Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Karapara Aklama Suçlarında Soruşturma Usulü

Yazan : Ergin Ergül [Yazarla İletişim]
Adalet Bakanlığı Uluslararası hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Hakimi

Yazarın Notu
Makale Temmuz 2001 tarihlidir.

I. GİRİŞ

“Karapara aklama, yasadışı faaliyetlerden, özellikle, geleneksel olarak uyuşturucu kaçakçılığı ve günümüzde daha geniş olarak belli bir ağırlıktaki her türlü suçtan elde edilen sermayelerin yasal ekonomik dolaşıma sokulmasını amaçlayan malî ve ekonomik nitelikte işlemlerin tümüdür.”
Türkiye’de kayıt dışı ekonomi kaynaklarının giderek büyümesi ve gelişmesi, Türk parasının kıymetini koruma mevzuatındaki aşırı liberalleşme, “karaparanın Türkiye’de de aklanmasına neden olmuştur. Özellikle yabancı ülkelerde elde edilen gayri meşru kazançların, döviz ithalinin bir sınırlamaya bağlı olmaması nedeniyle, Türkiye’de aklanma ihtimalînin ortaya çıkması, bir çok modern hukuk sisteminde bu konuda düzenlemelerin bulunması, 1988 Viyana Sözleşmesini onaylamamız ve Türkiye’nin de üyesi olduğu FATF’ın tavsiye kararlarının iç hukuka aktarılması gereği Türk yasa koyucusunun da konu ile ilgili bir düzenleme yapmasında etkili olmuştur
Hukukumuzda karaparanın aklanması suç olarak 13.11.1996 tarih ve 4208 sayılı kanunla kabul edilmiştir. Anılan yasa, 19.11.1996 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Böylece mevzuatımıza karapara deyimi de girmiştir. Yasanın çıkartılma amacı birinci maddesinde ifade edildiği şekilde: “Karapara aklanmasının önlenmesi konusunda uygulanacak esasları belirlemek”tir. Yasada karapara kaynakları itibariyle tarif edilmiştir.
Karapara aklama olayı karmaşık malî işlemler içermesi nedeniyle, bu konuda uzman birimler ile araştırmacı ve soruşturmacılara gerek vardır.
Bu nedenle, Japonya, Belçika ve Almanya’da malî konularda uzmanlaşmış kişilerin savcılıklarda çalıştırıldığına ya da savcıların uzmanlaştırıldığına tanık olunmakta; ekonomik suçların soruşturulması ekip teşkil ederek yapılmaktadır.
İtalya’da ve İspanya’da uyuşturucu ve örgütlü suçlar için yetkileri ulusal toprakların tamamını kapsayan, emrinde uzman maliyecilerin ve teknik görevlilerin bulunduğu uzman savcılar bulunmaktadır.
Fransa’da da, karapara aklama suçlarının soruşturulması bünyesinde malî uzmanların(uzmanlaşmış asistanlar) yer aldığı malî savcılıklar ve sorgu hâkimlerince, yargılama ise ekonomik ve malî konularda uzmanlaşmış mahkemelerde yapılmakta ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde, karaparaya karşı adlî mücadelenin ulusal düzeyde koordinasyonuyla görevli bir birim bulunmaktadır.

II.KARAPARA AKLAMA SUÇUNUN SORUŞTURULMASI

Ülkemizde de, karapara aklama suçunun mali ve karmaşık niteliği dikkate alınarak, 4208 sayılı yasa ile karaparaya özgü yeni bir merkezi inceleme ve araştırma makamı olmak üzere “Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı” (MASAK) kurulmuştur.
Buna göre; kendine yapılan ihbarlar veya resen muttali olduğu olaylar üzerine, Başkanlık ön inceleme yapacak ve aklama suçunun işlendiğine dair emareyi saptarsa cumhuriyet savcılığını devreye sokacaktır. Burada bir nevi başlangıç soruşturması vardır ve savcılık bu soruşturmanın sonucuna göre hazırlık soruşturmasına başlayacaktır.
C.Savcılıkları veya bunların adına kolluk makamları başlattıkları karapara aklama soruşturmaları sırasında, mali uzmanlık gerektiren hususları incelemesi ve aklama işlemlerinin tespiti taleplerini MASAK’a iletecekler, MASAK’da inceleme elamanları vasıtasıyla araştırma ve inceleme görevini yerine getirecektir.
Uygulamada, talep ve ihbarlar, MASAK bünyesinde sürekli görev yapan uzmanlarca bir ön incelemeye tâbi tutulmaktadır. Bu değerlendirme sonucunda konunun karapara aklama yönünden araştırma ve incelmeyi gerektirecek ciddilikte olduğu ortaya çıkarsa, konuya ilişkin uzmanlık gerektiren deneyime sahip denetim elamanı üyesi olduğu birimlerden geçici olarak talep edilmektedir. İlgili birim amirinin teklif ettiği inceleme elamanı, bu birimin bağlı olduğu bakanın onayı ile bu incelemeyle sınırlı olmak üzere geçici olarak görevlendirilmektedir.
Söz konusu inceleme elamanları Hesap Uzmanı, Malîye Müfettişi, Gelirler Kontrolörü, Bankalar Yeminli Murakıbı, Hazine Kontrolörü, Sermaye Piyasası Kurulu Uzmanı olabilmektedir.
Başkanlık, karapara aklanması suçunun araştırılması ve incelenmesi görevlerini malîye müfettişleri, hesap uzmanları, gelirler kontrolörleri, bankalar yeminli murakıpları, Hazine Kontrolörleri ve Sermaye Piyasası Kurulu uzmanları aracılığı ile gerçekleştirecektir. Ancak söz konusu inceleme ve soruşturma yapan birimler açısından önemli eksiklikler mevcuttur. Zira karaparanın kaynağının önemli bir bölümünü silah, uyuşturucu madde, tarihi eser ve ticari eşya kaçakçılığı oluşturmaktadır. Ayrıca gümrük ve dış ticaret işlemlerinin bir çoğu karapara aklama yöntemi olarak kullanılmaya uygun nitelik taşımaktadır. 1990 öncesinde yaşanan hayali ihracat olayları karapara aklamasının en etkili yöntemlerinden biri olarak kullanılmıştır. Aynı şekilde dış ticarette kimi Teşvikli Yatırımlarda yüksek kıymet beyanı da karapara sirkülasyonunun sağlanması açısından en kullanılabilecek yollardan birisidir. Karapara trafiğinin uluslararası bir boyut taşıdığı dikkate alındığında gümrük ve dış ticaret işlemlerinin bu konudaki önemi çok açık bir şekilde kendini göstermektedir.
1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun uyarınca inceleme ve soruşturma yapma yetkisine sahip olan Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrük Müfettişleri ve Kontrolörleri, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana sürekli olarak Gümrük ve Dış Ticaret İşlemlerinden kaynaklanan suçların tespit edilip ortaya çıkarılmasında önemli işlevler üslenmişlerdir.
Hayali ihracat olaylarının incelenip soruşturulmasında da çok büyük etkinlikleri olan Gümrük Müfettişliği ve Gümrük Kontrolörlüğü gümrük ve dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan yolsuzlukların incelenmesi ve soruşturulması konusunda Türkiye’de en geniş formasyona sahip mesleki birimlerdir. Ayrıca yasada yetkili kılınan Maliye Bakanlığı Denetim Elemanları, Bankalar Yeminli Murakıpları ve Hazine Kontrolörlerinin 1918 sayılı yasa uyarınca kaçakçılığı men ve takibi konusunda inceleme ve soruşturma yapma yetkilerinin bulunmadığı unutulmamalıdır.
Yasanın üçüncü maddesi, konuyu MASAK’ın görevleri yönünden ele almıştır. C.Savcısının tüm karapara aklama olaylarını mı yoksa gerek gördüklerini mi MASAK’a intikal ettireceği açık değildir. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.5.1999 tarihli genelgesinde, “soruşturması sırasında, ciddi emarelerin tespiti halinde evrakın bir suretinin MASAK’a gönderilerek karapara aklanması suçunun tespitine ilişkin görüş alınması” belirtilmektedir. Kanaatimizce burada kanun koyucunun aradığı husus mali inceleme yani yasal ve normal gibi görünen işlemlerin karapara aklama tekniği olarak kullanılmalarının ortaya konulmasıdır. Bu arada karapara ile öncül suç bağlantısına ilişkin bazı emarelerin de elde edilmesi muhtemeldir. Ancak bu konu, asıl olarak savcılık ile onun yardımcısı olan kolluğun görevidir. Kolluk ya da savcılık araştırma ve soruşturmayı MASAK’a mali incelemeye gönderdikten sonra, öncül suçun ve üçüncü kişilerin karaparanın kaynağı öncül suçu bildiğine ilişkin emare ve delilleri araştırmayı titizlikle sürdürmelidir. Şüpheli işlem bildirimleri ve kendine gelen ihbarlarda MASAK basit şüpheyi doğrulayan emareler elde ettiği takdirde olayı savcılığa intikal ettirmelidir. Fransa’da Mali İstihbarat Birimi olan TRACFIN’in uygulaması da bu yöndedir.
Bilindiği gibi yargılama faaliyeti Ceza Muhakemesi Hukukunda iki safhadan oluşur. Ön soruşturma ve son soruşturma. Ön soruşturma teorik olarak, başlangıç soruşturması ve kısa soruşturma ve ilk soruşturma olarak üç kısma ayrılabilirse de, bizde yasal olarak ön soruşturma hazırlık soruşturmasından ibarettir.
CMUK 163. maddesine göre, yapılan hazırlık soruşturması sırasında toplanan deliller kamu davasının açılmasına yeterli ise, kamu davası açılır. Muhakeme %90 mahkumiyetle sonuçlanmalıdır. Ülkemizde ise, bu oran % 53 tür. Bu da, hazırlık soruşturmasının iyi yapılmadığını göstermektedir.
Karapara aklama suçlarında hazırlık soruşturmasının suçun özelliğine ve karmaşıklığına uygun olarak iyi yapılmaması halinde, davanın mahkumiyetle sonuçlanması ihtimalî çok düşüktür.
Bu nedenle, soruşturma sırasında özellikle;
-Savcılık ve kolluğun aklamaya konu değerin yasada belirtilen öncül (ön şart sayılan) suçlardan herhangi biriyle ilişkisini ortaya koyacak delilleri toplamaya özen göstermesi,
-Bir kısım delillerin yurtdışında bulunması ya da paranın izinin yurtdışında sürülmesi gereken hallerde, araştırmanın safhasına göre, uluslararası idari, polisiye ya da adlî yardımlaşma yollarının işletilmesi,
-Karapara aklama suçu şüphelisinin, öncül suçla ilgisinin bulunmaması halinde, kişinin söz konusu paranın yasadışı kaynağını bildiğine dair emare ve kanıtların ortaya konması,
-Karapara aklama işlemlerinin uzmanlık gerektiren karmaşık niteliği dikkate alınarak, yasanın 3. maddesinde belirtilen görevlerine giren konularda mali araştırma ve inceleme yapması için MASAK’dan talepte bulunulması,
-Mahkumiyet halinde, müsadere cezasının etkili şekilde uygulanabilmesi için, soruşturma sırasında karaparanın aklanmasına yönelik ciddi emarelerin varlığı halinde, dondurma, el koyma, tasarruf yetkisini kaldırma, tevdi mahalline yatırma vb tedbirler öngören yasanın 9. maddesinin işletilmesi ve,
-Adalet Bakanlığı’nın 28.5.1999 tarihli genelgesine göre soruşturmanın bizzat C. Savcısı tarafından yürütülmesi,
önem taşımaktadır.
Ayrıca Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, karapara aklama suçunun öncül suçlarının soruşturmalarında karapara aklama yönünden de delil elde edebilmek amacıyla bir karapara formatı hazırlayarak birimlerine duyurmuştur. Buna göre, öncül suçların hazırlık soruşturmaları sırasında, kolluk sanıklara aşağıdaki soruları da yöneltmelidir:
-Üzerinizde kayıtlı gayrimenkulünüz var mı? Varsa nerede, ne zaman aldınız? Alış fiyatı nedir?
-Üzerinize kayıtlı ulaşım vasıtası var mı? Varsa, ne zaman, nerden aldınız? Alış fiyatı nedir?(Otomobil, Kamyon, Tır, Otobüs, Yat, Gemi, Helikopter, Uçak, v.b. araçların plaka, marka ve modelleri belirtilecek).
-Banka ve Özel Finans Kurumlarında hesabınız var mı?Varsa hangi bankalarda, hesap türü nedir? Hesap numaraları ve hesaplarda bulunan miktarlar nelerdir?(Mevduat, repo, döviz, ticari hesap, kredi kartları hesabı v.b.)
-Borsada hisse senediniz var mı? Varsa ne zaman hangi bedelle aldınız ve şu andaki değeri nedir?
-Kurucu, sahibi veya ortağı olduğunuz şirket var mı? Varsa şirketin sermayesi ve sizin hisse payınız nedir.
-Yıllık geliriniz ne kadardır.? Nereden elde ediyorsunuz? (Maaş, Kira faiz geliri, ticari kazanç, v.b.)
-İsnat olunan suçun işlenmesinden ne kadar gelir elde ettiniz? (Nakit, araba, gayrimenkul, hisse senedi, araç vb.) Bu gelir şu anda nerede ve kimlerdedir. (elde edilecek gelir varsa o da belirtilecektir.)

III.SINIR AŞAN KARAPARA AKLAMA SUÇU SORUŞTURMALARI
Günümüzde ekonomistler, genelde ekonomik küreselleşmesinin avantajlarını vurgularken, hukukçular ise, eşzamanlı olarak suçun küreselleşmesi ve örgütlü suçun hukuk devletlerini tehdit eder hale gelmesine dikkatleri çekmektedirler.
Devletlerin adlî ve hukukî sistemleri ile mevzuatları arasındaki farklılıklar, Avrupa ülkelerinde bile soruşturma makamları ve hâkimler açısından suçluları ortaya çıkarma ve cezalandırma açısından büyük güçlükler oluşturmaktadır. Bu durumdan suç örgütlerinin yararlandığına yakından tanık olan özellikle organize suç ve yolsuzluk konularında uzmanlaşmış hâkim ve savcılar Avrupa kamuoyunu ve yetkilileri uyarmak için girişimlerde bulunmaktadırlar. Bu bağlamda, gizli hesap ve karapara aklama Avrupası’na karşı çıkan yedi Avrupalı yargıcın 1 Ekim 1996 tarihli ünlü ‘Cenevre Çağrısı’ Şubat 1997’de 400 Fransız yargıç ve savcısı tarafından imzalanmıştır. Bu olay, yargının bağımsızlığının güçlendirilmesine ilişkin adalet reformunun tartışıldığı Fransa ve Avrupa’da büyük yankı uyandırmıştır. Bildiriye Avrupa çapında ise, binden fazla yargıç ve on bini aşkın kişi imza koymuştur.
“Avrupa Konseyi, Roma Anlaşması, Şengen Anlaşmaları, Maastricht Anlaşması; kurulmakta olan bu görünür, resmi ve saygın Avrupa’nın gölgesinde daha gizli ve az itiraf edilen başka bir Avrupa saklıdır. Bu, elverişli bir sığınak sağladığı sermayeler sayesinde, yüzsüzce gelişen Lihteştayn ya da Lüksemburg’dan geçerek Anglo normand adalarından Cebelitarık kayalıklarına uzanan Vergi Cennetleri Avrupası’dır.
Bu bankacılık sırrının çok sık olarak bir bahane ve paravan olarak kullanıldığı finans alanlarının, banka kuruluşlarının da Avrupa’sıdır.
Bu karapara aklama mekanizmalarının ve numaralı hesapların Avrupası, uyuşturucu, terörizm, tarikat, yolsuzluk ya da mafya faaliyetlerinden elde edilen paraların aklanması için kullanılmaktadır.
Faks-modem, İnternet, iletişim ağları çağında, kaçakçılık kaynaklı paralar, cömert aylıklar alan saygın yedieminler tarafından kontrol edilen anonim, off-shore şirketler maskesi altında, bir hesaptan diğer hesaba, bir vergi cennetinden diğerine son hızla yol alabilir. Bu para daha sonra, her türlü kontrolün dışında, yerleştirilir ya da yatırılır. Günümüzde, hemen hemen kaçakçılara cezadan bağışıklık tanınmıştır.
Avrupa ülkelerinin her birinin adaletine bu paranın izini bulmak, sınırların kişiler, mallar ve sermayeler için henüz bir anlam taşıdığı bir dönemim mirası olan bugünkü yasal çerçeve içinde imkansız olmasa da yıllar alacaktır.”
İfadeleri ile başlayan çağrıda, talep olarak,
“Değişik Avrupa ülkeleri mevzuatlarından geniş ölçüde yararlanan bir suçluluğa karşı mücadele şansına sahip olmak için adlî ve polisiye alanda modası geçmiş bir korumacılığı kaldırmak ivedi bir ihtiyaçtır. Savcı ve hâkimlerin içerisinde, hukuk devleti dışında, engelsiz araştırma yapabilecekleri yürüttükleri soruşturmaları için faydalı bilgilerinin değişimini gerçekleştirebilecekleri gerçek bir Avrupa adlî alanı oluşturmak zorunludur.
Bizler, hâkimler arasında uluslararası istinabe taleplerinin ve araştırmaların sonuçlarının, yürütme organının müdahalesi olmadan ve diplomatik yola başvurmadan doğrudan iletilmesini öngören Şengen anlaşmalarının filen uygulamaya konmasını istiyoruz.”
Denmekte ve daha adil ve güvenli bir Avrupa için uluslararası anlaşmalar yapılması ya da iç hukuklarda değişiklik gerektiren konular sıralanmaktadır.

Günümüzde ise, gerek organize gerekse malî suçluluk kurumsallaşmış ve uluslararası boyut kazanmıştır. Bundan böyle, bu tür suçluluk çok sayıda ülkeyi kapsamaktadır. Zira suç örgütleri delilleri değişik ülkelerde dağıtarak, kazançlarının güvenliğini ve üyelerinin adalet önüne çıkarılmasını engellemeyi hedeflemektedir. Buna karşılık, kamu makamları yetkilerinin ulusal sınırlarda bittiğini düşünmeye devam etmektedir. Oysa yasal işleri yapanlar kadar yasadışı ekonomik işleri yapanlar da yeni özgürlüklerden tam manasıyla yararlanıyorlar. Mallar sınırları aşıyor, suçlular sınırları aşıyor, yasa dışı faaliyetlerin gelirleri sınırları aşıyor. Kamu makamı orda duruyor.
Daha çarpıcı bir ifadeyle, “sınırlar yargıçları durduruyor. Suçluları değil.” Avrupa’da ortak bir yasal alan oluşturulmadıkça sınır tanımayan suç karşısında zafere ulaşmak mümkün değildir.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Karapara Aklama Suçlarında Soruşturma Usulü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ergin Ergül'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
17-04-2004 - 22:48
(6235 gün önce)
Makaleyi Düzeltin
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 15 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 6 okuyucu (40%) makaleyi yararlı bulurken, 9 okuyucu (60%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
9446
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 17 dakika 22 saniye önce.
* Ortalama Günde 1,51 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 15263, Kelime Sayısı : 1770, Boyut : 14,91 Kb.
* 37 kez yazdırıldı.
* 35 kez indirildi.
* 2 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 37
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03475690 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.