Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 4. CD. 2009/4326E. 2009/11761K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Avukatlık Yasası'nın 59. maddesinde belirtilen iddianame, şüpheli hakkında yargılama yapılmasını sağlayacak nitelikte bir belge olmadığından, 5271 sayılı Yasa'nın 174/1-a maddesi gereğince iadesine de karar verilemeyecektir.

Akıl hastası şüpheli hakkında kamu davası açılamayacağı yönünde bir düzenleme bulunmadığı gibi, yapılacak yargılama sonucunda suçu işlediği saptanan akıl hastası sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmedileceğinden; anılan kararın verilebilmesi için suçun akıl hastası sanık tarafından işlenip işlenmediğinin saptanması gerekir. Şüpheli hakkında soruşturma aşamasında uzman hekim raporu alınması zorunlu olmadığından bu husus iddianamenin iadesi sebebi yapılamaz. Bu nedenle ilgili kararın BOZULMASINA karar verilmiştir.
(Karar Tarihi : 10.6.2009)
DAVA : Görevliye hakaret suçundan şüpheli C____ hakkında Adalet Bakanlığınca verilen kovuşturma izni sonucu O____ Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.01.2008 tarihli iddianamenin, 5271 sayılı CYY'nin 170/3h, 5, 6 ve 174/1-a maddeleri uyarınca iadesine ilişkin (O____ Ağır Ceza Mah-kemesi)'nin 01.02.2008 gün ve 2008/185 D.İş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair (G____ Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 06.03.2008 tarihli kararının, Adalet Bakanlığı tarafından 28.05.2008 gün ve 30000 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2008 gün ve 121877 sayılı tebliğnamesiyle Daireye gönderilen dava dosyası incelendi.

Tebliğnamede "Dosya kapsamına göre, şüpheli avukat C____'NİN vekil sıfatıyla takip ettiği G____ Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/17 esasına kayden görülen dava sırasında, 13.04.2006 tarihinde yapılan oturumda "A____ ve Ş_____ ekibi ile Cumhuriyet Başsavcısı E. S., Cumhuriyet Savcısı V. K., M. D., ayrıca Y. K. da bu işin içindedir. g_____ eski Valisi A. H. Ö., G_____ eski Belediye Başkanı M. I., özellikle başta S. S. ve M. C. olmak üzere K... A.Ş., G... A.Ş. öncülüğünde G_____'de bir çete mevcuttur. Belirli bir kesime karşı soykırım derecesinde adaletsizlik uygulanmaktadır. Ne yazık ki, birçok yargı mensubu bu çeteye yardım ve yataklık etmektedir." şeklinde sözler söylediğinden bahisle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/1-2. maddesi uyarınca verilen kovuşturma iznine istinaden, O_____ Cumhuriyet Başsavcılığınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmek üzere iddianame tanzim olunduğu, O_____ Ağır Ceza Mahkemesi'nce de şüphelinin üzerine atılı eylemlerin gerçekleştirildiği sırada, şüphelinin işlediği fiilin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesine göre hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yerinde olup olmadığının öncelikle tespiti ile rapor aldırılması gerektiği ve duruma göre şüphelinin hukuki durumu ve eylemlerine uygulanacak olan kanun maddelerinin tespitinin daha doğru olacağı, şayet şüphelinin davranışlarını yönlendirme yeteneğinde çıkacak özel bir durumun iddianamenin kabulü halinde şüpheliyi şüpheli sıfatından sanık sıfatına sokması, normal yargılama prosedürü İçerisinde birçok usuli işlemin gereksiz yapılması gibi usul ekonomisine aykırı durumlar yaratacağı, cezalandırma talep edilemeyeceği ve Türk Ceza Hukuku sisteminin getirmeye çalıştığı kişilerin şüpheli aşamasından sanık aşamasına geçmesi için eski usulden ayrılarak kuvvetli şüphelerin olması ve şüphelinin leh ve aleyhinde olan tüm delillerin soruşturma aşamasında toplanması, yargılamanın sürüncemede kalmaması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine, keza itirazın da reddine karar verilmiş ise de,

Benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 10.05.2007 tarihli ve 2007/1428-3237 sayılı, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 05.12.2006 tarihli ve 2006/6755-17304 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; şüpheli avukatın üzerine atılı eylemden dolayı hakkında kovuşturma yapılması, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nce gerekli görülerek, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan O_____ Cumhuriyet Başsavcılığına dosyanın gönderildiği, Avukatlık Kanunu'nun 59/2. maddesi uyarınca da ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca beş gün içerisinde iddianame düzenlendiği anlaşılmakla,

O_____ Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılacak inceleme sonucunda şüpheli hakkında son soruşturma açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, bu karar verilmeden önce anılan Kanun'un 59/3. maddesi uyarınca şüpheli avukatın toplanmasını istediği bazı deliller var ise mahkeme başkanının bunları nazara alarak soruşturmayı derinleştirme yetkisinin bulunduğu, toplanacak delillere göre de son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verebileceği, şüpheli hakkında mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin ise son soruşturma aşamasında yetkili mahkemesine ait olacağı nazara alındığında, usulüne uygun verilmiş kovuşturma iznine dayanılarak tanzim edilmiş bir iddianame bulunduğu cihetle, işin esasına müessir olacak şekilde iadesine karar verilemeyeceği gibi, iade sebebi yapılan eksikliğin soruşturma açılmasına dair karar verildikten sonra mahkemesince de tamamlanabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir, denilmektedir.

Gereği görüşüldü:

KARAR : 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 59. maddesinde "58. maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdür-lüğü'ne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir. 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasası'nın 174/1. maddesinde; "Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170. maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) Ön ödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan İşlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Aynı Yasa'nın 170. maddesinin 3. fıkrasında, "Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede; a) Şüphelinin kimliği, b) Müdafii, c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği, d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi, e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği, f) Şikayette bulunan kişinin kimliği, g) Şikayetin yapıldığı tarih, h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, j) Suçun delilleri, k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, gösterilir." 5. fıkrasında, "İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür." 6. fıkrasında ise "İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; ... açıkça belirtilir." hükümleri yer almaktadır.

Somut olayda, şüpheli avukatın bir kısım sanıklar müdafii olarak G____ Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.04.2006 tarihli duruşmasında "A_____ ve Cumhuriyet Başsavcısı ..., Cumhuriyet Savcısı ..., G_____ eski Valisi ..., G_____ eski Belediye Başkanı ... öncülüğünde, G_____'de bir çete mevcuttur.

Belirli bir kesime karşı soykırım derecesinde adaletsizlik uygulanmaktadır..." biçimindeki sözlerle yakınan A_____'ya yokluğunda hakaret ettiği iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı'na verilen şikayet dilekçesi üzerine Adalet Bakanlığı'nca önce soruşturma, daha sonra da kovuşturma izni verildiği, O_____ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Avukatlık Yasası'nın 59. maddesinin 2. fıkrasının amir hükmü uyarınca iddianame düzenleyerek yetkili mahkemeden son soruşturmanın açılmasına karar verilmesini istediği görülmektedir. Avukatlık Yasası'nın 59. maddesinde belirtilen iddianamenin, Ceza Yargılama Yasası'nın 170. maddesi kapsamında bir iddianame olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin ön sorun olarak irdelenmesi gerekmektedir. Avukatlık Yasası'nın 59. maddesi uyarınca düzenlenen iddianame, dava açan belge niteliğinde değildir. Bu husus, anılan yasa maddesinin son fıkrasında açık biçimde belirtilmiştir. Avukatlık Yasası'na göre dava açan belge, son soruşturmanın açılması kararıdır. Bu karar verildikten sonra kovuşturma aşaması ve yargılama başlayacaktır. Avukatlık Yasası'nın 59. maddesindeki iddianame, şüpheli hakkında yargılama yapılmasını sağlayacak nitelikte bir belge olmadığından, CYY'nin 174/1-a maddesi gereğince iadesine de karar verilemeyecektir.

Somut olayın iade nedeni yönünden incelenmesine gelince; 5237 sayılı TCY'nin ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerden birisi olarak 32. maddesinde düzenlediği akıl hastalığının, suçun sübutuyla bir ilgisi bulunmamaktadır. Akıl hastası şüpheli hakkında kamu davası açılmayacağına ilişkin bir yasal düzenleme de yoktur. Aksine mahkemece yapılacak yargılama faaliyeti sonucu yükletilen suçu işlediği kesin biçimde saptanan akıl hastası sanık hakkında, CYY'nin 223/3-a maddesi uyarınca kusurunun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı TCY'nin 32 ve 57. maddeleri gereğince güvenlik tedbirine hükmedilecektir. Anılan kararların verilebilmesi için öncelikle yükletilen suçun akıl hastası sanık tarafından işlenip işlenmediğinin mahkemece araştırılıp saptanması gerekmektedir. Akıl hastası olduğu iddia edilen şüpheli hakkında soruşturma aşamasında uzman hekim raporu aldırılması zorunluluğu bulunmadığından bu husus iddianamenin iadesi nedeni olarak kabul edilemez. O____ Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosya içerisinde bulunan veya sonradan toplayacağı delillere göre şüpheli avukat hakkında son soruşturmanın açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına dair bir karar vermesi zorunludur. Bu karara karşı da yasada öngörülen kişilerin itiraz hakları bulunmaktadır. İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazı inceleyen merciin, belirtilen yasal düzenlemeleri dikkate almadan verdiği ret kararı hukuka aykırıdır.

KARAR : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, görevliye hakaret suçundan şüpheli c____ hakkında düzenlenen iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, G_____ Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilip kesinleşen 06.03.2008 tarih ve 2008/185 sayılı kararın, 5271 sayılı CYY'nin 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 10.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Ceza Muhakemesi Kanunu MADDE 174 :(Değişik madde: 25/05/2005-5353 S.K./27.mad)

(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;

a) 170 inci Maddeye aykırı olarak düzenlenen,

b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,

c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,

İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.

(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.

(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.

(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.

(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Aslı AYDIN
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 08-11-2016

THS Sunucusu bu sayfayı 0,05012488 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.