Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Türk Ceza Kanunu Madde 243 - Bilişim Sistemine Girme

Yazan : Özgür Eralp [Yazarla İletişim]
Avukat

Avukat Özgür Eralp

Ağustos 2011-Ankara

www.ozgureralp.av.tr



BİLİŞİM SUÇLARI

TÜRK CEZA KANUNU MADDE 243 - BİLİŞİM SİSTEMİNE GİRME

1 Giriş.
Türkiye’de bilgisayar suçlarına yönelik mevzuat boyutunda ilk çalışma Adalet Bakanlığı’nın 14.01.1985 tarihli oluruyla oluşturulan 2.Komisyonun hazırladığı Türk Ceza kanunu ön tasarısında yer almaktadır.

İlk ön tasarı metninde yer almayan bilgisayar suçları 2.komisyon tarafından hazırlanan Türk Ceza Kanunu Ön Tasarısının özel hükümler başlıklı 2.kitabının topluma karşı suçlar başlıklı 2.kısmının bilişim alanında suçlar başlıklı 9.bölümünde yer alan 342 ile 346ncı maddeleri arasında düzenlenmektedir.

Türk Ceza Kanunu Ön Tasarısında yer alan bilişim alanında suçlar bölümü sonradan Fransa’da 5 Ocak 1988 tarih ve 88-19 sayılı kanunla yasalaşan ve 1 Mart 1994 tarihli yeni Fransız Ceza kanunu bakımından model oluşturan Fransız Ceza kanunu projesinden esinlenerek meydana getirilmiştir.

Türk Ceza Kanununda 1991 yılındaki değişiklikle bilgisayar kullanılarak işlenen özel suçlar yani “Bilişim Suçları” yaratılmıştır. Kanun koyucu 1991 tarih ve 3756 sayılı kanunun (6.6.1991 kabul) 20’nci maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 525’nci maddesinden sonra gelmek üzere bilişim alanında suçlar başlığı altında onbirinci bab eklenmiştir. Türk kanun koyucusu bilgisayar suçlarının yabancı kanunların bir kısmı gibi ceza kanunda ilgili kısımlara yerleştirmek yerine ceza kanunu içinde ayrı bir bölümde toplamaktadır. Fransız ve Lüksemburg ceza kanunlarının da tatbik ettiği bu usulü kanun koyucu uygulamada kolaylık sağlamak amacıyla tercih ettiğini vurgulamaktadır.

14.06 2004 yılında Türk Ceza Kanunu baştan değiştirilse de bu ibare “Bilişim Alanında Suçlar” olarak değiştirilmiş suçların ana mantığı ve sistemi bazı eksiklikler dışında korunmuştur. Kanunda bu suçlar anlatılırken bilişim sitemi veya sistem ibaresi kullanılarak suçların işleneceği araç olarak bilişim sistemi belirtilmiştir.[1]



2 Tanım
26.09.2004 tarihinde kabul edilen 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 12.10.2004 tarih 25611 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Kanunun 10.bölümü “Bilişim Alanında Suçlar” başlığını taşımaktadır.

Bilişim ve konuyla ilgili bilişim sistemi, bilgisayar gibi temel kavramlar yasal olarak tanımlanmış değildir. Nitekim Türk Ceza Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 6.maddesi içerisinde bilişim kavramı ayrıca tanımlanmamıştır. TCK madde 6- g uyarınca Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar anlaşılmaktadır. Bir anlamda internetin de tanım olarak basın ve yayın yolu deyimi içerisinde yer aldığı kabul edilse de bu tanımla bilişim suçlarının da yakından ilgili olduğu internet kavramını bir tutmamak gerekir.

Başta kuşkusuz batılı ülkeler olmak üzere, dünyada belgeleme tekniğinin gelişmesi ve ayrı bir disiplin olarak kabul görmesiyle ortaya çıkan bilişim kavramı, insanların teknik, ekonomik, mali, sosyal, kültürel, hukuksal veya toplumsal yaşamın benzeri birçok alanında sahip oldukları verilerin saklanması, saklanan bu verilerin elektronik olarak işlenmesi, organize edilmesi, değerlendirilmesi ve yüksek hızlı veri, ses veya görüntü taşıyan iletişim araçları ile aktarılması anlamında kullanılmaktadır. Bu haliyle bilişim (enformatik), bilginin saklanması, işlenmesi ve iletilmesini konu edinmiş akademik ve mesleki bir disiplindir.

Bilişim sistemi ise TCK m. 243’ün gerekçesinde “verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağı veren manyetik sistemler” şeklinde tanımlanmıştır. Ancak yukarıda da aktarılan tanımından anlaşılacağı üzere bilişim, hem verilerin işlenmesini (veri-işlem) hem de bu işlemin sonuçlarının aktarılmasını (veri-iletişim) kapsamaktadır. Dolayısıyla sadece veri-işlem ile veri-iletişim unsurlarını beraberce taşıyan araçlar bütünü bilişim sistemi niteliğindedir. Bu açıdan bakıldığında TCK gerekçesinin, bilişimin sadece veri-işlem unsurunu esas alan buna karşılık veri iletişim unsurunu ihmal eden bilişim sistemi tanımının noksan olduğu görülmektedir. TCK gerekçesinin bilişim sistemi tanımı aslında bilişim sisteminden çok bilgisayar tarifi ne yakındır. Bilgisayar, bir bilişim sistemidir. Hatta verilerin saklanması, işlenmesi ve iletilmesi bakımından en yaygın bilişim sistemi kuşkusuz bilgisayardır. Ancak bazen öğretide ve uygulamada aynı anlamda kullanıldıkları görülse de bilişim ve bilgisayar aynı şey demek değildir. Bilişim bilgisayara oranla daha geniş kapsamlıdır, bilgisayarı da kapsar. Bilgisayar, matematiksel ve mantıksal işlem dizileriyle hazırlanmış programlar çerçevesinde verileri otomatik olarak işleme tabi tutan sistemlerin ortak adıdır.
Ancak yegane bilişim sistemi bilgisayar değildir. Bilişim alanında bilgisayara benzeyen sistemler ve bilgisayar dışı sistemlerde bulunmaktadır. Kısaca bilişim suçu olarak isimlendirilen eylemler bilgisayar üzerinde veya bilgisayar olarak nitelendirilmemekle birlikte bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutabilen ya da veri iletişimi sağlayabilen diğer elektronik, manyetik veya mekanik araçlarla bunları veri iletişimi için birbirine bağlayan soyut ya da somut ağlar üzerinde işlenebilmektedir. İşte bu yüzden de hem burada üzerinde durulan suçların “bilgisayar suçları” veya başka nitelendirmeler yerine “bilişim suçları” ya da “bilişim alanında suçlar” olarak isimlendirilmesinin hem de TCK’nın bu suçları düzenleyen bölümünün başlığında “bilişim alanında suçlar” ifadesinin tercih edilmiş olmasının isabetli olduğunu söylemek gerekir.[2]
3 Madde metni
Bilişim sistemine girme

Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

4 Madde gerekçesi
MADDE 243.– Bilişim sistemlerine karşı suçların düzenlendiği bö*lümde yer alan bu maddede bilişim sistemine girme fiili suç olarak tanım*lanmıştır.

Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir.

Maddenin birinci fıkrasında bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek fiili suç hâline getirilmiştir. Sisteme, hukuka aykırı olarak giren kişinin belirli verileri elde etmek amacıyla hareket etmiş bulunmasının önemi yoktur. Sis*teme, doğal olarak, haksız ve kasten girilmiş olması suçun oluşması için yeterlidir.

İkinci fıkraya göre, birinci fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi, bu suç açısından daha az ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

Üçüncü fıkrada, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli düzen*lenmiştir. Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi nedeniyle sistemin içerdiği verilerin yok olması veya değişmesi hâlinde failin, suçun temel şek*line nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılması öngörülmüştür. Dikkat edil*melidir ki, bu hükmün uygulanabilmesi için, failin verileri yok etmek veya değiştirmek kastıyla hareket etmemesi gerekir.

Sistem içindeki bütün soyut unsurlar, fıkrada geçen “veri” teriminin kapsamındadır.



5 Hükümet Tasarısı
12.05.2003 Tarihinde TBMM’ye sevk edilen halinde 346.madde olarak ele alınmıştır.[3]

5.1 Hükümet tasarısı madde metni
DOKUZUNCU BOLUM
Bilişim Alanında Suçlar
Bilişim sistemine girme, verileri tahrip ve bozma
Madde 346- Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçmilyar liradan onmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir.
Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok edilir veya değişirse faile iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beşmilyar liradan onbeşmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir.
Bu suçlara teşebbüs hâlinde faillere tamamlanmış suç cezası verilir.


5.2 Hükümet tasarısı madde gerekçesi


Madde 346- Tasarının İkinci Kitabının İkinci Kısmının Dokuzuncu Bölümünde bilişim alanında işlenen suçlar yer almaktadır. Bilişim alanından maksat verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Dokuzuncu Bölüm bu alanda işlenebilecek suçlan cezalandırmış bulunmaktadır.
1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun 525 a ilâ 525 d maddelerinde yer alan bilişim suçlan, 1989 Tasarısından çok küçük değişikliklerle alınıp 6/6/1991 tarihli ve 3756 sayılı Kanunla kanunlaştırılmış ve 765 sayılı Kanuna sokulmuştu. Aradan geçen süre içinde bu suçlar konusunda Batı hukukunda değişiklikler olduğu gibi bizde de metinler ve suçlann oluşması yönünden bazı duraksamalar meydana geldi. Bu nedenle Tasarıdaki maddelerin bütünüyle yeniden ele alınması uygun sayılmıştır.
Tasannın bu ve izleyen maddelerinde "bilgileri otomatik olarak işleme tâbi tutmuş sistem" ibaresi yerine aynı anlamı taşımak üzere "bilişim sistemi" sözcüklerinin kullanılması uygun sayılmıştır.
Maddenin birinci fıkrasında ne maksatla olursa olsun hukuka aykırı olarak bilişim sistemine girilmesi suç hâline getirilmiştir.
Sisteme girilmesi, ilgiliye zarar vermek veya yarar elde etmek amacına yönelik olduğunda faile 347 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre ceza verilecektir.
Sisteme, hukuka aykırı olarak giren kişinin belirli verileri elde etmek amacıyla hareket etmiş bulunmasının veya bunları elde etmiş olmasının önemi yoktur. Sisteme, doğal olarak, haksız ve kasten girilmiş olması suçun oluşması için yeterlidir.
Maddenin ikinci fıkrası gereğince, sisteme giren kişinin saiki ne olursa olsun, müdahalesi nedeniyle veriler imha edilir veya değişirse faile hürriyeti bağlayıcı ceza ve para cezası verilecektir. Bu hâlde, ağırlaşan netice nedeniyle failin cezası, imha veya değişmeye yönelik kast bulunmasa da, sırf neticeden dolayı daha ağır ceza verilmektedir.
Her iki fıkra bakımından genel kast yeterlidir.
Sistem içindeki bütün soyut unsurlar, fıkrada geçen "veri" teriminin kapsamındadır.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda yer alan ve sistem içindeki programlara ilişkin hükümler saklıdır.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması


6 TBMM Genel Kurulunda Yapılan değişiklikler
TBMM Genel Kurulu’nda verilen önergeyle yapılan değişiklikler şunlardır;

5237 Sayılı TCK’nın ikinci kitabının üçüncü kısmının onuncu bölüm başlığı “Bilişim Alanında Suçlar” olarak değiştirilmiştir.

243. maddenin 1 numaralı fıkrasındaki giren veya kalmaya devam eden ibaresi giren ve kalmaya devam eden şeklinde ve fıkradaki iki yıla kadar hapis veya adli para cezası da bir yıla kadar hapis veya adli para cezası değiştirilmiştir.

243.maddenin 3 numaralı fıkrasındaki iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ibaresi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına şeklinde değiştirilmiştir.

Değişiklik önergesinin gerekçesinde;

Suç tanımlarında belirliliği sağlamak ve ceza miktarlarını işlenen fiilin ağırlığına uygun olarak belirlemek amacıyla madde metninde değişiklik yapılması uygun görülmüştür. Denilmiştir.

7 765 Sayılı TCK
Madde 525/a - (Ek madde: 06/06/1991 - 3756/21 md.)
Bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutmuş bir sistemden, programları, verileri veya diğer herhangi bir unsuru hukuka aykırı olarak ele geçiren kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve birmilyon liradan onbeşmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.
Bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir sistemde yer alan bir programı, verileri veya diğer herhangi bir unsuru başkasına zarar vermek üzere kullanan, nakleden veya çoğaltan kimseye de yukarıdaki fıkrada yazılı ceza verilir.


8 Bilişim AĞI HİZMETLERİNİN DÜZENLENMESİ VE BİLİŞİM SUÇLARI HAKKINDA KANUN TASARISI
"BİLİŞİM AĞI HİZMETLERİNİN DÜZENLENMESİ VE BİLİŞİM SUÇLARI HAKKINDA KANUN TASARISI" Adalet Bakanlığı tarafından görüşe gönderilen tasarılar arasında yayınlanmıştır. Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü'nün internet sayfasında tasarı ile ilgili açıklama olarak şu bilgiye yer verilmiştir:

"Avrupa Konseyinin 186 sayılı Siber Suçlarla Mücadele Sözleşmesi ile yabancı ülke mevzuatlarından da yararlanılarak, Ülkemizde giderek yaygınlaşan internet kullanımı sonucu ortaya çıkan suçların cezalandırılabilmesi ve Türk Ceza Kanununda bu konuda mevcut boşluğun doldurulması yönünde hükümler içeren yeni bir kanun tasarısı hazırlanması plânlanmaktadır"

Tasarı metni
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Bilgilerin Gizliliği, Bütünlüğü ve Elde Edilmesine İlişkin Suçlar

Bilişim sistemine girme ve veri elde etme
MADDE 15 - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren veya sistemde kalmaya devam eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası veya üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Sisteme girmeksizin verilerin izlenmesi halinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı taktirde, bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.
(2) Bir bilişim sistemindeki veri veya programları hukuka aykırı olarak elde eden kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı taktirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada belirtildiği şekilde elde edilen veri veya programların başkalarına iletilmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Bu maddede yer alan suçun soruşturma ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır.


9 İlgili Yabancı Mevzuat
9.1 BİLGİSAYAR SUÇLARI SÖZLEŞMESİ (CONVENTION ON CYBERCRIME)



9.1.1 Madde metni
Madde 2-Kanunsuz Erişim


Her bir taraf devlet bir bilgisayar sisteminin tamamı veya herhangi bir bölümüne haksız ve kasıtlı olarak erişilmesini suç kapsamına almak için gerekli kanuni düzenlemeyi yapmalı gerekli önlemleri almalıdır. Taraf devlet bu suçun oluşması için erişimin güvenlik önlemleri ihlal edilerek ya da bilgisayar sistemine bağlı diğer bir bilgisayar sistemi aracılığıyla bilgisayar verisini almak ya da başka kötü niyetlerle kullanmak şartına bağlayabilir.

9.1.2 Madde açıklayıcı memorandumları - Yasadışı erişim (Madde 2)

"Yasadışı erişim" terimi bilgisayar sistem ve verilerinin güvenliğine (yani gizlilik, bütünlük, kullanıma açıklık) yönelik tehlikeli tehdit ve saldırılar şeklindeki temel suçları kapsamaktadır. Koruma ihtiyacı, kuruluş ve kişilerin sistemlerini rahatsız edilmeden ve engellenmeden yönetme, işletme ve kontrol etme ihtiyaçlarını yansıtmaktadır. Sadece izinsiz girme yani "hacking", "cracking" ya da "computer trespass" ilke olarak başlı başına yasadışı olmalıdır. Bu durum, sistemlerin ve verilerin meşru kullanıcılarının engellenmesine ve düzeltilmesi yüksek maliyet getiren değişiklik ve tahribata yol açabilir. Bu tür izinsiz girmeler gizli verilere (şifreler, hedeflenen sistemle ilgili bilgiler dahil olmak üzere) ve sırlara erişilmesine, sistemin ücretsiz kullanılmasına yol açabilir, hatta hacker'ları bilgisayarla ilişkili sahtecilik ve sahtekarlık gibi daha tehlikeli bilgisayarla ilişkili suç türlerine teşvik edebilir.
İzinsiz erişimi önlemenin en etkin yolu şüphesiz ki etkin güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi ve uygulanmaya başlanmasıdır. Ancak kapsamlı bir önlem paketi ceza hukukuna ilişkin önlemleri kullanma tehdidini ve bu önlemlerin kullanımını da içermelidir. İzinsiz erişimin cezai yollarla engellenmesi sistem ve veriler için ek bir koruma getirebilir ve yukarıda sayılan tehlikelerin erken bir aşamada önlenmesini sağlayabilir.
. "Erişim", bilgisayar siteminin tamamına ya da bir parçasına (donanım, bileşenler, yüklenen sistemin saklanan verileri, dizinler, trafik ve içerikle ilişkili veriler) girilmesi anlamındadır. Ancak, sisteme sadece bir e-posta mesajı ya da dosya gönderilmesini kapsamaz. "Erişim", kamusal telekomünikasyon ağları yoluyla ya da bir kuruluşun yerel ağı (LAN) ya da İntranet'i gibi bir ağ üzerindeki başka bir bilgisayar sistemine girmeyi içine alır. İletişim yöntemi (örneğin kablosuz bağlantılar da dahil olmak üzere uzaktan ya da yakın mesafeden) önemli değildir.
Fiilin "haksız biçimde" işlenmiş olması da gerekmektedir. Bu ifade, yukarıda verilen açıklamalara ek olarak, sistemin ya da bir parçasının sahibi ya da başka hak sahiplerinin izniyle yapılan erişimin (örneğin ilgili bilgisayar sisteminin izinli olarak test edilmesi ya da korunması amacıyla) suç olarak tanımlanamayacağı anlamına gelmektedir. Ayrıca, kamunun ücretsiz ve açık erişimine izin veren bilgisayar sistemlerine erişim suç olarak tanımlanamaz. Bu tür erişimler "haklı biçimde" yapılmaktadır.
Spesifik teknik araçların uygulanması, iletişim amacıyla bilginin yerinin saptanması ve elde edilmesi için doğrudan ya da -deep-link'ler ya da 'cookie' ya da 'bot'ların uygulanması da dahil olmak üzere- hypertext link'leri yoluyla bir web sayfasına erişim gibi Madde 2'de belirtilen türde bir erişime yol açabilir. Bu araçların uygulanması tek başına "haksız biçimde" erişim kapsamına girmez. Kamuya açık bir web sitesinin işletilmesi, web sitesinin sahibinin siteye herhangi başka bir web kullanıcısının erişmesine izin verdiği anlamına gelir. Yaygın olarak uygulanan iletişim protokol ve programlarında sunulan standart araçların uygulanması, özellikle de "cookie" örneğinde olduğu gibi, erişilen sistemin hak sahibinin ilk yüklemeyi reddetmeyerek ya da daha sonra uygulamayı kaldırmayarak bunların uygulanmasını kabul ettiğinin düşünülebileceği durumlarda, tek başına "haksız biçimde" işlenmiş bir fiil değildir.
Birçok ulusal mevzuatta halihazırda "hacking" suçlarıyla ilgili hükümler bulunmaktadır, ama kapsam ve teşkil edici unsurlar önemli ölçüde değişiklik göstermektedir. Madde 2'nin ilk cümlesindeki geniş suç olarak tanımlama yaklaşımı tartışma konusudur. Yalnızca izinsiz girme fiilinin hiçbir tehlike yaratmadığı ve hatta hacking olaylarının sistemlerin güvenliğindeki boşluk ve zayıflıkların saptanmasını sağladığı durumlar muhalif görüşlerin doğmasına yol açmaktadır. Bu durum, bazı ülkelerde ek kısıtlayıcı şartlar getiren daha dar bir yaklaşımın benimsenmesine neden olmuştur. (89) 9 sayılı Tavsiyede ve OECD Çalışma Grubunun 1985 tarihli önerisinde de bu yaklaşım benimsenmiştir.
Taraflar geniş yaklaşımı benimseyerek Madde 2'nin ilk cümlesine uygun biçimde sadece hacking fiilini de suç olarak tanımlayabilirler. Diğer bir seçenek Tarafların ikinci cümledeki kısıtlayıcı unsurların bazılarını ya da hepsini kabul etmeleridir: Güvenlik önlemlerinin ihlal edilmesi, bilgisayar verilerinin elde edilmesi amacı, ceza hukukuna tabi suç oluşturacak dürüst olmayan başka amaçlar, suçun uzaktaki başka bir bilgisayar sistemine bağlı bir bilgisayar sistemiyle ilişki olarak işlenmiş olması şartı. Son seçenek Tarafların bir kişinin başka bir bilgisayar sistemini kullanmaksızın bağımsız bir bilgisayara fiziksel erişimini kapsam dışı bırakmalarına izin verir. Taraflar suçu ağ oluşturan bilgisayar sistemleriyle (telekomünikasyon hizmetlerinin sağladığı kamusal ağlar ve İntranet ya da Ekstranet gibi özel ağlar dahil olmak üzere) sınırlı tutabilirler.


9.2 Alman Ceza Kanunu
Alman Ceza Kanununda sisteme yetkisiz girme suçunu düzenleyen 202.a maddesi, suçun oluşması için bilişim sisteminin yetkisiz erişime karşı özel olarak korunmuş olması aranmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Alman Ceza Kanunu, bilişim alanında suçları bizde olduğu gibi ayrı bir başlık altında ve müstakil bir bölümde ele almak yerine, Kanun’un değişik yerlerinde muhtelif hükümler içerisinde düzenlemiştir.

TCK m. 243 ile yaptırım altına alınmış bulunan “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek ve orada kalmaya devam etmek” suçuna doğrudan karşılık gelen bir suç tipi Alm.CK’da bulunmamaktadır. Ancak bununla birlikte Ausspähen von Daten başlıklı 202a ve Abfangen von Daten başlıklı ile 202b maddeleriyle “özel hayat ve sır alanının ihlali” bölümünde ve yazışarak haberleşme sırlarının ihlali (m. 202 Verletzung des Briefgeheimnisses) kapsamında düzenlenmiş bulunan suçlar TCK m. 243’e yakınlık göstermektedir.

Verilere yetkisiz olarak (ulaşım) erişim imkanı sağlama
Madde 202a- (1) Yetkisiz olarak, kendisine ait olmayan ve haksız erişimlere karşı özel olarak güvenlik altına alınmış bulunan verilere, giriş güvenliğini kırarak kendisi veya bir başkası için erişme imkanı sağlayan kişi, üç yıla kadar hapis veya (adli) para cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkra anlamındaki veriler, sadece elektronik veya manyetik olarak ya da doğrudan algılanabilir olmayan başkaca herhangi bir şekilde saklanmış veya iletilen verilerdir.
(Bilgisayar ağlarındaki) verileri yetkisiz olarak yakalama (ele geçirme)
Madde 202b- Teknik araçlar kullanarak, kamusal olmayan veri iletişimlerinden veya bir bilgi işlem sisteminin elektromanyetik dalgalarından yetkisiz olarak kendisi ya da bir başkası için verileri (m. 202a/2) yakalayan (ele geçiren) kişi, fi il başka hükümlerle daha ağır cezaya bağlanmamışsa, iki yıla kadar hapis veya (adli) para cezası ile cezalandırılır.

Görüldüğü gibi, 202a maddesiyle yaptırım altına alınmış bulunan eylem
daha ziyade bir bilişim sisteminin içindeki verilere yönelik olarak gerçekleştirilirken 202b maddesi verilerin ağda ele geçirilmesiyle mücadele etmektedir.[4]
9.3 Japonya Bilgisayara Yetkisiz Erişim Kanunu
3 Şubat 2000 tarihinde yürürlüğe giren 1999/128 sayılı Japonya Bilgisayara Yetkisiz Erişim Kanunu’nun (Unauthorized Computer Access Law) 3.maddesine göre bir kimsenin bilgisayara yetkisiz erişimi yasaktır. Düzenlenen suçun oluşması için ilk koşul olarak bilgisayara erişimin kontrol altında olması aranmaktadır.[5]
9.4 İtalyan Ceza Kanunu
İtalyan Ceza Kanunu güvenlik önlemleriyle korunan bilişim ve telematik sistemine hukuka aykırı şekilde girme veya böyle bir sistemde rıza göstermeye yetkili kişinin rızası olmaksızın kalma fiilini suç saymaktadır. 615ter maddesine göre eğer fail fiilini kamu görevlisi veya hizmetlisi veya özel dedektif sıfatını kötüye kullanarak gerçekleştirmişse bunlar cezanı ağırlatıcı sebebidir. Ayrıca failin fiilinin sisteme zarar vermesi tahrip etmesi, kısmen veya tamamen işlemesine engel olması veya buradaki verilere ve programlara zarar vermesi veya tahrip etmesi de cezanın ağırlatıcı nedeni sayılmıştır.

9.5 İrlanda Suçlu Zarar Kanunu (Criminal Damage Act)
İrlanda Suçlu Zarar Kanunu’nun 5/1 maddesi ile ülke içinden veya dışından, ülke içindeki korunmuş olan sisteme hukuka aykırı şekilde girilmesi veya ülke dışından ülke içindeki korunmuş verilere müdahale etmek amacıyla sisteme müdahale etmek suç olarak kabul edilmiştir.[6]

9.6 Avustralya Ceza Kanunu (Criminal Code Act)
Avustralya Ceza Kanunu 2001 yılında kapsamlı olarak değiştirilmiş ve 2001 tarihli Siber Suçlar Yasası adıyla yeniden düzenlenmiştir. Buna göre Kanunun 477/1 maddesinde erişimi engelleme saldırıları, sisteme virüs yayma ve web sitelerine yönelik saldırılar suç olarak kabul edilmiştir. [7]

9.7 ABD- Computer Fraud and Abuse Act (CFFA)
ABD, bilgisayarın anavatanı olması nedeniyle bilişim suçlarıyla ilk defa karşılaşan ülke olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak da hem öğretideki tartışmalar hem yasal düzenlemeler ve hem de uygulama örneklerinde ABD mehaz durumundadır.

1984 yılında kabul edilen FN33 Erişim Aygıtlarını Taklit Etme ve bilgisayar Dolandırıcılığı ve Bilgisayarı Kötüye Kullanma Kanunu (The Counterfeit Acess Device and Computer Fraud Abuse Act -CFFA ve daha sonra yapılan bütün ekleme ve değişiklikleri ABD’de bilişim suçlarına karşı federal düzeyde kabul eden ilk kanun olmuştur. Bilgisayarın suça konu olduğu fiillerde temel adres konumunda olan bu kanunda klasik suçlara benzemeyen özel nitelikteki bilişim suçları yer almaktadır. [8] Kanunun 1030 a maddesiyle kasıtlı şekilde yetkisiz veya yetkisini aşarak bilgisayar sistemine erişim yasaklanmaktadır.[9]

9.8 İngiltere
İngiltere’de bilişim suçları 29 Haziran 1990 tarihli ve Computer Misuse Act (CMA) adlı 29 Ağustos 1990 tarihinde yürürlüğe giren ayrı bir kanunda düzenlenmiştir. CMA’da yetkisiz şekilde bilgisayarlara girmek, sistem içerisinde değişiklik yapmak veya benzeri müdahalelerde bulunmak suç sayılmıştır.

9.9 Fransa
Fransa’da 1970’li yılların ortalarında elektronik bilgi işlemleriyle ilgili riskler üzerindeki öngörüler, kişisel bilgilerin ve mahremiyetin korunması yaklaşımına neden olmuştur. Bunun sonucu olarak 1978 yılında Bilgi Koruma Kanunu (Data Protection Law) kabul edilmiş ve bağımsız bir kurum olarak zorlayıcı yetkileri haiz Bilgi İşlem ve Özgürlükler Ulusal Komisyonu (National Comission On Data Processing and Liberties) oluşturulmuştur. Bu kanunun amacı kişisel gizli bilgileri garanti altına alacak prosedürleri oluşturmak sözü edilen komisyonun gücünü arttırmak ve bilgi işlemlerini daha sıkı kurallara bağlamaktır. Fransa 10 Ocak 2006 tarihinde siber suç sözleşmesini onaylamıştır. 1 Mart 1993 tarihinde yürürlüğe giren yeni Fransız Ceza Kanunu 323-1 maddesine göre bilgileri otomatik işleme tabi tutulan bir sitemin tamamına ya da bir kısmına hileyle erişmek veya içinde kalmak iki yıla kadar hapis ve 30.000 euroya kadar para cezası gerektirir.

9.10 Danimarka Ceza Kanunu madde 193 ve 263
Danimarka ceza kanunun 263/2 paragrafında bilişim sistemlerine yetkisiz erişim suçu düzenlenmiştir.

9.11 Norveç Ceza Kanunu madde 145/2
9.12 Lüksemburg Ceza Kanunu madde 309
9.13 İsveç Ceza Kanunu
İsveç Ceza Kanununun 4.babının 9c paragrafına bilişim sistemine yetkisiz erişim ve verilerin değiştirilesi yok edilmesi suçları 10.bu eylemlere teşebbüs hali düzenlenmiştir.

9.14 Rusya Federasyonu
Rusya Federasyonu ceza kanunun 272.maddesinde verilere ve yazılımlara hukuka aykırı bulunma suç olarak düzenlenmiştir.

9.15 Avusturya ceza kanunu
Avusturya ceza kanununu 126 a paragrafında verilere zarar verilmesi suçu 148a paragrafında bilişim sisteminin kullanılmasıyla işlenen dolandırıcılık suçu düzenlenmektedir.

9.16 Hollanda Ceza Kanunu madde 98,98a,98b,98c ve 273
10 Suçla korunan hukuki değer
Bu suçla korunan hukuki yarar karma nitelik taşımaktadır. Anayasanın 20.maddesinde düzenlenen özel yaşamın korunması, sırların masuniyeti, haberleşme özgürlüğü kavramlarının, bilişim sistemleri kullanılarak ihlal edilmesinin önüne geçilmesi, bir taraftan da bilişim sisteminin güvenliği hatta mülkiyet hakkı korunmak istenmektedir.[10]Bu suçla korunan değer bilişim sisteminin güvenliğidir. Bilişim sistemine hukuka aykırı erişimin engellenmesiyle, sistemin maliki ya da kullanıcısı gibi bir şekilde sistemden faydalanan kişilerin çok sayıdaki farklı türden çıkarları koruma altına alınmaktadır. Bu kişilerin çıkarları; verilerin gizliliğinin korunması, özel hayatın dokunulmazlığı ya da kişilerin ya da kurumların ihtiyaç duyduğu güvenlik duygusu gibi farklı hukuksal değerler olabilmektedir.[11]

11 Fail
Madde metninde suçu işleyecek kişi açısından “kimse” sözcüğü kullanılarak herhangi bir özellik belirtilmemiştir; bu nedenle bu suçun faili herkes olabilir. Fail açısından bir özellik göstermemektedir. TCK madde 246 uyarınca bu suçun işlenmesinden fayda sağlayan tüzel kişilere de bunlara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı belirtildiğinden tüzel kişileri suçun faili yapmamaktaysa da bunların ceza hukuku açısından sorumluluğunu kabul etmemektedir.

12 Mağdur
Mağdur belirli bir suçla zarara veya tehlikeye uğratılan hak veya çıkarın sahibi olan kişidir.[12]Hukuka aykırı olarak bilişim sistemine girme veya sistemde kalma suçu mağdur açısından belli bir özellik göstermemektedir, herkes bu suçun mağduru olabilir. Bu suçun işlenmesiyle de bilişim sisteminin güvenliğinin ihlal edilmesiyle çıkarı zarara uğratılan kişi suçun mağduru olmaktadır.

13 Suçun konusu
Bu suçun konusu hukuka aykırı olarak içine girilen veya orada kalmaya devam edilen bilişim sistemi oluşturmaktadır.

14 Maddi unsur
14.1 Hareket
Hukuka aykırı olarak bilişim sistemine girme ve sistemde kalma suçunun maddi unsurunu, hangi yolla olursa olsun bir bilişim sistemine girilmesi ve bilişim sisteminde kalmaya devam edilmesi hareketleri oluşturmaktadır.

Bu suç seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Hukuka aykırı olarak bilişim sistemine girilmesi veya sistemde kalınmaya devam edilmesi eylemlerinden birisinin yapılmasıyla bu suç gerçekleşmiş olacaktır. Bu nedenle fail hangi eylemi gerçekleştirirse gerçekleştirsin sonuç değişmeyecek ve fail cezalandırılacaktır.

Bu suçun oluşması için failin icrai bir hareketle bilişim sisteminin tamamına ya da bir kısmına hukuka aykırı olarak girmesinin yanı sıra sistemde kalmaya devam etmesi de arandığından, suç bir “kesintisiz” (mütemadi) suç niteliğindedir. Temadinin kesilmesi, failin kendi isteği ile sistemden çıkması veya sistemde bulunduğu sırada yakalanması gibi biçimlerde gerçekleşebilir.[13]

14.2 Netice
Maddede suçun neticesi üzerinde durulmamıştır. Bir başka anlatımla bu suçta netice değil hareketin niteliği ve istenilen süreci yan yeterli süreyi tanımlaması önemlidir. Bu nedenle maddeye uygun hareketin sonuçları bu maddede dikkate alınmamıştır.[14]Bilişim sistemine girilmesiyle suç tamamlanmış olmaktadır. Ayrıca uzun süre sistemde kalmak ya da bazı verileri ele geçirmek suçun oluşumu için aranmamaktadır.

15 Hukuka aykırılık unsuru
Hukuka aykırı bilişim sistemine girme veya sistemde kalma suçunda yasa, sisteme girme eyleminin yapılmasını suçun gerçekleşmesi için yeterli görmemiş ayrıca failin gerçekleştirdiği eylemin hukuka aykırı olduğunu bilmesini de aramıştır. Yasada bu şekilde hukuka aykırılığın ayrıca belirtildiği durumlarda öğretide genellikle “hukuka özel aykırılık” denilmektedir. Failin cezalandırılması için bilişim sisteminde özellikle güvenlik önlemi almak gerekip gerekmediği madde metninden açıkça anlaşılamamaktadır. Bu durum hukuka aykırılığın ispatı ve failin cezalandırılması bakımından önemlidir. Öyleyse denilebilir ki TCK’ da buna ilişkin ayrı bir düzenleme yapılmadığından failin cezalandırılması için bilişim sisteminde ayrıca güvenlik önlemi alınmış olması koşulu da aranmayacaktır.[15]

16 Hukuka uygunluk unsuru
16.1 Rıza
Eğer bilişim sisteminden yararlanmaya yetkili olan kimse faile giriş için izin vermişse ya da şifresini söylemişse artık eylem hukuka aykırı olarak kabul edilmeyecektir.[16]

16.2 Kanunun verdiği görevi yerine getirmesi
Yasaların verdiği yetkiye dayanarak bilişim sistemine müdahale edilmesi durumunda eylem artık hukuka aykırı olarak kabul edilmeyecektir. 5651 sayılı yasa veya CMK madde 134-135 uyarınca bu görevleri yapmak zorunda olan kişilerin eylemleri bu kapsamda değerlendirilecektir.

17 Manevi unsur
Suç kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suçun manevi unsuru bilerek ve isteyerek suç işleme kastıdır. Failin suç oluşturan eylemi gerçekleştirirken kasten hareket etmiş sayılabilmesi için yasal tanımda yer alan tüm unsurları öngörmüş olması, yani onları bilmiş olması gerekir.

18 Suçun özel görünüş biçimleri
18.1 Teşebbüs
Söz konusu suç tipi harekete bitişik bir suçtur; bilişim sistemine girme işleminin tamamlanmasıyla suç meydana gelmiş olur. Bu suça teşebbüs mümkündür. Failin icra hareketlerine başlaması ancak elinde olmayan nedenlerle eylemini tamamlayamaması durumunda suça teşebbüs gerçekleşmiş olacaktır. Fail eylemi tamamlayamadığından eylem teşebbüs aşamasında kalmış sayılacak ve failin cezası belirlenirken TCK madde 35 düzenlemesi dikkate alınacaktır.[17]

18.2 İştirak
Suça iştirak türlerinin hepsinin gerçekleşmesi bu suç tipi açısından mümkündür. TCK 37, 38, 39 ve 40.maddelerinde düzenlenen suça iştirake ilişkin genel hükümler uygulanacaktır.

18.3 Zincirleme suç
Bu suç için en tartışmalı hususlardan bir tanesi bu suçta zincirleme suçun oluşup oluşmayacağıdır. Gerçekten de failin aynı suç işleme kastıyla bir bilişim sistemine birbirini takip eden zaman dilimlerinde ya da farklı zaman dilimlerinde girmesi mümkündür. Eğer fail çok kısa aralıklarla ve seri bir şekilde bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giriyorsa faile TCK 43.maddesi uygulanacak ve tek suçtan dolayı ceza arttırılarak verilecektir.

18.4 İçtima
Fail uzun aralıklarla ve farklı bilgilere ulaşmak için sisteme giriyor ve orada kalmaya devam ediyorsa burada failin aynı suç işleme kastıyla hareket ettiği söylenemeyecek ve her eylem için ayrı ceza verilip cezaların içtimaı kuralı uygulanacaktır.

Bu suçun mütemadi suç olarak da gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Yasanın metninde suçu oluşturan seçimlik hareketlerden biri olan “bilişim sisteminde kalmak” eyleminin yapılmasıyla temadi gerçekleşmiş kabul edilecek bu andan itibaren zamanaşımı işlemeye başlayacaktır.

18.5 Geçit suçu
Bu suç tipi geçit suçu özelli taşımaktadır. TCK 244, 245, 132, 133, 134, 135, 142,158 maddelerini işlemek için TCK 243’ü işlemiş olacaktır. Bu suçlar elbette ki bir bilişim sistemine hukuka uygun olarak girilmesi neticesinde de oluşabilir. Ancak bu suçların faili tarafından öncelikle bir bilişim sistemine hukuka aykırı şekilde girilerek işlenmesi halinde faile yalnızca gerçekleştirdiği ikinci eylemin cezası verilecek yani yukarıda anılan suç tiplerinin içerdiği yaptırımlar uygulanacaktır.

19 Suça etki eden sebepler
19.1 Hafifletici neden
TCK 243/2 uyarınca bu suç açısından hafifletici bir neden öngörülmüştür. Buna göre hukuka aykırı olarak bilişim sistemine girme veya sistemde kalma eylemlerinin “bedeli karşılığı yararlanabilen sistemler” hakkında işlenmesi yasa koyucu tarafından cezayı hafifletici bir neden olarak öngörülmüştür.

19.2 Ağırlatıcı neden
TCK 243/3 uyarınca bu suç için ağırlatıcı bir neden öngörülmüştür. Failin kastı bu yönde olmadığı halde failin taksirli hareketiyle sistemin içeriğinin değişmesi veya yok olması durumunda faile verilecek ceza arttırılacaktır.

20 Yaptırım
Bu suçu işleyen failler için hem hürriyeti bağlayıcı ceza hem de adli para cezası öngörülmüştür. Hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırının iki yıla kadar olabileceği yasada belirtilmiştir. Ancak yargıç ulaştığı sonuca göre fail hakkında ya hürriyeti bağlayıcı ceza ya da adli para cezasına karar verebilecektir. “.. kimseye iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir” ifadesi karşısında iki cezanın aynı anda verilmesi mümkün değildir. TCK 243/2 fıkrasındaki şartların gerçekleşmesi durumunda cezalar yarı oranında indirilecek TCK 243/3 fıkrasındaki şartların gerçekleşmesi durumunda faile verilecek ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası olacak ve bu durumda faile hürriyeti bağlayıcı ceza yerine adli para cezası verilemeyecektir.

21 Müsadere
Bu suçun işlenmesinde kullanılan ve maksada tahsis edilmiş bulunan veya suçtan meydana gelen alet ve sistemler TCK madde 36 uyarınca devletçe alınır, müsadere edilir.

22 Kovuşturma
Maddede tanımlanan suçların soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılır. Bu suçlar şikayete bağlı değildir. Savcılar bu suçun işlendiğini öğrendiklerinde görevleri gereği bu işi araştırıp sorumlular hakkında iddianame düzenlerler.

23 Görevli Mahkeme
5235 Sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca maddede tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalara bakma görevi Sulh Ceza Mahkemesine aittir.

24 Dava zamanaşımı
TCK 66/1-e bendi uyarınca bu suçların dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.

25 İstatistiki bilgiler

TCK’nun 243.maddesiyle ilgili olarak işlenen suçlar her geçen gün artmaktadır. Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere TCK 243/1 fıkrasından yargılanan sayısı bu maddeden yargılanan kişilerin ortalamasının %75 civarında olduğu TCK 243/3 fıkrası ise %25 civarındadır. TCK 243/2 fıkrası açısından 2009 yılı istatistiklerine yansımış herhangi resmi bir mahkumiyet söz konusu değildir. Yargıtay içtihatları bölümünde de ayrıntılarıyla belirtileceği üzere TCK madde 243/2 fıkrası özellikle taraflar arasında hukuki mahiyette nitelendirildiğinden fazlasıyla uygulama alanı bulmamaktadır.



CEZA MAHKEMELERİNDE 5237 SAYILI TCK UYARINCA KARARA BAĞLANAN DAVALARIN SANIKLARI HAKKINDA VERİLEN KARARLARIN VE SUÇ TÜRÜNE GÖRE DAĞILIMI (1/1/2009-31/12/2009)[18]



MADDE
MAHKUMİYET
BERAAT
DİĞER
TOPLAM SANIK
243/1
22
105
143
270
243/3
1
20
28
49


26 Yargıtay kararları
26.1 Yargıtay 11CD – 13.04.2009-7749/4153
D. şifresinin müdahil şirkete ait decoder dışında özel bir alet yardımıyla çözüldüğü saptanamadığına göre, abonelik sözleşmesiyle evinde kullanmak üzere alınan decoderin, sözleşme hükümlerine aykırı olarak başka yerde kullanılmasından ibaret eylemin hukuki nitelikte bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde (TCK 243/1-2 maddesi uyarınca mahkumiyete dair) hüküm kurulması

26.2 Yargıtay 11CD 26.03.2009 18190/3058
Sanığın katılanın yetkilisi olduğu Z. Tekstil şirketinin teb denizli şubesinde bulunan hesabına internet üzerinden izinsiz giriş yaptığı ancak şirkete ait hesaba girdikten sonra bu hesapta oynama yaparak başka bir hesaba havale yapmadığının iddia ve kabul olunması karşısında sanığın eyşeminin 5237 sayılı TCK 243/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde tck 244/4, 35/2 maddeleri gereğince hüküm tesisi

26.3 Yargıtay 6 CD 16.03.2006 5464/2574
Yakınana ait internet hattına …329 defa bağlantı yapılarak

26.4 11 CD 24.09.2010 10299-9933
Bilişim sistemine girme suçundan sanık F.S.’nin 5237 sayılı TCK madde 243/1, 52/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına..

26.5 11CD 16.04.2007 6376-2551
e.. inşaat sanayi ve ticaret ltd ştinin gönderdiği epostalar aracılığıyla başka adreslere virüs göndererek


[1]Bilgisayar Suçları – Dr.R Yılmaz Yazıcıoğlu-S.207vd.
[2] http://www.hukuk.gazi.edu.tr/editor/dergi/14_2_10.pdf Bilişim Alanında Suçlar (Türk ve Alman Ceza Hukukunda) - Ali İhsan ERDAĞ
[3] http://www2.tbmm.gov.tr/d22/1/1-0593.pdf
[4] http://www.hukuk.gazi.edu.tr/editor/dergi/14_2_10.pdf Bilişim Alanında Suçlar (Türk ve Alman Ceza Hukukunda) - Ali İhsan ERDAĞ
[5] http://www.npa.go.jp/cyber/english/legislation/ucalaw.html (Article 3. No person shall conduct an act of unauthorized computer access.)

[6] http://www.irishstatutebook.ie/1991/en/act/pub/0031/print.html 5.—(1) A person who without lawful excuse operates a computer—

[7] http://www.austlii.edu.au/au/legis/cth/consol_act/cca1995115/sch1.html Division 477 -- Serious computer offences 477.1 Unauthorised access, modification or impairment with intent to commit a serious offence -Intention to commit a serious Commonwealth, State or Territory offence
[8]Bilişim Suçları ve Soruşturma-Kovuşturma Evreleri – Doç.Dr.Ali Karagülmez
[9] http://www.law.cornell.edu/uscode/18/1030.html § 1030. Fraud and related activity in connection with computers

[10]Bilişim-Banka Veya Kredi kartlarının kötüye kullanılması ve dolandırıcılık suçları-Kubilay Taşdemir-Sayfa 256
[11] Bilişim Suçları – Murat Volkan Dülger – Sayfa 214
[12] Dönmezer-Erman CII-Sayfa 426
[13]Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları – Ali Parlar –S.17
[14] Bilişim Suçları ve Soruşturma-Kovuşturma Evreleri – Doç.Dr.Ali Karagülmez -S.183
[15] Bilişim Suçları – Murat Volkan Dülger – Sayfa 219
[16] Bilişim Suçları – Levent Kurt – S.157
[17][17] Bilişim Suçları – Şaban Cankat Taşkın- S.29
[18] http://www.adlisicil.adalet.gov.tr/ISTATISTIKLER/1996/ac_cik.htm
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Türk Ceza Kanunu Madde 243 - Bilişim Sistemine Girme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Özgür Eralp'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
17-09-2011 - 22:07
(1040 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 6 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 5 okuyucu (83%) makaleyi yararlı bulurken, 1 okuyucu (17%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
12158
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 57 dakika 54 saniye önce.
* Ortalama Günde 11,68 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 39256, Kelime Sayısı : 5022, Boyut : 38,34 Kb.
* 5 kez yazdırıldı.
* 6 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1385
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,11821795 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.