Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [TCK. 27] Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenlerle ilgili genel açıklamalar (TCK md27)
5237 sayılı Kanun'da meşru savunmada sınırın aşılması konusu, “Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler” başlığı altında, 27.maddenin 2.fıkrasında düzenlenmiştir. Bu hükme göre; “(2)Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.” Meşru savunmada sınırın aşılması ile ilgili öncelikle değinilmesi gereken konu, sınırın taksirle aşılması halidir. 765 sayılı Kanun döneminde, sınırın taksirle aşılması halinde 50....
(Şerh No: 2288 - Ekleyen: Av.Onur KART - Tarih : 04-12-2009 20:30)

Basın toplantısında söylenen hakaret nitelikli sözleri servise veren haber ajansı aleyhine uygun bir tazminata hükmolunmalıdır.
(Şerh No: 2289 - Ekleyen: Av.Kamil Nadir SARILKAN - Tarih : 04-12-2009 20:28)

 Bilgi  [TCK. 25] Meşru savunma ve zorunluluk hali ile ilgili genel açıklamalar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda meşru savunma, “Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler” başlığı altında,25.maddenin 1.fıkrasında düzenlenmiştir.Bu düzenleme; “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş,gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.” şeklindedir. Meşru savunmadan söz edebilmek için öncelikle bir...
(Şerh No: 2287 - Ekleyen: Av.Onur KART - Tarih : 04-12-2009 17:16)

Daimi ikametgah ile beşeri ve ekonomik ilişkileri yurtdışında yoğunluklu bulunan Türk vatandaşlarının Gelir vergisi kanunu kapsamında Türkiye de elde etmiş oldukları kazanç ve iratlarının vergilendirilmesi
(Şerh No: 2277 - Ekleyen: Muhsin KOÇAK - Tarih : 04-12-2009 10:47)

Davacı tarafından daha önce açılan davada davacı, dava konusu yaptığı Genel Kredi Taahhütnamesindeki imzayı kabul etmiş, bu kabul doğrultusunda dava red olunarak ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu durumda anılan kararın HUMK.nun 237 maddesi kapsamında kesin hüküm teşkil edeceği gözetilmeden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
(Şerh No: 2286 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 04-12-2009 09:40)

 Türkçe  [GelirVK. 25] Aşağıda yazılı ödence ve yardımlar, gelir vergisinden ayrıktır: 1. Ölüm, sakatlık, hastalık (Değişik ibare: 16.06.2009-5904 s.y./1.m.) ve işsizlik nedenleriyle verilen ödence (işe başlatmama ödencesi içinde) ve yapılan yardımlar; 2. Yoksullara belli bir süre için ya da yaşam boyunca yapılan yardımlar (Asker ailelerine yapılan yardımlarla yardım derneklerinin ve yardım bankalarının yardımları, kesin olarak bu ayrıklığa girer.); 3. (Değişik bent: 28.06.2001-4697 s.y./3.m.) Yasayla kurulan emekli bankaları ile 506 sayılı Toplumsal Sigortalar Yasasının geçici 20. maddesinde belirtilen bankalarca kendi aylığı bağlananlara aylıkları dışında, yasaları ya da konumları gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlilik için aylık dışı para ya da geri verilen yatırım parası ve sürelerini doldurmamış bulunanlar ile dul ve yetimlerine toptan ödenen ödenceler (506 sayılı Toplumsal Sigortalar Yasasının geçici 20. maddesinde belirtilen bankalarca ödenen ödence, yardım ve toptan ödemeler, en yüksek devlet görevlisine ödenen en yüksek ödeme tutarından çok ise aradaki fark, ücret olarak vergilendirilir. Bu karşılaştırmada gerek farklı bankalardan gerek aynı sandıktan farklı zamanlarda yapılan aylık dışı ödeme, ödence ve toptan ödemeler topluca göz önüne alınır.); 4. Çalışanlara çocuk için ödenen artırımlar (Bu artırımlar devletçe verilen tutarları aştığında aşan kısım, vergilendirilir.); 5. Evlenme ve doğum nedeniyle çalışanlara yapılan yardımlar (Bu ayrıklık çalışanın iki aylığına...
(Şerh No: 2266 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 03-12-2009 21:19)

 Türkçe  [GelirVK. 24] (Değişik madde: 24.12.1980-2361 s.y./18.m.) Gider karşılığı olarak yapılan aşağıda yazılı ödemeler, gelir vergisinden ayrıktır: 1 . (Değişik bent: 31.12.1981-2574 s.y./5.m.) Yolluk Yasasına bağlı kurumlarca yolluk olarak yapılan ödemeler; 2. (Değişik bent: 31.12.1982-2772 s.y./3.m.) Yolluk Yasası kapsamı dışında kalan kurumlarca yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile denetçilerine, tasfiye görevlilerine ve çalışanlara (Yolluk Yasasına bağlı olsun olmasın her türlü sözleşmeli çalışan içinde) verilen gerçek yol giderlerinin tümü ile yemek ve yatma giderlerine karşılık verilen gündelikler (Bu gündelikler, aynı aylık düzeyindeki devlet görevlilerine verilen gündeliklerden fazla ise ya da devletçe verilen gündeliklerin en yüksek sınırını aşarsa aradaki fark, ücret olarak vergilendirilir.); 3. (Yürürlükten kaldırılan bent: 26.12.1993-3946 s.y./38.m.) 4. 657 sayılı Devlet Görevlileri Yasasına göre ödenen yakacak yardımı (görevli, işçi ve Bağ-Kur emeklilerine öndelik olarak ödenenler içinde); 5. Sayım işleri ile seçim işlerinde çalıştırılanlara özel yasalarına göre verilen zorunlu gider karşılıkları.
(Şerh No: 2265 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 03-12-2009 20:54)

 Bilgi  [MK. 494] MK. 494 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 438 inci maddesini karşılamaktadır. Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2264 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:50)

 Bilgi  [MK. 493] MK. 493 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 437 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber madde daha sade biçimde düzenlenmiştir. İstisnai bir zamanaşımı niteliğinde olan olağanüstü zamanaşımı ancak olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığının veya bir sorumluluk sebebinin sonradan öğrenilmesi hâlinde uygulanacaktır.
(Şerh No: 2263 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:48)

 Bilgi  [MK. 492] MK. 492 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 436 ncı maddesini karşılamakta olan madde konu ve kenar başlıklarıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır. Yeni düzenleme vesayet organlarının sorumluluğu eskisinden farklı esaslara bağlandığından sorumluluğa ilişkin zamanaşımının düzenlenmesinde de bu husus dikkate alınmıştır. Sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımına tâbi olacaktır. Yasal danışmanlar için kesin hesap söz k...
(Şerh No: 2262 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:37)

 Bilgi  [MK. 491] MK. 491 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 435 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı İsviçre Medenî Kanununun 453 üncü maddesine uygun olarak "Vasinin görevine son verilmesi" şeklinde değiştirilmiştir. Madde arılaştırılmak suretiyle kaleme alınmıştır. Maddedeki "sulh hakimi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2261 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:32)

 Bilgi  [MK. 490] MK. 490 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 434 üncü maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak ve "sulh hâkimi" yerine "Vesayet makamı" deyimi kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2260 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:30)

 Bilgi  [MK. 489] MK. 489 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 433 üncü maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak ve "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2259 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:25)

 Bilgi  [MK. 488] MK. 488 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 432 inci maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak ve "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı", "asliye mahkemesi" yerine "denetim makamı" deyimleri kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddeye "Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar" hükmü eklenmiştir. Bu hükümle vesayet makamı kararlarına karşı denetim makamı nezdinde yapılan itirazın nasıl inceleneceği ve karara bağlanacağı düzenlenmektedir. Buna göre denetim ma...
(Şerh No: 2258 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:22)

 Bilgi  [MK. 487] MK. 487 Madde Gerekçesi
Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 431 inci maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak ve "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2257 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:16)

 Bilgi  [MK. 486] MK. 486 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 430 uncu maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Önceki maddelerde olduğu gibi, bu madde de "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Yürürlükteki Kanunun 430 uncu maddesine göre, vesayet makamı olan sulh mahkemesi vasi tutuklatabilir ve mallarını haczettirebilir. Vesayet makamı vasinin mallarını doğrudan doğruya kendi kararıyla haczedebilmelidir. Zira haczi icra dairelerinden veya başka mahkemeden isteme ...
(Şerh No: 2256 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:13)

 Bilgi  [MK. 485] MK. 485 Madde Gerekçesi
Gerekçesi; Madde İsviçre Medenî Kanununun 447 nci maddesine uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir. Yürürlükteki 429 uncu madde arılaştırılmak ve "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 2255 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:05)

 Bilgi  [MK. 484] MK. 484 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 428 inci maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" denilmiştir.
(Şerh No: 2254 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 13:00)

 Bilgi  [MK. 483] MK. 483 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 427 nci maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak suretiyle yeniden ve iki fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Maddede "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Bu şekilde madde İsviçre Medenî Kanunu'nun 445 inci maddesine uygun hâle getirilmiştir.
(Şerh No: 2253 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 12:57)

 Bilgi  [MK. 482] MK. 482 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 426 ncı maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki metinde yer alan "zaruri olan idari tasarruflar" yerine "Zorunlu İşler" deyimi kullanılmıştır.
(Şerh No: 2252 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2009 12:54)

 Bilgi  [EskiBK. 11] Borçlar Kanunu madde 11'de düzenlenen Şekil Serbestisi İlkesi Işığında Elektronik Sözleşmelerin Hukuki Geçerliliği
Borçlar Kanunu madde 11'de düzenlenen Şekil Serbestisi İlkesi Işığında Elektronik Sözleşmelerin Hukuki Geçerliliği (*) Türk Hukukunda 2004 yılına kadar konuyu düzenleyen özel bir mevzuat olmamakla birlikte, Borçlar Kanununun genel olarak sözleşmeleri düzenleyen maddeleri elektronik sözleşmelere de uygulanabilecek mahiyette kabul edilmiştir ve bu açıdan bir sözleşmenin elektronik olarak akdedilmesinin sözleşmenin hukuki geçerliliği konusunda hiçbir etkisi olmayacağını hemen belirtmek gerekir. ...
(Şerh No: 2251 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 03-12-2009 11:21)

 Bilgi  [EskiBK. 1] Elektronik Sözleşmelerle İlgili Yasal Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar
Elektronik Sözleşmelerle İlgili Yasal Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar(*) Elektronik Sözleşmelerle ilgili Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonunun 1996 tarihli (1998 düzeltmeleri ile birlikte) Elektronik Ticaret Model Yasası tüm Birleşmiş Milletler üyesi devletlere tavsiye niteliğinde sunulan bir yasa taslağını oluşturmaktadır. Bu taslak yasaya genel hatlarıyla dayanan ulusal yasalar Avustralya, Bermuda, Kolombiya, Fransa, Hong Kong Özel İdaresi, İrlanda, Filipinler, Güney K...
(Şerh No: 2250 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 03-12-2009 11:07)

 Bilgi  [EskiBK. 1] Elektronik Sözleşmede İsimlendirme Sorunu: Elektronik Sözleşme mi, Dijital Sözleşme mi?(*)
Elektronik Sözleşmede İsimlendirme Sorunu: Elektronik Sözleşme mi, Dijital Sözleşme mi?(*) Verilerin sayısallaşması anlamını taşıyan terim dijital terimidir. Elektronik sözleşmenin tanımına bakıldığında verilerin sayısallaşmasının vazgeçilmez bir unsur olduğu görülmektedir. Bu nedenle elektronik sözleşmelerin doğru isimlendirmesi esasen “dijital sözleşmeler” olarak tesbit edilmelidir. Gerçekten de, elektronik kavramı, dijitale göre çok daha geniş bir anlama sahip olduğundan ve analog kavr...
(Şerh No: 2249 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 03-12-2009 10:58)

 Bilgi  [EskiBK. 1] Elektronik Sözleşmenin Hukuki Yönü ve Tanımı: Elektronik Sözleşme Nedir?
Elektronik Sözleşmenin Hukuki Yönü ve Tanımı: Elektronik Sözleşme Nedir?(*) Elektronik sözleşme kavramı temel olarak geleneksel sözleşme ile aynı hukuki unsurlara haizdir. Netice olarak elektronik sözleşmenin de çok taraflı ve birbirine uygun irade beyanları ile oluşan bir hukuki muamele olduğunu tesbit etmek gerekir. Kavramı geleneksel sözleşmelerden ayıran nokta ise, bu sözleşmelerin elektronik olarak akdedilmesi olduğundan, tanımı bu noktada biraz açmak gerekmektedir: Elektronik ticaret...
(Şerh No: 2248 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 03-12-2009 10:53)

 Bilgi  [EskiBK. 1] Borçlar Kanunu madde 1 Gereğince Sözleşme (Akit) Kavramı ve Sözleşmenin Tanımı: Sözleşme Nedir?
Borçlar Kanunu madde 1 Gereğince Sözleşme (Akit) Kavramı ve Sözleşmenin Tanımı: Sözleşme Nedir? (*) Borçlar Kanunumuzun 1. maddesine göre akit, iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanı ile oluşan hukuki muameledir. TEKİNAY sözleşmeyi biraz daha geniş tanımla, “genellikle birbirinden farklı menfaat ve amaçlarla hareket eden kişiler arasında hukuki bir sonuç doğurmak ve özellikle bir borç ilişkisi kurmak, mevcut borçta değişiklik yapmak, ya da onu büsbütün ortadan kaldırmak iç...
(Şerh No: 2247 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 03-12-2009 10:48)

Maddenin 3. fıkrasındaki ihbar ve ihtarların geçerliğine dair sayılan şekiller (noter aracılığıyla-iadeli taahhütlü mektupla-telgrafla) ispat şartıdır. Taraflar arasında yapılan sözleşme ile ihbar ve ihtarların geçerliğine dair başkaca yazılı şekil şartları kararlaştırılmışsa bu şekilde yapılan ihbar ve ihtarlar da geçerlidir. E-mail yolu ile yapılan fesih ihbarı diğer tarafça kendilerine ulaşmadığı, içeriğinin fesih olmadığı gibi nedenlerle inkar edilmediği sürece işbu şekilde yapılan fesih ihb...
(Şerh No: 2246 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-12-2009 09:44)

Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek-sözleşmeyi fesih-sözleşmeden rücu amacıyla yapılacak ihtar ve ihbarların geçerliliği için (ispat şartı niteliğindedir) noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektupla ya da telgrafla yapılması şarttır. Anılan ihbar ve ihtarların yapıldığı hususu tanık beyanı ile kanıtlanamaz.
(Şerh No: 2245 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-12-2009 09:33)

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasının "Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz." biçimindeki son tümcesi Anayasa'ya aykırı değildir.
(Şerh No: 2244 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-12-2009 15:02)

 Önerge  [CMK. 153] (1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. (2) Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hakiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir. Ancak bu kısıtlama, tutuklu şüphelinin tutuk durumuna itiraz edecek veya salıverme talebinde bulunacak müdafi hakkında uygulanamaz. (3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında,ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. (4) (Değişik fıkra:25/05/2005-5353 S.K./23.mad.) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. (5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.
(Şerh No: 2243 - Ekleyen: Av.Erkan ŞENSES - Tarih : 02-12-2009 09:39)

 Önerge  [CMK. 136] Şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla müdafiin bürosu, konutu, yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları ile mobil telefonu hakkında, 135 inci madde hükmü uygulanamaz.
(Şerh No: 2242 - Ekleyen: Av.Erkan ŞENSES - Tarih : 01-12-2009 11:46)

 Bilgi  [BankacılıkK. 169] MADDE GEREKÇESİ
Madde 169.- Diğer kanunlarda mülga 3182 ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunlara yapılan atıfların bu Kanuna yapıldığı belirlenmiştir.
(Şerh No: 2240 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:23)

 Bilgi  [BankacılıkK. 168] MADDE GEREKÇESİ
Madde 168.- Maddeyle, yürürlükten kaldırılan hükümler ile diğer kanunlarda yapılan değişiklikler belirlenmiştir.
(Şerh No: 2239 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:22)

 Bilgi  [BankacılıkK. 167] MADDE GEREKÇESİ
Madde 167.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrasında yazılı hüküm, zimmet suçunu kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
(Şerh No: 2238 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:21)

 Bilgi  [BankacılıkK. 166] MADDE GEREKÇESİ
Madde 166.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasında yazılı suça ilişkin olarak, 24 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrasında öngörülen özel hükümler aynen muhafaza edilmiştir.
(Şerh No: 2237 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:18)

 Bilgi  [BankacılıkK. 165] MADDE GEREKÇESİ
Madde 165.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24 üncü maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan adlî para cezaları 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa paralel olarak düzenlenmek suretiyle muhafaza edilmiştir.
(Şerh No: 2236 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:17)

 Bilgi  [BankacılıkK. 164] MADDE GEREKÇESİ
Madde 164.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasının özel yetkiye ilişkin hükümleri bu madde kapsamına alınmıştır.
(Şerh No: 2235 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:16)

 Bilgi  [BankacılıkK. 163] MADDE GEREKÇESİ
Madde 163.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilk cümlesi hükmü bu madde kapsamına alınmıştır. Ayrıca, kovuşturmaya yer olmadığı kararının tebliğ edilmesine paralel olarak, kamu davası açılması hâlinde buna ilişkin iddianamenin bir örneğinin de Kuruma ve Fona tebliğ edileceği öngörülmüştür.
(Şerh No: 2234 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:14)

 Bilgi  [BankacılıkK. 162] MADDE GEREKÇESİ
Madde 162.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrası aynen muhafaza edilmiş, (3) numaralı fıkrasının ilk cümlesi hükmü de bu maddeye alınmıştır.
(Şerh No: 2233 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:11)

 Bilgi  [BankacılıkK. 161] MADDE GEREKÇESİ
Madde 161.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (11) numaralı fıkrası aynen muhafaza edilmiştir.
(Şerh No: 2232 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:10)

 Bilgi  [BankacılıkK. 160] MADDE GEREKÇESİ
Madde 160.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında yazılı suçlar bu madde altında toplanmıştır. Diğer taraftan, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) numaralı fıkrasında yazılı suç 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 247 nci maddesi paralelinde düzenlenmiştir.
(Şerh No: 2231 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:06)

 Bilgi  [BankacılıkK. 159] MADDE GEREKÇESİ
Madde 159.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (8), (9) ve (10) numaralı fıkralarında yazılı suçlar ve ağırlaştırıcı nedenler bu madde altında toplanmıştır. Ayrıca bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (10) numaralı fıkrasının son cümlesi hükmü muhafaza edilmiştir. Maddede öngörülen cezalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu paralelinde düzenlenmiştir.
(Şerh No: 2230 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:05)

 Bilgi  [BankacılıkK. 158] MADDE GEREKÇESİ
Madde 158.- Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (7) numaralı fıkrasında düzenlenen suça bu maddede yer verilmiştir. Anılan suç, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununda da, bir tehlike suçu olarak düzenlenmiştir. Yani suçun oluşması için bir bankanın itibarının ya da servetinin fiilen zarar görmesi gerekmemekte; zarar görme tehlikesinin oluşması yeterli olmaktadır. Ancak uygulamada anılan madde yanlış yorumlanmakta ve yar...
(Şerh No: 2229 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 01-12-2009 10:03)

 Bilgi  [İşK. 6] Madde Gerekçesi:
MADDE 6 - 1475 sayılı İş Kanununun bazı maddelerinde (örneğin 14, 53) işyerinin devrinden söz edilmekle beraber, bu konuyu genel olarak düzenleyen ve sonuçlarını belirleyen hükümler bulunmamaktadır. Deniz İş Kanununda geminin mülkiyetinin kısmen veya tamamen başkasına geçmesinin iş sözleşmesinin feshini gerektirmeyeceği (m. 19) hükme bağlanmakla, sınırlı da olsa, işyeri devrine ilişkin bir düzenleme getirilmiş, ancak Basın İş Kanunu ve Borçlar Kanunu’nda da işyerinin devrini günün ihtiyaçlarına ...
(Şerh No: 2228 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 01-12-2009 09:05)

 Bilgi  [İYUK. 24] kanun yolu ve savunma hakkının etkin kılınmasını önleyen riskler
AY'nin 36 ve 40 madde savunma ve kanun yolunun etkin kullanılmasını teminen, karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii ve süresinin gösterilmesini önerir. Yürürlükteki düzenleme bu öneriyi pratize etmekten uzak bir yaklaşıma sahiptir. Kanun yolunu etkin ve verimli kılmak, 36 ve 40 maddenin varlık sebebini işler kılacak bir düzenlemenin varlığını gerektirir. Gerekçeli kararın ne kadarlık sürede kaleme alınması ya da hazırlanması gerektiğine ilişkin bir buyruk veya öneriden yoksunluk, bu yapıla...
(Şerh No: 2227 - Ekleyen: Hilmi ŞEKER - Tarih : 30-11-2009 20:05)

 Türkçe  [GelirVK. 23] (Değişik madde: 24.12.1980-2361 s.y./17.m.) Aşağıda yazılı ücretler, gelir vergisinden ayrık tutulmuştur: 1. Köylerde ya da son kişi sayımına göre belediye içi toplam kişi sayısı 5000'i aşmayan yerlerde etkinlik gösteren ve salt el ile dokunan halı ve kilim üreten işletmelerde çalışan işçilerin ücretleri; 2. (Değişik: 22.07.1998-4369 s.y./28.m.) Gelir vergisinden bağışık olanların ya da gerçek yöntemde vergilendirilmeyen çiftçilerin yanında çalışan işçilerin ücretleri; 3. Toprak altı işletmesi niteliğindeki madenlerde değerli süs taşı elde etme işi ve bununla ilgili diğer bütün işlerde çalışanların salt yeraltında çalıştıkları zamanlara ilişkin ücretleri; 4. (Yürürlükten kaldırılan bent: 22.07.1998-4369 s.y./82.m.) 5. Köy muhtarları ile köylerin yazman, korucu, imam, bekçi ve benzeri hizmetlilerine köy bütçesinden ödenen ücretler ile çiftçi mallarını koruma bekçilerinin ücretleri; 6. Hizmetçilerin ücretleri (Hizmetçiler, özel kişilerce evlerde, bahçelerde, çok katlı yapılarda ve tecim yeri olmayan diğer yerlerde orta hizmetçiliği, süt ninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılan kişilerdir.) (Mürebbiyelere ödenen ücretler ayrıklık kapsamında değildir); 7. Sanat okulları ile bu nitelikteki eğitim kurumlarında, ceza ve iyileştirmeevlerinde, düşkünlerevlerinin işliklerinde çalışan öğrencilere, hükümlü ve tutuklulara ve düşkünlere verilen ücretler; 8. (Değişik bent: 25.05.1995-4108 s.y./16.m.) Çalışanlara işverenlerce yemek ...
(Şerh No: 2226 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 30-11-2009 16:32)

 Türkçe  [GelirVK. 22] (Yürürlükten kaldırılan madde: 04.12.1985-3239 s.y./138.m.; yeniden düzenlenen madde: 09.04.2003-4842 s.y./2.m.) 1. Bireysel emeklilikten emeklilik hakkı kazananlar ile bu dizgeden ölüm, sakatlık, işine sona verilme gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 25'i, Türkiye'de bulunanlar ile merkezi Türkiye'de bulunan diğer sigorta ortaklıklarından on yıl süreyle prim ödeyenler ile ölüm, sakatlık, işine son verilme gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 10'u ve tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı gelir vergisinden ayrıktır. Ayrık tutar üzerinden 94. maddenin birinci fıkrasının 15 numaralı bendine göre kesinti yapılmaz. 2. Tam yükümlü kurumlardan elde edilen, 75. maddenin ikinci fıkrasının 1, 2, 3 numaralı bentlerinde yazılı kazanç paylarının yarısı gelir vergisinden ayrıktır. Ayrık tutar üzerinden 94. maddeye göre kesinti yapılır ve kesilen verginin tamamı, kazanç payının yıllık açıklama yazısı ile açıklanması durumunda yıllık açıklama yazısı üzerinden hesaplanan vergiden düşülür.
(Şerh No: 2216 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 30-11-2009 16:25)

 Türkçe  [GelirVK. 9] (Değişik cümle: 22.07.1998 - 4369 s.y./26. m.) Tecimen ve zanaatçılardan aşağıda yazılı biçimde çalışanlar, gelir vergisinden bağışıktır: 1. Motorlu taşıma araçları kullanmamak koşuluyla gezici olarak ya da bir işyeri açmaksızın tüketiciye pazarlama ve satımla uğraşanlar (Giyim eşyaları, bireysel ve süs eşyaları, değeri yüksek ev eşyaları ile pazar yerlerinde gıda, bakkalda satılan şeyler, temizlik maddeleri ve durağan işyerlerinin önünde sergi açarak o işyerlerinde satış yapılan aynı türden mal satanlar dışında olmak üzere); 2. Bir işyeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya tüketiciye iş yapan atımcı, kalaycı, lehimci, musluk onarımcısı, çilingir, ayakkabı onarımcısı, ayakkabı boyacısı, berber, takav, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır yıkayıcısı ve yükçü gibi küçük zanaatçılar; 3. Köylerde gezici olarak her türlü zanaat işleri ile uğraşanlar, aynı yerlerde aynı işleri bir işyeri açarak yapanlardan 47. maddede yazılı koşulları taşıyanlar (51. madde kapsamına girenler bu bağışıklıktan yararlanamazlar); 4. Nehir, göl, deniz ve su geçitlerinde toplamı 50 rüsum tonilatoya (50 rüsum tonilato içinde) kadar makinesiz ya da motorsuz taşıma araçları işletenler; hayvanla ya da bir adet hayvan arabası ile taşımacılık yapanlar (Bu bentte yazılı ölçüler, birlikte yaşıyan eşlerle velilik altındaki çocuklarla ilgili olarak ya da ortaklık durumundaki işletmelerde bu kimselerin ya da ortaklığın işlettiği araçlar toplu olarak göz önüne alınarak belirlenir); 5. T...
(Şerh No: 2177 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 30-11-2009 12:41)

 Bilgi  [MK. 481] MK. 481 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 425 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası -vasiliğe engel bir sebebin- ortaya çıkması hâlinde vasinin görevinden çekilmek zorunda olduğunu hükme bağlamaktadır. Buradaki "vasiliğe engel bir sebep" deyimi, yürürlükteki metinde yer alan "ehliyete mani veya vasilikle telifi gayri kabil sebebi" içerecek genişlikte bir kavramdır. Maddenin ikinci fıkrasında, bir kaçınma sebebinin ortaya çıkması durumunda vasinin görev süresinin bitiminden önce göre...
(Şerh No: 2225 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:31)

 Bilgi  [MK. 480] MK. 480 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 424 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 2224 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:27)

 Bilgi  [MK. 479] MK. 479 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 423 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 2223 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:25)

 Bilgi  [MK. 478] MK, 478 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 422 nci maddesini karşılamaktadır Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, maddedeki "Sulh hâkimi" yerine doğru olarak "Vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.
(Şerh No: 2222 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:18)

 Bilgi  [MK. 477] MK. 477 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 42 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu ve kenar başlıkları "Kayyımın vesayeti" yerine "Kayyımlıkta ve yasal danışmanlıkta"; "Mutlak surette hitam" yerine "Genel olarak" deyimleri konulmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında "temsil kayyımlığı", ikinci fıkrasında ise "yönetim kayyımlığı" deyimlerine yer verilmiş, böylece önceki maddelerle uyum sağlanmıştır. Üçüncü fıkrada yasal danışmanlığın vesayet makamının kararıyla son...
(Şerh No: 2221 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:16)

 Bilgi  [MK. 476] MK. 476 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 420 nci maddesini karşılamaktadır. Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2220 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:13)

 Bilgi  [MK. 475] MK. 475 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 419 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde arılaştırılmak ve bazı kavramlara yeni karşılıklar verilmek suretiyle kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2219 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:11)

 Bilgi  [MK. 474] MK. 474 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 418 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeye açıklık getirmesi bakımından görüşüne başvurulacak olan bilirkişinin resmi sağlık kurulu olması gereğine işaret edilmiştir.
(Şerh No: 2218 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:09)

 Bilgi  [MK. 473] MK. 473 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 417 nci maddesini karşılamaktadır. Madde arılaştırılmış ve İsviçre Medenî Kanununun 435 inci maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2217 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-11-2009 12:07)

4320 sayılı yasa gereğince verilen bu karar kusurlu eşin saldırılarına son verilmesinin kendisine ihtarından ibaret kısa süreli bir tedbir niteliğindedir. Nihai nitelikte olmayan bu kararların temyizi mümkün değildir.
(Şerh No: 173 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 30-11-2009 10:57)

 Türkçe  [GelirVK. Mükerrer 21] (Yürürlükten kaldırılan madde: 09.04.2003-4842 s.y./37.m.)
(Şerh No: 2215 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 30-11-2009 10:47)

 Türkçe  [GelirVK. 21] (Değişik fıkra: 22.07.1998-4369 s.y./27.m.) Yapıların konut olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen kazancın 1.500.000.000 lirası gelir vergisinden ayrıktır. Ayrıklık sınırının üzerinde kazanç elde edilip açıklanmaması ya da eksik açıklanması durumunda bu ayrıklıktan yararlanılamaz. Tecimsel, tarımsal ya da mesleğe ilişkin kazancını yıllık açıklama yazısı ile bildirmek zorunda olanlar ile gelirleri bu kişilerce bildirilecek olanlar, bu ayrıklıktan yararlanamaz.
(Şerh No: 2214 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 30-11-2009 10:46)

Islah yolu ile dava sebebi değiştirilebilir. Kaldı ki kiralananda yapılacak işin değiştirilmesi dava sebebinin değiştirilmesi niteliğinde de değildir. Bu durumda mahkemece kiralananın davacının ıslah yoluyla yapacağını belirttiği işe uygun ve elverişli olup olmadığının tesbitiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.
(Şerh No: 2213 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 30-11-2009 09:42)

6570 Sayılı Kanun ve yerleşen içtihatlara göre ihtiyaca dayanan davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir.
(Şerh No: 2212 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 30-11-2009 09:34)

 Bilgi  [İnternetK. 11] İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Başbakanlıktan: Resmi Gazete Tarihi : 30/11/2007 Resmi Gazete Sayısı : 26716 BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam, Tanımlar ve İlkeler Amaç ve kapsam Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı; içerik sağlayıcıların, yer sağlayıcıların ve erişim sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcıları üzerind...
(Şerh No: 2211 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 30-11-2009 00:27)

 Bilgi  [MK. 472] MK. 472 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 416 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır. Kaynak Kanunda bu maddeyi karşılayan 433 üncü maddenin kenar başlığı "Vesayetin sona erme koşulları" şeklindedir. 1984 tarihli Öntasarıda da aynı deyim kullanılmıştır. Oysa bu maddede vesayetin sonra erme sebepleri düzenlenmiştir. Bu nedenle "Vesayetin ref 'i şartları" biçimindeki kenar başlık "kaldırılması" olarak değiştirilmiştir. Maddenin birinci fıkrası Arılaştırı...
(Şerh No: 2210 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-11-2009 23:35)

 Bilgi  [MK. 471] MK. 471 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 415 inci maddesini karşılamaktadır. Madde Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, yürürlükteki maddenin ikinci cümlesi çıkarılmıştır. Yürürlükteki maddenin birinci cümlesini karşılayan, yeni düzenlemede, özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûmiyet sebebine dayanan kısıtlılık hâlinin, kişinin hapis hâlinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür. Yürürlüktek...
(Şerh No: 2209 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-11-2009 23:14)

 Bilgi  [MK. 470] MK. 470 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 414 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde yeniden kaleme alınmak suretiyle arılaştırılarak iki fıkra hâline getirilmiştir. Birinci fıkra küçüklerin normal yolla erginleşmesi halinde vesayetin kendiliğinden sona ereceğini öngörmektedir. İkinci fıkra mahkeme kararıyla erginliğin kazanılması hâlinde mahkemenin aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını belirlemesini ve bu kararın ilan edilmesini hükme bağlamaktadır.
(Şerh No: 2208 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-11-2009 23:08)

 Bilgi  [MK. 469] MK. 469 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Madde vesayet makamında görevli kişilere karşı Devletin rücu davasına bakmaya, vesayet makamının bulunduğu yere en yakın Asliye mahkemesinin yetkili olacağını belirtmektedir. Böyle bir hükme kanunda ihtiyaç vardır. Zira vesayet makamında görevli kişilerin, hâkim olarak bulunduktan yerde bu davanın görülebileceğini kabul etmek isabetli bir çözüm olamaz. Buna karşılık, tazminat davaları ve diğer rücu davaları vesayet makamının bulunduğu yerdeki asliye mahkemelerinde görülebilecektir.
(Şerh No: 2207 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-11-2009 23:06)

 Bilgi  [MK. 468] MK. 468 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 410 uncu maddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada vesayet makamı ve denetim makamı gibi vesayet dairelerinde görevli olanların haksız fiilleri ile başkalarına verdikleri zarardan dolayı Devlet'in sorumlu tutulması esası getirilmiştir. Türk hukukunda geçerli olan memurların memuriyet görevleri nedeniyle verdikleri zarardan memurun değil, doğrudan doğruya Devlet'in sorumlu olduğu, zararı tazmin eden Devlet’in kendi memuruna rücu etmesine ilişkin genel ilke madded...
(Şerh No: 2206 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-11-2009 23:03)

 Bilgi  [MK. 467] MK. 467 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Madde vasinin sorumluluğunu düzenlemektedir. Burada kusur esasına dayanan bir sorumluluk söz konusudur. Maddenin ikinci fıkrası, buradaki sorumluluk esasının "kayyım ve yasal danışmanlar" hakkında da aynen geçerli olduğunu belirtmektedir.
(Şerh No: 2205 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-11-2009 22:59)

İcra Müdürlüğü'nde yapılan işlemin sonuç doğurabilmesi zamanaşımını kesebilmesi için İİK.'nun 59. maddesi uyarınca masrafının yatırılmış olması gerekir. Yalnızca haciz talebinde bulunması zamanaşımını kesmez.
(Şerh No: 2204 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 29-11-2009 22:44)

İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir.
(Şerh No: 2203 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 29-11-2009 22:30)

Tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş olması gerektiği MÖHUK. 50. maddede açıkça ifade edildiği gibi Kanunun 53. maddesinde de tenfiz dilekçesine ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin de eklenmesinin zorunlu olduğu hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
(Şerh No: 2202 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 29-11-2009 22:14)

Medeni Kanununun 32. maddesi uyarınca gaiplik kararının verilebilmesi için, aynı Kanunun 33. maddesinde belirtildiği şekilde ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması ve mahkemece, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimselerin, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırılması gerekir.
(Şerh No: 2201 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 29-11-2009 15:58)

 Bilgi  [Av.K. 9] Avukatın Hukuka Uygun Davranacağına İlişkin Yemin Etmeye Zorlanması Haksızlıktır.
Avukatlık Kanunu’nun 9.maddesindeki yemin metni gerçekle örtüşmemektedir: ‘’ Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine andiçerim.’’ Hukukun tanımı tartışmalıdır. Tanımlanamayan bir kavram üzerine ant içmek avukatın namusunu tehlikeye sokmaktadır. ‘’Bir yerde iki hukukçu varsa üç hukuki görüş vardır’’ sözü doğrudur. Hukukun köşeli ve belirli bir kavram olmadığı yargı kararlarındaki ayrışık oylardan bellidir. ‘’Hukuka uygun davranmak...
(Şerh No: 1472 - Ekleyen: Av.Armağan KONYALI - Tarih : 29-11-2009 15:50)

 Bilgi  [Av.K. 3] Avukatlık sınavı şimdi yok ama Anayasa Mahkemesi kararı yayınlanınca sınav olacak
Avukatlık Kanunu’nda avukatlığa kabulün koşulları arasında 3.maddenin (d) bendinde ‘’avukatlık sınavında başarılı olmak’’ koşulu da vardı. Daha sonra çıkarılan Kanun’la bu koşul kaldırıldı. Anayasa Mahkemesi koşulu kaldıran kanunu iptal etti. Yürütmeyi durdurma talebini ise reddetti. İptal kararı henüz yayınlanmadı; dolayısıyla iptal kararı henüz yürürlüğe girmedi. Bu nedenle sınav koşulu henüz geri gelmedi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı yayınlandığında ve yürürlüğe girdiğinde...
(Şerh No: 2187 - Ekleyen: Av.Armağan KONYALI - Tarih : 29-11-2009 12:55)

 Türkçe  [GelirVK. Mükerrer 20] (Ek madde: 04.12.1985-3239 s.y./41.m.; yürürlükten kaldırılan madde: 26.12.1993-3946 s.y./38.m.)
(Şerh No: 2200 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 11:37)

 Türkçe  [GelirVK. 20] (Yürürlükten kaldırılan madde: 24.12.1980-2361 s.y./14.m.; yeniden düzenlenen madde: 16.07.2004-5228 s.y./27.m.) Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim, ortaöğretim özel okullarının işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili bakanlığın görüşü alınarak Maliye Bakanlığının belirleyeceği yöntem ve ilkeler çerçevesinde beş vergilendirme dönemi boyunca gelir vergisinden ayrıktır. Ayrıklık, okulların etkinliğe geçtiği vergilendirme döneminden başlayarak geçerlidir.
(Şerh No: 2199 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 11:35)

 Türkçe  [GelirVK. 19] (Yürürlükten kaldırılan madde: 24.12.1980-2361 s.y./13.m.; yeniden düzenlenen madde: 09.04.2003-4842 s.y./1.m.; yürürlükten kaldırılan madde: 30.03.2006-5479 s.y./2.m.)
(Şerh No: 2198 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 11:32)

 Türkçe  [GelirVK. Mükerrer 18] PTT acenteliğinden elde edilen kazançlar, gelir vergisinden ayrıktır. Bu kazanç ayrıklığının bu yasanın 94. maddesine göre kesinti yoluyla alınacak vergiye etkisi yoktur.
(Şerh No: 2197 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 11:30)

 Türkçe  [GelirVK. 17] (Yürürlükten kaldırılan madde: 22.07.1998-4369 s.y./82.m.)
(Şerh No: 2194 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 10:55)

 Türkçe  [GelirVK. 16] Yabancı elçilik ve konsolosların 15. maddeye girmeyen görevli ve hizmetlilerinin yalnız bu işlerden dolayı aldığı ücretler, karşılıklı olmak koşuluyla gelir vergisi dışında tutulur.
(Şerh No: 2193 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 10:53)

 Türkçe  [GelirVK. 15] Yabancı devletlerin Türkiye'de bulunan elçi, büyükelçiye vekillik eden diplomat ve konsolosları (onursal konsoloslar dışında) ile elçilik ve konsolosluklarda o ülkelerin uyrukluğunda bulunan görevlileri, Türkiye'de kamusal bir görevle görevlendirilenler, bu konumlarından dolayı ve karşılıklı olmak koşuluyla gelir vergisinden bağışıktır. Bu bağışıklığın taşınır anamal geliri üzerinden kesinti yoluyla alınan vergiye etkisi yoktur.
(Şerh No: 2192 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 10:49)

 Türkçe  [GelirVK. 14] (Yürürlükten kaldırılan madde: 22.07.1998 - 4369 s.y./82.m.)
(Şerh No: 2191 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 10:43)

 Türkçe  [GelirVK. 13] (Yürürlükten kaldırılan madde: 22.07.1998 - 4369 s.y./82.m.)
(Şerh No: 2190 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 10:41)

 Türkçe  [GelirVK. 12] (Yürürlükten kaldırılan madde: 22.07.1998 - 4369 s.y./82.m.)
(Şerh No: 2189 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 10:40)

 Türkçe  [GelirVK. 11] (Yürürlükten kaldırılan madde: 22.07.1998 - 4369 s.y./82.m.)
(Şerh No: 2188 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 29-11-2009 10:39)

 Bilgi  [MK. 466] MK. 466 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 409 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddede öngörülen özen iyi bir yönetimin gerektirdiği özendir.
(Şerh No: 2186 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2009 22:41)

 Bilgi  [MK. 465] MK. 465 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 408 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki madde Sulh mahkemesinin izni alınmadan yapılan tasarrufların hukuksal durumunu düzenlemiştir. Maddenin aslı olan İsviçre Medenî Kanununun 424 üncü maddesi göz önünde tutularak, madde, Asliye Mahkemesinin (denetim makamının) izninin bulunmaması hâlini de kapsayacak şekilde kaleme alınmış ve yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapılan işlemlerin hukuksal durumu belirlenmiştir.
(Şerh No: 2185 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2009 22:14)

 Bilgi  [MK. 464] MK. 464 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 407 nci maddesini karşılamaktadır. "Sulh mahkemesi" deyime yerine "Vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2184 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2009 22:11)

 Bilgi  [MK. 463] MK. 463 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 406 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddede "Sulh mahkemesi" deyimi yerine "Vesayet makamı", "Asliye mahkemesi" deyimi yerine "Denetim makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2183 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2009 22:08)

 Bilgi  [MK. 462] MK. 462 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 405 inci maddesini karşılamaktadır. Ancak (2) numaralı bende "diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi" ifadesi eklenmiştir. (3) numaralı bentteki "alelade idare ihtiyaçları haricinde inşaat" yerine "olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri" deyimi kullanılmıştır. Maddenin (6) numaralı bendindeki "bir yıl veya daha uzun süreli ürün ..." hükmündeki ürün kirası, yürürlükteki maddede "arazi kirası" olarak geçmektedir. Bu değişiklikle -ar...
(Şerh No: 2182 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2009 22:03)

 Bilgi  [MK. 461] MK. 461 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 404 üncü maddesini karşılamaktadır. Sadece "Sulh mahkemesi" deyimi yerine "Vesayet makamı", "Asliye mahkemesi" deyimi yerine de "Denetim makamı" deyimleri kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2181 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2009 21:58)

 Bilgi  [MK. 460] MK. 460 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 403 üncü maddesini karşılamaktadır, ikinci fıkrada "Sulh mahkemesi" deyimi yerine "Vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2180 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2009 21:56)

 Bilgi  [MK. 459] MK. 459 Madde Gerekçesi
Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 402 nci maddesini karşılamaktadır. Sadece "Sulh mahkemesi" deyimi yerine "Vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 2179 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-11-2009 21:54)

 Bilgi  [MÖHUK. 64] MADDE GEREKÇESİ
Madde 64 – (1) 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, (2) Kanunun 21 inci maddesindeki hükümle konu daha açık bir şekilde düzenlendiğinden 29.6.1956 tarihli 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 866 ncı maddesinin ikinci fıkrası, (3) Kanunun 22 nci maddesiyle düzenlenen ve tüm fikrî mülkiyet haklarını kapsayan farklı hüküm nedeniyle 5.12.1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 88 inci maddesi, Yürürlükten kaldırılmış...
(Şerh No: 2019 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 28-11-2009 20:54)

 Bilgi  [MÖHUK. 63] MADDE GEREKÇESİ
Madde 63 – 2675 sayılı Kanunda yer verilmeyen “Yabancı hakem kararlarının tanınması” başlıklı yeni bir maddedir. Kanuna eklenen maddeyle uygulamadaki mevcut tereddütleri ortadan kaldırmak için hakem kararının tenfizine ilişkin hükümlerin hakem kararının tanınmasında da uygulanacağı belirtilmiştir.
(Şerh No: 2018 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 28-11-2009 20:54)

 Bilgi  [MÖHUK. 62] MADDE GEREKÇESİ
Madde 62 – 2675 sayılı Kanunun 45 inci maddesini kısmen karşılamaktadır. 2675 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinde yapılan değişikliğe uygun olarak 45 inci maddenin (i) bendine “veya bağlayıcılık” deyimi eklenmiştir. Ayrıca uygulamada doğan tereddütleri bertaraf etmek için, kararın kesinleşmesi, icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanması konularının tâbi olacağı hukuklara, bunların “tâbi olduğu usul” de eklenmiştir.
(Şerh No: 2017 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 28-11-2009 20:52)

 Bilgi  [MÖHUK. 61] MADDE GEREKÇESİ
Madde 61 – 2675 sayılı Kanunun 44 üncü maddesini kısmen karşılamaktadır. 2675 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinde yapılan değişikliğe uygun olarak 44 üncü maddenin birinci fıkrasına, hakem kararının tenfizini talep eden tarafın, dava dilekçesine eklemesi gerekli belgeler arasına hakem kararının “taraflar için bağlayıcılık kazanmış” aslı ve onanmış örneği de eklenmiştir. Böylece uygulamadaki ihtiyaçlar göz önüne alınarak ilgili tarafın hakem kararının aslını veya onanmış örneğini tenfiz mahkemesi...
(Şerh No: 2016 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 28-11-2009 20:52)

 Bilgi  [MÖHUK. 60] MADDE GEREKÇESİ
Madde 60 – 2675 sayılı Kanunun 43 üncü maddesini kısmen karşılamaktadır. Milletlerarası tenfiz hukukunda, milletlerarası veya yabancı hakem mahkemelerinin kararlarının tanınması ve tenfizinde, hakem kararının taraflar için “bağlayıcı (binding)” olması, o kararın tanıma ve icrası için yeterli kabul edilmekte, ayrıca ilgili devlet hukukuna göre kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış olması aranmamaktadır. Bu gelişmeye uygun olarak, milletlerarası hakem kararlarının tanınması ve tenfizini kolayla...
(Şerh No: 2015 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 28-11-2009 20:52)

 Bilgi  [MÖHUK. 59] MADDE GEREKÇESİ
Madde 59 – 2675 sayılı Kanunda yer verilmeyen “Kesin hüküm ve kesin delil etkisi” başlıklı yeni bir maddedir. Türk mahkemelerince hakkında tanıma kararı verilen yabancı mahkeme kararının sahip olduğu kesin delil veya kesin hüküm etkisinin Türk hukuku bakımından hangi andan itibaren hüküm doğuracağı uygulamada bazı tereddütlere yol açmaktaydı. Düzenlenen yeni 58 inci madde ile tanınan yabancı mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil etkisinin, yabancı mahkeme kararının kendi hukukuna göre ...
(Şerh No: 2014 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 28-11-2009 20:51)

 Bilgi  [MÖHUK. 58] MADDE GEREKÇESİ
Madde 58 – 2675 sayılı Kanunun 42 nci maddesini kısmen karşılamaktadır. Yabancı mahkeme ilâmlarının tanınmasında 2675 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin (d) bendinin uygulanmasını önleyen 42 nci maddenin birinci fıkrasındaki hüküm, aleyhine tanınma talep edilen kişinin savunma haklarını kullanamamış olması ihtimâlini tenfiz hâkiminin kontrolü dışında bırakacak şekilde yorumlanmaya müsait görülmüştür. Bu konudaki tereddütleri kaldırmak ve 38 inci maddenin (d) bendinin yabancı ilâmların tanınmasın...
(Şerh No: 2013 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 28-11-2009 20:51)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,27273393 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.