Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Danıştay 8. DAİRE Esas No : 2018/2835 Karar No : 2018/3772 İçtihat

Üyemizin Özeti
Avukat olan davacı, Resmi Evrakta Sahtecilik Suçundan dolayı mahkumiyet kararı almasına istinaden bağlı bulunduğu Barosu Tarafından Avukatlık Kanunu 135/4 maddesi uyarınca disiplin cezası aldığı ilgili kararı Türkiye Barolar Birliği tarafından onandığı ilgili işlemin iptali için idare mahkemesine dava açıldığı davanın red edildi daha sonra istinaf edildiği istinaf başvurusu da red edilmesi üzerine davacı temyiz başvurusu yoluna gitmiştir. Lakin, 2577 sayılı kanunun 46 maddesinde temyize konu olan kararları sınırlı sayı prensibiyle sıralamış olup ilgili disiplin cezasının 1 yıl süreyle işten çıkarma olduğu 2577 sayılı kanunun 46/1-c maddesi ile bağdaşmadığından ötürü temyiz başvurusununun incelenmesinin mümkün olmadığı..
(Karar Tarihi : 28/06/2018)
D A N I Ş T A Y 8. DAİRE
Esas No : 2018/2835
Karar No : 2018/3772

İstemin Özeti : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi'nin 26/12/2017 gün ve E:2017/1436, K:2017/1577 sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi: İstemin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, avukat olan davacının 1 yıl süreyle işten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun 12.03.2016 tarih ve E:2016/96 K:2016/216 sayılı ısrar-onama şeklinde vermiş olduğu kararın iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 17. İdare Mahkemesi'nin 07.02.2017 tarih ve E:2016/2816 K:2017/278 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi'nin 26.12.2017 tarih ve E:2017/1436 K:2017/1577 sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.

Davacı, bu kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...

3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...

6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı kanunun "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı avukatın "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan sanık olarak yargılandığı davada, ...1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.11.2012 tarih, E:2012/174 ve K:2012/308 sayılı kararı ile verilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karar üzerine ...Barosu tarafından başlatılan disiplin soruşturması neticesinde ...Barosu Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın 25.05.2015 tarih ve 2014/D.154 dosya numaralı, 2015/292 karar sayılı kararıyla davacının 1 yıl süre ile işten yasaklanmasına karar verildiği, bu karara davacı tarafından yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun 05.12.2015 tarih ve E:2015/808 K:2015/969 sayılı kararıyla Avukatlık Yasası'nın 34. ve 134. maddeleri ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 3. ve 4. maddelerine atıf yapılarak davacının eylemi sebebiyle tesis edilen 1 yıl süre ile işten çıkarma cezasında hata bulunmadığından davacının yapmış olduğu itirazın reddine karar verilerek ...Barosu Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar verildiği, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 04.02.2016 tarihli Olur'u ile kararın bir daha görüşülmek üzere Türkiye Barolar Birliği'ne geri gönderilmesi üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun 12.03.2016 tarih E:2016/96, K:2016/216 sayılı önceki kararda ısrar ve onama şeklinde vermiş olduğu kararı üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Buna göre, resmi belgede sahtecilik suçu 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a bendinde sayılan mesleğe kabulde engel suçlar arasında yer almakta ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 136. maddesinde belirtilen durumun oluşması için kesin mahkumiyet şartı arandığından, davacı avukat hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da göz önünde bulundurularak ...Barosu Disiplin Kurulu kararıyla Avukatlık Kanunu'nun 135/4. maddesi uyarınca davacının 1 yıl süreyle işten çıkarılmasına karar verilmiş olup, bu kararın Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararıyla onanması ve önceki kararda ısrar edilerek kesinleşmesi sonucu açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının (4) numaralı bendinde, işten çıkarma, "avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerin yasaklanması" olarak tanımlanmış olup, meslekten çıkarılma sonucunu doğuran disiplin cezası niteliğine sahip bulunmayan dava konusu işlem hakkında açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun m.46/1-(c) kapsamında yer almadığı anlaşıldığından, temyiz yolu açık bulunmayan dava konusu uyuşmazlık hakkında yapılan temyiz başvurusunun esasını inceleme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 59,10 TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 28/06/2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İdari Yargılama Usulü Kanunu MADDE 46 :(Değişik : 6545 - 18.6.2014 / m.20) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.

b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.

c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.

d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.

e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.

f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.

g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.

ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.

i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.

j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.

k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Aydın IŞIK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 12-09-2018

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01762700 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.