Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

2577 S.lı İdari Yargılama Usulü Kanunu - Son Eklenen Şerhler

2577 S.lı İdari Yargılama Usulü Kanunu - Son Eklenen Şerhler

Atama nakil ve geciçi görevlendirme işlemleri nedeniyle davacının, davalı idareden yolluk ücreti istemesi ve idarenin red etmesi üzerine yerel mahkemeye konuyu taşıyan davacının yargılama sonucunda yerel mahkemece süre yönünde davayı red etmesi hukuka uygun değildir şöyleki; Yolluk ücretine hak kazanma sebepleri, genelikle atama, nakil, ve geçici görevlendirme işlemleridir. Yolluk işleminde yolluğun ödeneceğine ilişkin hiç bir kaydın geçmeden tebliğ edilmesi veya başka bir hukuki işlem ile d...
(Şerh No: 16863 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 09-10-2018 19:50)

Açıktan atama yöntemiyle memur adayının, sözlü sınavdan başarılı olmasına rağmen Güvenlik soruşturmasının kasten yaralama suçundan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının kararı nedeniyle olumsuz sonuçlanarak atamasının yapılmaması, memur adayının işlemin olduğu eylemin gizlilik dereceli kamu birimlerinde çalıştırmasına engel olacak nitelikte olmadığı bu şekilde idarenin tesis etmiş olduğu idari işlemin sebep unsurunun sakat olduğundan kararın iptali gerekir.
(Şerh No: 16833 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 12-09-2018 09:38)

Avukat olan davacı, Resmi Evrakta Sahtecilik Suçundan dolayı mahkumiyet kararı almasına istinaden bağlı bulunduğu Barosu Tarafından Avukatlık Kanunu 135/4 maddesi uyarınca disiplin cezası aldığı ilgili kararı Türkiye Barolar Birliği tarafından onandığı ilgili işlemin iptali için idare mahkemesine dava açıldığı davanın red edildi daha sonra istinaf edildiği istinaf başvurusu da red edilmesi üzerine davacı temyiz başvurusu yoluna gitmiştir. Lakin, 2577 sayılı kanunun 46 maddesinde temyize konu ...
(Şerh No: 16834 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 12-09-2018 09:32)

Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir. Sözlü sınavı yapacak idare, sözlü sınav öncesinde, sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya soru...
(Şerh No: 16802 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 13-07-2018 15:37)

Mülakat sınavında başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
(Şerh No: 16788 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 26-06-2018 20:04)

Dava konusu olayda zararın 10.7.2009 tarihinde Erzincan İli'nde yapılan mühürleme işleminden kaynaklanması karşısında uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Yasanın 36/a maddesi uyarınca Sivas İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
(Şerh No: 16773 - Ekleyen: Stj.Av.Turgut AYTEKİN - Tarih : 24-05-2018 15:32)

Genelgeye karşı dava açmamış olan davacının, başka bir dava sonucunda bu düzenleyici işlemin iptali üzerine idareye başvurarak 2577 sayılı Kanunun 28 nci maddesi kapsamında parasal haklarının tazminini isteyebilmesi mümkün olmadığı gibi, bu davanın 2577 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde belirtilen, iptal kararı üzerine açılmış bir tazminat davası olarak nitelendirilmesi olanağı da bulunmamaktadır.
(Şerh No: 16602 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 22-05-2017 13:01)

Davacının Eceabat Asliye Hukuk Mahkemesine işlemin tebliği üzerine idari dava açma süresi içinde dava açması, anılan Mahkemenin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı üzerine davacının dosyanın görevli İdare Mahkemesine gönderilmesi talebini içeren dilekçeyi otuz günlük süre içinde Mahkemesine vermesi, dosyanın İdare Mahkemesine intikali üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda verdiği k...
(Şerh No: 16430 - Ekleyen: Av.Mustafa GÖNÜLAL - Tarih : 14-02-2016 18:55)

Uygulama ve öğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,...
(Şerh No: 16383 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 03-12-2015 20:37)

İdarenin, mevzuatın kendisine yüklediği görevlerin yerine getirilmesi sırasında hareketsiz kaldığı durumlarda, ilgililerin ileriye yönelik hakları yönünden mevzuatın öngördüğü işlemin yapılmasını idareden istemeleri, yine yasaların verdiği bir hakkın zaman içerisinde idare tarafından hareketsiz kalınmak suretiyle verilmemesi durumlarında da bu hakkın tarafına verilmesi anlamında, öngörülen işlemin tesisi için her zaman idareye başvurmaları ve isteklerinin reddedilmesi halinde de yukarıda açık hü...
(Şerh No: 16363 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 20-11-2015 10:44)

Amme teşekküllerinin verdikleri kararlar sonunda, plan ve projelere uygun olarak tesisler yaptırmış olmaları veya bu tesisleri kullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiyle fertlerin uğramış oldukları zararların tazminine ilişkin davalar idari davalardan olmakla bu davalara bakmaya idari yargı vazifelidir. İstimlaksiz el atma halinde açılacak mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini; bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması s...
(Şerh No: 16224 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-05-2015 16:37)

Davacı,taşınmazının İSKİ İçmesuyu Havzaları Yönetmeliği gereği imar planlarında su havzasında ve dere mutlak koruma alanında bırakılarak, tasarruf hakkı kullanılamayacak şekilde kısıtlandığından bahisle bedelinin ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mülkiyet hakkına getirildiği söylenen kısıtlama, taşınmazın maliki yönünden zarar doğurucu sonuçlara yol açabilecek ise de; bu sonuç ya da sonuçlar, bir idari işlem olan Yönetmelik ve imar planlarından; başka bir deyişle idari işlemlerde...
(Şerh No: 16223 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-05-2015 16:36)

Davacılar, paydaşı oldukları taşınmazın ıslah imar planı ile yol yapıldığını, bu yere karşılık kendilerine hisse verilen taşınmazın ise imar planında ağaçlandırılacak alan olarak planlandığından kullanılmasının mümkün olmadığını, tahsis edilen yerin, yürürlükte olan imar planına göre özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu ileri sürerek kamulaştırmasız el atıldığı gerekçesi ile tazminat isteğinde bulunmuşlardır. Somut olayda idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz...
(Şerh No: 16222 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-05-2015 16:35)

Dava; davacının, davalı Üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesinde gerçekleştirilen implant uygulaması sonucu kalıcı şekilde dişte estetik kusur ve yoğun miktarda diş eti kaybı oluştuğu gerekçesiyle hizmet kusuru iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Davacının, 2.9.2010 tarihinde implant uygulamasını yapan doktora karşı adli yargıda ikame ettiği dava 17.05.2012 tarihinde pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş, bunun üzerine temyize konu dava 18.07.2012 tarihinde açılmış...
(Şerh No: 16162 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-04-2015 11:53)

Davacılar murisi, davalı idare memuru tarafından görevi sırasında ateşli silahla yaralanmasına bağlı olarak 12.08.2000 tarihinde vefat etmiştir. Olay nedeniyle yapılan yargılama sonucunda kamu görevlisi failin, adam öldürmek suçundan mahkum edilmesine dair karar 10.12.2002 tarihinde kesinleşmiş ve şerhli karar örneği de davacıya 17.12.2003 tarihinde verilmiştir. Davacılar 24.12.2003 tarihinde davalı idare kaydına giren dilekçe ile başvuruda bulunmuş, idarece verilen cevap 06.02.2004 tarihinde te...
(Şerh No: 16161 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-04-2015 11:53)

Müteahhit ile arsa sahipleri arasında "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi" akdedilmiş; davalı idare, müteahhidin vergi borçlarından dolayı, kat karşılığı inşa edilen yerin tapu kaydına haciz şerhi işletmiştir. Davacılar, müteahhidin vergi borçları nedeniyle uygulanan haciz işleminin iptalini talep etmektedirler. Vergi Dairesince, 6183 sayılı Yasa’ya göre kamu alacağının(vergi borcunun) tahsili amacıyla kamu gücüne dayalı, resen ve tek yanlı ol...
(Şerh No: 15991 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-12-2014 13:14)

Dava, belediyenin yol çalışmaları esnasında davacıya ait kablolara verdiği zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davalı idare, yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine dair olarak uygulamaya koyduğu proje çerçevesinde yol çalışması yapmaktadır; yol çalışması sırasındaki kazı sebebiyle zararın doğduğu ileri sürüldüğünden, dava, hizmet kusuruna dayanmakta olup, tam yargı davası niteliğindedir ve uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir.
(Şerh No: 15760 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-09-2014 16:04)

 Bilgi  [İYUK. 28] 6552 sayılı Kanun Değişikliği Öncesi 28. maddenin 1. fıkrası
1. (Değişik: 4001 - 10.6.1994) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (m.28/f.1-c.2 Anayasa Mahkemesi'nin 10.7.2013 T., 2012/107 E. ve 2013/90 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) (Ek cümleler: 6526 - 21.2.2014 / m.18) “Kamu görevlileri hakkınd...
(Şerh No: 15723 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-09-2014 14:29)

Özel faaliyetler için söz konusu olmayacak üstün ayrıcalıklara sahip olan ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu ile denetimi bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetini yürüten davalı tarafından, kamu hizmetinin yürütülmesini teminen tek yanlı olarak tesis edilen, ilgilinin hukukunda değişiklik yapan ve idari işlem niteliğinde bulunan işleminin yargısal denetimi idari yargıda yapılmalıdır. Öte yandan, elektrik, su ve doğalga...
(Şerh No: 15697 - Ekleyen: Av.Mustafa GÖNÜLAL - Tarih : 25-08-2014 21:25)

2577 sayılı Kanun m.28'de idari yargı kararının uygulanmaması durumunda gerçek kişiler hakkında da tazminat davası açılabileceği öngörüldüğünden davalıların, idari yargı kararının uygulanması yönünden yetki ve konumları gözetilerek sorumlu olup olmayacakları incelenmeli ve gerektiğinde idare aleyhine açılan dava nedeniyle tahsilde tekerrüre esas olmayacak şekilde hüküm vermek yoluna gidilmedir. P.S: İdari Yargılama Usul Kanunu m.28/4: "Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince y...
(Şerh No: 15584 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-06-2014 09:59)

2577 S.K. m.28 mucibince idarenin ihtiyati haciz ve haciz uygulamalarına ilişkin olarak ikame edilen davalarda, yürütmenin durdurulması kararı verilmişse bunun anlamı: ilgili mahkeme kararı kesinleşinceye kadar davalı idarece, 6183 S.K. un ilgili maddeleri uyarınca cebren tahsil ve takip yollarına gidilemez, taşınmaz satışa konu edilemez ve bu süreç zarfında tasarruf hakkı da korunur. Davalı idarenin taşınmaz üzerindeki ihtiyati haczi ve/veya haczi kaldırması, ilgili mahkemenin bu yönde vereceğ...
(Şerh No: 8034 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-05-2014 10:41)

İdarenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini için öncelikle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuş ve itirazın iptali davası açılmıştır. İdarenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin istemlerde görevli yargı mercii idari yargı olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ve karar onanmıştır. Karşı oy gerekçesi sorun haline gelen bu tür durumların çözümüne yönelik yerinde tespitler içermektedir.
(Şerh No: 15450 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 01-04-2014 13:26)

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.” biçimindeki son cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE.
(Şerh No: 15209 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 10-12-2013 11:47)

4734 S.K.'da ihaleden yasaklama kararlarının ayrıca tebliğ edileceğine dair bir hükme yer verilmemiştir, anılan Yasanın 58. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Resmi Gazete'de ilan suretiyle tebliğin gerçekleşeceği görülmektedir. 14.07.2007 tarihinde ilan suretiyle tebliğ edilmesi nedeniyle, bu tarihte öğrenildiği kabul edilen dava konusu yasaklama işlemine karşı, bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde, en son 12.09.2007 tarihine kadar dava açılması gerekirken, 13.09.2007 tarihinde kayda gir...
(Şerh No: 15043 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2013 15:28)

Anayasa'da ve 2577 sayılı Kanun'da, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin hesabında başlangıç tarihi olarak yazılı bildirimin esas alınacağı kurala bağlanmıştır. Subjektif işlemlere karşı açılacak idarî davalarda, dava açma süresinin işlemeye başlayabilmesi için idarî işlemin ilgilisine yazılı olarak bildirilmesi zorunludur. "Yasaklama kararları" ilanı gereken düzenleyici işlem niteliği taşımadığından, davanın, yasaklama kararının Resmi Gazete'de yayınlanması tarihinden sonraki bir ta...
(Şerh No: 15042 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2013 15:28)

Davacıya özel hastanece yapılan teşhis ve tedavinin yanlış olduğundan bahisle ikame edilen maddi ve manevi tazminat istemli davanın görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevlidir.
(Şerh No: 14768 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-06-2013 12:35)

"..dava açma hakkının doğal olarak kanunlarla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunlarla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı geniş yorumlamalardan kaçınmaları gerekmektedir.
(Şerh No: 14504 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 25-04-2013 10:03)

 Bilgi  [İYUK. 10] Gümrük Vergileri ve Cezaları
Her ne kadar İYUK m. 10/2'de zımnen red süresi 60 gün olarak belirtilse ve bu süreden sonra nevi'ne göre 60 gün içerisinde dava açılabileceği belirtilmişse de Gümrük Kanunu'na göre tahakkuk ettirilen vergi; para cezaları, ek mali yükümlülük fon vb yükümlülükler için yapılan itirazlara idare tarafından 30 gün içerisinde cevap verilmesi gerekmektedir. Bu gibi cezalarda 60 gün değil 30 günü esas almak ve vergi davasını bu sürede açmak gerekir. Aksi takdirde açılan dava süre yönünden reddolunur.
(Şerh No: 14383 - Ekleyen: Av.Feyza ALTUN - Tarih : 20-03-2013 11:40)

İdarenin yazılı beyanına karşı sözlü beyanın yeterli olmaması, yazılı beyan zorunluluğu.
(Şerh No: 14308 - Ekleyen: Av.Faruk SINIR - Tarih : 27-02-2013 19:40)

İYUK m.28/2 değişikliğinin adlî yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
(Şerh No: 14311 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 25-02-2013 20:53)

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan “...kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.” ibaresi Anayasa’ya aykırı değildir.
(Şerh No: 14168 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 24-12-2012 10:49)

 Bilgi  [İYUK. 28] ANAYASA MAHKEMESİ'NE İPTAL BAŞVURUSU
Anayasa Mahkemesi 27.09.2012 tarihli toplantısında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin başvurusu üzerine 2012/22 sayılı dosya ile görüştüğü; 6.1.1982 günlü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "...kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir..." ibaresinin iptaline karar verilmesi istemini esastan görüşerek; "İptal İsteminin Reddine" karar vermiştir.
(Şerh No: 14024 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-10-2012 11:38)

İstanbul ilinde idare ve vergi mahkemelerinin bulunması ve Pendik ilçesi ayrı bir ilçe olsa da İstanbul ilinin içinde yer alması ve İstanbul'da idare mahkemesi bulunması sebebiyle, Danıştaya gönderilen dava dilekçesinin idare mahkemesi kanalıyla değil asliye hukuk mahkemesi kanalıyla gönderilmiş olması karşısında; dava ikame tarihi, dava dilekçesinin asliye hukuk mahkemesine verildiği tarih değil Danıştayda kayda alındığı tarih olarak kabul edilmelidir.
(Şerh No: 12616 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 19-12-2011 21:13)

Havale ve kaydı yapılan yerde idare Mahkemesi bulunmasına rağmen asliye hukuk mahkemesi vasıtasıyla gönderilen temyiz dilekçesinin kayda alınma tarihi, asliye hukuk mahkemesine verildiği/kayda alındığı tarih değil; davaya ilk derece mahkemesi olarak bakan danıştayda kayda girdiği tarihtir.
(Şerh No: 12617 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 19-12-2011 21:07)

Ürün reklamlarında kullanılan "sıfır şeker" ibaresinin, Türk Gıda Kodeksi - Gıda Maddelerinin Genel Etiketleme ve Beslenme Yönünden Etiketleme Kuralları Tebliği uyarınca kullanılması öngörülen "şekersiz" beyanı ile aynı anlamı içeren bir ibare olması karşısında tüketiciyi aldatıcı ve yanıltıcı bir yönü bulunmadığından dava konusu 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 16'ıncı maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı kanunun 25'inci maddesinin 8'inci fıkrası uyarınca ____ TL para c...
(Şerh No: 12078 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 26-08-2011 07:27)

Teröristlerce yola döşenmiş mayının patlaması sonucu hayatını kaybeden davacı şirket işçisi mirasçılarının ikame ettiği maddi ve manevi tazminat davası neticesinde; hükmolunan maddi ve manevi tazminat tutarını ödeyen davacı şirketin, İçişleri Bakanlığı'na ikame ettiği rücuen alacak davasında adli yargı yerleri görevlidir.
(Şerh No: 11695 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 13-06-2011 13:19)

3. kişinin davada taraf olma isteğini kapsayan dilekçesi davalıya gönderildiğine göre mahkemece, 3. kişiye dair istemin kabulü veya reddi yolunda bir karar verilmesi gerekir; böyle bir karar verilmeden davanın karara bağlanması usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 10537 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-02-2011 11:26)

Taraflardan birinin yöntemine uygun biçimde düzenleyeceği dilekçe ile davanın ihbarını istemesi halinde davaya bakmakta olan mahkemeye düşen görev, bu konudaki dilekçeyi doğrudan doğruya davanın ihbar edileceği kişi ya da kuruluşa göndermekten ibarettir. Mahkemenin bu konuda ayrıca bir karar alması gerekmediği gibi ihbar isteminin hukuken haklı olup olmadığını inceleyip bu istemin kabulü ya da reddi yolunda bir karar vermesi de usul ve yasaya uygun değildir.
(Şerh No: 10536 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-02-2011 11:18)

Yargılama devam ederken müdahale talebinde bulunulmuş olmasına rağmen müdahale talebi hakkında herhangi bir karar verilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması, usule aykırı olmakla bozma nedenidir.
(Şerh No: 10535 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-02-2011 11:09)

Kararın sonucu ile ilgisi bulunduğu kabul edilerek davaya davalı idare yanında katılmasına karar verilen şirkete, kararda yer verilmemesi; adı geçen müdahilin kararın kendisine tebliği ile karardan bilgi sahibi olmasını engellediğinden ve dolayısıyla davalı idare ile birlikte hareket ederek kararı temyiz etmek hakkından mahrum bırakılmış olması sonucunu doğuracağından bozma nedenidir.
(Şerh No: 10534 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-02-2011 11:02)

Dava açıldıktan sonra idare tarafından işlem geri alınıp yeni bir işlem tesis edilmiştir. Yani davaya konu edilen kesin ve yürütülmesi gereken işlem ortadan kalkmıştır. Keza idarenin yeni tesis ettiği işlem de başka bir davaya konu edilmiş ve bu durum mahkeme dosyasına da bildirilmiştir. Mahkemece bu durum göz önünde bulundurularak bir karar verilmelidir.
(Şerh No: 10360 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 20-02-2011 21:57)

Yasakoyucu tarafından, Danıştay ve idare mahkemelerinin görevine giren konuların özellik ve nitelikleri ile vergi mahkemelerinin görevine giren konuların özellik ve niteliklerindeki farklılıklar ve kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi için vergilendirme işlemlerindeki kamu yararı gözetilerek, özel kanunlarında öngörülen süreler saklı olmak üzere, dava açma süresinin vergi mahkemelerinde 30 gün olarak öngörülmesi, Anayasa’nın 2., 5., 10., 36., 125. ve 142. maddelerine aykırı görülmemiş...
(Şerh No: 9205 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 25-12-2010 14:12)

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında; iptal davaları "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmakta; yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddi bir...
(Şerh No: 8669 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-11-2010 10:52)

İdare Mahkemesi kararının, tebliğden itibaren 30 gün içinde uygulanması gerekir, aksi takdirde uygulamayan kamu görevlilerin TCK 228inci madde gereğince cezai sorumluluğu doğar.
(Şerh No: 5110 - Ekleyen: Av.Yahya ŞANVERDİ - Tarih : 14-04-2010 10:01)

Güvenlik Kuvvetleri tarafından mevzii güvenliği amacıyla döşenen mayına basılması ile sakat kalınması olayında, zarar ile idari eylem arasında nedensellik bağının bulunduğu açık olmakla; İdarenin hizmet kusuru var ise bu ilke çerçevesinde; aksi takdirde kusursuz sorumluluk ilkesi gereği İdare, zararı tazminle mükelleftir.
(Şerh No: 3585 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-01-2010 15:55)

1- İdare yürttüğü kamu hizmeti ile illiyet rabıtası olan zararları, İdare Hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazminle mükelleftir. 2- Zarar ile idari eylem arasında illiyet rabıtası bulunmayan durumlarda husule gelen olay şayet toplumun içinde bulunduğu şartlardan kaynaklı, kamu hizmetinin yürütülmesinin doğrudan sonucu değil, lakin tüm toplumla ilişkilendirilebiliyor ve idarenin faaliyet alanında meydana geliyor ise, zarar da toplumsal niteli...
(Şerh No: 3583 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-01-2010 15:24)

Kamulaştırmayla beraber ihale işlemi arasında bağlantı olduğundan dolayı her iki işleme de aynı idare mahkemesinde dava açılmalıdır.
(Şerh No: 3258 - Ekleyen: Emrah Şener ALPSOY - Tarih : 12-01-2010 23:21)

 Bilgi  [İYUK. 24] kanun yolu ve savunma hakkının etkin kılınmasını önleyen riskler
AY'nin 36 ve 40 madde savunma ve kanun yolunun etkin kullanılmasını teminen, karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii ve süresinin gösterilmesini önerir. Yürürlükteki düzenleme bu öneriyi pratize etmekten uzak bir yaklaşıma sahiptir. Kanun yolunu etkin ve verimli kılmak, 36 ve 40 maddenin varlık sebebini işler kılacak bir düzenlemenin varlığını gerektirir. Gerekçeli kararın ne kadarlık sürede kaleme alınması ya da hazırlanması gerektiğine ilişkin bir buyruk veya öneriden yoksunluk, bu yapıla...
(Şerh No: 2227 - Ekleyen: Hilmi ŞEKER - Tarih : 30-11-2009 20:05)

Yargı kararlarının uygulanmamasına ilişkin tazminat davalarında her olayın özelliğine göre zararın kesinleşme süresi farklılık gösterebileceğinden, usul sürelerin belirlenmesinde içtihat birliğine gidilmesi mümkün değildir.
(Şerh No: 1883 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 23-11-2009 16:24)

İdari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka bir suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde 5 yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeksizin doğrudan doğruya Danıştay'a dava açmaları halinde, bu hususun İdari Merci tecavüzü sayılarak Danıştay Kanununun 74. ve 75. maddeleri uyarınca davanın her safhasında dava dilekçesinin ilgili mercie tevdiine karar verilmelidir.
(Şerh No: 1878 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 23-11-2009 16:12)

Ayrı vergilendirme dönemleri için salınan gelir vergileri ve kesilen vergi cezalarının her vergilendirme dönemi ve her vergi ve ceza için ayrı ayrı ihbarnamelerle tebliğ edilmiş olması hallerinde 2577 sayılı yasanın 5. maddesinin 1. fıkrasının amaçladığı anlamda maddi ve hukuki bağlılıktan söz edilemez. Bu nedenle konunun her olayın özelliği göz önünde tutularak çözümlenmesi gerekir.
(Şerh No: 939 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 18-11-2009 09:19)

Kamu görevlilerine ilişkin mevzuattan doğan uyuşmazlıklarda dava dilekçesinde hakları ismen belirtmek, başka bir deyimle tam yargı isteğine ilişkin hükmün çerçevesini açıklamak yeterlidir. Kamu görevlilerini ilgilendiren mevzuat dolayısıyla zararın tespit edilememesi nedeniyle uyuşmazlık konusu miktarın dilekçede gösterilmemiş olması iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılmasını engellemez.
(Şerh No: 937 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 18-11-2009 09:03)

Hakim hakkında yapılan inceleme sonucunda işlem yapılmasına gerek görülmemesine yönelik işlem;idarenin kamu gücünü kullanarak takdir yetkisi içinde kurulması ve hukuksal sonuç doğurması nedeniyle tüm unsurları ile idari işlem olduğuna karar verilmiş ve incelenebileceği başka bir idari birim veya yargı mercii kalmadığına ve bu nitelikte bir işleme yargı yolunu kapayan bir yasa hükmü bulunmadığına göre, Anayasanın 36. maddesinde öngörülen "hak arama özgürlüğü" ve 125. maddesinde öngörülen "idaren...
(Şerh No: 213 - Ekleyen: Adnan Koray DEMİRCİ - Tarih : 25-10-2009 11:13)

 Bilgi  [İYUK. 1] Birinci maddenin ilk fıkrası bu kanunun kapsamını belirtmektedir. Buna göre, Danıştay, bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi ve vergi mahkemelerinde bu kanunda gösterilen usul hükümleri uygulanacaktır. Doktrindeki genel kabule göre, Yargılama usulünü, davanın görülüş şekilleri bakımından üçe ayırabiliriz: Sözlü Yargılama Usulü, Yazılı Yargılama Usulü ve Karma Yargılama Usulüdür. Birinci maddenin ikinci fıkrasına göre bu yargılama usullerinden, Danıştay, bölge idare mahkemesi, idare ve vergi...
(Şerh No: 144 - Ekleyen: Adnan Koray DEMİRCİ - Tarih : 21-10-2009 14:26)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03066301 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.