Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

YARGITAY 12.C.D. 2015/15315 e. 2017/1458 k. İçtihat

Üyemizin Özeti
Kusursuz olduğu kabul edilerek hakkında beraat hükmü kurulan sanıklar hakkında "suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesine dayanılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, Karar verilmesi gerekmektedir.
(Karar Tarihi : 28.02.2017)
Taksirle öldürme suçundan sanık İ_____'nin mahkûmiyetine, sanıklar T_____ ve A_____'ın beraatlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri ve sanık İ_____ tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Sanıklar T____ ve A_____'nın beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kusursuz olduğu kabul edilerek hakkında beraat hükmü kurulan sanıklar hakkında "suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesine dayanılması,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, beraate ilişkin hükmün A-1. Fıkrasının çıkarılarak, yerine "Sanık T____ ve A____'nın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de yüklenen suç açısından sanıkların kusurlarının bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların CMK'nın 223/2-c bendi gereğince ayrı ayrı beraatine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Sanık İ____'nin mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık İ____'nin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık İ_____'nin ... Köyleri Hizmet Götürme Birliği ve... İlçe Özel İdaresi müdürü olarak görev yaptığı, ... İlçe Devlet Hastanesinde çevre sağlık teknikeri olarak çalışan tanık N_____ ve aynı yerde memur olarak çalışan ölen F____'nin her hafta salı günü rutin olarak köylere giderek tahlil için su numunesi aldıkları, olay tarihinde de aynı şekilde ölen F_____'nin idaresindeki kamyonet cinsi görev aracı ile yanında N_____ olduğu halde su numunelerini aldıktan sonra ... Köyü istikametinden İlçe merkezine saat 13:00 sıralarında dönüş yaptıkları sırada 5 metre genişliğinde eğimli ve virajlı, stabilize kaplama, dar köy yolunun solundan yol dışı kalarak kuru dere yatağının bulunduğu dik eğimli yere yuvarlanması neticesi sürücü F____'nin öldüğü, kaza tespit tutanağı ve Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ile "olay yeri yolun bakım ve onarımından sorumlu idari görevli ya da görevlilerinin, sürücüleri yoldaki tehlikeli durumlara karşı uyaracak ve önlem almalarını sağlayacak gerekli işaretlemeleri yapmamaları nedeni ile tali kusurlu olduğunun" tespit edildiği olayda; anılan yolda işaretleme ya da başka bir tedbir alma zorunluluğu bulunup bulunmadığı hususlarında Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanları ya da Teknik Üniversitelerin konu ile ilgili öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Ceza Muhakemesi Kanunu MADDE 223 :(1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.

(2) Beraat kararı;

a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,

b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,

c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,

d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması,

e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,

Hallerinde verilir.

(3) Sanık hakkında;

a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,

b) (Değişik bend: 25/05/2005-5353 S.K./30.mad) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,

c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,

d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,

Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.

(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;

a) Etkin pişmanlık,

b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,


c) Karşılıklı hakaret,

d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,

Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.

(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilir.

(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.

(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.

(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.

(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Bülent AKÇADAĞ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 06-10-2017

THS Sunucusu bu sayfayı 0,04814792 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.