Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [MK. 42] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 40 ıncı maddesini karşılamaktadır. Doğum kütüğünde değişiklik konusu 1587 sayılı Nüfus Kanununda ayrıca düzenlenmiş bulunduğu için, maddede diğer ilgili kanunlara yollama yapılmaktadır.
(Şerh No: 802 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:10)

 Bilgi  [MK. 41] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 39 uncu maddesini karşılamaktadır. Doğum kütüğü ve doğumun bildirilmesi konusunda 1587 sayılı Nüfus Kanunu hükümlerinin uygulanacağı göz önünde tutularak madde yürürlükteki metinden farklı bir şekilde düzenlenmiştir.
(Şerh No: 800 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:09)

 Bilgi  [MK. 40] Gerekçe; Bu madde yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesine 04/05/1988 tarih ve 3444 sayılı Kanunla eklenmiş olan ikinci fıkradan değiştirilmek suretiyle alınmıştır. Yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cinsiyet değişikliği dolayısıyla nüfus sicilinde gerekli değişikliğin yapılabilmesi için kişinin önceden cinsiyetini değiştirmesi, bu değişikliğin resmi sağlık kurulu raporuna dayandığının belgelendirilmesi yeterli görülmüştür. Madde bu şekliyle mahkemeye, kişinin cins...
(Şerh No: 799 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:08)

 Bilgi  [MK. 39] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 38 inci maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 798 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:06)

 Bilgi  [MK. 38] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 37 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunun, Devlet memurlarının verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olacağını öngören 37 nci maddesi hükmünün, mevcut yasal düzenlememizle bağdaştırılması güçtür. Anayasamız Devlet memurlarının görevleriyle ilgili olarak verdikleri zararlardan dolayı Devletin sorumlu olduğunu, zararı tazmin eden Devletin kendi memuruna rücu edebileceğini öngörmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun düzenlemesi de, b...
(Şerh No: 797 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:05)

 Bilgi  [MK. 37] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 36 ncı maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasındaki "Devletçe mansup memurları" ifadesi yerine "Devletçe atanan memurlar" ifadesi, maddenin İsviçre aslından aynen alınmıştır. İsviçre'de "Devlet memurlarını" kilise memurlarından ayırt etmek amacıyla bu ifade kullanılmıştır. Çeviri yoluyla bize de aynen bu şekilde geçmiştir. Oysa Ülkemizde bizde kişisel durum sicilini tutan memurların tamamı Devlet memurudur.
(Şerh No: 796 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:04)

 Bilgi  [MK. 36] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 35 inci maddesini karşılamaktadır. Bu maddenin yer aldığı İkinci Ayırımın "Ahvali Şahsiye Sicil Kayıtları" şeklindeki başlığı "Kişisel Durum Sicili" biçiminde daha anlaşılır hâle getirilmiştir. Madde 1984 tarihli Öntasarının 36 ncı maddesinden esinlenilerek kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 795 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:03)

 Bilgi  [MK. 35] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 34 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle yürürlükteki maddeden aynen alınmıştır. İkinci cümledeki "tıpkı gaibin ölümü tebeyyün etmiş gibi" ifadesi "aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi" şeklinde değiştirilmiştir.
(Şerh No: 794 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:01)

 Bilgi  [MK. 34] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 33 üncü maddesini karşılamaktadır. 1984 tarihli öntasarının bu maddeyle ilgili metni kısmen düzeltilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddede "gaip olan kimse" deyimi yerine "gaipliğine karar verilecek kişi" deyimi kullanılmıştır.
(Şerh No: 793 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 23:00)

 Bilgi  [MK. 33] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 32 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin ifadesi Arılaştırılmak suretiyle yürürlükteki maddeden aynen alınmıştır. Maddede "gaip hakkında" deyimi "gaipliğine karar verilecek kişi hakkında" şeklinde değiştirilmiştir. Zira "gaiplik" gaipliğine karar verilecek kişi hakkındaki kurumun adıdır. Gaiplik kararı, bu kişiler hakkında verilen karardır.
(Şerh No: 792 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:59)

 Bilgi  [MK. 32] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 31 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrasında "hakları ölüme muallâk kimselerin talebi" yerine "hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine" ifadesi kullanılmış ve fıkra böylece daha an bir Türkçeyle kaleme alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında yetkili mahkemenin belirlenmesinde son çare olarak "pederinin mukayyet olduğu mahallin hâkimi" öngörülmüştür. Kadın-erkek arasındaki eşitliği zedeleyen hükümlerin Medenî Kanunumuzda...
(Şerh No: 790 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:58)

 Bilgi  [MK. 31] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 30 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığı ile birlikte sadeleştirilerek yeniden kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 789 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:57)

 Bilgi  [MK. 30] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddenin "Ahvali şahsiye beyyineleri" şeklindeki konu başlığı kaynak Kanuna uygun olarak "îspat araçları" biçiminde düzeltilmiştir. Maddenin birinci fıkrası sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında, 3444 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu cinsiyet değişikliği sonunda nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılması öngörülmüş, bu düzeltmenin yapılabilmesi için kişinin ...
(Şerh No: 788 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:56)

 Bilgi  [MK. 29] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 28 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin "Sağlığın ve ölümün ispatı" şeklindeki konu başlığı daha anlaşılır bir ifade olarak "Sağ olmanın ve ölümün ispatı" şeklinde, "Beyyine külfeti" şeklindeki kenar başlığı, "İspat yükü" şeklinde değiştirilmiştir
(Şerh No: 787 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:55)

 Bilgi  [MK. 28] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 27 nci maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlıkları ile birlikte sadeleştirilmek suretiyle yürürlükteki maddeden aynen alınmıştır.
(Şerh No: 786 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:54)

 Bilgi  [MK. 27] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 26 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığı ile birlikte sadeleştirilmek amacıyla yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 785 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:52)

 Bilgi  [MK. 26] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 25 inci maddesini karşılamaktadır. Maddede ve kenar başlıklarında "isim" yerine dilimizde daha yaygın bir uygulama alanı bulan ve daha güncel olan "ad" sözcüğü kullanılmıştır. Maddenin birinci fıkrası aslına uygun olarak Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin ikinci fıkrası da aynı şekilde aslına uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin -sadece "adın gasba karşı korunmasını", yani adın başkaları tarafından haksız olarak kullanı...
(Şerh No: 784 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:51)

 Bilgi  [MK. 25] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 24/a maddesini karşılamaktadır. Madde yürürlükteki Kanuna 3444 sayılı Kanunla konulmuş yeni bir hükümdür. Maddenin aslı İsviçre Medenî Kanununun 1985 tarihinde yürürlüğe giren yeni 28/a maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında zarar ve kusur koşullarını gerektirmeyen saldırı tehlikesinin önlenmesi, saldırıya son verilmesi ve tespit davaları düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada yer alan davalarla birlikte davacıya, mahkemece verilen düz...
(Şerh No: 783 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:50)

 Bilgi  [MK. 24] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 24 üncü maddesini karşılamaktadır. Bu madde ile bir sonraki madde kişilik haklarının "saldırıya karşı" korunmasını düzenlemekte olduğundan, "II. Tecavüz hâlinde" biçimindeki konu başlığı "II. Saldırıya karşı" şeklinde değiştirilmiş ve bu maddenin kenar başlığı "1. İlke", 25 inci maddenin kenar başlığı ise "1. Davalar" şeklinde kaleme alınmıştır. Yakın bir tarihte 3444 sayılı Kanunla getirilen yeni düzenleme daha anlaşılır biçimde yeniden kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 781 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:48)

 Bilgi  [MK. 23] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 23 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığında an bir Türkçe olarak "Kişiliğin korunması" deyimi kullanılmıştır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber doktrindeki açıklamalar dikkate alınarak ve kaynak İsviçre Medenî Kanununun 27 nci maddesinin Alınanca metnine uygun olarak, kişilerin vazgeçemeyecekleri hususların "hak ve fiil ehliyetleri olduğu" açıklığa kavuşturulmuştur. Yürürlükteki maddenin üçüncü fıkrasına 3678 sayılı Kanunla eklenen hükm...
(Şerh No: 780 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:46)

 Bilgi  [MK. 22] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 22 nci maddesini karşılamaktadır. Madde günümüz diline uyarlanarak yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 779 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:45)

 Bilgi  [MK. 21] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 21 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı velayet ve vesayet altında bulunan kişilerin yerleşim yerlerini ifade etmek üzere "Yasal yerleşim yeri" şeklinde kaleme alınmıştır. Maddede ana ve babanın birlikte velayet hakkına sahip olduğu durumlarda velayet alandaki küçüğün yerleşim yerinin ana ve babanın yerleşim yeri olduğu hükme bağlanmıştır. Ana ve babanın ortak bir yerleşim yerinin bulunmadığı, eşlerin ayrı yaşadığı, boşanma hâlinde henüz velayet...
(Şerh No: 778 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 22:44)

Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca kanunsuz suç ve ceza olamaz. Bu nedenle Kanun Hükmünde Kararname ile suç ve ceza düzenlenmesi kanunilik ilkesine uygun bulunmamaktadır.
(Şerh No: 775 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 14-11-2009 22:37)

Ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde, mahkeme ticari örf ve adet olarak yerleşen teamüle göre karar vermelidir. Kapalı fatura, ödeme konusunda bir karinedir.
(Şerh No: 732 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 14-11-2009 22:12)

 Türkçe  [TebK. 5] Aksine bir hüküm bulunmadıkça çizelgede yazılı PTT ederlerini ya da dördüncü madde gereğince verilecek zorunlu giderleri bildirim yapılmasını isteyen önceden öder. Bildirimi çıkaracak başvuru yeri tarafından belirlenen sürede gerekli gideri vermeyen, isteminden vazgeçmiş sayılır. Zorunlu nedenlerden dolayı bu süreye uymama durumunda yeni bir süre verilir.
(Şerh No: 765 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 14-11-2009 19:05)

 Türkçe  [TebK. 3] Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü'nün bu yasaya göre yapacağı işlerden dolayı alacağı ücretler, bu işletme tarafından ayrı bir çizelge ile belirlenir.
(Şerh No: 763 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 14-11-2009 18:52)

 Türkçe  [TebK. 2] Diğer yasalarda özel hüküm bulunması durumunda ya da ertelenmesi zarar doğuracak işlerde ya da ilk maddede yazılı kuruluşlardan aynı yerde bulunanlar arasında ya da bu kuruluşlarda bulunan kişilere yapılacak bildirim, kendi memurları aracılığıyla ya da hükümeti temsil eden yerel yöneticinin buyruğuyla zabıta aracılığıyla yaptırılır. Zor kullanılmasını gerektiren işlere ya da hazırlık soruşturmasına ilişkin görevlerin zabıta tarafından yapılacağına ilişkin hükümlerle bu yasanın ikinci kısmında yazılı özel hükümler saklıdır.
(Şerh No: 762 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 14-11-2009 18:50)

 Türkçe  [TebK. 1] Yargısal başvuru yerleri, genel ve katma bütçeli devlet kuruluşları, belediyeler, köy tüzelkişileri, barolar ve noterlerce yapılacak bütün bildirimler, bu yasa hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü ya da memur aracılığıyla yapılır.
(Şerh No: 761 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 14-11-2009 18:40)

 Bilgi  [MK. 20] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 20 nci maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli öntasarının 20 nci maddesinden alınmıştır. Maddeye göre henüz bir yerleşim yeri "dinmemiş olan kimsenin hâlen yerleşmek niyeti olmaksızın geçici olarak oturduğu yer, yani "hâlen oturduğu yer" onun yerleşim yeri sayılacaktır. Bu hüküm herkesin mutlaka bir yerleşim yeri edinmesi zorunluluğunun bir sonucudur.
(Şerh No: 760 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:25)

 Bilgi  [MK. 19] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 19 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddede ve konu başlığında kullanılan "İkametgah" terimi yerine günümüz diline de uygun olarak "Yerleşim yeri" terimi kullanılmıştır. Aynı şekilde maddedeki "ticarî ve sınaî müesseseler" deyimi yerine "ticarî ve sınaî kuruluşlar" deyimi kullanılmıştır.
(Şerh No: 759 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:24)

 Bilgi  [MK. 18] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 18 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığında kullanılan "Sıhrî hısımlık" yerine Ülkemizde halk arasında çok yaygın olan ve dilimize yerleşmiş bulunan "Kayın hısımlığı" terimi kullanılmıştır. Madde daha anlaşılır biçimde yeniden kaleme alınmış, ikinci fıkradaki "Evlenmenin zevaliyle, sıhrî hısımlık zail olmaz." hükmü yerine amacı daha iyi ifade etmek üzere bu hısımlığı meydana getiren evliliğin sona ermesinin hısımlık ilişkisini ortadan kaldı...
(Şerh No: 758 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:23)

 Bilgi  [MK. 17] Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 17 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber,, İsviçre Medenî Kanununun 20 nci maddesinin Fransızca metni dikkate alınarak usul ve füru hısımlığının "üstsoy-altsoy hısımlığı", civar hısımlığının ise "yansoy hısımlığı" olduğu belirtilmiştir. Ayrıca üstsoy-altsoy hısımlığında usul ve füru deyimlerini karşılamak üzere "üstsoy" ve "altsoy" deyimlerine yer verilmiş, "civar hısımları" için de "yansoy" deyimi kullanılmıştır.
(Şerh No: 757 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:22)

 Bilgi  [MK. 15] Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 15 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı terim birliğini sağlamak üzere "Ayırt etme gücünün bulunmaması" şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki Kanunda iki fıkra hâlinde düzenlenmiş olan madde tek fıkra hâline getirilmiştir. Madde ayırt etme gücüne sahip olmayan kişinin tasarruflarının değil, fiillerinin hukukî sonuç doğurmadığını ifade etmek üzere yeniden kaleme alınmıştır. Gerçekten de ayırt etme gücüne sahip olmayan kişilerin hukukî sonuç doğu...
(Şerh No: 756 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:21)

 Bilgi  [MK. 16] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 16 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddede ayırt etme gücüne sahip olduktan hâlde küçük ya da kısıtlı olan kişilerin fiil ehliyetleri düzenlenmektedir. Kenar başlık terim birliğini sağlamak üzere "Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar" şeklinde değiştirilmiştir. Maddede kullanılan "kanunî mümessil" deyimi yerine daha güzel bir ifade tarzı olan ve dilimize yerleşmiş bulunan "yasal temsilci" deyimi kullanılmıştır, "ivazsız iktisap" yerine "karşılıksız kazan...
(Şerh No: 755 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:19)

 Bilgi  [MK. 13] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 13 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı "Temyiz kudreti" yerine "Ayırt etme gücü" şeklinde günümüz diline uyarlanmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 753 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:17)

 Bilgi  [MK. 12] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 12 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığında "Kazaî rüşt" yerine 1984 tarihli Öntasarıya uygun olarak "Ergin kılınma" deyimi kullanılmıştır. Maddede küçüğü ergin kılmada görevli mahkemenin asliye mahkemesi olduğuna ilişkin belirlemenin hukukumuz bakımından gereksiz olduğu kabul edilerek "mahkemesi asliyece" yerine "mahkemece" deyimi kullanılmıştır,. İsviçre'den farklı olarak Ülke genelinde geçerli Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuz bulunduğundan, h...
(Şerh No: 752 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:15)

 Bilgi  [MK. 11] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 11 inci maddesini karşılamaktadır. Bu maddenin kenar başlığı "Rüşt" yerine günümüz diline uygun olarak "Erginlik" şeklinde değiştirilmiştir. Maddede kullanılan "ikmal" sözcüğü yerine bunu daha iyi ifade eden "doldurma" sözcüğü kullanılmıştır.
(Şerh No: 751 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:14)

 Bilgi  [MK. 10] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 10 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığında yer alan "Z.Şartları" sözcüğü günümüz diline daha uyumlu ve yerleşik bir sözcük olan "2. Koşulları" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin kenar başlığı fiil ehliyetinin genel olarak koşullarını düzenleyen bir madde olması nedeniyle, "a. Genel olarak" şeklinde değiştirilmiştir. 1971 ve 1984 tarihli Öntasarılar da aynı yöndedir. Madde fiil ehliyetinin üç genel koşulunu düzenlemeyi amaçlamaktadır. Bu neden...
(Şerh No: 750 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:13)

 Bilgi  [MK. 9] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 9 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığında "II. Medenî hakların kullanılması" ifadesi yerine, bir önceki maddede "hak ehliyetinin" düzenlendiği göz önünde tutularak "H.Fiil ehliyeti" ifadesi, kenar başlığında "1.Mevzuu" yerine "1.Kapsamı" sözcüğü kullanılmıştır. Gerçekten de bu madde, fiil ehliyeti açısından hak sahibinin hukukî konumunu ve fiil ehliyetinin hak sahibine neler tanıdığını belirleyen bir maddedir. Bu sebeple maddede, fiil ehliyetinin...
(Şerh No: 749 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:10)

 Bilgi  [MK. 8] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 8 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin "A. Şahsîyet" şeklindeki konu başlığı bu maddelerde genellikle ehliyet konusu düzenlenmiş olduğundan "A. Genel olarak" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin "I. Medenî haklardan istifade" şeklindeki kenar başlığı ise "I. Hak ehliyeti" şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik 1984 tarihli Öntasarıdan aynen alınmıştır. Gerek öğretide gerek yargı kararlarında bu maddenin "hak ehliyeti", bundan sonraki maddenin ise "fiil ehliy...
(Şerh No: 748 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:08)

 Bilgi  [MK. 7] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 7 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin düzenlediği konulan daha iyi anlatması bakımından maddenin kenar başlığı "Resmî belgelerle ispat" şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasında "Resmî sicil ve senetlerin doğru olmadığı sabit oluncaya kadar mündericatı ile amel olunur." şeklindeki anlaşılması güç ifade yerine, kısa ve olumlu bir cümle ile "Resmî sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur." ifadesi terci...
(Şerh No: 747 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:07)

 Bilgi  [MK. 6] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 6 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli öntasarının 6 ncı maddesinden kısmen değiştirilerek alınmış, konu ve kenar başlıkları günümüz diline uyarlanarak aynen korunmuştur.
(Şerh No: 746 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:06)

 Bilgi  [MK. 5] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 5 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı "Genel nitelikli hükümler" şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki maddenin Borçlar Kanununun genel hükümlerinin sadece "medenî hukuk ilişkilerinde" uygulanabileceği kanısını uyandıran ifadesi, Medenî Kanun ile Borçlar Kanununun 1 ilâ 181 inci maddelerindeki genel hükümler ile, bunların dışında kalmakla birlikte genel nitelik arzeden diğer hükümlerin de tüm özel hukuk ilişkilerine uygun düştüğü ölçüde uygul...
(Şerh No: 745 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:05)

 Bilgi  [MK. 4] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 4 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı 1984 tarihli Öntasarıdan alınmış, maddede yer alan "hak ve nısfetle hükmeder." deyimi yerine, "hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." deyimi kullanılmıştır. Gerçekten maddede yer alan sadece "hak ve nısfetle hükmeder" ifadesi hâkimin önüne gelen olayda, hukuku bir tarafa bırakıp sadece hakkaniyeti gözetecekmiş gibi bir kanı uyandırmaktadır. Oysa hâkim, takdir yetkisini kullanırken önce hukuka, daha sonra ...
(Şerh No: 744 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:03)

 Bilgi  [MK. 3] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 3 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı "İyiniyet" olarak değiştirilmiştir. Burada 1984 tarihli Öntasarıdaki düzenleme aynen benimsenerek, iyi niyetin rolü, yalnız hakların doğumu alanına indirgenmemiş, kanunun hukukî bir sonuç bağladığı durumlara teşmil olunmuştur. Ayrıca ifade düzeltilmek suretiyle birinci fıkra, kaynak İsviçre Medenî Kanununun 3 üncü maddesinin Alınanca metnine uygun hâle getirilmiştir.
(Şerh No: 743 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:02)

 Bilgi  [MK. 2] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 2 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığı "Medenî hakların şümulü" yerine "Hukukî ilişkilerin kapsamı" şeklinde değiştirilmiştir. Gerçekten de yürürlükteki Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinde kişilerin medenî haklarının kapsamı değil, kişilerin hukuk ilişkilerinde hakları kazanmaları ile borçlarını ifa etmelerinin kapsamı düzenlenmiştir. Bu sebeple 2, 3 ve 4 üncü maddelerin konu başlığı olarak "Hukukî ilişkilerin kapsamı" deyimi kullanılmıştır. Yürür...
(Şerh No: 742 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:01)

 Bilgi  [İşK. 11] İş hukukunda belirli süreli iş sözleşmeleri önemli bir yere sahiptir.* Belir süreli iş sözleşmelerinde dikkat edilmesi gereken bir çok husus vardır. Bunlardan ilk etapta söylenmesi gerekenleri sıralamak gerekirse; İşverenler açısından: 1- Belirli süreli iş sözleşmesinin yapılması için mutlaka esaslı bir neden olması gerekmektedir. Yapılan sözleşmesinin süresinin, esaslı nedenle orantılı olması gerekmektedir. Örneğin, doğum sebebiyle 8 hafta çalışamayacak bir kadın işçinin yerine, belirli s...
(Şerh No: 741 - Ekleyen: Av.Uygar BOSTANCI - Tarih : 14-11-2009 18:00)

 Bilgi  [MK. 1] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 1 inci maddesini karşılamaktadır. Madde olduğu gibi korunmuş fakat gerek amaç ve içeriğini daha iyi ifade etmesi bakımından, gerek dilinin daha anlaşılır bir hâle getirilmesi yönünden yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin kenar başlığı "Kanunu Medenînin Tatbiki" şeklindedir. Bu kenar başlık maddenin uygulama alanıyla uyumlu değildir. Çünkü, madde sadece Medenî Kanunun uygulanmasını düzenleyen bir madde olmayıp genel olarak hukukun kaynaklarım düzenlemektedir. Ma...
(Şerh No: 740 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 17:59)

 Bilgi  [İşK. 4] Bu madde, iş hukukuyla ilgili bir dava açmadan önce, bakılması gereken ilk maddedir. Madde, işçinin Deniz İş Kanunu, Basın İş Kanunu gibi diğer iş kanunlarına mı, yoksa Borçlar Kanunu'na mı tabi olarak çalıştığını belirlemek açısından çok önemlidir. Uygulamada bu tür hataların sıkça yapıldığı görülmektedir. Örneğin, Borçlar Kanunu'na tabi olarak çalışan bir işçinin ücret alacağı için, iş Mahkemesinde dava açtığınızda, davanız ilk celsede görev yönünden reddedilebilecektir. Bu durumla ilgili ...
(Şerh No: 739 - Ekleyen: Av.Uygar BOSTANCI - Tarih : 14-11-2009 16:52)

Tacir olan taraflarca kararlaştırılan ücret ve cezanın fahiş olduğu ileri sürülerek indirime tabi tutulması istenemez ise de uygun düştüğü ölçüde Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri TTK m. 1 gereğince tüm ticari sözleşmelere uygulanır. Buna göre BK'nın genel hükümleri, ticari sözleşmelerle kararlaştırılan cezai şart hakkında da uygulanacaktır.
(Şerh No: 738 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 14-11-2009 14:39)

TTK m. 1 atfı ile, Borçlar Kanunu'nun 98 ve 44. maddeleri gereğince karşılıklı kusur halinde taraflar kusurları oranında zarara katlanmalıdır.
(Şerh No: 735 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 14-11-2009 13:51)

Tebligat Kanunun 16. maddesi uyarınca tebliğ yapılacak kişi adresinde bulunmazsa, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere tebligat yapılabilir. Ancak tebligat çıkarılan adres işyeri ise ve tebligat çıkarılan kişi orada çalışmıyorsa, kendisiyle aynı konutta oturan kişiye o işyerinde teslim edilen tebligat geçersizdir.
(Şerh No: 733 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 14-11-2009 13:26)

Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, borçlunun usulsüz tebligatı öğrendiği tarih olarak bildirdiği ve borçlu vekilince karşı çıkılmayan tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitine karar vermek gerekirken, başvurunun İİK.nun 65. maddesinde düzenlenen gecikmiş itiraz olarak niteldirilmesi isabetsizdir.
(Şerh No: 730 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 14-11-2009 12:44)

İnşaatı tamamlamadan veya kat mülkiyeti oluşturmadan satışa sunulan taşınmazı konut olarak kullanılmak üzere, ticari ve mesleki olmayan amaçla satın alan kişi tüketici sayılır. Bu nedenle bu husustaki uyuşmazlıklar Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olup, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemelerinde bakılır.
(Şerh No: 729 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 14-11-2009 12:31)

Yabancı Mahkemenin Türk Hukuku'nu uygulamaması veya yanlış uygulaması başlı başına kamu düzenine açık aykırılık oluşturmaz ve kararın tenfizine engel teşkil etmez.
(Şerh No: 728 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 15:25)

Miras ölenin milli hukukuna tabidir. Ölenin milli hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir.
(Şerh No: 727 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 15:11)

K.H.K.nin 165/3. maddesinin iptal edilmesi ile zarar gören üçüncü kişilerin hükümsüzlük davası açabilmeleri artık her hangi bir süreye tabi değildir. Hükümsüzlük davasının koruma süresi boyunca istenebilmesi mümkündür.
(Şerh No: 726 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 13-11-2009 14:33)

Ticari ve İktisadi Bütünlük kapsamında yapılan satışların ihale bedelinin dağıtımına ilişkin sıra cetveli düzenlenmesi ve ihalenin Fon Kurulu tarafından onanması Bankacılık Kanunu 134. maddenin atfı temelinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari Ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinde belirtilmiştir. Bu hüküm gereğince Fon, 6183 sayılı kanun hükümlerine bağlı olmaksızın satış yapabildiğinden satış ile ilgili ihalenin Feshine ilişkin ...
(Şerh No: 724 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 13-11-2009 14:09)

Yürürlükten kaldırılan 2675 sayılı Yasa'nın 38. maddesinin (e) bendindeki "yetkili kılınan hukukun uygulanmamış ve Türk vatandaşı olan davalının tenfize bu yönde itiraz etmemiş olması" koşulu yeni yasada yer almadığından, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için, o ilamda Türk Hukuku'nun uygulanması şartı yoktur.
(Şerh No: 723 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 13:51)

Bir bankanın hukuk müşavirliğinde çalışan avukatın, meslektaşının Av.K. madde 2 gereğince kendisinden talep ettiği bilgiyi Bankalar Kanununun 22/8 maddesi gereğince gizli bilgi olduğu gerekçesiyle vermemesi disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 705 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 13:36)

 Bilgi  [ÇHKİAS. Önsöz] Sözleşmeyi imzalayan/henüz imzalamayan ülkeler ile imza tarihleri aşağıdaki sayfada görülebilir: http://conventions.coe.int/Treaty/Commun/ChercheSig.asp?NT=160&CM=8&DF=10/31/2008&CL=ENG
(Şerh No: 722 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 13:35)

 Bilgi  [BMÇHS. 1] Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, en geniş kabul gören insan hakları belgesidir. Bugüne kadar Birleşmiş Milletlere mensup 189 ülke tarafından imzalanmıştır. Bu belgeyi henüz imzalamayan 2 ülke Amerika Birleşik Devletleri ve Somalidir.
(Şerh No: 721 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 13:24)

Sigorta kaynaklı hasar bedelinin ödenmesine ilişkin tazminat davasında tebligat yapılamayan davalı için Trafik Sicil Amirliğine bildirdiği adrese Tebligat Kanunu md. 35 uyarınca tebligat yapılabilir.
(Şerh No: 720 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 13:06)

Nihai tüketicilere kesilecek faturalarda "nihai tüketici" ibaresinin eklenmesi veya tüketicinin TC Kimlik numarası yazılması zorunlu değildir.
(Şerh No: 719 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 12:59)

Adres değişikliği yapılması durumunda önceden bastırılan resmi belge ve evraklar (fatura, sevk irsaliyesi vs.) bağlı bulunulan vergi dairesince ibraz edilerek iptal edilmesinin sağlanması mümkündür.
(Şerh No: 718 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 12:55)

Tamir amacıyla gönderilen mallar tekrar müşteriye gönderilirken sevk irsaliyesi düzenlenmelidir.
(Şerh No: 717 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 12:48)

Tek başına çalışan ve Avukatlık Ortaklığı kurmayan avukat "Hukuk Bürosu" ibaresi kullanamaz.
(Şerh No: 716 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:40)

Avukatın sitesinin ingilizce hazırlanmış olması, sitede müvekkil listesinin belirtilmesi, başka şehir ve ülkelerdeki avukatlarla işbirlirliği yapıldığından bahsedilmesi reklam yasağına aykırı olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 715 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:37)

Avukatın "irtibatlı oldukları bürolar"dan bahsetmesi reklam yasağına aykırıdır.
(Şerh No: 714 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:31)

Bir avukatın oturduğu konutun apartman aidat borcunu ödemeyerek icra takibine sebebiyet vermesi mesleğin itibarını zedeleyecek tutum kabul edilir ve disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 713 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:27)

Avukatın mahkemeye sunduğu dilekçesinde “…eski bir hakim ve avukat olan beni..”, “…emekli bir hakim olarak…” gibi ifadelerle kendisinin emekli hakim olduğundan bahsetmesi disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 712 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:23)

Bir avukatın akademik ünvan olan "Prof.Dr." veya "Dr." ifadelerini ismiyle birlikte kullanması mümkünse de, Mahkemeye sunduğu bir dilekçede isminin geçtiği her yerde bu ünvanları aşırılık teşkil edecek kadar koyultması "reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta" kabul edilir ve disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 711 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:21)

Bir avukatın serviste otomobilinin kaporta boya işlemlerini yaptırdığı, ödemesini sonra yapacağını bildirdiği ve servisin onun avukat olmasına güvenerek ödemeyi almadan aracı kendisine teslim etmesinden sonra ödeme yapmaktan kaçınması, mesleğin itibarını zedeleyecek davranış olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 710 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:14)

Stajyer avukatların staj dönemi içindeki eylemleri disiplin soruşturmasına konu edilebilir ve stajyer avukatlara da disiplin cezası verilebilir.
(Şerh No: 709 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:10)

Duruşma saati geçmiş olsa dahi, karşı taraf vekili meslektaşının başka mahkemede duruşmada olduğunu bilerek ve onu beklemeden duruşmaya giren avukatın eylemi disiplin cezası gerektirir.
(Şerh No: 708 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:07)

Avukatın layihasında karşı taraf için "namus duygusundan yoksun", "sapkın bir ruh hali içinde" olduğunu söylemesi savunma sınırları içinde kabul edilemez ve disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 707 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:04)

Bir avukatın bir arzuhalci ile aynı büroyu paylaşması, camına "dilekçe, icra takibi, fotokopi, veraset, tapu intikal işleri yapılır" ifadesi yazması, "Uzman hukuk bürosu" ifadesi kullanması reklam yasağına aykırı nitelikte olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 704 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:50)

Bir avukatın karşı tarafı temsilen eden meslektaşını "bu imzalar fotokopiyi sunan müdahil vekili tarafından başkaca bir yerdeki imzalar kıvrılarak bu belgenin altına konulmak suretiyle çekilen fotokopi sonucu oluşturulmuştur" ifadesiyle zan altında bırakması küçük düşürücü nitelikte olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 703 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:47)

Bir avukat karşı taraftan talep gelmediği halde, bir gazete haberini okuyarak sanıkla veya yakınlarıyla irtibata geçiyor ve onları kendisine vekalet vermeye ikna ediyorsa bu davranış "kendine iş sağlama niteliğinde" olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 702 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:44)

Suç tarihinde 6 yaşında olan mağdur, beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğundan, ona karşı işlenen kasten yaralama eyleminin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı değildir.
(Şerh No: 701 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 10:43)

Epilepsi hastası olduğu belirlenen ve yargılama sırasında rahatsızlığından dolayı beyanda bulunamadığı ve meramını anlatamadığının gözlenen mağdura CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın vekil görevlendirilmesi gerekir.
(Şerh No: 700 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 10:37)

Avukatın meslekle ilgili olmayan (kendi özel hayatıyla ilgili) bir etkinlik sırasında bir kişiye karşı hakaret niteliğinde sözler sarfetmesi, meslek kurallarının 4. maddesine aykırıdır ve disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 699 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:36)

Bir avukatın meslektaşları ya da meslek örgütünü kastederek "ben sürüden değilim" ifadesi kullanması küçük düşürücü nitelikte kabul edilir ve disiplin cezası gerektirir.
(Şerh No: 698 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:31)

Baro genel kurul toplantıları ve genel kurulda oy verme işlemi avukatın mesleki faaliyetinin devamıdır. Baro Genel kurul toplantılarına Avukatların Meslek Kuralları md. 20'ye göre "mesleğe yaraşır bir kılıkta ve başları açık olarak katılmaları" gerekir. Baro Genel Kuruluna türbanlı olarak katılmak disiplin cezası gerektirir.
(Şerh No: 697 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:27)

Bir avukat, karşı tarafın vekili meslektaşına haber vermeden hasım tarafla görüşemez. Görüşme hasım tarafın isteğiyle yapılmış olsa dahi, hasmın vekiline bilgi verilmemesi Avukatlık Meslek Kurallarının 31. maddesine aykıdır.
(Şerh No: 696 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:23)

İlamsız icra takibinde karşı taraftan fazla faiz talep edilmesi, Avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun bir davranış biçimi olmayıp, disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 695 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:15)

Avukatın disiplin suçu teşkil eden eylemi nedeniyle ceza kovuşturması yapılmaması durumunda Av.K.md159/3 uygulanmaz, Av.K.md159/2'de getirilen 4.5 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir.
(Şerh No: 694 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:11)

Hastalık özrüne dayanan eski hale getirme isteminin kabul edilmesi için salt doktor raporu yeterli olmayıp, raporda belirtilen hastalığın kişiyi yapması gereken işlerden alıkoyacak derecede acze düşürmüş olması gerekir.
(Şerh No: 693 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 09:57)

Genel haciz yolu ile yapılan icra takibine karşı İcra Müdürlüğü yerine İcra Mahkemesine yapılan itirazlar sonuç doğurmaz.
(Şerh No: 692 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 09:46)

Küçükler tarafından işlenen suçların soruşturma ve kovuşturmasında Suçüstü hükümleri (3005 sayılı Kanun) uygulanamaz.
(Şerh No: 524 - Ekleyen: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 13-11-2009 09:44)

Suç tarihinde 15 yaşını tamamlayıp 18 yaşını bitirmeyen suça sürüklenen çocuğun ( sanığın )kasten işlediği yaralama suçunun yaptırımının alt sınırının 2 yılı aşmayan hapis yada para cezası olması nedeniyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24.maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı ve 5271 sayılı CYY.nın 253 ve 254.maddelerine göre uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaştırma işleminin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda sanık hakkında belirlenen cezanın üç yıldan az olması karşısında, 5395 ...
(Şerh No: 691 - Ekleyen: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 13-11-2009 09:38)

 Bilgi  [MK. 404] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 354 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde iki fıkraya ayrılmıştır. Birinci fıkrada velayet alanda bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınmasının zorunlu olduğu hükmüne yer verilmiştir, ikinci fıkrada bildirimle yükümlü resmî görevliler arasına noterlerde eklenmiştir.
(Şerh No: 690 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:58)

 Bilgi  [MK. 403] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 353 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda mevcut "küçüğün ve mahcurun şahsına takayyüt ve mallarım idare ve medenî tasarruflarda onu temsil" şeklindeki ifade, maddede "küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil" şekline dönüştürülmüş ve böylece vasinin yetkisi, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak genişletilmiş, vasiye vesayet alandaki kişinin kişilik haklarına ilişkin davaları ...
(Şerh No: 689 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:56)

 Bilgi  [MK. 402] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 352 nci, İsviçre Medenî Kanununun 365 •inci maddelerini karşılamaktadır. Maddede aile meclisinin görevini yapmaması veya vesayet altındaki kişinin yararlarının gerektirmesi hâlinde, denetim makamının her zaman için, aile meclisini değiştirme ya da özel vesayete son verme yetkisi öngörülmüştür.
(Şerh No: 688 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:53)

 Bilgi  [MK. 401] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 351 inci maddesini karşılamaktadır. Başlıkta ve metinde, yürürlükteki Kanundan farklı olarak, "maddî teminat" yerine sadece "güvence" terimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 687 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:52)

 Bilgi  [MK. 400] Gerekçe; Madde yürürlükteki 350 nci madde arılaştırmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddede yürürlükteki metinden farklı olarak asliye mahkemesi yerine denetim makamı denilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında yürürlükteki metinden farklı olarak uygulamada tereddütleri gidermek amacıyla "Kan ve koca, aile meclisine aza olabilir." hükmü yerine "Vesayet altına alınanın eşi de aile meclisine üye olabilir." hükmü konulmuştur.
(Şerh No: 686 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:19)

 Bilgi  [MK. 399] Gerekçe; Madde yürürlükteki 349 uncu maddeyi karşılamakta olup, kısmen değiştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki metin vesayet altındaki kişinin yakın kan ve sihri hısımlarından iki ergin kişiden söz etmişken, yeni madde bunun yerine kaynak Kanuna uygun olarak bu kişilerin fiil ehliyetine sahip olması koşulunu getirmiştir.
(Şerh No: 685 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:17)

 Bilgi  [MK. 398] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 348 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 684 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:16)

 Bilgi  [MK. 397] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 347 nci maddesini karşılamaktadır. Sulh hukuk mahkemesi vesayet makamı, asliye hukuk mahkemesi ise denetim makamı olduğundan bu terimler tercih edilmiştir.
(Şerh No: 683 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:15)

 Bilgi  [MK. 396] Gerekçe; Bu madde ile başlayan vesayet konusunda yürürlükteki Kanunun sistemi esas itibarıyla korunduğu gibi kurumla ilgili terimlere, çok alışılmış ve yerleşmiş olmaları sebebiyle aynen yer verilmiştir, özellikle vesayet, vasi, vesayet makamı, aile vesayeti, aile meclisi, kayyım terimleri aynen korunmuş, sadece "kanunî müşavir" yerine "yasal danışman" deyimi kullanılmıştır. Buna karşılık "vesayet teşkilâtı" deyimi yerine "vesayet düzeni", " vesayet uzuvları" yerine 'Vesayet organları" ve "vesay...
(Şerh No: 682 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:13)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,12597895 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.