmaktadır. Bu itibarla tazminat talebi bir süreye tabi olmayıp, duruşmaya son verilinceye kadar istenilmesi mümkündür.
(Şerh No: 8083 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-10-2010 23:53)

Doktrinde benimsenen İİK m.68'deki icra inkar ve kötü niyet tazminatının, (talep şartına bağlı olması nedeniyle) bu talebin mutlaka dava/cevap dilekçesinde yer alması gerektiği; aksi halde iddianın genişletilmesi savunması ile karşılaşabileceği görüşü, icra inkar/kötü niyet tazminatının özelliği ve niteliği ile bağdaşmaz.
(Şerh No: 8082 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-10-2010 23:53)

Alacaklının, itirazın kaldırılmasına dair talebi, takip dayanağı belgenin İİK m.68/1'deki belgelerden olmadığından bahisle (işin ESASINA girilmeden) reddedilirse; alacaklı, tazminatla sorumlu tutulamaz.
(Şerh No: 8081 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-10-2010 22:21)

Muvakkaten durdurma kararının hükmü itiraz hakkında verilecek karara kadardır. İİK m.169/a-son hükmü gereğince itirazın reddi kararının temyizi hiçbir icra işlemini durdurmaz.
(Şerh No: 8078 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-10-2010 22:21)

Müşterek müteselsil borçlu hakkında takip yapıldığında, Borçlar Kanunu'nun 487.maddesi gereğince asıl borçluya müracaat edilmesine gerek bulunmadığından, İİK m.45'e göre öncelikle rehne dayalı takip yapılması zorunlu olmayıp, kefiller hakında haciz yoluna başvurulabilir.
(Şerh No: 8051 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 11-10-2010 16:51)

İİK m.43 hükmünce, aynı yasanın 67/4. maddesinde yazılı olan 6 aylık süreyi geçirmemek kaydı ile; alacaklı, haciz ve iflas yolu ile yapılan takip şeklini bir defaya özgü olmak üzere değiştirilebilir. Bu durumda borçluya, değiştirilen takip şekline ait ödeme emri tebliğ edilir. Önceki takibin kesinleşmiş olması veya itiraz üzerine durmuş bulunmasının bu işleme etkisi yoktur. Zira yeniden çıkarılan ödeme emrine karşı borçlunun itiraz hakkı vardır.
(Şerh No: 8049 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 11-10-2010 16:41)

Alacaklı, ilamlı icra takibine başladıktan sonra yerleşim yerini değiştirirse, ilamlı icra takibinin yeni yerleşim yerindeki icra dairesine havale edilmesini isteyebilir.
(Şerh No: 8046 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-10-2010 23:42)

Maaş haczine ilişkin olarak borçlunun işverenine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, bu kişi tarafından İİK m.355'teki yükümlülük yerine getirilmezse; ilgili, borçlunun maaşından kesinti yapmadığı miktar kadar şahsi mallarından veya maaşından sorumludur, tüm takip borcundan sorumlu tutulamaz.
(Şerh No: 8040 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-10-2010 23:41)

İcra dosyasının yetkisiz icra dairesinden yetkili icra dairesine gönderilmesi halinde; yetkisiz icra dairesinde itirazın incelenmesi aşamasında konulan hacizler, yeni takip, önceki takibin devamı sayıldığından bu takipte de geçerliliğini korur.
(Şerh No: 8035 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-10-2010 23:41)

Alacaklının, hileli yollarla ele geçirdiği senedi icra takibine konu ederek icra takibini kesinleştirdiği ve borçlunun taşınmazını haczederek, taşınmazı ihale yolu ile alacağa mahsuben kendi üzerine kaydettirmiş olduğu iddiasına mesnetle İİK m.134 mucibince ihalenin feshi davası ikame edilebileceği gibi; ihale sonucu edinilen mülkiyete dayalı tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil davası ikame edilmesine de yasal bir engel yoktur. Bu şekilde açılan tapu iptal ve tescil da...
(Şerh No: 8017 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 09-10-2010 14:30)

Alacaklının başlattığı icra takibinde usulsüz yapılan tebligatlar sonucu taşınmazının alacağa mahsuben ihale ile davalı icra alacaklısına satıldığını, onun da durumu bilen diğer davalıya taşınmazı temlik ettiğini ve bu suretle yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek dava ikame eden borçlunun, işbu yolsuz tescile dayalı tapu iptal ve tescil davasında; takibe esas teşkil eden borç ilişkisinin doğru olup olmadığı, buna dayalı takibin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve davalıların değinilen...
(Şerh No: 8019 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 09-10-2010 13:47)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,14495897 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.