Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Çalışma Yaşamında Çocuk Hakları

Yazan : Mehmet Uçum [Yazarla İletişim]
Avukat

ÇALIŞMA YAŞAMINDA

ÇOCUK HAKLARI


GİRİŞ


Bu yazıda çok genel hatlarıyla ülkemiz çalışma yaşamında çocukların korunmasına dönük düzenlemelerin tanıtılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda Türkiye’nin taraf olduğu bazı uluslar arası sözleşmeler ile uygulamada dikkate alınması gereken kimi ulusal üstü hukuk normlarına da değinilmiştir.

I- Çocuk Hukuku


Çocuk hukuku kavramının; çocuğu, doğum öncesinden başlayarak ve doğum sonrası belirli bir yaşa kadar korumak amacını taşıyan hakların oluşturduğu bir içeriğe sahip olduğu, söylenebilir. Çocuk hukukunun temel özelliği bir sosyal koruma hukuku olmasıdır. Sosyal koruma; belirli özellikleri ortak olan ve

i- üçüncü şahıslarla ilişkilerde zayıf konumda bulunan kişi toplulukları ile (kiracılar, işçiler, çocuklar, kadınlar gibi)
ii- devlet tarafından özel olarak korunması gereken kişi toplulukları (yine çocuklar, kadınlar, yaşlılar, özürlüler, çalışanlar, sosyal güvenlik kapsamına alınması gerekenler gibi)

bakımından devreye girer. Bu tip topluluklara hukuk düzenince topluluğa özgü hakların verilmesi veya devlete bu kişi toplulukları için önlem alma görevi yüklenmesi sosyal koruma olarak adlandırılabilir. Sosyal koruma sosyal hukuk devleti olmanın bir gereğidir (1982 An. m. 2 ve 5).

Bir sosyal koruma hukuku olan çocuk hukuku, kişinin 18 yaşına kadar geçirdiği dönemde çocuk olmak nedeniyle özel bir dizi hakka ve bu hakları kullanabilmek için özel bir takım olanaklara ve araçlara sahip olması şeklinde tanımlanabilir.

II- Çalışma Yaşamında Çocuk Haklarının Hukuksal Dayanakları


Çocuk hukukunun temel yazılı kaynaklarını öncelikle ulusallararası sözleşmeler ile ulusal üstü hukuk normları oluşturur. Anayasalar ve yasalar ise diğer yazılı kaynaklardır.

Bu kaynaklardan sözleşmeler bakımından en önemlileri ve çocuk hakları ile doğrudan ilgili
olanlar;
- Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi(Birleşmiş Milletler Genel Kurulu
tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilmiştir. 27 0cak 1995 tarihli ve 22184 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Bu Sözleşmenin Ülkemizdeki uygulamalarının izlenmesi ve koordinasyonundan SHÇEK Genel Müdürlüğü sorumludur) ile

- Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesidir (Avrupa Konseyi
tarafından Strazburg toplantısında, 25.1.1996 tarihinde kabul edilmiştir. Türkiye tarafından 9 Haziran 1999 tarihinde imzalanmış ve 18/1/2001 tarihli ve 4620 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunmuştur. Onaylama işlemi DışişleriBakanlığı'nın 1/2/2002 tarihli ve AKGY/12260 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 ncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 12/3/2002 tarihinde kararlaştırılmıştır).

Her iki sözleşmede çocuklar için çok yönlü haklar getirmektedir. Ancak konumuz bakımından bizim ele alacağımız haklar kategorisi çocuğun çalışma yaşamına ilişkin haklarıdır.

Ayrıca gerek Avrupa Konseyi Sosyal Şartında gerekse Avrupa Birliği’nin Çalışanların Temel Sosyal Hakları Şartında çocuğun çalışma yaşamına ilişkin haklarını ilgilendiren dolaylı ve doğrudan hükümler yer almaktadır (Heper, Altan, Avrupa İş Hukuku ve Türkiye, ATA Enstitüsü Yayınları, İstanbul: Beta A.Ş., 1.Baskı, 1997, s.19 vd., s.50). Yine AB’nin “Genç İşçilerin Korunması Yönergesi’de konuyla doğrudan ilgilidir ( Heper, s.172).

Bu bakımdan ILO’nun (Uluslararası Çalışma Örgütü) çocuklara yönelik iki tane önemli sözleşmesi üzerinde de durmak gerekir.

- Bunlardan birisi 1973 tarihli (138 sayılı) Asgari Yaş Sözleşmesidir (Uluslar arası
Çalışma Örgütü (ILO)'nün 1973 yılında Cenevre'de yapılan 58 inci oturumunda kabul edilen ve Türkiye tarafından 23/1/1998 tarihli ve 4334 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan "İstihdama Kabulde Asgari Yaşa İlişkin 138 Sayılı Sözleşme"nin onaylanması; Dışişleri Bakanlığı'nın 15/5/1998 tarihli ve ÇEGY-II/2642 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 25/5/1998 tarihinde kararlaştırılmıştır).

- Diğeri ise 1999 tarihli (182 sayılı) Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan
Kaldırılmasına İlişkin Acil Önlemler Sözleşmesi’dir (25/1/2001 tarihli ve 4623 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan "Kötü Şartlardaki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Önlemler Sözleşmesi"nin onaylanması; Dışişleri Bakanlığı'nın 14/5/2001 tarihli ve ÇEGY-II- 1343 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve
244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 18/5/2001 tarihinde kararlaştırılmıştır).

Yürürlükteki anayasamız (1982 Anayasası) açısından çocuk haklarının dayanağını oluşturan başlıca hükümler ise şunlardır :
- 2.madde : cumhuriyetin nitelikleri arasında “sosyal hukuk devleti” olmaya yer vermesi,
- 5. madde : kişinin maddi ve manevi varlığını korumak ve geliştirmek bakımından devletin sorumlu olması,
- 17. madde : kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olması,
- 41. madde : Devletin çocukların korunmasını sağlamak için önlemler alması,
- 42. madde : herkesin eğitim ve öğretim hakkına sahip olması ve bu haktan yoksun bırakılma yasağı,
- 50. madde : çocukların yaşına ve gücüne uygun olmayan işlerde çalıştırılması yasağı ile çalışma şartları bakımından özel korumaya alınmaları hakkı.
- 60. madde : çalışan çocukların sosyal güvenlik hakkına sahip olması,
- 61.madde : muhtaç çocukları topluma kazandırmak için devletin önlemler alaması.
Bu hükümlerden özellikle 42.,50. ve 51. madde konumuzla doğrudan ilgilidir. Diğerleri dolaylı olarak çocuk haklarının temelini oluşturmaktadır.

Çocuğun çalışma yaşamındaki haklarını doğrudan ilgilendiren başlıca yasalar ise ; İş Kanunu, Sendikalar Kanunu, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, Mesleki Eğitim Kanunu ve İlköğretim Kanunu’dur.

Çalışma yaşamında çocuk hakları 18 yaşına kadar olan kişileri ilgilendirir. Tüm ulusal üstü sözleşmelerde ve ulusal hukukta, çocuk, 18 yaşına ulaşmamış kişi olarak tanımlandığı için, çocuk haklarından yararlanabilmek bakımından 18 yaşın altında olmak ilk koşuldur. Bu koşul çalışma yaşamında yer alan kişiler için de geçerlidir.

III- Çalışma Yaşamında Çocuk Hakları


A- GENEL BİLGİLER


Çalışma yaşamında çocuk hakları başlıca iki temel grupta toplanabilir:

Bunlardan birincisini;
- belli bir yaşa ulaşmadan çocuğun çalışma yaşamına girmesini yasaklayan haklar ile
- çalışma yaşamına girecek yaşa ulaşmış olsa bile çocuğun belirli alanlarda ve belirli durumlarda çalışmasını yasaklayan haklar oluşturur. Yasaklama esasına dayandığı için bu haklara negatif haklar denebilir.

İkinci grup hakları ise;
- çalışma yaşamına girmiş çocukların, çalışma koşullarının düzenlenmesi bakımından sahip oldukları özel hak kategorileri oluşturur. Bu grupta yer alan haklar düzenleme esasına dayandığından pozitif haklar olarak adlandırılabilir.

BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin 32. maddesi her iki hak gurubuna ilişkin ilkeleri belirlemiştir:

Taraf Devletler, çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul ederler.

Taraf Devletler, bu maddenin uygulamaya konulmasını sağlamak için yasal, idari, toplumsal ve eğitsel her önlemi alırlar. Bu amaçlar ve öteki uluslararası belgelerin ilgili hükümleri göz önünde tutularak, Taraf Devletler özellikle şu önlemleri alırlar:

a) İşe kabul için bir ya da birden çok asgari yaş sınırı tespit ederler;
b) Çalışmanın saat olarak süresi ve koşullarına ilişkin uygun düzenlemeleri yaparlar.
c) Bu maddenin etkili biçimde uygulanmasını sağlamak için ceza veya başka uygun yaptırımlar öngörürler.

Bu maddedeki ilkelere göre çocuk; sağlığı, eğitimi ve gelişmesi açısından tehlike teşkil eden işlere karşı korunma hakkına sahiptir. Devlet, işe kabul için asgari bir yaş sınırı tespit etmek ve çalışma koşullarını düzenlemek zorundadır.

182 sayılı ILO sözleşmesi ise kötü şartlardaki çocuk işçiliğinin yasaklanması ve ortadan kaldırılmasına ilişkin acil önlemler alınmasını akit devletlerin temel sorumluluğu olarak kabul etmiştir. Bu sözleşme uzun vadede çocuk işçiliğine son verilmesini de sözleşmeyi kabul eden devletlerin yükümlülükleri arasında görmektedir.

138 sayılı ILO sözleşmesine göre çocukların çalışma yaşamına girişte asgari yaşı zorunlu öğrenimin bittiği yaşın ve her durumda 15 yaşın altında olamaz (m. 2/3). Yine sözleşmeye göre “doğası ve yapıldığı koşullar bakımından genç işçilerin sağlığını, güvenliğini veya ahlakını tehlikeye düşürebilecek her türlü işe kabul için asgari yaş 18’in altında olmayacaktır (m.3/1).

B- ÇOCUĞU KORUMAYA DÖNÜK NEGATİF HAKLAR


Tüm bu sözleşmeleri kabul eden ülkemizde; Anayasanın 50.maddesinde çocukların yaşına ve gücüne uygun olmayan işlerde çalıştırılması yasağı hükmü ile çerçevesi çizilen, çeşitli düzenlemeler yapılmıştır.

İş Kanunu’nun 71.maddesi ile “15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılmaları yasaklanmıştır.” Ancak bu yasağın hemen peşinden gelen fıkrada “hafif işlerde 14 yaşını doldurmuş çocukların çalıştırılabileceği” düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu ile yapılan bu düzenleme 1475 sayılı yasa zamanındaki 13 yaşını doldurma sınırını değiştirerek sekiz yıllık eğitimi getiren 1997 tarihli 4306 sayılı yasanın(222 sayılı İlköğretim Kanunu’nun 9.maddesini değiştiren) 1.maddesi ile bir paralelik sağlamıştır. Bu nedenle artık ülkemizde hafif işlerde çocuğun çalıştırılabilmesi için 14 yaşını doldurmuş olması diğer deyişle15 yaşına basmış olması zorunludur.

Buna göre ondört yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar,bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler.

Çocuk ve genç işçilerin işe yerleştirilmelerinde ve çalıştırılabilecekleri işlerde güvenlik, sağlık, bedensel, zihinsel ve psikolojik gelişmeleri, kişisel yatkınlık ve yetenekleri dikkate alınır. Çocuğun gördüğü iş onun okula gitmesine, mesleki eğitiminin devamına engel olamaz, onun derslerini düzenli bir şekilde izlemesine zarar veremez.

Onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler bakımından yasak olan işler ile onbeş yaşını tamamlamış, ancak onsekiz yaşını tamamlamamış genç işçilerin çalışmasına izin verilecek işler, ondört yaşını bitirmiş ve ilk öğretimini tamamlamış çocukların çalıştırılabilecekleri hafif işler ve çalışma koşulları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından altı ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecaktir. Bu yönetmelik henüz çıkarılmamıştır.

Ayrıca yine İş Kanununa göre 18 yaşını doldurmamış çocukların yeraltı veya su altında yapılacak işlerde çalıştırılmaları tümüyle yasaktır ( İş K. m. 72) . Yine sanayie ait işlerde 18 yaşını doldurmamış çocukların gece çalıştırılmaları da yasaktır (İş K. m. 73).

Ağır ve tehlikeli işler : Onaltı yaşını doldurmamış çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz. Hangi işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, onaltı yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş çocukların hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilecekleri Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilecektir (İş K. m.85). Bu yönetmelik henüz çıkarılmamıştır.

Bir kimsenin bu hükümlere aykırı olarak çocukları çalıştırması halinde uygulanacak yaptırım ise idari para cezasıdır (İş K. m. 104 ve 105). Para cezasını uygulama yetkisi ihlalin yapıldığı yerdeki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürüne aittir. Her ihlal ayrı bir para cezası gerektirir. Para cezalarının miktarları 1 Ocak 2004 tarihine kadar geçerli olmak üzere her çocuk ve her ihlal için 500 milyon TL.dir (m.104 ve 105). Bu miktarlar 1 Ocak 2004 tarihi itibariyle tüm diğer idari para cezalarında olduğu gibi TCK Ek. 2.maddesi ve V.U.K. mükerrer 298.maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından saptanacak “2003 yılı yeniden değerleme oranı”na göre artırılacaktır.

Ana-babanın veya diğer kanuni temsilcilerin çocuğu yasal koşullara aykırı bir çalışmaya zorlaması halinde ise velayet ya da vesayet hakkının kötüye kullanılması söz konusu olur. Bu durumda Cumhuriyet Savcılıkları re’sen veya ihbar üzerine yargıçtan müdahale etmesini isteyebilir.

Bu hükümlere aykırı davranan ana-babalar veya diğer kanuni temsilciler 15 yaşın altındaki çocuklarını bir de okula göndermeden çalıştırıyorlarsa önce para cezasına, tekrarı halinde ise 20 günden iki aya kadar hafif hapis cezasına mahkum edilirler (222 sayılı K. m. 55 ve 56 ).

Dikkat edilirse bu grupta yer alan haklar esas olarak belli bir yaşın altındaki çocukları çalışma yaşamından uzak tutmak ve çalışma yaşamına girecek yaşa gelmiş çocukları ise gelişimlerine zarar verecek çalışma alanlarından uzak tutmak amacına yönelmiştir.

C- ÇOCUĞU KORUMAYA DÖNÜK POZİTİF HAKLAR


Bu hakların anayasal dayanağını 50. madde de yer alan, çocukların çalışma şartları bakımından özel korumaya alınmaları hükmü oluşturmaktadır.

a- Çalışma yaşamına girişte ve devamında sağlık denetimi hakkı

On sekiz yaşından küçük işçiler için rapor : Ondört yaşından onsekiz yaşına kadar (onsekiz dahil) çocuk ve genç işçilerin işe alınmalarından önce işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimlerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların onsekiz yaşını dolduruncaya kadar altı ayda bir defa aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarına bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde saklanarak yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilmesi zorunludur. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz. Yukarıda yazılı hekimlerce verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor idari yönden kesindir. Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır (İş K. m.87).

Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı oldukları doktor raporu ile saptanır. Yılda en az bir kez kontrol muayenesi yapılır (İş K. m. 86).

Çocukları işe alırken rapor alınmaması ve altı aylık ve yıllık kontrol muayenelerinin yapılmaması hallerinde her çocuk ve her ihlal için 100 milyon TL. idari para cezası uygulanır (İş K. m.105).

b- Çalışma süresine ilişkin haklar (İş K. m.71)

Temel eğitimi tamamlamış ve okula gitmeyen çocukların çalışma saatleri günde yedi ve haftada otuzbeş saatten fazla olamaz. Ancak, onbeş yaşını tamamlamış çocuklar için bu süre günde sekiz ve haftada kırk saate kadar artırılabilir.

Okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri, eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde iki saat ve haftada on saat olabilir. Okulun kapalı olduğu dönemlerde çalışma süreleri yukarıda öngörülen süreleri aşamaz.

Bu hükümler çocuklar için azami çalışma sürelerini oluşturduğu için çocuklara fazla çalışma ve telafi çalışması yaptırılamaz.

Bu düzenlemlere aykırılık halinde her ihlal ve ihalalin her tespitinde her çocuk için 500 milyon TL. idari para cezası verilir (İş K. m.104).

c- Ücrete ilişkin haklar

Çalışan çocuklar belli bir asgari ücretin altında çalıştırılamaz (İş K. m. 39) Bu düzenlemeye göre 16 yaşından küçükler için verilecek en az ücret Asgari Ücret Tespit Komisyonunun bu yaş grubu için belirlediği asgari ücretten az olamaz.
16 yaşından büyük ancak 18 yaşından küçük çocuklara ise yetişkinlere verilecek asgari ücretten daha az ücret verilemez. Bu hükümlere aykırı davranılması halinde her çocuk ve her ay için 100 milyon TL. idari para cezası uygulanır.

d- Yıllık izin süresine ilişkin haklar

İş Kanununun 53. maddesine göre çalışma süresi “bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden az” yıllık izin verilemez. Bununla birlikte onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Buna aykırı davranış halinde her çocuk ve her ihlal için 100 milyon TL. idari para cezası verilir. Ayrıca izni eksik kullandıran işveren izni tümüyle kullandırmayan işveren gibi, sözleşmenin sona ermesinden sonra tüm izin sürelerine denk düşen ücretleri, son ücret üzerinden çocuk işçiye ödemek zorunda kalır (m.59).

e- Mesleki eğitime yönelik çalışma hakkı

Çocukların çalışmasını, bir mesleğe yönelik olarak yapmasını sağlamak için, var olan düzenlemeler de bu kapsamda yer alan haklardandır. 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsama alınmış illerde ve belli meslek dallarında 15 ilâ 19 yaş dönemindeki çocukların çalışma koşullarını mesleki eğitim amacına göre düzenleyerek vasıflı işçiler olarak yetişmelerini hedeflemektedir. Belirtilen meslek dallarında çocukların düz işçi olarak çalıştırılmaları yasaktır (m. 10 ve 13 ). Yasağa uymayanlara önce ihtar sonra idari para cezası verilir. Tekrarı halinde ceza iki katına çıkarılır. Para cezasını uygulama yetkisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşlarına aittir (m. 41) . Bu kanuna göre çalıştırılan çocuklara belli miktarlarda ücret ödenmesi ve bu çocukların iş kazaları, meslek hastalıkları ve hastalık sigortasından yararlandırılması zorunludur. Bu sigorta kollarının primleri de Çalışma Bakanlığı tarafından ödenmektedir (m. 25) . Bu hükümlerin ihlali halinde de idari para cezası uygulanır (m.41).

f- Sosyal güvenlik hakkı

Çalışan çocukların sosyal sigorta haklarına sahip olmaları da pozitif haklar kapsamında yer almaktadır. Çalışan çocukların sosyal sigorta hakkı BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin 26.maddesinde yer almıştır : Taraf Devletler, her çocuğun, sosyal sigorta dahil, sosyal güvenlikten yararlanma hakkını tanır ve bu hakkın tam olarak gerçekleşmesini sağlamak için ulusal hukuklarına uygun, gerekli önlemleri alırlar. Bu çerçevede 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu tüm sigorta kolları bakımından yasa kapsamında çalışan çocukların sigorta hakkını düzenlemiştir. Ancak sadece uzun vadeli sigorta kolları denilen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından sigorta sürelerinin 18 yaşın ikmaliyle başlayacağı kabul edilmiştir. Bununla birlikte 18 yaşından önce bu sigorta kolları için ödenmiş primler var ise bu ödemelerin prim ödeme gün sayısına dahil edileceği hüküm altına alınmıştır (m. 60/G).

g- Sendikaya üyelik ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı


Çalışma yaşamında çocuk hakları bakımından değinilmesi gereken diğer bir konuda sendikal örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi karşısında çalışan çocuğun durumudur. Çocuğun örgütlenme özgürlüğü hakkı BM Çocuk Hakları Sözleşmesinde de yer almaktadır (m. 15). Türk Sendikalar Kanunu’na göre 16 yaşını doldurmuş ve kanun kapsamına giren her çalışan çocuk kendi özgür iradesiyle kimsenin karışması olmaksızın çalıştığı işkolunda faaliyet gösteren bir sendikaya üye olmak hakkına sahiptir (m. 20).

16 yaşından küçük çalışan çocuklar ise kanuni temsilcilerinin yazılı izni ile üye olma hakkını kullanabilirler (m. 20). Sendikaya üye olan her çalışan çocuk delege de olabilir. Ancak yönetici olmak için 18 yaşın doldurulması gerekir (m. 14).

Sendika üyesi olan her çalışan çocuk çalıştığı işyerini kapsama alan ve üyesi bulunduğu sendikanın taraf oladuğu toplu iş sözleşmesinden, diğer üyelerle aynı koşullarda yararlanır (TİSGLK. m.9). Yine sendika üyesi olmayan her çalışan çocuk, kimsenin rızasını veya onayını almadan dayanışma aidatı ödeyerek çalıştığı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanabilir (m. 9).

SONUÇ :

Türk Hukuku bakımından çalışma yaşamına ilişkin çocuk hakları konusunda başlıca düzenlemelere özetle değinmiş olduk.

Bununla birlikte Türk pozitif hukukunda çalışma şartları bakımından çocuklarla ilgili önemli eksiklikler de vardır : Bunların başlıcaları çalışma süreleri, yıllık izin süreleri ve dinlenme hakkındaki düzenlemelerin yetersiz olmasıdır. Bu koşullar bakımından çocukları yetişkinlerle aynı hükümlere bağlı tutmak BM çocuk Hakları Sözleşmesinin 32.maddesi ile Anayasa’nın 50.maddesine aykırıdır.

Sadece ülkemizde değil dünyanın bir çok yerinde çocuk emeğinin sömürüsü en önemli sosyal problemlerden biridir. Aslolan, çocuğu, çocukluk döneminin tamamı süresince çalışma yaşamanın dışında tutmaktır. Ancak çeşitli sosyal ve ekonomik nedenler yüzünden bu hedefe yakın zamanda ulaşılması çok olanaklı değildir. Bununla birlikte bu hedeften sapmadan çalışma yaşının altındaki çocukların istihdama sokulmamasını ve çalışma yaşamına girmiş çocukların da çalışma koşullarında azami korumasını sağlayacak önlemleri almak çok önemli bir görevdir. Bu önlemleri sadece yasalarla getirmek yeterli değildir. Bu konuda toplumun tüm kesimlerinin sosyal sorumluluğu vardır. Herkesin, geleceğimiz olan çocukları korumak gibi bir sosyal yükümlülüğü vardır.



AVUKAT MEHMET UÇUM
İSTANBUL BAROSU
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Çalışma Yaşamında Çocuk Hakları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Mehmet Uçum'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
11-09-2008 - 17:08
(2147 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 3 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 2 okuyucu (67%) makaleyi yararlı bulurken, 1 okuyucu (33%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
19277
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 7 saat 16 dakika 16 saniye önce.
* Ortalama Günde 8,97 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 31797, Kelime Sayısı : 3389, Boyut : 31,05 Kb.
* 5 kez yazdırıldı.
* 5 kez indirildi.
* 2 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 897
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,20252705 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.