Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

2004 S.lı İcra ve İflas Kanunu - Son Eklenen Şerhler

2004 S.lı İcra ve İflas Kanunu - Son Eklenen Şerhler

Maaş ve ücret alacakları dışındaki diğer alacakların İİK m.89 uyarınca haczi mümkün ise de maaş ve ücret haczi için İİK m.83 ve 355'te özel düzenleme bulunduğu için maaş ve ücret haczinde İİK m.89'daki prosedür uygulanamaz.
(Şerh No: 14479 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2013 17:29)

Takip talebinde borçlu olarak gösterilmeyen kişiye tebliğ edilen ödeme emri yok hükmündedir ve her hangi bir sonuç doğurmaz. Bu şekilde tebliğ edilen ödeme emrine yönelik şikayet İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresizdir.
(Şerh No: 14424 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-03-2013 10:49)

Haczedilen şey hamiline ait veya cirosu kabil kıymetli evraka taalluk ediyorsa borçlunun 89 uncu madde uyarınca tebliğ edilen haciz mucibi vaki ödemeleri kendisini mesuliyetten kurtaramayacağından aynı meblağı senet hamiline karşı tekrar ödemek zorunluluğundadır.
(Şerh No: 14331 - Ekleyen: Av.Ferda ÇALGIN - Tarih : 29-03-2013 12:29)

İTİRAZIN KONUSU : 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 134. maddesinin 9.11.1988 günlü, 3494 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının “Talebin reddine karar verilmesi halinde tetkik mercii davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.” biçimindeki dördüncü cümlesinin, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir. VI- SONUÇ 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu...
(Şerh No: 14419 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 28-03-2013 08:53)

İcra ve İflas Kanunu ve takip hukuku ilkelerine göre asıl olan alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan, kural olarak borçluların tüm mallarının haczi mümkündür. Bir malın haczedilememesi için yasal düzenlemenin bulunması zorunludur. Haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerekir. Haczedilmezlik için vergi, resim, harç geliri olma ya da "fiilen kamu hizmetinde kullanılma" koşullarının kabul edilmesi karşısında, belediyeye ait b...
(Şerh No: 14411 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-03-2013 16:27)

Yapılan kambiyo senetlerine mahsus takibin aynı borç için daha önce açılmış ve derdest olan "ipoteğin paraya çevrilmesi" yolu ile takibin bulunması nedeniyle mükerrer olduğundan bahisle iptaline karar vermesi isabetsizdir. Ayrı borç ilişkisi nedeniyle hem kambiyo senedi, hem de rehin hakkı olan alacaklının aynı zaman da borçlu aleyhine hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile hem de kambiyo senetlerine mahsus yol ile takibe geçmesinde yasal bir engel yoktur.
(Şerh No: 14410 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 25-03-2013 21:48)

Meskeniyet şikayetine konu yerde borçlunun bizzat oturması zorunlu değildir.
(Şerh No: 14386 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-03-2013 15:07)

Meskeniyet şikayetinde bulunulabilmesi için, borçlunun adına kayıtlı meskende bizzat oturması şart olmadığı gibi burayı kiraya vermesi de bu talepte bulunmasına engel değildir. Ayrıca borçlunun birden çok taşınmazı olması halinde de bunlardan biri hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir.
(Şerh No: 14385 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-03-2013 15:07)

Ticaret şirketlerinin müdür ve yetkililerinin de ticareti terk suçunu işlemeleri mümkündür. Ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için; tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi, bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesi gereklidir.
(Şerh No: 14377 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-03-2013 14:15)

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, ödeme emri ekinde senet suretinin gönderilmesi zorunludur.
(Şerh No: 14376 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-03-2013 13:01)

Somut olayda henüz davacıya haciz ihbarnamesi tebliğ edilmeden davacının üç adet çek keşide ederek borçlu üçüncü şahsa verdiği bilirkişi raporunda belirtilmiştir. O hâlde mahkemece kanun hükmünün somut olaya uygulanabilirliği araştırılıp, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 14332 - Ekleyen: Av.Ferda ÇALGIN - Tarih : 15-03-2013 11:46)

 Bilgi  [İİK. 288] 6103 S.K. m.41/2-k ile yürürlükten kaldırılan 1.fıkranın 4. cümlesi
Bu şerh Türk Ticaret Kanununun 879 uncu maddesindeki şerhin hukuki neticesini meydana getirir.
(Şerh No: 14362 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 15:21)

 Bilgi  [İİK. 206] 6103 S.K. m.41/2-j ile yürürlükten kaldırılan 3.fıkranın 2. cümlesi
(Ek cümle: 29/06/1956 - 6763/42 md.) Alacakları gemi ipoteği ile temin edilmiş olan alacaklılarla gemi alacaklıları hakkında Türk Ticaret Kanununun bu cihetlere ait hususi hükümleri tatbik olunur.
(Şerh No: 14361 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 15:11)

 Bilgi  [İİK. 179] 6103 S.K. m.41/2-i değişikliği öncesi m.179/a
(Ek madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./50. md.) İflasın ertelenmesine karar veren mahkeme, şirketin veya kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli her türlü tedbiri iyileştirme projesini de göz önünde tutarak alır. Mahkeme erteleme kararı ile birlikte kayyım atanmasına karar verir. Mahkeme, yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma verebileceği gibi yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğini kayyımın onayına bağlı kılmakla da yetinebilir. İflasın ertelenme...
(Şerh No: 14360 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 13:27)

 Bilgi  [İİK. 153] 6103 S.K. m.41/2-l ile yürürlükten kaldırılan 3.fıkra
(Ek fırka: 29/06/1956 - 6763/42 md.) Türk Ticaret Kanununun gemi ipoteği hakkındaki 930 ve 931 inci maddeleri mahfuzdur.
(Şerh No: 14359 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 13:22)

 Bilgi  [İİK. 144] 6103 S.K. m.41/2-l ile yürürlükten kaldırılan 5.fıkra
(Ek fıkra: 29/06/1956 - 6763/42 md.) Gemi siciline kayıtlı olan bir gemiyi paraya çeviren icra dairesi onun üzerindeki ipotek ve intifa haklarına ait kayıtların sicilden terkin ve nakillerini de yaptırır.
(Şerh No: 14358 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 13:17)

 Bilgi  [İİK. 136] 6103 S.K. m.41/2-ğ değişikliği öncesi madde başlığı ve madde
GEMİLER HAKKINDA: MADDE 136: (Değişik madde: 29/06/1956 - 6763/42 md.) Taşınmaz malların satışına ait olan hükümler, gemi siciline kayıtlı gemiler hakkında da tatbik olunur. Bu hükümlerde geçen (Tapu sicili) tabirleri, gemi sicilini ve (İrtifak hakkı) tabiri ise sicile kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını anlatır.
(Şerh No: 14357 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 13:14)

 Bilgi  [İİK. 31] 6103 S.K. m.41/2-d değişikliği öncesi
(Değişik: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Bir irtifak hakkının veya gemi siciline kayıtlı olan bir gemi üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde 7 günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.
(Şerh No: 14356 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 12:44)

 Bilgi  [İİK. 29] 6103 S.K. m.41/2-ç değişikliği öncesi
(Değişik: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Hükmün tapu veya gemi sicili dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur. Şu kadar ki, o yer veya gemide bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu veya gemi sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müd...
(Şerh No: 14355 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 12:39)

 Bilgi  [İİK. 28] 6103 S.K. m.41/2-c değişikliği öncesi madde başlığı ve madde
TAŞINMAZ DAVALARINDA HÜKÜMLERİN TAPU VE GEMİ SİCİL DAİRELERİNE TEBLİĞİ: MADDE 28: (Değişik: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu ve gemi sicili dairelerine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmaz veya geminin kaydına şerh verir. Bu şerh Medeni Kanunun 920 nci maddesinin ikinci fıkrası ve tescil edilmiş gemiler hakkında da Ticaret Kanununun ...
(Şerh No: 14354 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 12:35)

 Bilgi  [İİK. 27] 6103 S.K. m.41/2-l ile yürürlükten kaldırılan 2.fıkra
(Ek: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Gemi siciline kayıtlı olan gemi, borçlunun elinde bulunmazsa alacaklı borçlunun gemiyi işgal etmekte olan şahsa karşı sahip olduğu hakları haiz olur. Şu kadar ki, gemi üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline geçirilmiş bir akit sebebiyle işgal edilmekte ise birinci fıkra hükmü tatbik olunur.
(Şerh No: 14353 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 12:31)

 Bilgi  [İİK. 26] 6103 S.K. m.41/2-b değişikliği öncesi
(Değişik: 3/7/1940 - 3890/1 md.) Bir taşınmaz veya bir geminin tahliye ve teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder. Borçlu taşınmazı veya gemiyi işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur. Alacaklıya teslim olunan taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çı...
(Şerh No: 14352 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 12:26)

 Bilgi  [İİK. 24] 6103 S.K. m.41/2-l ile yürürlükten kaldırılan 7.fıkra
İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesinin, 6103 S.K. m. 41/2-l hükmü gereğince 1/7/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılan, 7. fıkrası aşağıdaki şekildedir: "26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları, gemi siciline kayıtlı olmıyan gemiler hakkında da uygulanır."
(Şerh No: 14351 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 12:21)

 Bilgi  [İİK. 23] 6103 S.K. m.41/2-a değişikliği öncesi
(Değişik: 29/6/1956 - 6763/42 md.) Bu kanunun tatbikında:(ipotek) tabiri ipotekleri,ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, gemi ipoteklerini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar, üzerindeki hususi imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin muamelelerini, (Değişik ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/5 md.) (Taşınır rehni) tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940 ıncı maddesinde öngörülen rehinler...
(Şerh No: 14350 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 12:15)

 Bilgi  [İİK. 257] 6103 S.K. m.41/2-l ile yürürlükten kaldırılan fıkralar
İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinin, 6103 S.K. m. 41/2-l hükmü gereğince 1/7/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılan, 4. ve 5. fıkraları aşağıdaki şekildedir: "(Ek fıkra: 29/06/1956 - 6763/42 md.) Gemi alacaklıları, donatanın yalnız mahdut aynı surette mesul olduğu haller de, ancak mesuliyete mevzu teşkil eden mal ve haklara ihtiyati haciz koydurabilirler. Donatanın aynı zamanda şahsan mesul olduğu haller bundan müstesnadır. Şu kadar ki, donatanın şahsi mesuli...
(Şerh No: 14349 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2013 12:06)

Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ise ancak İİK.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkündür. Somut olayda, alacaklı tarafından şikayetçi bankaya İİK.nun 78. maddesi uyarınca gönderilen haciz müzekkeresi ile borçlunun doğacak her türlü hak ve alacakları üzerine haciz konulduğu görülmüştür. Yukarıda açıkladığı üzere doğacak alacakların bu şekilde haczi mümkün olduğundan yasaya aykırılık yoktur.
(Şerh No: 14345 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 13-03-2013 14:55)

Borçlunun maaş ve ücret haczi İİK m.355 vd. maddeleri hükümlerine göre yapılmalıdır; İİK m.89 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle maaş haczi yapılamaz.
(Şerh No: 14306 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-02-2013 12:35)

Yasada 89/1 haciz ihbarnamesine itirazın kaldırılmasına dair bir başvuru yolu düzenlenmemiştir. Takip borçlusu 3.kişi sayılamayacağından, bu kişiye gönderilen haciz ihbarnamesi hukuki sonuç doğurmaz.
(Şerh No: 14305 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-02-2013 11:08)

Uyuşmazlık konusu takibe konu edilen alacak; mahkemenin ara kararıyla hükmedilen, birikmiş tedbir nafakasına ilişkindir. Mahkemenin ara kararıyla hükmettiği nafaka ilam niteliğindedir ve yetkiye dair İİK m.50 hükmü uygulanmaz.
(Şerh No: 14304 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-02-2013 10:07)

İstanbul İflas Dairesince, hazine adına kayıtlı taşınmaz üzerinde müflis şirket lehine bulunan irtifak hakkı, yapılan ihale ile satılmış ve satışın kesinleşmesinden sonra, şikayetçi üçüncü şahsa İİK.nun 135.maddesi gereğince tahliye emri gönderilmiştir. Kendisine tahliye emri gönderilen üçüncü kişi, tahliye emrine karşı şikayette bulunmuştur. Şikayetçi üçüncü kişinin şikayetinin kabulü ile tahliye emrinin iptal edilebilmesi, icra mahkemesinde taşınmazı hacizden önceki bir tarihte yapıldığı r...
(Şerh No: 14293 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2013 17:48)

Davalı taraf, iddiaya konu ödemenin başka bir senede yönelik olduğunu savunmuş, ancak savunmasına dayanak yaptığı senedi dosyaya sunmamıştır. Kural olarak ödemelerin başka bir alacağa yönelik olduğu yolundaki savunmanın davalı alacaklı tarafından usulen kanıtlanması gerekir.
(Şerh No: 14269 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 14-02-2013 18:06)

Gerek davacı vekilinin, takip konusu borcun iptali istenen tasarruflardan önce doğduğunu ilişkin iddiası gerekse davalı borçlunun delil olarak sunduğu 21.4.2009 tarihli borç yenileme sözleşmesinin içeriğinden taraflar arasındaki borcun 23.12.2008 tarihli "ilk çek" tarihinde doğduğu(borcun bu tarihten de önce doğduğunun tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespitinin mümkün bulunması imkan dahilindedir) davalı borçlu A____'in dava dışı şirketin borçlarını biler...
(Şerh No: 14254 - Ekleyen: Av.Gül KÜLCÜ - Tarih : 28-01-2013 20:37)

 Bilgi  [İİK. 340] TAAHHÜDÜ İHLAL
BORÇLUNUN ÖDEME ŞARTINI İHLALİ (İİK 340) TAAHHÜDÜ İHLAL İİK 340 md.gereği taahhüdü ihlal suçu; Alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartının, borçlu tarafından makbul bir sebep olmaksızın ihlali bilindiği üzre seçimlik hareketli suçlar olarak düzenlenmiş ve yaptırımı ise özgürlüğü bağlayıcı ceza olarak belirlenmiştir. (3 aya kadar hapsen tazyik) Anayasamızın 38.maddesinin 6.fıkrasına "Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü yerine getireme...
(Şerh No: 14211 - Ekleyen: Av.Murat DEMİRKAN - Tarih : 04-01-2013 02:11)

Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa dahi, bu kişi adına tescil işlemi gerçekleşmedikçe mülkiyetin intikalini sağlamaz. Tapu Kanunu`nun 26. maddesi uyarınca sicile şerh verilen satış vaadi sözleşmesi 5 (beş) yıl süre ile 3.kişilere karşı ileri sürülebilir. Haczin kaldırılması için, anılan süre içerisinde tescil davası açılması ve 3.kişi adına taşınmazın tescil işleminin tamamlanması zorunludur. Somut olayda, tescil davasının 11.1.2008 tarihinde açıldığı, ta...
(Şerh No: 14160 - Ekleyen: Av.Avni OLCAY - Tarih : 21-12-2012 20:25)

Mahkemece, borçlulara satış ilanı usulüne uygun tebliğ edildiği halde "süresinde kıymet takdirine itiraz edilmediğinden" İİK'nun 128/a ve 134. maddeleri gereğince yasal süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, takip ve satış dosyaları incelendiğinde kıymet takdiri raporunun borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiği, süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiği, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edildiği, ihale işlemlerinde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ihalenin ...
(Şerh No: 14164 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-12-2012 11:22)

Somut olayda, tebligat memuru tarafından muhatabın nerede olduğu en yakın komşusuna sorulmuşsa da bu kişinin kim olduğu tevsik edilmediği gibi, imzadan imtina edip etmediği hususu da tebliğ mazbatasına yazılmamıştır. Bu haliyle yapılan satış ilanı tebligatı usulsüz olup, dairemizin süregelen içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
(Şerh No: 14159 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-12-2012 11:51)

Şahsın mernis adresine tebligat yapılması halinde nerede olduğunun komşu, kapıcı, yönetici gibi kimselerden araştırılması ve şahsın adreste bulunmama nedeninin tebliğe işlenmesi geçerlilik şartı değildir. Ki tebligat üzerine "Adres Kayıt Sistemindeki Adresidir TK 21'e göre iade olunmaması ihtar olunur" şerhi de düşülmüştür. Şu halde tebliğ usulüne uygun kabul edilerek şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
(Şerh No: 14090 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-11-2012 15:16)

Taraflar arasındaki kiracılık ilişkisinin 1.9.2010 tarihinden itibaren bir yıl süreyle yazılı olarak yenilenmiş olması, tahliye taahhütnamesini geçersiz kılmaz. Sadece önceki sözleşmedeki kira parasının taraflarca yeniden belirlendiğini ifade eder. Ayrıca bu sözleşme, taahhüt edilen tarihten sonraki dönemin uzatıldığına ilişkin İİK. nun 275/2 maddesi anlamında belge değildir. Bu nedenle itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 14065 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-11-2012 21:18)

Bilindiği üzere, borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Cari Hesaba dayalı ilamsız icra takibine karşı, süresi içerisinde borca itiraz üzerine takip durmuş olmasına rağmen, itirazın iptali davası açılmasını beklemeden davacı tarafından borçlu olmadığının tespiti amacıyla dava açılan somut olayda, yerel mahkemenin, davacı borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu yolun...
(Şerh No: 13986 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 30-10-2012 17:26)

Davacı alacaklının icra takibi tarihi itibariyle muaccel bir alacağı bulunmadığından, bu evrede icra takibine girişmekte haklı olduğu söylenemez ise de, davacı harcını yatırmak suretiyle varlığını iddia ettiği alacağın tahsilini sağlamak amacıyla bu davayı açtığına göre, Anayasa’nın 141/son maddesinde belirtilen usul ekonomisi de gözönüne alınarak davaya alacak davası olarak devam etmek gerekirken bu hususun gözardı edilerek direnme kararı verilmesi Usul ve Yasa’ya aykırıdır. Bu nedenle direnme ...
(Şerh No: 14043 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-10-2012 12:25)

Ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin borcuna karşılık, şirket hakkında yapılan icra takibi sırasında şahsi çek ve senet veren ve 23.11.2005 tarihli protokol ile şirket borcuna kefil olan kişiye karşı ikame edilen tasarrufun iptali davasında; kefilin borcunun doğum tarihi, ortağı ve kefili olduğu şirketin borçlandığı tarih olarak kabul edilmelidir.
(Şerh No: 13931 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 15:34)

Borçlu şirket ile borçlu şirketin paydaşının dayısının oğlu arasındaki tasarruf işleminde, bu husus tek başına işlemin batıl sayılmasına yeterli değildir. Ayrıca dayı-hala çocukları arasındaki akrabalık bağı 4.dereceden olup İİK. 278.maddesinin 1.bendinde gösterilen yakınlık derecesi olayda bulunmamaktadır. Bu nedenle aynı maddenin 2. bendinde sayılan halin varlığının araştırılması için satılanın satış tarihindeki değerinin bulunması, bunun resmi satış değeri ile karşılaştırılması, aynı yasanın ...
(Şerh No: 13932 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 15:10)

Dava, 6183 sayılı Yasaya dayalı tasarrufun iptali istemidir. Borçlu şirket ile üçüncü kişinin bir kısım ortaklarının aynı kişiler olduğu ve böylece aralarında organik bağ bulunduğu görülmekle; tasarruf amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak amacıyla yapılmış olduğundan, 6183 Sayılı Yasanın 30. maddesi uyarınca hükümsüzdür. Diğer davalı Kooperatif ile borçlu şirket arasında taşıma aktine dayalı ilişki olup aralarında alacak-borç münasebeti olduğu belirtiltiğinden, bunların tutmakla yükü...
(Şerh No: 13919 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 15:08)

3.kişiye haciz ihbarnamesi gönderilebilmesi için kural olarak borçlunun bu kişi nezdinde "mevcut" bir alacağı bulunması gerekir; 3.kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığı ve /veya bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık arz eden bir alacağın bulunması hallerinde de İİK.89.maddeye göre haciz ihbarnamesi gönderilebilir. 3.kişinin haciz ihbarnamesine itirazı halinde alacaklı, İİK. m.89/4'e mesnetle itirazın gerçeğe aykırı olduğunu ispat etme cihetine gidebili...
(Şerh No: 13922 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 11:55)

89/1 haciz ihbarnamesine karşılık, 3.kişi(bankanın) süresi içinde "borçlunun kendisinden olan alacağı üzerinde rehin hakkının olduğunu" ileri sürmesi, ihbarnameye yönelik itiraz niteliğindedir. Bu itiraza rağmen 3.kişi bankaya itiraz konusu parayı icra dosyasına göndermesi için müzekkere yazılması doğru değildir ve şikayete konu müzekkerenin iptaline karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 13921 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 11:46)

3. şahsın, süresi içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmesi halinde alacaklının, İİK. m.89/4'e mesnetle itirazın aksini isbatla İİK. 338/1 maddesine göre 3.şahsın cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteme hakkı vardır. Alacaklı, belirtilen yola başvurmayıp 3. şahsın itirazının iptali için dava açamaz.
(Şerh No: 13920 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 11:39)

İİK.72.maddeye dayalı istirdat talebinde 1 yıllık hak düşürücü süre, icra takibinde yapılan son ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
(Şerh No: 13901 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 11:31)

Borçlu ile alacaklı arasında,İİK.150/a maddesi kapsamında bir cari hesap veya işleyecek kredi gibi bir sözleşmenin teminatı niteliğinde kurulmuş bir ipotek bulunmadıkça, alacağın varlığı, miktarı, tahsili gerekip gerekmediği yargılamayı gerektireceğinden, söz konusu teminat ipoteğine dayalı olarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapılamaz. Alacaklı öncelikle dava açıp alacağını ilama bağladıktan sonra takibe geçebilir. Somut olayda alacağın varlığı ve miktarının yargılama...
(Şerh No: 13897 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 11:27)

İİK.nun 45. maddesi hükmünce,rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki takip hükümleri saklıdır. Öte yandan aynı yasanın 257. maddesi uyarınca, ancak rehinle temin edilmemiş bir alacak hakkında ihtiyat-i hacze karar verilebilir. Şayet bir rehin söz konusu ise, alacaklı öncelikle rehin tutarı kadar alacağı için rehne başvurmalıdır.
(Şerh No: 13893 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 19-09-2012 11:18)

Temyize konu davada davacı, tüketici kredisi sözleşmesi gereği asıl borçlunun borcunu ödemediğini, asıl borçlu hakkında yapılan icra takibinde haczi kabil malı bulunmadığının tespit edildiğini ileri sürerek davalı kefil hakkında eldeki davayı açmıştır. 4077 sayılı Kanun m.10/3'ün son cümlesi "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez." hükmünü içermekle; kredi verenin, şahsi teminat veren kef...
(Şerh No: 13892 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 18-09-2012 15:27)

İİK.'nun 361. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğünce borçludan fazla para tahsil edilerek alacaklıya ödendiği yahut yanlışlıkla bu tarafa para verildiği anlaşılırsa, bu para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır. Somut olayda kambiyo senetlerine mahsus yol ile yapılan takibin İcra Hukuk Mahkemesince iptali nedeniyle önceden alacaklıya verilen paranın geri alınmasında da İİK.'nun 361.maddesi hükmü uygulanmalıdır. Bu durumda mahkemece, IIK.'nun 361. maddesi hükmü uyarınca davacının da...
(Şerh No: 13881 - Ekleyen: Gökhan NEMUTLU - Tarih : 18-09-2012 15:09)

Belediyelerin içme suyu gelirlerinin vergi, resim, harç niteliğinde olmayıp haczinin mümkün olduğunu açıklayan kararda; bir malın haczedilmemesi için yasal düzenlemenin bulunmasının zorunlu olduğu ve "haczedilmezliğin istisnai bir durum olması sebebiyle bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerektiği" tespiti yapılmıştır.
(Şerh No: 13928 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 13-09-2012 13:32)

Dava konusu çekin, şirketi temsile yetkili ortaklardan biri olan diğer borçlu tarafından lehtar kısmına kendi adı yazılmak suretiyle keşide ve daha sonra da davalı alacaklı/hamile ciro edildiği belirgin olup; davalı/alacaklı çekin lehdarı değil hamili durumundadır. Böylece davalı/alacaklı/hamil; çeki ciro yoluyla elde edip, lehdarı olmadığından, şirket ortağı keşidecinin tek başına, borçlu şirket adına olmak üzere çek keşide etme konusunda yetkisinin olup olmadığını, bilmesi olanaklı değildir...
(Şerh No: 13800 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 13-09-2012 10:07)

Borçluya gönderilen örnek 13 ödeme emrinde yasal otuz günlük ödeme süresinin açıkça yazılması zorunlu olup dipnota gönderme yapılması ödeme emrinin yasaya uygun şekilde düzenlendiği anlamına gelmez.
(Şerh No: 13926 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-09-2012 13:15)

Borçlu şirket, çift imzayla temsil edilmektedir. Takibe konu çeklerin çift imza değil tek imzayı havi olması karşısında; borçlunun itirazının kabulüyle takibin durdurulmasına karar verilmelidir.
(Şerh No: 13923 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-09-2012 11:16)

Somut olayda yüklenici(borçlu davalı) SSK. da ki alacağını, aynı kuruma yapılacak bir takım işleri yaptırmak maksadıyla 3.kişiye temlik etmiş, temlik alan 3.kişi de yapacağı iş bedelinin teminatı(güvencesi) olarak temliki kabul etmiştir. Bu bağlamda; a)İstihkakların teminatı bakımından temlik istenmesi bu olaya has, olağan dışı bir işlem olarak kabul edilemez. b)Öte yandan borçlu, iflas etmediği veya başka bir nedenle kısıtlanmadığı sürece tasarruflarında muhtardır. c)Yüklenilen hastane ona...
(Şerh No: 13918 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 10-09-2012 22:23)

Belediyeler adına açılan yapı denetim hesaplarındaki paralar, belediyelere ait olmayıp, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedelleri olarak yatırılan paralar olduğu ve kamu hizmeti niteliğinde olan yapı denetimi işinde fiilen kullanıldığından, haczi mümkün değildir.
(Şerh No: 13915 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 06-09-2012 10:29)

İcra veznesine "teminat" olarak icranın geri bırakılması amacıyla yatırılan paranın Yargıtayca onanmaya kadar alacaklıya ödenmesi mümkün değildir. Bu itibarla, borcun itiraz müddeti içinde ödendiğinden söz edilemez.
(Şerh No: 13861 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-07-2012 15:24)

İİK`nun 36. maddesi gereğince icra müdürü tarafından mehil verilebilmesi için ibraz edilen teminat mektubu ödeme yerine geçmez. Borç, teminat mektubunun paraya çevrildiği anda ödenmiş olur. Mercice bu yön gözetilmeden, teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih yerine icra dosyasına ibraz edildiği tarihe kadar faiz istenebileceğinin kabulü isabetsizdir.
(Şerh No: 13860 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-07-2012 14:57)

Davacı Muhasebeci tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzundan sonra ki tarihli, davalının itirazına uğramayan bir para alma makbuzu bulunduğuna göre, *Davacının anılan serbest meslek makbuzunu yıllık ücret alacağına karşılık olarak ve mevzuat öyle gerektirdiği için düzenlediği, *Bu makbuzun düzenlenmiş olmasının, makbuza konu alacağın bütünüyle ödendiğinin kabulüne yeterli bulunmadığı, hususlarının kabulüyle, davalının ödeme iddiasını, tıpkı serbest meslek makbuzundan sonra düzenlenmi...
(Şerh No: 13801 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 07-07-2012 10:24)

İİK m.133'te düzenlenen iki ihale bedeli arası farktan sorumluluk; söz konusu taşınmazın İİK'nun 133.maddesi uyarınca yeniden ihale olunmasıyla mümkündür.
(Şerh No: 13794 - Ekleyen: Av.Abddurrahman YILDIRIM - Tarih : 28-06-2012 11:15)

İİK'nın 40/2. maddesi gereğince paranın icra dosyasına iade edilmesi konusunda icra dairesince gönderilen muhtıradaki son gün itibariyle paranın İade edilmesi gerektiği, bu tarihten sonra iade edilmesi durumunda, geç kalınan dönem için zararın oluştuğunun kabulü gerekir.
(Şerh No: 13738 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 07-06-2012 15:18)

İcra ve İflas Kanunu’nun 88. maddesinin ikinci fıkrasının sonuna 17.7.2003 günlü, 4949 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle eklenen cümlede yer alan “… alacaklının muvafakatı ve…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE dair.
(Şerh No: 13657 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 21-05-2012 15:47)

Dava konusu çekin ilk olarak 14.03.2008 tarihinde bankaya ibraz edildiğinin,bankanın cevabi yazısından anlaşılmasına ibrazdan sonra alacağın temlikine ilişkin yazılı bir beyan bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
(Şerh No: 13522 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 21-04-2012 14:39)

Kural olarak; tahliye isteminin, tahliyeye hak kazanıldığı tarihten itibaren makul süre kapsamında kalan 1 yıl içinde kullanılması gerekir.
(Şerh No: 13434 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-04-2012 16:12)

Borca batık durumdaki sermaye şirketinin iflasın ertelenmesi talebi ile mahkemeye başvurması halinde gerekli ilanların yapılmasının zorunlu olduğu hakkındadır.
(Şerh No: 13423 - Ekleyen: Av.İbrahim YİĞİT - Tarih : 09-04-2012 11:15)

Borçluya ikinci kez ödeme emri tebliği, ona yeni bir itiraz hakkı tanır.
(Şerh No: 13420 - Ekleyen: Av.İbrahim YİĞİT - Tarih : 08-04-2012 12:27)

Evi üzerinde üçüncü kişi lehine ipotek bulunduğu anlaşılan dosya borçlusunun haczedilmezlik şikayeti; taşınmazını ipotek ettirmekle haczedilmezlik şikayetinden peşinen vazgeçmiş sayılacağından reddedilmelidir.
(Şerh No: 13220 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2012 12:33)

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde haciz aşaması bulunmadığından borçlunun, ipotek alacaklısına karşı meskeniyet iddiasında bulunması mümkün değildir.
(Şerh No: 13219 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2012 11:53)

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde haciz aşaması bulunmadığından borçlunun, ipotek alacaklısına karşı meskeniyet iddiasında bulunması mümkün değildir.
(Şerh No: 13218 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-03-2012 11:45)

İİK.nun 269 ve takip eden maddelerine göre yapılan kira alacağının tahsili ve temerrüt halinde tahliye isteğini havi takipte; ihtarlı ödeme emrine süresinde itiraz edilmemesi veya süreden sonra itiraz olunması ya da yasanın aradığı bazı işlemlerin yerine getirilmesinin ihmali nedeni ile itiraz edilmemiş sayılma halinin gerçekleşmesi ve takibin kesinleşmiş bulunması, borçlunun takibin kesinleşmesinden evvelki zamanda ödeme yaptığını bildirerek mütemerrit bulunmadığını tevsike ve isbatına yasal en...
(Şerh No: 13152 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-02-2012 12:49)

Davacı üçüncü kişi idarenin, icra mahkemesi'nde şikayet yoluyla ikinci haciz ihbarnamesini iptal ettirmesi mümkündür. Ancak gereksiz yere de olsa ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğine ve 89/3. maddeye göre menfi tespit davası açılması için süre zorunluluğu bulunduğuna göre; icra mahkemesinin, ihbarnamenin iptaline karar verip vermeyeceğini kesin olarak bilemeyecek olan davacı idarenin, İİK m.89'a mesnetle menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır.
(Şerh No: 13139 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-02-2012 13:09)

1.haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz etmesine rağmen kendisine 2. haciz ihbarnamesi tebliğ edilen davacının, icra mahkemesine başvurarak "haciz ihbarnamesini" iptal ettirmek hakkı varken İİK m.89'a mesnetle menfi tespit davası ikame etmesinde hukuki yararı yoktur.
(Şerh No: 13140 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-02-2012 13:08)

Borçlunun üçüncü kişilerdeki hamiline veya cirosu kabil senede müstenid alacakları bu senetler borçlu elinde ise fiilen haczedilerek muhafaza altına alınıp haczedilmeleri gerekir. Takip borçlusu tarafından üçüncü kişiye örneğin bankaya verilen ve banka tarafından rehin hakkı bulunduğu ileri sürülen senetlerin İİK m.89 uyarınca haczi mümkündür.
(Şerh No: 5117 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-02-2012 12:53)

Sermaye şirketinin iflasını istememek suçu 2 yıllık zamanaşımına tabidir.
(Şerh No: 12765 - Ekleyen: Av.Seyfi BUDAK - Tarih : 08-02-2012 12:47)

 Önerge  [İİK. 146] (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/66 md.) Takip talebi üzerine, icra dairesi, keyfiyeti merhun üzerinde sonra gelen rehin hakkı sahibine bir ihbarname ile bildirir ve borçlu ile rehin maliki üçüncü şahsa aşağıdaki kayıtlara uygun olmak üzere birer ödeme emri gönderir: 1. Ödeme müddeti onbeş gündür. 2. Yedi gün içinde itiraz olunmaz ve 1 numaralı bendde yazılı müddet içinde borç ödenmezse rehin satılacağı, aynı müddet içerisinde rehinli aracı takibin yapıldığı icra dairesine teslim etmesi aksi takdirde mal kaçırma suçunu işlemiş sayılacağı bildirilir.
(Şerh No: 12817 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 08-02-2012 12:44)

Üçüncü şahsın işyeri /evinde yapılan hacizlerde, mahcuzların üçüncü kişiye bırakılması için alacaklının muvafakatinin aranmayacağına ilişkindir.
(Şerh No: 12923 - Ekleyen: Sibel ÖZTÜRK - Tarih : 23-01-2012 22:15)

 Önerge  [İİK. 150] Madde 150/e(Ek madde: 18/02/1965 - 538/72 md.) Alacaklı, taşınır rehnin satışını rehinli aracın icra dairesince teslim alınarak kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren nihayet bir sene içinde isteyebilir. Taşınmaz rehnin satışını da ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer. 78 inci maddenin 2 nci fıkrası hükmü rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takipte de kıyasen uygulanır.
(Şerh No: 12818 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 23-01-2012 12:08)

Belediyenin haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için, mahcuz taşınmazların 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinde belirtildiği üzere "kamu hizmetinde FİİLEN kullanılması" zorunludur. Kural olarak borçlunun tüm malları haczedilebilir ve haczedilmezlik istisnai bir durumdur. Bu sebeple imar planı vb. bir idari işlem ya da kararla taşınmazın kamu hizmetinin yürütülmesini sağlayacak bir amaç için tahsis edilmesi onun fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı sonucunu doğurmaz ve beled...
(Şerh No: 12824 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-01-2012 10:16)

13.3.2005 vade tarihli bono için 19.10.2006 tarihinde takip başlatılmıştır. Borçluya gönderilen ödeme emri bila tebliğ dönmüştür. Borçlu, 10.12.2010 tarihinde icra mahkemesine başvurarak bononun zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir. İşbu başvuru, İİK m.168/5 muvacehesinde, takibin kesinleşmesinden önceki dönemde bononun zamanaşımına uğradığı iddiası niteliğindedir. Borçluya usulsüz de olsa tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığından, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinin so...
(Şerh No: 12823 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-01-2012 09:50)

Davacının, takip konusu borcun kesinleşmesinden sonra, icra müdürü huzurunda, tarafların imzalı beyanları ve icra müdürünün imzası ve kaşesi basılı olarak "tüm takip dosyası borcuna kefil olmak istediğini" ve itirazı olmadığını belirterek imzaladığı tutanak ilam hükmündedir. Bu belgenin aksi, geçersiz olduğu, iptal edildiği ancak aynı kuvvette bir belge ile kanıtlanabilir.
(Şerh No: 12822 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-01-2012 09:29)

 Önerge  [İİK. 144] 144/2.paragrafında "Alacağın yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, senedini kalan alacağından vazgeçmesi halinde geri alabilir. Şu kadar ki, icra dairesi senede bundan sonra ne miktar para için muteber olacağını yazar yahut senedin mahiyetine göre alakadar dairelere yazdırır.
(Şerh No: 12819 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 21-01-2012 19:17)

İİK m.89/4'e ilişkin ceza ve fer'i niteliğindeki tazminat kararları kesinleşmeden infaz olunamaz.
(Şerh No: 12797 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-01-2012 14:28)

İİK m.89/4'e mesnetle ikame olunan ceza ve tazminata ilişkin davada: a) Cezai yönden, vekilin beyanından dolayı asil sorumlu tutulamaz. b) Tazminat yönünden, 3. şahıs ile asıl borçlu arasında taşeron sözleşmesi olmakla; 3.şahsın, asıl borçluya borcu olup olmadığı konusunda bilirkişi kurulu oluşturularak yapılan işin miktarı, ödemeleri içeren defter, kayıt ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı inceleme yaptırılmalı ve tazminat konusunda, oluşacak sonuca göre, karar verilmelidir.
(Şerh No: 12796 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-01-2012 13:08)

Likit olmayan alacağa icra inkar tazminatı hükmedilemez. Sigorta şirketine hasarın ihbar edildiği tarih temerrüt tarihidir, faiz buradan başlar.
(Şerh No: 12756 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 09-01-2012 17:49)

Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren İcra İflas Kanunu'nun 341. maddesinde yapılan değişiklik sonucu çocuk teslimi hakkındaki ara kararlarına aykırı davranış şikayete tabidir.
(Şerh No: 12585 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 25-12-2011 09:51)

Noter aracılığıyla gidecekleri yeri şikayetçiye bildiren sanığın, çocuğun babası ile kişisel ilişkisini engelleme amacı taşıdığı kabul edilemez. Duruşmada hazır bulunan sanığın açık kimliğinin saptanmaması ve infazda duraksamaya neden olacak şekilde kararda gösterilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 12584 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 25-12-2011 09:46)

Davacı, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz ödeme süresinin değil, itiraz süresinin geçirilmesi ile kesin hacze dönüşür. İhtiyati haciz sahibi alacaklının kesin hacze iştiraki için öncelik koşulu yanında, İİK'nın 100. maddesindeki belgelerin varlığı da koşuldur.
(Şerh No: 12596 - Ekleyen: Av.Şerife TEMİZ - Tarih : 13-12-2011 00:29)

İstirdat davasından söz edebilmek için, ödemenin cebri icra tehdidi altında, yani, takibin kesinleşmesinden sonra yapılmış olması gerekir. Davacı, ödeme süresi içerisinde icra dosyasına parayı yatırdığı için eldeki davanın İstirdat Davası olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
(Şerh No: 12431 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 13-11-2011 19:04)

Tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Aciz belgesi hükümden sonra ibraz edilebileceği gibi, Yargıtay temyiz incelemesi sırasında ve karar düzeltme aşamasında dahi sunulabilir.
(Şerh No: 12407 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 09-11-2011 08:25)

Borçlunun bankadaki alacağı/mevduatı İİK m.106 gereğince menkul hükmünde olmakla bankadaki mevduatın haczi, menkul haczi gibi yapılabilir.
(Şerh No: 12350 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-10-2011 13:18)

Malın teslim edildiği hususunda ispat külfeti davacıya aittir. Malın teslim edilmediğini ileri süren davalının; irsaliyeli faturalar üzerindeki imzanın kendisine ya da çalışanlarına ait olup olmadığı araştırılmalıdır.
(Şerh No: 12312 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 22-10-2011 20:00)

Senet metninde tahrifat yapıldığı çıplak gözle anlaşıldığından sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
(Şerh No: 12310 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 22-10-2011 19:55)

Taşınmazın tapuda gösterilen satış değeriyle keşfen belirlenen gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın bulunduğu hallerde fahiş fark olgusunun gerçekleşeceği yerleşik Yargıtay uygulamasıdır.Tasarrufun iptali davasında kötü niyeti ispatlama yükümlülüğü davacıya aittir.
(Şerh No: 12309 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 22-10-2011 19:53)

İİK 361. Maddesine göre alacaklıya ödenen fazla paranın tahsili için öncelikle muhtıra gönderilmesi gerekmektedir. Alacaklılara muhtıra gönderildikten sonra temerrüde düşürülür.Temerrüt tarihinden itibaren alacağa faiz işletilir.
(Şerh No: 12106 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 02-10-2011 20:17)

Tasarrufun İptali Davasını elinde kesin yada geçici aciz vesikası olanlar açabilirler.
(Şerh No: 12092 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 26-09-2011 21:16)

Taşınmazın tahliyesine karar verebilmek için takibin bütün kiralayanlar tarafından birlikte açılması gerekmektedir.
(Şerh No: 12091 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 26-09-2011 21:05)

Üçüncü kişi durumundaki şahsın davalının akrabası olması nedeniyle tasarrufun iptaline karar verilmelidir.
(Şerh No: 12090 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 26-09-2011 21:02)

Davalının taşınmazlarının üzerinde çok sayıda haciz bulunduğu, bir kısmının ipotekli olduğu ve alacaklının hacizlerinin sırası diğer alacaklılara göre çok arka sıralarda olduğuna göre borçlunun borç ödemekten acz içinde olduğu kabul edilmelidir.
(Şerh No: 12088 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 15-09-2011 12:05)

İİK.'nun 129. maddesinde öngörülen; satış bedelinin 2. ihalede muhammen bedelin %40'ı dışında, satış masraflarını da karşılaması kuralının amacı, borçlunun taşınmazının, paraya çevirme masrafları dışında en az muhammen bedelin %40'ı oranında değerlendirilmesidir. ( Somut olayda, takip yapan alacaklının alacağına rüçhanlı bir alacak bulunmadığından rüçhanlı alacağı karşılama ilkesinin tartışılmasına gerek bulunmamaktadır ). Nitekim, aynı esaslara İİK.'nun 138. maddesinin ikinci fıkrasında y...
(Şerh No: 12087 - Ekleyen: Av.Özgür KARABULUT - Tarih : 14-09-2011 11:34)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,05004597 saniyede 11 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.