Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

YARGITAY 2. C.D 2010/23315 E. , 2010/23828 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair objektif koşullar oluşmuş ise mahkemece subjektif koşulların duruşmada hükme bağlanması gerekliliği gözetilmelidir.
(Karar Tarihi : 14.07.2010)
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık M___'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 80, 522. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair (Ş___ Onikinci Asliye Ceza Mahkemesi)'nin 07.06.2006 tarihli ve 2006/101 esas, 2006/465 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 08.02.2008 tarihli ve 26871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla yapılan talep üzerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına ilişkin (Ş___ Yedinci Asliye Ceza Mahkemesi) nin (Ş___ Onikinci Asliye Ceza Mahkemesi kapatılmış olmakla) 22.04.2008 tarihli ve 2006/101 esas, 2006/465 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair (İ____ Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 14.05.2008 tarihli ve 2008/868 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07.06.2010 gün ve 2010/6800-36487 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 24.06.2010 gün ve 2010/146722 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Dosya kapsamına göre;

1-Hükmün kesinleşmesinden sonra 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi ile yürürlüğe giren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin tartışılmasının takdir hakkının kullanılmasını gerektirdiği ve dolayısıyla duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiği,

2-Kamunun uğradığı zararın ödenmiş olduğu ve sanığın adli sicil kaydının bulunmadığı, cihetle itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Gereği düşünüldü:

Hükümlü hakkında Ş___ Onikinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 07.06.2006 tarih 2006/101-465 sayılı kararı ile elektrik hırsızlığı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, 5728 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi üzerine, Ş___ Yedinci Asliye Ceza Mahkemesi'nce, CMK'nın 231. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede, hükümlünün adli sicil kaydından çok sayıda kasıtlı suçtan sabıkasının bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dosya üzerinde inceleme ile itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiş, hükümlü vekilinin süresi içerisinde itirazı üzerine, İ___ Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi'nce itirazın reddine karar verilmekle kesinleşmiştir.

5728 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında "Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir in-celeme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde, inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." hükmü getirilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.09.2009 gün, 2009/9-91,212 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5728 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta koşulları bulunmakta ise infaz edilmiş olan mahkumiyet kararları hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlama, hükmü veren mahkemece, genel bir ilke olarak objektif koşulların (mahkumiyet hükmü olması, suç niteliği ve ceza miktarı ile daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmama) değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, sübjektif koşulların (sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarının) değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılmalıdır.

Dosyada mevcut 05.03.2008 tarihli banka dekontundan katılan idare zararının karşılandığı anlaşılmış, sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde ise; silinme koşulları oluşmuş bulunan mahkumiyetleri dışındaki tüm hükümlülüklerinin, inceleme konusu suç tarihinden sonra kesinleştiği görülmüştür. Bu itibarla, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunmasına ilişkin objektif koşulların oluştuğu açıktır.

Objektif koşulların varlığı halinde mahkemece sübjektif koşullar değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hakkında karar verilmesi gerektiğinden ve sübjektif koşullara ilişkin değerlendirmenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında belirtildiği üzere duruşmalı inceleme ile yapılması zorunlu bulunduğundan, Ş____ Yedinci Asliye Ceza Mahkemesi'nce duruşmalı inceleme yapılmayıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden sübjektif koşulların değerlendirilmemesi karşısında, itiraz merciince, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi nedeniyle, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden İ____ Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 14.05.2008 gün ve 2008/868 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca (BOZULMASINA), sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 14.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Ceza Muhakemesi Kanunu MADDE 231 :(1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.

(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.

(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.

(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, (DEĞİŞİK İBARE RGT: 08.02.2008 RG NO: 26781 KANUN NO: 5728/562) (KOD 1) iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

gerekir. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 25.07.2010 RG NO: 27652 KANUN NO: 6008/7) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(7) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim       süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün       açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;

a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,

b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,

karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RGNO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(9) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/23)
(13) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

(DEĞİŞİK FIKRA RGT: 08.02.2008 RG NO: 26781 KANUN NO: 5728/562)
(14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasa'nın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Raşit TAVUS
Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi
Şerh Son Güncelleme: 10-03-2011

THS Sunucusu bu sayfayı 0,08213592 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.