Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Esnaf Tacir Ayrımı

Yazan : Hasan Atay [Yazarla İletişim]
hukuk öğrencisi

Esnaf, tacir ayırımı
Esnaf-tacir ayrımına girmeden önce yine kanunlarımızdaki tanımlarıyla esnafı ve taciri irdelemek gerekir. Hem TTK hem de VUK da esnaf ve tacire ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Bilindiği gibi 1 Temmuz 2012 den itibaren 6762 sayılı TTK ‘nın yerini 6102 sayılı TTK aldı. Açıklayacağımız kıstaslara göre bu değişikliğin madde hükümlerinin sabit kalması veya içeriği değiştiren yeni hükümler olmaması dolayısıyla pek bir değişiklik olmadı.Ancak yeri geldiğince değişen maddelere de değineceğiz.

5362 sayılı “Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na göre sadece esnafın tanımı yapılmıştır:

5362 sayılı “Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na göre Esnafın tanımı:
5362 sayılı “Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun; Tanımlar başlıklı 3’üncü maddesinin a bendinde; “ Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler,”

6102 sayılı, “Türk Ticaret Kanunu’’ ise hem esnafı hem de taciri ayrı ayrı tanımlamıştır:

6102 sayılı, “Türk Ticaret Kanuna göre Esnafın tanımı:

6102 sayılı, “Türk Ticaret Kanununun; “Esnaf” başlıklı 15’inci maddesi;
“ İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.“ şeklindedir.


(burada 11. Maddenin 2. Fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnameden bahsedilmekte, konumuzun çıkış noktası olan kararnameye aşağıda değineceğiz.)

6102 sayılı, “Türk Ticaret Kanununa göre Tacirin tanımı:
6102 sayılı, “Türk Ticaret Kanunu” taciri; gerçek kişiler (md.12, 13,14) ve tüzel kişiler (md.16) olmak üzere ikiye ayırarak tarif etmiştir.
I - Gerçek kişiler:
1. Genel olarak
(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
(2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
(3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.
Aynı Kanunun 13’üncü maddesinde;
2. Küçük ve kısıtlılar
“Küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmeyi bunların adına işleten yasal temsilci, tacir sayılmaz. Tacir sıfatı, temsil edilene aittir. Ancak, yasal temsilci ceza hükümlerinin uygulanması yönünden tacir gibi sorumlu olur.” hükmü bulunur.
Kanunun 14’üncü maddesinde;
3. Ticaret yapmaktan menedilenler
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır.
(2) Birinci fıkraya aykırı hareketin doğurduğu hukuki, cezai ve disipline ilişkin sorumluluk saklıdır.” denmektedir.
II - Tüzel kişiler:
“(1) Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.
(2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.” hükmü yer almaktadır.

5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu'nun; “Odalara kayıt zorunluluğu” başlıklı 9’uncu maddesi; “Ticaret siciline kayıtlı tacirler ve 5’inci maddeye göre sanayici ve deniz taciri sıfatını haiz tüm gerçek ve tüzel kişiler ile bunların şubeleri ve fabrikaları, bulundukları yerdeki odaya kaydolmak zorundadırlar.” der. Maddenin ilerleyen bölümlerinde; sanayicilerin ve deniz ticaretiyle uğraşanların oda kayıtlarından bahseder.

Kanunlarımızda ve meslek kuruluşlarında yer alan ifadeleriyle esnaf ve tacirin tanımını yaptık şimdi de yine kanunlarımızdaki ifadeleriyle esnaf ve tacir sıfatı kazanma bakımından getirilen kıstasları inceleyelim:



213 sayılı Vergi Usul Kanunu ‘ na göre :

Söz konusu Kanunun; Tüccar sınıflar başlıklı 176’ncı maddesinde, tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılmıştır. Buna göre; I’ inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;
II’ nci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre defter tutarlar.

Demek ki;

Esnaf tanımına girenlerin işletme hesabına göre,

Tacir tanımına girenler bilanço esasına göre defter tutmaları gerekmektedir.

Yani 213 sayılı VUK esnafı; 2. Sınıf tacir olarak ele almıştır. Bunu zımnen anlamak mümkün.

Yine VUK’ un “Birinci sınıf tüccarlar” başlıklı 177’nci maddesinde, alış-satış ve gayri safi iş hasılatı bakımından rakamsal kıstaslar getirilmiştir.

Bu maddeye göre;

1- Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 2011 yılı için 129.000 TL’yi veya satışlarının tutarı 180.000 TL’yi aşanlar,
2 - Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 70.000 TL’yi aşanlar;
3- 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 129.000 TL’yi aşanlar;
4 - Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.);
5 - Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzelkişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkân veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.);
6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler,
bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü kılınmıştır.

Bu kanun maddesinin aşağıda değineceğimiz üzere çıkarılacak B.K. kararnamesi ve Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği rakamlarla birlikte önemi büyüktür.


Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun kararına dayanan Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 8/6/2007 tarihli ve 2051 sayılı yazısı üzerine, 6762 sayılı (yürürlükten kalkan) Türk Ticaret Kanununun 1463’üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18/6/2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21 Temmuz 2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı; esnaf - tacir ayırımına son noktayı koymuştur. Bu arada 6762 sayılı TTK ‘nın yürürlükten kalkması önemli değildir. Yeni Bakanlar kurulu kararnamesi çıkana kadar 6102 sayılı TTK kabul edilse dahi Bakanlar kurulu kararnamesi yürürlükte olduğundan önem arz etmez.


Söz konusu Bakanlar Kurulunun; “Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı” başlıklı 1’inci maddesinde;

1) 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63’üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12’nci ve 17(6102 sayılı TTK m.15) ’inci maddelerinin uygulaması bakımından;






a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete ‘de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177’nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,
Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri,
kararlaştırılmıştır.”

Kaynakça:
5362 sayılı “Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu.
6102 sayılı yeni “Türk Ticaret Kanunu.
6762 sayılı (yürürlükteki) Türk Ticaret Kanunu.
5174 sayılı, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu.
2007/12362 sayılı bakanlar Kurulu Kararı

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununu

Madde 3 - Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri,

Madde 63 - Esnaf ve sanatkâr meslek kollarını belirlemek ve yıllık gayri safi gelirleri ve bölgelerin özelliklerine göre esnaf ve sanatkârlar ile tacir ve sanayicinin ayrımını yapmak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1463 üncü maddesinde Bakanlar Kurulunca çıkarılması öngörülen karar taslağını hazırlayarak Bakanlığa sunmak üzere; Bakanlık Müsteşarı veya ilgili müsteşar yardımcısının başkanlığında, Bakanlık, Maliye, Millî Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının ilgili genel müdürleri ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının bir temsilcisi ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğini temsilen katılan bir temsilci ve Konfederasyonu temsilen katılan bir temsilciden oluşan Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu kurulmuştur. Kurulun sekretarya hizmetleri Genel Müdürlük tarafından yürütülür.




6762 sayılı TTK:
Madde 1463 - Bu kanundan gayrı olan ticari hükümlerde geçen (Küçük tacir) veya (Esnaf) sözü, bu kanunun 17 nci maddesinde tarif edilen esnafı anlatır. 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri hakkındaki Kanun hükümleri ile küçük tacir veya esnafın tarifine ait diğer hususi hükümler mahfuzdur.

Yıllık gayrisafi geliri kararnamede gösterilecek miktardan aşağı olan sanat ve ticaret erbabının, iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret erbabı sayılması için kararnameler çıkarmaya icra Vekilleri Heyeti salahiyetlidir. Böyle kararnamelerin çıkarılması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17 nci maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz.


Madde 17 - İster gezici olsunlar, ister bir dükkanda veya bir sokağın muayyen yerlerinde sabit bulunsunlar, iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildirler. Şu kadar ki; tacirlere mahsus hükümlerden bu kanunun 22 ve 55 inci maddeleriyle Medeni Kanunun 864 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri bunlar hakkında da tatbik olunur.


6102 sayılı TTK:


Madde 11- …….

(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.

Madde 15- (1) İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Esnaf Tacir Ayrımı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Hasan Atay'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
06-01-2012 - 12:09
(965 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 10 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 9 okuyucu (90%) makaleyi yararlı bulurken, 1 okuyucu (10%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
225215
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 24 dakika 34 saniye önce.
* Ortalama Günde 233,38 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 13459, Kelime Sayısı : 1754, Boyut : 13,14 Kb.
* 253 kez yazdırıldı.
* 1 kez arkadaşa gönderildi.
* 239 kez indirildi.
* 3 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1421
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07557201 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.