Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale İflas Hukukunda Aciz Vesikası ( İcra Hukuku Karşılaştırmalı)

Yazan : Ahmet Gökhan Uysal [Yazarla İletişim]
İcra Müdürü

Yazarın Notu
https://www.hukukihaber.net/iflas-hukukunda-aciz-vesikasi-icra-hukuku-karsilastirmali-makale,9713.html

İFLAS HUKUKUNDA
ACİZ VESİKASI
( İcra Hukuku Karşılaştırmalı)
Ahmet Gökhan UYSAL


Bu yazımızda İcra Hukuku ile İflas Hukukunda yer alan aciz vesikası olgusunu karşılaştırarak İflas hukukundaki aciz vesikası kavramı üzerinde duracağız.
İCRA HUKUKU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
Bilindiği üzere cebri icra işlemleri neticesinde semere elde edemeyen alacaklıların menfaatlerine olabilecek bazı haklara kavuşabilmeleri için kanun koyucu tarafından bu hususlar İcra ve İflas Kanununun 105, 143,277 ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Buna göre İcra ve İflas Kanununun İİK 105.maddesinde; “Haczi kabil mal bulunmazsa haciz tutanağı 143 üncü maddedeki aciz vesikası hükmündedir. İcraca takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliği anlaşıldığı surette dahi tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir. “ hükmüne yer verilmiş;
İİK 143.maddesinde de “ Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir. Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir. Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur. Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez.” denilmektedir.
İİK 143.maddesinde geçen kesin aciz belgesi İcra takibi sonucunda paraların paylaştırılmasından sonra alacaklıya verilen belgeye denir. Bu belgenin alınmasının da belirli şartları bulunmaktadır. Buna göre;
1-Satıştan sonra satış bedelinin paylaştırılmasının yapılmış olması,
2- Borçlunun satışı yapılan mal dışında haczi kabil malının bulunmaması,
3- Alacaklının alacağını, masraf ve faizler de dahil olmak üzere tamamen alamamış olmasıdır.
Bu şartlar yerine geldiği takdirde borç ödemeden aciz vesikası sadece kesin (icrai) haciz koydurmuş veya kesin hacze iştirak etmiş olan takip alacaklarına verilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2.3.2005 gün ve E.2005/15100 K. 2005/119 sayılı kararın gerekçesinde aciz vesikasının verilmesi ile ilgili yapılan açıklama)
Yukarıdaki madde hükümlerine göre borçlunun icra memuru tarafından düzenlenen hacze kabil herhangi malı olmadığı hususundaki haciz tutanağı İİK 105.maddesi gereğince alacaklıya İİK 143.maddede geçen aciz belgesi yerine geçecek ve İİK 277 ve devamı maddelerinde geçen iptal davalarını açma hakkı verecektir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2018/3951 esas, 2020/3276 karar, 09/06/2020 tarihli kararında da“ İİK’nun 105.maddesine göre haczi kabil malı bulunmadığına ilişkin haciz tutanağı İİK’nun 143. maddesindeki aciz belgesi hükmündedir. Buna göre icra dairesi sadece İİK’nun 143 ve 251.maddesine dayalı olarak kat’i aciz belgesi düzenleyebilir. İİK’nun 105. maddesine göre geçici aciz belgesi düzenleme yetkisi olmayıp sadece borçlunun haczi kabil mal varlığı olmadığına ilişkin haciz tutanağı belge İİK’nun 143. maddesi anlamında aciz belgesi niteliğindedir. “ diyerek icra müdürünün geçici aciz belgesi düzenleme yetkisinin olmadığını icra memuru tarafından tutulan hacze kabil malı olmadığına dair tutulan tutanağın İİK 143.maddesi gereğince aciz belgesi niteliğinde olduğu da vurgulanmıştır.
Bu hususlarla uygulamada karşılaşılan İİK 105.maddesinin sağladığı hukuki yarara karşın; İİK 143.maddesine göre kati aciz belgesinin alınması şartlarının zorluğu, mal varlığı araştırmasının uzun sürmesi ve borçlu tarafından tasarruf edilen mallara karşı kanun koyucu tarafından alacaklıların bazı haklarına daha hızlı kavuşmalarını sağlamak amacıyla İİK 105.maddesi hükmü ile alacaklıların haklarının korunduğu değerlendirilmektedir.

İFLAS HUKUKU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
Yukarıdaki Yargıtay kararında bahsedildiği gibi İflas hukukunda aciz belgesi kavramı İİK 251.madde hükmünde ayrıca düzenlenmiş olup, verilecek belge KAT’İ (kesin) ACİZ BELGESİ niteliğindedir ve alacaklılara İİK 143.maddesinde sayılan hakları verir. Kanun metni şu şekildedir. “ İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Vesikada müflisin alacağı kabul veya reddettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur.
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/58 md.) 196 ncı madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hukukî sonuçları doğurur. Fakat, müflis yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz. Müflis, bu yeni takip üzerine kendisine gönderilen ödeme emrine yeni mal iktisap etmediği yolunda itiraz ederse, ihtilaf icra mahkemesinde genel hükümler ve basit yargılama usulüne göre karara bağlanır. Müflise yeni mal iktisap etmediği itirazında bulunma imkânını sağlamak niyetiyle üçüncü kişinin hak sahibi kılındığı ama müflisin fiilen tasarruf ettiği mallar, üçüncü kişi bu durumu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yeni mal sayılır. “ denilmiştir.
KARŞILAŞTIRMA ve SONUÇ
Kanun metinleri ve içtihatlar incelendiğinde İflas Hukukunda yer alan aciz vesikası kavramı ile İcra Hukukunda yer alan aciz vesikası kavramının bazı özellikler bakımından ayrıldığı görülmektedir.
1 - İcra Hukukunda 105.maddesinde yer verilen haczi kabil mal olmaması durumunda icra memuru tarafından tutulan tutanak İİK 143.maddesi aciz belgesi yerine geçmesine rağmen İflas Hukukunda buna benzer geçici bir korumaya da uygulamada yer verilmemiştir. Keza İİK 251.maddesi gereğince iflas eden hakkındaki tasfiye işlemlerinin paraya çevrilmesi gereken iflas eden uhdesinde bulunan malların paraya çevrildikten sonra " İdare, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. " hükmünü içerdiği buna göre pay dağıtım cetveli yapılıp alacaklılara paralar dağıtılmadan aciz belgesi düzenlenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Ancak bilindiği üzere iflasta İİK 247 ve devamı maddeleri gereğince kesin dağıtım yapılabildiği gibi İİK 252.maddesi gereğince geçici dağıtmalar yapılabileceği de düzenlenmiştir. Burada akla şu soru da gelmektedir. İflasta Aciz belgesi kavramını düzenleyen İİK 251.maddede kanun metninde geçen “paraları dağıtırken “ ibaresi İİK 252. Muvakkat (Geçici) dağıtım sonucunda da yapılacak dağıtmaları da kapsar mı?
- Kanun koyucu İİK 252. Muvakkat (Geçici) dağıtım sonucunda da yapılacak dağıtmalardan bu hususları ayrıntılı irdelememiş olup, bu hususta herhangi bir istisna maddesine de yer vermediği görülmektedir. Buna göre “İstisna ancak kaideyi koyan makam tarafından konulabilir” ilkesi gereğince bu husus tarafımızdan dar yorumlanmış olup, kanunda geçen “paraları dağıtırken” kelimesinden anlaşılması gerekenin İİK 247.maddesinde yer alan kesin pay cetveli ve son hesabın kastedildiği, buna göre de yapılacak cetvel ve son hesaptan sonra alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş miktar için İİK 251.maddesi gereğince aciz belgesi düzenlenebileceği, İİK 252.maddesinde gereğince yapılan muvakkat (geçici) dağıtmalardan sonra aciz vesikası verilemeyeceği tarafımızdan değerlendirilmektedir. Kaldı ki geçici dağıtma sonrası aciz vesikası verilmiş olsa dahi geçici dağıtım sonrasında paraya çevrilen malların birkaç defa dağıtıma tabi tutulması ihtimali de birlikte değerlendirildiğinde geçici dağıtıma göre verilecek aciz vesikası tutarları her dağıtımda değişecek ve önceden verilen her aciz vesikasının hükmü tartışmalı hale gelerek hukuki bir karmaşaya sebebiyet verebilecektir.
2 - Ayrıca İflas Hukukundaki aciz vesikası kavramını icra hukukundaki aciz vesikası kavramından ayıran başka bir husus da faizler ile ilgilidir. İcra Hukukunda İİK 143.maddesinde Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemeyeceği hüküm altına alınmışken, İflas hukukunda İİK 251.maddesinde 196 ncı madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, aciz vesikası 143 üncü maddede yazılı olan hukukî sonuçları doğurur. “ hükmüne yer verilerek İflas Hukukunda İİK 251.maddesi gereğince düzenlenen aciz vesikasında yazılı tutar için İİK 196.maddesinde yazılı şartlara göre faiz istenebileceği sonucunun çıkarılması gerekmektedir.
3 - Başka bir ayrım da aciz vesikası verildikten sonra yapılacak takip işlemlerine ilişkindir. İcra Hukukunda İİK’nun 143.maddesi gereğince alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur denilerek aciz vesikası ile 1 sene içinde yeni takip yapılabileceği, bu takibe faiz işlemeyeceği ve yeniden ödeme emrinin tebliğine gerek bulunmadığı belirtilmiş olup, iflas hukukunda aciz kavramına yer veren İİK 251/2.maddesinde bu hususta müflis yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamayacağına yer vererek iflasta verilen aciz vesikasına dayanarak yeni takip yapılmasının müflisin (iflas eden) yeni bir mal iktisap etmesi şartına bağlanmıştır. Yeni mal iktisap ettiği (edindiği) iddiası ile Müflis aleyhine takip talebi üzerine müflise gönderilen ödeme emrine müflis yeni mal iktisap etmediği yolunda itiraz ederse, ihtilaf icra mahkemesinde genel hükümler ve basit yargılama usulüne göre karara bağlanacaktır. Aynı Konuya ilişkin Sakarya BAM 4.Hukuk Dairesinin 2017/2631 Esas, 2018/665 karar, 04/04/2018 tarihinde verilen kararında “Davacının iflas öncesi dönemde doğmuş bulunan alacağı için İİK'nın 251. maddesindeki prosedüre uymaksızın takibe devam hakkı bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle durum somut bir şekilde ifade edilmektedir.
4 - Son ayrım olarak; İcra hukukunda İİK 105.maddesine dayanak olarak İİK 143.maddesi verilen aciz vesikası borcun ikrarını mutazammın (içeren) senet mahiyetinde belirtilmesine karşın, İflas hukukunda bu husus İİK 251.maddesi gereğince her alacaklıya verilecek aciz vesikasında müflisin alacağı kabul veya reddettiği yazılır. Kabul halinde vesika 68 inci maddenin 1 inci fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olur. Hükmüne yer vererek iflas hukukunda İİK 251.maddesi gereğince verilen aciz vesikasının iflas edenin alacağı kabul veya ret etmesine göre İİK 68.maddesinin 1.fıkrasında yazılı senet mahiyetinde olmasını müflisin kabul şartına bağlamıştır.
Söz konusu paylaşımlarımız iflas hukukuna dair kendi yorum ve değerlendirmelerimiz olup, ilgili olan herkese yararlı olması ümidiyle.
Kaynaklar:
1) 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu 105,143,196,251,277 ve devamı maddeleri
2) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2.3.2005 gün ve E.2005/15100 K. 2005/119 sayılı kararı
3) Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2018/3951 esas, 2020/3276 karar, 09/06/2020 tarihli kararı
4) Sakarya BAM 4.Hukuk Dairesinin 2017/2631 Esas, 2018665 karar, 04/04/2018 tarihli kararı
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"İflas Hukukunda Aciz Vesikası ( İcra Hukuku Karşılaştırmalı)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ahmet Gökhan Uysal'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
01-02-2022 - 13:39
(152 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
762
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 9 saat 11 dakika 38 saniye önce.
* Ortalama Günde 5,01 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 10783, Kelime Sayısı : 1400, Boyut : 10,53 Kb.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 2185
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,04290891 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.