Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale İnşaat Ruhsatları Açısından Kazanılmış Hak Durumu

Yazan : Cafer Ergen [Yazarla İletişim]
İdari Yargı Hâkimi

Makale Özeti
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesinde düzenlenen yapı (inşaat) ruhsatına dayanılarak yapılan binaların, daha sonraki hukuki gelişmelerden ne kadar etkileneceği konusu, bu inşaatları yapan malik ya da müteahhitler tarafından büyük önem arzetmektedir. Bu makalede de değişen durumlara göre inşaat ruhsatları açısından kazanılmış hak durumu incelenmiştir.
Yazarın Notu
Makalenin yayımlandığı web sayfası: www.imarhukukcusu.com (Not. Bu web sayfası şahsıma aittir.)

İNŞAAT RUHSATLARI AÇISINDAN KAZANILMIŞ HAK DURUMU
Cafer ERGEN

ÖZET
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesinde düzenlenen yapı (inşaat) ruhsatına dayanılarak yapılan binaların, daha sonraki hukuki gelişmelerden ne kadar etkileneceği konusu, bu inşaatları yapan malik ya da müteahhitler tarafından büyük önem arzetmektedir.
Anahtar Kelimeler: Kazanılmış Hak, İnşaat (yapı) Ruhsatı, İmar Planı, İmar Durumu (Çapı), Parselasyon, Ruhsat Müddeti.
İNŞAAT RUHSATLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ
Sözlükte izin, kolaylık, genişlik anlamına gelen ruhsat, (ruhsatname, ruhsatiye) imar mevzuatı açısından, yapılması kanunen izin almaya bağlı tutulan bir yapının yapılabilmesi için yetkili idareden izin verilmiş bulunduğunu gösteren belge anlamındadır. Kim tarafından, hangi ada ve parselde ne tür bir inşaat yapılmasına izin verildiğini ve bu maksatla ödenmesi gereken harç ve vergilerin de yatırılmış bulunduğunu gösteren bir belgedir.
İzin işlemi, imar sınırları içindeki bir yapıyı ya da yapılmış bir yapı (bina) üzerindeki esaslı değişiklik, ek ve onarımları, imar hukuku kurallarınca önceden düzenlenmiş bulunan objektif kişilik dışı bir hukuki duruma soktuğu için maddi açıdan şart (durum=koşul) işlemdir. Zira, yapılara yapı ya da kullanma izni verilmesi işlemi ile sade inşaat ya da yapı önceden İmar kanunu ve yönetmelikleriyle belirlenmiş, genel ve kişilik dışı hukuksal bir duruma sokulmakta, söz konusu kuralların bunlara uygulanmasını sağlamakta, fakat, inşaat ya da yapı hakkında, gerçek anlamda yeni bir hukuki durum yaratılmamaktadır. Bu yönüyle de yapı ya da yapı kullanma izinlerinin geniş anlamda sübjektif işlemler olduğu söylenebilir.
Yapı ruhsatı verilmesi ya da verilmemesi, yani yapı ruhsatı verilmesi isteminin red edilmesi icrai ve sonuç doğuran bir işlemdir. Öte yandan, kotlu kroki verilmesi istemi, inşaat ruhsatı verilmesi istemini de içermez. Bu işlem idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli olan işlemlerdir. İmar durumu isteği yapı iznini de içerir. İdarelerin yapı ruhsatı verme işlemleri, idarenin kolluk alanındaki birel işlemleri arasında sayılmaktadır. Yapı ruhsatı verilmesiyle amaçlanan husus ise kamu düzeni ve kamu güvenliğini sağlamaktır.
“Yapı izninin verilmemesi” işlemlerinin hepsi, imar yaptırımı değildir. “Yapı izninin verilmemesi” işleminin bir yaptırım olarak ortaya çıkabilmesi için ruhsatsız olarak yapıya başlanmış olması gerekir. Başlandıktan sonra eğer yapı ruhsatı verilmezse ret işleminin yaptırım yönü ortaya çıkar. Yoksa henüz yapılmaya başlanmamış yapılar için idarenin, yapı ruhsatı vermemesi işlemi, yaptırım özelliği olmayan bir ret işlemidir. Dolayısıyla ruhsatsız olarak başlanmış yapılar hakkındaki yapı ruhsatı verilmemesi işlemi, yapı üzerine uygulanan (ayni) imar yaptırımlarının bir ürünüdür. Bu yaptırımla, kişiler İmar Hukukuna uygun davranmaya zorlanmaktadır.
İNŞAAT RUHSATINI VERECEK MERCİ
Gerek İmar Kanununda ve gerekse Belediye Kanununda yapı ruhsatını (yapı iznini) kimin vereceği konusunda açık bir hüküm yer almamıştır. Ancak, ruhsat verme işlemi, “icraya ilişkin bir tasarruf”tur. Bu nedenle de, bu tasarrufun, belediye idaresinin başı ve mümessili olan “belediye başkanı” tarafından yapılması, yani iznin belediye başkanı tarafından verilmesi gerekir. Aynı şekilde, hukuken geçerli nedenlerin varlığı halinde ruhsatın geri alınması ve iptali işlemlerini yapmaya da, yine belediye başkanı yetkilidir.
Belediye ve mücavir alanlar dışında inşaat ruhsatı Valiliklerce verilmektedir.
KAZANILMIŞ HAK
Yargıtay bir kararında kazanılmış hakkı, “yasalara uygun olarak gerçekleşen hak” olarak tanımlanmaktadır.
Anayasa mahkemesi ise yakın tarihli bir kararında kazanılmış hak kavramını; “...kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş hak” olarak tanımlamıştır.
İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında ise “Gerek öğretide, gerekse uygulamada, kişilerin hukuki statülerini belirlemiş ve buna dayalı olarak da yeni hukuki durumların ve hakların elde edilmesine neden olmuş, bir başka deyişle hukuki sonuçlarını yerine getirmiş olan durumların, artık geriye dönülmez, vazgeçilmez haklar olduğu, yani kazanılmış hak teşkil ettiği” vurgulanmıştır.
Yine Danıştay 1. Daire bir kararında; “ Kazanılmış haklar eski kanun yürürlükte iken kesin bir surette kazanılan yani hukukça korunmakta bulunan ve bir iddia haline gelen haklar” şeklinde tanımlanmış ve böylece zaman bakımından uygulama ilişkisine vurgu yapılmıştır.
“Hukukun genel ilkelerinden olduğu kabul edilen “kazanılmış haklara saygı ilkesi”, Avrupa Topluluğu Adalet Divanı kararlarında “sübjektif hukuksal durumların değişmezliği” ve geriye yürümezlik ilkeleri ile birlikte kullanılmaktadır.” AB ülkelerinde kazanılmış hak kavramının daha geniş yorumlandığı görülmekte ve “haklı beklenti” sayılan hallerin varlığı da kimi durumlarda kabul edilmektedir. “Haklı beklenti, idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına (long-stand practice) güvenerek olsun, bireylerin bir çıkarları ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ya da edinebileceklerini ümit etmelerini ifade eder.”
Danıştay 1. Daire’nin vermiş olduğu bir kararda da belirtildiği gibi; “Kazanılmış hakkın her olaya göre incelenmesi gerektiği başka bir anlatımla kazanılmış hak kavramının bir fonksiyonellik içerdiği doktrinde kabul edilmiş bulunmaktadır. Anayasa mahkemesi kararlarıyla Danıştay İçtihatlarında da kazanılmış hak kavramının konu ve kapsamının kesin sınırlarının çizilmediği ve her olaya göre, değişken olması göz önünde tutularak, konunun özelliğine göre değerlendirme yoluna gidildiği gözlenmektedir.”
Danıştay’a Göre İnşaat Ruhsatlarında Kazanılmış Hak
Kişinin hatası, hilesi veya davacıya isnat edilebilecek bir kusur olmadan sözkonusu inşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan imar planına uygun olarak inşa edilmek suretiyle kullanılabilir hale gelmiş ise, böyle bir yapı nedeniyle yapı kullanma izin belgesini de almış olan kişinin artık kazanılmış hakkı doğmuştur.
İNŞAAT RUHSATLARI VERİLMESİ SIRASINDA UYULMASI GEREKEN DÜZENLEMELER
İnşaat ruhsatlarının uyması gereken düzenlemeler, imar kanunları, imar planları, imar durumu(imar çapı) belgesi ve yönetmelik hükümleridir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 20. maddesinde yapının uyacağı kurallar belirtilmiştir. Buna göre;
a. Yapı, kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parseller üzerine yapılabilir.
b. Yapı, kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgelerindeki yerler üzerine yapılabilir.
c. Kuruluş veya kişilerce, yukarıda izah edilen şekillerde mülkiyet belgelerine sahip olunduktan sonra yapı;
• İmar planı
• Yönetmelik
• Ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.
İmar Kanunun 20. maddesi, yapının uyacağı düzenleyici işlemleri sırasıyla göstermiştir. Bu sıralamaya göre yapı öncelikle imar planındaki hükümlere uygun olarak yapılacaktır. İmar planında hüküm bulunmayan hallerde ilgili imar yönetmeliğinde bulunan düzenlemelere uyulacaktır. Yapı, imar planı ve ilgili imar yönetmeliğiyle birlikte ruhsat ve eki olan projelere (mimar, statik, vb.) uygun olacaktır.
İMAR PLANLARININ DEĞİŞMESİ HALİNDE İNŞAAT RUHSATLARININ DURUMU
a. İnşaat Yapılması Sırasında İmar Planının Değişmesi Halinde İnşaat Ruhsatının Kazanılmış Hak Durumu
İnşaata başlandıktan sonra imar planında usulüne uygun olarak değişiklik yapılmış olması halinde eğer yapılan değişiklik mevcut inşaat ruhsatını aleyhe olarak etkilemekte ise, o zaman değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapılmış olan kısım kazanılmış hak olmaktadır.
Örneğin beş katlı yapı ruhsatının düzenlenmesinden sonra imar planı değişikliği ile kat adedinin iki kata düşürülmesi halinde, bu parselde bundan sonra iki kat yapı yapılabileceği anlamına gelmektedir. Ancak ilgili imar planı değişikliği yapıldığı tarihte üçüncü katın inşaatına başlamış ise üçüncü kat kendisi için kazanılmış hak olacaktır. Dördüncü ve beşinci katlar kazanılmış hak olmayacak ve bu son iki katı yapamayacaktır.
İnşaat ruhsatı alınmasından sonra imar planında yapılan değişiklik inşaatın lehine ise bu lehe olan kısımların mevcut ruhsata ek bir ruhsat ile ilave edilmesi gerekmektedir. Örneğin beş katlı bir bina için yapı ruhsatı alındıktan sonra imar planı değişikliği ile kat adedinin altı kata çıkarılması halinde mevcut yapı ruhsatına ilave bir kat için ruhsatta tadilat gerekmektedir.

b. İnşaat Bittikten Sonra İmar Planının Değişmesi

İmar planına uygun olarak yapılan ve biten yapıya ait ruhsat ve yapı kullanma belgesinin anılan taşınmazda konut yapımına izin veren ve ruhsatın dayanağı olan plan değişikliğinin iptal edildiği gerekçesiyle iptalinin kişilerin kazanılmış haklarının varlığı nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yürürlükte olduğu dönemdeki imar planına uygun olarak verilen ve iptal de edilmeyen yapı ruhsatı ve eklerine göre yapılan ve bunlara aykırılığı yönünde tespit bulunmayan inşaatın, yalnızca inşaatın bulunduğu bölgeyi de kapsayan alanda imar planı değişikliği yapılması nedeniyle bu plana aykırı olan kısmının yıkımı ile yapı sahibine para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. İnşaat ruhsatlarının dayanağı olan imar planı yeterliliği sahip olmayan kişilerce düzenlendiği nedeniyle iptal edilmişse de yeniden yapılan plan değişikliğiyle sakat işleme dayanılarak verilen inşaat ruhsatları geçerliliğini korumaktadır.
Yapı ruhsatı alınıp bu yapı ruhsatına uygun olarak inşaatın bitirilmesinden sonra imar planında değişiklik yapılmış olması halinde, eğer yapılan değişiklik mevcut inşaatın aleyhine olması halinde inşaatın tamamen bitmiş olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturacaktır. Hatta yapı kullanma izninin alınmamış olması kazanılmış hak durumlunu etkilemez.
Yapılan inşaat tamamen bitekten sonra imar planı değişikliği yapılarak kat adedinin artırılması gibi lehe değişiklikler olması halinde yeniden alınacak tadilat ruhsatı ile yeni imar planının getirdiği olanaklardan yararlanılması gerekir.
c. İnşaat Ruhsatı İle İmar Planının Mahkemece İptal Edilmesi
Usulüne göre yürürlüğü giren bir imar planına uygun olarak alınan inşaat ruhsatına dayalı şekilde inşaat başlanılmasından sonra idari yargı yerince hem imar planının ve hem de inşaat ruhsatının iptal edilmesi halinde yapılan kısım kazanılmış hak oluşturmaz. Böyle bir durumda eğer yargı kararında bahsedilen eksikliklerin giderilmesi mümkün ise bu eksiklikler giderilerek inşaatın ruhsatlı hale getirilmesi mümkündür.
Aksi durumda yeniden yapılacak imar planına uygun olmak üzere inşaat yapılır. Bu aşamada yapılan kısım kazanılmış hak oluşturmamasına rağmen yeniden yapılacak imar planına göre durumunun inceleneceğinden bu aşamada yapılan kısmın yıkılmaması gerekir.
d. İmar Planının Yargı Yerince İptal Edilmiş Olması
İmar planına uygun olarak inşaata başlanılmasından sonra açılan bir dava üzerine imar planının mahkemece iptal edilmesi üzerine bu aşamaya kadar yapılan inşaat kazanılmış hak oluşturur.
Örneğin, verilen inşaat ruhsatının ve yapı kullanma izin belgesinin yapı bittikten sonra, sözkonusu taşınmazın bulunduğu yerin konut alanı olarak belirleyen imar planı değişikliğinin mahkeme kararı ile iptal edilmesi halinde iptal edilmesi durumunda yapımına başlanılan inşaat kazanılmış hak olacaktır.
BİNANIN YIKILIP YENİDEN YAPILMAK İSTENMESİ HALİNDE KAZANILMIŞ HAK
Yapıların doğal ömürlerini tamamlaması ya da yeni bir bina yapılması amacıyla mevcut binanın yıkılarak yeniden bir inşaat yapılmak istenmesi durumunda eğer imar planında değişiklik olmamış ise problem yoktur. Eğer imar planının aleyhe olarak değişmiş olması halinde yeni yapılacak binanın yürürlükteki imar planına göre yapılması gerekir. Eğer mevcut plandaki yapılaşma koşulları lehe olarak değişiklikler getirmiş ise bu lehe olan haklardan da yararlanılacaktır.
Mevcut yapının yapıldığı dönemdeki imar planının yapılanma şartları açısından daha lehe olması halinde olabildiğince tadilat ruhsatı ile binanın yıkılmadan yenilenmesi çalışması yapılması faydalı olacaktır. Çünkü binanın tamamen yıkılması halinde daha küçük bir yapı yapılacağından mevcut yapının güçlendirilmesi yararlı olur.
Özetli mevcut bir binanın yıkılarak yeniden yapılmak istenmesi halinde hâlihazırda olan yapı kadar inşaat hakkı kazanılmış hak değildir.
İMAR DURUMU (ÇAP) BELGESİNİN İPTAL EDİLMESİ HALİNDE KAZANILMIŞ HAK.
İmar durumu ya da imar çapı terimi, 3194 sayılı İmar Kanununda ve yönetmeliklerde tanımlanmamıştır. İmar durumu, genel olarak parselin imar mevzuatına göre yapılaşma hakkını gösteren resmi bir belge olup, bireysel işlem niteliğindedir. İdarece hazırlanacak bu belge de; yapılaşma özellikleri belirtilen parselde yapılabilecek yapıya ilişkin olarak parselin imar planı kapsamında olup olmadığı, varsa imar plan ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilen kat adedi, bina yüksekliği, bina derinliği, ön bahçe, arka bahçe ve yan bahçe mesafeleri, çatı meyili, bina cephesi gibi hususlar rakam ve kroki ile gösterilmekte olup; ayrıca parselin yapılanma hakkı ile ilgili olarak başka mevzuatlar yönünden kısıtlılığı olması halinde bu kısıtlılık ve alınması gereken izinlerin belirtildiği ve hazırlanacak projeler açısından esas alınacak belgedir. İmar durumu, yapılaşmanın ana hususlarını gösterir nitelikte bir belgedir.
İmar planları, ilan edilmesi gereken genel düzenleyici işlem niteliğinde olmasına karşın, İmar durumu imar planının bir parsele ilişkin yapılaşma koşullarını düzenleyen sadece ilgilisine verilmesi gereken bireysel işlem niteliğindedir. İmar durumu tek başına idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlemdir.
İmar durumu belgesinin iptal edilmiş olması inşaat ruhsatını etkilemeyebilir. Önemli olan inşaatın imar kanunu, imar planı ve yönetmelik hükümlerine uygun olmasıdır. Ancak, imar durumu belgesi imar planına aykırı olarak düzenlenmiş, yapılan yapı da bu hatalı düzenlenen imar durumuna göre inşa edilmiş olması durumunda inşaat ruhsatı açısından kazanılmış hak durumu ortadan kalkar. Yapılan kısım ise idarenin bir işlemine göre yapılmış olduğundan kusur durumuna göre ortaya çıkacak zararın belediye veya mülk sahibine dağıtılması gerekir.
PARSELASYON İŞLEMİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI HALİNDE İNŞAAT RUHSATININ DURUMU
3194 sayılı İmar Kanunu’na göre arazi ve arsa düzenlemesi ise, be¬le¬diye ve mücavir alan sınırları içinde belediyece, bu sınırlar dışında ise vali¬liklerce, imar hududu (plânı) içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve ara¬zilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın bir¬birleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulu¬nan yerlerle birleştirilmesi, bunları yeniden imar plânına uygun ada ve par¬sel¬lere ayrılması, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sa¬hiplerine dağıtılması ve re’sen tescil işlemlerinin yapılmasıdır.
İmar planının yürürlüğünün devam etmesi ve sadece parselasyon planının iptal edilmiş olması durumunda inşaat ruhsatlarının bu durumdan etkilenmesi mümkündür. Parselasyon planının iptal edilmesi halinde bu tarihe kadar yapılan kısım kazanılmış hak olmakla beraber inşaatların durdurulması mümkündür. Çünkü yeniden yapılacak parselasyon işlemi ile inşaat yapılacak parselin durumunun veya inşaatın kütlesinin değişmesi muhtemeldir. Bu nedenle parselasyon planın iptal edilmiş olması inşaatları etkileyecektir.
AF YASALARI NEDENİYLE RUHSATA BAĞLANAN YAPILAR YÖNÜNDEN İNŞAAT RUHSATLARININ KAZANILMIŞ HAK DURUMU
Her hangi bir şekilde kaçak olarak yapılmış ve Af Yasası nedeniyle ruhsata bağlanmış olan yapıların, affa uğrayan kısımlarının doğal ömürlerini tamamlayıncaya kadar kazanılmış hakları bulunmaktadır. Ancak doğal ömürlerinin tamamlanmasından sonra yeniden yapı yapılmasının istenmesi durumunda ya da mevcut yapıya ilave bir kısım yapılmak istenmesi veyahut ilave kat yükseltilmesi yapılmasının istenmesi hallerinde, yapılacak bu kısımların yürürlükteki imar planına uygun olması gerekir. Dolaysıyla affa uğrayan kısımların üzerine yapılacak yapıların mevcut imar planına uygun olması gerekir.
ÇEVREDEKİ YAPILAŞMALAR YÖNÜNDEN KAZANILMIŞ HAK DURUMU
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 20. maddesinde yapının uyması gereken hususlar sayılmış olup, bunlar arasında çevredeki yapılaşmalara yer verilmemiştir. Öyleyse çevredeki yapılaşmaların özellikleri yeni yapılacak bir yapı için kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak imar planı ve yönetmeliklerin düzenlediği hususların dışında çevredeki yapılaşmalara uyumlu yapı yapılması mümkündür.
Komşu parsellerdeki yapılaşmaların imar planına aykırı olması veya bu yapıların aftan yararlanmış olması yeni yapılacak yapı için emsal bakımından kazanılmış hak oluşturmaz. Kısaca hukuka aykırı olarak yapılan bir yapı ruhsatlı yapılabilecek bir yapı için emsal olmaz.
Örneğin komşu parselde 3 metre yerine 2.30 metre çekmiş olması bitişik parselde yapılacak yeni yapının yan bahçe sınırından 2.30 metre çekeceği anlamına gelmez. Yeni yapılacak yapının yan bahçe mesafesinden 3 metre çekmesi gerekir.
RUHSAT MÜDDETİ AÇISINDAN KAZANILMIŞ HAK
İmar Kanununun 21. maddesine göre belediye veya valiliklerce verilen yapı ruhsatı süresiz değildir. Bu yapı ruhsatı alındıktan sonra iki yıl içinde yapıya başlanmadığı takdirde ruhsat hükümsüz kalır.
Ancak burada, inşaata başlayamamanın nedeni, herhangi bir hukuki ve fiili imkansızlıktan kaynaklanıyorsa, ilgiliye yüklenebilecek bir kusur bulunmaması sebebiyle, ruhsatın hükümsüz sayılmaması gerekir.
İmar mevzuatına göre ruhsat tarihinden itibaren iki yıl içinde inşasına başlanmayan veya başlanıp da her ne sebeple olunsa olsun başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmeyen ve süresi için de ruhsat yenilemesi de yapılmayan yapılara verilen ruhsatın hükümsüz sayılacağı, ruhsatsız duruma düşen yapılar hakkında yeniden ruhsat alma tarihindeki yürürlükte bulunan plan ve mevzuat hükümlerinin uygulanacağı, ruhsat süresi içinde tamamlanması mümkün olmayan yapılar için ruhsat yenilemesinin beşinci yıl içinde yapılacağı, bu yapılar hakkında ise ruhsat alma tarihindeki yürürlükteki mevzuat hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 29. ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinin 12. maddelerine göre inşaat ruhsatı alındıktan sonra inşaata başlama ve inşaatı bitirme için iki ve beş yıllık sürelere uyulmaması halinde verilmiş ruhsat geçersiz sayılmakta, yine bu maddelere göre yapı sahiplerine inşaata devam edip tamamlayabilmek için yeniden ruhsat alma ve yeni ruhsatın alınacağı tarihteki imar durumuna uyma zorunluluğu getirilmiş bulunmaktadır.
“Yapı sahiplerince, başlanmış inşaatlarda müktesep hakların saklı olduğu”, şeklindeki cümleden, ilk kez alınan yapı ruhsatındaki yapılaşma haklarının kazanılmış hak olduğu gibi bir anlam çıkarılmaktadır. Ancak, başlanmış inşaatlarda, müktesep haklar, yani yapımına-inşasına başlanılan kata kadar olan kısım için, kazanılmış hakkın oluştuğu kabul edilmektedir. Örneğin, 11 katlı yapı ruhsatının 5 yıl sonra yenileneceği sırada imar planında kat adedi 5 kata düşürülmesi halinde, yapı sahibince inşaatına başlanılan kat seviyesine kadar olan kısmı için kazanılmış hakkı bulunmaktadır. Eğer, 8. kata kadar inşaat iskeletini oluşturan kolonları yapılmış ise, artık 8 kat için müktesep hak vardır. Yapının çevresinde olan yapılar 11 kat olarak yapılaşmış olsa bile, bu durum yapı sahibine değişen imar planındaki yeni kat adedini aşma hakkı vermez.
İNŞAAT RUHSATINI VEREN MAKAMCA GERİ ALINMASI (İPTAL EDİLMESİ)
İnşaat ruhsatlarının hatalı olarak verilmesi halinde ruhsatı veren makamca bu ruhsatın geri alınması ya da iptal edilmesi mümkündür. Bunun haricinde komşu parsel maliklerinin de idare mahkemesinde açacakları dava sonucunda da mahkemece ruhsatın iptaline karar verilebilir.
Böyle durumlarda ruhsat sahibinin iyi niyetli olması halinde, bu kişinin yapmış olduğu masrafların ruhsatı veren idare karşılanması gerekir. Danıştay’a göre hatalı ruhsat sebebiyle oluşan zararların bu ruhsatı veren idare karşılanması gerekir. Karşılanacak zarar ise gerçek ve kesinleşmiş zarardır. İleriye dönük olarak yoksun kalınabilecek kar ve diğer zararların karşılanması mümkün değildir.
Ancak kişilerin hatası, hilesi, yalan beyanı ile yok hükmünde sayılan bir işlem ile alınan inşaat ruhsatı kazanılmış hak kavramı dışındadır. Bu şekilde alınan ruhsat kazanılmış hak oluşturmaz. Dolaysıyla ruhsatın iptal edilmesi üzerine ruhsatı veren idarece herhangi bir zararın karşılanması da söz konusu olmaz.
TAŞINMAZ MALİKİNİN DEĞİŞMESİ HALİNDE İNŞAT RUHSATLARININ KAZANILMIŞ HAK DURUMU
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 20 ve devam eden maddelerine göre inşaat (yapı) ruhsatı verilebilmesi koşulları arasında malikin değişip değişmemesi gibi bir hususa yer verilmemiştir. Yapı ruhsatı için önemli olan imar planı ve yönetmelik hükümleridir. Maliklik durumu bir kişinin ancak kendisine yapı ruhsatı verilip verilmeyeceği konusunu ilgilendirmektedir. Yoksa taşınmaza (parsele) yapı ruhsatı verilip verilmeyeceği ile ilgili değildir.
Bu durumda, parsel malikinin değişmesi halinde yapı ruhsatı iptal edilmeyecektir. Taşınmazın satılması halinde taşınmazı satın alan kişi imar haklarını da satın almış olmaktadır. Sadece yapı ruhsatının ruhsat sahibi kısmında düzeltme yapılır.
Birden fazla malik olması durumunda, yapılanma hakkı ile ilgili olarak malikler arasında bir sorun çıkması ya da maliklerin birinin değişmesi ile ilgili olarak bir yargı kararı verilmesi halinde, ortaklar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenmediği sürece inşaatın devamına izin verilmemesi gerekir. Belediyece inşaatın durdurulması için ortaklar arasında uyuşmazlığın çözümlenmediğinin geçerli bir belgeyle idareye sunulması gerekir. Bu belge bir mahkeme kararı olabileceği gibi daha önce yapılan anlaşmanın ya da muvafakatin fesih edildiğine dair bir belge de olabilir.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"İnşaat Ruhsatları Açısından Kazanılmış Hak Durumu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Cafer Ergen'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
» Makale Bilgileri
Tarih
17-12-2008 - 01:01
(2075 gün önce)
Makaleyi Düzeltin
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 12 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 12 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
40954
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 saat 40 dakika 32 saniye önce.
* Ortalama Günde 19,73 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 21839, Kelime Sayısı : 2755, Boyut : 21,33 Kb.
* 25 kez yazdırıldı.
* 12 kez indirildi.
* 43 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 943
Yorumlar : 1
haftalardır araştırdığım konuyla ilgili tatmin edici tüm bilgileri bu makaleden edindim.Sayın Hukukçu-Hakim yazara çok teşekkür ediyorum.(...)
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07074904 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.