Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale 5728 Sayılı Kanun İle Vuk’da Değiştirilen Maddeler Ve Değişiklikler Üzerine Açıklamalar

Yazan : Ali Göktürk Özdoğan [Yazarla İletişim]

Makale Özeti
5728 sayılı Kanun ile yapılan 577 değişiklik arasında VUK'da 11 değişiklik yapılmıştır. Vergi cezaları Bu yazıda bu değişiklikler gösterilerek değişiklikler hakkında açıklamalar yapılmıştır.
Yazarın Notu
http://www.gokturkozdogan.com dan tam metni düzenli bir şekilde görüntüleyebilirsiniz.

Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile

VUK’da Değiştirilen Maddeler ve
Değişiklikler Üzerine Açıklamalar


Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül tarafından onaylanan 5728 sayılı kanun ile 577 değişiklik yapılmış ve 58 madde yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklikler içinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda ise 11 maddede değişiklik yapılmıştır.

Kanunların bu kadar hızlı değişmesi, hukukçuların yürürlükteki maddelere alışıp mevzuatın çeşitli noktalarıyla bağdaştırmasını zorlaştırmaktadır. Ancak değiştirilen bir kanun maddesi, bağlı olduğu diğer kanun düzenlemelerinin anlamını değiştirmekte ve uygulamayı zorlaştırmaktadır.

Bu nedenle uyumlaştırma değişikliklerinin makul bir süre içerisinde gerçekleştirilmesi de en az kanun değişiklikleri kadar önem taşımaktadır.


5728 sayılı kanun ile HUMK'da değiştirilen maddeler ile ilgili yazımdan sonra okuyuculardan vergi suçuları, vergi cezaları, hapis cezaları ve "Mini Af" olarak yorumlanan TCK m.51'den yararlanma şartları ile ilgili sorular aldım.

Bu yazıda VUK’da yapılan bu değişiklikler gösterilerek sonuçları hakkında değerlendirmeler yapılacaktır.
5728 sayılı Kanun ile VUK’da yapılan değişiklikler 271 ve 281’nci maddeler ara-sında düzenlenmiştir.


1-) Gümrük ve Tekel Vergilerinin Tabi Olduğu Kanun İle İlgili Düzenleme

m.271 – 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Gümrük idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu Kanuna tabi değildir. Bu vergi ve resimlerle ilgili olarak 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242 nci maddesi hükümleri uygulanır.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.2 Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu kanuna tabi değildir.

Görüldüğü gibi 271.madde ile VUK m.2 değişikliğinde:
a) Önceki düzenleme ile gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler yeni düzenlemede sadece gümrük idaresi taradından alınanlar olarak değiştirilmiştir.
b) Yukarıdaki madde ile bağlantılı olarak, VUK’a tabi olmayan vergi ve resimlerin hangi kanuna tabi olduğu gösterilerek açıklık kazandırılmıştır.


2-) Vergi Mahremiyeti İhlal Edilenlerin Korunması İle İlgili Düzenleme

m.272– 213 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edi-lemez.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.5/6 Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket edenler hakkında T.Ceza Kanunu'nun 480,481 ve 482'nci maddelerdeki cezalar üç misli olarak hükmolunur.

Görüldüğü gibi 272.madde ile VUK m.5/6 değişikliğinde:
a) Bu suç ile ilgili olarak eski düzenlemede uygulanacak müeyyidenin Eski TCK’ daki maddeleri ve uygulanacak ceza ile ilgili süre düzenlemesi yapılmıştı. Yeni düzenle-mede ise ikinci cümle, hem kanun değişikliği nedeniyle işlevsiz kalan düzenleme, hem de fiil ihtimalini bertaraf etmek istendiği için kaldırılmıştır.


3-) Zirai Kazançlar Komisyonlarına Seçilecek Üyelerin Vasıfları İle İlgili Düzenleme

M.273– 213 sayılı Kanunun 87 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 87- Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:

1. İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak.

2. Medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak.

3. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından mahkûm olmamak.

4. Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca otuz yaşını bitirmiş olmak.

5. Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.87 Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:

1. İyi ahlâk sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak;

2. Kamu hizmetlerinden memnu olmamak ve medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmak;

3. Ağır hapis veya şeref ve haysiyeti muhil bir suçtan dolayı hapis cezasiyle hükümlü olmamak;

4. Vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olmamak,

5. (Değişik: 2365 - 30.12.1980) Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde,ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak;

6. (Değişik: 2365 - 30.12.1980) Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak.

Görüldüğü gibi 273.madde ile VUK m.87 değişikliğinde:
a) Maddenin 1.fıkranın 2.bendindeki düzenlemede, önceki düzenleme bulunan “Kamu hizmetlerinden memnu olmamak” ibaresi kaldırılmıştır. Kamu hizmetlerinden yasaklı olanlar ile ilgili düzenleme 3.bentte yapılmıştır.
b) Eski düzenlemede genel hatlarıyla belirtilmiş olan ceza almamış olma şartı, ye-ni düzenlemede ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Bunlar:

– Kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis,
– Devletin güvenliğine karşı suçlar,
– Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,
– Milli savunmaya karşı suçlar,
– Devlet sırlarına karşı suçlar,
– Casusluk,
– Zimmet
– Irtikâp,
– Rüşvet,
– Hırsızlık,
– Dolandırıcılık,
– Sahtecilik,
– Güveni kötüye kullanma,
– Hileli iflas,
– İhaleye fesat karıştırma,
– Edimin ifasına fesat karıştırma,
– Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
– Kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçları olarak düzenlenmiştir.

c) Eski düzenlemede bulunan vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olmama zorunluluğu kaldırılmıştır. Ancak yeni düzenlemede 3.bentte belirtilen suçlar ara-sında “İrtikap” kapsamına da alınabilecek vergi kaçakçılığı suçu işlememiş olma zorunlu-luğu kanundan çıkartılmıştır diyemeyiz.
d) 5. ve 6.bentler aynen alınmıştır.


4–) Ekim ve Sayım Beyanı Sorumluluğunu Yerine Getirmeyen Muhtar ve İhtiyar Heyeti Üyelerine Uygulanacak Müeyyide İle İlgili Değişiklik

m.274– 213 sayılı Kanunun 246 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Görevini ihmal veya suiistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri Türk Ceza Kanununun görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.246/2 Görevini ihmal veya suistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri hakkında Türk Ceza Kanununun 230 ve 240'ıncı maddelerine göre takibat yapılır.

Görüldüğü gibi 274.madde ile VUK m.246/2 değişikliğinde:
a) Önceki düzenleme 765 sayılı kanuna göre yapılmıştı. Bu kanunda 230.madde ve 240.maddeler:
m.230 Hangi nedenle olursa olsun memuriyet görevini yapmakta savsama ve gecikme gösteren veya üstünün yasaya göre verdiği buyrukları geçerli bir neden olmadan yapmayan memur üç aydan bir yıla kadar hapis ve bin liradan beşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
Bu savsama ve gecikmeden veya üstünün yasal buyruklarını yapmamış olmaktan Devletçe bir zarar meydana gelmişse, derecesine göre altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile birlikte süreli veya temelli olarak memuriyetten yoksun kalma cezası da hükmolunur.
Her iki durumda memurun vazifesini geciktirmesinden veya verilen buyruğu yapmamasından, kişiler herhangi bir zarara uğramışsa bu zarar ayrıca ödettirilir.

m.240 Yasada yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur derecesine göre bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur. Cezayı hafifletici nedenlerin bulunması halinde altı aydan bir yıla kadar hapis ve her iki halde ikibin liradan onbin liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Ayrıca memuriyetten süreli veya temelli olarak yoksun kılınır.
şeklinde idi.

Yeni düzenlemede ise 5237 sayılı kanunda, görevi kötüye kullanma suçuna gön-derme yapılmıştır.
Bu suç madde 257’de: (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İrtikap suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
şeklinde düzenlenmiştir.


5-) Vergi Ziyaı Cezası İle İlgili Değişiklik

m.275– 213 sayılı Kanunun 344 üncü maddesinin başlığı “Vergi ziyaı cezası” şeklinde ve ayrıca birinci ve ikinci fıkraları birleştirilerek aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.344/1 Vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341 inci maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.
E.m.344/2 Vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.

Görüldüğü gibi 275.madde ile VUK m.344/1-2 değişikliğinde:
a) Önceki kanunda başlığı “Vergi Ziyaı Suçu ve Cezası” olarak düzenlenen mad-de başlığı “Vergi Ziyaı Cezası” olarak değiştirilmiştir. Vergi Ziyaı bir suç değildir, verginin ziyan olması, ödenmemesi anlamına gelen bir sebep sonuç ilişkisidir.
b) Önceki düzenlemede maddenin birinci ve ikinci fıkrasındaki “vergi ziyaı suçu” ibareleri düzeltilerek bu iki fıkra birleştirilmiştir.


6-) Kaçakçılık Suçları ve Cezaları İle İlgili Değişiklik

m.276– 213 sayılı Kanunun Dördüncü Kitap, İkinci Kısmının Üçüncü Bölüm başlığı “Suçlar ve Cezaları” şeklinde ve 359 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiş-tirilmiştir.

“a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gere-ken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle ya-nıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ol-duğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.”
Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.359 a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1. Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2. Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler (Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir) veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir.)

Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için (...) yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez.

b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1. Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (Sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.),

2. Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.

(...) içindeki hüküm tarihinde sözcükleri, Anayasa Mahkemesinin 12.10.2000 tarih ve 24198 sa-yılı Resmi Gazetede yayımlanan 7.6.1999 gün ve E.1999/10 - K.1999/22 sayılı kararı ile iptal e-dilmiştir.

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

Görüldüğü gibi 276.madde ile VUK m.359 değişikliğinde:
a) Yeni düzenleme ile 2. Fıkradadaki cezai müeyyidenin alt sınırı değiştirilmiştir. Önceki düzenlemede “6 aydan 3 yıla kadar” olan cezai müeyyide, yeni düzenleme ile “1 yıldan 3 yıla kadar” olarak değiştirilmiştir. Bu halde cezanın alt sınırı, adli para cezası sı-nırından yukarıda kaldığı için artık bu suçu işleyenler hapis cezası ile cezalandırılacaktır.


7-) Kaçakçılık Suçuna İştirak İle İlgili Değişiklik

m.277– 213 sayılı Kanunun 360 ıncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Cezadan indirim

359 uncu maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların iş-lenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak hü-kümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısı indirilir.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.360 Birden fazla kişi 359 uncu maddede sayılan fiillerin icrasına iştirak ettik-leri takdirde fiili irtikap edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri bundan ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartıyla o fiile mahsus ceza ile cezalandı-rılır. Söz konusu fiilleri işlemeye azmettirenlere de aynı cezalar hükmolunur.

Bu fiillere maddi menfaat gözetmeksizin iştirak edenlere fiile mahsus cezanın dörtte bir hükmolunur.

Görüldüğü gibi 277.madde ile VUK m.360 değişikliğinde:
a) Önceki düzenlemede “İştirak” olan madde başlığı yeni düzenleme ile “Cezadan İndirim” olarak değiştirilmiştir.
b) Yeni düzenleme, eskisine göre sadeleştirilmiş, gereksiz açıklamalardan kaçı-nılmıştır. Önceki düzenlemede 3.kişinin suça iştiraki ve manfaati bulunması halinde aynı ceza ile cezalandırılacağı düzenlenmişti. Bunun ceza hukuku genel kaidelerine göre za-ten genel–geçer bir kural olması dolayısıyla burada düzenlenmesi sadece kanun metnini uzatıyordu. Yeni düzenlemede sadece cezadan indirim hali düzenlenmiştir. Bu da yalnız-ca iştirak halinde menfaatin bulunmaması durumunda söz konusu olabilmektedir.


8-) Vergi Mahremiyetinin İhlali Halinde Uygulanacak Müeyyide İle İlgili Değişiklik

m.278– 213 sayılı Kanunun 362 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanunda yazılı vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.362 Bu Kanunda yazılı vergi mahremiyetine uymağa mecbur olan kimseler-den bu mahremiyeti ihlal edenlere Türk Ceza Kanunu'nun 198'inci maddesinde yazılı ce-zanın iki katı hükmolunur. Bu ceza iki aydan az olamaz.
Suçları tekerrür edenler bir daha devlet hizmetinde kullanılmazlar.

Görüldüğü gibi 278.madde ile VUK m.362 değişikliğinde:
a) Önceki düzenlemede vergi mahremiyetine uymakla yükümlü olan kimseler olarak bir sınırlama konulmuştu. Bu, suçu işleyecek olanları sınırlandırarak 3.kişiler için bir açıklık getirmekteydi. Yeni düzenleme ile bu ortadan kaldırılmış ve fail ile ilgili bir sı-nırlandır getirilmemiştir.
b) 765 sayılı kanuna itafen düzenlenmiş olan maddedeki hükümler, 5237 sayılı kanuna göre yeniden düzenlenmiştir.

765/198: Bir kimse resmî mevki veya sıfatı veya meslek ve sanatı icabı olarak ifşasında zarar melhuz olan bir sırra vâkıf olup ta meşru bir sebebe müstenit olmaksızın o sırrı ifşa ederse üç aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahkûm olur.

Eğer zarar vâkı olmuş ise cezayı nakdi elli liradan az olamaz.

5237/239: Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.

(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır.

(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


9-) İşlem Yapmaktan Yasaklanan Memurun İşlem Yapması ve Haksız Yarar Sağlaması Halinde Uygulanacak Müeyyide İle İlgili Değişiklik


m.279– 213 sayılı Kanunun 363 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa aykırı harekette bulunanlar Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılır. Bu hareketlerle vergi ziyaına neden olunması halinde, kişiye ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesine göre vergi ziyaı cezası kesilir.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.363 Bu Kanunun altıncı maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa aykırı harekette bulunanlar Türk Ceza Kanunu'nun 240'ıncı maddesine göre ceza görürler. Bu hareketler kaçakçılık suçu cezasını gerektiren bir fiile iştirak mahiyetinde olduğu takdirde haklarında ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.

Görüldüğü gibi 279.madde ile VUK m.363 değişikliğinde:
a) Türk Ceza Kanunu değişikliğine uygun olarak maddeler değiştirilmiştir. Önceki düzenleme m.765/240 iken yeni düzenleme m.5237/257’ye değiştirilmiştir.

765/240: Yasada yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur derecesine göre bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur. Cezayı hafifletici nedenlerin bulunması halinde altı aydan bir yıla kadar hapis ve her iki halde ikibin liradan onbin liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır. Ayrıca memuriyetten süreli veya temelli olarak yoksun kılınır.
5237/257: Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İrtikap suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


10-) Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Uygulanacak Usul İle İlgili Değişiklik

m.280– 213 sayılı Kanunun 367 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.

359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.

Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.

359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

Ceza mahkemesi kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin işlem ve kararlarına etkili olmadığı gibi, bu makam ve mercilerce verilecek kararlar da ceza hâkimini bağlamaz.”,

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:
E.m.367 Yaptıkları inceleme sırasında 359 ve 360 ıncı maddelerde yazılı kaçak-çılık veya iºtirak suçlarını tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu "vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın" mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.

Yukarıda belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhu-riyet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talebe-der.

Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine ta-lik olunur.

359 ve 360 ıncı maddeler uyarınca uygulanan hapis cezaları, vergi ziyaı cezası veya u-ulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.
Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kıs-ında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve merciler muamele ve kararlarına mü-essir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce ittihaz edilecek kararlarda ceza yargısını bağlamaz.

Görüldüğü gibi 280.madde ile VUK m.367 değişikliğinde:
a) Yeni düzenleme ile önceki düzenleme arasındaki tek fark, maddenin 4.fıkra-sında belitilen maddelerdir. Önceki düzenlemede 359 ve 360’ncımaddelerdeki hallerde uygulanacak hapis cezalarının infazı, bu suçun soruşturma ve kovuşturma evresinde en-gellenememekteydi. Ancak yeni düzenlemede 360.madde çıkartılarak sadece 359.mad-dede bulunan haller ile ilgili düzenleme yer almıştır.
Bunun nedeni, 360.maddede bulunan “İştirak” suçunun, 359’daki suçla bağlantılı olmasından kaynaklanmaktadır. Yeni düzenlemede 359.madde belirtilmiştir ve bu yeterli-dir.


11-) Pişmanlık ve İyileştirme Halleri İle İlgili Değişiklik

m.281– 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 371- Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.).

2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.

4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.

5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.”

Bu maddenin değişmeden önceki haline bakacak olursak:

E.m.371 Beyana dayanan vergilerde kaçakçılık vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükel-leflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlada vergi ziyaı cezası kesilmez.

1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından herhangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.);

2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tesbitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması;

3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin keyfiyet haber verme dilekçesi-nin verildiği tarihten başlıyarak 15 gün içinde tevdi olunması;

4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlıyarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi ;

5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin ödemenin gecik-tiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygu-lanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi.

Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 360 ıncı madde hükmü uygulanmaz.
Bu madde hükmü Emlak Vergisinde uygulanmaz.

Görüldüğü gibi 281.madde ile VUK m.371 değişikliğinde:
a) Önceki düzenlemede 371. maddenin 2. fıkrası, yeni düzenleme ile yürürlükten kaldırılmıştır.


Ali Göktürk Özdoğan
17/02/2008
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"5728 Sayılı Kanun İle Vuk’da Değiştirilen Maddeler Ve Değişiklikler Üzerine Açıklamalar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ali Göktürk Özdoğan'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
17-02-2008 - 12:00
(5092 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 7 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 7 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
24357
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 3 gün 6 saat 7 dakika 7 saniye önce.
* Ortalama Günde 4,78 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 29661, Kelime Sayısı : 4058, Boyut : 28,97 Kb.
* 3 kez yazdırıldı.
* 2 kez indirildi.
* 2 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 763
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,04827499 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.