Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2016/3338 E. , 2017/655 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Sanığın yükümlü olduğu bakım, koruma ve gözetime ilişkin icrai davranışları gerçekleştirmemesi nedeniyle, öldürme suçunu ihmali davranışla işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 83. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına, bozma ilamına 12.03.2014 tarihli oturumda uyulmasına ve somut olayda olası kast hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmamasına rağmen, sanık hakkında ihmali davranışla öldürme suçundan TCK'nun 83/3 maddesi ile belirlenen temel cezadan, eylemin olası kastla işlendiği gerekçesiyle aynı Kanunun 21/2. maddesi uygulanmak suretiyle indirim yapılması,
Usule aykırı, sanık müdafileri ile şikayetçi ... vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 06/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
(Karar Tarihi : 09.11.2016)
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : ... bebeğini ihmali davranışla ve olası kastla öldürme
HÜKÜM : TCK.nun 82/1-d-e, 83/3, 21/2, 62/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası


1-)Mahalli mahkemece verilen hükmün 5271 sayılı CMK'nun 35/2, 260, 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2 maddeleri gözetilerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tebliği üzerine anılan kurum tarafından da temyiz edildiği anlaşılmakla;
Sanık ... (...) ... hakkında ... çocuğunu kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-)Sanık ... (...) ...'ın, çocuğunu kasten öldürme suçundan TCK'nun 82/1-d, e ve 62. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 17.09.2012 tarihli, 2011/198 esas ve 2012/118 karar sayılı hükmün sanık müdafilerinin temyizi üzerine yapılan incelenmesi sonunda Dairemizin 27.01.2014 tarihli, 2013/3474 esas ve 2014/263 karar sayılı ilamıyla "Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ...'nin, nişanlısı ... ile cinsel ilişkiye girmesi sonucu hamile kaldığı, hamile olduğunu ailesinden ve çevresinden gizlediği, 24.08.2008 günü gece vakti doğum sancılarının başlaması üzerine annesi...'ye tuvaletini yapamadığını, kasıklarının ağrıdığını söylediği, annesinin bu durumu babası ...'ye anlattığı, sanığın sancılarının artması nedeniyle gece yarısından sonra sanığın babası ...'nin kullandığı araçla hastaneye gitmek üzere yola çıktıkları, yolda bir süre gittikten sonra sanığın tuvaleti geldiğini söyleyerek aracı durdurup, aşağıya indiği ve yolun karşısına geçerek burada doğum yaptığı, canlı olarak doğurduğu bebeğin göbek kordonunu koparttıktan sonra olduğu yerde bırakıp tekrar araca bindiği, bir süre daha araçla gittikten sonra tekrar aracı durdurduğu ve araçtan inerek iç çamaşırı içerisinde bulunan kanlı bezi yol kenarına attığı ve tekrar araca bindiği, hastaneye gittiklerinde kendisini muayene eden doktorun sanığa hamile olup olmadığını sorduğu, sanığın hamile olmadığını, her ay adet gördüğünü söyleyip doğum yaptığını gizlediği, durumunun ağırlaşması nedeniyle il merkezinde bulunan hastaneye ambulansla sevkedildiği, burada doktorun, sanığın doğum kanalında bebeğin kordonunun sarktığını görünce, sanığa gerekli müdahaleyi yaptıktan sonra sanığa doğurduğu bebeğin nerede olduğunu sorduğu, sanığın ısrarla doğum yapmadığını söylediği, doktorun polise haber vermesi üzerine, polisin sanığın ifadesine başvurduğu, sanığın polise doğurduğu bebeği köyden hastaneye geldikleri sırada yol kenarına bıraktığını söylemesi üzerine yapılan araştırma sonrasında saat 05.10 sıralarında bebeğin canlı olarak, çıplak, göbek bağı üzerinde ve yüzüstü yatar vaziyette jandarma görevlileri tarafından bulunduğu hemen hastaneye götürüldüğü sırada öldüğü, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 21.11.2008 gün ve 2908 sayılı raporuna göre miyadında gelişim gösteren bebeğin yaşama yeteneğinin bulunduğu, ilerlemiş çürüme nedeniyle bebeğin canlı doğup doğmadığının ve canlı doğduysa ölüm nedeninin tespit edilemediğinin bildirildiği; sanığın Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzurunda alınan ifadesinde "çocuğun öleceğini biliyordum, ölmesi amacıyla almadım, çocuğun ölmesini istedim", sanığın babası ...'ın sanık sıfatıyla müdafii huzurunda Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde "jandarma ile birlikte çocuğu bulduk, ilk bulduğumuzda sağ idi, ben hareket ettiğini gördüm", Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan sorgusunda "ben bebeği gördüm, bebeği gördüğümde sağ idi, kolunu kıpırdatıyordu, jandarma bebeği sararak hastaneye getirdi", jandarma uzman çavuş ...'ın kovuşturma aşamasında mahkemede alınan ifadesinde "bebek yüzüstü yatıyordu ve kollarını kıpırdatarak irkilme hareketi yaptı, hastaneye gelirken bebek işaret parmağımı sıkmıştı" şeklindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, canlı olarak doğan ve yaşama kabiliyeti bulunan bebeğin, sanık tarafından öleceği bilindiği halde ölüm
sonucunun gerçekleşmesi amacıyla doğduğu şekilde bırakıldığı ve ölümün bebeğin sağlığı açısından oluşan olumsuz koşullar nedeniyle gerçekleştiği olayda;
Sanığın yükümlü olduğu bakım, koruma ve gözetime ilişkin icrai davranışları gerçekleştirmemesi nedeniyle, öldürme suçunu ihmali davranışla işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 83. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına, bozma ilamına 12.03.2014 tarihli oturumda uyulmasına ve somut olayda olası kast hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmamasına rağmen, sanık hakkında ihmali davranışla öldürme suçundan TCK'nun 83/3 maddesi ile belirlenen temel cezadan, eylemin olası kastla işlendiği gerekçesiyle aynı Kanunun 21/2. maddesi uygulanmak suretiyle indirim yapılması,
Usule aykırı, sanık müdafileri ile şikayetçi ... vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 06/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Ceza Kanunu MADDE 83 :(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.

(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;

a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,

b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,

Gerekir.

(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Serkan BÜTÜN
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 26-05-2017

THS Sunucusu bu sayfayı 0,05266809 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.