Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [MK. 15] Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 15 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı terim birliğini sağlamak üzere "Ayırt etme gücünün bulunmaması" şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki Kanunda iki fıkra hâlinde düzenlenmiş olan madde tek fıkra hâline getirilmiştir. Madde ayırt etme gücüne sahip olmayan kişinin tasarruflarının değil, fiillerinin hukukî sonuç doğurmadığını ifade etmek üzere yeniden kaleme alınmıştır. Gerçekten de ayırt etme gücüne sahip olmayan kişilerin hukukî sonuç doğu...
(Şerh No: 756 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:21)

 Bilgi  [MK. 16] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 16 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddede ayırt etme gücüne sahip olduktan hâlde küçük ya da kısıtlı olan kişilerin fiil ehliyetleri düzenlenmektedir. Kenar başlık terim birliğini sağlamak üzere "Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar" şeklinde değiştirilmiştir. Maddede kullanılan "kanunî mümessil" deyimi yerine daha güzel bir ifade tarzı olan ve dilimize yerleşmiş bulunan "yasal temsilci" deyimi kullanılmıştır, "ivazsız iktisap" yerine "karşılıksız kazan...
(Şerh No: 755 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:19)

 Bilgi  [MK. 13] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 13 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı "Temyiz kudreti" yerine "Ayırt etme gücü" şeklinde günümüz diline uyarlanmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 753 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:17)

 Bilgi  [MK. 12] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 12 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığında "Kazaî rüşt" yerine 1984 tarihli Öntasarıya uygun olarak "Ergin kılınma" deyimi kullanılmıştır. Maddede küçüğü ergin kılmada görevli mahkemenin asliye mahkemesi olduğuna ilişkin belirlemenin hukukumuz bakımından gereksiz olduğu kabul edilerek "mahkemesi asliyece" yerine "mahkemece" deyimi kullanılmıştır,. İsviçre'den farklı olarak Ülke genelinde geçerli Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuz bulunduğundan, h...
(Şerh No: 752 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:15)

 Bilgi  [MK. 11] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 11 inci maddesini karşılamaktadır. Bu maddenin kenar başlığı "Rüşt" yerine günümüz diline uygun olarak "Erginlik" şeklinde değiştirilmiştir. Maddede kullanılan "ikmal" sözcüğü yerine bunu daha iyi ifade eden "doldurma" sözcüğü kullanılmıştır.
(Şerh No: 751 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:14)

 Bilgi  [MK. 10] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 10 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığında yer alan "Z.Şartları" sözcüğü günümüz diline daha uyumlu ve yerleşik bir sözcük olan "2. Koşulları" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin kenar başlığı fiil ehliyetinin genel olarak koşullarını düzenleyen bir madde olması nedeniyle, "a. Genel olarak" şeklinde değiştirilmiştir. 1971 ve 1984 tarihli Öntasarılar da aynı yöndedir. Madde fiil ehliyetinin üç genel koşulunu düzenlemeyi amaçlamaktadır. Bu neden...
(Şerh No: 750 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:13)

 Bilgi  [MK. 9] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 9 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığında "II. Medenî hakların kullanılması" ifadesi yerine, bir önceki maddede "hak ehliyetinin" düzenlendiği göz önünde tutularak "H.Fiil ehliyeti" ifadesi, kenar başlığında "1.Mevzuu" yerine "1.Kapsamı" sözcüğü kullanılmıştır. Gerçekten de bu madde, fiil ehliyeti açısından hak sahibinin hukukî konumunu ve fiil ehliyetinin hak sahibine neler tanıdığını belirleyen bir maddedir. Bu sebeple maddede, fiil ehliyetinin...
(Şerh No: 749 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:10)

 Bilgi  [MK. 8] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 8 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin "A. Şahsîyet" şeklindeki konu başlığı bu maddelerde genellikle ehliyet konusu düzenlenmiş olduğundan "A. Genel olarak" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin "I. Medenî haklardan istifade" şeklindeki kenar başlığı ise "I. Hak ehliyeti" şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik 1984 tarihli Öntasarıdan aynen alınmıştır. Gerek öğretide gerek yargı kararlarında bu maddenin "hak ehliyeti", bundan sonraki maddenin ise "fiil ehliy...
(Şerh No: 748 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:08)

 Bilgi  [MK. 7] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 7 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin düzenlediği konulan daha iyi anlatması bakımından maddenin kenar başlığı "Resmî belgelerle ispat" şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasında "Resmî sicil ve senetlerin doğru olmadığı sabit oluncaya kadar mündericatı ile amel olunur." şeklindeki anlaşılması güç ifade yerine, kısa ve olumlu bir cümle ile "Resmî sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur." ifadesi terci...
(Şerh No: 747 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:07)

 Bilgi  [MK. 6] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 6 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli öntasarının 6 ncı maddesinden kısmen değiştirilerek alınmış, konu ve kenar başlıkları günümüz diline uyarlanarak aynen korunmuştur.
(Şerh No: 746 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:06)

 Bilgi  [MK. 5] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 5 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı "Genel nitelikli hükümler" şeklinde değiştirilmiştir. Yürürlükteki maddenin Borçlar Kanununun genel hükümlerinin sadece "medenî hukuk ilişkilerinde" uygulanabileceği kanısını uyandıran ifadesi, Medenî Kanun ile Borçlar Kanununun 1 ilâ 181 inci maddelerindeki genel hükümler ile, bunların dışında kalmakla birlikte genel nitelik arzeden diğer hükümlerin de tüm özel hukuk ilişkilerine uygun düştüğü ölçüde uygul...
(Şerh No: 745 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:05)

 Bilgi  [MK. 4] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 4 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı 1984 tarihli Öntasarıdan alınmış, maddede yer alan "hak ve nısfetle hükmeder." deyimi yerine, "hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." deyimi kullanılmıştır. Gerçekten maddede yer alan sadece "hak ve nısfetle hükmeder" ifadesi hâkimin önüne gelen olayda, hukuku bir tarafa bırakıp sadece hakkaniyeti gözetecekmiş gibi bir kanı uyandırmaktadır. Oysa hâkim, takdir yetkisini kullanırken önce hukuka, daha sonra ...
(Şerh No: 744 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:03)

 Bilgi  [MK. 3] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 3 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı "İyiniyet" olarak değiştirilmiştir. Burada 1984 tarihli Öntasarıdaki düzenleme aynen benimsenerek, iyi niyetin rolü, yalnız hakların doğumu alanına indirgenmemiş, kanunun hukukî bir sonuç bağladığı durumlara teşmil olunmuştur. Ayrıca ifade düzeltilmek suretiyle birinci fıkra, kaynak İsviçre Medenî Kanununun 3 üncü maddesinin Alınanca metnine uygun hâle getirilmiştir.
(Şerh No: 743 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:02)

 Bilgi  [MK. 2] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 2 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığı "Medenî hakların şümulü" yerine "Hukukî ilişkilerin kapsamı" şeklinde değiştirilmiştir. Gerçekten de yürürlükteki Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinde kişilerin medenî haklarının kapsamı değil, kişilerin hukuk ilişkilerinde hakları kazanmaları ile borçlarını ifa etmelerinin kapsamı düzenlenmiştir. Bu sebeple 2, 3 ve 4 üncü maddelerin konu başlığı olarak "Hukukî ilişkilerin kapsamı" deyimi kullanılmıştır. Yürür...
(Şerh No: 742 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 18:01)

 Bilgi  [İşK. 11] İş hukukunda belirli süreli iş sözleşmeleri önemli bir yere sahiptir.* Belir süreli iş sözleşmelerinde dikkat edilmesi gereken bir çok husus vardır. Bunlardan ilk etapta söylenmesi gerekenleri sıralamak gerekirse; İşverenler açısından: 1- Belirli süreli iş sözleşmesinin yapılması için mutlaka esaslı bir neden olması gerekmektedir. Yapılan sözleşmesinin süresinin, esaslı nedenle orantılı olması gerekmektedir. Örneğin, doğum sebebiyle 8 hafta çalışamayacak bir kadın işçinin yerine, belirli s...
(Şerh No: 741 - Ekleyen: Av.Uygar BOSTANCI - Tarih : 14-11-2009 18:00)

 Bilgi  [MK. 1] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 1 inci maddesini karşılamaktadır. Madde olduğu gibi korunmuş fakat gerek amaç ve içeriğini daha iyi ifade etmesi bakımından, gerek dilinin daha anlaşılır bir hâle getirilmesi yönünden yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin kenar başlığı "Kanunu Medenînin Tatbiki" şeklindedir. Bu kenar başlık maddenin uygulama alanıyla uyumlu değildir. Çünkü, madde sadece Medenî Kanunun uygulanmasını düzenleyen bir madde olmayıp genel olarak hukukun kaynaklarım düzenlemektedir. Ma...
(Şerh No: 740 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-11-2009 17:59)

 Bilgi  [İşK. 4] Bu madde, iş hukukuyla ilgili bir dava açmadan önce, bakılması gereken ilk maddedir. Madde, işçinin Deniz İş Kanunu, Basın İş Kanunu gibi diğer iş kanunlarına mı, yoksa Borçlar Kanunu'na mı tabi olarak çalıştığını belirlemek açısından çok önemlidir. Uygulamada bu tür hataların sıkça yapıldığı görülmektedir. Örneğin, Borçlar Kanunu'na tabi olarak çalışan bir işçinin ücret alacağı için, iş Mahkemesinde dava açtığınızda, davanız ilk celsede görev yönünden reddedilebilecektir. Bu durumla ilgili ...
(Şerh No: 739 - Ekleyen: Av.Uygar BOSTANCI - Tarih : 14-11-2009 16:52)

Tacir olan taraflarca kararlaştırılan ücret ve cezanın fahiş olduğu ileri sürülerek indirime tabi tutulması istenemez ise de uygun düştüğü ölçüde Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri TTK m. 1 gereğince tüm ticari sözleşmelere uygulanır. Buna göre BK'nın genel hükümleri, ticari sözleşmelerle kararlaştırılan cezai şart hakkında da uygulanacaktır.
(Şerh No: 738 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 14-11-2009 14:39)

TTK m. 1 atfı ile, Borçlar Kanunu'nun 98 ve 44. maddeleri gereğince karşılıklı kusur halinde taraflar kusurları oranında zarara katlanmalıdır.
(Şerh No: 735 - Ekleyen: Av.Feridun YURTSEVER - Tarih : 14-11-2009 13:51)

Tebligat Kanunun 16. maddesi uyarınca tebliğ yapılacak kişi adresinde bulunmazsa, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere tebligat yapılabilir. Ancak tebligat çıkarılan adres işyeri ise ve tebligat çıkarılan kişi orada çalışmıyorsa, kendisiyle aynı konutta oturan kişiye o işyerinde teslim edilen tebligat geçersizdir.
(Şerh No: 733 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 14-11-2009 13:26)

Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, borçlunun usulsüz tebligatı öğrendiği tarih olarak bildirdiği ve borçlu vekilince karşı çıkılmayan tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitine karar vermek gerekirken, başvurunun İİK.nun 65. maddesinde düzenlenen gecikmiş itiraz olarak niteldirilmesi isabetsizdir.
(Şerh No: 730 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 14-11-2009 12:44)

İnşaatı tamamlamadan veya kat mülkiyeti oluşturmadan satışa sunulan taşınmazı konut olarak kullanılmak üzere, ticari ve mesleki olmayan amaçla satın alan kişi tüketici sayılır. Bu nedenle bu husustaki uyuşmazlıklar Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olup, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemelerinde bakılır.
(Şerh No: 729 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 14-11-2009 12:31)

Yabancı Mahkemenin Türk Hukuku'nu uygulamaması veya yanlış uygulaması başlı başına kamu düzenine açık aykırılık oluşturmaz ve kararın tenfizine engel teşkil etmez.
(Şerh No: 728 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 15:25)

Miras ölenin milli hukukuna tabidir. Ölenin milli hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir.
(Şerh No: 727 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 15:11)

K.H.K.nin 165/3. maddesinin iptal edilmesi ile zarar gören üçüncü kişilerin hükümsüzlük davası açabilmeleri artık her hangi bir süreye tabi değildir. Hükümsüzlük davasının koruma süresi boyunca istenebilmesi mümkündür.
(Şerh No: 726 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 13-11-2009 14:33)

Ticari ve İktisadi Bütünlük kapsamında yapılan satışların ihale bedelinin dağıtımına ilişkin sıra cetveli düzenlenmesi ve ihalenin Fon Kurulu tarafından onanması Bankacılık Kanunu 134. maddenin atfı temelinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari Ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinde belirtilmiştir. Bu hüküm gereğince Fon, 6183 sayılı kanun hükümlerine bağlı olmaksızın satış yapabildiğinden satış ile ilgili ihalenin Feshine ilişkin ...
(Şerh No: 724 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 13-11-2009 14:09)

Yürürlükten kaldırılan 2675 sayılı Yasa'nın 38. maddesinin (e) bendindeki "yetkili kılınan hukukun uygulanmamış ve Türk vatandaşı olan davalının tenfize bu yönde itiraz etmemiş olması" koşulu yeni yasada yer almadığından, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için, o ilamda Türk Hukuku'nun uygulanması şartı yoktur.
(Şerh No: 723 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 13:51)

Bir bankanın hukuk müşavirliğinde çalışan avukatın, meslektaşının Av.K. madde 2 gereğince kendisinden talep ettiği bilgiyi Bankalar Kanununun 22/8 maddesi gereğince gizli bilgi olduğu gerekçesiyle vermemesi disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 705 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 13:36)

 Bilgi  [ÇHKİAS. Önsöz] Sözleşmeyi imzalayan/henüz imzalamayan ülkeler ile imza tarihleri aşağıdaki sayfada görülebilir: http://conventions.coe.int/Treaty/Commun/ChercheSig.asp?NT=160&CM=8&DF=10/31/2008&CL=ENG
(Şerh No: 722 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 13:35)

 Bilgi  [BMÇHS. 1] Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, en geniş kabul gören insan hakları belgesidir. Bugüne kadar Birleşmiş Milletlere mensup 189 ülke tarafından imzalanmıştır. Bu belgeyi henüz imzalamayan 2 ülke Amerika Birleşik Devletleri ve Somalidir.
(Şerh No: 721 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 13:24)

Sigorta kaynaklı hasar bedelinin ödenmesine ilişkin tazminat davasında tebligat yapılamayan davalı için Trafik Sicil Amirliğine bildirdiği adrese Tebligat Kanunu md. 35 uyarınca tebligat yapılabilir.
(Şerh No: 720 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 13:06)

Nihai tüketicilere kesilecek faturalarda "nihai tüketici" ibaresinin eklenmesi veya tüketicinin TC Kimlik numarası yazılması zorunlu değildir.
(Şerh No: 719 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 12:59)

Adres değişikliği yapılması durumunda önceden bastırılan resmi belge ve evraklar (fatura, sevk irsaliyesi vs.) bağlı bulunulan vergi dairesince ibraz edilerek iptal edilmesinin sağlanması mümkündür.
(Şerh No: 718 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 12:55)

Tamir amacıyla gönderilen mallar tekrar müşteriye gönderilirken sevk irsaliyesi düzenlenmelidir.
(Şerh No: 717 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 12:48)

Tek başına çalışan ve Avukatlık Ortaklığı kurmayan avukat "Hukuk Bürosu" ibaresi kullanamaz.
(Şerh No: 716 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:40)

Avukatın sitesinin ingilizce hazırlanmış olması, sitede müvekkil listesinin belirtilmesi, başka şehir ve ülkelerdeki avukatlarla işbirlirliği yapıldığından bahsedilmesi reklam yasağına aykırı olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 715 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:37)

Avukatın "irtibatlı oldukları bürolar"dan bahsetmesi reklam yasağına aykırıdır.
(Şerh No: 714 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:31)

Bir avukatın oturduğu konutun apartman aidat borcunu ödemeyerek icra takibine sebebiyet vermesi mesleğin itibarını zedeleyecek tutum kabul edilir ve disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 713 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:27)

Avukatın mahkemeye sunduğu dilekçesinde “…eski bir hakim ve avukat olan beni..”, “…emekli bir hakim olarak…” gibi ifadelerle kendisinin emekli hakim olduğundan bahsetmesi disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 712 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:23)

Bir avukatın akademik ünvan olan "Prof.Dr." veya "Dr." ifadelerini ismiyle birlikte kullanması mümkünse de, Mahkemeye sunduğu bir dilekçede isminin geçtiği her yerde bu ünvanları aşırılık teşkil edecek kadar koyultması "reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta" kabul edilir ve disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 711 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:21)

Bir avukatın serviste otomobilinin kaporta boya işlemlerini yaptırdığı, ödemesini sonra yapacağını bildirdiği ve servisin onun avukat olmasına güvenerek ödemeyi almadan aracı kendisine teslim etmesinden sonra ödeme yapmaktan kaçınması, mesleğin itibarını zedeleyecek davranış olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 710 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:14)

Stajyer avukatların staj dönemi içindeki eylemleri disiplin soruşturmasına konu edilebilir ve stajyer avukatlara da disiplin cezası verilebilir.
(Şerh No: 709 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:10)

Duruşma saati geçmiş olsa dahi, karşı taraf vekili meslektaşının başka mahkemede duruşmada olduğunu bilerek ve onu beklemeden duruşmaya giren avukatın eylemi disiplin cezası gerektirir.
(Şerh No: 708 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:07)

Avukatın layihasında karşı taraf için "namus duygusundan yoksun", "sapkın bir ruh hali içinde" olduğunu söylemesi savunma sınırları içinde kabul edilemez ve disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 707 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 11:04)

Bir avukatın bir arzuhalci ile aynı büroyu paylaşması, camına "dilekçe, icra takibi, fotokopi, veraset, tapu intikal işleri yapılır" ifadesi yazması, "Uzman hukuk bürosu" ifadesi kullanması reklam yasağına aykırı nitelikte olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 704 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:50)

Bir avukatın karşı tarafı temsilen eden meslektaşını "bu imzalar fotokopiyi sunan müdahil vekili tarafından başkaca bir yerdeki imzalar kıvrılarak bu belgenin altına konulmak suretiyle çekilen fotokopi sonucu oluşturulmuştur" ifadesiyle zan altında bırakması küçük düşürücü nitelikte olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 703 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:47)

Bir avukat karşı taraftan talep gelmediği halde, bir gazete haberini okuyarak sanıkla veya yakınlarıyla irtibata geçiyor ve onları kendisine vekalet vermeye ikna ediyorsa bu davranış "kendine iş sağlama niteliğinde" olup disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 702 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:44)

Suç tarihinde 6 yaşında olan mağdur, beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğundan, ona karşı işlenen kasten yaralama eyleminin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı değildir.
(Şerh No: 701 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 10:43)

Epilepsi hastası olduğu belirlenen ve yargılama sırasında rahatsızlığından dolayı beyanda bulunamadığı ve meramını anlatamadığının gözlenen mağdura CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın vekil görevlendirilmesi gerekir.
(Şerh No: 700 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 10:37)

Avukatın meslekle ilgili olmayan (kendi özel hayatıyla ilgili) bir etkinlik sırasında bir kişiye karşı hakaret niteliğinde sözler sarfetmesi, meslek kurallarının 4. maddesine aykırıdır ve disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 699 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:36)

Bir avukatın meslektaşları ya da meslek örgütünü kastederek "ben sürüden değilim" ifadesi kullanması küçük düşürücü nitelikte kabul edilir ve disiplin cezası gerektirir.
(Şerh No: 698 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:31)

Baro genel kurul toplantıları ve genel kurulda oy verme işlemi avukatın mesleki faaliyetinin devamıdır. Baro Genel kurul toplantılarına Avukatların Meslek Kuralları md. 20'ye göre "mesleğe yaraşır bir kılıkta ve başları açık olarak katılmaları" gerekir. Baro Genel Kuruluna türbanlı olarak katılmak disiplin cezası gerektirir.
(Şerh No: 697 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:27)

Bir avukat, karşı tarafın vekili meslektaşına haber vermeden hasım tarafla görüşemez. Görüşme hasım tarafın isteğiyle yapılmış olsa dahi, hasmın vekiline bilgi verilmemesi Avukatlık Meslek Kurallarının 31. maddesine aykıdır.
(Şerh No: 696 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:23)

İlamsız icra takibinde karşı taraftan fazla faiz talep edilmesi, Avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun bir davranış biçimi olmayıp, disiplin cezasını gerektirir.
(Şerh No: 695 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:15)

Avukatın disiplin suçu teşkil eden eylemi nedeniyle ceza kovuşturması yapılmaması durumunda Av.K.md159/3 uygulanmaz, Av.K.md159/2'de getirilen 4.5 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir.
(Şerh No: 694 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 13-11-2009 10:11)

Hastalık özrüne dayanan eski hale getirme isteminin kabul edilmesi için salt doktor raporu yeterli olmayıp, raporda belirtilen hastalığın kişiyi yapması gereken işlerden alıkoyacak derecede acze düşürmüş olması gerekir.
(Şerh No: 693 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 09:57)

Genel haciz yolu ile yapılan icra takibine karşı İcra Müdürlüğü yerine İcra Mahkemesine yapılan itirazlar sonuç doğurmaz.
(Şerh No: 692 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 13-11-2009 09:46)

Küçükler tarafından işlenen suçların soruşturma ve kovuşturmasında Suçüstü hükümleri (3005 sayılı Kanun) uygulanamaz.
(Şerh No: 524 - Ekleyen: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 13-11-2009 09:44)

Suç tarihinde 15 yaşını tamamlayıp 18 yaşını bitirmeyen suça sürüklenen çocuğun ( sanığın )kasten işlediği yaralama suçunun yaptırımının alt sınırının 2 yılı aşmayan hapis yada para cezası olması nedeniyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24.maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı ve 5271 sayılı CYY.nın 253 ve 254.maddelerine göre uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaştırma işleminin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda sanık hakkında belirlenen cezanın üç yıldan az olması karşısında, 5395 ...
(Şerh No: 691 - Ekleyen: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 13-11-2009 09:38)

 Bilgi  [MK. 404] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 354 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde iki fıkraya ayrılmıştır. Birinci fıkrada velayet alanda bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınmasının zorunlu olduğu hükmüne yer verilmiştir, ikinci fıkrada bildirimle yükümlü resmî görevliler arasına noterlerde eklenmiştir.
(Şerh No: 690 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:58)

 Bilgi  [MK. 403] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 353 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda mevcut "küçüğün ve mahcurun şahsına takayyüt ve mallarım idare ve medenî tasarruflarda onu temsil" şeklindeki ifade, maddede "küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil" şekline dönüştürülmüş ve böylece vasinin yetkisi, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak genişletilmiş, vasiye vesayet alandaki kişinin kişilik haklarına ilişkin davaları ...
(Şerh No: 689 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:56)

 Bilgi  [MK. 402] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 352 nci, İsviçre Medenî Kanununun 365 •inci maddelerini karşılamaktadır. Maddede aile meclisinin görevini yapmaması veya vesayet altındaki kişinin yararlarının gerektirmesi hâlinde, denetim makamının her zaman için, aile meclisini değiştirme ya da özel vesayete son verme yetkisi öngörülmüştür.
(Şerh No: 688 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:53)

 Bilgi  [MK. 401] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 351 inci maddesini karşılamaktadır. Başlıkta ve metinde, yürürlükteki Kanundan farklı olarak, "maddî teminat" yerine sadece "güvence" terimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 687 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:52)

 Bilgi  [MK. 400] Gerekçe; Madde yürürlükteki 350 nci madde arılaştırmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddede yürürlükteki metinden farklı olarak asliye mahkemesi yerine denetim makamı denilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında yürürlükteki metinden farklı olarak uygulamada tereddütleri gidermek amacıyla "Kan ve koca, aile meclisine aza olabilir." hükmü yerine "Vesayet altına alınanın eşi de aile meclisine üye olabilir." hükmü konulmuştur.
(Şerh No: 686 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:19)

 Bilgi  [MK. 399] Gerekçe; Madde yürürlükteki 349 uncu maddeyi karşılamakta olup, kısmen değiştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki metin vesayet altındaki kişinin yakın kan ve sihri hısımlarından iki ergin kişiden söz etmişken, yeni madde bunun yerine kaynak Kanuna uygun olarak bu kişilerin fiil ehliyetine sahip olması koşulunu getirmiştir.
(Şerh No: 685 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:17)

 Bilgi  [MK. 398] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 348 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 684 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:16)

 Bilgi  [MK. 397] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 347 nci maddesini karşılamaktadır. Sulh hukuk mahkemesi vesayet makamı, asliye hukuk mahkemesi ise denetim makamı olduğundan bu terimler tercih edilmiştir.
(Şerh No: 683 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:15)

 Bilgi  [MK. 396] Gerekçe; Bu madde ile başlayan vesayet konusunda yürürlükteki Kanunun sistemi esas itibarıyla korunduğu gibi kurumla ilgili terimlere, çok alışılmış ve yerleşmiş olmaları sebebiyle aynen yer verilmiştir, özellikle vesayet, vasi, vesayet makamı, aile vesayeti, aile meclisi, kayyım terimleri aynen korunmuş, sadece "kanunî müşavir" yerine "yasal danışman" deyimi kullanılmıştır. Buna karşılık "vesayet teşkilâtı" deyimi yerine "vesayet düzeni", " vesayet uzuvları" yerine 'Vesayet organları" ve "vesay...
(Şerh No: 682 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:13)

 Bilgi  [MK. 395] Gerekçe;1984 tarihli öntasarının 345 inci maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 345 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinden farklı olarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 681 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:12)

 Bilgi  [MK. 394] Gerekçe;1984 tarihli öntasarının 325 inci maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 344 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 680 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:10)

 Bilgi  [MK. 393] Gerekçe;1984 tarihli öntasarının 324 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 343 üncü maddesini karşılamaktadır. Üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinden esaslı bir içerik farkı yoktur: Ancak maddenin ilk fıkrasında, mahkeme kararı için alacaklıların başvuruda bulunması gerektiğinin belirtilmesine, yürürlükteki metnin aksine, gerek görülmemiştir.
(Şerh No: 679 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:09)

 Bilgi  [MK. 392] Gerekçe; 1984 tarihli öntasarının 323 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 342 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde bulunan "...kabullerine mâni bulunmayan..." deyimi yerine, maddede "...kabullerine engel olacak durumları olmayan..." ifadesi kullanılmıştır. Bu maddeye göre, İsviçre Medenî Kanununun 355 inci maddesinde de olduğu gibi, yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması gerekir. Madde bu hususu yürürlükteki metne ...
(Şerh No: 678 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:07)

 Bilgi  [MK. 391] Gerekçe;1984 tarihli öntasarının 322 nci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 341 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 677 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:05)

 Bilgi  [MK. 390] Gerekçe; 1984 tarihli öntasarının 321 inci maddesinden aynen alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 340 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği olmamakla birlikte, yürürlükteki metinde yer alan "Sicile Kayıt" kenar başlığı ile metin içindeki "... tapu siciline kayıt ..." ifadeleri yerine "tapu kütüğüne şerh verilmesi" ifadesi kullanılmıştır; çünkü burada söz konusu olan bir tasarruf hakkı sınırlamasının sicile yazmasıdır.
(Şerh No: 676 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 12-11-2009 21:04)

Kira tespit davaları sonunda verilen hükümler inşai nitelikte kararlar olup, kesinleşmedikçe icrası istenemez. Bu itibarla Kira tespit davalarında temerrüt ve faiz, dava öncesi gönderilen ihtar tarihinden değil, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
(Şerh No: 673 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 12-11-2009 17:10)

Korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde, bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemesi'ne aittir. Korunma kararının kaldırılması davasının, hakkında korunma kararı alınmış çocuğa, çocuk ergin değilse yasal temsilcisine yöneltilmesi gerekir.
(Şerh No: 675 - Ekleyen: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 12-11-2009 14:00)

Babaannesi tarafından haksız olarak alıkonulan çocuğun, mutad meskeninin bulunduğu ülkeye iadesine ilişkin dava dilekçesi, duruşma günü ile birlikte taraflara tebliğ edilmeli, gösterdikleri deliller toplanıp karar verilmelidir.
(Şerh No: 674 - Ekleyen: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 12-11-2009 12:59)

5846 sayılı FSEK'nın 6/11. maddesinde işleme eser niteliğinde kabul edilen veri tabanlarının tarifi yapılmış olup, işleme eser kapsamı içinde veri tabanlarının da koruma kapsamında olduğu belirtilmiştir. FSEK'nın 76. maddesi ile de kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davaların İhtisas Mahkemeleri'nde,yani "FSHM"'nde görüleceği belirtilmiştir. Bu nedenle veri yayın sözleşmesine konu olan ihtilafların çözüm mercii FSHM'sidir.
(Şerh No: 672 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 12-11-2009 09:28)

States Parties shall take all appropriate measures to promote physical and psychological recovery and social reintegration of a child victim of: any form of neglect, exploitation, or abuse; torture or any other form of cruel, inhuman or degrading treatment or punishment; or armed conflicts. Such recovery and reintegration shall take place in an environment which fosters the health, self-respect and dignity of the child.
(Şerh No: 671 - Çeviren: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 11-11-2009 16:15)

1- States Parties undertake to respect and to ensure respect for rules of international humanitarian law applicable to them in armed conflicts which are relevant to the child. 2- States Parties shall take all feasible measures to ensure that persons who have not attained the age of fifteen years do not take a direct part in hostilities. 3- States Parties shall refrain from recruiting any person who has not attained the age of fifteen years into their armed forces. In recruiting among those persons who have attained the age of fifteen years but who have not attained the age of eighteen years, States Parties shall endeavour to give priority to those who are oldest. 4- In accordance with their obligations under international humanitarian law to protect the civilian population in armed conflicts, States Parties shall take all feasible measures to ensure protection and care of children who are affected by an armed conflict.
(Şerh No: 670 - Çeviren: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 11-11-2009 16:14)

States Parties shall ensure that: a) No child shall be subjected to torture or other cruel, inhuman or degrading treatment or punishment. Neither capital punishment nor life imprisonment without possibility of release shall be imposed for offences committed by persons below eighteen years of age; b) No child shall be deprived of his or her liberty unlawfully or arbitrarily. The arrest, detention or imprisonment of a child shall be in conformity with the law and shall be used only as a measure of last resort and for the shortest appropriate period of time; c) Every child deprived of liberty shall be treated with humanity and respect for the inherent dignity of the human person and in a manner which takes into account the needs of persons of his or her age. In particular, every child deprived of liberty shall be separated from adults unless it is considered in the child’s best interest not to do so and shall have the right to maintain contact with his or her family through correspondence and visits, save in exceptional circumstances; d) Every child deprived of his or her liberty shall have the right to prompt access to legal and other appropriate assistance, as well as the right to challenge the legality of the deprivation of his or her liberty before a court or other competent, independent and impartial authority and to a prompt decision on any such action.
(Şerh No: 669 - Çeviren: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 11-11-2009 16:12)

Avukatın dava dilekçesinin FSEK.1/B ve2. maddesi dairesinde İlim ve Edebiyat eseri sayılabilmesi için, konusunda araştırma yapan bir avukat tarafından edinilen bilgi birikimi, mesleki tecrübe ve mevzuat incelemesi ile yazılabilecek mutad dilekçe tertip ve ifade tarzının üzerinde kabul edilebilecek şekilde, hukuki görüşlerin ve vakıaların sunuluşu, düzenlenişi, bilgilerin derlenişi ve seçilmeleri itibariyle sahibinin hususiyetini taşıyan bir dilekçe niteliğinde bulunması gerekir.
(Şerh No: 668 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 11-11-2009 12:39)

Özet: Ortak irade ile olmasa bile ayrı ayrı eylemleriyle zarara neden olanlar da zarardan BK.50. madde uyarınca müteselsilen sorumlu olurlar. Müteselsil sorumlu olanların birbirlerine rücu etmelerinin yasal dayanağı da yine BK.50. maddedir. Rücu zamanaşımı bu nedenle rücuya neden olan temel ilişki için geçerli zamanaşımı süresi kadar olup, süre ödemeden itibaren işler.
(Şerh No: 667 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 11-11-2009 12:04)

 Bilgi  [MK. 389] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 320 inci maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 339 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde, ikinci fıkrada sadece itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesilmesi öngörülmüş ise de Tasanda "taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizlerin" kaldırılmış olması da izin için zorunlu görülmüştür.
(Şerh No: 666 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:56)

 Bilgi  [MK. 388] Gerekçe; 1984 tarihli öntasarının 319 uncu maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 338 inci maddesini karşılamaktadır. Aile yurduna konu olan taşınmazlar üzerindeki tasarruf hakkı sınırlarımış olacağından, alacaklıların veya diğer kişilerin bu yüzden zarar görmelerini önlemek ve itiraz etmelerine olanak tanımak için mahkeme aracılığıyla bir ilân yapılması zorunlu görülmüştür, ikinci fıkrada, dununun rehinli ve hacizli alacaklılara da doğrudan doğruya bildirilmesi yükümü getirilmiştir.
(Şerh No: 665 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:55)

 Bilgi  [MK. 387] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 318 inci maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 337 nci maddesini kısmen karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin ilk fıkrası, bir önceki maddeye alınmış; ikinci fıkradaki "aynî haklar" deyimi yerine İsviçre Medenî Kanununun 350 nci maddesindeki gibi "rehin hakkı" deyimi kullanılmıştır.
(Şerh No: 664 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:53)

 Bilgi  [MK. 386] Gerekçe; 1984 tarihli öntasarının 317 inci maddesinden alınan bu bir cümlelik hüküm, yürürlükteki Kanunun 336 nci maddesini karşılamaktadır. "Aile yurdu" kurumu ülkemizde şimdiye kadar uygulama alanı bulmamış olmakla birlikte, bu kurumun aynen korunması uygun görülmüştür. Madde aile yurdunun kurulmasına imkân veren bir ana hüküm niteliğindedir. Yapılan değişiklik, sadece, yürürlükteki Kanunun 337 nci maddesinin ilk fıkrasının buraya alınması ve hangi malların aile yurdu hâline getirilebileceğini...
(Şerh No: 663 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:52)

 Bilgi  [MK. 385] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 316 inci maddesini örnek alan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 335 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 662 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:51)

 Bilgi  [MK. 384] Gerekçe; 1984 tarihli öntasarının 315 inci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 334 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur; ancak madde daha sade ve açık bir dille kaleme alınmıştır. Ayrıca maddenin konu başlığı da "Hissei temettü şartiyle şirket" yerine. "Kazanç paylı aile mal Ortaklığı" şeklinde değiştirilmiştir.
(Şerh No: 661 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:49)

 Bilgi  [MK. 383] Gerekçe; 1984 tarihli öntasarının 314 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 333 üncü maddesini karşılamaktadır. Daha sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 660 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:47)

 Bilgi  [MK. 382] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 313 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 332 nci maddesini karşılamaktadır. Daha sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 659 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:46)

 Bilgi  [MK. 381] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 312 nci maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 331 inci maddesini karşılamaktadır. Daha sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 658 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:44)

 Bilgi  [MK. 380] Gerekçe; 1984 tarihli öntasarının 311 inci maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 330 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin üç numaralı bendinde sadece icra dairesince konulan haciz esas alınmışken, maddede, özel kanunlarla bazı kurumlara tanınan haciz imkânları da göz önünde tutularak metindeki "icra dairesi" deyimi kaldırılmış ve sadece "haciz"den söz edilmek suretiyle kapsam genişletilmiştir. Aynı bentte, hacizden sonra satışın istenmiş obuası fesih için yeterli görül...
(Şerh No: 657 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:43)

 Bilgi  [MK. 379] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 310 uncu maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 329 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinden farklı olarak üç fıkra hâlinde kaleme alınan maddenin hem yürürlükteki metin hem de kaynak İsviçre Medenî Kanununun 342 nci maddesine göre içerik açısından sahip olduğu önemli fark, ortaklık döneminde ortaklar tarafından, bedelli veya bedelsiz ya da miras yoluyla, edinilen bütün malların, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, onu edinen ortağın kişisel...
(Şerh No: 656 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:41)

 Bilgi  [MK. 378] Gerekçe; 1984 tarihli öntasarının 309 uncu maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 328 inci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 341 inci maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Maddede belirtilen "ticaret siciline kayıt" keyfiyetinin temsilcinin tacir sıfatı kazanmasına neden olmayacağı açıktır.
(Şerh No: 655 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:40)

 Bilgi  [MK. 377] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 308 inci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 327 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 654 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:38)

 Bilgi  [MK. 376] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 307 nci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 326 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddede, yürürlükteki metinden farklı olarak, aile mal ortaklığının ortakları elbirliği ile iktisadî faaliyette bulunmak üzere birleştirdiği öngörülmüştür. Nitekim İsviçre Medenî Kanununun 339 uncu maddesinin birinci fıkrasında da bu husus vurgulanmaktadır.
(Şerh No: 653 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:37)

 Bilgi  [MK. 375] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 306 ncı maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 325 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde yer alan ziraat mevsimi ifadesi, hasat olarak değiştirilmiştir.
(Şerh No: 652 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:35)

 Bilgi  [MK. 374] Gerekçe; 1984 tarihli Öntasarının 305 inci maddesi örnek alınarak yazılan bu madde, yürürlükteki Kanunun 324 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur; ancak daha sade ve açık bir dille, kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 651 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:34)

 Bilgi  [MK. 373] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 323 üncü maddesini karşılamaktadır Madde, 1984 tarihli öntasarının 304 üncü maddesinden alınmıştır. Yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki Kanunun 323 ilâ 325 inci maddelerinin konusu "aile şirketi emvali" adındaki mal topluluğudur. Bu hükümlerle düzenlenmek istenen kurum, bir tasım malların bir tüzel kişilik oluşturulmaksızın ailenin ihtiyaçlarına özgülenmesidir. Kaynak İsviçre Medenî Kanununun 336 ilâ 348 inci maddelerinde düzenlenen ...
(Şerh No: 650 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-11-2009 21:31)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,28460097 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.