Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

5237 S.lı Türk Ceza Kanunu - Son Eklenen Şerhler

5237 S.lı Türk Ceza Kanunu - Son Eklenen Şerhler

GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU - UYUŞMAZLIĞIN VEKALET İLİŞKİSİNDEN KAYNAKLANAN HUKUKİ NİTELİKTE OLDUĞU - BERAAT KARARINDA İSABETSİZLİK GÖRÜLMEDİĞİ - HÜKMÜN ONANMASI GEREĞİ Somut olayda; uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynaklanan hukuki nitelikte olduğundan bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
(Şerh No: 16866 - Ekleyen: Av.Musa TAÇYILDIZ - Tarih : 19-10-2018 14:53)

Maktulenin nüfusa beyanen tescil edilmesi, hastanede doğum kaydına rastlanmaması, okula başlama yaşının da olması gerekenden küçük olması, bu husustaki beyanların tutarsız olması karşısında, maktulün gerçek yaşının 18'den büyük olduğuna ilişkin savunmanın bertaraf edilemediği anlaşılmakla, maktulün mezarının açılması ve usulüne göre ilgili materyallerin tüm dosya kapsamı ile birlikte gönderilmesi suretiyle, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan suç tarihi itibariyle maktulün gerçek yaşının t...
(Şerh No: 16865 - Ekleyen: Av.Seyhan ŞAHİN - Tarih : 16-10-2018 18:58)

BOŞANMA AŞAMASINDA OLAN SANIĞIN, EŞİNİN SOSYAL MEDYA ADRESİNE GİRİP ELE GEÇİRDİĞİ MESAJLARI, BOŞANMA DAVASINA DELİL OLARAK SUNMA, EYLEMİ HUKUKA AYKIRI HAREKET ETME BİLİNCİYLE DAVRANMADIĞI SALT, EŞİNİN GÜVEN SARSICI TUTUM VE DAVRANIŞLARINI HUKUK MAHKEMESİNDE İSPATLAMA AMACIYLA YAPTIĞINDAN CEZA VERİLEMECEĞİ..
(Şerh No: 16819 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-08-2018 00:32)

 Türkçe  [TCK. 234] (1) Velayet hakkı elinden alınmış ana, baba veya üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir kullanmaksızın ya da tehdit etmeksizin kaçırması ya da alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Fiil cebren veya tehditle işlenmiş ya da çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir kat artırılır. 3) (Ek: 6/12/2006 – 5560/10 md.) Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin, rızasıyla* da olsa, yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(Şerh No: 16816 - Türkçeleştiren: Mustafa TOSUN - Tarih : 30-07-2018 15:36)

 Bilgi  [TCK. 93] Madde metninde terim sorunu
Modern ceza hukukunun en temel evrensel kurallarından biri masumiyet karinesidir. Buna göre, kimse mahkeme kararı ile suçluluğu sabit olana kadar "suçlu" olarak nitelendirilemez. Ancak bu temel kurala bizzat kanun koyucu tarafından uyulmadığını bu maddenin metninde görüyoruz. TCK md. 93'ün her iki fıkrasında da yer alan, "suçluların" ifadesi masumiyet karinesine aykırılık arz etmektedir. Zira, henüz mahkeme kararını bırakın, suçtan resmi makamların bile haberi olmamıştır (1. fıkra açısından). Bu...
(Şerh No: 16774 - Ekleyen: Buminhan DUMAN - Tarih : 30-05-2018 00:07)

 Önerge  [TCK. 158] 6456 sayılı Kanun Madde 40 – 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ancak, (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.”
(Şerh No: 16768 - Ekleyen: Av.Murat ÖZSARI - Tarih : 28-04-2018 11:04)

Sanığın tüm aşamalarda suça konu çekin sahte çıktığını öğrenmesi üzerine müştekiden almış olduğu aracı iade ettiğine dair savunmaları ile müştekinin “zarar giderilmesi talebinin olmadığına ve sanıktan şikayetinin bulunmadığına ilişkin” talimat mahkemesinde alınan beyanı karşısında, suça konu olay nedeni ile müştekinin zararının giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi tarihte giderildiği hususları araştırılarak, sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerini...
(Şerh No: 16753 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 25-02-2018 17:21)

(1) In case there has been committed a new offence after finalization of judgement rendered because of an offence previously, the provisions of repetition shall be applied. For this, there shall not be necessary that the penalty has been executed. (2) Provisions of repetition shall not be applied because an offence that has been committed previously about the offences committed after; (a) Five years from the date on which that penalty was executed in case of a conviction to a penalty for a term of more than five years, (b) Three years from the date on which that penalty was executed in case of a conviction to a penalty of imprisonment for a specific term of less than five years or judicial fine, Have passed. (3) In case of repetition, if there has been prescribed penalty of imprisonment and judicial fine alternatively in the article of law related to the following offence, there shall be resolved to penalty of imprisonment. (4) There shall not be applied repetition provisions between deliberate offences and reckless offences and between mere military offences and other offences. The provisions rendered by the courts of foreign countries shall not be taken as basis for repetition so as to be excluded the offences of deliberate killing, deliberate wounding, plundering, fraud, producing and trading of narcotics and stimulant substances, forgery on money and valuable seal. (5) There shall not be applied the provisions of repetition due to the offences...
(Şerh No: 16737 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:53)

(1) About a person who is mentally ill at the time on which he or she has committed the offence, there shall be resolved to security measure with the purpose of protection and treatment. Mentally ill persons about whom has been resolved to security measure, shall be taken under protection and treatment in medical institutions having high security. (2) Mentally ill person about whom has been resolved to security measure may be released by the decision of court or judge upon specification in the report drawn up by the medical board of the institution in which he or she has been accommodated that the dangerousness to society no longer existed or considerably diminished. (3) There shall be specified in the report of the medical board whether medical control and follow up of the person is necessary or not in respect of security according to the nature of mentall illness and the act committed, if necessary, what the duration and intervals of that would be. (4) Medical control and follow up shall be provided by the Public Prosecutorship by being these persons sent for period and at intervals specified in the report to medical institutions having technical equipments and competent specialists. (5) When it has been understood in medical control and follow up that dangerousness of the person with regard to mental illness for community increased, there shall be decided to security measure with the purpose of protection and treatment, by depending upon the report prepared. In...
(Şerh No: 16736 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:51)

(1) There shall be applied security measures specific to legal entities about legal entities which have been provided an unjust benefit in favour of them by means of committal of the offence of bribery.
(Şerh No: 16735 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:47)

(As amended: July 2,2012-6352/87 th Art.) (1) Any person who provides benefit, directly or through the instrument of intermediaries to a public official or any other person who he or she indicated in order him or her to perform or not to perform a task related to carrying out of his or her duty, shall be sentenced to a punishment of imprisonment from four years to twelve years. (2) Any poblic official who provides benefit, directly or through the instrument of intermediaries to him/her or any other person who he or she indicated in order him or her to perform or not to perform a task related to carrying out of his or her duty, shall also be sentenced to the punishment specified in the first paragraph. (3) In case where it was agreed upon a bribe, there shall be resolved to punishment as if the offence were completed. (4) In the cases where the public official requested a bribe but it was not accepted by the person or the person offered or promised in the matter of providing benefit to the public official but it was not accepted by the public official, the punishment to be imposed on the perpetrator according to the provisions of paragraphs 1 and 2 shall be reduced by half. (5) Any person who mediates in transmitting of the offer or request to the other party, concluding of the bribery agreement or providing the bribe, shall be punished as a joint perpetrator irrespective of being regarded that he or she was having the capacity of a public official. (6) Any t...
(Şerh No: 16734 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:45)

(As amended: April 30,2008-5759/1 st Art.) (1) Any person who openly humiliates the Turkish Nation, the State of Turkish Republic, the Turkish Grand National Assembly and judicial bodies of the State is punished by imprisonment from 6 months to 2 years. (2) Any person who openly humiliates the military or security organization of the State is punished by imprisonment according the provision of the first paragraph. (3) Expressions of thought made for criticizing shall not constitute a crime. (4) The prosecution due to this article is subject to the permission of the Minister of Justice.
(Şerh No: 16733 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:42)

Sanık ile katılan bitişik arazilerde komşu olup, katılana ait ağacın dallarının sanığa ait bahçeye taştığı ve slaj makinesinin kullanılmasına engel olduğu sabittir. Sanık, uyarıda bulunup taşan dalları kaldırması için katılana uygun bir süre vermediğinden TMK m.740'ta düzenlenen hakkın kullanımından ve dolayısıyla hukuka uygunluk halinin varlığından söz edilemez. Öte yandan eyleminin zorunluluk hali nedeniyle gerçekleştirilmesinden dolayı sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi...
(Şerh No: 16628 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-08-2017 16:26)

Sanık ile katılan bitişik arazilerde komşu olup katılana ait zeytin ağaçlarının dallarının sanığa ait nar ağaçlarına zarar verdiği ve sanığın uzun süre katılanı bu konuda uyarmasına rağmen katılanın herhangi bir tedbir almadığı anlaşılmakla sanığın beraatine karar verilmelidir.
(Şerh No: 16627 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-08-2017 16:26)

Ceza tutanağının bir suretini yırtıp görevlilerin yüzüne fırlatmak şeklindeki kaba ifade ve davranış niteliğindeki eylemlerinin, katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması sebebiyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi doğru olmamıştır.
(Şerh No: 16613 - Ekleyen: Av.Serkan BÜTÜN - Tarih : 08-07-2017 23:42)

Sanığın eylemleri, TCK'nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebilir ise de, hukuki ihtilafa konu olabilecek bir borç ilişkisi ile ilgili konuşmaların, mağdurun özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte bulunmadığı gibi, bahse konu konuşmaları içeren CD'yi, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, mağdurun kendisine yönelik te...
(Şerh No: 16612 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-06-2017 21:50)

Sanığın yükümlü olduğu bakım, koruma ve gözetime ilişkin icrai davranışları gerçekleştirmemesi nedeniyle, öldürme suçunu ihmali davranışla işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 83. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına, bozma ilamına 12.03.2014 tarihli oturumda uyulmasına ve somut olayda olası kast hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmamasına rağmen, sanık hakkında ihmali davranışla öldürme suçundan TCK'nun 83/3 maddesi ile belirlenen temel cezadan, eylemin ...
(Şerh No: 16604 - Ekleyen: Av.Serkan BÜTÜN - Tarih : 26-05-2017 17:11)

EVE KUMA GETİREREK EŞİN PSİKOLOJİSİNİN BOZULMASI karşısında KÖTÜ MUAMELE SUÇUNUN OLUŞTUĞU GÖZETİLMELİDİR.
(Şerh No: 16599 - Ekleyen: Av.Serkan BÜTÜN - Tarih : 09-05-2017 15:48)

Suç tarihinin 21.05.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.06.2011 olduğu anlaşılmakla, dosyalardaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şek...
(Şerh No: 16531 - Ekleyen: Av.Reha ÖZTÜRK - Tarih : 09-11-2016 08:25)

Sanık hakkında aynı suçtan başka mahkemede de dava bulunması halinde iki dosya birleştirilmeli ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmalıdır
(Şerh No: 16526 - Ekleyen: Av.Hatun OLGUNER - Tarih : 01-11-2016 11:37)

Şeffaf koli bandı parçasının yapışkan iç yüzeyinde tespit edilen 1 adet parmak izinin sanığa ait olduğunun bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi karşısında, sanık hakkında atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 16515 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 21-09-2016 16:41)

Avukat katibinin borçlulardan tahsil ettiği paraları avukata vermemesi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur.
(Şerh No: 16505 - Ekleyen: Av.Hatun OLGUNER - Tarih : 09-08-2016 09:01)

(1) There shall be adjudicated to security precautions about legal entities specific to them which have been provided unjust benefit in favour of them by means of commission of the offenses defined in this section
(Şerh No: 16494 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 19-06-2016 22:47)

(1) In case of conviction of a crime in favour of a legal entity through participation of the organs or representatives of it subject to special law and operating under the permission granted by a public institution and by means of misuse of authorization conferred by this permission, there shall be decided to cancellation of this permission. (2) The provisions relating to confiscation are applied also about legal entities in commission of offenses committed in favour of them. (3) In cases where application of the provisions of subsections above may create heavier consequences with regard to the act committed, the judge may not adjudicate to such precautions. (4) The provisions of this article are applied for the cases defined additionally by the law.
(Şerh No: 16493 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 19-06-2016 22:40)

(1) Any person who lends money to another one for the purpose of gaining profit, is sentenced to imprisonment from two to five years and imposed punitive fine up to five thousand days.
(Şerh No: 16492 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 19-06-2016 17:56)

Suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmasına rağmen, Kavgayı hangi tarafın başlattığının belirlenememiş olması karşısında sanığın asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 16491 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 15-06-2016 12:24)

5237 sayılı Yasanın 257. maddesinin birinci fıkrasında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu aykırı davranış nedeniyle kişilerin mağduriyeti, kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız kazanç sağlaması ile oluşur. Görüldüğü gibi 765 sayılı Yasanın 230. maddesindeki suçun oluşumu için norma aykırı davranış yeterli iken; 5237 sayılı Yasanın 257. maddesindeki suçun oluşabilmesi için norma aykırı davranış yetmemekte; bu davr...
(Şerh No: 16474 - Ekleyen: Av.Öznur ÇINAR - Tarih : 02-06-2016 11:52)

Olayın gerçekleştiği işyerine doğru yaklaşık on gün kadar önce silahla ateş ettiği gerekçesiyle hakkında kovuşturma yapılan sanık S..'nin olayın hemen öncesinde geldiği işyerinde sanık C.'in de aralarında bulunduğu çalışanlar ile tartıştığı, hakaret ve tehditlerde bulunarak ve tekrar döneceğini beyan ederek ayrıldığı ve yaklaşık onbeş dakika sonra bir ticari taksiyle dönerek işyerine doğru silahla ateş ettiği, bu ateş sonucunda mağdur C.'i yaşamsal tehlike geçirecek biçimde yaraladığı olayda; sa...
(Şerh No: 16434 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-02-2016 16:49)

Sanığın eylemini katılandan gelen haksız hareketin etkisiyle gerçekleştirdiği, sanık hakkında bu nedenle TCK'nin maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde TCK'nin maddesi gereğince meşru müdafanın kabulüyle hüküm tesisi bozma nedenidir.
(Şerh No: 16433 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-02-2016 16:46)

a-Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde uygulama yeri bulunan TCK'nın 143. maddesinin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulduğu sırada uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, b-6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değişik TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek ...
(Şerh No: 16432 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-02-2016 16:40)

Sanığın duruşmadan vareste tutulmak istemediğini beyan etmesi karşısında; son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 16427 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-02-2016 17:35)

Sanık hakkında, farklı hareketlerle gerçekleştirilen her iki eylem nedeniyle ayrı ayrı her iki suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, hukuki anlamda birden fazla “hareket” bulunmaması nedeniyle olayımızda uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 44. maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçundan mahkumiyet, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan ise “ ceza verilmesine yer olmadığına” karar veril...
(Şerh No: 16426 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-02-2016 17:31)

Nitelikli yağma konut içinde işlenmiş ise ayrıca Konut Dokunulmazlığının İhlali suçundan hüküm kurulamaz.
(Şerh No: 16422 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 01-02-2016 11:41)

"Eşini aldatan kadının kasten öldürülmesi, haksız tahrik uygulanması gerektiği"
(Şerh No: 16416 - Ekleyen: Av.Öznur ÇINAR - Tarih : 28-01-2016 14:49)

Belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle; sanığın ''katılanın istemesi üzerine eşini kefil gösterip onun yerine imza attığını ve suç kastıyla hareket etmediğini'' belirtmiş olması karşısında; gerçeğin ve suça konu sanık tarafından eşi ......... bilgisi ve rızası üzerine düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti...
(Şerh No: 16401 - Ekleyen: Av.Öznur ÇINAR - Tarih : 06-01-2016 15:37)

TCK.nun 245/2-3 maddesinde tanımlı olan bu suçların mağduru sahte banka veya kredi kartı ile ilişkilendirilen hesapların bulunduğu bankadır. Suçun mağdurunun ilgili banka olması nedeniyle, adlarına kart üretilen gerçek kişi sayısınca değil, banka sayısınca suç oluşacaktır.
(Şerh No: 16390 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 15-12-2015 10:02)

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karsısında; eylemin TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm ...
(Şerh No: 16389 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 15-12-2015 09:50)

 Bilgi  [TCK. 161] TCK 161. maddeyle ilgili suçların yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16339 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 18:38)

 Bilgi  [TCK. 158] Nitelikli dolandırıcılıkla ilgili suçların yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16338 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 18:37)

 Bilgi  [TCK. 204] TCK 204.madde ikinci fıkradaki suçun yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16337 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 18:36)

 Bilgi  [TCK. 250] TCK 250 1 ve ikinci fıkrayla ilgili suçların yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16336 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 18:35)

 Bilgi  [TCK. 148] TCK 148.maddeyle ilgili suçların yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16335 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 18:33)

 Önerge  [TCK. 207] (1) Bir özel belgeyi başkalarını aldatmak için maddi olarak ve/veya gerçeğe aykırı bilgi, içerik ile sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(Şerh No: 16333 - Ekleyen: Av.Sedat YÜCE - Tarih : 17-08-2015 00:09)

 Bilgi  [TCK. 207] Özel belge muhtevasının başkalarını aldatacak şekilde gerçek dışı olması
TCK 207 Madde özel bir belgenin maddi olarak sahte düzenlenmesini konu edinmekte, başkalarını aldatma ve kullanılma şartlarına bağlamaktadır. Belgenin gerçeğe aykırı bilgiler içermesi (fikri sahtecilik) suç konusu olarak kanun kapsamı dışında tutulmuştur. TCK 204. Maddesi ise gerçeğe aykırı belge düzenlemeyi, kamu görevlileri ve resmi evrakla sınırlandırmıştır. Dolandırıcılık eylemlerinde kullanılan özel evraklar çoğunlukla fikri sahtecilik kapsamında hazırlanabilmektedir. Eski TCK açıkça tarif ...
(Şerh No: 16332 - Ekleyen: Av.Sedat YÜCE - Tarih : 16-08-2015 23:38)

Annenin bebeğini bakma yükümlülüğünü yerine getirmemek suretiyle ölümüne neden olma eylemi nedeniyle suçun işleniş şekli ve özelikleri sanığın suç kasti ve saiki dikkate alınarak TCKm.83/3 hükmü göz önüne alınmıştır.
(Şerh No: 16316 - Ekleyen: Stj.Av.Yakup Gökhan DOĞRAMACI - Tarih : 03-07-2015 22:18)

Kaybedilmiş malda malik gibi tasarrufta bulunma suçunun şikayete bağlı olması nedeni ile müştekinin beyanının alınmasının şart olması bozma nedeni yapılmıştır.
(Şerh No: 16245 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 21-05-2015 09:23)

Çalıntı eşyayı tasarrufunda bulunduran kişi hakkında yeterli delil olmaması nedeni ile hırsızlıktan ceza verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 16244 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 20-05-2015 11:04)

Yalan tanıklık suçunun nitelikli halinin, aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının süresine bağlı olarak, suçun temel şekline oranla daha hafif bir şekilde cezalandırılmasına yol açması, ceza adaletinin sağlanması bakımından adil olmayan sonuçlara sebep olduğundan 5237 S.K. m.272/6'daki "süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına" kuralının, kanun koyucunun ceza siyasetini belirleme konusunda sahip olduğu takdir ye...
(Şerh No: 16218 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-05-2015 15:32)

Kasten öldürme suçu çocuğa karşı işlenmiş ise, sanığa karşı kendisini savunabilecek durumda olup olmadığına bakılmaksızın TCK'nun 82. maddesinde düzenlenen nitelikli hal uygulanacaktır. Maddedeki "çocuk" sözcüğü ile mağdurun ya da maktulün beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığına bakılmaksızın yaşı nedeniyle bir nitelikli hal öngörüldüğünden, sanığın onsekiz yaşını doldurmamış olmasının veya fizik yapısı itibarıyla maktulden daha güçsüz durumda bulunmasının bu ni...
(Şerh No: 16199 - Ekleyen: Av.Pelin ATIGAN - Tarih : 22-04-2015 12:17)

(1) The persons committing offense against the temporary or permanent representatives of foreign countries in Turkey, or the foreign personnel with diplomatic immunity, or agencies of international institutions subject to certain exceptions, are punished according to the provisions of this Law relating to the offenses committed against the public officers. (2) If the offense committed is in the nature aspiration or insult, commencement of investigation and prosecution is bound to complaint of the aggrieved party.
(Şerh No: 16193 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:49)

(1) In case of commission of offense of plunder; a) By use of a weapon, b) By concealing one’s identity, c) Jointly by more than one person, d) By intercepting a person in a residence or business place, e) Against a person who cannot protect himself due to corporal and spiritual disability, f) By taking advantage of terror action carried out by the existing and potential organized criminal groups, g) By securing benefit for criminal groups, h) During the night, the offender is sentenced to imprisonment from ten years to fifteen years. (2) The provisions relating to felonious injury are additionally applied in case of realization of aggravated form of felonious injury during commission of offense of plunder.
(Şerh No: 16192 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:48)

(1) Any person who avoids delivery of a property or forces a person to resist taking over the delivery by use of threat or violence and mentioning that he intends to hurt himself or one of his acquaintances, or to execute an act aimed to violation of one’s corporal and sexual immunity, or to give severe damage to his property, is punished with imprisonment from six years to ten years. (2) The same punishment is imposed if a person is forced to sign a bill which will put him under burden, or to issue a document declaring the bill in hand as void, or to resist delivery of such bill, or to sign a document which may be transformed to a bill in future, or to destroy a bill or to resist destruction of the same. (3) Injury of the victim by any means in such a way to cause loss of conscious and strength to defend oneself is also considered violence in offense of plunder.
(Şerh No: 16191 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:47)

(1) As legal consequences of sentence to imprisonment due to a felonious intent, a person may be disqualified from; a) Undertaking of a permanent or temporary public service; within this scope, such person is suspended from membership in Turkish Grand National Assembly, or office in any department of the State, province, municipality or employment in an institution and corporation controlled by these administrations, b) Use of right of voting or right to be elected, c) Use parental right; assignment in the status of guardian or curator, d) Employment as manager or auditor in the foundations, associations, unions, companies, cooperatives and political parties in the status of legal entity, e) To perform a profession or art as free-lancer or tradesman subject to consent of a professional organization in the status of public institution or public corporation. (2) A person may not use these rights until the punishment of imprisonment is fully executed. (3) The provisions of the above subsections may not be applied in cases where the sentence of the offender acting as guardian or curator is suspended or he is conditionally released. (4) The provisions of the first subsection may not be applicable for the persons whose short-term sentence is suspended or not attained the full age of eighteen on the commission date of the offense. (5) Where a person is sentenced to imprisonment due to misuse of any one of the rights and powers listed in the first subsection, the cou...
(Şerh No: 16190 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:46)

(1) The provisions of this Law relating to minors not attained the full age of twelve on the commission date of offense is also applicable for the deaf and dumb persons not attained the full age of fifteen; the provisions relating to those attained the full age of twelve but not yet completed the age of fifteen are applicable for the deaf and dumb persons who attained the full age of fifteen but not yet completed the age of eighteen; the provisions relating to those attained the full the age of fifteen but not yet completed the age of eighteen are applicable for the deaf and dumb persons who attained the full age of eighteen but not yet completed the age of twenty.
(Şerh No: 16189 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:45)

-(1) A person lacking ability to perceive the legal meaning and consequences of the offense, or having considerably lost the capacity to control his actions due to insanity may not be subject to any punishment. However, security precautions are imposed for such individuals. (2)Even if not to such an extent stated in the first subsection, a person lacking ability to control or direct his actions in respect of offense committed by him is sentenced to twenty five years imprisonment instead of heavy life imprisonment and to twenty years imprisonment instead of life imprisonment. In other cases, on sixth of the punishment to be imposed may be abated. The entire or part of penalty inflicted may be applied as security precaution specific to insane persons, provided that the sentence period remains the same.
(Şerh No: 16188 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:44)

-(1) The children having not attained the full age of twelve on the commission date of the offense, may not have criminal responsibility. Besides, no criminal prosecution may be commenced against such persons; but, it may be deemed necessary to take certain security precautions specific to children. (2) In case a person who attained the age of twelve but not yet completed the age of fifteen on the commission date of the offense does not have the ability to perceive the legal meaning and consequences of the offense, or to control his actions, he may not have criminal responsibility for such behavior. However, security precautions specific to children may be adopted for such individuals. If a person has the ability to apprehend the offense he has committed or to control his actions relating to this offense, then such person may be sentenced to imprisonment from nine years to twelve years if the offense requires heavy life imprisonment; from seven years to nine years if the offense requires life imprisonment. Two thirds of other punishments is abated and in this case, the imprisonment to be imposed for each offense may not be more than six years. (3) A person who attained the full age of fifteen but not yet completed the age of eighteen on the commission date of the offense is sentenced to imprisonment from fourteen years to twenty years if the offense requires heavy life imprisonment; and from nine years to twelve years if the offense requires life imprisonment. O...
(Şerh No: 16187 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:43)

(1) Ignorance of the criminal laws may not be an excuse. (2) However, a person who commits an offence through an inevitable mistake due to his ignorance of the law may not be kept criminally responsible from such offence.
(Şerh No: 16186 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:42)

(1) Offender may be subject to a punishment and imposition of security measures in proportion with the grossness of the illegal acts executed by him. (2) Neither discrimination can be made between the persons in respect of races, language, religion, sects, nationality, color, sex, political tendencies etc. nor a person can be subject to special and different treatment before the laws and courts.
(Şerh No: 16185 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:40)

(1) A person may neither be punished nor be imposed cautionary judgment for an act which does not explicitly constitute an offence within the definition of the Law. Furthermore, application of punishments and security precautions besides those stipulated in this Law is not allowed. (2) No criminal punishment may be imposed based on regulatory transactions of the Administration. (3) Application of provisions of the Laws relating to crimes and punishments by analogy is prohibited. The provisions relating to crimes and punishments may not be interpreted in way to lead to analogy
(Şerh No: 16184 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:40)

(1) The object of Criminal Code is to protect the individual rights and freedom , public order and security, state of justice, public health and environment, and communal peace, as well as to discourage commitment of offences. This Law defines the basic principles for criminal responsibility and types of crimes, punishments and security precautions to be taken in this respect.
(Şerh No: 16183 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 20-04-2015 14:39)

Hükmolunan cezadan TCK'nın 16. maddesi uyarınca yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden TCK'nın 16 ve 63. maddeleri gereğince Yunanistan mahkemeleri tarafından verilen cezanın tamamının mahsubuna karar verilmesi, kanuna aykırıdır.
(Şerh No: 16174 - Ekleyen: Hasan ERDEM - Tarih : 19-04-2015 15:50)

YABANCI MAHKEME KARARLARININ GEREKÇELI OLMA ZORUNLULUĞUNUN BULUNMAMASI
(Şerh No: 16175 - Ekleyen: Hasan ERDEM - Tarih : 18-04-2015 10:39)

Sanığın, gayri meşru amaç ile şikayetçinin evine girerek hırsızlık yaptığı ve şikayetçinin rızasını hile ile sakatlamış olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden ONANMASINA karar verilmiştir.
(Şerh No: 16173 - Ekleyen: Hasan ERDEM - Tarih : 17-04-2015 19:37)

 Bilgi  [TCK. 234] TCK. 234/3 (5560/10 md) Gerekçesi. (AYM 2007/85 E. 2009/42 K. 5.3.2009 T. sayılı kararından alıntıdır.)
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 339 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre, Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz. Bu hükümle, yaşı ne olursa olsun, çocuğa ana ve babasının bilgisi veya rızası dışında evi terk etmeme hususunda bir yükümlülük yüklenmiştir. Bu hükmü, ana ve babasının bilgisi ve rızası dışında evi terk eden çocuğu yanında bulunduran kişiye çocuğun ana ve babasını veya yetkili makamları durumdan ha...
(Şerh No: 16038 - Ekleyen: Av.Burak GÜNEŞ - Tarih : 12-04-2015 17:57)

Parada sahtecilik suçuna konu olayda; suç konusu sekiz adet sahte on milyon liradan üç adedi tedavüle konulmuş olup, parada sahtecilik eylemi sahte paranın tedavüle konulması şeklinde gerçekleştirilmiş olduğundan maddi zarar meydana gelmiştir. Sahte paraların üç adedini elinden çıkardığını söyleyen ve suç tarihi itibarıyla toplam 30 milyon lira maddi zarara neden olduğunu bilen sanığın, aşamalarda zararı karşılayacağına dair herhangi bir savunmada bulunmadığı gibi, zararı ödeme yönünde bir irade...
(Şerh No: 16076 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-02-2015 15:43)

Parada sahtecilik suçunda; suça konu sahte paralar, asıllarını tedavüle çıkaran T.C. Merkez Bankası Başkanlığının merkez veya taşra birimlerine gönderilerek, aldatma yeteneğine sahip olup olmadıkları ve sahteliklerinin kolayca anlaşılıp anlaşılamayacağı konusunda görüş alınmalıdır; Kriminal Polis Laboratuarının düzenlediği raporla yetinilerek eksik soruşturmayla hüküm kurulamaz.
(Şerh No: 16077 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-02-2015 15:15)

 Bilgi  [TCK. 272] Anayasa Mahkemesi'nce m.272/6'daki İptal Kararı Hakkında
Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2015 tarihinde yaptığı toplantıda; Erciş Asliye Ceza Mahkemesi'nin "26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesinin (6) numaralı fıkrasının “…süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.” bölümünün iptaline karar verilmesi istemi"ne dair başvurusu hakkında 2014/116 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan toplantıda: "2014/5237 sayılı Kanun’un 272. maddesinin (6) numaralı fıkrasında yer al...
(Şerh No: 16048 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 09:12)

Mühür bozma suçunun fiil öğesi yönünden hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının zorunlu olup; mühürleme tarihinden önce özelleşmiş şirketin özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme işleminin bulunmaması nedeniyle, TCK m.203' teki "mühür bozma" suçunun unsurları oluşmaz.
(Şerh No: 16006 - Ekleyen: Av.Gülgün İNCESOYLAR DİLKİ - Tarih : 29-12-2014 09:56)

Kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştir...
(Şerh No: 15706 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-09-2014 23:37)

Özel ilişkiyi konuşup kayda alıp dinletmede aleniyet gerçekleşmediğinden haberleşmenin gizliliğini ihlal değil; özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşur.
(Şerh No: 15653 - Ekleyen: Tuğçe TUĞAL - Tarih : 03-07-2014 14:37)

Zorunlu müdafilik görevini yerine getirmeyen Avukatın TCK m.257/2 maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeyle beraat hükmü kurulması, BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 15599 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 27-06-2014 17:47)

Sanık, maktul ve arkadaşlarının hırsızlık suçunu işlemek amacıyla marketin kepengini açmalarından itibaren, bu suçun gerçekleşmemesi ve vazgeçmeleri için çabalamış, fakat saldırıyı defedememiştir; sanığın, kendisine ait malları korumak amacıyla, olay yerinden malları ile kaçan maktulün bulunduğu araca ateş etmesinde yasal savunma koşullarının gerçekleştiğinin ve yasal savunmada aşırıya kaçılmadığının ve bu suçtan sorumlu tutulamayacağının kabulü gerekir.
(Şerh No: 15497 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 05-05-2014 11:23)

Sanıkların kaçak göçmenleri taşıdıkları sırada aracın tekerinin patlaması sebebiyle yakalandıkları olayda eylemin suç tarihinde yürürlükte olan TCK'nın 79/1-b maddesinde tanımlanan kaçak göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, hükmedilen cezalardan TCK'nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 15476 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-04-2014 10:57)

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edile...
(Şerh No: 15464 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 05-04-2014 18:43)

1) Any person who negligently endangers life, health or property of others in naval, airway or railway transportation shall be sentenced to a penalty of imprisonment for a term of three months to three years.
(Şerh No: 5876 - Çeviren: Av.Duygu ŞİMŞEK - Tarih : 04-04-2014 00:41)

1) A person who engages in sexual intercourse in public or who publicly exposes himself in a sexual manner shall be sentenced to a penalty of imprisonment for a term of six months to one year.
(Şerh No: 5885 - Çeviren: Av.Duygu ŞİMŞEK - Tarih : 04-04-2014 00:38)

İhaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için kanunlarda öngörülmüş ihale usullerinden biri ile usulüne uygun yapılmış ya da yapılacak bir ihalenin ve işin olması zorunludur. Doğrudan temin yöntemi bir ihale usulü olmayıp sadece Kanun'da belirtilen durumlarda idarelerce kullanılabilecek bir satın alma yöntemi olduğundan sanıklara atılı ihaleye fesat karıştırma suçu, unsurları itibariyle oluşmamıştır.
(Şerh No: 15444 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-03-2014 14:10)

Sanığın daha önceden TCK m.32/2 maddesi gereğince almış olduğu rapora rağmen, sanık müdafilerinin bu yönde yeniden rapor alınması talebinin mahkemece kabul edilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 15395 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 07-03-2014 14:46)

 Bilgi  [TCK. 5] Avukatlara ciddi ceza tehdidi
http://www.adaletbiz.com/gundem/avukatlar-ciddi-ceza-tehdidi-altina-sokuldu-h12609.html YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Av. İsmail DUYGULU Yargıtay 5. CD.’nin 2012/11197 E. ve 20.06.2013 tarihli 2013/6909 K. sayılı kararı ile avukatın, müvekkili adına tahsil ettiği ve fakat müvekkile ödemeyerek, uhdesinde tuttuğu para nedeniyle, zimmet suçunun oluştuğuna karar verdi. Oysa daha önceki aşamada, Avukatlık Kanunu m. 62 yollamasıyla, avukatların avukatlık görevinden doğa...
(Şerh No: 15390 - Ekleyen: Av.İsmail DUYGULU - Tarih : 03-03-2014 00:31)

Müştekinin de işyerinde bulunduğu sırada alışveriş yapmak üzere içeri giren suça sürüklenen çocuğun, işyerine girme hususunda müştekinin açık rızasına ihtiyacının bulunmadığının anlaşılması karşısında; yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı halde, beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR.
(Şerh No: 15349 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 07-02-2014 19:05)

Bilimsel olarak, 1.00 promilden yüksek alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceği, kabul edilmektedir. Yönetimindeki otomobili hızlı kullandığının fark edilmesi üzerine polis ekiplerince yapılan "dur" ihtarına uymayıp, aracını onların üzerine sürdükten sonra yolda kırmızı ışık ve şerit ihlali yaparak kaçarken polis memuru tarafından aracının sol arka tekerleğine bir el ateş edilmesi ve tekerleği patlayıp hareket kabiliyetini yitiren aracın durması sonucu yakalanan ve 1.64 promil alk...
(Şerh No: 15303 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-01-2014 23:20)

Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması TCK m.179'daki suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte; bilimsel kabul, 1.00 promilden yüksek saptanan alkol düzeyinin bireysel farklılıkları da elimine edebilecek olduğu yönündedir. [url]http://www.turkhukuksitesi.com/mevzuat.php?mid=9003 [/url]
(Şerh No: 15301 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-01-2014 23:19)

TCK m.179/3'te düzenlenen suç, soyut tehlike suçu olup, alınan alkolün etkisiyle güvenli şekilde araç kullanamayacak durumda olan kişinin trafikte araç kullanması, bu suçun oluşumu için yeterlidir.
(Şerh No: 15304 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-01-2014 13:50)

Hacizli malların halen yeni taşındıkları evde bulunduğunu beyan eden sanığın savunmasının doğruluğu araştırılmalı, mal üzerinde teslim amacı dışında tasarruf amacı olup olmadığı, amacı dışında kullanıp kullanmadığı belirlendikten sonra hüküm kurulmalıdır.
(Şerh No: 15230 - Ekleyen: Av.Hanifi Sancar KARACA - Tarih : 18-12-2013 13:01)

Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinin (5) numaralı fıkrasının “... süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmesine.
(Şerh No: 15203 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 10-12-2013 12:10)

Dava; Yargıtay'da hakim olan sanığın, katılanın oğlunun aldığı cezayı kaldırtmak için ilgili Daire hakimleriyle görüşme vaadiyle menfaat temin ettiğine mesnetledir. Hukuk devletinde ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "in dubio pro reo" kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak ...
(Şerh No: 15049 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-11-2013 12:16)

(Amended: July 02,2012 - Act No:6352 Article:90) (1) The person who attempts unlawfully to influence members of the judiciary, legal expert or witness to make a decision or establish a transaction or make a declaration which will give result in favour of or against one of parties of the trial, suspect or accused, intervening parties or victims in order to restrain to bring out the truth or create an injustice in a trial being heard or an investigation being conducted, shall be punished with imprisonment from two to four years. (2) In case deed in the first paragraph which constitutes crime constituted any other crime also, penalty which will be imposed is increased up to its half according to the provisions of conceptual aggregation.
(Şerh No: 11330 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 28-08-2013 18:45)

Olay tarihinde diğer sanıklarla birlikte mağdura karşı nitelikli yağma eylemini gerçekleştiren sanık S____nın, olaydan bir gün sonra yakalandıklarında mağdur S____’ten yağmaladıkları cep telefonunu sattıkları yeri kendi iradesi ile kolluğa bildirerek cep telefonunun mağdura iadesini sağladığı dosya içeriği karşısında tartışmasızdır. Her ne kadar mağdurdan yağmalanan cep telefonunu satın alan H____ isimli kişinin mağdurdan yağmalanan cep telefonunu kolluğa tesliminden sonra zararının giderilmediğ...
(Şerh No: 14935 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 25-07-2013 10:49)

İddianamede sanığa yüklenen ve yargılama aşamasında değişmeyen suçun niteliği ile uygulanması istenen sevk maddeleri olan 5237 sayılı Kanun’un 245(1), 53., 54. ve 63. maddelerine bakıldığında, itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma durumunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
(Şerh No: 14936 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 25-07-2013 10:32)

Başvuran Mahkeme, silahla basit yaralama suçunda verilen ceza ile silahla tehdit suçuna verilen cezayı karşılaştırarak, bu hususun suç ve ceza dengesini bozduğunu ileri sürmüş ise de, silahla tehdit suçunun işlenmesi hâlinde verilecek cezayı belirlemek kanun koyucunun takdirinde olup, ceza miktarının kanunda belirtilen yaralama suçu ile karşılaştırılarak yapılan değerlendirme anayasal denetime esas alınamaz. Açıklanan nedenlerle, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer a...
(Şerh No: 14626 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 30-05-2013 17:16)

Uyuşturucu madde ticareti suçunda sanığın eyleminin uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu işlediğinin berlenmesine ilişkindir.
(Şerh No: 14531 - Ekleyen: Av.Aslan Murat ZENGİN - Tarih : 10-05-2013 19:59)

Ne tür eylem ve sıfatların onur ve saygınlığı ihlal edici olduğunu belirlemede ölçüt, toplumda yer, zaman ve boyut itibariyle örf ve adet ile özellikle pozitif hukuk kurallarıdır. "Allah belasını versin" sözleri tanrısal ceza dileme, beddua anlamında olup, hakaret ve aşağılamadan bahsedilemez.
(Şerh No: 14514 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 06-05-2013 10:08)

Kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçu şikayete bağlı bir suç değildir.
(Şerh No: 14513 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 06-05-2013 09:52)

 Bilgi  [TCK. 263] 6460 S.K. ile Yürürlükten Kaldırılması Öncesindeki Madde Metni
Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
(Şerh No: 14508 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-04-2013 14:05)

 Önerge  [TCK. 235] (1)DEĞİŞİKLİĞİ:Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım ve satımlarına, kiralamalarına, yapım işlerine ilişkin işlemlere ve bu konulardaki ihalelere fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)'ye EK: e- Alım, satım, yapım, kiralama işlemlerinin ve ihalelerinin hazırlık ve yürütümünde görevli olan kişilerce şartnamelerin bilerek ve kişilerle anlaşarak belli mal, hizmet ve yapıya yönelik olacak şekilde belirlenmesi
(Şerh No: 14425 - Ekleyen: Celal ÇALIŞ - Tarih : 30-03-2013 13:27)

Yediemin sanık, eşiyle tartışarak evi terkettiği dönemde eşinin hacizli malları satarak tasarruf ettiğini savunmuş ise de; sanığın, evi terkettiğinde hacizli mallar üzerinde gerekli muhafaza görevini yerine getiremeyeceğini icra müdürlüğüne bildirmemesi ve böylece eşi tarafından malların satılarak tasarruf edilmesine sebebiyet vermesi sebebiyle 5237 S.K. m.289/3'te düzenlenen suçu işlediği kabul edilmelidir.
(Şerh No: 14333 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-03-2013 19:06)

Sanık hakkında tehdit suçundan TCK.nun 62. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılması suretiyle sonuç hapis cezasının 25 gün yerine 20 gün olarak belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 14312 - Ekleyen: Alahattin ŞİMŞEK - Tarih : 27-02-2013 20:11)

1- A sentence of imprisonment for a term of two years or less may be suspended . The upper limit of this term is three years for those under eighteen of age or above sixty five years old at the time of the commission of the offence . However in order to decide to suspend the sentence ; a-the person should not have been sentenced to a penalty for a term of more than three month imprisonment for an intentional offence b-the court should be convinced as a result of hearing the remorse he expressed during trial that the offender will not commit further offences in the future 2- The suspension of the penalty may depend upon the condition that compensation is provided to the victim or public which returns or restores matters to their previous condition or which indemnifies such in respect of all damage caused . In such case the enforcement of the penalty shall continue at the institution of enforcement until this condition is met . Once the condition is met the offender shall be released immediately upon a decision of a judge . 3- A probation period which is not less then one year and not more then three years shall be imposed for an offender whose sentence has been suspended . The lower limit of this period shall not be less than the term of sentence . 4- Within the probation period the court may decide that ; a- an offender who does not have a profession or trade shall attend an educational program for educational purposes b- an offender who possesses a profession ...
(Şerh No: 14303 - Çeviren: Av.M.Serdar DEMİRTAŞ - Tarih : 23-02-2013 19:45)

1-The court after taking into account the characteristics of the offence and personality , social and economic situation of the offender and any remorse he expresses during the trial process may substitute a short term imprisonment for the following ; a-A judicial fine b-Compensation to the victim or public which returns or restores matters to their previous condition or which indemnifies such in respect of all damage caused c-Admittance to an educational institution which provides accommodation when necessary for at least two years in order to acquire a profession or trade d-Restriction on freedom of movement in respect of certain places and restrictions in conducting certain activities for a duration of between one-half and twice the term of imprisonment e-Confiscation of a driving licence or any other certificate granting permission to perform specific acts , deprivation of the right to carry out a profession or to operate in a certain area of activity for a minumum term of between one-half and twice the term of imprisonment where an offence has been committed failing to discharge a duty of care and attention or by abusing authority or a right f-Publicly beneficial work for a minimum term of between half and two times the term of imprisonment , though only with the consent of the offender 2-Whenever a term of imprisonment and a judicial fine are precribed in law as alternative penalties for a particular offence once it has been determined that the penalty is to ...
(Şerh No: 14291 - Çeviren: Av.M.Serdar DEMİRTAŞ - Tarih : 20-02-2013 11:40)

1- A specific term of imprisonment shall not be less than one month or more than twenty years unless otherwise prescribed by law 2- A term of imprisonment of one year or less shall be defined as a short term penalty of imprisonment
(Şerh No: 14290 - Çeviren: Av.M.Serdar DEMİRTAŞ - Tarih : 20-02-2013 09:05)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,04587793 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.