Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Alkollü Araç Kullanma Kabahatinde İdari Yaptırım Uygulamaya Yetkili Merci Ve Kanun Yolu

Yazan : Doğan Gedik [Yazarla İletişim]
Üsküdar Cumhuriyet Savcısı

ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMA KABAHATİNDE İDARİ YAPTIRIM UYGULAMAYA YETKİLİ MERCİ VE KANUN YOLU

I. GİRİŞ
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra, idarî yaptırım kararı gerektiren fiiller ve suç açısından uygulama birliği sağlanması, ceza hükmü içeren kanunlarda yer alan hükümlerin Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunu ile uyumlu hâle getirilmesi amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklikler yapılmıştır. Fakat 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda temel yasalara uyumlu düzenlemeler yapılmadığından, özellikle 48/5.maddede düzenlenen alkollü araç kullanma kabahatinde, idari para cezası ve sürücü belgesinin geri alınması yaptırımlarını kimin uygulayacağı ve yaptırıma karşı hangi kanun yoluna gidileceği konusunda, tereddütler ve farklı uygulamalar görülmektedir.
Üsküdar Sulh Ceza Mahkemesi kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi üzerine tarafımızdan dosyanın incelenip görüşümüzle birlikte gönderilmesi talep edildiğinde, soruna muttali olunmuş ve bu çalışma ortaya çıkmıştır.
II. İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Alkollü içki, uyuşturucu veya keyif verici maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı” başlıklı 48/5.maddesinde; Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgelerinin altı ay süreyle geri alınacağı ve haklarında (...) lira para cezası uygulanacağı, ikinci defasında sürücü belgelerinin iki yıl süreyle geri alınacağı ve haklarında (...) lira para cezası uygulanacağı, üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgelerinin beş yıl süreyle geri alınacağı ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte (...) lira hafif para cezası uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
2918 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde ise, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanundaki; hafif para cezasını veya bununla birlikte hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
5252 sayılı TCY’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 7. maddesi ile yasalarda yer alan hafif hapis ve hafif para cezalarına ilişkin yaptırımlar, yeni TCY’nda cürüm-kabahat ayrımının kaldırılması nedeniyle idari para cezasına dönüştürülmüş, maddenin ilk üç fıkrasında idari para cezasının hesaplanmasına ilişkin esaslara yer verildikten sonra, 4. fıkrada bu madde hükümlerine göre idari para cezasına Cumhuriyet savcılığınca karar verileceği ifade edilmiştir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3 üncü maddesinde; “a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır" denilerek,Kabahatler Kanunu’nun idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesinde “başvuru”, 29. maddesinde ise “itiraz” yasa yoluna ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Dolayısıyla kabahat teşkil eden fiiller hakkında yasada kanun yoluna ilişkin olarak açıkça idari yargı görevli kılınmamışsa, Kabahatler Kanunu’nun 27 vd. maddelerinde öngörülen “başvuru” ve “itiraz” yoluna gidilebilecektir. Diğer taraftan 19. maddesinin 1/c bendinde, diğer yasalarda kabahat karşılığı öngörülen belirli bir süre için ehliyetin geri alınması gibi yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili yasalarında gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar saklı olduğu belirtilmiştir.

II. BİRİNCİ VE İKİNCİ KEZ ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMA
1. Yaptırım Uygulamaya Yetkili Merci
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5 maddesi; alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücünün, birinci defasında sürücü belgesinin altı ay süreyle, ikinci defasında ise iki yıl süreyle geri alınacağını ve her iki durumda da sürücü hakkında ayrıca idari para cezası uygulanacağını hüküm altına almıştır.
Birinci veya ikinci kez alkollü araç kullanma halinde, maddede öngörülen para cezasını uygulamaya trafik zabıtası yetkilidir. Her iki halde, sürücü belgesini geri almaya da yine trafik zabıtası yetkilidir. Gerçekten de 4550 sayılı Kanunla 2918 sayılı 112’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, “sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere...” denilmiş ve Ek 13.madde de, “ 48’inci maddede gösterilen “alkollü araç kullanmak” suçunu birinci ve ikinci defasında işlemek... tespiti halinde, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması işlemlerini yapmak üzere 6’ncı maddede sayılan trafik görevlileri yetkili kılınmıştır” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir1.
Sonuç olarak; birinci veya ikinci kez alkollü araç kullanma halinde para cezası ve sürücü belgesinin geçici geri alınması yaptırımlarını uygulamaya trafik görevlileri yetkilidir.
2. Kanun Yolu
5326 Sayılı Kabahatler Kanunu “Yaptırım türleri” başlıklı 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımları, “idarî para cezası” ve “idari tedbirler”; “idari tedbirler”i de “mülkiyetin kamuya geçirilmesi” ve ilgili kanunlarda yer alan “diğer tedbirler” şeklinde bir ayrıma tabi tutarak düzenlemiştir. “Saklı tutulan hükümler” başlıklı 19.maddesinin 1/c bendinde, diğer yasalarda kabahat karşılığı öngörülen belirli bir süre için ehliyetin geri alınması gibi yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili yasalarında gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar saklı olduğunu belirtmiştir.
Kabahatler Kanununun 3 üncü maddesinde; “Bu kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksi hüküm bulunmaması halinde(…)” uygulanacağı belirtilmiş, 27 nci maddenin 1 nci fıkrasında ise; “(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.” denilerek Kabahatler Kanununda öngörülen kanun yoluna ilişkin hükümlerin kapsamı, kanunlardaki idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararları ile sınırlı tutulmuştur. Bu durumda, diğer kanunlarda yer alan idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi dışındaki idari tedbirlere karşı başvuru sulh ceza mahkemelerine değil, özel kanununda gösterilen merciye, kendi kanununda düzenleme bulunmaması halinde ise idari yargı mercilerine yapılması gerekecektir.
Öte yandan 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27.maddesine 5560 sayılı Kanunla eklenen 8.fıkraya göre, "İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür" .
Bu açıklamalar ışığında; 2918 sayılı Kanunun 48/5.maddesi gereğince verilen idari para cezalarına karşı idari yargıya başvurulacağına dair özel bir hüküm bulunmadığından, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3/1.maddesi uyarınca itirazı incelemeye sulh ceza mahkemesi görevlidir2.
Ancak sürücü belgesinin geri alınması işlemi, Kabahatler Kanunu'nun 19/1-c.maddesi uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamı dışında kaldığından, idari işlem niteliğindedir ve denetimi de idare mahkemesine aittir. Yine, aslında Kabahatler Kanunu 16.maddesinde öngörülen bir yaptırım çeşidi olması itibariyle Kabahatler Kanununda öngörülen yasa yoluna tabi olan idari para cezasının yanı sıra sürücü belgesinin geri alınması yaptırımı aleyhine bir başvuru yapılmışsa, sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işleme yönelik itiraz idari yargının görev alanına girdiğinden, bu başvurunun idari yargı yerinde görülmesi gerekir (Kabahatler Kanunu m. 27/8). Başka bir deyimle, idari para cezasına ilişkin ceza tutanağı ile birlikte sürücü belgesinin geri alınması işleminin de iptali istenilmişse, buna dair hukuka aykırılık iddiasının idari yargı yerinde görülmesi gerekir3.

III. ÜÇÜNCÜ VEYA DAHA FAZLA KEZ ALKOLÜ ARAÇ KULLANMA
1. Yaptırım Uygulamaya Yetkili Merci
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5. maddesinde, “...alkollü araç kullandığı tesbit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl içinde... üç veya üçten fazlasında ise sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 532.600.000 lira hafif para cezası uygulanır" denilmek suretiyle, üçüncü veya daha fazla kez alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin sürücü belgelerinin beş yıl süreyle geri alınacağı ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte hafif para cezası uygulanacağı ifade edilmiştir.
Belirtelim ki, 5252 sayılı TCY’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 7. maddesi ile yasalarda yer alan hafif hapis ve hafif para cezalarına ilişkin yaptırımlar, yeni TCK’nda cürüm-kabahat ayrımının kaldırılması nedeniyle idari para cezasına dönüştürülmüş, maddenin ilk üç fıkrasında idari para cezasının hesaplanmasına ilişkin esaslara yer verildikten sonra, 4. fıkrada bu madde hükümlerine göre idari para cezasına Cumhuriyet savcılığınca karar verileceği belirtilmiştir4.
Bu kapsamda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 48/5. maddesinde yer alan alkollü araç kullanma suçunun yasada hafif hapis olarak öngörülen yaptırımı da, Cumhuriyet savcılığınca hükmedilebilecek nitelikteki bir yaptırım olan idari para cezasına dönüştürülmüştür5.
2918 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde ise, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanundaki; hafif para cezasını veya bununla birlikte hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Daha önce ifade ettiğimiz üzere, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 19/1-c. maddesinde, ehliyetin geri alınması gibi yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili yasalarında gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar saklı olduğu düzenlenmiş olup bu hüküm uyarınca 2918 sayılı Kanunun 112. maddesi geçerliliğini sürdürmektedir. Halen yürürlükte 2918 sayılı Kanunun 112. maddesi gereğince, üçüncü veya daha fazla kez alkollü araç kullanmalarda, sürücü belgesinin sulh ceza mahkemesi tarafından geri alınması gerekmektedir6.




2. Kanun Yolu
Yukarıda üçüncü veya daha fazla kez alkollü araç kullanmalarda, 2918 Sayılı Yasanın 48/5. maddesinde öngörülen idari para cezasını vermeye Cumhuriyet Savcısının yetkili olduğunu belirttik (bkz. 5252 Sayılı Yasa m.7) . Bu idari para cezasına karşı gidilecek kanun yolu konusunda özel bir düzenleme bulunmadığından, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3/1 ve 27.maddeleri gereğince sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Yani gidilecek yasa yolu, Kabahatler Kanunu'nun 27/1.maddesinde öngörülen “başvuru yolu”dur. Başvurunun da Sulh Ceza Mahkemesine yapılması gereklidir7.
Halen yürürlükte 2918 sayılı Kanunun 112. maddesi gereğince, üçüncü veya daha fazla kez alkollü araç kullanmalarda, sürücü belgesinin sulh ceza mahkemesi tarafından geri alınması gerektiği, Yargıtay içtihatlarıyla yerleşik hal almıştır. Ancak, sulh ceza mahkemesi tarafından verilen “sürücü belgesinin geri alınması” yaptırımının hukuki niteliğinin ne olduğu ve bununla bağlantılı olarak sulh ceza mahkemesinin kararına karşı hangi yasa yoluna gidileceği konusunda uygulamada birlik yoktur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, özellikle 2009 yılının ilk aylarında sulh ceza mahkemesinin kararının temyize tabi olduğunu belirtmişse8 de, Dairenin bu tür kararları aleyhine yapılan itirazlar üzerine Ceza Genel Kurulu ise, “2918 sayılı Yasanın 48/5, 5252 sayılı Yasanın 7, 5326 sayılı Yasanın 19. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; kabahat nedeniyle sürücü belgesinin geri alınmasına veya alınmamasına ilişkin olarak verilen karar, 5237 sayılı TCY kapsamında güvenlik tedbirine ilişkin olarak verilmiş bir karar ve bu kapsamda 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi anlamında hüküm sayılamayacağından, somut olayda, alkollü araç kullanma kabahati nedeniyle hükmedilecek idari tedbir niteliğindeki yaptırıma karşı, sadece hükümlere karşı başvurulabilecek bir yasa yolu olan temyiz yasa yoluna başvurulamaz. Bu itibarla, itirazın kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve yasa yararına bozma yasa yolu başvurusu ile ilgili bir karar verilmek üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine” karar vermiştir9. Bu karardan sonra 7.Ceza Dairesi de, “ “5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemelerince verilen idari yaptırım kararlarına (Ehliyetin 5 yıl süre ile geri alınmasına) karşı yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilmesi mümkün olup, kararın temyizi kabil olmadığından, temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek gereği mahallinde değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,” şeklinde karar vermiştir10.
Biz de, sulh ceza mahkemesinin sürücü belgesini geri alması kararının Kabahatler Kanunu'na göre itiraza tabi olduğunu düşünmekteyiz. Şöyle ki; KTK'nın 48/5.maddesindeki eylem, 5252 Sayılı Yasanın 7.maddesi gereğince kabahate dönüştürülmüştür. Maddedeki eylemi karşılayan yatırımlardan biri olan “sürücü belgesinin geri alınması” yaptırımı da, bir idari yaptırımdır. Zira 5237 Sayılı TCK'nın yaptırım teorisinde “güvenlik tedbirleri”, ancak suç karşılığında uygulanabilen bir diğer yaptırım çeşidini oluşturmaktadır. Dolayısıyla , sulh ceza mahkemesi tarafından sürücü belgesinin geri alınması yaptırımına güvenlik tedbiridir dersek, eylem hem kabahat hem suç oluşturmuş olur ki, bu durumda da 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15/3. maddesi gereğince sadece suçtan işlem yapmak gerekecektir. Çözüme yönelik olarak; bu yaptırımı bir idari yaptırım olarak görmek ve 2918 sayılı KTK'da kanun yoluna ilişkin bağlayıcı bir düzenleme bulunmadığından mahkemenin verdiği sürücü belgesinin geri alınması/alınmaması kararı aleyhine de Kabahatler Kanunu 29.maddesindeki itiraz yoluna gitmek gerekir, diye düşünüyoruz. Çünkü Kabahatler Kanunu'nun 29.maddesi, sadece 27.madde uyarınca “başvuru yolu” üzerine sulh ceza mahkemesinin verdiği karara karşı değil aynı zamanda idari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı da gidilen kanun yolunu ifade etmektedir( bkz. 27/5). Mahkeme tarafından doğrudan verilen idari yaptırım türüne dair sınırlayıcı bir düzenleme de yoktur.



1 “4550 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 2918 sayılı Yasaya ilave edilen Ek-13. maddesi gereğince sanığın alkollü araç kullanmak suçunu birinci defa işlemesi halinde sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması işlemlerine bu kanunun 6. maddesinde sayılan trafik görevlileri yetkilidir” (7.CD,17.11.2005, 2004/34724-2005/20244)
2 7.CD, 30.03.2011 , 2008/651- 2011/3420.
3 “ Muterizin alkollü araç kullanıldığından bahisle trafik ceza tutanağı ile verilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağı ile sürücü belgesinin geri alınması kararlarına karşı itirazda bulunulmuştur.
1 ) 4550 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 2918 sayılı Yasaya ilave edilen Ek-13. maddesi gereğince sanığın alkollü araç kullanmak suçunu birinci defa işlemesi halinde sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması işlemlerine bu kanunun 6. maddesinde sayılan trafik görevlileri yetkilidir.
Hükümden sonra, 31.03.2005 günlü mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19. maddesinin "c" bendine göre "ruhsat ve ehliyetin geri alınması yaptırımına ilişkin hükümlerin ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı olduğu", aynı yasanın 27. maddesinde de "idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceği" düzenlenmiş olup, buna göre sulh ceza mahkemesinin ehliyetin geri alınması kararına karşı yapılan itirazı inceleme yetkisinin bulunmadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hüküm tesisi,
2 ) 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27. maddesinde idari para cezasına ilişkin yaptırım kararına karşı başvuru yolunda sulh ceza mahkemeleri görevli ve yetkili kılınmış, 28. maddesinde de başvurunun incelenmesi usulü düzenlenmiş olup anılan yasa ve maddelerine göre idari para cezasına itiraz hakkında yeniden bir karar verilmesi zorunluluğu, bozmayı gerektirmiş...”(7.CD,17.11.2005, 2004/34724-2005/20244).
“2918 sayılı Yasanın 48/5. ve 47/1-a maddelerinin ihlali nedeniyle trafik zabıtasınca davacıya para cezası verilmesine ilişkin tutanağın iptali istemiyle açılan davanın, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'la değişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560 sayılı Kanun'la eklenen sekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde, idari yargı yerinde çözümlenmesinin gerektiği...” (UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ 2008 304 2008 154 17/11/2008 ).

4 “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi”
MADDE 7. -(5349 sk. değ.) [1]* Kanunlarda, "hafif hapis" veya "hafif para" cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda "hafif hapis" cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.
[2]* Kanunlarda, "hafif hapis cezası" ile "hafif para cezası"nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde "hafif hapis cezası" esas alınır.
[3] Kanunlarda, sadece "hafif para cezası"nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.
[4] Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

5 “5252 sayılı TCY’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 7. maddesi ile yasalarda yer alan hafif hapis ve hafif para cezalarına ilişkin yaptırımlar, yeni TCY’nda cürüm-kabahat ayrımının kaldırılması nedeniyle idari para cezasına dönüştürülmüş, maddenin ilk üç fıkrasında idari para cezasının hesaplanmasına ilişkin esaslara yer verildikten sonra, 4. fıkrada bu madde hükümlerine göre idari para cezasına Cumhuriyet savcılığınca karar verileceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 48/5. maddesinde yer alan alkollü araç kullanma suçunun yasada hafif hapis olarak öngörülen yaptırımı da, Cumhuriyet savcılığınca hükmedilebilecek nitelikteki bir yaptırım olan idari para cezasına dönüştürülmüştür (YCGK, 09.06.2009, 2009/7-112, 2009/157).
6 “Üçüncü kez alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı Ufuk Yılmaz hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanan idari yaptırım kararını müteakip, failin ehliyetinin 5 yıl süre ile geri alınması talebinin reddine dair, Bursa 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 17.11.2005 tarihli ve 1112 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin BURSA 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2006 tarihli ve 2006/34 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 16.01.2007 gün ve 1992 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2007 gün ve KYB. 2007-13810 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Talep konusunda kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu halde, aynı konuda yeniden yapılan talep üzerine Bursa 3.Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25.07.2006 tarihli karara itiraz üzerine Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.08.2006 tarihli kararın hukuken yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, failin daha önce 11.04.2004 ve 08.10.2004 tarihlerinde alkollü araç kullandığı tespit edilerek idare tarafından sürücü belgesinin 6 ay ve 2 yıl süre ile geri alındığı, adı geçenin 2 yıllık geri alma süresi dolmadan 08.11.2005 tarihinde 3.kez alkollü araç kullandığının anlaşılması sebebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2005 tarihli ve 2005/1182-1181 sayılı kararı ile idari para cezası uygulandığı anlaşılmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5 ve 112.maddeleri uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına mahkemece karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2006 gün ve 2006/34 müt.sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 25.03.2009 günü oybirliğiyle karar verildi. (7.CD, 25.03.2009, 2007/2625- 2009/3460). Aynı yönde 7.CD, 17.5.2006 ,2006/1463- 2006/8099).
7 “Buna göre, dava konusu olayda; idari yaptırım kararının idari makam ve mercilerce değil de soruşturma konusu fiilin suç olmayıp kabahat olarak değerlendirilmesi sonucu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verildiği dikkate alındığında, kararın idari işlemden çok, yargısal nitelikte bir yetkinin kullanılması sonucu verilen ceza niteliğini taşıdığı açık olduğundan, davanın bu kısmına ilişkin kısmının çözümünün de, Kabahatler Kanununu hükümleri uyarınca adli yargı yerine ait olduğu sonucuna varılmıştır. SONUÇ** : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adana 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Adana 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22.11.2007 gün ve D.İş No:2007/734 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 06.07.2009 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.” (Uyuşmazlık Mahkemesi, 06.07.2009 , 2008/101- 2009/164) .
8 “Üçüncü kez alkollü araç kullanmaktan dolayı 2918 sayılı Yasanın 48/5.maddesi uyarınca sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınması talebiyle açılan dava üzerine Eskişehir 2.Sulh Ceza Mahkemesince verilen 06.04.2006 günlü ve 2006/230 müteferrik sayılı karar temyize tabi olup, bu karara karşı Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Orhan Ak tarafından düzenlenen 06.06.2006 tarihli itiraz dilekçesi temyiz niteliğinde bulunması nedeniyle kararın henüz kesinleşmediği ve bu nedenle temyiz incelemesi yapılması gerektiği” (7.CD, 25.03.2009, 2007/15399- 2009/4803) . Aynı yönde 7.CD. 25.03.2009, 2006/15215- 2009/3800; 25.03.2009, 2006/14604- 2009/3803.
9 YCGK, 09.06.2009 tarih ve 2009/7-112, 2009/157 .
10 7. CD, 25.6.2009, 2007/1405 - 2009/7607,
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Alkollü Araç Kullanma Kabahatinde İdari Yaptırım Uygulamaya Yetkili Merci Ve Kanun Yolu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Doğan Gedik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
26-12-2011 - 12:40
(947 gün önce)
Makaleyi Düzeltin
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 9 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 9 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
24855
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 32 dakika 38 saniye önce.
* Ortalama Günde 26,22 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 23182, Kelime Sayısı : 3051, Boyut : 22,64 Kb.
* 20 kez yazdırıldı.
* 15 kez indirildi.
* 12 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1417
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07694793 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.