Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası

Yazan : Fatih Karaca [Yazarla İletişim]
Avukat

Makale Özeti
Araç işleteninin kusursuz sorumluluğunun tarihi gelişiminin mukayeseli olarak incelenmesinin yanı sıra "Trafik Kanunu" olarak da bilinen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının genel şartları ve bu konuda çıkabilecek uyuşmazlıklara getirilen çözümler anlatılmaya çalışılmıştır. Makalenin tam başlığı: "2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları Ve Çıkabilecek Uyuşmazlıklar"dır.
Yazarın Notu
İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi, Bireysel Çalışma Raporu

GİRİŞ
I- MOTORLU ARAÇLARIN İŞLETİLMESİ VE HUKUK DÜZENİ
Karayollarında ve motorlu araçlarda bilinen gelişmeler, insanlığın sosyal ve ekonomik ilerlemesine büyük katkıda bulunurken tehlikeleri de birlikte getirmiştir. Yarattığı tehlikelere karşın, motorlu araçların kullanılmasının yasaklanması olanaksızdır. Çünkü teknik gelişmeler, olanaklar, çağdaş toplumun ortak malvarlığını oluşturmaktadır. Bir yandan teknik olanakların sağladığı yarar ve üstünlükler, diğer yandan bunların yarattığı tehlikeler; motorlu araç işletilmesinde, “toplumsal (sosyal) ağırlıklı görüş ve düşünceler” hukuk düzenine etkili olmuştur. Bu nedenle hukuk; bu alanı, yaşamın gereksinimlerini dışlamadan, düzenleme gereğini duymuştur. Zarar görenleri korumak amacıyla, araç sahiplerinin (işleten) sorumluluklarını ağırlaştıran yasal düzenlemeler ve yorumlar hukuk düzeninde yer almıştır. Almanya’da motorlu araçların tehlikeleri gözetilerek hukuki sorumluluk alanında kusursuz sorumluluk kurallarını kabul eden yasa 03.05.1909 tarihinde yürürlüğe girmiştir; daha sonra 1952 tarihli yasa ile yeniden düzenlemeye gidilmiştir. Fransa’da motorlu araçların meydana getirdiği zararlardan dolayı işletenin (araç sahibi) sorumluluğu 1930 yılına kadar kusur sorumluluğu ile çözümlenmiştir; ne var ki, Fransız Yüksek Mahkemesi 13.02.1930 tarihli kararıyla Fransız hukuku açısından yeni bir çığır açarak yorum yoluyla kusursuz sorumluluğun sonuçlarını sağlayabilmiştir. İngiltere’de motorlu araçların neden olduğu zararlardan dolayı kusursuz sorumluluk esasları, 1930 tarihli yasa ile uygulamaya konulmuştur1. Ülkemizde ise bu konudaki ilk düzenleme 1953 tarihli, 6085 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’dur. Mevcut 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndan önce yürürlükte bulunan bu kanun, ihtiyaçlara cevap verememiş, öğretide ve uygulamada oldukça eleştirilmiştir. Zamanın ihtiyaçlarını karşılayan, kusursuz sorumluluk halini geniş yorumlayan bir kanun ancak 1983 yılında yürürlüğe girebilmiştir.

A. 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU
Bu gün yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 6085 sayılı kanunun boşluk ve çelişkili kurallarını, uygulamada ortaya çıkan çelişkili yorumları gidermek ve çağdaş bir yasaya sahip olmak amacıyla 13.10.1983 günü kabul edilmiştir. 1996 yılına gelindiğinde, özellikle hukuki sorumlulukla ilgili 85. maddede önemli değişiklikler yapılmıştır2.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 17.10.1996 tarih ve 4199 sayılı Kanunla değiştirilen 85. maddesinin birinci fıkrası ile işletenin3 ağırlaştırılmış kusursuz sorumluluğu hukuk sistemimiz içerisinde yerini almıştır. Bu sorumluluk, tehlike sorumluluğu olarak adlandırılır. Tehlike sorumluluğunu, diğer kusursuz sorumluluk hallerinden4 ayıran başlıca iki özellik vardır:

1. Sigorta yaptırma zorunluluğu ve zarar görenin doğrudan sigortacıya başvurabilmesi,
2. Sorumluluğu önceden sınırlayan ve ya kaldıran anlaşmaların hükümsüz olması.
Böylesine ağır sorumluluk hükümleri kabul edilirken, sorumlunun da gösterilmesi gereklidir. Nitekim, 2928 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde işletenin tanımı yapılmıştır. Bu maddeye göre;
“İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta, alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet, rehin alan kişidir; ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde eylemli olarak egemenliği, kullandığı kanıtlanırsa bu kimse işleten sayılır”.
İşletenin sorumluluğu ağırlaştırılırken, bunun bir sonucu olarak sigorta yaptırma zorunluluğu da getirilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesinde, zarar gören üçüncü kişileri korumak amacıyla, işletenlerin sigorta yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. Mali sorumluluk sigortası yapılmayan araçlar trafikten men edilir.
Tehlike sorumluluğunun gereği olan sigorta yaptırma zorunluluğu, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin uğrayacakları zararlara karşı ek bir güvence oluşturmaktadır. Kuşkusuz, işletenin sorumlu olduğu zararın tamamının ya da bir kısmının sigorta tarafından ödenmesi işleteninde yararınadır5.
KTK 91. maddesinde yaptırılması zorunlu olan Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı sınırlı olduğu için, 100. maddede işletenin üçüncü kişilerin zararlarına karşı kendisini daha fazla güvenceye alabilmesi için isteğe bağlı (ihtiyari) mali sorumluluk sigortası yaptırma olanağı da gösterilmiştir.
Bu sigortalar nedeniyle, zarar görenlere doğrudan sigortacıya başvurma ve dava açma hakkı tanınmıştır. Sigortacı, Zorunlu ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi düzenlediği andan itibaren üçüncü kişilere karşı, poliçe muhteviyatı ile işleten gibi sorumlu olur. Bu, KTK 91. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluktur.


II- ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI
A. Sigorta Yapma Zorunluluğu
KTK’nın 91.-101. maddelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı, trafik kazaları nedeniyle üçüncü kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilebilmesi olduğu gibi, zarardan sorumlu olan işletenin kaza riskine karşı ekonomik bakımdan korunmasıdır. Fakat günümüzde, zarar göreni korumak amacı birinci plandadır.
KTK hükümlerine göre motorlu araç işleteni sayılan kişilerin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları gerekmektedir (KTK m.91/1). Bu sigortaya uygulamada “trafik sigortası” da denilmektedir. Bu sigorta bir tür kaza sigortasıdır. Sigorta, kaza sigortası dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır ve bu şirketler zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmak zorundadırlar(KTK m.101/1).
Sigorta primleri araçların cinsine göre sigortanın en az tutarları üzerinden yapılır (zorunluluk, bu en az tutarlar üzerinden sigorta ettirmekle yerine getirilmiş olur). Sigortanın en az tutarları Ticaret Bakanlığı tarafından gerektiği zamanlarda belirlenerek yayınlanır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası primleri bir defada ve peşin olarak alınmakta ve bu sigorta karşılığı olarak sigorta edilen aracın neden olacağı bir trafik kazasında üçüncü kişinin uğrayacağı (sigorta kapsamındaki) zararı sigorta limiti dahilinde karşılayacaktır.
Bu sigorta, işleteni değil, aracı takip etmektedir. İşletenin değişmesi (aracın satılması) durumunda uygulamada sigorta poliçesine ek (zeyl) yapılmaktadır.
Hazine Müsteşarlığı’nca düzenlenen ZMSS Genel Şartları, bu sigortanın kapsam ve hükümlerini düzenlemiştir.6
B. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Kapsamı
1) Taşıt Yönünden
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) kapsamına giren araçlar, KTK 3. maddesinde “motorlu araç” olarak kabul edilen araçlardır. Bu durumda KTK 103. maddesi hükmüne ve motorlu araç tanımına göre, her türlü motorsuz taşıtlarla motorlu bisikletler ZMSS’ ye tabi değildir. İnsan taşıyan römorklar bakımından ZMSS’ ye römorkların da kapsama alınması gerektiği KTK 102. maddesinde belirtilmiştir. İnsan taşımayan römorkların verdiği zararlar nedeniyle işletenin sorumluluğunun KTK 85. maddesine göre olacağının düzenlenmesi dolayısıyla, römorkların da aracın ZMSS kapsamında olacağı ifade edilmektedir.7
2) Kazanın Oluştuğu Yer Yönünden
Bir trafik kazasına konu zararın ZMSS kapsamında görülebilmesi için, kazanın karayolunda (KTK m. 1) veya kanunda sayılan yerlerde (KTK m. 2/2) gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, karayolu dışında; kamuya açık alanlarda, park, bahçe, park yeri, garaj, garaj yolu, eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayollarında ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımları karayolu olarak kabul edilmiştir.8 Yine, tren yolu ile karayolunun kesiştiği “hemzemin geçitlerde” meydana gelen motorlu araç kazaları da ZMSS kapsamında görülmektedir.9 Sözgelimi, İstanbul Boğazı’nda karşıdan karşıya geçen araba vapurlarının araçlara ayrılmış kısmı karayolu kabul edilirken; bir inşaat şantiyesinin içinde meydana gelebilecek bir kazada sigortacıya yapılacak başvuru, kazanın karayolu dışında meydana gelmesi nedeniyle reddedilecektir.
3) Sorumluluğun Türü Bakımından
ZMSS, işletenin KTK 85/I. Maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. Bu husus KTK 91/1. maddesinde açıkça belirtilmiştir.10 Buna göre sigortanın kapsamı, işletilme halindeki motorlu araçların neden oldukları trafik kazasından doğan zararlardır. Bu nedenle, işletilme halinde olmayan araçların neden olduğu zararlarda veya KTK 85/I. maddesinden başka hükümlerde belirtilen sorumluluk hallerinde sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, KTK’ da sorumluluğun genel hükümlere tabi tutulduğu KTK 85. maddesi dışındaki diğer tüm sorumluluk nedenlerinde gerçekleşen zararı ZMSS karşılamayacaktır.11 Bu nedenle motorlu araçla ilgili mesleki faaliyette bulunanların (KTK m.104/1) sorumlu olduğu durumda işletenin aracının ZMSS sorumlu değildir. Çalınan veya gasp edilen araçlar nedeniyle işletenin sorumluluktan kurtulabildiği hallerde sigortacı da sorumluluktan kurtulacaktır. Yine, hatır taşıması veya aracın hatır için verilmesi nedeniyle oluşan zararlar bakımından işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre olacağından, ZMSS bu zararları karşılamayacağı belirtilmekte ise de, 11. HD. sigorta poliçesi genel şartlarında 1992 yılından sonra hatır taşımasının kapsam dışı olduğu yönündeki ifadenin çıkarılması nedeniyle hatır taşımasının da ZMSS kapsamında bulunduğuna karar vermiştir.12-13
4) Tazminatın Türü Bakımından
ZMSS, yalnızca maddi zararları karşılamaktadır. Manevi zararlar sigorta kapsamında değildir. Sigorta kapsamındaki maddi zararlar, kişiye ilişkin (ölüm ve yaralanma) zararlar olabileceği gibi şeye (eşyaya) ilişkin zararlar da olabilir.
Sigorta ile işletenin sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır. İşleten de zarar görene karşı sigortacı ile birlikte sorumludur. Fakat, limit dahilinde zararın sigortacıdan daha kolaylıkla alınması sağlanmak istenmiştir. Bu amaçla zararın başvurudan (tespit tutanağı veya bilirkişi raporunun şirkete ulaşmasından) itibaren sekiz gün içinde ödenmesi gerektiği belirtilmiştir (KTK m. 99/I).14
Zarar maddi hasara ilişkin ise, onarım (yedek parça ve işçilik) giderleri tazminata dahildir. Araçtaki kazaya bağlı değer kaybı sigorta kapsamında ise de, onarım süresince aracın çalışmamasından doğan kayıp sigorta teminatı dışındadır.
Kişiye ilişkin zarar varsa, yaralanma halinde ilk yardım, muayene ve kontrol veya yaralanma nedeniyle ayakta, klinikte, hastane veya benzeri yerlerdeki tedavi giderleri ile tedaviyle ilgili diğer giderler sigorta teminatı kapsamındadır. Çalışma gücünün tamamen veya kısmen azalması sonucu oluşan ve oluşacak zararlar da sigorta teminatı içindedir. Ölümle sonuçlanan kazalarda zarar, defin giderleri ile desteğinden yoksun kalanların zararından ibarettir.15
C. Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Hususlar
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında olmayan hususlar belirtilmiştir. Buna göre;
a) İşletenin; bu kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu kanunun 105. maddesinin 3. fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerdeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi zarara ilişkin talepler, sigorta kapsamının dışındadır.
Bu maddelerde sayılanlara göre, sigortalının kendisinin zarar görmesi, araçtaki eşyanın zarar görmesi, eşi, çocukları, ana-babasının, birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına ilişkin zararları sigorta tarafından karşılanmamaktadır. Fakat, bu yakınların vücut bütünlüklerine ilişkin zararların sigorta kapsamında olması gerekir. Yargıtay da bu görüştedir. Ayrıca, eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı işletenin yöneltebileceği tüm zarar talepleri ZMSS dışında tutulmuştur.
KTK 92/e maddesinde belirtilen, araçta taşınan eşyalar sigorta kapsamında değildir. Bu eşyalar işletene veya üçüncü kişiye ait olabilir. Fakat motorlu araçtaki yolcunun yanında taşıdığı eşya ve bagaj eşyasında meydana gelen zararlar bu madde kapsamına girmeyip, sigorta teminatından yararlanırlar.16
D. Gerçek Zararın Giderilmesi İlkesi
Sigortacının tazminat ödeme sorumluluğu limit ile sınırlı olmakla birlikte, sigortacı her olayda limit miktarının tamamını ödemek zorunda değildir. Sigortacı limiti değil, gerçek zararı ödemekle sorumludur. Fakat gerçek zarar limitten fazla ise, en çok limit miktarını ödeyecektir.17-18
Gerçek zararın tespitinde bilirkişiye gitmek gerekli ise de, bazen olayın özelliği gereği zararın limit miktarını aştığı açıkça anlaşılabiliyorsa zararın hesaplanması gerekmeyebilir.19
Gerçek zararın araştırılması kuralı ölüm dışında, yaralanmadan dolayı veya sigorta kapsamındaki araçta ya da diğer eşyalardaki zararlar bakımından da geçerlidir. Bu zararlar konusunda sigorta eksperlerince belirlenen zarar üzerinde taraflar anlaşamazlarsa ve uyuşmazlık mahkemeye intikal ederse gerçek zarar mahkemece belirlenecektir.20
E. Tarafların Yükümlülükleri
1) Sigorta Ettirenin Yükümlülüğü
a) Sigorta Ettirenin Prim Ödeme Yükümlülüğü
Sigorta ettiren, öncelikle prim ödemekle yükümlüdür. ZMSS primi peşin ödenmektedir. Sigortacının sorumluluğu, primin tamamının poliçenin düzenlendiği anda ödenmesiyle başlamaktadır. Sigortacının primi taksitle almayı kabul etmiş olması halinde de sorumluluk poliçenin düzenlenmesiyle başlar. Sigortacı, üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun başlamadığı savunmasında bulunamaz (KTK m.95). Primini ödemeyen sigortalı aleyhine prim alacağı için dava açılması veya icra takibi yapılması mümkündür.21
Sigorta ettirenin prim borcu, safi prim ile buna eklenen sigorta yükünden oluşmaktadır. Bunlardan safi prim,sigorta bedelini oluştururken, sigorta yükü sigortacı tarafından yapılan giderleri karşılamak üzere sigorta ettirenden alınan para olmaktadır. ZMSS Genel Şartlarında da sigorta ettirenin prim ödeme borcu ile ilgili düzenlemelerde, sigorta ücretinin, prim ile sigorta sözleşmesine, bedeline veya primine ilişkin olarak kanunlarla sigorta ettirene yüklenmiş veya yüklenecek vergi, resim ve harçlar ile Garanti Fonu’na ödenmek üzere safi primin belli bir orandaki katılma payının eklenmesinden ibaret olacağı belirtilmiş bulunmaktadır.22-23
Prim miktarı sözleşmede gösterilmemişse, ilgili bakanlıkça onanmış tarifelerdeki prim miktarlarının dikkate alınması gerekir. ZMSS sözleşmeleriyle ilgili asgari prim ve teminat miktarları da Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tarife Ve Talimatı, Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu bakanlıkça saptanmaktadır. Tarifede, kısa süreli sigortalar için süresine göre normal primin belli oranlarının alınması gerektiği belirtildikten sonra, resmi daire ve müesseseler için indirim, illerin trafik yoğunluğuna göe belli oranlarda indirim ve nihayet tazminat ödemesine konu olmayan araç işletenlerinin de belirlenen sürelere göre belli oranlarda hasarsızlık prim indirimine tabi olacakları da hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Sigortalı aracın devri ile sigorta sözleşmesi sona ereceğinden, sigorta dönemi sona ermemiş olsa bile primin taksitler halinde ödenmesi durumunda sigorta ettirenin devirden sonraki primlere ilişkin borcu da sona ermektedir. Bundan sonraki primlerden aracı devir alan sigorta ettiren yükümlü olacaktır.24
b) Sigorta Ettirenin İhbar Yükümlülüğü
Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nda sigorta ettirenin ihbar yükümlülüğü genel bir düzenlemeye tabi tutulmamış, sadece sigorta konusu olan aracın değişmesi halinde KTK 94. madde hükmü ile sigorta ettirene ihbar yükümlülüğü getirilmiştir.25
aa) Sözleşmenin Yapılması Sırasında İhbar Yükümlülüğü:
TTK 1290. maddesinde sigorta ettirenin, sigorta sözleşmesi yapılırken gerçek durumu bildiği takdirde sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarda yapılmasını gerektirecek bütün bu hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü tutulmuş bulunmaktadır. Genel Şartlarda da sigorta ettirenin sözleşme kurulma anındaki ihbar (bildirim) yükümlülüğü düzenlenmiş bulunmaktadır.26-27
Bu düzenlemelere göre sigortacı, ZMSS Poliçesini sigorta ettirenin araç konusundaki bildirimlerini esas alarak düzenlemektedir. Sigorta ettirenin bu konudaki bildirimlerinin gerçeğe aykırı veya eksik olması ve bu durumların sigortacının sözleşmeyi daha ağır koşullarda yapmasını gerektirecek durumlarda bu şekildeki yanlış ve eksik bildirimin sonuçları, sigorta ettirenin kastının mevcut olup olmamasına göre değişmektedir.28
Sigorta ettiren, sözleşmenin daha ağır koşullarda yapılmasını gerektiren bilgileri sigortacıya bildirmemişse ve kasıtlı ise, sigortacı tazminatı ödedikten sonra sigorta ettirene rücu edebilir. Sigorta ettiren bildirmediği konularda kasıtlı değilse, tazminat ödenmiş ise, sigortacı ödenen prim ile alınması gereken prim arasındaki oran kadar kısmı dışında kalan miktar için sigorta ettirene rücu edebilir.29
Riziko gerçekleşmeden önce sigortacı durumu öğrenmişse derhal prim farkının ödenmesini sigorta ettirene ihtar eder. Bu ihtarın noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla yapılması gerekir.30 İhtar üzerine sigorta ettiren yedi gün içinde prim farkını ödemez veya ödemeyeceğini bildirirse sözleşme feshedilmiş olur. Bu koşullar çerçevesinde sigorta sözleşmesinin feshi halinde işlemeyen günler için peşin alınmış primler de sigorta ettirene iade edilir. Bildirim üzerine prim noksanlığı tamamlanırsa sözleşme geçmişe de etkili olmak üzere yürürlükte kalır.31
bb) Sözleşme Sırasında İhbar Yükümlülüğü:
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nda sözleşme süresi içerisinde sigorta ettirenin ihbar yükümlülüğü Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlenmiş değildir.32
Karayolları Trafik Kanunu’nda bu hususta bir düzenleme olmaması nedeniyle, ZMSS Genel Şartları’nda ayrıntılı bir düzenleme yapılmıştır.33 Bu düzenlemeye göre; sigorta ettiren, sözleşmeden sonra rizikoyu ağırlaştırıcı mahiyette meydana gelecek değişiklikleri, durumu öğrenir öğrenmez en geç sekiz gün içinde sigortacıya ihbarla yükümlüdür. Sigortacı durumu öğrendiği andan itibaren sekiz gün içinde prim farkının ödenmesi hususunu sigorta ettirene ihtar eder. Sigorta ettiren, ihtarın tebliğ tarihini takip eden sekiz gün içinde talep olunan prim farkını ödemez veya ödemeyeceğini bildirirse sözleşme feshedilmiş olur. Daha önceki düzenlemede, değişiklik sigorta ettirenin bilgisi dahilinde yapılmış ise derhal, bilgisi dışında ve başkası tarafından yapılmış ise değişikliği öğrendiğinden itibaren 7 (yedi) gün içinde sigortacıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş idi.
Doktrinde, sigorta sözleşmesi devam ederken, ihbara konu olabilecek değişiklik, aracın kullanım tarzındaki değişiklik olarak kabul edilmektedir.34 Hususi amaçla kullanılan bir aracın tahditli taksi plakası takılmak suretiyle kullanılması halinde böyle bir değişiklik olacağını kabul edebiliriz.
Araçtaki değişiklikler dolayısıyla ihbar yapılmaz ve riziko gerçekleşirse sigortacı zarar görenin tazminatını ödeyecek ve sigorta ettirene rücu edebilecektir.35
cc) Riziko Gerçekleştikten Sonraki İhbar Ve Diğer Yükümlülükleri:
Diğer ihbar yükümlülükleri gibi, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmesinden sonraki yükümlülükleri de Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlenmiş değildir. Bu nedenle ZMSS Genel Şartları B.1 maddesinde bu yükümlülükler tek tek sayılmıştır.
* Bu sözleşmeye göre, sorumluluğunu gerektirecek bir olayı, haberdar olduğu andan itibaren beş gün içinde sigortacıya ihbar etmek,
* Sigortalı değilmişçesine gerekli kurtarma ve koruma önlemlerini almak ve bu amaçla sigortacı tarafından verilecek talimata uymak,
* Sigortacının talebi üzerine, olayın ve zararın nedeni ile hangi hal ve şartlar altında gerçekleştiğini ve sonuçlarını tespite, tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu hakkının kullanılmasına yararlı, elde edilmesi mümkün bilgi ve belgeleri gecikmeksizin vermek,
* Zarardan dolayı dava yolu ile veya başka yollarla bir tazminat talebi karşısında kaldığı veya aleyhine cezai kovuşturmaya geçildiği hallerde, durumdan sigortacıyı derhal haberdar etmek ve zarar ziyan talebine ve cezai kovuşturmaya ilişkin olarak almış olduğu ihbarname, davetiye ve benzeri tüm belgeleri derhal sigortacıya vermek,
* Sigorta konusu ile ilgili başka sigorta sözleşmeleri varsa bunları sigortacıya bildirmek.
Sigorta ettiren bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü ortadan kalkmaz. Ancak, sigortacı hak sahibi üçüncü kişiye tazminatını ödedikten sigorta ettirene rücu edebilecektir.
2) Sigortacının Yükümlülükleri
a) Sigortacının Poliçe Düzenleme Yükümlülüğü
TTK 1265. maddesinde sigorta sözleşmesinin oluşması ile birlikte sigortacının, her iki tarafın haiz olduğu hak ve yükümlülükleri gösteren ve kendi imzasını taşıyan sigorta poliçesini düzenleyerek bunu sigorta ettirene verme yükümlülüğü getirilmiştir.36 ZMSS yaptırmak Karayolları Trafik Kanunu 101. maddede zorunlu kılındığına göre, diğer mal sigortalarından farklı olarak sigorta şirketi poliçe düzenlemekle yükümlüdür.37 Yani, diğer sigortalarda olduğu gibi, yükümlülük sigorta sözleşmesinin oluşması ile başlamaz.
Sigortacı, sigorta sözleşmesinin yapılması ile birlikte poliçe, varsa poliçeye ilişkin klozların dışında trafik sigorta pulunu ve bunların dışında motorlu aracın bir kazaya karışması halinde neler yapılması gerektiğini ana hatları ile gösteren açıklayıcı bir notu da sigorta ettirene vermek zorundadır.38
Sigorta poliçesinin düzenlenme günü ile riziko tarihinin aynı anlara rast gelmesi olasılığı bulunduğundan sigortacı tarafından poliçelere düzenleme gün ve saatinin açıkça yazılması gerekir. Saatin açıkça yazılmamış olduğu durumlarda, poliçe belirtilen günde saat 12.00 (öğlen on iki)’de düzenlenmiş sayılır.39 Rizikonun poliçe düzenlenmeden önce gerçekleşmiş olması halinde, sigortacı, hak sahibi üçüncü kişiye ödeme yapmaktan kaçınabilir. Çünkü, riziko gerçekleştiği anda henüz geçerli bir sigorta sözleşmesi ve koruması yoktur. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği anlaşılan poliçe batıl olmaz; fakat düzenlendiği andan itibaren geçerli olur ve koruma sağlar.
b) Sigortacının Zarar Giderim Yükümlülüğü
ZMSS’ de, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat, KTK 91. maddesinin göndermesiyle aynı yasanın 85/1. maddesine göre, sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucunda ortaya çıkan maddi zararlar ile kişinin yaralanması veya ölmesi gibi bedeni zararlara ilişkin olacaktır.40
Sigortacının sorumluluğu, sigorta poliçesinin kapsadığı miktarlar içerisindedir. Bu miktarlar dışında kalan kısım için işletenin sorumluluğu bulunmaktadır.41 Esasında, sigorta poliçesinde yazılı limite kadar sigorta ettiren ve sigortacı müteselsil sorumlu, limitin dışında kalan miktar için ise işleten tek başına sorumludur. İşleten, dilerse bu sorumluluğuna, ihtiyari mali sorumluluk sigortası yaptırmak suretiyle sigorta şirketini ortak edebilir.
Zarar gören kişiler, sigorta şirketine karşı tazminat talep haklarını doğrudan kullanabilecekleri gibi dava yoluyla da kullanabilirler.
Zarar gören kişi, zararının tazmin edilmesi için doğrudan başvuru için sigorta şirketine yazılı bir dilekçe ile tazminat isteminde bulunur. Ancak, bunun için zarar görenin sorumlu sigorta şirketinin ismini ve kazaya neden olan aracın sigorta poliçesinin numarasını öğrenmesi gerekmektedir.42-43
Zarar görenin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu temin ederek sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine iletmesi halinde 8 iş günü içinde tazminatın ödenmesi gerekmektedir. Bu sürede ödememe halinde, zarar görenin şikayeti üzerine sigortacıya idari para cezası verilir.44 Kanuni sürede ödeme yapılmaması halinde, sigortacı temerrüde düşer.
Uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlardan birisi sigortalı aracın, birden fazla kişi veya araca zarar vermesi ve zarar miktarının sigorta teminat limitlerini aşması halidir. Bu durumda, 2918 Sayılı KTK 96. maddesine göre garameten (orantılı) paylaştırma ilkesine göre zarar giderilecektir. Zarar görenlerin tek tek zararlarının sigorta ettirenin sorumlu olduğu toplam zarara oranı tespit edilecek, sigortacının sorumlu olduğu miktarın içerisinden o kadar pay zarar görene ödenecektir.
Zarar görenlerin birden fazla olması durumunda, her birisinin farklı tarihlerde sigortacıdan tazminat isteyecekleri düşünülürse, sigortacının ya da mahkemenin garameten paylaştırmayı ne zaman yapması gerektiği sorunu ortaya çıkacaktır. Bu halde sigortacı makul bir süre beklemelidir. Sigortacının, iyi niyetli olarak başka zarar görenlerin olduğunu bilmeden zarar görenlerin birisine ya da birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla tazminat ödemesi halinde, yaptığı ödeme miktarınca diğer zarar görenlere karşı borcundan kurtulur. Bunun için sigortacının iyi niyetli olması şarttır.45
Zarar gören, sigortacı ve zarardan sorumlu işletene karşı, zararının giderilmesi amacıyla icra takibine girişebilir. Bu takibe, sigortacı itiraz ederse zarar gören itirazın iptali ve takibin devamını genel mahkemeden talep edecektir. İşte böyle durumlarda, alacak likit sayılmamakta, gerçek zararın hesaplanması ve limit sınırı içinde ödemenin yapılması gerektiğinden bahisle icra inkar tazminatına hükmedilmemektedir. Yargıtay’ın görüşü de bu yöndedir. Ancak kanaatimce, özellikle de mala gelen zararların daha önceden bilirkişi veya eksper marifetiyle tespit edilmiş olduğu hallerde, sigorta şirketi aleyhine de icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. Yargılama giderleri ve faiz hususunda ise, herhangi bir görüş ayrılığı mevcut olmayıp limit gözetilmeksizin, sigortacı faiz ve masraflar ile avukatlık ücretlerinden de sorumludur. Sigortacı, riskini üzerine aldığı işleten tarafından ne tür faiz ödenmesi gerekiyorsa o tür faizden sorumludur.46 Zarar gören, işletenden avans faizi ya da reeskont faizi isteyebilir, bu faizi sigortacıdan da talep etme hakkı vardır.
Sigortacının başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü vardır. Sekizinci iş gününün sonunda temerrüde düşecek ve faiz sorumluluğu doğacaktır. Zarar gören tarafından sigortacıya doğrudan başvurulmaksızın, tazminat davası açılması halinde ise sigortacı, dava tarihinde mütemerrit olacaktır.
Genel hükümlere göre, haksız fiillerden kaynaklanan tazminat talepleri, haksız fiilin ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde haksız fiilin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğramasına rağmen, 2918 Sayılı KTK 109. maddesi özel hüküm niteliğinde olduğundan, bu maddede yazılı zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır. Buna göre, motorlu araç kazalarından doğan zararlara ilişkin tazminat talepleri kazanın, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde kazanın üzerinden 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı, sigortacıya karşı kesilirse işletene karşı da kesilmiş sayılır. Aynı şekilde işletene karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerli olur. Ayrıca, yine 109. maddeye göre, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.





1 Aşçıoğlu, Ç., Trafik Kazalarından Doğan Hukuk Ve Ceza Sorumlulukları, Ankara-2005, sh. 1
2 Aşçıoğlu, Ç., Trafik Kazalarından Doğan Hukuk Ve Ceza Sorumlulukları, Ankara-2005, sh. 2
3 “ madde-3: ... İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.”
4 Başlıca kusursuz sorumluluk halleri: B.K. 55. maddede düzenlenen “Adam çalıştıranın sorumluluğu”, B.K. 56. maddede düzenlenen “Hayvan idare edenin sorumluluğu” dur.
5 Aşçıoğlu, Ç., Trafik Kazalarından Doğan Hukuk Ve Ceza Sorumlulukları, Ankara-2005, sh. 108
6 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 307
7 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 566
8 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 308
9 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 570
10 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.91/1: “İşletenlerin, bu Kanunun 85inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”
11 Havutçu, A.-Gökyayla, K.E., Uygulamada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Ankara-1999, Sh. 219
12 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 309
13 Yargıtay 11. HD. 24.12.1996 tarih, 1996/8642 E. 1996/9101 K. Sayılı kararı:
“Sigorta poliçesine ekli genel şartlarda hatır taşıması kaynaklı zararlar, sigorta teminatı dışında gösterilmemiştir. Zorunlu trafik sigortasının, hatır taşımasının da dahil bulunduğu aracın işletilmesine bağlı tehlike sorumluluğu hallerini sigorta teminatı kapsamına aldığı, tehlike sorumluluğunun bu aracın işletilmesine bağlı olarak taşımanın türüne bakılmaksızın üçüncü kişilere verilen zararları, somut olayda ise işletenin, sigortalı araçta bulunan kişinin olan sorumluluğunu sigorta kuvertürü altına aldığının kabulü gerekir.”
14 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 309
15 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 310
16 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 310
17 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh.
18 Yargıtay 11. HD. 17.09.1988 tarih, 1988/740 E., 1988/504 K. sayılı kararı:
“Davacılar, miras bırakanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek sigorta poliçesinde yazılı sigorta bedelinin tamamını istemişlerdir. Mahkemenin destekten yoksun kalınan zararı saptamadan poliçe miktarının tamamına karar vermesi doğru değildir. Yapılacak iş, davacıların ne kadar zarara uğradıkları hususu araştırılarak ve gerektiğinde bilirkişiden rapor alınarak tespitidir.”
19 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 584
20 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 311
21 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 311
22 ZMSS Genel Şartları C.1 maddesi
23 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 753
24 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 754
25 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 755
26 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 755
27 ZMSS Genel Şartları C.2 maddesi
28 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 756
29 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 312
30 ZMSS Genel Şartları C.5 maddesi
31 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 756
32 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 757
33 ZMSS Genel Şartları C.3 maddesi
34 Kendigelen, A., Karayolları Trafik Kanunu Mecburi Ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortalarında Sigorta Süresi İçinde Sigorta Ettirenin İhbar Mükellefiyeti Ve İşletenin Değişmesi, Batıder 1989 C.15, Sayı 1, Sh. 134-159
35 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 312
36 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 760
37 “2918 Sayılı KTK m. 101: Bu Kanunda öngörülen zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye'de kaza sigortası dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler.”
38 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 761
39 ZMSS Genel Şartları A.4 maddesi
40 Ulaş, I., Uygulamalı Sigorta Hukuku, Ankara-1998, Sh. 764
41 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 313
42 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 313
43 Yazar, her ne kadar sigorta poliçe numarasının bilinmesi gerektiğini söylemekte ise de kitabın ilk baskı yılı(2000) dikkate alındığında bu husus doğrudur. Ancak, 01.07.2004 tarihinden bu yana Türkiye Sigorta Ve Reasürans Şirketleri Birliği’ne bağlı olarak çalışan Trafik Sigortası Bilgi Merkezi(TRAMER), bu ihtiyacı ortadan kaldırmıştır.
44 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 313
45 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 319
46 Gökcan, H.T.-Kaymaz, S., Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta-Rücu Davaları Ve Trafik Suçları, Ankara-2006, Sh. 319
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Fatih Karaca'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
06-03-2007 - 12:18
(2605 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 18 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 15 okuyucu (83%) makaleyi yararlı bulurken, 3 okuyucu (17%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
66872
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 19 dakika 53 saniye önce.
* Ortalama Günde 25,67 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 34243, Kelime Sayısı : 4070, Boyut : 33,44 Kb.
* 7 kez yazdırıldı.
* 2 kez arkadaşa gönderildi.
* 21 kez indirildi.
* 34 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 529
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,08302498 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.