Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

5271 S.lı Ceza Muhakemesi Kanunu - Son Eklenen Şerhler

5271 S.lı Ceza Muhakemesi Kanunu - Son Eklenen Şerhler

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlalin yeniden yargılamayla giderilebileceğine dair kararına rağmen yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmemesi kararı adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.
(Şerh No: 16809 - Ekleyen: Stj.Av.Aydın IŞIK - Tarih : 19-07-2018 19:42)

Davalı hakkında resmî evrakta sahtecilik suçundan Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış ise de, bu dava sonunda verilen 16.01.2014 gün ve 2012/730 E., 2014/22 K. sayılı kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar (HAGB) verilmiştir. Bu karar bir mahkumiyet kararı sayılmayacağından, hukuk hâkimini bağlamaz (aynı yönde HGK, 19.02.2014 gün ve 2013/23-320 E., 2014/118).
(Şerh No: 16784 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 11-06-2018 14:52)

5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlayabilmesi için BK’nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle somut olayda ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet h...
(Şerh No: 16783 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 11-06-2018 14:47)

Böylece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla kurulan hüküm, belli bir süre sanık hakkında hüküm ifade etmemekte, her hangi bir sonuç doğurmamaktadır. Sanık bulunduğu hal üzere bırakılmakta, aynen yargılanan kimsenin durumunda kalmakta ve yapılan yargılama geçici bir süre askıda kalmaktadır. Askı süresi boyunca, yargılanan kimsenin sanık sıfatı devam eder ise de, hiçbir şekilde bu kimse hükümlü sayılamaz. Bu sebeple hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kimse...
(Şerh No: 16782 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 11-06-2018 14:43)

Sanığın üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı itibariyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi uyarınca istinabe suretiyle sorgusununyapılamayacağının gözetilmemesi BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 16708 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 08-12-2017 11:31)

T.C. Sanık müdafiinin itiraz dilekçesinin 12/10/2017 tarih 19.52'de Uyap sisteminden gönderildiği, elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda bittiği ve itirazın süresinde yapıldığı anlaşılmış olması nedeniyle sanık müdafii Av.Onur Güler tarafından yapılan itirazının KABULÜ'ne karar verilmiştir.
(Şerh No: 16706 - Ekleyen: Av.Onur GÜLER - Tarih : 28-11-2017 19:40)

Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararına karşı sanık müdafiinin yaptığı itirazı inceleyip reddeden Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde yer alan başkan ve üyelerin, görevsizlik kararı ile gelen dosyanın yargılamasına katılmış olmalarında, bir karar veya hükme katılan hakimin yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar ya da hükme katılma hali de söz konusu değildir.
(Şerh No: 16700 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-11-2017 21:40)

Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hakimin reddinin istenmesi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar, sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle ise ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması ile sınırlı olduğundan ve sanığın 26.09.2008 tarihinde yapılan sorgusundan sonra 06.03.2009 tarihinde sanık müdafileri tarafından talepte bulunulduğundan, istem süresinden sonra yapılmıştır.
(Şerh No: 16699 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-11-2017 21:37)

Kusursuz olduğu kabul edilerek hakkında beraat hükmü kurulan sanıklar hakkında "suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesine dayanılması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, Karar verilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 16671 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 06-10-2017 09:28)

 Bilgi  [CMK. 291] Yürürlük
Maddedeki "yedi" ibaresini "on beş" olarak değiştiren hüküm 7035 sayılı kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca yürürlük tarihi olan 5.8.2017 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. "GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Kanunla, 5271 sayılı Kanunun 291 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanunun 361 inci maddesinde temyiz sürelerine ilişkin olarak yapılan değişiklikler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır.
(Şerh No: 16626 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 08-08-2017 15:23)

Sanık aleyhine olan bir delil Mahkemece değerlendirme dışı bırakılıp da SANIK HAKKINDA CEZA DAVASININ DÜŞMESİ KARARI VERİLİRSE, bu hukuka aykırılık nedeniyle KANUN YARARINA BOZMA yoluna (olağanüstü kanun yoluna) BAŞVURULAMAYACAKTIR! Bu durum, CMK md. 314 kapsamında sanık veya hükümlünün aleyhine YARGILAMANIN YENİLENMESİ NEDENLERİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLECEKTİR! Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğundan, davanın reddi gerekir.
(Şerh No: 16624 - Ekleyen: Av.Damla DURMUŞ - Tarih : 07-08-2017 17:12)

Avukatlık Yasası'nın 59. maddesinde belirtilen iddianame, şüpheli hakkında yargılama yapılmasını sağlayacak nitelikte bir belge olmadığından, 5271 sayılı Yasa'nın 174/1-a maddesi gereğince iadesine de karar verilemeyecektir. Akıl hastası şüpheli hakkında kamu davası açılamayacağı yönünde bir düzenleme bulunmadığı gibi, yapılacak yargılama sonucunda suçu işlediği saptanan akıl hastası sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmedileceğinden; anılan kararın verilebilmesi için suçun akıl hastası sanı...
(Şerh No: 16529 - Ekleyen: Av.Aslı AYDIN - Tarih : 08-11-2016 11:37)

Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun raporuna göre T.C.K.nın 32/1. maddesinin uygulanmasını gerektirir nitelikte akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeyerek C.M.K.nın 150/2. maddesine aykırı davranılması BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR.
(Şerh No: 16528 - Ekleyen: Av.Aslı AYDIN - Tarih : 08-11-2016 11:27)

Beraat eden sanık hakkında uygulanmış olan adli kontrol tedbiri sebebiyle oluşan zarar ile ilgili maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
(Şerh No: 16508 - Ekleyen: Av.Ahmed EKMEN - Tarih : 20-08-2016 16:21)

 Bilgi  [CMK. 64] ADLİ TIP KURUMU'NA BAŞVURMAK ZORUNLU MUDUR?
ADLİ TIP KURUMU'NA BAŞVURMAK ZORUNLU MUDUR? Av. İsmail DUYGULU Hem hukuk ve hem de ceza davalarında Adli Tıp Kurumu'na başvurulmak suretiyle rapor alındığı ve bu raporlar ile bağlı kalınarak hüküm kurulduğu bilinmektedir. Adil yargılanma, hukuki dinlenilme / savunma ve ispat hakkı kapsamında, Adli Tıp Kurumu nezdinde yapılan ve itiraza konu olan yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmayan raporlara dayanılarak verilen hükümler hukuka aykırıdır. Bilindiği üzere Adli Tıp Kurumu yeterl...
(Şerh No: 16477 - Ekleyen: Av.İsmail DUYGULU - Tarih : 03-06-2016 13:24)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, yasa gereği vekalet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmişse, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilecektir. Aksi halde sanığa, bir davada iki kez vekalet ücreti yüklenmiş olunacaktır.
(Şerh No: 16454 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 31-03-2016 14:13)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen vekil ücretlerinin sanıktan alınmasına hükmedilemeye...
(Şerh No: 16428 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-02-2016 16:44)

(As amended: December 6,2006 – Act No.5560 Art.16) (1) The file may not be sent to an inferior court during trial by rendering a decision of lack of subject-matter jurisdiction with the conviction of that the legal nature of the crime has changed.
(Şerh No: 16289 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-06-2015 14:09)

(1) Transactions conducted by a judge or a court that lacks of subject-matter jurisdiction, are void, except those which their renewal are not possible.
(Şerh No: 16290 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-06-2015 13:57)

(1) In case it is appeared after the approval of the indictment that the matter has been over subject-matter jurisdiction of the court hearing the case or has been outside of its subject-matter jurisdiction, the court sends the matter to the court having it, by a decision. (2) There may be applied to the process of objection against the decisions of lack of subject-matter jurisdiction in respect to the courts within civil jurisdiction.
(Şerh No: 16288 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-06-2015 13:04)

(1) Subject- matter jurisdictions of the courts shall be regulated by law. (2) (Paragraph added on June 26, 2009; Act No. 5918 Art.6) In case non military persons commit an offence included in the Military Penal Code or in other laws and subject to jursdiction of the military courts at the time of peace individually or with the participation of military persons, investigations of non military persons shall be carried out by public prosecutors, and prosecutions of them; by the civil courts.
(Şerh No: 16286 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-06-2015 12:54)

The court which hears the case may decide whether it has subject-matter jurisdiction or not at any stage of prosecution ex officio. The provision of the Article 6 is reserved. (2) In case a conflict on the subject of subject-matter jurisdiction arisen between the courts, the court having subject-matter jurisdiction shall be determined by the joint superior court of jurisdiction.
(Şerh No: 16287 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-06-2015 12:52)

(1) In the application of this Code; a) "Suspect" means the person, who is under suspicion of having committed a crime, at the stage of investigation, b) "Accused" means the person, who is under suspicion of having committed a crime, from the beginning of the prosecution until the final judgment, c) "Defense counsel" means the lawyer, who defends the suspect or the accused during the penal proceedings, d) "Representative" means the lawyer, who represents the intervener, the person injured by crime or the person, who is liable financially, e) "Investigation" means the stage which passes starting from being informed of a suspicion of commitment of crime by competent authorities pursuant to the Code, and until the approval of the indictment, f) "Prosecution" means the stage which passes from the approval of the indictment and until finalization of judgment, g) "Taking statements" means being heard of the suspect by the law enforcement officers or public prosecutor about the crime, which is subject of the investigation, h) "Interrogation" means being heard of the suspect or the accused by the judge or the court about the crime, which is subject of investigation or prosecution, i) "Liable financially" means the person, who will be affected from consequences of the court’s judgement and will suffer them by bearing the material and financial liability, after adjudication of the matter which is subject of trial and finalization of it. j) "Offense in the ...
(Şerh No: 16285 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 20-06-2015 11:57)

(1) This Code, regulates the rules concerning how penal proceedings to be conducted and rights, powers and obligations of the persons who are involved in this process.
(Şerh No: 16284 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 20-06-2015 11:30)

PARADA SAHTECİLİK SUÇUNDAN DOĞRUDAN ZARAR GÖRMEYEN VE BU SUÇU TAKİP ETME GÖREVİ DE BULUNMAYAN HAZİNENİN, KAMU DAVASINA KATILMA HAK VE YETKİSİNİN BULUNMAMASI
(Şerh No: 16176 - Ekleyen: Hasan ERDEM - Tarih : 18-04-2015 09:42)

“Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur. Doktrinde, "Meşru müdafaa olarak değerlendirilebilecek, örneğin hakaret, tehdit veya şantaj suçlarına muhatap olan ve o an konuşmaları...
(Şerh No: 16080 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 28-02-2015 11:32)

Yargıtay C.Başsavcısının, Ceza Dairelerinin kararlarına karşı itirazı, olağanüstü bir yasa yolu olup, hangi hallerde bu yola başvurulacağı yasada açıklanmamakla beraber gerek yerleşmiş yargısal kararlarda, gerekse öğretide ancak sınırlı hallerde bu yola başvurulabileceği kabul edilmiştir. Örneğin: * eleştiriye dair düşüncelerin reddine dair daire kararlarının itiraz olunabilecek nitelikte kararlardan olmadıkları; * kabule göre yapılan bozmalara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının iti...
(Şerh No: 15463 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-04-2014 14:42)

Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur.
(Şerh No: 15378 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 22-02-2014 17:01)

Sanıkla katılan arasında arazi ihtilafı nedeniyle husumet olması, yaralanmanın niteliği ve sanığın silahla birden fazla ateş etmesi karşısında eyleminin kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdir ve muhakemesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 15329 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 30-01-2014 15:55)

Hakimler ve Savcılar Kanunu m.94 ve 5271 S.K. m.2'deki suçüstü tanımı beraber değerlendirildiğinde; ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçüstü halinde, herhangi bir izin sistemi getirilmediği gibi, suçun türüne veya yapılan göreve ya da sahip olunan unvana ilişkin herhangi bir ayırım yapılmadığından hakim ve savcıların soruşturması genel hükümlere göre yapılacaktır. CMK m.135/1'e göre şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınab...
(Şerh No: 15327 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-01-2014 11:24)

Alt sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan yargılanma halinde sanık müdafiinin duruşmada hazır bulundurulması zorunludur.
(Şerh No: 15326 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 28-01-2014 19:38)

Delillerin değerlendirilmesinde “suç işlemek üzere kurulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işleyip işlemediğinin” ve hukuki durumunun belirlenmesi görevinin 3713 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 4/a fıkrası uyarınca görevli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılama sürdürülerek hüküm kurulması BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 15018 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-10-2013 20:14)

Aralarında menfaat çatışması bulunan iki sanığın müdafiiliğini aynı avukatın üstlenmesi bozma nedenidir.
(Şerh No: 15017 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-10-2013 19:26)

Sanığa kolluk marifetiyle yapılan tebligatın usule aykırı olması sebebiyle eski hale getirme talebinin yerinde ve temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
(Şerh No: 14421 - Ekleyen: Av.Ferhat ÇAKIROĞLU - Tarih : 29-03-2013 13:17)

 Bilgi  [CMK. 135] İletişimin Tespiti Artık Mümkün Olmayacak
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06.02.2012 tarihli 2012/578 Esas nolu Yürütmeyi Durdurmaya İtiraz kararı ile; Danıştay 10. Dairenin 09.05.2012 tarihli 2012/1001 Esas sayılı kararı ile, 14.02.2007 tarih 26434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik"in iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; ...
(Şerh No: 14397 - Ekleyen: Av.Mine ALTINBAŞ - Tarih : 21-03-2013 14:00)

Yasal sürede yetkili hakim önüne çıkarılmayan kişinin tazminat hakkı vardır. Keza görüntülü duruşma yapmak varken yol tutuklaması yapılması ve kişinin makul sürenin üzerinde tutuklu bulundurulması da tazminat gerektiren bir husustur.
(Şerh No: 14328 - Ekleyen: Av.Gül KÜLCÜ - Tarih : 11-03-2013 11:00)

Sanıklar hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu nedeniyle iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararları alınmıştır. Bu kararlara dayanılarak dinlenen telefon görüşmeleri, ancak "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu yönünden delil olarak kullanabilir. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma" suçları yönünden dinleme kararı bulunmadığından, sözü edilen telefon konuşmaları bu suçlarda delil olarak kullanılmaz. Öte yandan, CMK'nın 135. ...
(Şerh No: 14327 - Ekleyen: Av.Gül KÜLCÜ - Tarih : 11-03-2013 10:55)

CMK'nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi, ancak kesin hükümlere karşı başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm niteliğinde bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yargılamanın yenilenmesi isteminin, CMK'nın 318/1. maddesi uyarınca kabule değer olmaması nedeniyle reddine karar verilmelidir.
(Şerh No: 14178 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 25-12-2012 22:38)

Katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi için ceza davasının mahkumiyetle sonuçlanması ve katılanın kendisini hukuki yardımından yararlandığı bir vekille temsil ettirmesi yeterli olup, ayrıca vekilin duruşmaları takip etmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
(Şerh No: 14042 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 19-10-2012 16:04)

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin (6) numaralı fıkrasının sonuna, 6008 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen “Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” biçimindeki cümle Anayasa’ya aykırı değildir.
(Şerh No: 14030 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 14-10-2012 12:21)

İletişimin tespitinde hukuka aykırı elde edilen delillerden ötürü ceza verilemeyeceği.
(Şerh No: 14015 - Ekleyen: Av.Gökmen AŞKAR - Tarih : 26-09-2012 12:40)

Yargılamanın yenilenmesi, ancak kesin hükümlere karşı başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm niteliğinde bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerekir.
(Şerh No: 13914 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 06-09-2012 10:20)

Anayasa Mahkemesi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 234. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “… vekili aracılığı ile…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 17.5.2012 gününde OY BİRLİĞİYLE karar verdi.
(Şerh No: 13864 - Ekleyen: Stj.Av.Yakup Gökhan DOĞRAMACI - Tarih : 21-07-2012 10:47)

Madde metninde belirtilen yeni delil ifadesinden ne anlaşılması gerektiği-Yeni delilin daha sonra ortaya çıkması ile daha önce var olmakla birlikte sorgu hakimliğince bilinmemesi arasında fark olmadığı-Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların geçici olarak kesin yargı oluşturabileceği
(Şerh No: 13435 - Ekleyen: Av.Alimert KARAKILÇIK - Tarih : 13-04-2012 15:09)

Madde metninde belirtilen yeni delil ifadesinden ne anlaşılması gerektiği-Yeni delil ortaya çıkmadıkça kamu davası açılamayacağı
(Şerh No: 13433 - Ekleyen: Av.Alimert KARAKILÇIK - Tarih : 12-04-2012 18:42)

Davada mahkumiyete karar verilmiş ise, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, vekili bulunan katılan lehine avukatlık ücreti takdir edilerek sanığa yükletilmelidir.
(Şerh No: 13419 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 07-04-2012 15:55)

 Önerge  [CMK. 231] Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına gerek usul gerekse esas yönünden hem sanık hem de şikayetçi taraf itiraz edebilir. İtirazı inceleyecek merci en yakın ağır ceza mahkemesidir.
(Şerh No: 13408 - Ekleyen: Av.Hasan KOCABEY - Tarih : 02-04-2012 14:11)

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinin, 25.5.2005 günlü, 5353 sayılı Yasa’nın 17. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrası ile (3) numaralı fıkrasının Anayasaya aykırılık itirazının reddi hakkında.
(Şerh No: 13225 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2012 15:39)

CMK 325. maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 27. maddesiyle değiştirilen (2) numaralı fıkrasına uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesi Anayasa’ya aykırı değildir.
(Şerh No: 12938 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 25-01-2012 11:00)

Kararda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması kararının yasanın aradığı anlamda gerekçelendirilmediği ve m.231 açısından zarar olgusunun belirlenmesinde hatalı ölçüt kullanıldığı saptanmış ve bu hususlar bozma nedeni sayılmıştır.
(Şerh No: 12707 - Ekleyen: Av.Ömer GÜNTAY - Tarih : 30-12-2011 20:57)

 Önerge  [CMK. 152] Yararları birbirine uygun olmayan şüpheli ve sanıkların savunması aynı müdafie verilemez.
(Şerh No: 12612 - Ekleyen: Mehmet Can KARAGÖZ - Tarih : 14-12-2011 21:07)

 Bilgi  [CMK. 152] Müdafiin İş Alma Özgürlüğünün Sınırlandırılması ve Yararda Uygunluk Kavramı
Kural olarak, avukat, iş seçme ve istediği zaman reddetme veya çekilme özgürlüğüne sahiptir. Bazı durumlarda ise bunun istisnaları görülür. Bu durumlar avukatın zorunlu olarak işi alması şeklinde olabileceği gibi zorunlu olarak çekilmesi şeklinde de olabilir. Bu madde de ikinci durumda saydığımız istisnalardan biridir. Yararların uygun olup olmadığını anlamak için ilk olarak davada tarafların sıfatları incelenmelidir. Birbirinden şikayetçi olan ve müşteki-sanık sıfatıyla davaya taraf olan kiş...
(Şerh No: 12611 - Ekleyen: Mehmet Can KARAGÖZ - Tarih : 14-12-2011 21:01)

5271 sayılı CMK'nun 23/3. maddesi uyarınca; yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hakim, aynı işte görev alamaz. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin kararın aynı mahkemece, fakat asıl kararı veren başkan ve üyeler dışındaki hakimlerden oluşturulan heyetçe verilmesi gerekir. Asıl kararı veren heyette başkan olarak görev yapan E____ O_____ (3____)'nun yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar veren heyette de görev alması CMK'nu...
(Şerh No: 12074 - Ekleyen: Yavuz AKTAŞ - Tarih : 12-08-2011 23:56)

Kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması veya bırakılmaması kararına karşı yasa yolu temyiz değil itirazdır.
(Şerh No: 11947 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 26-07-2011 21:17)

Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun takibi şikayete bağlı olsun olmasın, suçun uzlaşma hükümleri kapsamında kaldığı gözetilmelidir.
(Şerh No: 11945 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 26-07-2011 20:48)

 Bilgi  [CMK. 252] Maddenin Şerefi İhlal Bakımından Değerlendirilmesi
Bu madde, mülga CMUK’ nun 394/a maddesini karşılamaktadır. Maddenin hakaret suçları ile doğrudan bir ilişkisi bulunmamakla birlikte maddenin (e) ve (f) fıkralarının genel konumuz dâhilinde olduğu görülmüştür. Maddenin, sadece bu kanunun 250. maddesindeki suçlar bakımından özel bir yargılama usulü olduğuna işaret edelim. Ufak bir bilgi ve aynı zamanda sitem olarak belirtelim ki, ne yazık ki 250, 251 ve bu madde, resmi olarak olmasa da fiili olarak Devlet Güvenlik Mahkemelerinin (DGM) aynen ...
(Şerh No: 11682 - Ekleyen: Av.Hakan TOKBAŞ - Tarih : 05-06-2011 09:55)

 Bilgi  [CMK. 253] Hakaret Suçunda Uzlaştırma
Uzlaştırma kurumu, Hem TCK’nun 73/8. Maddesinde hem de bu kanunun bu maddesinde düzenlenmiş iken, 2006 yılında yapılan bir değişiklik ile TCK’daki hüküm yürürlükten kaldırılmış, uzlaştırma kurumunun sadece CMK’ da düzenlenmesi yoluna gidilmiş ve bu değişikliklerle birlikte bu madde hakkında dahi esaslı bir değişiklik yapılmıştır. Hakaret suçu TCK’ da şikâyete bağlı (kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret suçu hariç) bir suç olarak belirtilmiştir. O halde, konumuz hasebiyle, bu mad...
(Şerh No: 11683 - Ekleyen: Av.Hakan TOKBAŞ - Tarih : 05-06-2011 09:51)

 Bilgi  [CMK. 254] Hakaret Suçunda Uzlaştırma
Bu maddede, 253. maddenin şerhinde de belirttiğimiz üzere, suçun kovuşturma aşamasında uzlaştırma kapsamında bir suç olduğu anlaşılır ise bu aşamada dahi mahkeme tarafından uzlaştırma yoluna gidilmesinin zorunluluğu belirtilmiştir. 253. maddenin şerhinde belirttiğimiz her durumun bu madde açısından da geçerli olduğunu belirtmekle birlikte madde bakımından birkaç önemli hususa değinmekte yarar görmekteyiz. Madde metni kovuşturma aşamasından bahsetmektedir. Bu durumda, kovuşturma aşamasının baş...
(Şerh No: 11684 - Ekleyen: Av.Hakan TOKBAŞ - Tarih : 05-06-2011 09:46)

 Bilgi  [CMK. 231] Hakaret Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
İlk dört fıkra mülga kanunun 261. maddesini karşılamaktadır. Maddede bizi ilgilendiren kısım bu dört fıkradan sonraki, yani beşinci fıkradan itibaren başlayan, hükümler olacaktır. Belirtilen hükümler “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunu oluşturmaktadır. Bu kurum 2006 yılında isabetli bir şekilde hukukumuzun içine alınmıştır. Maddenin beşinci fıkrasının metnine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli olması hallerin...
(Şerh No: 11681 - Ekleyen: Av.Hakan TOKBAŞ - Tarih : 04-06-2011 21:15)

 Bilgi  [CMK. 223] Hakaret suçunda beraat
Bu madde, mülga CMUK’nun 253. maddesini karşılamaktadır. Madde metninde, mahkemelerin verebileceği karar türleri tahdidi olarak sayılmış olup, hangi hallerde hangi kararların verilmesi gerektiği açıklanmaya çalışılmıştır. Dikkat edilirse, bu kararlar belli bir dereceye göre sınıflandırılmamakla birlikte, madde metninde ilk belirtilen karar, beraat hükmü olmuştur. Bu yönüyle maddenin, beraat hükmü açısından, hâkimler üzerinde müspet bir psikolojik tesiri bulunmasının arzulandığı ve bu saikl...
(Şerh No: 11680 - Ekleyen: Av.Hakan TOKBAŞ - Tarih : 04-06-2011 21:05)

 Bilgi  [CMK. 12] Hakaret Suçunda Yetkili Mahkeme
Bu madde, mülga CMUK’un 8. maddesini karşılamaktadır. Mülga kanundan farklı olarak maddeye, görülebilen ve işitilebilen yayınlar hakkında da yetki kuralı eklenmiştir. Konumuz bakımından maddeyi inceleyecek olursak, ilk fıkraya göre, hakaret suçunun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olduğunu görürüz. İkinci fıkraya göre hakaret incelenecek olunursa, hakaret suçunun ani edimli bir suç olmasından ötürü bu suça ilişkin teşebbüs hareketlerinin olamayacağından ve yine hakaret suçunun kesintisi...
(Şerh No: 11679 - Ekleyen: Av.Hakan TOKBAŞ - Tarih : 04-06-2011 21:00)

Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddi ile olağan yasa yolları tükenir.
(Şerh No: 11283 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 02-04-2011 00:51)

Sanıkların hükmün açıklanmasının geriye bırakılması tedbiri olarak maddi bir yükümlülük getirecek tedbirlere hükmedilmesi hukuka aykırıdır.
(Şerh No: 11282 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 02-04-2011 00:42)

Bir davada sonucunda, ortaya çıkan gider, sanıklardan sadece kendi kusuruyla buna sebep olan sanıktan talep edilmelidir. Beraatine karar verilmiş kişilerden giderleri ortaklaşa talep etmek hukuka aykırıdır.
(Şerh No: 11281 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 01-04-2011 18:52)

Sanıklara ilişkin eski kararlar kesinleştiğinden, yeniden kurulan hükmün hukuki bir değeri ve geçerliliği yoktur, eski kararlar kesin ve bağlayıcıdır.
(Şerh No: 10902 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 13-03-2011 21:16)

Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair objektif koşullar oluşmuş ise mahkemece subjektif koşulların duruşmada hükme bağlanması gerekliliği gözetilmelidir.
(Şerh No: 10808 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 10-03-2011 09:48)

 Bilgi  [CMK. 231] Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının Devlet memurluğuna etkisi
Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel ve özel şartlar 657 Sayılı Kanun'un 48. maddesinde sayılmıştır. 48. maddenin A bendinin (5) numaralı alt bendinde; “Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik...
(Şerh No: 10667 - Ekleyen: Ferit YÜZER - Tarih : 10-03-2011 09:40)

Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına dair kararların itiraza tabii olduğu, temyizi mümkün olmadığı gözetilmelidir.
(Şerh No: 10810 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 10-03-2011 00:46)

 Önerge  [CMK. 103] (1) Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adlî kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebilir. Hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii de aynı istemde bulunabilirler. (Madde metninden çıkarılan cümle: 25/05/2005-5353 S.K./12.mad) (2) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı adlî kontrol veya tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına varacak olursa, şüpheliyi re'sen serbest bırakır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest kalır.
(Şerh No: 9821 - Ekleyen: Av.Ömer GÜNTAY - Tarih : 28-01-2011 23:04)

Ekli Dosya
(Şerh No: 9682 - Ekleyen: Mustafakemal CATAK - Tarih : 16-01-2011 19:51)

5271 sayılı CYY'nın, "Tutuklulukta geçecek süre" başlığını taşıyan 102. maddesinin 1. fıkrası, "Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak, bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir." hükmünü taşımaktadır. Somut olayda yasanın bu hükmüne aykırı davranılması BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 9450 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 07-01-2011 22:03)

 Bilgi  [CMK. 100] TUTUKLAMA
Kanunumuz kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir olgulardan bahsetmekte ancak kelimelerin çok soyut kalmış olması kanun uygulayıcılarının geniş takdir hakkını doğurmaktadır. Ceza hukukunun ana ilkelerinden biri olan ‘’ŞÜPHE SANIK LEHİNE YORUMLANIR’’ ilkesini de adeta kuvvetli olmayan şüphe diye değiştirmektedir veya bu ilkeyle çelişmektedir. Bu sebeple sorgu hakimi suçluluk konusunda adeta bir karar verme durumunda bırakılmıştır. Kaçma ve delilleri yok etme ,tanıklar üzerinde baskı kurma bu...
(Şerh No: 9378 - Ekleyen: Av.Halil KAPLAN - Tarih : 27-12-2010 22:34)

Müşteki kurum vekili çağrı kağıdı ile duruşmaya çağrılarak aynı kanunun 238/2 maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması ve davaya katılma istemesi halinde bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırıdır.
(Şerh No: 9128 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-12-2010 22:05)

Kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olacağı> hükümleri karşısında; duruşmalara katılan duruşmada şikayetçi olduğunu bildiren şikayetçi vekiline yasal hakları hatırlatılıp müdahale talebinde bulunma imkanı tanınmadan, hak kaybı sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi, BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 9127 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-12-2010 21:54)

Şikayetçi banka vekili, davaya katılma talebinde bulunmamışsa da, 06.07.2006 tarihli duruşmada <önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, müfettiş raporları, sunulmuştur> şeklindeki isteminin hazırlık safhasında verilen dilekçe içeriklerinin tekrarı mahiyetinde olduğu ve sanığın cezalandırılmasına yönelik bulunduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı hatırlatılmadan, hak kaybı sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi,BOZMA nedenidir.
(Şerh No: 9126 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-12-2010 21:50)

CMK'nun 236/2. maddesinin amir hükmü gereğince çocuk olduğu kabul edilen mağdurun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuştur.
(Şerh No: 9125 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-12-2010 21:33)

5271 sayılı CMK. nun 236/3. madde hükmüne aykırı olarak, mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 9124 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 22-12-2010 21:27)

 Önerge  [CMK. 150] MÜDAFİ GÖREVLENDİRİLMESİ İSTEMİ MADDE 150. (Değişik madde: 06/12/2006 - 5560 S.K.21.md) (1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde müdafi belirleme işlemleri yapılır. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın müdafi belirleme işlemleri yapılır. (3) Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır. (4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
(Şerh No: 8947 - Ekleyen: Av.Ömer GÜNTAY - Tarih : 14-12-2010 20:54)

5271 sayılı Kanun 04.12.2004 tarihinde kabul edilmiş olup 17.12.2004 tarih ve 25673 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmış; 31.03.2005 tarih ve 25772 Mük. sayılı R.G.'de yayımlanan 31.03.2005 tarih ve 5328 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi ile, yürürlüğe ilişkin 334. maddede geçen "1 Nisan 2005" ibaresi "1 Haziran 2005" olarak değiştirilmekle bu tarihte yürürlüğe girmiştir. Eşyaya haksız el konulmasına ilişkin tazminat taleplerine ilişkin ne 466 Sayılı Kanunda, ne de eski Ceza Muhakemeleri Usulü K...
(Şerh No: 8716 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-12-2010 11:49)

Gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi bozma nedenidir.
(Şerh No: 8686 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-12-2010 11:39)

 Önerge  [CMK. 197] (1) Sanık hazır bulunmasa da müdafii bütün oturumlarda hazır bulunmak yetkisine sahiptir. (2) Sanık, sorgusunun yapıldığı oturum dışında kalan oturumları, duruşmada müdafiinin bulunduğu bölümde takip edebilir.
(Şerh No: 8626 - Ekleyen: Av.Ömer GÜNTAY - Tarih : 18-11-2010 23:35)

Mahkeme başkanı veya hakimin duruşmanın bittiğini açıkladıktan sonra hüküm vermesi gerekir, duruşmanın bittiğinin bildirilmesi zorunlu olduğu gözetilmelidir.
(Şerh No: 8527 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 02-11-2010 22:57)

Mahkemenin sadece mağdur-katılana uzlaşmak isteyip istemediğini sorması, sanığa sorulmaması ve sadece katılanın beyanıyla yetinilmesi ile usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığı gözetilmelidir.
(Şerh No: 8525 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 02-11-2010 22:42)

Sanığın atılı silahla kasten yaralama suçu tarihi sırasında 11-15 yaşları arasında olup Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi gereği göre uzlaşmaya tabii olsa da, silahla kasten yaralamanın uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmelidir.
(Şerh No: 8514 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 02-11-2010 17:27)

 Önerge  [CMK. 231] (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23) (5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 08.02.2008 RG NO: 26781 KANUN NO: 5728/562) (KOD 1) iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23) (6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 25.07.2010 RG NO: 27652 KANUN NO: 6008/7) Sanığın kabul etmemesi...
(Şerh No: 8509 - Ekleyen: Av.Ömer GÜNTAY - Tarih : 01-11-2010 23:05)

Soruşturma evresinde açıkça şikayetçi olan ölenin, duruşma esnasında henüz dinlenemeden ölmesi göz önüne alındığında şikayetten vazgeçmediği düşünülmelidir.
(Şerh No: 8502 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 31-10-2010 20:53)

Duruşma tutanağının zabıt katibi tarafından imzalanması gerektiği gözetilmelidir.
(Şerh No: 8503 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 31-10-2010 19:04)

Mağdurun bir tazminat istemi ve dosyaya yansıyan bir zarar belirlenemediğine göre, mağdurun zararının karşılanamadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilemez.
(Şerh No: 8500 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 31-10-2010 18:35)

Şikayetçi, talimat ifadesinde katılma talebi ile birlikte avukat atanmasını talep ettiğine göre baro tarafından bir avukat görevlendirilmesi sağlanmalıdır.
(Şerh No: 8497 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 31-10-2010 16:52)

Katılanın belgeye dayalı bir zararı olmadığı gibi, "Maddi zararım büyük" gibi soyut ifadesi hukuki olarak belli bir miktar zararı ifade etmediğinden ve manevi zararın da hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı sırasında dikkate alınamayacağı gözetilerek değerlendirme yapılmalıdır.
(Şerh No: 8487 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 30-10-2010 17:08)

Reşit olmayan mağdurun kanuni temsilcisi olan babasının sanıktan şikayetçi olmadığını ve kamu davasına katılmaması yönündeki beyanlarına rağmen baro tarafından atanan vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı yoktur.
(Şerh No: 8485 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 30-10-2010 15:59)

Cmk. 231/8-c maddesi uyarınca sanığın fidan diktirilmesine hükmedilmesi hakimin takdir yetkisi dahilinde olsa da işlenen suçla ilgisi olmayıp sanığı ıslah etmeye hizmet etmeyeceği gözetilmelidir.
(Şerh No: 8484 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 30-10-2010 15:44)

 Önerge  [CMK. 102] (1) (Değişik fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.18.md) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi bir yılı geçemez. (3) Bu Maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.
(Şerh No: 8333 - Ekleyen: Av.Ömer GÜNTAY - Tarih : 23-10-2010 21:09)

 Önerge  [CMK. 98] (1) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./10.mad) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir. (2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler. (3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir. (4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir. (5) Bu maddenin birinci ve üçünü fıkrası gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.
(Şerh No: 8293 - Ekleyen: Av.Ömer GÜNTAY - Tarih : 21-10-2010 22:58)

5728 Sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CYY.nın231.maddesi uyarınca hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 8028 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 09-10-2010 21:54)

Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin silinmesi koşulları oluştuğundan, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına engel teşkil etmez. Katılanın tazminat istemi ve bir maddi zararı bulunmadığı, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geriye bırakılması sırasında nazara alınmayacağı gözetilmelidir.
(Şerh No: 8031 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 09-10-2010 21:52)

Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olup olmadığı değerlendirilirken işbu suç yüzünden oluşan zararın tazmini olmadığı sebebiyle hüküm verilmeden önce müştekiden zararı somutlaştırılması sanıklardan zararı tazmin etmek isteyip etmedikleri sorularak karar verilmelidir.
(Şerh No: 8032 - Ekleyen: Raşit TAVUS - Tarih : 09-10-2010 21:50)

İddianame içeriğine göre sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kamu davası açılmamıştır. İddianamede, ikame olunan kamu davasına konu resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olayın açıklanmasında bu konuya da değinilmiş olması, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüsten kamu davası açıldığının kabulünü doğuramaz. Aksinin kabulü, hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacaktır.
(Şerh No: 8009 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-10-2010 15:26)

1412 S.K. m.163(5271 S.K. m.170)'teki düzenlemeye göre, iddianamede, ceza davasının iki önemli unsuru olan fiile ve faile duraksamaya meydan bırakmayacak biçimde yer verilmelidir. Yasada fiil sözcüğü yerine kullanılan suç kavramı göz önünde bulundurulduğunda, bundan suç oluşturan eylemin amaçlandığı açıktır. Yine suçun kanuni unsurlarının da iddianamede gösterilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan 1412 S.K. m.150(5271 S.K. m.225)'ye göre, soruşturma ve hüküm yalnız iddianamede beyan olunan...
(Şerh No: 8008 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-10-2010 14:06)

 Ses Dosyası  [CMK. 65] CMK. 65 Sesli Okuma
Görme engelli meslektaşlarımız için ses dosyası
(Şerh No: 7830 - Ekleyen: Nurdan ŞAHİN - Tarih : 01-10-2010 13:37)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,04619694 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.