Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Hastanın Tedaviyi Red Hakkı İle Hekimin Müdahale Yükümlülüğünün Çatışması

Yazan : Gözde Tetikçok [Yazarla İletişim]
hukuk öğrencisi

HEKİMİN MÜDAHALE YÜKÜMLÜLÜĞÜ İLE HASTANIN TEDAVİYİ RED HAKKININ ÇATIŞMASI :

Türk Ceza Kanunu’nun 86.maddesi hükmüne göre; ‘Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’.

Tıbbi müdahale eylemi incelendiğinde,kasten yaralama suçunun tipiklik, maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu görülür.

Peki tıbbi müdahalenin cezalandırılmamasının nedeni nedir?

Bu durumda suçun son unsuru olan ‘hukuka aykırılık’ incelenmelidir.

Tıbbi müdahaleyi hukuka uygun hale getiren nedenler var mıdır,varsa nelerdir?

Tıbbı müdahaleyi hukuka uygun hale getiren nedenin eskiden mesleğin icrası olduğu kabul ediliyordu. Yeni eğilimlere göre tıbbi müdahaleyi hukuka uygun hale getiren nedenleri şöyle sıralayabiliriz;

1)Müdahaleyi yapan kişinin sağlık personeli olması,

2)Endikasyon(Gerekililik),

3)Aydınlatılmış hastanın rızası,

4)Tıbbi müdahalenin tıp biliminin gereklerine göre özenle yapılmasıdır.

Bu unsurlardan herhangi birinin bulunmaması TCK.md.86 gereğince kasten yaralama suçunu oluşturur.

Bu şartlar içinde ‘rıza’ ayrı bir önem arzeder.

Tıp hukukunda rıza;,hekimin hastayı tıbbı müdahalenin gereklilikleri,hastalığın teşhisi,tedavisi,sonuçları ve süreci hakkında aydınlattıktan sonra hastanın,müdahaleye izin vermesidir.

Rıza konusundaki yasal düzenlemelere bakacak olursak;

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17.maddesine göre; ‘Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir’.
‘Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.’
Hasta Hakları Yönetmeliğinin 24.maddesi: ‘Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir’.
1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatların Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 70.maddesi ‘Tabibler,diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın,hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelmirde muvafakatini alırlar’.
Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere,kişinin kendi hayatı üzerindeki tasarruf yetkisi ne olursa olsun sınırsızdır. Bu tedaviyi red hakkını da kapsar.
Lizbon Bildirgesinin 3.maddesi uyarınca hastanın yeterli ölçüde bilgilendirildikten sonra önerilen tedaviyi kabul ya da red hakkının olduğunu belirtir.
Kamu sağlığının korunmasına ilişkin hükümler ve ceza hukukunca öngörülmüş düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla hekim,hastaya –rıza göstermediği sürece-müdahale edemez.
Türk Medeni Kanununun 24.maddesine göre :
‘Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır’.
Peki hekimin hastayı tedavi yükümlülüğü ile hastanın,hayatı üzerindeki tasarruf yetkisi çatıştığı zaman sorun nasıl çözümlenecektir?
Bu hükümler karşısında hastanın rızasının hekimin tedavi yükümlülüğüne üstün geldiğini söylemek durumundayız. Hekim hasta rıza göstermezse ,kişi ölmek üzere bile olsa(örneğin intihara teşebbüs etmiş kişinin hayatını kurtarmak amacıyla) ona müdahale edemez,bundan dolayı da cezalandırılmaz.Tam aksine, eğer müdahale ederse,cezai,hukuki ve idari sorumluluğu söz konusu olabilir.Hekimin müdahaleyi , hastanın hayatını kurtarma ya da sağlığına en iyi şekilde devam etmesi gibi bir iyiniyetle yapmış olması ise bir şeyi değiştirmez çünkü bu durumda saikten bahsedilir,oysa kastın varlığı söz konusu olduğu için kasten yaralama suçu oluşmuştur, bu nedenle saikin bir önemi yoktur.Saik sadece cezada indirim nedeni olabilir.
Burada akla gelebilecek soru şudur:
Hastanın bilinci kapalı,rıza gösterecek durumda değil,yakınlarına da ulaşılamıyor ancak acil müdahale gerekli (örneğin trafik kazası nedeniyle ağır yaralı olarak hastanenin acil servisine getirilen hastanın durumu).Bu durumda hekim müdahale etmeli midir?
Böyle durumlarda varsayılan rızadan söz edilir.Varsayılan rıza durumunda hekim,hastanın müdahaleye rıza gösterdiğini kabul ederek gerekli müdahaleyi yapar.Çünkü olağan hayat tecrübelerine göre hekimden beklenen, hasta durumunda olan kişileri sağlığına kavuşturmak ve en iyi şekilde devam etmelerini sağlamaktır .
Varsayılan rıza ile ilgili yasal düzenlemeye bakacak olursak:
Amsterdam Bildirgesinin 3.3.maddesine göre ’Hastanın iradesini beyan etmesinin mümkün olmadığı ve acilen tıbbi girişim yapılması gereken hallerde,daha önceden bu girişimi reddettiğini gösteren bir açıklama yoksa hastanın onayı varsayılarak girişim yapılır’.
Yani varsayılan rıza da tıpkı rıza gibi tıbbı müdahaleyi hukuka uygun hale getirir.
Bu konuda sıklıkla sorulan diğer bir soru da şudur:
‘Madem kişinin kendi hayatı üzerinde tasarruf yetkisi sınırsız, kişinin, ötenazi yapılmasına rıza gösterip hayatına son vermek istemesi durumu neden yasal değil?
Ötanazi,o an ki tıbbın verilerine göre iyileşme imkanı olmayan,ağır acılar içinde olup ölümü kesin olan bir hastanın talebi üzerine yaşamına son verilmesidir.
Kişinin kendi hayatı üzerinde tasarruf yetkisi mutlak olmakla beraber, bu yetkisini başkası aracılığıyla kullanması yasaktır,yani bu yetkiyi kullanmak için üçüncü kişilere verilen rıza geçersizdir.Ötanazide kişi öldürülmesini hekimden talep etmektedir,üçüncü kişi konumunda olan hekimin ise böyle bir hakkı ya da yetkisi yoktur.Böyle bir talebi kabul eden hekim sorumluluktan kurtulamaz.
Sonuç olarak; kişinin tedaviyi reddetmesi hak,hekimin buna uyması ise yükümlülüktür.
Gözde Tetikçok






Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Hastanın Tedaviyi Red Hakkı İle Hekimin Müdahale Yükümlülüğünün Çatışması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Gözde Tetikçok'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
» Makale Bilgileri
Tarih
22-03-2009 - 00:55
(3860 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 29 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 28 okuyucu (97%) makaleyi yararlı bulurken, 1 okuyucu (3%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
14721
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 22 saat 4 dakika 21 saniye önce.
* Ortalama Günde 3,81 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 8715, Kelime Sayısı : 789, Boyut : 8,51 Kb.
* 8 kez yazdırıldı.
* 4 kez indirildi.
* 13 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 999
Yorumlar : 3
Öncelikle makale ile bilgi paylaşımı dolayısıyla teşekkürler. Ancak değinmek istediğim bir husus var. Yazının bir kaç yerinde tekrarla kişinin kendi yaşam hakkı üzerinde dahi sınırsız tasarruf yetkisi... (...)
Sevgili Gözde ! Bir sağlık çalışanı olarak(Sosyak Hizmet Uzmanıyım) hasta haklarının bu kadar ihmal edildiği Ülkemizde bu kadar sade bukadar duru bir anlatımla biz sağlıkçılara hasta HAKLARINI h... (...)
Sevgili Genç Arkadaşım; Yazdığınız makaleyi okudum. Ellerinize sağlık. Bilimsel üretim yapma saik ile bişeyler yazmak takdire şayan bir davranış. Hele de bilimselliğin köküne kıran girdiği şu gün... (...)
Makalelerde Arayın
Forumumuzdaki İlgili Mesajlar
Erken Bitirme, Üstten Ders Alma Hakkında.
Meliha - 01-07-2018 - 08:26
Yeni Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Tavsiyeler
sametcanaslan - 09-03-2018 - 23:39
Hukuk Eğitiminde Üniversitenin Önemi ?
Femida - 28-09-2017 - 20:14
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03428793 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.