Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Kredi Kartıyla Yapılan Ödemelerde Kart Sahibi Tüketicinin Korunması

Yazan : Yeşim Altıparmak [Yazarla İletişim]

Birinci Bölüm
§ 1. GENEL BİLGİ VE TANIMLAR
Kredi kartı, kart çıkaran kuruluş ve kart hamili arasında yapılan kredi kartı sözleşmesi sonucu, yetkili kart hamiline belirli işyerlerinden, nakit ödemeksizin, mal alma ve hizmetlerden yararlanma imkanı sağlayan ödeme aracıdır.
Kredi kartı batılı ülkelerde plastik para olarak bilinir.
Kredi kartının hukuki mahiyeti konusunda doktrinde görüş birliği bulunmamaktadır. Bir görüşe göre, kredi kartı ilişkisi banka müşterisi ile mağaza veya mağaza sahibi arasında, BK 457-462 maddeleri arasında düzenlenen havaledir .
Bir diğer görüşe göre, kredi kartı en geniş anlamıyla mallardan veya hizmetlerden tüketicinin nakit ödemeden yararlanmasını sağlayan bir nevi kimliktir . Doktrinde kredi kartının senet niteliğinde olduğunu düşünen yazarlarımız da vardır .
Kredi kartı kıymetli evrak niteliğinde değildir . Kıymetli evrak hukukunda bir senedin kıymetli evrak sayılabilmesi için; bir alacak hakkını gösteren borç senedi senet olması gerekir (TTK md. 557). Kredi kartının, kıymetli evrak niteliğinde olmamasının nedeni de; kredi kartı üzerindeki irade beyanının bir ortaklık hakkını ya ra bir ayni hakkı, hamiline sağlamamasıdır.
Kredi kartının tarihsel gelişimine değinmekte de yarar görüyoruz. Kredi kartı ilk olarak 19.yy sonlarında ABD’de kullanılmaya başlanmıştır. Piyasaya arz edilen ilk kredi kartı 1894 yılında Hotel Credit Company tarafından çıkarılmıştır. Ve sadece turizm alanıyla sınırlı olarak kullanılmıştır. Bazı yazarlara göre ilk gerçek anlamda kredi kartı Western Union tarafından 1914 yılında sadece seçkin müşterilerin hizmetine sunulan kredi kartıdır . Kullanım alanı ve bölgesi sınırlı olmayan ilk kredi kartı 1950 yılında Frank Mc Namara tarafından geliştirilen Diners Club kartıdır. Diners Club Kart, 1977 yılından itibaren gelişip dünyaya yayılmıştır. İlk uluslararası niteliğe sahip kredi kartı 1958 yılında Amexco tarafından American Express adıyla çıkarılmıştır.
Avrupa’da kredi kartı kullanımı 1970’li yıllardan sonra yaygınlaşmıştır.
Ülkemizde ilk olarak kredi kartı uygulaması Koç grubuna bağlı Servis Turistik AŞ tarafından piyasaya sunulan Diners Club kartla başlamıştır. Daha sonra Türk Express Havacılık ve Turizm LTD şirketi, American Express kredi kartıyla piyasaya girmiştir.
Sonrasında 1975 yılında İnterbank Grubuna bağlı olarak Master Card ve Access kredi kartları piyasaya girmiştir.1980 yılından başlayarak bankalar kredi kartı uygulamasının piyasada gördüğü ilgi ve kârlılık nedeniyle, kredi kartı uygulamasına geçmişlerdir . Ve kredi kartı 1980’li yıllardan sonra ülkemizde büyük bir hızla yayılmaya başlamıştır. Bugün ulaşılan noktada artık hemen hemen herkes en az bir kredi kartına sahip hale gelmiştir .
Doktrinde kredi kartlarının kredi sağlayıp sağlamayacağı konusunda tartışmalar bulunmaktaydı.
Bir görüşe göre kredi kartının kredi niteliği bulunmamaktadır . Buna karşılık bazı yazarlar da kredi kartının kredi niteliğinin bulunduğunu, diğer şartlar da varsa tüketici kredisi sayılabileceğini savunmaktadırlar .
Doktrindeki tüm bu tartışmalar 4077 sayılı TKHK’da değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı kanunun 16. maddesi ile 4077 sayılı TKHK 10/A maddesinin eklenmesiyle son bulmuştur. Bu madde ile kredi kartı uygulaması neticesinde mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan krediler TKHK madde 10 hükümlerine tabi tutulmuştur. Yani kredi kartları tüketici kredisi olarak kabul edilmiştir.
4077 sayılı TKHK madde 10’da tüketici kredisi sözleşmesi unsurlarından sayılan; “tüketici kredisi tutarı (10/a), faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı (10/b), kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar (10/h), kredinin yabancı para birimi cinsinden kullandırılması durumunda, geri ödemeye ilişkin taksitlerin ve toplam kredi tutarının hesaplanmasında, hangi tarihteki kurumun dikkate alındığına ilişkin şartlar (10/ı)” kredi kartına uygulanmaz. Maddede belirtilen ve bunların dışında kalan tüketici kredisi unsurları kredi kartına da uygulanır.
Konumuzun ilerleyen bölümlerinde kredi kartı sisteminin işleyişine geçmeden önce kredi kartıyla ilgili terimleri kısaca açıklamak gerektiği düşüncesindeyiz .
Alacak belgesi: Kart kullanarak alınmış olan mal veya yararlanılan hizmetin veya yapılan işlemin iptali halinde üye işyerleri tarafından düzenlenip, üye işyeri yetkililerince imzalanan belge.
Banka kartı (Debit card): Cari hesap şeklinde işleyen bir hesaba dayalı olarak ve bu hesap borçlandırılmak suretiyle nakit para çekmede kullanılan bir kart türüdür. Bazı banka kartları EFTPOS (elektronik fon transferi)’ta kullanılabilmektedir. Banka kartları doğrudan kart hamilinin mevduat hesabına bağlıdır. Bu hesaba şifre aracılığıyla ulaşılarak, ATM ve POS’tan mal ve hizmet alma, para çekme ve sunulan diğer bankacılık hizmetlerini yerine getirmek amacıyla müşterilere verilen karttır.
İmprinter: İşyerinde kredi kartı kabul edilerek ve kredi kartının önyüzündeki kabartma bilgileri satış belgesi üzerine geçiren mekanik cihazdır.
Kart çıkaran kuruluş (ıssuer): Sahip olduğu lisansa istinaden kart düzenleyip veren bankalar ve diğer kuruluşlardır.
Kartlı sistem kuruluşu: Kredi kartı veya banka kartı sistemini kuran ve bu sisteme göre kart çıkarma veya kart kabulü konusunda üye işyeri anlaşması yapma yetkisi veren kuruluşlardır.
Kredi kartı: Mülkiyeti bir banka ya da finansal bir kuruma ait olmak üzere bankanın müşterilerine belirli bir kredi limiti dahilinde yurtiçi ve yurtdışı üye işyerlerinden mal alma ve hizmetten yararlanma ile nakit ödeme birimleri veya otomatik para ödeme makinelerinden nakit çekimlerde kullanılması için verilen karttır.
Nakit ödeme belgesi: Kredi kartı hamiline yapılan nakit ödemelerde düzenlenip kart hamilinin kimliğinin bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici belirlendiği haller dışında kart hamili tarafından imzalanan belgedir.
Otomatik vezne makinesi (ATM cihazları): Kart hamillerinin banka ve kredi kartı aracılığıyla mevduat ve kredi kartı hesaplarına şifre aracılığıyla ulaşmalarını ve sunulan banka hizmetlerini kullanmalarını sağlayan elektronik cihazlardır.
POS cihazı: İşyerlerinin kredi kartı ve banka kartı kabul ederken kullandığı elektronik cihazdır. Bu cihaz, kartın arka yüzündeki manyetik şerit bilgilerini elektronik olarak okur ve elektronik olarak yetki alıp işlemi tamamlar.
Provizyon (otorizasyon): Kartın limitinin müsait olup olmadığı, kartın kayıp veya çalıntı kaydının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla telefon ve/veya elektronik olarak yapılan işlemdir. İmprinter ile yapılan işlemlerde işyeri, bankanın kredi kartı provizyon merkezini arayarak kart numarasını verip işlem için onay ister. POS ve ATM cihazlarında ise provizyon kartın cihazdan geçirilmesiyle online olarak alınır.
Harcama belgesi: Kartla yapılan işlemlerle ilgili olarak üye işyeri tarafından düzenlenen, kart hamilinin işlemden doğan borcunu ve diğer bilgileri gösteren ve kart hamilinin kimliğinin bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemle belirlendiği haller dışında, kart hamili tarafından imzalanan belgedir. Kart hamili tarafından imzalanan harcama belgesi, kart çıkaran kuruluşa harcama tutarının ödenmesi konusunda talimat niteliğindedir. Bu talimat harcama belgesindeki tutarın kart çıkaran kuruluş tarafından üye işyerine ödenmesi hususundadır. Bu talimat sonucunda kart çıkaran kuruluş, üye işyerine kart hamilinin yaptığı harcama bedelini öder. Kart çıkaran kuruluş bunu daha sonra kart hamilinden talep eder. Uyuşmazlık halinde bu belgeye dayanarak POS işlemi ispat edilebilir.
Şifre (pin): Banka ve kredi kartlarından kart hamilinin hesabına ulaşmasını sağlayan numerik değerlerdir. Kişiseldir. Kartın gerçek kart hamili tarafından kullanılıp kullanılmadığını belirler.
Üye işyeri: Kart çıkaran kuruluş ile yaptığı sözleşme çerçevesinde banka kartı veya kredi kartı hamiline mal satma veya hizmet sunmayı kabul eden gerçek veya tüzel kişidir.
Üye işyeri anlaşması yapan kuruluş (acquirer): Kart kabulünü sağlamak amacıyla işyerleriyle anlaşma yapan bankalar ve diğer kuruluşlardır.
Son ödeme tarihi: Kart hamilinin dönem borcunu veya ödemesi gereken asgari tutarı temerrüde düşmeden ödeyebileceği son gündür.
Dönem borcu: Hesap kesim tarihine kadar oluşan borç ve alacak kayıtlarının bakiyesi ile önceki hesap bakiyesinin toplamıdır.
Asgari tutar: Dönem borcunun ödenmesi gereken en az tutardır.
Bildirim, talep, şikayet, itirazlar: Kart hamilinin yazılı olarak elektronik ortamda veya telefonla yapacağı bildirim, talep, şikayet ve itirazlardır.
§ 2. KART SAHİBİ TANIMI
Kart hamilinin tanımı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda tanımlan-mıştır.
“Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu madde 3, bent j’ye göre;
Kart hamili, banka kartı veya kredi kartı hizmetlerinden yararlanan gerçek veya tüzel kişidir.”
Kart hamili kanunda yapılan tanımdan da anlaşıldığı üzere, banka ve kart çıkarmaya yetkili kuruluş ile yaptıkları sözleşme dahilinde tarafına kart verilen kişidir. TKHK madde 10/A’daki düzenlemelerden yararlanabilmesi için kart hamilinin tüketici olması gerekmektedir . Kart hamili, gerçek ya da tüzel kişi olabilir. Tüzel kişilerin kartlarıyla işlem yapabilmeleri ancak organları sayesinde söz konusu olur . Bu kartın da organ adına düzenlenmesi gerekir.
Kredi kartı sözleşmesi yapılırken kural olarak kişinin tam ehliyetli olması gerekir . Sınırlı ehliyetsizlerin kredi kartı sözleşmesi yapabilmeleri için kanuni temsilcinin onayı gerekir (TMK md.16/1).
Vesayet altında bulunan kişilerin kredi kartı sözleşmeleri yapabilmeleri için, sözleşme yapmadan önce vasisinin TMK madde 405 fıkra 4 gereğince sulh mahkemesinden izin alması gerekir. Kendisine yasal danışman atanan kişilerin, kredi kartı sözleşmesi yapabilmeleri için yasal danışmanından onay alması gerekir.
Tüketici, TKHK’da tanımlandığı üzere bir mal veya hizmeti ticari olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişidir.(TKHK md. 3)
Tabii ki tüketici sıfatıyla olmaksızın, yani ticari veya mesleki amaçlarla kredi kartının kullanılması mümkündür. Bu durumda kart hamili kelimesinin kullanılması yeterlidir . Kart hamilinin, kredi kartını tüketici sıfatıyla kullanması durumunda, kart hamili tüketici kelimesi kullanılabilir. Kredi kartının bu şekilde kullanımı TKHK kapsamı dışındadır.
Bizim çalışmamızın kapsamına tüketici sıfatına sahip kart hamili girmektedir. Bu nedenle yukarıda, kanunda yer alan tanımını verdiğimiz, tüketici kavramını kısaca ele almak istiyoruz.
Kanundaki tanımdan da anlaşıldığı gibi tüketici sıfatına sahip olmak için, gerçek ya da tüzel kişi, ticari veya mesleki olmayan bir amaçla hareket etmiş olmalıdır. Ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişi, yani tacir, gerçek kişi ise, işlem yapıldığı anda bunun ticari işletmesine ait olmadığını karşı tarafa bildirmişse veya somut olayın özellikleri işin ticari sayılmasına engelse, tüketici olabilir. Ancak tüzel kişi tacirin ticari şirket adına yaptığı her işlem ticari sayılır . Ticaret şirketlerinin de, ticari amaçlı olmayan, özel amaçlı işlemleri olabilir. Ancak Yargıtay ticaret şirketlerinin ticari olmayan özel amaçlı işlerinin TKHK kapsamında olmadığı düşüncesindedir . Yargıtay’ın bu konuda aksi kararları da azınlıkta olsa da bulunmaktadır .
Ek kart hususuna değinecek olursak; banka, asıl kart hamilinin talimatıyla ek kart vermektedir. Ek kart hamili, kredi kartı hamilinin hesabından harcama yapmakta, kart hamili bu harcamalardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu kabul etmektedir.
Ek kart hamili ise sadece kendi harcamalarından sorumludur . Yargıtay bir kararında; “hesap sahibi ile ek kart sahibi arasıdaki sözleşme kendine özgü isimsiz bir akittir ve 10 yıllık zaman aşımına tabidir” sonucuna varmıştır .
§ 3. KREDİ KARTININ İŞLEYİŞİ
Kredi kartı değişik birçok açıdan sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırmanın kart hamiline sunulan edime, sisteme katılanların sayısına, gördüğü işlevin önemine, sözleşmesel sorumluluğun sujesine, kredi kartı çıkaran kuruluşun gelir kaynağına göre yapılması mümkündür .
Konumuz açısından sadece sisteme katılanların sayısına göre yapılan sınıflandırmaya kısaca değinmek istiyoruz. Bu sınıflandırmada “iki taraflı sistem” ve “üç taraflı sistem” olmak üzere iki grup bulunmaktadır .
Kredi kartının tarihsel gelişimi içinde ilk önce ortaya çıkan sistem iki taraflı sistemdir. Kart çıkaran kuruluşun sadece kendi müşterilerine kart vererek yalnızca kendi işyerlerinde nakit ödemeden mal ve hizmet alma olanağı sunan sistem iki taraflı sistem olarak anılmaktadır.
Bu sistemde kartı çıkaran kuruluş ile malı satan ve hizmeti sunan satıcı/sağlayıcı aynı kişi olmaktadır. Bu sisteme örnek olarak Çarşı mağazası kartını verebiliriz.
İki taraflı sistemde, mağazadan alış-veriş yapan kart hamilinin harcama bedelini ödememe rizikosu mevcuttur. Kart çıkaran kuruluş ve satıcı/sağlayıcı aynı kişi olduğundan, harcama tutarının tahsili için başvurulacak yegane kişi kart hamilidir.
Öğretide basit kart, tacir kartı, satıcı kredi kartı, işletmeye özgü kart olarak nitelendirilen bu kart, bir görüşe göre gerçek anlamda kredi kartı niteliğine sahip değildir .
Üç taraflı sistem ise günümüzden yaklaşık 45 ila 50 yıl önce ortaya çıkmıştır ve pek de uzak olmayan bir geçmişe sahiptir. Üç taraflı sistemde kartı çıkaran kuruluş, kart hamili ve malı satan veya hizmeti sağlayan işletme bulunmaktadır . Bu sistemde banka veya finansman şirketi (kart çıkaran kuruluş) kart hamiline kendi çıkardığı kredi kartını vermekte ve müşteri ya kredi kurumunun anlaşmalı olduğu işyerinden bu kartla alış veriş yapmakta ya da bu kartla nakit para çekebilmekte ve bu meblağı daha sonradan kart çıkaran kuruma ödemektedir .
Üçlü sistemde kart çıkaran kurum, müşteri tarafından kartla yapılan alış veriş bedellerini iş yerine ödemeyi taahhüt ederek, yukarıda bahsettiğimiz iki taraflı sistemdeki ödememe rizikosunu üstüne almaktadır . Bu sistemdeki kredi kartlarına örnek olarak Visa, Diners Club, American Express’i verebiliriz.
Bu sistemin işleyişine gelelim. Kart çıkaran kuruluş, üye işyerlerine, kart hamilinin, kendisine verilen kartı kullanabilmesi için gerekli teknik alt yapı hizmetlerini (POS veya imprinter cihazlarını) sağlamalıdır.
Üye işyeri sattığı mal veya sunduğu hizmet karşılığında nakit para almayarak, kart hamilinin verdiği kredi kartını imprinter veya POS cihazından geçirir.
İmprinterin kullanıldığı durumlarda, kredi kartının üzerinde basılı olan kart hamilinin adı ve soyadı, kart numarası ve kartın geçerlilik süresi gibi bilgiler, harcama belgesinin (slip) üzerine aktarılmaktadır. Harcama belgesi en az 3 nüsha olmaktadır. Borçlanılan tutar yetkili kişi tarafından yazılmaktadır ve kart hamili bu nüshaların en üstüne imza atıp, altta kalan nüshalardan birini alır. Diğer nüshalardan biri üye işyerinde kalır. Diğer nüsha da kart çıkaran kuruluşa ibraz edilerek kart hamilinin yaptığı harcama bedeli tahsil edilir. Kredi veren kuruluş da kart hamilinin yapmış olduğu tüm harcamaları hesap dönemi sonunda (genelde 15 günlük veya bir aylık dönemler) hesap özeti göndererek talep eder.
POS cihazının kullanıldığı durumlarda, kart hamiline veya üye işyerine ait bilgiler ve harcama tutarı iki nüsha olarak makineden otomatik olarak çıkmaktadır. POS cihazı bağlantıyı telefonla kurmaktadır. POS cihazının, gelişmiş türlerinde telefon olmaksızın bağlantı kurulabilmektedir Ayrıca kartın geçerli olup olmadığı ve limitin aşılıp aşılmadığı otomatik olarak kontrol edilmektedir. Kart hamili nüshalardan birine imza atar ve bu üye işyerinde kalır. Diğeri kart hamiline verilir. Üye işyeri kart hamilinin imzasını içeren nüshayı kredi veren kuruma ibraz ederek yapılan harcamanın bedelini alır. Kredi kartı veren kuruluş da kart hamilinin yapmış olduğu tüm harcamaları hesap dönemi sonunda (genelde 15 günlük veya bir aylık dönemler) hesap özeti göndererek talep eder.
EFTPOS sisteminin işleyişine de kısaca değinmekte yarar görüyoruz. EFTPOS, satış noktasında elektronik fon transferi anlamına gelmektedir. İlk defa 1974 yılında ABD’de büyük petrol şirketleri tarafından kullanılmaya başlayan EFTPOS sistemleri büyük mağaza, otel, benzin istasyonları gibi yerlere de yerleşmiştir. EFTPOS sistemi, ülkemizde 1992 yılında kullanılmaya başlanmıştır. EFTPOS sisteminde, kural olarak banka kartları kullanılmaktadır. Banka kartı, bankaların müşterilerine kendileri tarafından belirlenen şifreyi kullanarak mevduatlarından para çekmeleri ve diğer işlemleri yapmaları için verdiği plastik karttır .
Kart hamili, yaptığı alışveriş tutarını üye işyerine, kart çıkaran kuruluşla yaptığı sözleşme sonucu plastik kartla nakit kullanmaksızın elektronik yolla öder. Bu yolla yapılan elektronik ödemelerde müşterilerin kendi banka hesabından satıcının banka hesabına para aktarılması şeklinde gerçekleştirilir .
EFTPOS’la yapılan ödemeler, POS cihazından kredi kartıyla yapılan ödemelerden farklıdır. Çünkü burada, yukarıda da belirttiğimiz gibi banka kartları POS cihazından geçirilmektedir ve kart hamilinin mevduat hesabındaki para satıcının hesabına aktarılmaktadır. Yani kart hamili adına bir kredilendirme söz konusu değildir.
Kredi kartları fiziki olarak işyerlerine götürülmeksizin de telefonla siparişte, düzenli olarak yapılan ödemelerde mail order şeklinde ve internetten alışverişte kart numarası sisteme girilerek kullanılabilmektedir. İlerleyen bölümlerde bu konuları da açıklayacağız.


§ 4. KREDİ KARTIYLA YAPILAN ÖDEMELER
A. Maddi Kullanım
Maddi kullanım, kredi kartının kart hamili tarafından, üye işyerlerinde fiziki olarak kullanılmasıdır.
Kredi kartı, mal ve hizmet satın alma amacıyla işyerlerinde imprinter adı verilen cihazlar ve POS adı verilen makinelerde, kullanılabilmektedir.
Bu başlık altında, kredi kartının maddi (fiziki) kullanımını inceleyeceğiz. Maddi olmayan kullanımı, yani telefonla sipariş ve internette kullanımı ilerleyen bölümlerde ele alacağız.
Kredi kartıyla ödeme yapılabilmesi için bankalar güvendikleri ve taahhütlerine sadık işyerleri ile üye işyeri anlaşması yaparak bunlara POS cihazı ya da imprinter cihazını kurmaktadırlar. Kart hamili ödemesini kredi kartıyla yapacaksa kartı satıcıya vermekte, şayet ilgili işyerinde POS cihazı varsa kartın cihazın manyetik bantlı kartın geçirileceği noktasından geçirilmesi suretiyle yapılmaktadır. Söz konusu işyerinde imprinter varsa bu takdirde harcama belgesi denilen slibi ve kartı cihazın üzerine yerleştirdikten sonra makinenin kolunu manuel olarak çekerek işlemi gerçekleştirmektedir. Bu işlemden sonra özellikle imprinter kullanılmasından durumunda telefonla otorizasyon alınması gerekmektedir .
Kredi kartıyla yapılan ödemelerde kart sahibi para vermemekte, sadece cihazdan çıkan harcama belgesini imzalamaktadır. Bu harcama belgesi, kart hamili tarafından, kart şirketine, satın aldığı malın bedelinin satıcıya ödenmesi için verilmiş bir ödeme talimatı niteliğindedir .
Harcama belgesine kart hamili tarafından atılan imza, bir icazet olarak yorumlanıp, ödeme işlemine bir yasal dayanak sağlanması mümkündür.



B. Maddi Olmayan Kullanım
Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu madde 20’de imza gerektirmeyen işlemler olarak belirtilen maddi olmayan kullanımın bir örneği olarak, TKHK madde 9/A’da mesafeli sözleşmeler bulunmaktadır.
BKKKK madde 20’ye göre; harcama belgesi düzenlenmeksizin kart hamili tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarasını bildirmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici benzeri başka bir yöntemle işlem yapmak suretiyle kredi kartı kullanılabilir.
TKHK madde 9/A’ya göre, yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşme olarak adlandırılmaktadır.
İnternette kredi kartıyla, ödeme yapabilmek için uygun bir yazılım yeterlidir. Bu yazılım verilerin güvenli bir biçimde transferini gerçekleştirir.
İnternet üzerinden kredi kartıyla yapılan ödemelerde izlenen standart yöntemden kısaca bahsedelim.
Alıcı, satıcının web sayfasında gösterildiği şekilde ve istenildiği sıra ve içerikte olmak üzere kredi kartı bilgilerini yazar. Kendi ortamına erişen bu bilgileri (alıcı) önce kendi bankasına yönlendirir. Bu banka alıcıya kredi kartını vermiş banka ile iletişim kurarak onay ister. Bu iletişim bankalar arası haberleşmede kullanılan network aracılığıyla yürütülür.
Alıcının kredi kartı hesabındaki bakiyenin müsait olması halinde ve kartın kara listeye alınmış olmaması şartı ile bu banka satıcının bankasına onay verir. Sonuç satıcıya iletilir ve sonucun olumlu olduğu hallerde satıcı bir taraftan kendi borcunu ifa etmek üzere harekete geçebileceğini anlamış olur ve aynı zamanda siparişin kabul edildiğini de alıcıya teyit eder.
İnternet üzerinden sürdürülen hukuki ilişkilerde, alışılagelmiş ödeme usullerinde kullanılan yazı, imza vb. gibi fiziki unsurlar kullanılmamaktadır. Ortada ödeme talimatı olarak nitelendirilebilecek hiçbir irade beyanı yoktur. Sadece, satıcı tarafından alıcının kredi kartı hesabının bulunduğu bankaya verilmiş bir talimat bulunmaktadır. Bu talimat da borçlunun gıyabında yapılmaktadır. Ancak sistemin yürüyebilmesi için, satıcının bu talimatı bankaya, alıncın kendisine verdiği yetkiyle verdiğini kabul eden bir görüş bulunmaktadır.
Alıcı satıcının web sayfasında istenen kredi kartı bilgilerini yazmakla, borcunu kredi kartı kullanarak ödeyeceğini beyan etmekte ve bunun gerçekleşebilmesi için de bu bilgilerin satıcı tarafından satış bedelinin tahsili amacı ile bankasına iletileceğini bilmekte ve dolayısıyla bu sonucu isteyerek ve kabul ederek davranmış olmaktadır.
Nitekim internette, kart hamili ve satıcı/sağlayıcı arasında sözleşme, yukarıda bahsettiğimiz gibi akdedildikten sonra harcama bedeli, satıcı/sağlayıcıya kart çıkaran kuruluşça, elektronik ortamda ödenmektedir. Daha sonra kartı çıkaran kuruluş, hesap özeti göndermek suretiyle, harcama bedelini, kart hamilinden talep eder.
İnternette yapılan ödemelerde en büyük sorunlardan birine değinecek olursak; bu da güvenliktir. Bu konuya ilerleyen bölümlerde ayrıntılı olarak ele alacağız (§ 6/B). Ancak burada internet üzerindeki ödemelerde güvenliğin sağlanması için geliştirilen protokollerin en önemlilerine kısaca değinmek istiyoruz.
Hackerlar tarafından satıcı ve alıcının bilgisayar ağında kullanılacak olan kredi kartı için, Visa ve Mastercard tarafından özel olarak geliştirilmiş ve en yaygın olarak kullanılan SET (Güvenlik Elektronik işlem) ödeme protokolüdür .
SET’i kısaca açıklayacak olursak Mastercard ve Visa’nın Netscape ve IBM ile işbirliği yaparak, internette kredi kartı işlemleri için geliştirilmiştir .
İnternet üzerindeki ödemelerde kart hamili ile onun iletilerini doğrulamak için ileri kodlama tekniklerini kullanarak işlemi gerçekleştiren PC bazlı bir genel güvenlik standart protokolüdür .
SET’te bütün işlemler şifrelenmiştir ve datalar değişimden korunmaktadır . SET ile mesaj bütünlüğü, bütün finansal bilgilerin doğrulanması ve hassas bilgilerin şifrelenmesi sağlanmaktadır .
İnternet üzerindeki güvenlik alış verişi sağlayabilmek için geliştirilen bir diğer protokol SSL’dir. SSL (Secure Sockets Layer), 1995 yılında Netscape Communications tarafından geliştirilmiştir . SSL hem Private Key (gizli anahtar) hem de Public Key (açık anahtar) kullanarak şifreleme yapar. Protokolün buradaki anlamı bilgisayarların birbirleriyle haberleşirken kullanacakları bir dizi kuraldır. SSL’de satıcı yetkili bir otoriteden geçerli bir dijital sertifika edindiğinden kart hamili tüketici sertifikalı satıcıyı ayırt edebilmektedir. SET’in şifreleme ve deşifrelemesi SSL’e göre çok daha karmaşıktır ve SSL’e göre daha güvenli bir protokoldür. SET’in kurulumu da SSL’e göre daha zordur.


İkinci Bölüm
KART SAHİBİ TÜKETİCİNİN KORUNMASI

Kredi kartıyla yapılan ödemelerde kart hamili tüketiciyi koruyucu hükümler TKHK ve Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda yer almaktadır.
Bizim çalışmamız tüketicinin kredi kartıyla yaptığı ödemeleri kapsadığı için, TKHK ve Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun sadece kredi kartıyla yapılan ödemelerde tüketiciyi koruyan hükümlerini ele alacağız.
§ 5. TÜKETİCİNİN KREDİ KARTIYLA YAPILAN ÖDEMELERDE
KART ÇIKARAN KURUMA KARŞI KORUNMASI
A. Maddi Kullanım
I.Kredi Kartı Sözleşmesinin Şekli
Kart çıkaran kurum ve kart hamili arasındaki sözleşmenin yazılı yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının kart hamiline verilmesi TKHK’da madde 10 ve BKKKK’da açıkça zorunlu kılınmıştır. TKHK madde 10’un birinci fıkrası ve BKKKK madde 24’te göre; sözleşmenin bir nüshasının kart hamiline verilmesinin zorunlu kılınmasıyla kart hamili tüketici, sözleşmenin imzalanması sırasında boş bırakılan bölümlerin kart çıkaran kuruluş tarafından doldurulması riskine karşı korunmaktadır . Kredi kartı sözleşmesinin yazılı yapılması zorunluluğu bir geçerlilik şartıdır .
Uygulamada akdedilen kredi kartı sözleşmeleri; kart çıkaran kuruluş tarafından Genel İşlem Şartları şeklinde matbu olarak önceden hazırlanmakta ve kredi kartı almak isteyen kişinin imzasına sunulmaktadır.
GİŞ’ler TKHK madde 6’da düzenlenmektedir. GİŞ’in tanımına değinecek olursak; taraflardan birinin, ileride kurulacak bir sözleşmeye dahil edilmek üzere, henüz daha sözleşme kurulmadan önceki aşamada, sözleşmenin içeriğini tek başına belirleyip ve bunu bir düzenlemeye bağladıktan sonra bu içerik üzerine hiçbir etkisi olmayan diğer tarafa sunduğu kayıt ve koşullardır . Tanımda da belirttiğimiz gibi GİŞ’lerde tüketicinin bu hükümlerin içeriğine pazarlık suretiyle müdahale etmesi neredeyse imkansız olduğundan bu müdahaleyi hakimin gerçekleştirmesi ve bozulan dengeyi sağlaması gerekir .
BKKKK’nda taraflar arasındaki sözleşmenin güçlü olan lehine düzenlenmesinin engellenmesi için madde 24’te bir düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre: sözleşmenin şekil ve içeriğinde yer alması gereken asgari hususlar kurul (Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu) tarafından belirlenir. Böylece sözleşmenin şekil ve içeriğinde yeralması gereken asgari hususların belirlenmesi kart çıkaran kuruluşun inisiyatifine bırakılmıştır. BDDK tarafından kart hamili lehine düzenlenmesi öngörülmüştür.
TKHK’nun 6. md.’si, 6. fıkrasında ve yine BKKKK’nun 24. md.’sin birinci fıkrasında birbirine paralel düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlara göre; kredi kartı sözleşmeleri en az 12 punto büyüklüğünde ve koyu siyah harflerle yazılmalıdır. Bu şekilde sözleşmenin okunmasının kolaylaştırılması ve tüketici tarafından sözleşme hükümlerinin gözden kaçırılma riskinin yok edilmesi amaçlanmıştır.
Uygulamada sözleşme imzalanmadan, hatta bir talep söz konusu olmadan, bankaların tüketici adresine kredi kartı gönderdiği görülmektedir. Bu konuda BKKKK’nda bir düzenleme bulunmaktadır. Bu Kanunun 8. maddesine göre; kart çıkaran kuruluşların talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekilde ve suretle kart veremeyecekleri düzenlenmiştir. Yazılı sözleşme veya bir talep olmadan bankaların tüketici adresine kredi kartı göndermesi durumunda, yazılı bir kredi kartı sözleşmesi bulunmadığından tüketici herhangi bir yükümlülük altına girmeyecek; kendisinden herhangi bir ücret istenmeyecek, hatta tüketicinin kredi kartını iade yükümlülüğü dahi bulunmayacaktır . Buna karşılık tüketicinin kredi kartını kullanması halinde banka yapılan harcamaları üye işyerine ödeme yükümlülüğü altına girecek, kart hamiline ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre rücu edebilecektir .
Kredi kartı sisteminin işlemesi kart hamilinin aydınlatılması, haklarını ve yükümlülüklerini tam olarak öğrenmesi ile mümkündür. Bunu sağlayacak olan da, kartı kullanıcılarına sunan, kart çıkaran kuruluşlardır.
Kart çıkaran kuruluşlar, kart hamillerinin kartı kullanmaları için gereken hizmeti sağlamalılardır. Bu kapsamda, BKKKK’nun 8. md.’sinin dördüncü fıkrasında, kartın verilmesiyle kartın kullanım şekli, kartın kullanım sınırı, kartın kullanımından doğan borçların ödeme şartları ve usulü, sorumluluk halleri ve hesap özetinin öğrenilmesi yöntemi hususlarında kart hamilinin bilgilendirilmesi konusunda kart çıkaran kuruluşlar yükümlü kılınmıştır.
Ayrıca aynı fıkraya göre kart ile yapılan işlemlerin kayıtlarının düzenli olarak tutulması ve talep halinde ayrıntıları ile kart hamiline bildirilmesi konusunda önemli bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre; yurtiçinde 30 gün, yurtdışında 60 gün içerisinde kart hamilinin talebi halinde, gerçekleştirilmiş işlem kayıtları kart çıkaran kuruluş tarafından işlemin mahiyetine uygun bir sürede kart hamiline bildirilir.
Kredi kartının bilinçli ve amacına uygun olarak ehil ellerde kullanılabilmelerini teminen, kart çıkaran kuruluş BKKKK’nun 8. md.’sinin altıncı fıkrasına göre; düzenlediği kredi kartının asıl kart hamiline teslim edilmesini sağlamakla ve reşit olmayan ek kart hamili adına düzenlenen kredi kartının asıl kart hamiline teslimini sağlamakla yükümlü kılınmıştır. Kart çıkaran kuruluşun düzenleyerek gönderdiği kredi kartının kart hamili yerine yetkisiz kişilerin eline geçmesi konusunda önlem alması özen borcu gereğidir.
Yargıtay bir kararında ; PTT dağıtım görevlisinin banka tarafından iadeli taahhütlü olarak gönderilen kredi kartını kart hamili dışında ilgisiz bir kişiye teslim etmesi nedeniyle bankanın uğradığı zarardan, PTT’ı sorumlu tutmuştur. Fakat “davacı bankanın da basiretli bir tacir gibi hareket edip kredi kartını bizzat ilgilisine ulaştırmak için daha sağlıklı önlemler alması gerektiği” gerekçesiyle bankanın da BK md. 44’e göre ortak kusuru bulunduğuna hükmetmiştir.
Ek kart sahibinin reşit olmaması halinde genel velayet ve vesayet kuralları gereğince kredi kartının asıl kart hamiline teslim edilmesiyle kartın kontrollü kullanılması amaçlanmıştır .
II.Kredi Kartı Sözleşmesinin İçeriği
Kredi kartı sözleşmesinin içeriğinde bulunması gereken hususlar TKHK’un 10. maddesinin ikinci fıkrasına göre; kredi kartı sözleşmelerinde, faizin hesaplandığı yıllık oran, ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı, istenecek teminatlar, borçlunun temerrüde düşmesinin sonuçlarıdır.
BKKKK’nun 26. maddesinin son fıkrası uyarınca, TKHK’nun 10. md.’sinin ikinci fıkrasının f bendi kredi kartı için uygulanmadığından, gecikme faiz oranı bu maddede belirtilmiş olmasına rağmen kredi kartı sözleşmelerinde yer almaz.
TKHK md. 10/A, fıkra 2’ye göre, kredi veren tarafından tüketiciye gönderilen hesap özetleri, TKHK md. 10, fıkra 2, bent d’de öngörülen ödeme planı hükmündedir. Bu durumda muacceliyet için ihbar gerekmemekte ya da dönemsel hesap özetleri ihbar yerine geçmiş olmaktadır .
Dönemsel hesap özetinde yer alan asgari tutar, BKKKK madde 24’e göre, dönem borcunun % 20’sinden aşağı olamaz. Bu asgari ödeme tutarının vadesinde ödenmemesi halinde, kart hamili ödenmeyen tutar için gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamaz. Bu düzenleme hem BKKKK’nda hem de TKHK’da yer almaktadır (BKKKK md. 24; TKHK md. 10/A).
Ayrıca BKKKK madde 8’e göre; kart hamilinin asgari tutarını son ödeme tarihini takip eden 3 ay içinde ödememesi durumunda, kart çıkaran kuruluş kart hamiline bildirim yapar. Bildirimden itibaren bir aylık süre içerisinde, bu tutarın ödenmemesi ya da kredi kartı kullanımından dolayı adi cezaların uygulanması halinde, ilgili kart çıkaran kuruluşça kart hamiline verilen tüm kredi kartları iptal edilir. Kredi kartının iptali ile birlikte borcun tamamı ödeninceye kadar kart hamili adına yeni kredi kartı düzenlenemez. Bu düzenleme asıl olarak kart çıkaran kuruluşu koruyucu bir düzenlemedir. Kart çıkaran kuruluş kart hamilinin ödeme gücünü aşan miktarlarda alış veriş yapmasını engellemek için kredi kartını iptal edebilmekte ve yeni kredi kartı düzenlememektedir. Böylece kart çıkaran kuruluş kart hamilinin harcamalarını üye işyerine ödedikten sonra kart hamilinden bu bedeli tahsil edememe risikosundan kurtulmaktadır. Ancak burada bir anlamda kart hamili kredi kartı kullanma hakkı elinden alınmakla korunmaktadır. Kredi kartı kullanarak alış veriş yapamamakta ve bilinçsiz harcamalardan uzak tutulmaktadır.
Ülkemizde kredi kartı kullanımıyla ilgili önemli sorunlardan biri de kart kullanıcılarının şikayet ve itirazlarını bildirecek bir mercii bulamamalarıydı. BKKKK ile itirazın yeri, şekli ve mercii konusunda açık ve ayrıntılı bir düzenleme getiren 11. madde, 4077 sayılı TKHK’da getirilen düzenlemelere paralel bir uygulama benimseyerek kart hamili tüketiciyi koruyucu hükümler getirmiştir.
Bu maddeye göre; kredi kartıyla yapılan işlemlere ilişkin itiraz süresi, kartın son ödeme tarihinden itibaren10 gündür. Kredi kartı hamili yapacağı başvuruda, hesap özetinin hangi unsurlarına itiraz ettiğini gerekçesiyle belirtmek zorundadır.
Kart çıkaran kuruluşlar, kart hamillerinin kart kullanımı ile ilgili yapacakları şikayet ve itiraz başvurularını, başvuru tarihinden itibaren 20 gün içinde, hamilin başvurduğu yöntemi kullanarak ve gerekçeli bir şekilde cevaplandırmak zorundadırlar. Süresi içinde hesap özetine itiraz edilmezse, hesap özeti kesinleşir. Ancak bu, genel hükümlere göre açılabilecek dava hakkını ortadan kaldırmaz.
Ayrıca kart çıkaran kuruluşlar, kart ve ek kart hamillerinin şikayet ve itirazlarının ilgili birimlerine kolaylıkla ulaşmasını sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdürler.
BKKKK’nun bu düzenlemesine uyulmaması halinde aynı kanunun 35. maddesi uyarınca adli para cezasına hükmedilir.
TKHK ve BKKKK’ndaki, faiz artırımına ilişkin bu düzenlemeler birbirine paralel ve birbirini tamamlayan düzenlemelerdir.
Faiz artırımı da TKHK’un 10/A maddesinin üçüncü fıkrasında ve BKKKK’nun 25. md.’sinin birinci fıkrasında düzenlenmektedir.
Bu hükümler uyarınca kart çıkaran kuruluş uygulanan faiz oranının arttırılması durumunda, değişiklik yapılan faiz oranını 30 gün önceden kart hamiline bildirmek zorundadır. Kart hamili kendisine yapılan bu bildirimden itibaren 60 gün içerisinde temerrüde düştüğü tüm borcunu ödeyerek kapatması halinde arttırılmış faiz oranından etkilenmeyecektir. Kart hamili bu tarihe kadar tüm borcunu ödeyemez ise; ödenmeyen kısım için yeni faiz oranı uygulanacaktır.
BKKKK madde 25’e göre, kart hamilinin bildirimin ait olduğu döneme ilişkin son ödeme tarihinden sonra kartı kullanmayı sürdürmesi halinde bildirilen değişikliği zımnen onayladığının kabul edilmesi gerekir. Kart hamilinin sözleşmede yapılan değişikliğe ilişkin olarak eksik bir beyanda bulunmaması onun yapılan değişikliği zımnen onayladığı anlamına gelmektedir. Kanaatimizce tüketicinin ödeme aracı olarak kredi kartını kullanmaya devam etmesinin yeni faiz oranını kabul ettiği anlamına gelmediğini BKKKK’nda, tüketici lehine kabul etmek gerekirdi .
Bu düzenlemelerle borcunu ödeyemeyen tüketicilerin intihar etmelerine varacak duruma gelmiş olmaları nedeniyle, hem akdi faiz oranındaki artırımın ancak ileriye etkili artırabileceği hem de gecikme faizine sınırlama getirilmesi yerindedir .
Ayrıca bu hükümler faiz artırımıyla ilgili düzenleme olduğundan, kart çıkaran kuruluş, faizleri bu prosedüre tabi olmaksızın indirebilir .
Faiz artırımı, ilgili hükümlerde belirli bir prosedüre tabi tutulmuş, ancak serbest bırakılmıştır. Kredi kartı sözleşmeleri süresiz olarak akdedilebileceğinden, sözleşmede yer alan akdi faiz oranının ilelebet uygulanmasını beklemek tabi ki mümkün değildir . Ancak faiz artırımı makul oranda olmalıdır .
Buna karşılık, tüketicinin de artırılan bu faiz oranlarıyla kredi kullanmak istememesi normaldir. Önceden hangi oranda artırılacağı belirlenmeyen faiz oranı, artırımdan sonra tüketici için ağır sonuçlar doğurabilir. Bu durumda tüketiciye de, kredi kartını kapatarak, yüksek faizden korunması için makul bir süre tanınması gerekmektedir. TKHK ve BKKKK düzenlemesi ile kart çıkaran kuruluşun faiz artırma hakkı ve tüketicinin de yüksek faizden kaçınma hakkı dengeli bir şekilde düzenlenmiştir .

III. Kredi Kartı Dönem Borcu Ödemelerinde Faizin Hesaplanması
Kredi kartı dönem borcu ödemelerinde faiz hesaplaması hususu, BKKKK’nun 26. maddesinde düzenlenmiştir.
BKKKK’nda, yapılacak kredi kartı sözleşmelerinde özellikle faiz oranına ilişkin müdahaleci bir yaklaşım benimsenmemiş, ancak uygulanacak faiz ödemelerinin yasal olarak belirlenmesi ve tüm kart çıkaran kuruluşlarca aynı koşullara bağlanması zorunlu kılınmıştır.
Kanunun ilgili düzenlemesine göre, kredi kartının bir hesap dönemine ilişkin toplam borç tutarı veya hesap bakiyesi üzerinden, o döneme ilişkin hesap özetinin düzenlendiği hesap kesim tarihinden önceki bir tarih itibariyle faiz yürütülebileceğine dair kayıtlar hükümsüzdür.
Aynı maddeye göre, kart hamilinin ödeme gününde o hesap döneminde yaptığı harcamalara ilişkin toplam borç tutarının tamamını ödeyememesi halinde, kart çıkaran kuruluşça sadece hesap kesim tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olarak kalan bakiye üzerinden faiz talep edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı maddenin 2. fıkrasında belirtildiği üzere; kalan hesap bakiyesine, asgari tutar ve üzerinde ödeme yapılması durumunda akdi faiz, asgari tutarın altında ödeme yapılması halinde ise gecikme faizi uygulanır.
Akdi faiz ve gecikme faizini kısaca açıklamakta yarar görüyoruz. Akdi faiz; tarafların aralarında bir sözleşme çerçevesinde kararlaştırdıkları faizdir. Gecikme faizi ise, borçlunun borcunu yerine getirmekte gecikmesi durumunda ödenmesi gereken faizdir. Kart hamili belirtilen tarihte ödeme yapmayarak mütemerrit duruma düşmektedir ve bunun sonucunda temerrüt faizi işlemeye başlar .
Genel hükümlerde öngörülmüş olmasına rağmen tüketicinin korunması ve uygulamadaki sorunların önüne geçilmesi amacıyla, temerrüt hali de dahil olmak üzere kredi kartlarından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmayacağı maddede belirtilmiştir .
Bileşik faizin tanımına da değinmekte yarar görüyoruz. Bileşik faiz; faizin belirli devrelerde anaparaya eklenerek faize faiz yürütülmesi olarak tanımlanabilir .
Faizin anaparaya eklenerek yeni dönemde faizin bu miktara yürütülmesi kart sahipleri açısından çok ağır bir yük oluşturmaktadır . Zaten bileşik faiz mevzuatımızda da iki istisna dışında yasaklanmıştır. Bileşik faizi yasaklayan hükümler emredicidir ve uyulması zorunludur. Bu hükümlere uyulmaması halinde ilgili madde veya sözleşme batıl kılınabilir. Bankalar tarafından faizin anaparaya eklenmesi birer aylık dönemlerde yapılmaktadır, rahatsız edici nokta budur .
Bileşik faizin yukarıda bahsettiğimiz istisnaları, TTK madde 8, bent f düzenlemesiyle getirilmiştir. Buna göre; “3 aydan aşağı olmamak üzere faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla, borçlu bakımından ticari iş mahiyetine haiz olan karz akitlerinde muteberdir.”.
Genelde bankalar müşterileriyle cari hesap şeklinde sözleşme imzalayarak müşteri adına cari hesap açmaktadırlar. Bu akit tipiyle istisna kapsamına giren kredi kartı sözleşmeleri, bileşik faiz hesaplamasındaki devrelerin birer ay olması nedeniyle istisna kapsamını aşarak emredici hükümlere ayrılık teşkil eder.
Kredi kartı bakiyelerini günü gününe ödeyen kart hamilleri, mal alım tarihleri ile son ödeme tarihleri arasındaki süreçte faizsiz olarak kredilendirilmiş olmakta, ancak kredi kartı bakiyesini tam olarak ödeyemeyen kart hamillerinin yasal sınırlara uymayan bileşik faiz uygulamasıyla karşı karşıya kalma ihtimalleri bulunmaktadır.
IV. Kredi Kartının Hukuka Aykırı Kullanıldığı Durumlar Kart Çıkaran Kuruluşun Yükümlülükleri
Kredi kartının hukuka aykırı kullanılması durumunda kart çıkaran kuruluşun önlemler alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu hususa bu başlık altında değineceğiz.
Kredi kartının, kredi kartı ilişkisi taraflarınca sözleşmeye aykırı olarak ya da yetkisiz üçüncü kişiler tarafından her ne suretle olursa olsun kullanılması, hukuka aykırı, haksız ya da kötü kullanma olarak ifade edilir.
Kredi kartının hukuka aykırı olarak kullanılması kamu düzenini de ilgilendirdiğinden, söz konusu kişiler bakımından ceza hukuku alanında da sonuçlar doğmaktadır.
Kart çıkaran kuruluşa BKKKK madde 8 ile yükümlülük getirilmiştir. Buna göre; kart çıkaran kuruluşlar kartların düzenli ve güvenli kullanımı ile bildirim, talep, şikayet ve itirazlara ilişkin gerekli tedbirleri almaya yönelik sistem kurmak ve kesintisiz olarak açık tutmakla ve kredi kartının kullanılması bir kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa, bu tür bilgilerin gizli kalması amacıyla, gerekli önlemleri almak ve harcama ve alacak belgesinin müşteri nüshası üzerinde ve yazışmalarda kart numarasının açıkça yer almasını engellemekle yükümlüdür.
Kart hamilinin çeşitli nedenlerle elinden çıkan kartını kart çıkaran kuruluşa bildirmesi, bu bildirimi alan kart çıkaran kuruluşun üye işyerini süratle bilgilendirmesi ve kart çıkaran kuruluşun kredi kartıyla yapılan işlemleri kart hamiline bildirmesi ve kart hamilinin bilgisi dışındaki kullanımları saptama olanağına kavuşması ancak 24 saat süren bir bilgilendirme sisteminin bulunmasıyla mümkündür .
Kredi kartı sistemindeki tarafların çıkarlarıyla ilgili olan böyle bir sistemin kurulması ve kesintisiz olarak işletilmesi kart çıkaran kuruluşun özen borcu gereğidir ve yukarıda anılan maddede BKKKK’nda hüküm altına alınmıştır (BKKKK md. 8).
Kart hamilinin elinden çeşitli nedenlerle çıkan kartını kart çıkaran kuruluşa telefonla bildirmesi, bildirimin yapıldığının kanıtlanması açısından riskli olabilir. Bu riski bertaraf etmek için BKKKK md. 32, fıkra 3’te bir düzenleme bulunmaktadır. Bu maddeye göre, BKKKK kapsamında yapılan telefonla bildirime ilişkin ses kayıtları, bildirimden itibaren 1 yıl süreyle saklanır, ihtilaflı olanlar ise, bu süreyle sınırlı olmaksızın ihtilaf sonuçlanıncaya kadar saklanır.
Kart çıkaran kuruluşun sorumluluğunun belirlenmesi gereken bir diğer nokta da, kredi kartının veya kredi kartının kullanılması için gerekli olan kod numarası, şifre veya başka bir yöntem içeren bilgilerin; çalınma ve kaybolma nedeniyle yetkisi olmayan kişilerin ellerine geçmesi ve hukuka aykırı kullanımları söz konusu olabileceği durumlardır. Bu durumlarda kart hamillerinin de sorumluluklarının belirlenmesi önemlidir.
Çalınma veya kaybolma durumu kart çıkaran kuruluşa yapılan bildirimle kesilir. Kart çıkaran kuruluşa bildirim yapılmasından sonra sorumluluk bu kuruluşa geçer. Kart hamilinin sorumluluğu, Avrupa Birliği mevzuatı ve ülke uygulamaları da göz önünde bulundurularak, BKKKK madde 12, fıkra 1’de, kayıp ve çalıntı bildiriminden önceki 24 saat içinde gerçekleşen zararın 150 YTL kadarıyla sınırlı tutulmuştur.
Yargıtay bu kanundan önceki kararlarında, kart hamilinin vakit geçirmeksizin bildirim yapmamış olması, çalınma veya kaybın kart hamilinin kastına veya ağır ihmaline dayanması durumlarında zarardan kart hamilini sorumlu tutmuştur .
Ayrıca kart çıkaran kuruluş, yukarıda bahsettiğimiz 150 YTL miktarla sınırlı sorumluluğa ilişkin tutar için kart hamilinin isteği ve gerekli sigorta primlerinin ödenmesi koşuluyla kartın sigortalanmasını sağlamakla yükümlüdür (BKKKK md. 12).
BKKKK’nda böyle bir hüküm bulunması yerinde olmuştur. Kişilerin bazı koşullar altında karşılaşılacakları, zarar ve masraf sebep olan olayların ekonomik sonuçlarından kendilerini korumak için önceden tedbir alma ihtiyacından doğan sigorta kavramının kredi kartı sistemine de yabancı olmaması gerekirdi.
Kart hamilinin belirli bir tutara kadar olan sorumluluğunun kart çıkaran kuruluş tarafından sigortalanma yükümlülüğü özel sigorta niteliğindedir. Buradan anlaşılacağı üzere kart çıkaran kuruluş, dilediği sigorta kuruluşu ile yapacağı sigorta sözleşmesiyle kart hamiline güvence sağlayacaktır.
V.Kart Çıkaran Kuruluş ve Kart Hamili Arasında Çıkan Uyuşmazlıklarda İspat Yükü
BKKKK’nda kart çıkaran kuruluşa, kart hamilini koruyucu, bir yükümlülük yüklenmiştir. Buna göre; kart hamilleri ile kart çıkaran kuruluşlar arasındaki işlemler nedeniyle oluşabilecek uyuşmazlıklarda, ihtilaf konusu işlemin hatasız bir şekilde kaydedildiği, hesaba intikal ettirildiği ve herhangi bir arıza veya teknik yetersizlik halinin olmadığına dair ispat yükü, BKKKK madde 32, fıkra 2 ile, kart çıkaran kuruluşa yüklenmiştir.
Kart hamilinin, kart çıkaran kuruluşlar arasındaki işlem nedeniyle herhangi bir iddiası bulunduğunda, bunun aksini ispat kart çıkaran kuruluşa düşmektedir.
Bu başlık altında son olarak değineceğimiz husus ayıplı mal ve ayıplı hizmet karşısında tüketicinin korunmasıdır.
VI. Ayıp Karşısında Sorumluluk
TKHK md. 4 ve md. 4/A’da ayıplı mal veya ayıplı hizmet karşısında tüketicinin korunmasına dair düzenlemeler bulunmaktadır. Her iki maddenin de üçüncü fıkralarını konumuzla ilişkileri çerçevesinde inceleyeceğiz.
TKHK’un bu düzenlemelerine göre (md. 4/4/A); ayıplı mal durumunda imalatçı, üretici de dahil olmak üzere, ayıplı mal ve hizmet karşısında satıcı, bayi, acenta, ithalatçı ve 10’uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı mal ve hizmetler ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludurlar. Mal ve hizmetin ayıplı olduğunu bilmemeleri sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
TKHK’nun 10.’uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “kredi verenin tüketici kredisini belirli marka bir mal veya hizmet satın alması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda (bağlı kredi) satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında, teslim veya ifa edilememesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olmaktadır.” denmektedir.
Bu maddelerde kısaca malın üretiminden ve hizmetin en başından başlayarak tüketiciye ulaştırılmasına kadar geçen aşamalarda mala ve hizmete aracılık eden herkes bu hükümlerle tüketiciye karşı sorumlu tutulmuştur . Bu düzenlemelerin tüketici yararına olduğu aşikardır. Burada kredi veren kuruluşun sorumluluğu ilk derecede ve diğerleriyle eşit düzeydedir.
Tüketicinin, satıcının teslim ettiği malın veya sağladığı hizmetin ayıplı olması durumunda seçimlik hakları mevcuttur. Bu seçimlik haklar TKHK madde 4, fıkra 2’de belirtilmiştir. Bunlar; bedelin iade edilmesiyle sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesini isteme, ayıp oranında bedel indirimi isteme, ücretsiz onarım isteme haklarıdır.
Tüketici bu haklardan birini kredi veren kuruma ve diğer müteselsil borçlulara karşı ileri sürebilir. Bu haklardan birinin kredi verene karşı ileri sürülmesi durumunda, kredi verenin ayıplı mal ve hizmetin neden olduğu her türlü zararı nakdi tazminat yükümlülüğü vardır.
Bu maddelerin kredi kartıyla alınan mal ve hizmetlere uygulanma durumuna da değinelim.
TKHK madde 10, fıkra 5, bağlı kredilere uygulanmaktadır. Bu durumda kredi kartının bağlı kredi niteliğine değinmekte yarar görüyoruz.
Bağlı kredinin oluşması için; satışa sunulan ve tedarik edilen mal ve hizmet ile kredi veren tarafından verilen kredi arasında ekonomik bir birlik bulunması ve verilen kredinin bu malın satış bedelini karşılamak için verilmiş olması gerekir .
Kredi kartı uygulamasında, kart çıkaran kuruluş, kart hamiline vereceği kredi kartını sadece anlaşmalı üye işyerlerinde kullanılması halinde nakit ödemeksizin alış veriş yapma olanağı sağlayacağını taahhüt etmektedir.
Kredi kartı vasıtasıyla tüketici kredisi kullanılması durumunda kart çıkaran kuruluş, kart hamiline üye işyerlerinde kullanılmak üzere kredi açmış olacaktır. Böylece üye işyeri tarafından satılan mal ve sağlanan hizmet ile kart çıkaran kuruluş tarafından kart hamiline kullandırılan kredi arasında bağlı kredi unsurları açısından, ekonomik birlik bulunması koşulu oluşmaktadır .
Bu anlattıklarımız bağlamında kredi kartı kullanımı durumunda da bağlı kredi oluştuğunu söyleyebiliriz. Bunun sonucunda da TKHK madde 10 fıkra 5 ve TKHK madde 4 fıkra 3, madde 4/A fıkra 3 kredi kartlarına da uygulanır.
Kanaatimizce, bu şekilde, kredi veren kuruluşun ayıp karşısında diğerleriyle birlikte müteselsil sorumluluğunun kabul edilmesi, kart çıkan kuruluşu üye işyerini seçmede daha özenli davranmaya yöneltebilecektir . Ancak kredi veren kuruluşlar satın alınan belirli mal veya hizmet konusunda uzman olamayacaklarından , bunların ayıp karşısında birinci derecede ve müteselsil sorumlu tutulmalarının ne kadar uygun bir düzenleme olduğu tartışılır.
B. Maddi Olmayan Kullanım
Tüketici ile satıcı yüzyüze gelmeden, tüketicinin mal hakkında, sadece satıcının iletişim araçlarının olanaklarından yararlanarak verdiği bilgilere dayanarak yapılan sözleşmelerde tüketicinin korunması gerekmektedir. Bu korumayı mesafeli sözleşmeler başlıklı TKHK madde 9/A ve Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik sağlamaktadır.
Mesafeli sözleşmenin tanımı TKHK madde 9/A, fıkra 1’de yapılmaktadır. Buna göre; mesafeli sözleşmeler; yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmelerdir.
TKHK’daki tanımdan da anlaşılacağı üzere mesafeli satışların ayırt edici özelliği tarafların karşı karşıya gelmeksizin, iletişim araçları vasıtasıyla sözleşme yapmalarıdır . Aynı tanım MSY madde 3’te de yer almaktadır.
Mesafeli sözleşme kapsamına, katalogdan, gazete, dergi, ilanlarından ve diğer yazılı iletişim araçlarından seçme yoluyla yapılan satışlar, telefonla yapılan satışlar, teleshopping, internet aracılığıyla yapılan satışlar girmektedir.
Mesafeli sözleşmelerde, sözleşme tarafları yüzyüze gelmeden kurulduğundan ödeme yapılması hususu zorluk arzetmektedir. Bedelin malın teslimi veya hizmetin ifası sırasında ödenmesi bir seçenek olmakla birlikte bu seçenek satıcı ve hizmet sunan bakımından tercih edilen bir yol değildir. Bu nedenle genellikle kredi kartı kullanımı aracılığıyla ödemenin gerçekleştirilmesi yoluna gidilmektedir .
Bu hususta BKKKK’nda daha önceki başlıklarda da değindiğimiz üzere bir düzenleme bulunmaktadır. Konunun 20. maddesi imza gerektirmeyen işlemler başlığı altında, kredi kartının işlemin niteliği nedeniyle, harcama ve alacak belgesi düzenleme imkanı olmayan hallerde, hamil tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarası bildirilmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici benzeri başka bir yöntemle işlem yapılmak suretiyle kullanılabileceğini belirtmiştir.
Ancak kredi kartı maddi olan/olmayan kullanımlarda, özellikle haksız kullanım durumlarında tüketiciler bakımından büyük sakıncalar doğurabilir.
Özellikle internette, tüketicinin vermiş olduğu bilgilerin üçüncü kişilerin eline geçmesi ihtimali, mesafeli sözleşmelerde tüketici açısından en büyük tehlikelerden birisidir. Bu durumda bu bilgilerin ele geçirilmesi ve bunların kullanılması suretiyle kredi kartının hukuka aykırı kullanımı söz konusu olmaktadır.
Mesafeli sözleşmelerde hukuka aykırı kullanım durumunda, MSY’nin “geri ödeme” başlıklı 10’uncu maddesinde kart çıkaran kurulaşa yüklenen bir yükümlülük söz konusudur. Bu maddeye göre; mesafeli sözleşmelerde, ödemenin kredi kartıyla yapılması durumunda tüketici, kartın kendi rızası dışında ve hukuka aykırı biçimde kullanıldığı gerekçesiyle ödeme işleminin iptal edilmesini talep edebilir. Bu halde, kart çıkaran kuruluş itirazın kendisine bildirilmesinden itibaren 10 gün içinde ödeme tutarını tüketiciye iade eder.
AB konsey Yönergesi “kartla ödeme” başlığını taşıyan 8. maddesinde benzer bir düzenleme bulunmaktadır .
Bu durum kredi kartının çalınması veya kaybolması durumlarından farklıdır. Burada kredi kartının çalınması veya kaybolması söz konusu olmadığı halde mesafeli sözleşme nedeniyle elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle tüketicinin kredi kartından harcama yapılmaktadır.
Kredi kartının çalınması veya kaybolması halinde tüketicinin, kart çıkaran kuruluşa durumu bildirime yükümlülüğü, mesafeli sözleşme nedeniyle elde edilen kişisel bilgilerinin 3. kişi tarafından kullanılması halinde söz konusu olmaktadır .
Bu nedenle yönetmelikteki bu hüküm tüketici açısından yararlı olmuştur. Kart çıkaran kuruluşun koşulsuz sorumluluğu bulunmaktadır . Yani tüketici kredi kartının mesafeli sözleşme nedeniyle, rızası dışında ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını ileri sürerek ödeme işlemini iptal ettirebilir. Kredi kartı çıkaran kuruluşun kural olarak itiraz hakkı yoktur.
§ 6. TÜKETİCİNİN KREDİ KARTIYLA YAPILAN ÖDEMELERDE ÜYE
İŞYERİNE KARŞI KORUNMASI
A. Maddi Kullanım
Kart çıkaran kuruluş satıcı ve sağlayıcı ile üye işyeri anlaşması yaparak, bu yerlerde kart hamilinin, nakit ödemeksizin alış veriş yapabilmesini sağlamaktadır.
I.Üye İşyerinin Yükümlülükleri
Kartla ödemelerin gerçekleştiği birimler olan üye işyerleri, sistemin işleyebilmesi, kart hamillerinin kartla ödeme yapabilmesi için, ilk olarak sisteme dahil alacaklarını müşterilerine duyurmalıdırlar. BKKKK madde 18’de belirtildiği üzere, bu duyuru, üye işyerinin girişinde ve kart hamillerinin kolayca görebilecekleri bir yere kredi kartıyla işlem yapıldığını gösteren işaretlerin konulmasıyla olur. Bu madde ile bunu yerine getirmek üye işyerlerinin bir yükümlülüğü haline getirilmiştir. Uygulamada duyuru belirli amblemlerin üye işyeri girişlerine yapıştırılması suretiyle yapılmaktadır.
Yine aynı maddeye göre; üye işyerleri sistemden ayrıldıklarında bu amblemleri kaldırmak ve geçici olarak kart kabul edemedikleri hallerde kart hamillerini uyarmak zorundalardır. Aksi halde ödemeyi kartla yapacağı düşüncesiyle, üye işyerine gelen kart hamili tüketicinin, sözleşme kurulduktan sonra kartla ödeme yapamayacağını öğrenmesi durumunda mağdur olması söz konusu olabilir.
Yukarıda bahsettiğimiz geçici olarak kabul edememe hali, teknolojik durumda meydana gelen arızai aksaklıkları içermemektedir . Ancak böyle bir durum meydana geldiğinde de üye işyerleri sahipleri ve görevlileri tarafından kart hamili tüketiciye durumun bildirilmesi zorunludur.
BKKKK madde 18’de belirttiğimiz yükümlülüklere uymaması halinde üye işyeri yine aynı kanunun 40. maddesi gereğince suç işlemiş bulunur.
Üye işyerleri yaptıkları anlaşmalarla, kartla ödemeleri kabul edeceklerini kart çıkaran kuruluşlara işyeri anlaşması yapan kuruluşlara taahhüt etmekte ve bu bağlamda kart hamilleri lehine bir hak doğmaktadır. Bu hak kart hamillerine üye işyerlerini kartla ödemenin kabul edilmesi hususunda zorlayabilme imkanı vermektedir. Bu zorunluluk BKKKK madde 17 fıkra 2’de de belirtilmektedir. Üye işyerinin kartı kabul etme zorunluluğu indirim dönemlerinde de geçerlidir. İndirim döneminde olduğu gerekçesiyle üye işyeri kart hamilinin kredi kartıyla ödeme isteğini geri çeviremez. Aksi halde BKKKK madde 40’a göre suç işlemiş bulunur. Ayrıca kart hamili, üye işyerinin bu yükümlülüğünü BK madde 111’e (başkası lehine şart) göre ileri sürebilir .
Üye işyerinin bir diğer yükümlülüğü de BKKKK md. 17 fıkra 2’de, kart hamillerinin kartlarını kaybetmeleri veya çaldırmaları halinde doğabilecek zararlara karşı bir önlem olarak üye işyerlerine imza gerektiren işlemlerde (maddi kullanım) imza kontrolü yapmak (maddi kullanımlarda) , kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek (maddi kullanımlarda) ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşça kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmek, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek (maddi kullanımlarda) , harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmektir (maddi kullanımlarda) . Bu yükümlülüklerin sonucu olarak üye işyeri bu kontrolleri yapmaması halinde doğacak zararlardan sorumlu tutulabilir.
İmza kontrolü hallerinde ancak, ilk bakışta hemen dikkati çeken farklılıklar olmasına rağmen kart kullanımının kabul edilmesi durumunda özen yükümü ihlal edilmiş sayılır . Ayrıca kart sahibinin imzasını taşımayan kredi kartının üye işyerinde ödeme yapıldığı sırada imzalanmak suretiyle kullanılması mümkün değildir. Ancak uygulamada bazı üye işyerleri ödeme sırasında kart hamilinin kartın arkasını imzalamasını sağlamakta ve huzurunda imzalanmış kartı kabul etmektedirler . Bununla beraber kredi kartına kasten kart sahibine ait olmayan bir imza atılması veya imzalanmadan kartın çalınması halinde bizzat kullanan tarafından kartın imzalanması da mümkündür.
Aynı maddede geçen kartın tespit hususuna değinecek olursak, daha önce kart çıkaran kuruluş tarafından yayınlanan listelerle kartın geçerliliği kontrol edilmekteydi. Bu kontrol artık kart çıkaran kuruluş tarafından üye işyerine temin edilen POS makineleri ile yapılmakta, kredi kartının geçerli olup olmadığı kredi kartının POS makinesinden geçirilmesiyle otomatik olarak anlaşılmaktadır. Kredi kartının yasaklanmış olması durumunda, POS makinesinin ekranında “karta el koyunuz” mesajı görülecektir. Bu mesajı gören üye işyeri zor kullanmaksızın ve gerekli tüm çabayı göstererek karta el koymalıdır. Bu üye işyerinin kart çıkaran kuruluşa karşı sözleşmeden doğan özen borcu gereğidir.
Kartın geçerlilik süresi ise, kart üzerinde yazılı yılda belirtilen ayın sonuna kadardır. Bu süre geçtiği takdirde kredi kartı, süresi geçmiş kredi kartı durumuna gelir . Bu durumda da kredi kartı geçersizdir.
Süresi geçmiş kartı veya yasak kartlar listesinde yer alan kartı kabul etmiş olan işyeri veya kartın arkasında bulunan imza ile harcama belgesindeki imza örtüşmüyor olmasına rağmen kart kullanımına izin vermiş olan üye işyeri, kart çıkaran kurum ile arasındaki sözleşme gereği kendisine yüklenmiş olan özen yükümüne aykırı davranmış olmaktadır. Bu hal, üye işyerinin 3. kişinin kartı kötüye kullanılması rizikosundan kart çıkaran kuruluşa karşı sorumlu tutulamayacağı kuralının istisnasıdır. Bu halde üye işyeri kart çıkaran kurumun tazminat talebine muhatap olacaktır.
Kredi kartının güvenli bir şekilde kullanmaları sağlamak ve üye işyerleri tarafından kartların kart hamilleri dışındaki kişiler tarafından kullanılmalarını önlemek üzere BKKKK madde 15, fıkra 2’ye göre, kart hamili kartın imza hanesini imzalamakla yükümlü kılınmıştır. Ayrıca aynı maddeye, üye işyerinin talep etmesi halinde, kart hamiline kartın kullanımı sırasında kimlik belgesi ibraz etme zorunluluğu getirilmiştir. Böylece kart kullanan kişinin gerçek kart hamili olup olmadığı ve kartın üçüncü kişilerle herhangi bir suretle ele geçirilerek kullanılması engellenmek istenmiştir.
Bu maddenin uygulanmasında 5237 sayılı TCK madde 245’i de göz önünde bulundurmak gerekir. TCK’nun 245. maddesi birinci fıkrasında kart hamilinin rızası olmadan, herhangi bir suretle ele geçirilen kartın kullanılması, kullandırtılması, yarar sağlanması sonucu verilecek ceza düzenleniyor. Ancak aynı maddenin dördüncü fıkrasında adı geçenler fıkra 1’deki eylemleri yapsalar bile cezalandırılmıyorlar. Bu durumda, kart hamilinin kimlik gösterme yükümlülüğü eşinin kredi kartını kullanan diğer eş, evlat, evlatlık, altsoy ve üstsoy veya bu derece kayın hısımlarından biri, aynı konutta yaşayan kardeş için de geçerlidir .
Üye işyeri sözleşmesinde yer alan kimlik kontrolü yapma yükümlülüğü kart hamili lehine şart niteliğindedir .
Üye işyerinin kimlik kontrolü yapmadığını kanıtlamak da uygulamada kolay olmamakta, üye işyeri kimlik kontrolü yaptığını ve harcama belgesini imzalayan kişinin kimlikte resmi bulunan kişi olduğunu iddia ettiği takdirde aksi ispat edilememektedir .
Bu durumda kartın çalınması veya kaydedilmesi ile harcamanın yapılması arasındaki sürenin sahte kimlik temini için yeterli olmadığını kart hamilinin ispat etmesiyle üye işyerinin savunması geçersiz kılınabilir .
Üye işyeri tarafından kredi kartıyla yapılan işlemlerle ilgili olarak kart hamilinin işlemden doğan borcunu ve diğer bilgileri içeren harcama belgesi düzenlenir. Bu belge kart hamili tarafından imzalanır (BKKKK md. 19).
Üye işyerinin harcama belgesi düzenlemesine ilişkin esaslar BKKKK md. 19’da hüküm altına alınmıştır. Aynı maddede nakit ödeme belgesi düzenlenmesi de yer almaktadır, ancak bizim konumuz yalnızca kredi kartıyla yapılan ödemeler sonucu düzenlenen harcama belgesini kapsadığından nakit ödeme belgesine değinmiyoruz. Üye işyerleri aynı kanunun 20. maddesi (maddi olmayan kullanım) saklı kalmak kaydıyla, elektronik veya mekanik cihazlar kullanılarak harcama belgesi düzenlenmekte ve bu belgelerin bir nüshasını kart hamiline verip, diğer nüshayı muhafaza etmekle yükümlü tutulmuşlardır.
Kanunun bu hükmüne (BKKKK md. 19) aykırı davranılması halinde satılan hizmet veya mal bedeli kart çıkaran kuruluştan talep edilemez.
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre üye işyerleri, kart kullanarak satın alınmış bir malın iadesi veya hizmetin alımından vazgeçilmesi veya yapılan işlemin iptali halinde alacak belgesi düzenleyerek imzalamak ve bir nüshasını kart hamiline verdikten sonra diğer bir nüshayı da muhafaza etmekle yükümlü tutulmuşlardır.
Bu düzenlemeler üye işyerleri kart hamilleri arasında çıkacak ihtilafları gidermeyi amaçlamıştır. Özellikle kart hamilinin şikayet hakkını kullandığı durumlarda, üye işyerleri tarafından kart hamiline verilen bu belgeler delil olarak kullanılabilir.
Harcama belgeleri işyerinde muhafaza edilmekte, sadece ihtilaf halinde bankaya ibraz edilmektedir . Kart hamilinin itirazı üzerine harcama belgesini banka, üye işyerinden talep etmek ve işyeri de bu belgenin aslını bankaya tevdi yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Belgenin ibraz edilememesi veya imzasız olması durumunda, sorumluluk üye işyerine ait olmaktadır .
II. Üye İşyerinin Kart Hamilinden talep Edemeyeceği Hususlar
Bu hususlar hakkında TKHK madde 10/A, fıkra 4 ve BKKKK madde 24’te kart hamilini koruyucu ortak bir hüküm bulunmaktadır. Buna göre; “Mal veya hizmetin kredi kartıyla satın alındığı durumlarda, kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede var olmadığı veya yasal bir uygulamaya dayanmadığı sürece, kart hamili tüketiciden faiz, komisyon, masraf ve bezeri isim altında hiçbir şekil ve suretle ilave ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz.”.
Böylece üye işyerlerinin kart çıkaran kuruluşa ödemek zorunda oldukları komisyonu kart hamili tüketiciye yansıtmaları engellenmek istenmiştir. TKHK madde 25’e göre, aksine davranış idari para cezasına çarptırabilir. BKKKK md. 17’ye göre de aksine davranılması halinde, üye işyeri sözleşmesinin feshedileceği ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamayacağı belirtilmiştir.
Ancak bu hükümler (TKHK md. 10/A, fıkra 4, BKKKK md. 24) üye işyeri tarafından uygulamada dolanılmaktadır. Birçok mağazada bir ürünün nakit fiyatı, taksitli fiyatı ve kredi kartı fiyatı olmak üzere üç ayrı fiyatı bulunmaktadır .
Taksitli alımlarda oldukça yüksek bir fiyat mevcuttur. Kartlı alımlarda daha düşük bir fiyat, nakit alımlarda ise kredi kartıyla ödenen fiyata göre en az % 10 daha ucuz bir fiyat söz konusudur. Böylece nakit alımlardaki indirim yapma durumu ortadan kalktığı için, bir anlamda üye işyerinin kart çıkaran kuruluşa ödediği komisyon, kart hamili tüketiciye yansımaktadır.
III. Üye İşyerinin Sahte Belge düzenlemesi

Üye işyerine karşı kart hamili tüketicinin korunmasını gerektiren bir durumda, üye işyerinin sahte belge düzenlemesidir. BKKKK’nda sahte belge düzenlemesi başlığı altında md. 36’da bir düzenleme bulunmaktadır.
Söz konusu madde ile, satış yapılmış gibi harcama belgesi, düzenlenmesi veya bu belgelerde tahrifat yapılması suretiyle kendilerine veya başkalarına yarar sağlayanın hakkında adli ceza uygulanacağı hüküm altına alınmış.
Bu madde ile hüküm altına alınan adli cezalar 5237 sayılı TCK hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiştir.
Bu suçun faili kural olarak herkes olabilir. Doğrudan gerçek kişiler de, tüzel kişinin ajanları da fail olabilir. Düzenlemenin içeriğinden de anlaşıldığı üzere, bu suçun faili üye işyerinde çalışan kişilerdir .
Bu madde, TCK madde 204, fıkra 1’de düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçuna paralel bir düzenlemedir. ETCK madde 504, fıkra 3’e göre “… banka veya kart kurumlarını … vasıta olarak kullanmak suretiyle” yapılan dolandırıcılığa 2 yıldan 5 yıla kadar ağır hapis ve sağladığı haksız menfaatin iki misli kadar ağır para cezasına hükmolunur.
Bu suçun mağduru ise, kural olarak kartlı sistem kuruluşları veya kart çıkaran kuruluşlardır. BKKKK madde 36’da sayılan hareketlere göre mağdur değişecektir.
Üye işyerinin sahte harcama belgesi düzenlemiş olması sonucu harcama yapmamasına rağmen yapmış gibi görünen kart hamili tüketici de bir anlamda mağdurdur. Kart hamili tüketici bu durumu ancak hesap özetini alıp incelediğinde öğrenebilecektir. Fakat kart hamili tüketici kart çıkaran kuruluşa ödeme yapmak zorunda değildir. Üye işyeri tarafından düzenlenen sahte harcama belgesi kart hamiline imzalatılmadığından, hukuka aykırı kullanımdan doğan sorumluluk kart hamiline yükletilemez. Bunun sebebi ise kart hamilinin imzalamadığı harcama belgesini kontrol olanağının bulunmaması ve kart çıkaran kuruluşun özenle seçmesi gereken üye işyerinin, kredi kartını başka amaçlarla kullanacağını düşünmek zorunda olmamasıdır .
Kart çıkaran kuruluş, üye işyerinin sahte harcama belgesi düzenlemesi riskini tek başına üstlenmek zorundadır. GİŞ’lerde bunun aksini öngören maddeler geçersizdir .(TKHK md.6/Haksız Şart)
Üye işyeri, sahte harcama belgesi kendisi veya kendisinin haberi olmak üzere çalışanı tarafından ya da bu suça iştirak mümkün olduğundan dolayı beraber olarak düzenlenmiş ise BK madde 96 vd.; kendi bilgisi dışında çalışanı tarafından düzenlenmiş ise BK madde 100 kapsamında, kart çıkarın kuruluşa karşı sorumludur.
BKKKK madde 36’da düzenlenen sahte harcama belgesi düzenleme suçunun konusu, bizim çalışmamızın kapsamı göz önüne alındığında, harcama belgesidir.
Bu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Bizim çalışmamız kapsamına giren seçimlik hareketlerin ilki gerçekte satış yapılmadığı halde, satış yapılmış gibi harcama belgesi düzenlemektedir. Bu hareket, üye işyerinin yapılan alışveriş karşılığında kendisine teslim edilen kredi kartını POS makinesinden bir defadan fazla kullanılmak suretiyle, kart hamiline imzalattığı harcama belgesinden başka harcama belgesi de düzenlemesi şeklinde olmaktadır. Bu durumda bu belgeler kart hamilinin imzasını içermese de materyali sahte olmadığından, ayrıca harcama belgesi tutarı, kredi kartının POS makinesinden geçirilmesi suretiyle kredi kartı sistemine girdiğinden, kart çıkaran kuruluştan bedel tahsil edilebilmektedir .
Kart çıkaran kuruluş harcama belgesinin sahte olduğunu öğrendiği takdirde üye işyerine ödeme yapmaz, ödeme yaptığı takdirde ise ödediği miktarın iadesini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebilecektir.
Sahte belge düzenleme suçunun bir diğer seçimlik hareketi harcama belgesinde her ne suretle olursa olsun tahrifat yapmaktadır. Bu iki seçimlik hareketlerden birinin yapılması anılan suçun oluşması için yeterlidir, ancak tamamlanması için yeterli değildir. Suçun tamamlanması için ekonomik anlamda failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması gerekir. Suç yararın sağlanmasıyla tamamlanır.
Ayrıca üye işyeri sahibi veya çalışanı tarafından sahte harcama belgesi düzenlenmesi, bilerek ve isteyerek yapılmalıdır. Saikin önemi yoktur. Yarar sağlanamazsa suç tamamlanamaz ancak teşebbüse elverişli olduğundan teşebbüs aşamasında kalabilir suç.
BKKKK’na göre suçun (sahte harcama belgesi düzenleme) yaptırımı 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Suç resen takip edilir.
B. Maddi Olmayan Kullanım
BKKKK md. 20’ye göre; kredi kartı harcama belgesi düzenlenmeksizin ve imza gerektirmeksizin, kart hamili tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarası bildirmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici başka bir yöntemle işlem yapılmak suretiyle kullanılabilir.
I. Üye işyerinin Sistemin Güvenliğini Sağlama Yükümlülüğü
Üye işyerleri, BKKKK madde 18, fıkra 2’ye göre; bu şekilde harcama belgesi düzenlenmeksizin telefon, elektronik ortam ya da diğer iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdürler.
Aksi halde kanunun 35. maddesi gereğince, kurulca idari para cezası verilebilir.
Kredi kartı bilgilerinin internetle karşı tarafa gönderilmesi, ek güvenlik tedbirleri gerektirmektedir. Çünkü bu kredi kartı bilgilerinin gönderilmesi sırasında başkaları tarafından görülmesi ve elde edilmesi tehlikesi mevcuttur.
Üye işyerleri önceki başlıklarda (§ 4.B) bahsettiğimiz protokolleri veya bunlar dışındaki protokol ve yöntemleri kullanarak internette kredi kartıyla alış veriş yapılmasına olanak sağlamak üzere kurdukları sistemlerin güvenliğini sağlayabilirler.
Güvenliğin sağlanamaması ve kredi kartı bilgilerinin 3. kişilerin eline geçmesi durumunda kart hamili tüketici mağdur duruma düşecektir.
BKKKK madde 20’de düzenlenen imza gerektirmeyen işlemler düzenlenmiş. TKHK’da da maddi olmayan kullanımın bir örneğini teşkil eden mesafeli sözleşmeler madde 9/A’da düzenlenmiştir.
Mesafeli Sözleşme tanımını önceki başlıklar altında yaptığımızdan burada değinmiyoruz .
TKHK madde 9/A, fıkra 2’de mesafeli sözleşmenin akdedilmesine ilişkin bazı şartlar mevcuttur. Buna göre; mesafeli satış sözleşmesinin akdinden önce, ayrıntıları Bakanlıkça çıkarılan tebliğle belirlenecek bilgilerin tüketiciye verilmesi zorunludur. Tüketici, bu bilgileri edindiğini yazılı olarak teyit etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan sözleşmelerde teyid işlemi, yine elektronik ortamda yapılır.
II. Maddi Olamayan Kullanımlardan Doğan Anlaşmazlıklarda ispat Yükü
BKKKK’nun 32. maddesi birinci fıkrasına göre; kart numarası bildirilerek üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları kullanılarak yapılan işlemlerde doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükünün üye işyerine ait olduğu belirtilmiştir.
TKHK madde 9/A’da da bu düzenlemeye paralel bir düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemede de üye işyerinin elektronik ortamda gerçekleştirilen işlemlerde ispat yükünden bahsedilmekle birlikte sadece gayri maddi mal ve hizmetlerin teslimatının ayıpsız olarak yapıldığı konusunda ispat yükümlülüğü getirilmiştir üye işyerine.
BKKKK md. 20’de bahsedilen satış belgesi düzenlenmeksizin gerçekleştirilen işlemlerde kart hamili ile üye işyeri muhatap olmamaktadır, ancak satış belgesi yerine, mal ve hizmetin kart hamiline ulaştığını ispatlayan belgeler bulunmaktadır. Bu belgeler üye işyerinde bulunacağından, satış belgesi olmaksızın gerçekleştirilen işlemlerde ispat yükü üye işyerine ait olmaktadır.
Burada kısaca ispat kavramına değinmekte yarar görüyoruz. İspat, dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın ve dayanılan vakıaların var olup olmadığı hakkında mahkemenin kanaat vermesi işlemidir. İspat yükü kendisine düşen taraf ileri sürdüğü iddianın doğruluğunu kanıtlamakla yükümlüdür .
BKKKK’na göre de; kart hamilinin kredi kartıyla imza gerektirmeksizin yapılan işlem konusunda itirazı durumunda işlemin hatasız olduğunu ispat yükü üye işyerine aittir.
Burada üye işyeri, kendisinin belirli bir irade beyanı aldığını ve bunun belirli bir kişi tarafından gönderildiğini bu kişiyle aralarında sözleşme kurulduğunu, alış-verişin hatasız gerçekleşmiş olduğunu ispatla yükümlüdür. Bu ispatını üye işyeri, bilgisayarındaki bilgileri ve bu bilgilerin çıktısını delil olarak kullanarak yapabilir .
Telefonla sipariş durumunda da taraflar arasında anlaşmazlık olduğu durumlarda, tabi ki ispat yükü üye işyerine aittir. Telefonla yapılan siparişin kart hamili tarafından inkarı halinde, harcama belgesi üzerinde kart hamilinin isminin ve kart numarasının yazılı olması alış verişten kart hamilinin sorumlu tutulmasını gerektirmez. Malın teslim edildiğinin kart hamilinin imzasını taşıyan teslim belgesi ile üye işyeri tarafından kanıtlanması gerekir .
Kanaatimizce bu düzenleme ile anlaşıldığı üzere kart hamili tüketiciyi koruyucu bir düzenleme getirilmiştir.

§ 7. TÜKETİCİNİN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN HAKSIZ KULLANIMINA KARŞI
KORUNMASI
A. Maddi Kullanım
Bu başlık altında BKKKK’nun ilgili maddelerini inceleyeceğiz. TKHK’da kart hamili tüketicinin üçüncü kişinin haksız kullanımına karşı korunmasına dair, bir düzenleme bulunmamaktadır.
I.Gerçeğe Aykırı Beyan, sözleşme ve eki Belgelerde Sahtecilik
BKKKK madde 37’de gerçeğe aykırı beyan, sözleşme ve eki belgelerde sahtecilik başlığı altında bir düzenleme bulunmaktadır. Bu madde doğrudan kart hamili tüketiciyi koruyan bir hüküm olmasa dahi, suçun işleniş şartlarının incelenmesi ve gerçekten kart hamilinin bu suçu işleyip işlemediğinin belirlenmesi açısından, maddenin incelenmesini çalışmamız bakımından yararlı bulmaktayız.
Bu maddenin birinci fıkrasında, gerçeğe aykırı olarak kredi kartını kaybettiği veya çaldırdığı yönündeki beyanlarını müteakip kartı bizzat kullanan ya da başkasına kullandıran kart hamilleri ile bunları bilerek kullananların cezalandırılması öngörülmüştür. Burada suçun asıl faili kart hamilidir.
Önceki başlıklarda da bahsettiğimiz üzere kart hamilleri, kredi kartı çaldırdıkları ya da kaybettikleri takdirde BKKKK madde 12’ye göre, kart çıkaran kuruluşa bildirimde bulunmalıdır . Bu bildirimden önceki 24 saat içinde yapılan harcamaların sadece 150 YTL’sından sorumlu olmaktadır kart hamili, bunun dışındaki kısım için sorumluluk kart çıkaran kuruluşa ait olacaktır.
BKKKK madde 37 fıkra 1’de düzenlenen, suç karşısında mağdur kural olarak kartlı sistem kuruluşları veya kart çıkaran kuruluşlar olmaktadır. Kart hamili ile yüksek tutarlarda alış veriş yapan kart hamili kart çıkaran kuruluşa, kredi kartını daha önceki bir tarihte kaybettiğini bildirip sınırlı sorumluluktan faydalanmaktadır.
Kart hamili tüketici kredi kartını kaybettiğini kart çıkaran kuruluşa bildirse, ancak kartı cüzdanında diğer kartlarıyla karışmış olsa ve yanlışlıkla bu kartı kullansa, bu durumun ispatı şartıyla suç oluşmamış olacaktır.
BKKK madde 37’nin 2. fıkrasında da, kredi kartı veya üye işyeri sözleşmede veya eki belgelerde sahtecilik yapanların veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenlerin cezalandırılması öngörülmüştür.
BKKKK madde 37, fıkra 2’de YTCK madde 206 düzenlemesine paralel bir düzenleme bulunmaktadır. YTCK’daki Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan suçuna paralel olarak, sözleşmelerde sahtecilik ve sözleşmenin yapılması sırasında sahte belge ibrazı hüküm altına alınmıştır.
Bu suçun faili kart hamilidir, mağduru ise kartlı sistem kuruluşu ve kart çıkaran kuruluştur.
Bu suça uygulanacak yaptırım 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve birinci fıkra için, ayrıca da 2000 güne kadar adli para cezasıdır.
II. İzinsiz Kart Çıkarma
BKKKK’ndaki bir diğer düzenleme olan izinsiz kart çıkarmaya bu başlık altında değinmek istiyoruz.
BKKKK madde 38’e göre; aynı kanunun dördüncü maddesinde belirtilen izinler alınmaksızın kartlı sistem kurulması, kart çıkarılması veya üye işyeriyle anlaşması yapılması veya ticaret ünvanları, her türlü belgeler, ilan ve reklamlarda veya kamuoyuna yapılan açıklamalarda bu işlerle uğraşıldığı izlenimini yaratacak söz ve deyimlerin kullanılması halinde adli ceza öngörülmüştür.
Hapis ve ağır para cezasının yanı sıra, madde 38’in ikinci fıkrasına aykırı davranan kuruluşlar için faaliyetlerinin ve reklamlarının geçici olarak durdurulması, ilanların toplanması gibi tedbirler de öngörülmüştür.
Bu maddede iki tür suç düzenlenmiştir. İlki izinsiz kartlı sistem kurmadır. Bu suçun seçimlik hareketleri; izinsiz kartlı sistem kurma, kredi kartı çıkarma, üye işyeri anlaşması yapmadır. Bu hareketlerden birinin yapılmasıyla suç işlenmiş olur. İkinci suç ise, kartlı sistem işiyle uğraştığı izlenimini uyandırmaktadır.
Kural olarak bu suçun faili kart çıkaran kuruluşların çalışanlarıdır. Mağdur ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruludur. Gerçeğe aykırı reklamlarla kart işleriyle uğraştığı izlenimini verme suçundaysa mağdur kartlı sistemi olan diğer kuruluşlardır.
Burada kart hamili tüketiciyi ilgilendiren bir durum olmadığı düşünülse de kanaatimizce maddede geçen suç genel olarak toplumu ve aynı zamanda toplumun bir üyesi olar kart hamili tüketiciyi yanıltıcı durumlar meydana getirmektedir ve mağdur etmektedir.
Bu suçun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 1000 güne kadar adli para cezasıdır.
Suç hakkında, kurum tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuru yapılması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılır.
III. Üçüncü Kişinin Haksız Kullanım Durumları
Bu başlık altında BKKKK’nun 12. maddesinde düzenlenen haksız kullanıma ayrıntılı bir şekilde yer vereceğiz.
Kredi kartının, kredi kartının ilişkisinin taraflarınca sözleşmeye aykırı olarak ya da yetkisiz üçüncü kişiler tarafından her ne suretle olursa olsun kullanılması haksız, hukuka aykırı ya da kötü kullanım olarak ifade edilmektedir .
Çalışmamız önceki bölümlerinde kredi kartı ilişkisinin taraflarınca kredi kartının sözleşmeye aykırı olarak kullanılması ve kredi kartının hukuka aykırı kullanılması sonucu tarafların sorumluluklarından bahsetmiştik .
Bu kısımda da kredi kartının yetkisiz üçüncü kişiler tarafından haksız kullanımına değineceğiz.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının yaptığı araştırmaya göre kredi kartında tespit edilen 10 dolandırıcılık yöntemi bulunmaktadır .
Biz kredi kartının yetkisiz üçüncü kişi tarafından haksız kullanımı hallerini genel olarak dört grupta toplamayı uygun bulduk. Bunlar; çalma veya kaybetme sonucu kredi kartının yetkisiz üçüncü kişi tarafından elde edilmesi, kredi kartının kart hamiline ulaşmadan yetkisiz üçüncü kişinin eline geçmesi veya yetkisiz üçüncü kişiye teslim edilmesi sonucu hukuka aykırı kullanım, mevcut kredi kartının taklidinin yapılması ve sahte başvurudur.
İlk olarak değineceğimiz kayıp veya çalıntı kart kullanımı, kart hamilinin kartı kaybetmesi veya çaldırması halinde kartın kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından kullanılması durumudur.
Çalıntı kartlarda riskli dönem ilk dört gündür. Çünkü kartı çalan kişi ilk dört gün içinde yüksek meblağlarda harcama yapar ve daha sonra da kartı atar . Kayıp ve çalıntı kredi kartının en çok kullanıldığı yerler arasında benzin istasyonları % 40 oran ile ilk sırada yer almaktadır .
İkinci olarak kredi kartının hamiline ulaşmadan yetkisiz 3. kişiye teslim edilmesi hallerini inceleyeceğiz.
Kredi kartının yetkisiz üçüncü kişinin eline geçmesi durumu, kart hamilinin başvurusu sonucu banka tarafından çıkarılan kredi kartının posta, özel kargo şirketleri ve banka şubesi aracılığıyla kart hamiline ulaştırılamaması durumunda ortaya çıkar. Kartı ele geçiren üçüncü kişi ise kartın arkasını imzalayarak, başkası adına düzenlenen kredi kartını kullanır.
Kredi kartının kart hamili yerine yetkisiz 3. kişiye teslimi durumuna gelelim. Bu hak, kredi kartı talebinde bulunmayan kişiye kart yollanması halinde meydana gelebilmektedir. BKKKK madde 8, fıkra 1’de talep etmeyene kart gönderilmesinin yasaklanmasıyla beraber yakın tarihe kadar bu durum devam etmekteydi. Bu durumda kredi kartının arkasına imza atan üçüncü kişinin, harcama belgesinde de aynı imzayı kullanarak kredi kartını kullanması mümkün olacak ve adına kart düzenlenen kişi kart çıkaran kuruluş tarafından kendisine hesap özeti gönderildiğinden adına kart düzenlendiğini ve bunun hukuka aykırı olarak kullanıldığını öğrenecektir. İmza karşılaştırılması yapılacak ancak bundan fayda sağlanamayacak ve hukuka aykırı kullanım da tespit edilemeyecektir .
Kredi kartının kart hamiline teslimi önceki bölümlerde de belirttiğimiz gibi kart çıkaran kuruluşun özen borcu gereğidir. Kart hamili tüketici eline geçmeyen kredi kartının hukuka aykırı kullanımından sorumlu tutulamaz .
Üçüncü olarak mevcut kredi kartının taklidinin yapılması durumuna değineceğiz.
Mevcut kredi kartının taklidinin yapılması, sahte kart çıkartarak, kart kopyalama işlemiyle, manyetik şerit sahteciliğiyle ve boş plastik denilen yöntemlerle olmaktadır.
Sahte kart, çeşitli şekillerde üretilmiş kartın arkasında bulunan manyetik şeridin encoder denilen bir cihazla kodlanarak içine elektronik yollardan kart bilgileri yazılarak kullanılan karttır.
Bu şekilde üretilen sahte kredi kartının herhangi bir gerçek kredi kartıyla ilgisi bulunmamaktadır, bunlar tam anlamıyla sahte bilgiler içermekteydi. Bu bağlamda hiçbir kart hamili tüketici mağdur olmamaktadır. Burada mağdur kart çıkaran kuruluş veya duruma göre üye işyeri olabilmektedir.
Boş plastik, boş plastik plakalar üzerine kabartma olarak basılan gerçek kredi kartı numaralarının işyerlerinde imprinter cihazı ile satış belgesi üzerine aktarılmasıyla bedelin bankadan tahsil edilmesi yöntemidir. Burada gerçek kredi kartı bilgileri kullanılmaktadır ve kredi kartı bilgileri kullanılan kart hamili tüketici mağdur olmaktadır.
Kart kopyalama (skimming), kartların arka yüzünde bulunan manyetik şerit bilgilerinin encoder cihazı aracılığıyla kopyalanması suretiyle gerçekleştirilir.
Manyetik şerit sahteciliği ise gerçek kartın manyetik şeridi silinerek manyetik şerit kodlayıcısı ile başka kart hamillerine ait bilgilerin tekrar kodlanmasıyla yapılır. Manyetik şeritler, elektronik işlemlerin yapılması için kartın arka yüzünde yer alır. Bu manyetik şerit, kartın ön yüzündeki bilgilerin aynısını içerir .
Bu iki yöntem birbirinden farklıdır. Kart kopyalamada encoder cihazıyla gerçek kredi kartının manyetik şerit bilgilerinin kopyalanması söz konusudur. Manyetik şerit sahteciliğinde ise üzerindeki bilgiler silinerek boşaltılan gerçek kredi kartının manyetik şeridi, manyetik şerit kodlayıcısıyla başka kart hamilinin bilgileriyle yeniden kodlanmaktadır. Bu yöntemlerin hepsi BKKKK anlamında haksız kullanım teşkil eder.
Üye işyerinde kartla ödeme yapıldığı sırada kredi kartı üye işyeri çalışanı tarafından kopyalanarak, bilgilerin başka kredi kartına aktarımı ve bunun hukuka aykırı olarak kullanılması mümkündür. Bu şekilde kullanım sonucu oluşan zarardan sorumluluk kart çıkaran kuruluşa aittir. Üye işyeri sahibinin de BK madde 100 gereğince sorumluluğu doğabilir.
Eğer ödeme sırasında üye işyeri çalışanı üye işyerinin bilgisi dahilinde kartı kopyalarsa üçüncü kişinin haksız fiil sorumluluğu değil, üye işyerinin sözleşmeden doğan sorumluluğu söz konusu olur .
Kart hamili, kredi kartının hukuka aykırı kullanılması durumunda, bilgilerin kart çıkaran kuruluştakilerle uyumlu olması nedeniyle, ancak hesap özeti kendisine ulaştığında öğrenebilecektir.
Son olarak sahte kredi kartı başvurusuna geçecek olursak, kötüniyetli kişiler, kart çıkaran kuruluşlardan sahte belgelerle kredi kartı alarak bununla harcama yapmaktadırlar.
Detaylı bir inceleme ya da gerekli istihbarat yapılmadan kredi kartı verilmesi kart çıkaran kuruluşu bu şekilde zor durumda bırakmaktadır .
Sahte kredi kartı başvurusu gerçekte var olmayan biri adına veya gerçekte var olan birisi adına, onun bilgisi dışında yapılabilir.
Burada gerçekte var olan kişi adına onun bilgisi dışında üçüncü kişi tarafından kredi kartı başvurusu yapılması üzerine, kart çıkaran kuruluşun bu üçüncü kişiye kredi kartı vermesi halinde kart hamili tüketicinin korunması gerekir. Bu duruma örnek olarak, cep telefonu almak için kimlik fotokopilerini bırakan kişi adına kredi kartı çıkartan bir şebeke verilebilir .
Böyle bir durumda kart çıkaran kuruluş özen borcunu yerine getirmemiş, detaylı bir araştırma yapmadan kredi kartı çıkarmış, basiretli bir tacir gibi davranmamıştır. Ve haksız kullanımdan doğan sorumluluğu yüklenmek zorundadır. Ancak BK md. 41 uyarınca üçüncü kişiye (kartı haksız kullanana) rücu edebilir. Fakat sorumluluk kart hamilinin üzerinde değildir.

B. Maddi Olmayan Kullanım
Maddi olmayan kullanım, BKKKK md. 20’de imza gerektirmeyen işlemler başlığı altında hüküm altına alınmıştır.
BKKKK md. 15/3’e göre, kart hamilleri aynı kanunun yukarıda bahsettiğimiz 20. md.’de hüküm altına alınmış olan, harcama belgesi düzenlenmeksizin, iletişim araçları ve sipariş formu aracılığıyla kartlarının hukuka aykırı kullanımından doğan zararlardan sorumlu değildirler.
Bu şekilde gerçekleşen internette kredi kartıyla yapılan alışverişlerde kart hamili dışında bir şekilde kart numarasının, başka bir şahsın eline geçmiş olması halinde kart hamili adına 3. bir kişinin sipariş vermesi mümkündür. Bu durumda imza ve kimlik belgesi kontrolü yapılmadan verilen sipariş, eğer kart hamilinin rızası dışında hukuka aykırı olarak verilmişse kart hamili bundan sorumlu olmayacaktır. Önceki bölümlerde de bahsettiğimiz üzere burada kart çıkaran kuruluş, kart hamilinin talebi üzerine hukuka aykırı olarak yapılan işlemi iptal eder ve ödeme tutarını kart hamiline geri öder (MSY md. 10).
Kredi kartının numarasının başkalarının eline geçmesi internette e-posta yoluyla bir ticari kuruluşun web sayfasına bir satın alma mesajı gönderilmesiyle bu mesaj telefon hattı ile birçok bilgisayardan geçtiğinden bu mesajda kredi kartı numarasının bulunması durumunda gerçekleşebilir .
Satıcının web sayfası olarak, kart hamili tüketici tarafından girilen sayfa hackerlar tarafından kredi kartı bilgileri sağlanması için oluşturulan hayali bir sayfa olabilir. Bu durumda da kart hamili tüketicinin kredi kartı bilgileri üçüncü kişi tarafından hukuka aykırı kullanılabilir , bu hayali sayfa bir saniyede ortadan kalkabilir .
Bu şekilde internette 47 yaşındaki eski sabıkalı bir ABD’linin, kurduğu bir internet firması aracılığıyla hemen hemen dünyanın tüm ülkelerindeki kredi kartları sahiplerini toplam 50 milyon dolar dolandırdığı tespit edilmiştir . Dolandırıcı porno fotoğraflar içeren bir internet sitesi kurmuş ve bilgisayar programı aracılığıyla önceden numaralarını tespit ettiği kartlardan belirli miktarlarda para çekmiştir.
Bu şekilde kredi kartı numarasının bazı dolandırıcılar tarafından ele geçirilmesi ve bu kartlarla üçüncü kişilerin internette alış veriş yapmaları kart hamili tüketiciyi sıkıntıya sokmaktadır . Ancak BKKKK madde 15, fıkra 3’te düzenlendiği ve bizim de yukarıda bahsettiğimiz üzere kart hamili tüketici bu durumda üçüncü kişinin haksız kullanımından sorumlu tutulmamaktadır.
AB’nin 1997 yılında çıkarmış olduğu uzaktan pazarlamaya ilişkin yönergede her türlü hukuka aykırı kullanım için gerekli tedbirlerin alınması üye devletten beklenmektedir. Buradan anlaşılacağı üzerine, bu yönergede de haksız kullanım sonuçlarını kart hamilinin taşıyamayacağı kabul edilmiştir. Her türlü ödeme denilmek suretiyle tüketicinin internette yapılan ödemeler de yönerge kapsamına alınmıştır . Mevzuatımızda da buna paralel bir hüküm MSY’nde bulunmaktadır. Yönetmeliğin “Geri ödeme” başlıklı 10’uncu maddesine göre; mesafeli sözleşmelerde ödemenin kredi kartıyla yapılması durumunda tüketici, kartın kendi rızası dışında ve hukuka aykırı biçimde kullanıldığı gerekçesiyle ödeme işleminin iptal edilmesini isteyebilir .
Telefonla kredi kartıyla yapılan siparişlerde üçüncü kişilerin haksız kullanımlarına da kısaca değinmek istiyoruz. Telefonla siparişte de, internette olduğu gibi, kart hamili tüketici kimlik bilgilerini ve kart numarasını satıcıya bildirir. Bu durumda da kart hamilinin kimlik bilgilerini ve kart numarasını öğrenen üçüncü kişi, kolaylıkla kart hamili adına telefonla sipariş verebilmektedir.
Mal teslimi sırasında kimlik kontrolü ya da imza kontrolüyle bu kişinin kart hamili olmadığı anlaşılmazsa, bunun sonucunda oluşan zarara kart hamili katlanmaz.


§ 8. TÜKETİCİNİN KREDİ KARTIYLA ÖDEME YAPARKEN ALMASI
GEREKEN ÖNLEMLER
Kredi kartı kullanılarak ödeme yapılması günümüzde oldukça yaygınlaşmıştır. Ve bunun sonucu yukarıdaki başlıklarda da bahsettiğimiz üzere tüketicinin korunması gereği ortaya çıkmıştır. Başta 4077 TKHK olmak üzere, BKKKK ve diğer kanunlarda da kart hamilini koruyucu hükümler bulunmaktadır.
Tabii ki kart hamilinin de kredi kartı kullanırken güvenliğinin sağlanması için alması gereken tedbirler mevcuttur. Bunlardan kısaca bahsedeceğiz.
Kartın ödeme sonrasında iade edildiğinden emin olunmalıdır (maddi kullanımlarda). Aksi halde kart kopyalanabilecek ve çeşitli kart sahteciliklerine maruz kalabilecektir.
Kartla ödeme yapmak için kartı teslim alan satıcının işlemlerine dikkat edilmelidir. Kart encoder denilen cihazdan da (pos cihazı haricinde) geçirilerek manyetik şeridindeki bilgiler çalınabilir.
Kartın çalınması ya da kaybolması durumunda bankaya derhal bildirim yapılmalıdır.
İnternet üzerinden alış veriş yapılan sitenin güvenli bir site olduğundan emin olunmalıdır. Güvenli sitelerin özelliklerinden yukarıda bahsetmiştik (Bkz. üye işyeri-maddi olmayan kullanım).
Yakın zamanda piyasaya sürülen çipli kartlardan kullanmak da tüketicinin güvenliğini sağlamaktadır.

SONUÇ
Kanunkoyucu tarafından kredi kartları, BKKKK’nda ve TKHK md. 10/A’da düzenlenmiştir. Ayrıca TKHK’nun 10/A’nın yaptığı atıf sonucu, TKHK md. 10 da kredi kartı için uygulanır.
Günümüz kullanıcılarına bir çok fayda sağlayan kredi kartının kullanımında kart hamili tüketicinin korunmasını gerektiren bir çok husus da bulunmaktadır.
Kart hamili tüketiciyi nakit para taşıma sıkıntısından kurtaran kredi kartı, çeşitli haksız kullanımlara konu olabilmektedir.
Kart çıkaran kuruluşta GİŞ şeklinde yapılan kredi kartı sözleşmelerinde, kart hamili tüketicinin korunması gerekliliği göz önünde bulundurularak sözleşmenin şekli, sözleşmede bulunması gereken hususlar, faiz oranları ve hesaplamaları, TKHK ve BKKKK tarafından hüküm altına alınmıştır.
Üye işyerine karşı da tüketicinin korunması esas tutularak çeşitli düzenlemeler yapılmıştır.
Üçüncü kişinin haksız kullanımı durumunda ise sorumluluğun kart çıkaran kuruluşa yüklenmesiyle, kart hamili haksız kullanım sonucu doğan sorumluluktan kurtarılmıştır.
Günümüzde teknolojinin ilerlemesi sayesinde kredi kartı, elektronik ortamda ve taraflar yüzyüze gelmeksizin çeşitli iletişim araçlarıyla da kullanılabilmektedir.
Bu şekilde kullanım BKKKK madde 20’de ve TKHK madde 9/A’da düzenlenmiştir. Ayrıca MSY’nde de bu konuda düzenlemeler bulunmaktadır.
Bu şekilde, taraflar yüzyüze gelmeden kredi kartıyla yapılan ödemelerde de kart hamili tüketicinin korunması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Özellikle internetle yapılan alış veriş sonucu bedelin kredi kartıyla ödenmek istenmesi durumunda üçüncü kişi birçok şekilde kredi kartı bilgilerini elde ederek, kredi kartını haksız şekilde kullanmaktadır.
Bu durumda da üye işyeri tarafından kart hamili tüketicinin bilgilendirilmesi, sistemin güvenliğin üye işyeri tarafından sağlanması, sözleşmenin yine elektronik ortamda teyit edilme şartı, kart çıkaran kuruluşun talep halinde ödemeyi iadesi gibi düzenlemeler mevcuttur.
Mevzuatımız, AB Yönergeleri ve uygulamada da göz önünde tutularak, kredi kartı kullanımında tüketiciyi koruyucu hükümler getirmiştir.
K A Y N A K Ç A
AKİPEK, Şebnem, Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması Hakkında Avrupa Birliği Direktifi ve Türkiye’nin Durumu, BATİDER, Aralık 2002, C. XXI, S. 4.
AKİPEK, Şebnem, Tüketici Kredisi Hukuku ve Mukayeseli Hukuk Açısından, Ankara 1999.
ARKAN, Sabih, Ticari İşletme Hukuku, 5. Bası, Ankara 1999.
ASLAN, İ. Yılmaz, Tüketici Hukuku En Son Değişiklerle ve Yargıtay Kararları Işığında, 2. Bası, Bursa 2004.
ATAMER, M. Yeşim, Genel İşlem Şartlarının Denetiminde Yeni Açılımlar, Prof. Dr. Necip Kocayusufpaşaoğlu’na Armağan, Ankara 2004.
ATAMER, M. Yeşim, Kredi Kartının Hukuka Aykırı Kullanımı, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan.
AYCI, Emrullah/BİÇKİN, İnci/ARTUÇ, Mustafa, Bütün Yönleriyle Açıklamalı, İçtihatlı, Gerekçeli Banka Kartları ve Kredi Kartları kanunu, Ankara 2006.
BAYRAKTAR, Köksal, Banka Kredi Kartları ile Ortaya Çıkan Ceza Hukuku Sorunları, Prof. Dr. Kemal Oğuzman’a Armağan, İstanbul 2000.
BERBER KESER, Leyla, Elektronik Ödeme Araçları Uluslararası İnternet Hukuku Sempozyumu, İzmir 21-22 Mayıs 2001.
BUHUR, Oğuzhan, Tüketici Kredisi Açısından Kredi Kartı Uygulaması, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2005.
ÇEKER, Mustafa, Özel Hukuk Açısından Kredi Kartı Uygulaması, BATİDER, Haziran 1992, C. XVI, S. 3.
DEMİR, Mehmet, 4822 Sayılı Kanun ile Tüketici Sözleşmeleri Alanında Getirilen Yenilikler, BATİDER, Haziran 2003, C. XXII, S. 1.
EKECİK, Şükran, Kredi Kartlarında Bileşik Faiz ve İcra Takibi, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, S. 21, Ankara 9-10 Aralık 2005.
ERKUL, Erdem, Elektronik Bankacılık, http://www.erdemerkul.com/elektronikbankacilik.htm.
GEZDER, Ümit, Mukayeseli Hukuk Açısından İnternette Akdedilen Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması, İstanbul 2004.
GÜNVER, R. Osman, İnternette Ödeme, Uluslararası İnternet Sempozyumu, İzmir 21-22 Mayıs 2001.
İNAL, Tamer, Açıklamalı İçtihatlı Tüketici Kredileri ve Tüketici Kredisi Sözleşmeleri İsviçre Hukuku Fransa Hukuku ve AB Konseyi Yönergeleri Işığında, Ankara 2004.
KAPLAN, İbrahim, Banka Standart Sözleşmeleri ve Genel İşlem Şartları, BATİDER, Aralık 1999, C. XVI, S. 4.
KIRCA, Çiğdem, İnternette Sözleşme Kurulması, BATİDER, Aralık 2005, C. XX, S. 4.
KUNTALP, Erden, Yargıtay Kararları Açısından Kredi Kartı Tartışmaları, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, S. 13, Ankara 1996.
KURU, Baki/ASLAN, Ramazan/YILMAZ, Ejder, Medeni Usul Hukuku, 16. Baskı, Ankara 2005.
REİSOĞLU, Seza, Banka Kredi Kartları ve Uygulama Sorunları, Bankacılık Dergisi, S. 49, Ankara 2004.
RÜSMANN, Helmut/ÖZEKES, Muhamed, İnternette Hukuki İşlemler, Hukuki Geçerliliği ve İspatı (Alman Hukukuna Göre), Uluslararası İnternet Hukuku Sempozyumu, İzmir 21-22 Mayıs 2001.
SAYIN, Serhat, Türk Hukukunda Kredi Kartı ve Kredi Kartının Hukuka Aykırı Kullanılmasından Doğan Hukuki Sorumluluk, Ankara 2005.
SÖZER, Bülent, Elektronik Sözleşmeler, İstanbul 2005.
ŞENER, Oruç Hami, Satış Noktasından Elektronik Fon Transferi Sistemi (EFTPOS) ve Hukuki Niteliği, İstanbul 2000.
TEOMAN, Ömer, Hukuki Yönden Kredi Kartı Uygulaması, 2. Basım, İstanbul 1996.
TUNCEL, Füsun, Türkiye’de Kredi Kartı Uygulaması, Prof. Dr. Turgut Kalpsüz’e Armağan, 10. Bası, Ankara 2003.
ULUSAN, M. İlhan, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10. Maddesinin Dördüncü (Son) Fıkrasında Yer Alan Banka ve Finans Kurumlarının Tüketiciye Karşı Müteselsil Sorumluluğu Üzerine Bazı Tespit ve Düşünceler, Prof. Dr. Turhan Esener’e Armağan, Ankara 2000.
YILMAZ, Eyüp, Türkiye’de Kredi kartı Uygulamaları ve Etkileri, Ankara 2000.
ZEVKLİLER, Aydın/AYDOĞDU, Murat, Tüketicinin Korunması Hukuku, 3. Bası, Ankara 2004.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kredi Kartıyla Yapılan Ödemelerde Kart Sahibi Tüketicinin Korunması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Yeşim Altıparmak'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
25-01-2007 - 00:07
(2645 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 17 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 17 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
21733
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 3 dakika 36 saniye önce.
* Ortalama Günde 8,21 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 93442, Kelime Sayısı : 11652, Boyut : 91,25 Kb.
* 10 kez yazdırıldı.
* 15 kez indirildi.
* 13 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 478
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,14489508 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.