Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü

Yazan : İzzet Doğan [Yazarla İletişim]

Makale Özeti
DÜNYA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ NEDENİ İLE YAZILMIŞ GÜNÜN TARİHÇESİ VE KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ ANLATAN BİR MAKALE.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ. İzzet DOĞAN. E. İstanbul Hakimi
25 Kasım, Dominik Cumhuriyetinde, Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşlerin diktatörlük tarafından katledildiği tarihtir. 25 Kasım Mirabel kız kardeşlerin, diktatörlük rejiminin askerleri tarafından, önce tecavüz edilip sonra vahşi bir şekilde katledildikleri, utanç gününün ve yıl dönümüdür. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, kadına yönelik şiddete karşı kadınların aslında her gün süren direnişlerinin tüm dünyada haykırıldığı ve Birleşmiş Milletler tarafından da tanımlanmış uluslararası bir gündür.
25 Kasım, Dominik Cumhuriyeti’nde, Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşlerin diktatörlük tarafından katledildiği tarihtir. 25 Kasım Mirabel kız kardeşlerin, diktatörlük rejiminin askerleri tarafından, önce tecavüz edilip sonra vahşi bir şekilde katledildikleri, utanç gününün ve yıl dönümüdür. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, kadına yönelik şiddete karşı kadınların aslında her gün süren direnişlerinin tüm dünyada haykırıldığı ve Birleşmiş Milletler tarafından da tanımlanmış uluslararası bir gündür.
Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşlerin cesetleri 1960 yılının 25 Kasımında, Dominik Cumhuriyetinin kuzey bölgesinde, bir uçurumun dibinde bulunur.
Sonrada basında bu ölümlerin bir kaza sonucu meydana geldiğini haberleri yayınlanır. Ancak bu haberler doğru değildir. Mirabel kardeşler, ülkelerinde Diktatör Rafael Leonidas Trujillo’ya karşı savaşım verdikleri için daha önce de birçok kez tutuklanmış, hapsedilmişler ve bir şekilde ortadan kaldırılmalarına karar verilmiştir.
İşte bu nedenle 25 Kasım 1960 yılında yönetimin güçleri tarafından arabalarından zorla indirilmiş önce tecavüz edilmiş ve sonra vahşice katledilmişlerdir.
25 Kasımın, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” olarak ilk kez 1981’de Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda kabul edilir. 1985 yılında ise, BM tarafından Kadına Yönelik Şiddetin Yok Edilmesi İçin Uluslararası Mücadele Günü ilan edilir. Amaç tüm dünyada kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, erkek şiddetine, tecavüze, tacize, savaşa, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı korunması ve dünya genelinde farkındalık yaratmaktır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformun verilerine göre Türkiye’de 2022 yılında erkekler tarafından 334 kadın cinayeti işlendi, 245 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen kadınlardan 23 çü koruma kararı almıştı ve devletin koruması altındaydılar. Genellikle boşanma hakkını kullanan kadınlar öldürülmektedir. Cezaların yetersiz ve caydırıcı olmaması, cezalarda indirimler uygulanması cinayet işleyenleri rahatlatırken, kamu vicdanının sızlatmaktadır.
Birçok önlem alınıyor ve caba gösteriliyor gibi görünse de hemen her gün gerek büyük illerimizden ve gerekse diğer il ve ilçelerimizden gelen kadın cinayetleri haberleri ile sarsılmaktayız. 2023 yılının ilk dokuz ayında da Türkiye’de 234 kadının öldürüldüğü saptanmıştır.
2023 yılının Ekim ayında Türkiye’de 19 kadın öldürüldü. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun bu yılın Ekim ayı için düzenlediği raporda 19 kadının erkekler tarafından öldürülürken, 18 kadının da kuşkulu bir şekilde ölü olarak bulunduğunu açıklandı.
Ekim ayında öldürülen 19 kadının 11’ri evli olduğu erkek, ikisi önce den birlikte olduğu erkek, biri kardeşi, biri birlikte yaşadığı erkek, biri önceden evli olduğu erkek, biri oğlu, biri akrabası tarafından öldürüldü.
Ne acı ki; kadınlar öncelikle en çok sevdikleri, en çok güvendikleri eşleri, kardeşleri ve aile yakınları tarafından çoğu zaman yuvalarında ve çocuklarının gözleri önünde öldürülmektedir.
Kadına Yönelik şiddeti; cinsiyeti nedeniyle ev içinde ve dışında kadına uygulanan sistemli şiddet davranışlarıdır diye kısaca tanımlayabiliriz. Bu şiddet, erkeklerin toplumun her alanda örneğin yerel yönetimlerde, yasama, yürütme, yargı, eğitim, çalışma, ticaret v.s görülen egemenliklerine ve cinsiyet eşitsizliğinden güç alır.
Ortaya konan uluslararası verilere baktığımız zaman, OECD ülkeleri arasında en fazla şiddete maruz kalan kadınların Türkiye’de yaşayan kadınlar olduğu saptanıyor. Türkiye, %38 oranla kadınların en fazla şiddete maruz kaldığı OECD ülkesi olarak birincisi sırada yer alırken onu, %37,4 oranıyla Kolombiya, %36 oranla Kosta Rika takip ediyor. ABD ise %35,6 şiddete maruz kalan kadın oranıyla dördüncü sırada yer alıyor. Listeyi %30 şiddete maruz kalan kadın oranıyla Finlandiya, %29 oranla İngiltere, %26 oranla Fransa, %22 oranla Almanya ve %19 oranlarla Yunanistan ve İtalya takip ediyor.
Elbette ki Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında kadınlara karşı en çok şiddet gösteren ülke olması çok üzücüdür. Ayrıca bu nedenle Türkiye’nin kendi mimarlığını yaptığı İstanbul Sözleşmesinden çıkmasını bir kez daha gözden geçirmesi ve bu yanlış kararından dönmesi gerekmektedir. Çünkü İstanbul Sözleşmesi, bu anlamda var olan en donanımlı, en ayrıntılı bir sözleşmedir ve en iyi düzenlenmiş bir sözleşmedir.
Türkiye, 20 Mart 2021’de 31429 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “ Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Sözleşmesinden çekilmişti.
Ankara Barosu Başkanlığının bu karara karşı açtığı dava Danıştay Onuncu Dairesinde görüşüldü.
Davada 20 Mart 2021’de 31429 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla Mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine ilişkih 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali ile,
Ayrıca 9 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ve 3. fıkrasında yer alan ”uygulanmasının durdurulduğu ve sona erdiği tarihler; Cumbaşkanı kararı ile tespit olunarak Resmi Gazetede yayımlanır” ibarelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoliyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istendi.
Ancak Danıştay Onuncu dairesi 2021/1493 esas ve 2022/2489 karar sayılı hükmüyle davayı kabul etmedi. Karar 3/2 çoğunlukla alınmıştı.
Kadına karşı şiddet dünyada da sürdürülmektedir. Ukrayna ve Gazze’de sürdürülen savaşta kadınlar ve çocuklarda büyük zarar görmüş ve yaşamlarını yitirmişlerdir.
Bu konuda, BM Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesinin 30 No.lu Genel Tavsiye Kararında;“silahlı çatışmalar dahil olmak üzere tüm insani krizlerde uluslararası insancıl hukuk ile ceza hukukunun ilkeleri doğrultusunda kadın haklarının güvence altına alınması gerektiği belirtilerek işgal bölgelerindeki kadınların her türlü şiddet biçimine karşı korunmaları, hamile ve yeni doğum yapan kadınlar için yardımlara serbest geçiş imkanı verilmesi, hamile ve yedi yaşın altında çocuğu olan annelerin korunması için güvenli bölgelerin oluşturulması gerektiği” vurgulanmıştır. Buna karşın Ukrayna ve Gazze’de saldırıların ortasında kalan kadınlara belirtilen hakların hiç biri sağlanmamış ve uluslararası insancıl hukuk adeta yok sayılmıştır.
Sonuç olarak bir kez daha belirtelim ki kadına karşı şiddet bir insan hakları ihlalidir.
Erkler ayrılığının uygulandığı Yasama, yürütme ve yargı organlarında ayrıca yerel yönetimlerde kadınların hak ettikleri yerlerde bulunmaları kadına karşı şiddetle savaşımı hızlandıracak ve başarıya ulaştıracaktır.
Birleşmiş Milletler, bu yıl 16 Günlük Aktivizmi tüm dünyada “BİRLEŞİN! Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddeti Önlemek için Yatırım Yapın” teması ile başlatıyor. #BahanesiYok sloganını kullanan kampanya, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin önlenmesi için yatırım yapılması ve toplumsal normların dönüştürülmesi için çağrıda bulunuyor.
Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin olmadığı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, şiddetin her türlüsünün bahanesi ve hafifletici nedenlerinin kabul edilmediği bir dünya çağrısıyla 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününü kutluyorum.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı İzzet Doğan'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
30-11-2023 - 16:04
(90 gün önce)
Makaleyi Düzeltin
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
540
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 51 dakika 52 saniye önce.
* Ortalama Günde 6,00 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 8148, Kelime Sayısı : 1016, Boyut : 7,96 Kb.
* 1 kez yazdırıldı.
* 1 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 2201
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,02651811 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.