Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Yargıtay Uygulamaları Işığında Limited Şirketler

Yazan : Ayşegül Egemen [Yazarla İletişim]
Hukuk Müşaviri

Makale Özeti
Yargıtay uygulamaları ışığında Limited Şirket

YEDİNCİ FASIL

LİMİTED ŞİRKET

Birinci Kısım

LİMİTED ŞİRKETİN KURULUŞU

A.TTK.m.503 : Tarifi

İki veya daha fazla hakiki veya hükmi şahıs tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortakların mesuliyeti koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile mahdut ve esas sermayesi muayyen olan şirkete Limited şirket denir.



Ortaklar tarafından konulan sermaye için, anonim şirkette olduğu gibi hisse senedi çıkarılamaz.



Limited Şirketler Sigortacılık ve Bankacılık yapamazlar; ancak Sigorta acenteliği yapabilirler.



Limited Şirket dış ilişkilerde anonim ortaklığı, iç ilişkilerde ise kollektif ortaklığı içerir.



Limited ortaklığın sermayesi nakit ve ayın olabilir. Ayın sermaye nakit olarak değerlendirilmek suretiyle ortaklık sermayesinde gösterilir. Emek ve ticari itibar, anonim ortaklıklarda olduğu gibi Limited ortaklıkta da sermaye olarak konulamaz.



Limited ortaklıkta, ortaklık borcundan dolayı ortakların doğrudan doğruya icra aracılığıyla takibi olanaksızdır. Ortaklığın sermaye borcu varsa, bu borcu istemek yetkisi ortaklık organlarına, tasfiyede tasfiye memurlarına ve iflasta iflas memurlarına aittir.





KARARLAR

(1)Kira sözleşmesini, kiracı Limited ortaklığın sahibi ve müdürü imzalamış olmasına göre, bu kira sözleşmesi Limited ortaklığı bağlar (YHGK.25.09.1985 E.1984/6-104, K.732).

(2)Ortaklar sermaye borçlarını yerine getirmemiş ise, TTK.m.503 ve TTK.m.532’ ye göre, bu borçlarından sorumlu olurlar (Y.TD.13.11.1970-E.2138/K.4404).

(3)Davacı, satış konusu malları ortaklığa teslim ettiğini ileri sürmesine göre, satış sözleşmesini kişisel olarak imza eden ortak sorumlu olamaz (Y.11.HD.09.09.1975-E.2320/K.4897).

(4)Ortaklık müdürünün görevden doğan ücret alacağı iş mahkemesinde karara bağlanır (Y.11.HD.22.06.1981-E.3185/K.3187).

(5)Dava, ortaklık aleyhine açıldığına göre, ortakların temsilci sıfatıyla adlarının dava dilekçesine yazılması bir fazlalıktan ibarettir (Y.11.HD.22.12.1981-E.5579/5565).

(6)Ortağın kar payı isteminde, husumet müdüre değil, ortaklığa tevcih edilir (Y.11.HD.16.05.1983-E.2460/K.2549).

(7)Tasfiye ile sicilden silinen Limited ortaklık aleyhine dava açılamaz. Böyle bir dava husumet yönünden reddedilir. Bu durumdan ortaklıktan alacaklı olanlar, ortakların sınırlı sorumluluğu içerisinde, ancak ortaklar aleyhine dava açabilirler (Y.11.HD.21.06.1984-E.2727/K.3605).

(8)Limited ortaklığın kuruluşu için, sadece Bakanlıktan alınır (Y.11.HD.04.07.1984-E.3685/K.3846).

(9)Limited ortaklığın tasfiye kararından sonra, herhangi bir ortak, bu ortaklık adına bir senet düzenlerse, ortaklık değil, senedi düzenleyen ortak sorumlu olur (Y.11.HD.20.11.1985-E.6367/K.6297).

(10)Davada, tüm ortaklar davacı ve davalı olarak yer almışsa, davanın Limited ortaklığa karşı açıldığının kabulü gerekir (Y.11.HD.25.06.1986-E.3184/K.3889).

(11)Davalı ortaklık husumeti kabul ederek davaya vekil gönderdiğine göre, usuli hata düzeltilmiş demektir (Y.11.HD.07.03.1986-E.540/K.1272).

(12)Kollektif ortaklığın ortakları için öngörülen TTK.m.179, Limited ortaklıklar hakkında uygulanamaz (Y.11.HD.30.05.1979-E.2906/K.2905).

(13)Limited ortaklığa, ortak olabilmek için buna ilişkin yasal işlemler ile Anasözleşme değişikliğinin yapılması gerekir. Anasözleşme değişikliği yapılmamışsa, kişi ortak olamaz (Y.11.HD.20.03.1989-E.4794/K.1790).

(14)Limited ortaklık borcu için ortaklara husumet yöneltilemez (Y.11.HD.05.12.1989-E.9473/K.6940).

(15)Limited ortaklık tek imza ile de sorumlu olabilir (Y.11.HD.25.10.1990-E.3310/K.6844).

(16)Sulh sözleşmesinde Limited ortaklık usulen temsil edilmemişse, bu sözleşme ortaklığı bağlamaz (Y.11.HD.25.01.1991-E.8300/K.213).

(17)TTK.m.520/2’ de öngörülen karar yetersayısını içermeyen ortaklar kurulu kararı geçersiz, yani batıldır (Y.11.HD.08.02.1991-E.8022/K.713).

(18)Karar yeter sayısını içermeyen ortaklar kurulu kararı geçersiz olduğundan, iptali veya batıl olduğunun saptanması davasında herhangi bir süre söz konusu değildir (Y.11.HD.08.02.1991-E.4499/K.714).

(19)Davalı ortağın, Limited ortaklıktan aldığı parayı iade davası, beş yıllık zamanaşımına tabidir (Y.11.HD.11.02.1991-E.8078/K.769).

(20)Fatura ve para makbuzu içeriğine göre husumet tayini gerekir (Y.11.HD.26.02.1991-E.9309/K.1303) (…. Unvanı ile kurulması ve ortakları arasında aynı kişinin yer alması husumetin Ltd. Şti.’ ye yöneltilmesini haklı kılmaz.

(21)Limited ortaklığa kayyım tayini istemi, duruşmalı ve ortaklık hasım gösterilmek suretiyle olur (Y.11.HD.13.10.1991-E.2229/K.5346).

(22)TTK, Limited ortaklıkta, ortakların sorumluluğunu, sınırlı sorumlu olarak kabul etmiştir. İlke olarak yasa, ortaklar ile Limited ortak alacaklıları arasında bir ilişki kurmamış ve alacaklılara gereğinde ortaklara başvurma imkânı tanımamıştır.

·Bu ilkenin istisnaları, açık kapama yükümü (TTK.m.523/3), selef sıfatıyla sorumluluk (TTK.m.529, 530 ve 531) ve kamu borçlarından, ortakların sorumluluğudur.

·6183 sayılı Yasanın 35.maddesine göre ortaklar, Limited ortaklığa koyduğu ve koymayı üstlendiği sermayeden ayrı olarak, aynı miktar üzerinden alacaklı kamu idaresine karşı sorumludurlar (Y.11.HD.22.05.2000-E.3471/K.5609).

(23)Limited ortaklığın ihtiyacı için, bu ortaklığın ortağı dava açamaz. Ayrıca, davacı kendi ihtiyacı için de dava açamadığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekir (Y.11.HD.25.09.2000-E.7492/K.7781).

(24)Limited şirket ortağı olmak, tacir sayılmak için yeterli değildir. Davacı gerçek kişinin, bu ortaklık dışında ayrıca tacir sıfatını taşıdığını, bu ortağın ispat etmesi gerekir (Y.19.HD.19.10.2000-E.5995/K.6934).

(25)Ortağın borcu, Limited ortaklığa tebligat yapılmasına rağmen, bu ortağın borcunun ödenmediği iddiasıyla, Limited ortaklığın feshine karar verilmesi istenebilir (Y.11.HD.10.02.2001-E.6949/K.9715).

(26)Limited ortaklık yönetimsiz kalmamış ise, bu ortaklık için kayyım tayin edilemez (Y.11.HD.04.02.2002-E.8550/K.800).

(27)TTK’ nın öngördüğü ortaklıklardan herhangi birini içermeyen ticari işletmenin tüzel kişiliği yoktur. Bu işletmeye dava açıldığı takdirde, davacının o işletmenin sahibi veya ortakları aleyhine dava açıldığının kabulü gerekir (Y.11.HD.25.03.2002-E.10310/K.2662).

(28)Açılmış bulunan davayı Limited ortaklık mı, yoksa bu ortaklığın ortakları tarafından mı açıldığı belirlenmeden, mahkemece esastan karar verilemez (Y.11.HD.24.04.2002-E.11253/K.3737).

(29)Limited ortaklığa ortak olmak için verilen yabancı paranın, bu ortaklığın yerine getirmesi sonucu verilenin geri istenmesinde, icra takibinin yabancı para üzerinden yapılması mümkün değildir. İcra takibi Türk Lirası üzerinden yapılırsa, takip geçerlidir. Takibin yabancı para üzerinden yapılması, İİK.m.58/3’ e göre mümkün değildir. İcra inkâr tazminatına Türk Lirası üzerinden karar verilmelidir (Y.11.HD.06.05.2002-E.673/K.4334).

(30)Limited ortaklığın sermaye artırımı işleri ile pay devir işlemlerindeki imzaların sahte olduğu iddia edilerek, sermaye artırımı ve pay devri işlemlerinin iptali istendiğine göre, bu hususun belirlenmesi için delillerin toplanması ile gerekli giderlerin yapılması hakkındaki ilk önelin kesin olduğu ikaz ve ihtarı yapılmadan davanın reddi doğru değildir. Ayrıca bazı belgelerde hiç imza olmadığı halde, bu hususun dahi değerlendirilmesi usul ve yasaya aykırıdır (Y.11.HD.09.05.2002-E.515/K.4575).

(31)Taraflar arasında yapılan taahhütnamenin hükümsüzlüğünün tespiti istenmiş ve fakat bu istem reddedilmiştir. Bu durumda, taahhütnameden önce verilenlerin istirdadı söz konusu olamaz (Y.11.HD.21.05.2002-E.783/K.5031).

(32)Limited ortaklığın alacağı için ortaklardan biri, pay oranına göre kendi payının tahsili davası açamaz (Y.11.HD.23.05.2002-E.3144/K.5086).

(33)TTK.m.503 ve m.532’ deki düzenlemelere göre, Limited ortaklık, sermaye ortağı olup, ortakların sorumluluğu koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır.

·Sermaye borçlarını ödeyen ortakların, ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından, kişisel yönden dava ve takip olunamazlar.

·Bu durumda, pay devri yapan ortaktan değil de, Limited ortaklıktan, bu ortaklığın borçları için yapılan ödemelerin geri alınması istenebilir (Y.11.HD.16.09.2002-E.3910/K.7659).

(34)İcra takibi, borçlulardan Limited ortaklığın ikametgâhında yapılmış ve bu borçlu da, itiraz etmemiştir. Bu durumda, diğer borçlu yönünden de, yetki hususu kesinleşmiştir (Y.12.HD.18.10.2002-E.19621/K.21234).

(35)Limited ortaklığın, ortaklar kurulu kararının iptali ile bu kararın ihtiyati tedbir ile durdurulmasına, karar verilmesi istenebilir.

·Temsile ilişkin ortaklar kurulu kararı ihtiyati tedbir ile durdurulmuşsa, bu karar ticaret siciline bildirilerek, infaz edilebilir.

·Limited ortaklık müdürü ile ortaklık arasında uyuşmazlık çıktığı takdirde, ortaklık adına temsilci olarak, kayyım tayin edilmesi gerekir (Y.11.HD.04.03.2003-E.407/K.1934).

(36)Limited ortaklığın paydaşlarının yaptığı pay satışının iptali isteminde, davacı Limited ortaklığın aktif dava ehliyeti yoktur (Y.11.HD.10.04.2003-E.1466/K.3501).

(37)Limited ortaklık, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre, kooperatif ortağı olamaz ve ortak olduğunun tespitine ilişkin dava açamaz (Y.11.HD.08.10.2003-E.3029/K.9032).

(38)Limited ortaklık payının aktif ve pasifi ile devir keyfiyeti, ortaklık borçlarının da devir anlamını taşımaz (Y.11.HD.07.11.2003-E.11881/K.10542). !!!!!

(39)Kaçak elektrik kullanımında, işyerinde tutulan zabıtta işçi olarak çalışan kimsenin ortak ve şirket temsilcisi de olduğu iddia edilmesine göre, bu husus açıkça belirlendikten sonra, borcun muhatabının tespiti gerekir (Y.11.HD.17.11.2003-E.4004/K.10991).

(40)Limited şirket borcundan dolayı, şirket ortağı ve müdürü, şirket borcundan dolayı kişisel olarak sorumlu değildir (Y.11.HD.05.04.2004-E.9029/K.3589).

(41)Limited şirket ortağı, ortak olduğu şirketin borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin dava açamaz. Ancak, ortak şirketin gerçek dışı bono düzenleyerek ortaklığı zarara soktuğu ve bunun şirkete verilmek üzere, tahsil davası açabilir (Y.11.HD.20.09.2004-E.8159/K.8459).

(42)Limited şirketlerde ortaklar, sınırlı sorumludurlar. Bu ilkenin istisnası ise; şirket açığını kapama, selef sıfatıyla sorumluluk ve kamu borçlarıdır (Y.11.HD.14.07.2005-E.10822/K.7674).

(43)Limited şirket ortağı veya yönetici olmak, tacir sayılmak için yeterli değildir (Y.19.HD.27.10.2005-E.7731/K.10712).



B.TTK.m.504 : Ortakların Sayısı

Ortakların sayısı ikiden az ve elliden çok olamaz.

Ortakların sayısı sonradan bire iner veya şirketin zaruri organlarından biri mevcut olamazsa münasip bir müddet içinde bu eksiklikler tamamlanmadığı takdirde ortaklardan birinin veya şirket alacaklısının talebi üzerine mahkeme şirketin feshine karar verir. Mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine gerekli ihtiyati tedbirleri alabilir.

Yasanın buyurucu bu kuralına karşın, elliden fazla ortaklı bir Limited şirket her nasılsa kurulmuş ise, bu ortaklık, Limited ortaklık sıfatı ve tüzel kişiliği kazanmış sayılmakla birlikte, ortaklar veya alacaklılar, bu ortaklığın yasanın buyurucu kuralına aykırı olarak kurulduğunu ileri sürerek, fesih ve tasfiyesini isteyebilir. Bununla beraber, ortaklar ortaklıktan ayrılır, yani ortak sayısı yasal sınıra getirilirse, Limited ortaklığın artık feshi ve tasfiyesi istenemez.

Ortaklık yasaya uygun biçimde kurulup çalışmaya başladıktan sonra, ortakların sayısı bire iner veya zorunlu organlardan biri mevcut olmazsa, ortaklık infisah etmez. Fakat ortaklardan veya alacaklılardan birinin isteği üzerine bu eksiklikler uygun sürede tamamlanmadığı takdirde, mahkemece ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekir.

Maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesindeki kuralın uygulanmasında, Yargıtay’ ın farklı kararları bulunmaktadır. Yargıtay’ ın kökleşen son kararlarına göre, Limited ortaklığın iki ortağından birinin ortaklıktan çıkarılması mümkün olmayıp, bu halde Limited ortaklığın feshine karar verilmesi gerekmektedir. Bu son kararlar öğretide eleştirilmektedir.

Ortaklar veya alacaklılar Limited ortaklığın feshi davasını açmışlarsa, bu davada gerek davacı ve gerekse davalı ortaklığın istemi üzerine mahkemece ortaklığın yönetim ve temsili ile ortaklık mal varlığının ve hatta defter ve belgelerinin korunması için gerekli önlemlerin, yani ihtiyati tedbirin alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.



KARARLAR

(1)Limited ortaklığın tek ortaklı duruma düşmesi halinde, TTK.m.504 uyarınca uygun bir sürede bu ortaklığın en az iki ortaklı, ortaklık durumunu kazanması gerekir. Aksi halde, Limited ortaklığın fesih ve tasfiyesi istenebilir (Y.11.HD.14.02.1983-E.317/K.644).

(2)İki kişilik Limited şirkette, ortaklardan birinin çıkması veya çıkarılması hali, şirketin feshini doğurur. Dışarıdan başka ortak alınmasına yasal olanak tanınmamıştır (Y.11.HD.25.09.1985-E.3521/K.4788).

(3)İki ortaklı bir Limited ortaklıkta, bir ortak, ortaklıktan çıkarılmasına izin verilmesi davası açamaz. Bu ortak, ancak Limited ortaklığın feshini dava edebilir. Çünkü ortağın çıkması suretiyle Limited ortaklık, tek ortaklı ortaklık haline getirilemez (Y.11.HD.29.11.1991-E.3056/K.6358).



C.Mukavele

I.TTK.m.505 : Şekli

Limited şirket mukavelesinin yazılı şekilde yapılması ve bütün kurucuların imzalarının noterce tasdiki şarttır.



II.Muhtevası

1.TTK.m.506 : Mecburi Kayıtlar

Şirket mukavelesinde; şirketin ticaret unvanıyla merkezi, işletmenin konusu, esas sermaye ile her ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarları, şirketin yapacağı ilanların şekli, şirketin müddeti.

Ayrıca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da, örnek sözleşmelerde ek olarak; kar ve zararın dağılış şekli ve zamanı, yedek akçelerin tutarları, müdürlerin tayini, her yıl düzenlenecek bilanço ile kar ve zarar hesaplarının Bakanlığa gönderileceği konularında açık hükümlerin bulunmasını istemektedir.

Anonim ortaklıklarda süre gösterme zorunluluğu bulunmadığı halde, Limited ortaklıkta mecburdur. Ancak sürenin sonunda şirket hala faaliyete devam ediyorsa, ortaklığın sona ermediğinin kabulü gerekmektedir. Ortaklar genel kurulu, karar alarak yeni bir süre tayin edebilir.



2.TTK.m.507 : Sermaye

a.Miktarı :

Limited şirketin sermayesinin en az beş bin Türk Lirası olması şarttır.

Ortakların koyacakları sermaye birbirinden farklı olabilir. Ancak, ortakların koyacakları sermayenin en az yirmibeş Türk Lirası veya bunun katları olması gerekir.

Devir için bölme ve mirasın taksimi hali hariç olmak üzere ortağın sermayesi bölünmez bir bütündür.

Bakanlar Kurulu bu maddedeki rakamları 10 katına kadar arttırabilir.

Anonim ortaklıklarda bir payın sahibi birden çok paya sahip olabilirse de, Limited ortaklıklarda her bir ortağın sermaye tutarı ne olursa olsun, bu sermaye karşılığı bir paydır.

Limited şirket zorunlu sermaye artırımı yapması gerekirken, sermaye arttırmamışsa, şirket münfesih duruma gelmiş demektir. Bu aşamadan sonra, Bakanlık veya il müdürlüğünden, sermaye artışı için izin verilmesi istenemez. (Y.11.HD.06.11.2003-E.3483/K.10518).



b.TTK.m.508 : Ayın Nevi’nden

Ortaklardan biri, sermayeyi ayın olarak koymayı taahhüt etmişse mukavelede; aynın neden ibaret olacağı, değerinin nasıl biçileceği ve taahhüt ettiği sermayeye ne miktarda mahsup edileceği ve bunun karşılığı olarak esas sermayeden kendine ne miktarda bir iştirak payı düşeceği hususlarının açıkça yazılı olması şarttır.

Sermayenin tamamının veya bir kısmının ayın olarak taahhüt edilmesi durumunda, bu taahhüt ortaklığın tescil tarihinden itibaren üç ay içerisinde yerine getirilir.



D.Kuruluş

I.TTK.m.509 : İzin

Limited şirketlerin kuruluş ve sözleşme değişikliğinde, bakanlık izni kaldırılmaktadır. Anonim ortaklıklarda uygulanan TTK.m.285/2 hükmü Limited ortaklıklarda da aynen uygulanacaktır. Bu hükme göre, sermaye olarak paradan başka ekonomik bir değer veya taşınır mal konulmasının üstlenilmesi, ortaklığın tüzel kişiliğini kazandığı tarihten itibaren onlar üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edilebileceğinin ve taşınmaz mal üzerindeki mülkiyet veya sair ayni hakların sermaye olarak konulması halinde de, bu hakların ortaklık tüzel kişiliğinin kazanılmasıyla beraber, tapu siciline de tescil edilmesinin istenebileceği kabul edilmiştir.



II.Tescil

1.TTK.m.510 : Talep

Müdürler, m.31 hükümlerine uygun olarak şirketin merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline kaydedilmesini talep ederler.

Bu maksatla verilecek dilekçede şunlar yazılır:

1-Bütün ortakların ad ve soyadları, ikametgâhları, tabiiyetleri,

2-Her ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye ile ödediği sermaye miktarları,

3-İster ortak, ister üçüncü şahıs olsun, müdürlerin ad ve soyadları,

4-Şirketin ne surette temsil edileceği.

Dilekçe sahiplerinin bundan başka, dilekçede her ortağın koyacağı sermayeyi tamamen taahhüt etmiş ve bu sermayeye mahsuben kanun veya mukavelenin tespit ettiği miktarı ödemiş yahut mukavelede yazılı ayni sermaye ile karşılamış olduğunu bildirmeleri lazımdır.

Bu maddenin ikinci fıkrasının içeriği ve uygulamanın gereksinme duyduğu belgeler sırasıyla şunlardır:

1-Dilekçe,

2-Beyanname,

3-Biri asıl olmak üzere noterce onaylanmış üç suret sözleşme,

4-Sermayenin ¼’ ünün ve tamamının ödeneceğinin üstlenilmesine ilişkin banka mektubu,

5-Ticari durum tasdiknamesi,

6-Ayni sermayeye ilişkin bilirkişi raporları (ayni sermaye konmuş ise),

7-Nüfus cüzdan örnekleri (kurucuların),

8-İmza beyannamesi/sirküleri.



2.TTK.m.511 : Tescil ve İlan

İnceleme sonunda kanuni şartları haiz bulunduğu anlaşılan Limited şirket, ticaret siciline tescil ve ilan olunur.



3.TTK.m.512 : Hükmi Şahsiyet

Şirket, ticaret siciline tescil ile hükmi şahsiyet kazanır.

Tescilden önce şirket namına muamelelerde bulunulmuş ise, muameleyi yapanlar şahsen ve müteselsilen mesul olurlar.

Bu gibi taahhütlerin, ileride kurulacak şirket namına yapıldığı açıkça bildirilmiş ve şirketin ticaret siciline tescilinden sonra üç aylık bir müddet içinde bu taahhütler şirket tarafından kabul olunmuşsa muameleyi yapanlar mesuliyetten kurtulur ve yalnız şirket mesul olur.



E.Mukavelenin Değiştirilmesi

I.TTK.m.513 : Karar

Mukavelede daha yüksek bir nisap öngörülmemişse mukavele, sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebilir.

Ortakların mesuliyetini genişletme hakkındaki kararların, her halde ittifakla verilmesi gerekir.

Her sermaye artırımı bir sözleşme değişikliğidir.

Limited ortaklık sözleşmesinde yapılacak değişiklik, ortaklığın müdür veya müdürleri tarafından hazırlanır. Bu değişiklik metinleri ortaklar kurulunca karara bağlanır. Bu karar katılanlar tarafından imzalanır ve imzalar noterce tasdik olunur. Tasdik edilen sözleşmeden üç adedi ve ortaklar kurulu kararı bir dilekçeye eklenerek ticaret sicil memurluğuna başvurulur.

Limited ortaklıkta, payların başkasına devri, ortaklık sözleşmesinin değiştirilmesi niteliğinde sayılmaz. Fakat bu payın devrine ilişkin değişikliğin tescil ve ilanı gerekir.



II.TTK.m.514 : Kararın Tekemmülü

İktisat ve Ticaret Vekâletinin tasdiki ile tekemmül eder.



III.TTK.m.515 : Tescil ve İlan

Mukavelede yapılan her değişiklik, ilk mukavelede olduğu gibi tescil ve ilan edilir. Mukavelenin değiştirilmesi hakkındaki kararlar üçüncü şahıslar hakkında, tescil tarihinden itibaren hüküm ifade eder.

Bu işlem için ortaklığın merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline başvurulur. Bu başvuruyu, ortaklığı temsile yetkili müdür veya müdürler yaparlar. Eğer müdürler tescil ve ilanı yapmaz ise, tazminat ile sorumlu olurlar. Kaçınma, müdürün azline neden olabilir.

Sözleşme değişikliğine ilişkin işlemlerin eksik veya batıl olması, değişikliğin tescili ile bu kararlar geçerli bir karar derecesine ulaşamaz. Ortaklar kurulu kararının iptalinin olanaklı bulunduğu veya batıl olduğunu ortaklar ileri sürebilir. Tescilden sonra, tescilin yanlış olduğunu ve düzeltilmesini ilgililer isteyebilir (TTK.m.34,35,40).





IV.Esas Sermayenin Değiştirilmesi

1.TTK.m.516 : Arttırılması

Esas sermaye artırımı, ortaklığın kuruluşu hakkındaki kurallara bağlı tutulmuş bulunmaktadır. Uygulamada en çok rastlanan, yeni ortak almadan veya yeni ortak/ortaklar alınarak esas sermayenin arttırılmasıdır.

Yeni ortak alınmadan yapılan esas sermaye artırımında, ortaklar ortaklıktaki sermaye paylarını arttırırlar ve böylece esas sermaye artırımını sağlarlar. Bunun için de, ya ortaklar esas sermayeye yeni bir sermaye eklerler veya kar ile yedek akçeyi esas sermayeye aktarırlar.

Diğer biçimde ise, yeni ortak/ortaklar alınarak, bu yeni ortakların payları oranında esas sermaye arttırılmış olur.

Esas sermaye artırımında sırayla şu işlemlerin yapılması gerekir:

1-Müdür veya müdürlerin tarafından sermaye artırımına ilişkin metnin hazırlanması,

2-Sermaye arttırılması için genel kurulca karar alınması,

3-Ayni sermaye eklenmek suretiyle sermaye arttırılıyorsa, buna ilişkin değerlendirmenin yapılması,

4-İlgili Bakanlığa başvurarak sözleşme değişikliği için onay alınması, (ilgili Bakanlığa başvurulması için hazırlanan dilekçeye, noterden onanmış bir ortaklar kurulu kararı ile altı adet değişmiş yeni sözleşme metinleri eklenir ve yasanın öngördüğü damga pulu sözleşme metinlerine yapıştırılır. Bakanlık onayından sonra sicil memurluğuna başvurulur ve tescil ve ilan edilir).

5-Ortaklık sözleşmesinin yeni metinlerinin tescil ve ilanı,

6-Sermaye artırımı ile oluşan yeni payların satın alınması hakkının sağlanması.

Anonim ortaklıklarda sermayenin tamamı ödenmemişse, sermaye artırımına karar verilemez (TTK.m.391). Alman ve İsviçre Hukuku’ nda, Limited ortaklıklar bakımından sermayenin tamamı ödenmese bile, sermaye artırımına gidilebileceği benimsenmiştir. TTK’ da da Limited ortaklıklar için anonim ortaklıklarda olduğu gibi buyurucu bir kural kabul edilmemiştir.

Ancak STB’ nin 2003/3 sayılı Tebliğine göre, “Sermaye artırımına ilişkin Anasözleşme değişikliklerinde özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere tadil tasarısındaki sermaye maddesinde önceki sermayenin tamamının ödendiği ve arttırılan sermayenin tamamının muvazaadan arî şekilde tamamen taahhüt edildiği ve nakdi sermayenin ¼ ünün ödendiği, kalan sermayenin en geç üç yıl içerisinde olmak üzere ödeme zamanı belirtilir. Bu durumda, bu Tebliğe göre işlem yapılması gerekmektedir.

Sermaye artırımı işlemleri tamamlanıp tescil ve ilan edildikten sonra tescil edilmiş sözleşme değişiklikleri ile ilana ilişkin iki adet gazete Bakanlığa gönderilir.



2.TTK.m.517 : Azaltılması

Ortaklara ilişkin asgari pay miktarı yirmibeş liradan ve esas sermaye de en az beşbin liradan aşağı indirilemez.

Ortaklığın sermayesini azaltması işlemi, bir sözleşme değişikliğini gerektirir. Bu sözleşme değişikliğinin yapılabilmesi için gerekli işlemler şunlardır:

1-Esas sermaye azaltılmasına ilişkin sözleşme değişikliği metninin hazırlanması,

2-Bilirkişi raporu (Müdürlerin ve müdürler yoksa ortakların istemi üzerine, mahkemenin atayacağı üç bilirkişiden alınan bir rapordur),

3-Sermayenin azaltılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararı,

4-İlgili Bakanlıktan izin alınması,

5-Müdürler veya müdür olmadığı takdirde ortaklar tarafından alacaklıların çağırılması,

6-Esas sermayenin azaltılmasına ilişkin genel kurul kararının uygulanması,

7-Tescil ve ilan yapılması.

Anonim ortaklığa ilişkin hükümler Limited ortaklığın sermayesinin azaltılmasında da aynen uygulanır. Şu kadar ki, zarar sonucunda bilançoda oluşan bir açığın amortisman yoluyla kapatılması amacı güdülse bile, alacaklılar çağırılır ve muaccel alacaklar ödenir. Muaccel olmayan alacaklar için yeterli teminat alınır. Teminat için genellikle rehin verilir. Alacaklılar kabul ederse, kefalet de olabilir.



İkinci Kısım

ORTAKLARIN HAK VE BORÇLARI


A.Paylar :

I.TTK.m.518 : Umumi Olarak

Limited ortaklıklarda, Anonim ortaklıklarda olduğu gibi pay senedi çıkarılamaz. Bu maddenin ikinci fıkrası, bu kuralı sermaye yönünden hükme bağlamış bulunmaktadır. Ortağın Limited ortaklıktaki sermaye payı için düzenlenen senetler, kıymetli evrak niteliğinde olmayıp, sadece bir ispat belgesi sayılırlar. Bunun sonucu olarak bu belgeler ortağın adını ve soyadını taşırlar. Yani, Limited ortaklıktaki pay senetleri hamile veya emre düzenlenemezler. Kıymetli evrak olmayan bu pay senetleri ise, Limited ortaklık payını temsil etmediği için, ortak olmayan bir kişiye devri ile o kişi ortaklık sıfatını kazanamamaktadır. Limited ortaklık payı, ancak TTK.m.520’ de öngörülen kurallara göre devredilebilir.



II.TTK.m.519 : Pay Defteri ve Ortaklar Listesi

Bu madde ortaklığın pay defterinin ve ortaklar listesinin işlevini düzenlemiştir. Limited ortaklık payları hakkında bir defter tutulur. Ortakların ad, soyadları, pay miktarları, yapılan ödemeler, payların devir ve intikali ve bu hususlarla ilgili diğer değişiklikler bu ortaklık defterine kaydolunur. Ortaklık pay defteri, ortaklığın idaresi ile yetkili müdür veya müdürler tarafından yahut onların denetimi altında çalıştırılan kişiler tarafından tutulur. Pay defteri tutulması ortaklık için yasal bir zorunluluktur (TTK.m.66).

Limited ortaklığın pay defterinin nasıl tutulacağı hakkında maddede herhangi bir açıklama yoktur. Fakat, ortaklığın özelliği göz önüne alınarak her pay sahibi için pay defterinde tek bir sayfa ayrılır. Bu sayfaya Herşeyden önce ortağın ad ve soyadı ile açık adresi, ortak tüzel kişi ise ticaret unvanı, ortağın sermaye payı ile ortağın yaptığı ödemeler yazılır. Payın ayrıcalıkları var ise, bunların da sayfada gösterilmesi olanaklıdır. Eğer pay devredilmişse, devralanın kimliği yazılır ve devralan için de yeni bir sayfa açılır.

Limited ortaklığın pay defteri resmi defterlerden değildir. Bu defterdeki kayıtlar ortaklık için bir karine oluşturmakla birlikte, defterin aksi yazılı delillerle ve ticaret sicilindeki kayıtlarla ispat edilebilir.

Her takvim yılı başında ticaret sicil memuruna, ortakların ad ve soyadlarını, her ortağın koymayı üstlendiği sermaye miktarını ve buna mahsuben ödediği kısmı gösterir ve müdürler tarafından imzalanmış bir liste verilir. Son listenin tevdi gününden itibaren herhangi bir değişiklik olmamışsa, yeniden liste verilmez. Yalnız bir değişiklik olmadığı dilekçe ile bildirilir. Ortaklar listesi ticaret siciline kayıt edilmez. Bu nedenle üçüncü kişilere karşı etkisi yoktur.

Bir kişinin ortaklık listesinde yazılı olması ona ortaklık sıfatı vermemektedir. Ortaklık sıfatı pay defterine yazılmakla kazanılır. Ortaklık listesi, ortaklığın merkezinin bulunduğu yer ticaret sicil memurluğuna tevdi edilir. Bu sicil memurunun, ortaklık listesini incelemek görevi bulunmamaktadır.

Limited ortaklığın pay defteri ile ortaklar listesinin kusurlu ve eksik tutulması veya verilen bilginin yanlış olması yüzünden meydana gelecek zarardan, müdürler kişisel olarak ve müteselsilen sorumludurlar. Müdürlerin sorumluluğu için kusur şart değildir. Burada kusursuz sorumluluk söz konusudur. Bu sorumluluk hukukidir.

Ayrıca, bu defterlerin yasaya uygun surette tutulmamasından dolayı da ortaklığın yönetimiyle görevli kişilerin, TTK.m.67’ ye göre cezai sorumlulukları vardır.



III.İntikal :

1.TTK.m.520 : Devir

Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder.

Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması gerekir.

Ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye ayın ise, payını şirketin kuruluşunu takip eden üç yıl içinde başkasına devredemez.

Şirket mukavelesi payların devrini yasak edebileceği gibi yukarıki fıkralarda derpiş edilenlerden daha ağır şartlara da bağlı tutulabilir.

Payın devri veya devir vaadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmez.

Bu nedenlerle, pay devrinin ortaklık defterine kaydı, devir alan kişi, ortaklık ve alacaklılar yönünden kurucu niteliktedir. Bu kural, payın şekle bağlı olması bakımındandır. Bunun olağan sonucu da, aksine sözleşme yapma olanağının bulunmamasıdır.

Pay devri için devreden ortak ile devralan kişi arasında devir sözleşmesi yazılı biçimde yapılmalı ve imzası noterce onanmış olmalıdır. Aynı kural payın devir vaadi için de geçerlidir. Aksi halde, pay devir işlemi ilgililer arasında dahi geçerli değildir. Pay devrinde ortaklık sözleşmesi değişmez.



Bu maddede öngörülen hususlardan ortakların izninin, pay devrinin noterce onanmasından önce veya sonra olmaması, pay devrinin geçerliliğini engellemez. Başka bir deyişle, sırada yapılan değişiklik pay devrinde geçerlik koşulu değildir. Fakat bu konuda Yargıtay kararları çelişkilidir.



KARARLAR

(1)Devir işlemleri yapıldıktan sonra, TTK.m.520 gereğince kabule mütedair karar verilmesi gerekirken, bu hüküm hilafına önce karar, sonra devir işleminin yapılması ve bu yanlış işleme müsteniden ortaklık sıfatını kazanmış kimselerin ve payların nisapta nazara alınmak suretiyle kabulü de isabetli değildir (Y.11.HD.01.02.1979-E.5775/K.442).

(2)Limited Ortaklıkta pay devrinin kabulüne önce ortaklıkça karar verilmesi ve sonradan noterden devir sözleşmesi yapılması TTK.m.520’ ye aykırıdır (Y.11.HD.24.10.1980-E.4627/K.4930)

(3)TTK.m.520 buyurucu bir kural öngörmüştür. Ancak, biçime ilişkin bu kuralın sıra yönünden uygulanması zorunlu değildir (Y.11.HD.26.09.1986-E.4382/K.4800).

(4)Limited ortaklıktaki payın devri yasal koşullara uymadığı takdirde, bu devir geçersizdir. Bu durumda, taraflar verdiklerini birbirlerine iade etmekle yükümlüdürler (Y.11.HD.07.03.1991-E.3080/K.1567).

(5)Geçersiz pay devri tescil ve ilan edilmişse, pay devrine izin vermeyen ortaklar, bu pay devrinin kendileri ile ortaklık yönünden iptalini isteyebilirler.

·Ortaklara önalım hakkı tanınmamışsa, payın devrinin geçersiz olması halinde, bu paylar önceki sahiplerine avdet ederler (Y.11.HD.13.09.1991-E.4445/K.4545).

(6)Pay satışına ilişkin belgenin sağlığına itiraz edilmişse, bu itirazın niteliğine göre bilirkişi incelemesi yapılmalıdır (Y.11.HD.13.01.1992-E.4805/K.25).

(7)Limited ortaklıktaki pay devrinde TTK.m.520’ ye uygun bir işlem yapılmazsa, bu pay devri geçersizdir.

·Bu pay devrinin geçersizliği iddiası ileri sürülmesi halinde, alıcı ve satıcı olanlara da husumet tevcih edilmelidir.

·Limited ortaklığın fesih ve tasfiyesi isteminde; ortaklığın kar edemediği, amacını yerine getirmek yerine getirmesinin mümkün bulunmadığı ve ortaklar arasında huzursuzluk bulunduğu hususları sabit olursa, bu ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir (Y.11.HD.01.07.1993-E.5395/K.4896).




(8)Davacı, Limited ortaklığın ortağı olduğunu ve payının davalıya devir edildiğini, davalının notere giderek payı devir alma işlemini yapmadığını ve bu nedenle payın devir edildiğinin tespitini istemiştir. Davalı ise, TTK.m.520’ ye göre işlem yapılmadığını ve sadece pay devrinin pay defterine yazılmasının geçerli olmadığını savunmuştur. Bu durumda, devrin TTK.m.520 maddesine göre yapılmadığı ve buyurucu kurala aykırılık nedeniyle, davanın reddine ilişkin kararın onanması gerekmiştir (Y.11.HD.25.11.1996-E.7922/K.8218).

(9)Limited ortaklıkta pay devri, TTK.m.520’ de öngörülen koşullar içinde yapılmış ise, bu pay devrinin Limited ortaklıkça pay defterine yazılması gerekir. Aksi halde, pay devrini alan ortak veya ortaklar, Limited ortaklık aleyhine açılacak bir davada, ortak olduklarının tespiti ile pay defterine yazılmasını ve bunun da tescil ve ilanını istemeleri mümkündür.

·Çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesi çerçevesinde, pay devir işleminin tescil ve ilanına karar verilmesi isteminde, “devralınan payların pay defterine kayıt ve tescil isteği de” vardır (Y.11.HD.03.05.2001-E.1607/K.3872).

(10)Limited ortaklığın payını satın alarak, ortak olunduğu iddia edilmiştir. Bu pay devri TTK.m.520/son’ a aykırı ise, devir aldığını ileri süren hak sahibi olamaz ve bu nedenle de, ortaklığın fesih ve tasfiyesi için dava açamaz (Y.11.HD.29.04.2002-E.411/K.3904).

(11)Davacı Limited ortaklığın ortağı, pay devri yapılmadığını ve noter senedinin sahte olduğunu iddia etmiştir. Bu sahtelik iddiası, diğer bir mahkeme kararı ile tespit ile kesinleşmiş ise, bu pay devri TTK.m.520’ ye uygun olsa bile, kesin hüküm nedeniyle baştan itibaren geçersizdir (Y.11.HD.29.04.2002-E.328/K.3950).

(12)Limited ortaklıklarda, pay devri işleminin bütün koşulları tamamlansa bile, bu pay devri, ortaklığın pay defterine yazılmadıkça, geçerlilik kazanamaz.

·Pay devri noterde yapılsa dahi Limited ortaklık aleyhine dava açılarak, pay devrinin ortaklık pay devrine yazılması mümkün değildir (Y.11.HD.28.01.2003-E.8371/K.864).

(13)Limited ortaklıktaki payların devri şekle tabidir. Pay devri noterde tasdik ettirilmediğinden geçersizdir.

·Bu durumda taraflar, birbirlerine verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler (Y.11.HD.22.05.2003-E.12809/K.5328).

(14)Pay devrinin yapılıp yapılmadığı ve pay devrinin yapıldığı hususunun tespiti davasında, payı devir aldığı ileri sürülenin de, davada taraf olması gerekir (Y.11.HD.02.06.2003-E.253/K.5762).

(15)Devir sözleşmesinde, TTK.m.520’ nin oluşması için, devir bedelinin gösterilmesi zorunlu değildir.

·Davacı, devir bedelinin ödenmediğini savunmuş ve verilen çekin başka bir alacak için düzenlendiğini ileri sürmesine göre, bu hususu ispat davacı ortaklığa aittir (Y.11.HD.12.02.2004-E.6349/K.1024).

·Bono, Limited şirket hissesinin devri için düzenlenmiştir. Hisse devri senedi içeriğine göre, “bedel nakden ödenmiş ve tarafların birbirinden alacağı kalmamıştır” denmektedir. Bu haliyle takip dayanağı senedin tahsil edilip edilemeyeceği yargılamayı gerektirir hale geldiğinden, icra takibine konu edilemez (Y.12.HD.09.12.2004-E.21065/K.25402).

(16)Limited şirket ortaklarının pay devri vaadinin dahi, imzalar yönünden noterce onanması gerekmektedir.

·Aksi halde, geçersiz olan bu işlem Limited ortaklığa karşı haksız bir eylemdir.

·Peşin ödenen pay vaadi sözleşmesine ilişkin bedelin borçlusu ortak olduğuna göre, bu eylem karşılığı ortaklık aleyhine hapis hakkı tanınamaz (Y.11.HD.13.12.2004-E.3310/K.12180).

(17)Limited ortaklıkta pay devrinin, noterce imzaları onanmış devir sözleşmesi ile yapılması gerekir. Devir sözleşmesine ek olarak aynı kişilerce asıl sözleşmeyi değiştiren şekilde değil de, tamamlayıcı ve yan şartlar getiren adi sözleşme de geçerlidir.

·Sözleşmede taraf olmayan üçüncü kişiler lehine hükümler getirilebilir (Y.11.HD.06.10.2005-E.10684/K.9316).

(18)Limited şirkette ortağın devrettiği payların, davalı şirket pay defterine kaydının tespitine karar verilmesi davası açılamaz (Y.11.HD.13.03.2006-E.2846/K.2570).

(19)İki ortaklı Limited ortaklıkta diğer ortak, pay devrine muvafakat etmemiş ise, BK.m.117 uyarınca borcun düştüğü ve bu durumda, iki tarafın birbirine verdiğini geri isteme hakkını kazandığının kabulü gerekir (Y.11.HD.08.05.2006-E.5428/K.5311).

(20)Ortaklık payının devri için yapılan sözleşmede, bedelin nakden ve tamamen alındığı yazılı olmasına göre, dava konusu bono, bu pay devri karılığı verilmiş sayılmaz (Y.11.HD.28.04.1987-E.1885/K.2565).



2.TTK.m.521 : Miras, Karı-Koca Mallarının İdaresi

Bir payın miras yoluyla veya karı-koca mallarının idaresine ait hükümler gereğince iktisabı için, ortakların, muvafakatine lüzum yoktur.

Mukavelede aksine bir şart varsa ortaklar, payı hakiki değeri üzerinden satın alacak üçüncü bir şahsı göstermedikçe, muvafakatten imtina edemezler. İlgililerin muvafakat için şirkete müracaatları tarihinden itibaren bir ay içinde üçüncü şahıs gösterilmediği takdirde muvafakat edilmiş sayılır.

Bu maddenin birinci fıkrasının öngördüğü hallerde, sermaye payının kazanılması için herhangi bir biçime gerek yoktur. Bir payın miras yoluyla veya karı-koca mallarının idaresine ait hükümler uyarınca iktisabı için ortakların iznine gerek bulunmamaktadır. Ancak bu husus Anasözleşme ile izin koşuluna bağlanabilir.

Maddenin ikinci fıkrasında öngörülen izin için maddede özel bir karar oranı gösterilmemiştir. İzin için TTK.m.520’ de öngörülen karar oranı uygulanamaz. Çünkü, gerek miras yoluyla gerekse karı-koca mallarının idaresine ilişkin hükümler uyarınca mülkiyet yasa nedeniyle geçer. Bu durumda, TTK.m.536’ da öngörülen kurallar uygulanır. Fakat, Anasözleşme’ ye özel bir koşul getirilerek karar oranı yükseltilebilir.

Maddede öngörülen bir aylık süre hak düşürücü süredir. Ortakların bir ay içerisinde notere başvurarak üçüncü kişiyi göstermeleri süreye uyulduğunu ifade eder. Ortakların beyanının bir ay içinde ilgililere ulaşması geçerlik koşulu değildir.



KARARLAR

(1)Ortaklar kuruluna davet edilen derneğin ortaklığı kabul edilmiş demektir (Y.11.HD.06.11.1985-E4675/K.5861).

(2)Limited ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa, bir payın miras yoluyla kazanılması için ortakların iznine gerek yoktur (Y.11.HD.14.02.1986-E.215/K.711).

(3)Limited ortaklık sözleşmesinde, miras yoluyla payların kendiliğinden devrini engelleyen bir kural olduğu takdirde, ortaklarca bir ay içinde gerçek değer üzerinden satın alacak üçüncü kişi önerilmedikçe, mirasçılar kendiliğinden ortaklığın paydaşı sıfatını kazanırlar.

·Limited ortaklıkta, miras nedeniyle ortak olan mirasçı, diğer mirasçılardan ayrı ve tek başına kar payı davası açabilir.

·Ortaklık kararının düşük gösterilerek haksız kazanç sağlandığı iddiası sabit olduğu takdirde, bu kazanç şirkete verilmek üzere, mahkemece karara bağlanır (Y.11.HD.22.10.2001-E.5027/K.8156).



IV.Cebri İcra :

1.TTK.m.522 : Şirketin Feshini İhbar ve İnfisahı

Ortaklardan birinin iflası halinde iflas idaresi en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla şirketin feshini isteyebilir. Ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklı da aynı hakka sahiptir.

Böyle bir ihbar neticesinde şirket infisah ederek tasfiye haline girerse tasfiye memurları, aleyhine takibat yapılan ortağa düşen tasfiye payını iflas idaresine veya icra dairesine vermeye mecburdurlar.

Ortağın kişisel alacaklısı, Herşeyden önce bu ortağın kişisel mallarına veya Limited ortaklık bilançosu uyarınca ortağa düşecek kar payına başvurabilir (TTK.m.145/1). Fakat, ortağın kişisel alacaklısının böyle bir zorunluluğu yoktur. Başka bir anlatımla, kollektif ortaklıktan farklı olarak, alacaklının, borçlunun kişisel mallarından veya Limited ortaklıktaki kar payından alacağını alamamış olması gerekmemektedir. Yani, Limited ortaklıktaki payın haczi için TTK.m.191’ in öngördüğü koşullar aranmamıştır.

Ortağın, Limited ortaklıktaki bu payının haczi olanaklıdır. Payın haczi, İİK.m.94’ e göre yapılır ve paraya çevrilmesinde de, İİK.m.121 uygulanır. Ancak, payı haczedilen ortağın kişisel alacaklısı, bu payın icra yoluyla satılmasını isteyememesine karşın, alacaklı, ortağın payını haczettirmişse, bu alacağını en az altı ay önce Limited ortaklığın feshini ihbar suretiyle ortaklığın tasfiye bakiyesinden borçlu ortağa düşecek paydan alabilir.

Ortağın payına haciz konmasında uygulanan feshi ihbara ilişkin kurallar, ortağın iflası halinde de aynen uygulanır. Böyle bir durumda, borçlu ortak hakkında mahkemece iflas kararının verilmiş olması yeterlidir; iflas kararının kesinleşmesine gerek yoktur. Feshi ihbarı iflas idaresi yapar. Ortağın iflası halinde, alacaklılar ortağın kişisel malvarlığı ile kar payına başvuramazlar. Çünkü bu mevcut değerler, iflas masasına geçer ve masa tarafından paylaştırılır.

Limited ortaklıkta bir ortağın iflası veya borçlu ortak aleyhine yapılan icra takibinin kesinleşmesiyle, Limited ortaklık münfesih duruma gelmez. Ancak, bu durum, iflas idaresiyle alacaklılara Limited ortaklığın feshini isteme hakkını verir. Borçlu ortağın iflas etmiş olması veya borçlu ortağın payının haciz edilmiş bulunması, ortaklığın feshi ihbarının istenebilmesi için bir koşuldur. Ancak, ihtiyati haciz kararının alınmış olması ve hatta uygulanmış olması ile geçici hacizler de, alacaklı ortaklığın feshi ihbarında bulunamaz.

Öte yandan haczin kati haciz aşamasına ulaşması gerekir. İflas halinde ise, iflasın kesinleşmiş olması gerekmez. İflasa ilişkin mahkeme kararı temyiz edilmiş olsa bile sonuç aynıdır. Yargıtay, mahkemenin iflas kararını, yürütmenin durdurulması (tehiri icra) yolu ile durduramaz. Dolayısıyla, Yargıtay dahi, ortaklığın feshine engel olamaz.

Fesih yetkisi yasadan doğan bir haktır. Bu hak üçüncü kişileri korumak amacına yönelik olması nedeniyle buyurucu bir kuraldır. Bu nedenle, ortaklık sözleşmesine aksine bir kural getirilemez.

Limited ortaklıklarda feshi ihbar için bir biçim koşulu öngörülmemiştir. Bu nedenle, feshi ihbar noterden gönderilecek bir feshi ihbar ile olabileceği gibi taahhütlü mektup, adi mektup veya bir telgrafla ile de olabilir.

Limited ortaklığın feshi istemine ilişkin beyanı tebellüğ etmek, temsil yetkisi dışında kalacağından, alacaklının feshi ihbarının Limited ortaklığa değil, tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerekir.

Limited ortaklık, alacaklının yaptığı feshi ihbar ile münfesih duruma gelir mi? Yani, kendiliğinden dağılmış sayılır mı? Bu husus öğretide tartışmalıdır. Bir görüşe göre, alacaklının yaptığı feshi ihbar ile Limited ortaklık münfesih duruma gelir. Uyuşmazlık halinde ise, ortaklığın dağılıp dağılmadığı hususunun saptanması, ancak bir tespit davasıyla çözümlenir. Diğer bir görüşe göre ise, alacaklının yaptığı feshi ihbar ortaklığın feshinin işlenebilmesi için bir koşul olup, ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılması için yeterli değildir. Bunun için alacaklının bir fesih davası açması gerekir. Yargıtay’ a göre de, alacaklının feshi ihbar yapması Limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ancak, bu feshi ihbardan sonra alacaklının Limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekir. Bu fesih davasında, davacı alacaklı olup davalı da Limited ortaklık ile bu ortaklığın tüm ortaklarıdır. Limited ortaklığın feshi davası, ortaklık merkezinin bulunduğu ticaret mahkemesinde açılır. Bu davadaki yetki kuralı, kesin yetki olup mahkemece resen göz önünde tutulur.

Limited ortaklığın feshi ihbarın ortalara tebliğinden sonra, bu istemden rücu edilip edilemeyeceği hususunu belirtmek gerekir. Bilindiği üzere, kural olarak inşai işlemler geri alınamaz. Ancak, altı aylık sürede henüz sonuç alınmamış ise, ilgililerin, izni ile rücu olanaklıdır. Eğer altı aylık süre dolmuşsa, feshi ihbardan rücu olanaksız bulunmakla beraber, TTK.m.523/1 uyarınca, Limited ortaklık ile bu ortaklığın ortaklarına, bu maddede sayılan fesih ve tasfiye, tescil tarihine kadar önlemek olanağı vardır.

Limited ortaklığın feshi ile Limited ortaklık tasfiyeye girer ve borçlu ortağın tasfiye payı, tasfiye memuru tarafından, ortaklık iflas etmişse, iflas idaresine veya ortak hakkında yapılan takip dosyasına girmek üzere icra dairesine ödenir.



KARARLAR

(1)Ortaklardan birinin ortaklık payını haciz ettiren alacaklının, TTK.m.522’ ye dayanarak Limited ortaklığın feshini istemek hakkı vardır (Y.TD.23.09.1966-E.3578/K.3703).

(2)Davacı alacaklı, davalı Limited ortaklığın bir paydaşının kendisine borçlu olduğunu, icra takibi sonucu İİK.m.89 uyarınca tebligat yapıldığını ve bu nedenle Limited ortaklığın feshi ile alacağın tahsilini istemiştir. Mahkemece, ortaklığın feshine ve alacağın tasfiyeden alınacağı açıklanmak suretiyle karar verilmiştir. Hüküm, Limited ortaklık tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacağından dolayı borçlu ortağın paydaş bulunduğu Limited ortaklığın payının haciz edilmiş olmasına ve bunun da ayrıca iflasa karar verilmiş olmasının da gerekmemesine göre, davalı Limited ortaklığın tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir (Y.11.HD.02.02.1978-E.315/K.302).


(3)Alacaklı, Limited ortaklığın paydaşından olan alacağı için icra takibi yapmış ve takip kesinleşmekle payına haciz koydurmuş ve ortaklığa duyuru yaparak ortaklığın fesih ve tasfiyesini istemiştir. Borçlu ortağın aleyhine yapılan icra takibi kesinleşmiş ve ortağın payına da haciz konmuş bulunmasına göre, davalı Limited ortaklığın temyiz itirazlarının reddiyle fesih ve tasfiyesine ilişkin yerel mahkeme hükmünün onanması gerekmiştir (Y.11.HD.24.10.1985-E.5204/K.5584).

(4)Limited ortaklıktaki ortakların borcu için ortaklığın tasfiyesine ilişkin istemlerdeki usul ile kollektif ortaklıktaki ortakların borcuna ait tasfiye işlemleri farklıdır.

Ortaklığın tasfiyesi için haczin kesinleşmesi gerekir.

Limited ortaklık, borçlu ortağı çıkarmış ise, artık bu Limited ortaklığın tasfiyesi istenemez (Y.11.HD.11.11.1999-E.7070/K.9033).

(5)İhtiyati haczin uygulanması sırasında borçlunun malı bulunmadığından, alacaklı, üçüncü kişi Limited şirkete İİK.m.89/1 uyarınca haciz ihbarnamesi göndermiş ve bu kişi haciz ihbarnamesine karşı itirazda bulunmuştur. Eğer ihtiyati haciz süresinde uygulanmaması nedeniyle hükümsüz kalmış ise, ihtiyati hacze dayalı 89/1 ihbarı da hukuken sonuç doğurmaz (Y.12.HD.06.11.2000-E.11805/K.16669).

(6)Ortağı borçlu Limited ortaklığa tebligat yapılmasına rağmen, bu ortağın borcunun ödenmediği iddiasıyla, Limited ortaklığın feshine karar verilmesi istenebilir (Y.11.HD.10.02.2001-E.6949/K.9715).

(7)Borçlunun, Limited ortaklıktaki ortaklık payının İİK.m.89’ a göre haczi kabil değildir. Ancak, ortağın kar payına haciz konulabilir.

·Açılan menfi tespit davasında, davacının kar payı miktarı yönünden reddine ve kar payını aşan talep yönünden kabulü gerekir (Y.19.HD.24.09.2001-E.1947/K.5801).

(8)Limited ortaklığın, ortağından alacaklı olan, TTK.m.522/1 uyarınca, ortağın payına haciz koyarak altı ay sonrası için, bu Limited ortaklığın feshini isteyebilir (Y.11.HD.10.12.2001-E.6949/K.9715).

(9)Limited ortaklığın, ortağın borcu nedeniyle, davacı ortaklığın payları üzerinde icra takibi yapılması, bu ortaklığın zarara uğradığını göstermez. Bu iddia edilen zararın ispatı gerekir (Y.11.HD.20.06.2002-E.2447/K.6370).

(10)Borçlu ortağın payına haciz konulması halinde, bu payın değeri belirlenerek, karşılığının icra dosyasına tevdii mümkündür.

·Ancak, alacaklı taraf da ayrı bir dava açarak, hacizli payın değerinin tespitini isteyebilir.

·Farklı raporların verilmiş olması durumunda, yeniden üçüncü rapor alınarak, sonucu çerçevesinde uyuşmazlığın çözümü gerekir (Y.11.HD.17.04.2003-E.11341/K.3922).



2.TTK.m.523 : İnfisahın Önlenmesi

İnfisahın tescilinden önce aşağıdaki şartlardan birisi gerçekleştiği takdirde fesih ve tasfiye olunamaz:

(1)Şirket veya ortaklar, iflas masasının veya takibatta bulunan alacaklının haklarını öderse;

(2)Payın iflas idaresi veya icra dairesi marifetiyle ve açık arttırma yoluyla satılmasına ve pay kendisine ihale olunan kimsenin yeni bir ortak olarak şirkete girmesine diğer bütün ortaklar muvafakat ederlerse;

(3)Pay, bütün ortaklarla iflas idaresi veya icra dairesinin muvafakatiyle başka bir ortak veya üçüncü şahıs tarafından devralınırsa;

(4)Esas sermayenin ekseriyetini temsil eden ortakların sayısı itibariyle ekseriyeti aleyhinde takibat yapılan ortağın koymuş olduğu sermayenin hakiki bedelini alarak şirketten çıkarılmasına karar verirse;

4.bendde yazılı halde hakkının tasfiyesi maksadıyla ortağa verilecek para yüzünden esas sermayenin itibari değeri düşecek olursa, esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümler tatbik olunur.

Pay bedelinin veya ödenecek paranın iflas idaresine veya icra dairesine verilmesi şarttır.

Bilindiği üzere, ortaklığın infisahı, altıncı ayın sonundan itibaren onbeş gün içinde ticaret siciline tescil ettirilmelidir (TTK.m.32). bu tescil istemi, ortaklığın müdürüne aittir. Eğer tescil işlemi müdür tarafından yerine getirilmezse, ilgililer (alacaklılar veya iflas idaresi), sicil memurluğuna bu durumu duyurabilirler (TTK.m.35). ortaklığın infisah edip etmediği hususunda, ortaklık ve sicil memurluğu veya alacaklılar yahut iflas masası arasında bir uyuşmazlık olursa, artık bu durum ticaret sicil memurluğunda değil, ilgililerin başvurusu sonucu mahkemede çözümlenir.

TTK.m.523/1/b.1’ de geçen hakların ödenmesi kapsamına icrada feragat hali de girmektedir. Eğer bir ödeme söz konusu ise, icra takibine esas alacağın tüm eklentilerinin ödenmesi gerekmektedir. Ödeme, ortaklar kurulu kararı ve yasada öngörülen karar yetersayısı ile alınmalıdır (TTK.m.536). Ortak için ödeme ve yapan ortaklığın, borçlu ortağa yaptığı ödemenin tamamı için rücu olanağı vardır.

TTK.m.523/1/b.2’ de <bütün ortaklar> ibaresi göz önüne alınarak, TTK.m.520’ de öngörülen karar nisabı değil; tüm ortakların muvafakati aranmaktadır. Ortaklar bu muvafakatini noter marifetiyle düzenleyeceği gibi, eğer bir dava açılmış ise, bu takdirde tüm ortaklar mahkemeye giderek duruşma tutanağına geçen bir beyanda muvafakat edebilirler. Ayrıca bu ortaklar özel bir vekâlet vererek, avukat aracılığıyla de bu vekilin beyanı ile muvafakat verebilirler.

Diğer bir tasfiye önleme nedeni de, Limited ortaklıktaki payın, bütün ortaklarla iflas idaresi veya icra dairesinin izniyle başka bir ortak veya üçüncü kişi tarafından devir alınması halidir. Alacaklıların iznine gerek yoktur. İcra dairesi veya iflas idaresi izin vermezse, bu karar aleyhine tetkik merciine başvurulur (TTK.m.16,227). Borçlu ortakla, devir alacak olan yeni ortak arasındaki devir işlemi, TTK.m.520’ de öngörülen kurala göre olması gerekmektedir.

Limited ortaklığın ortağının, bu ortaklıktan çıkarılması hali de ayrı bir tasfiyeyi önleme nedenidir. Bu halde, ortağın tasfiyeye ilişkin gerçek payı hesap edilerek (TTK.m.521) ödenmek suretiyle infisahın önlenmesi olanağı vardır. Burada ortak, ortaklığın vereceği bir kararla çıkarılır. Karar nisabı, esas sermayenin çoğunluğunu temsil eden ortakların sayı itibariyle çoğunluğudur.

TTK.m.523/4, 529/1 ve 551/3’ e göre, Limited ortaklığın ortağı, ortaklıktan çıkarılabilir. TTK.m.523/1/b.4’ te yazılı halde, payının tasfiyesi amacıyla ortağa verilecek para yüzünden esas sermayenin nominal değeri düşecek olursa, esas sermayenin bu tutarda azaltılması gerekir (TTK.m.551/4). Ortaklıktan çıkarılan ortağın payı bedelinin, iflas idaresine veya icra dairesine verilmesi şarttır. Eğer fazla ödeme söz konusu ise, anılan kuruluşlar borcun fazlasını çıkarılan ortağa iade edebilirler.



KARARLAR

(1)Ortaklığın fesih ve tasfiyesi davası devam ederken, takip konusu borç ortak tarafından ödenmiş olduğuna göre, ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilemez (Y.11.HD.31.01.1986-E.186/K.380).

(2)Limited ortaklık, borçlu ortağı çıkarmış ise, artık Limited ortaklığın tasfiyesi istenemez (Y.11.HD.11.11.1999-E.7070/K.9033).

(3)Ortak iflas ederse, davacı Limited şirket ortağın pay bedelini icra dairesine yatırsa bile, bu ortağın pay değerinin tespiti davası açılamaz.

·Ancak alacaklı, şirketin iflasını dava açarak istemiş ise, şirket de ortağın haklı nedenle ihracı için dava açabilir (Y.11.HD.19.04.2004-E.9550-/K.4230).


V.TTK.M.524 : Payların Devir İçin Bölünmesi

Bu maddede, payların devir halinde bölünebileceği ilkesi kabul edilmiştir. Sözleşmede aksine hüküm olmadıkça, her bölümü en az 25 TL’ den aşağı olmamak şartıyla bir payın bölünmesi ve bölünmüş payların devri caizdir.

Bölme ve devir işlemlerinin geçerli olması için, tam bir payın devri hakkındaki hükümlerin uygulanması gerekir. Payın tamamı veya bölünmüş bir payın bir kısmını ortaklardan biri almışsa, o ortağın almış olduğu pay tutarı kadar kendi payları artar ve eski payla birleşir. Yani, devralınan paylar ayrı, bağımsız bir pay olarak kalamaz.

Payların bölünmesi ve devri genel olarak tek bir işlemle yapılır. Devir için öngörülen kurala aykırıdır. Ortaklık sözleşmesinde ağırlaştırılmış karar yetersayısı öngörülmüş ise, bu karar yetersayısı uygulanır. Ayrıca, anasözleşmede payların bölünmesi de yasaklanmış olabilir. Böyle bir durumda payın bölünmesi olanaksızdır.

Ortaklığın sermaye payı nominal değerlere göre bölünür. Bölünmede içerik göz önüne alınamaz. Söz gelimi ikiyüz milyon liralık bir payda, elli milyon ve yüzeli milyon veya yirmibeş milyon lira olabilir. Fakat, sermaye payı ödenmiş veya ödenmemiş yahut hak ve borçlara bölünemez.

Limited ortaklık paylarında yapılan değişiklikler, TTK.m.519 uyarınca her takvim yılı başında ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret sicil memuruna verilen bir listede gösterilir.



KARARLAR

(1)TTK.m.524 hükmüne göre,ortaklık sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamış ise, payın her bölümü 25 TL’ den aşağı olmamak koşuluyla, bir ortağa ait payın bölünmesi ve bölünmüş bu payların devri de olanaklıdır (Y.11.HD.05.07.1983-E.3374/K.3550).


VI.TTK.m.525 : Payın Diğer Bir Ortak Tarafından İktisabı

Payın intikali hakkındaki hükümler, payın diğer bir ortak tarafından iktisabı halinde de tatbik olunur.

Bir ortak diğer bir ortağın payını kısmen veya tamamen elde ederse koyduğu sermayenin itibari değeri o nispette artar.

Payın tamamen devrinde paya bağlı hak ve borçların da tamamı devralana geçer. Kısmi devirde ise, devredilen sermaye payı oranın da, hak ve borçları intikal eder. Fakat ortağın kişisel hak ve borçları, devralana geçmez.

Bu işlem pay defterine yazılırken, fiilen ödenen miktarın deftere yazılması gerekli değildir.



KARARLAR

(1)TTK.m.520/3 uyarınca ayni sermaye şirketin kuruluşundan itibaren üç yıl içinde başkasına devredilemez ve TTK.m.525/1’ e göre payın intikali hakkındaki hükümleri, payın diğer bir ortak tarafından iktisabı halinde de tatbik olunur. Kanunun emredici nitelikteki bu hükmüne aykırılığın müeyyidesi geçersizliktir (Y.11.HD.15.03.1988-E.6479/K.1623).


VII.TTK.m.526 : Payların Şirket Tarafından İktisabı veya Rehin Olarak Kabulü

Sermaye koyma borcu tamamen yerine getirilmedikçe payların şirket tarafından iktisabı veya rehin olarak kabulü muteber olmaz; Meğerki bu muameleler esas sermayeye iştirakten doğmayan alacakların ödenmesi maksadıyla vukubulsun.

Sermaye koyma borcu tamamen yerine getirildikten sonra paylar ortaklık tarafından iktisap edilebilirse de bunların bedelleri ancak ortaklık mallarının esas sermayeyi aşan kısmı ile ödenebilir; aksi takdirde muamele muteber olmaz.

Bu maddenin birinci fıkrasında öngörülen kurala göre, Limited ortaklık, tıpkı anonim ortaklıkta olduğu gibi, sermaye borcunun ödenmesi bakımından kendi paylarını iktisap veya rehin olarak kabul edemez. Ancak, bu kuralın bazı istisnaları vardır. Limited ortaklık esas sermayeye iştirakten doğmayan alacağın ödenmesi amacıyla payları iktisap veya rehin olarak kabul edebilir. Söz gelimi, Limited ortaklık, ortağa mal satmış ve bundan dolayı alacaklı olmuşsa, bu alacağa karşılık ortağın payını alabilir.

Maddenin ikinci fıkrasına göre de, ortaklığın sermaye koyma borcu pay sahiplerince tamamen yerine getirildikten sonra, paylar Limited ortaklık tarafından iktisap edilebilir. Bu iktisabın geçerliliği için de, payların esas sermayeyi aşan değerden alınması gerekir. Paylar, değerin altında ve hatta aynı değerden alınsa bile, bu işlem geçerli olmaz. Payların ortaklığa devrinde yasanın öngördüğü biçim koşulları uygulanmaz.

Limited ortaklık payları ortaklığın elinde ise, payların haklarını ve özellikle oy ile kar gibi haklarını kullanamaz. Ortaklığın genel kurul toplantısında söz konusu payların oranı indirilerek toplantı ve karar yetersayısı saptanır. Ortaklık, ortakların paylarını biçim koşuluna uymaksızın iktisap ettiğine göre, bu ortaklığın elindeki paylarını ortaklara veya üçüncü kişilere devrinde de her hangi bir biçim koşulu yoktur.



KARARLAR

(1)Limited ortaklıkta bir ortak, payını noterde tasdik işlemi yaptırmadan da, bu Limited ortaklığa devir edebilir (Y.11.HD.23.06.1983-E.2838/K.3267).

VIII.TTK.m.527 : Birden Fazla Ortağa Ait Pay

Bir pay birden fazla ortağa ait olduğu takdirde bunların müşterek bir temsilci tayin etmeleri gerekir.

Bu durum devam ettikçe ortaklar payla ilgili ödemeler dolayısıyla ortaklığa karşı müteselsilen mesul olurlar.

Mümessilin kişiliğine itiraz edilebilir ve böyle bir durumda, taraflardan bir veya birkaçının istemi ile Asliye Ticaret (Hukuk) Mahkemesi’ nde mümessil tayini istenebilir; ortaklara yeni bir mümessil tayini ile onun aracılığıyla temsili sağlanabilir. Davacı olmayan ortakların dışında kalan ortaklar davalı olur. Yani, payın sahiplerinin tamamının davada bulunmaları gerekir.

Birden fazla ortağa ait pay için tayin edilen mümessil, ortak sıfatını kazanamaz. Fakat, mümessilin, Limited ortaklık müdürü olarak tayini olanaklıdır. Eğer bunlar, ortaklığın kuruluşundan sonra girmişlerse, ancak ortaklar kurulu kararı ile müdür olabilirler (TTK.m.540/3).



KARARLAR

(1)Limited ortaklığın pay sahibinin ölümü sonucu mirasçıları temsil edecek mümessil, Sulh Hukuk Mahkemesi’ nde değil, Asliye Ticaret Mahkemesi’ nde tayin edilir (Y.11.HD.05.07.1983-E.3378/K.3517).

(2)Limited ortaklıkta sermaye payı bölünemez ise de, ortağın ölümü veya payını devri, bu kuralın ayrığıdır.

·Miras yoluyla Limited ortaklıkta pay sahibi olanlar için mümessil tayininde Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir (Y.11.HD.05.07.1983-E.3374/K.3550).

(3)Pay devri, TTK.m.527’ ye göre yapılmışsa, bu pay devri geçerlidir. Bunun sonucu olarak, ortak olunduğunun tespitine karar vermek gerekir (Y.11.HD.09.04.1990-E.2896/K.3184).


B.Sermaye Koyma Borcu :

I.TTK.m.528 : Ödeme

Şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar; koymayı taahhüt ettikleri sermayeleri itibari değerleri nispetinde para olarak ödemeye mecburdurlar. Ayın nevinden sermaye hakkındaki hükümler mahfuzdur.

Esas sermayenin azaltılması hali müstesna olmak üzere, ortakların koymayı taahhüt ettikleri sermayenin ödenmesi tescil olunamayacağı gibi ortakların bu borçtan ibra edilmeleri de caiz değildir. Ancak ortaklık ile ortak veya ortaklar arasında, sulh sözleşmesi yapılabilir. Sermaye borcu olan ortak acaba konkordato mehili istemiş ve bu istemi kabul ile sonradan konkordato onanmış ise, bu konkordato alacaklı ortağı bağlar mı? Yargıtay’ a göre, Limited ortaklıklarda ortağın sermaye koyma borcu konkordato koşullarına bağlı değildir. Çünkü ortak ile ortaklık arasında karşı yükümlülükler vardır. Alelade borçlar için uygulanan konkordato karşı yükümlülük doğuran sözleşmelerde uygulanmaz.

Limited ortaklıkta, ortaklar sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda sorumluluktan kurtulurlar. Başka bir deyişle, borçtan kurtulma, ödeme oranında olur. Ortaklık sözleşmesinde, sermayenin ödeme koşulları ve oranları öngörülebilir. Ortak ayni sermaye üstlenmiş ise, Limited ortaklığın kuruluşunda tamamı ifa edilir. Bu nedenle ayın nevinden sermaye hakkındaki hükümler saklı tutulmuştur.

Alacaklılar ödenmeyen sermaye için ortaklar aleyhine alacak davası açamazlar. Böyle bir davayı, Limited ortaklık ile tasfiye memurları ya da iflas idaresi açabilir. Adı geçenler dava açmadıkları takdirde sorumlu olurlar.



KARARLAR

(1)Limited ortaklık sözleşmesinde, ortakların koymayı üstlendikleri nakdi sermayenin ödeme günü tespit edilmemiş ve sonradan da ortaklar kurulu bu yetkisini kullanmamışsa, ortaklığın tescili ile muaccel olan sermaye borcu hemen istenebilir (YHGK.02.10.1968-E.1966/T-392/K.651).

(2)Limited ortaklıkta haklı nedenler varsa, her ortak, yönetim işlerine bakan ortağın, yani ortak müdürün azlini isteyebilir.

·TTK.m.513uyarınca, oybirliği ile verilen sermaye arttırma kararında da, TTK.m.528’ in buyurucu kuralı göz önüne alınmalıdır.

·Limited ortaklıkta kar, ödenmiş bulunan sermaye oranı üzerinden dağıtılır.



II.Temerrüt

1.TTK.m.529 : Şirketten Çıkarma

Sermaye koyma borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortak, temerrüt faizini ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükelleftir.

Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir. Çıkarılan ortağın ödemediği borçtan dolayı mesuliyeti eskisi gibi devam eder.

Limited ortaklığın kuruluşu sırasında sermayenin bir kısmının ödenmesinin zorunluluğu hakkında yasada her hangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, Bakanlık, Limited ortaklık sözleşmesinde ¼ oranında peşin bir ödemenin gerektiğini kabul etmektedir. Fakat, bu uygulamanın yasal bir dayanağı yoktur.

Sermaye koyma borcunu tayin edilen süre içinde yerine getirmeyen ortak, temerrüt faizini ve ortaklık sözleşmesine bir ceza konmuşsa, bunu tediye ile yükümlüdür.

Ortakların sermaye borcunun ödenmesi için anasözleşmede vade tespit edilebileceği gibi, bu vadenin tespiti, ortaklar kurulu kararına da bırakılabilir. Böle bir vade nasıl tespit edilirse edilsin, vadenin gelmesi ile borçlu ortak herhangi bir ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş sayılır. Eğer, bir vade saptanmamış ise, ödenmemiş sermaye borcu için ortağa ihtar yapılması gerekir ve bu ihtar ile borçlu ortak mütemerrit olur.

Limited ortaklık, temerrüde düşen ortak için ya icra takibi yaparak ortaktan borcunu ister veya noter aracılığıyla on beş günden aşağı olmamak üzere ki bu süre kısaltılamaz, tayin edilecek sürelerle iki kez yapılan duyuruya karşın sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağı ortaklıktan çıkarır. Yani, Limited ortaklığın seçim hakkı vardır. Ortaklık ya borcu tahsil eder ya da ortağı çıkarır. Ancak ortaklık her iki olanağı birlikte kullanamaz.

Borçlu ortağın temerrüdü üzerine gönderilen iki ihtara karşın ortak ödeme yapmaz ise, kısmen yapması önemli değildir. Bu ortak, ortaklıktan çıkarılır. Çıkarmaya ilişkin karar, TTK.m.536’ nın öngördüğü karar yetersayısı ile alınır. Çıkarma işlemi alacaklılar yararınadır. Çünkü, çıkan ortağın yerine alınacak ortak veya çıkarılmaya karşın eski ortak borcunu yine ödemek zorundadır. Ortaklık sermayesinin tam olarak ödenmesi amacı öngörüldüğünden, bu çıkarma işlemi buyurucu bir kuraldır. Bunun sonucu olarak, bu kuralın aksine ortaklık anasözleşmesine hükümler konulamaz.

Acaba, borçlu ortağın ödemesi gereken faiz veya ceza ödenmezse, ortak çıkarılabilir mi? TTK.m.529/2 <sermaye koyma borcunu ödemeyen> ortaktan söz etmiştir. Bu nedenle ödenmeyen temerrüt faizi ve ceza, ortağın çıkarılmasına neden olamaz.

Temerrüde düşen ortak, temerrüt faizi ve ceza şart edilmişse, ceza da ödemekle yükümlüdür. Ortak tacir olmasa bile, ortaklık ile ortak arasındaki ilişki ticaridir (TTK.m.3,21). Bu nedenle, ortaklık 3095 sayılı Yasa’ da düzenlenen avans faizini de isteyebilir. Bu faiz, ortaklık sözleşmesi ile daha yüksek oranda belirlenebilir.

Limited ortaklık sözleşmesinde ceza koşulu öngörülmüşse, faizden ayrı olarak ve bu faizle birlikte ceza da istenebilir. Borçlu ortak tacir ise, sözleşmede kabul edilen ceza tenkis edilemez. Aksi halde, bu ceza tarafların durumu ve yarar göz önüne alınarak tenkis edilir.

Limited ortaklık, faiz ve cezadan vazgeçebilir. Bu alacakların tecili dahi olanaklıdır.

Sermaye borcunu ödemeyen ortağın çıkarılması sonucu, bu ortağın payı Limited ortaklığa ait olur. Çıkarılan ortak, artık Limited ortaklıkta hiçbir yönden hak isteminde bulunamaz. Çıkarılan ortak, çıkarmaya ilişkin ortaklık genel kurul kararının iptalini isteyebilir. Ortak genel kurulda hazır ise, tebligat gerekmez.



KARARLAR

(1)Usulüne uygun duyurulara karşın, sermaye borcunu ödemeyen ortak, Limited ortaklıktan çıkarılır (Y.11.HD.06.04.1978-E.1820/K.1860).

(2)Limited ortaklıkta, ortağın çıkarılmasına ilişkin kararların bu çıkarma kararının ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptalinin istenmesi olanaklıdır (Y.11.HD.31.05.1983-E.2695/K.2838).

(3)Sermaye koyma borcu muaccel olmadan, ortak, Limited ortaklıktan çıkarılamaz (Y.11.HD.22.11.1985-E.6044/K.6386).

(4)Temerrüde düşmeyen ortağa gönderilen ikinci ihtar, TTK.m.529/2’ ye aykırı olmakla, ortağın, Limited ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin Limited ortaklık genel kurul kararı yasaya aykırıdır (Y.11.HD.20.01.1986-E.828/K.1603).

(5)Sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağa, onbeş günlük süreleri içeren iki duyuru yapılmadan bu ortak, Limited ortaklıktan çıkarılmaz. Bu süreler hiçbir biçimde kısaltılamaz (Y.11.HD.20.06.2986-E.3362/K.3777).

(6)Limited ortaklıklarda da, sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağın, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebilir (Y.11.HD.24.04.2002-E.11200/K.3768).

(7)İki ortaktan oluşan Limited ortaklıkta, bir ortak, diğerinin ortaklıktan çıkarılması isteğiyle dava açamaz.

·Böyle bir durumda, ancak ortaklığın feshi istenebilir (Y.11.HD.20.10.2003-E.8693/K.9501).



2.TTK.m.530 : Payın Paraya Çevrilmesi

Şirketten çıkarılan ortağın payı diğer bir ortak tarafından hakiki değeri üzerinden devralınmadığı takdirde şirket tarafından açık arttırma yoluyla satılabilir. Çıkarılan ortak da dahil olduğu halde bütün ortakların muvafakatiyle payın diğer bir şekilde paraya çevrilmesi caizdir.

Elde edilen paradan ortağın borcu kesildikten sonra geri kalanı ortağa verilir.

Limited ortaklıktan çıkarılan ortağın payı ortaklığa ait olur. Ortaklık bu payların haklarını kullanamadığı için, elinde tutmasında yarar yoktur. Bunun için çıkan ortağın payının ortaklara veya üçüncü kişilere devrinde, ortaklığın yararı vardır. Bu devir, açık arttırma ile satışa çıkarılarak yapılır. Bu satıştan önce bir ortak payın gerçek değerini vererek söz konusu payı devralabilir. Üçüncü kişi tarafından payın gerçek değerinin verilmesi halini de madde açıkça düzenlememiştir. İsviçre Hukukunda, ortaklar tarafından payın alınması halinin üçüncü kişiler bakımından da uygulanabileceği kabul edilmiştir. bu uygulamanın Türk Hukukunda da kabul edilmesinde yasal bir engel yoktur. Özellikle ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunması durumunda, bu uygulama tartışmasız kabul edilmelidir.

Limited ortaklıkta çıkarılan ortak dahil olduğu halde tüm ortakların kararıyla payın başka bir biçimde paraya çevrilmesi olanaklıdır. Söz gelimi, pazarlık yoluyla veya bazı özel koşullarla satılması gibi. Payın satışı nedeniyle elde edilen paradan ortağın borcu kesildikten sonra, geri kalanı ortağa verilir.

TTK.m.530 buyurucu bir kuraldır. Çıkarma veya çıkarma sonucu yapılacak işlemler sözleşme ile kaldırılamaz. Ancak, ortaklık payının açık arttırma yerine pazarlıkla veya bazı özel koşullarla satışı öngörülebilir.



3.TTK.m.531 : Açık Çıkması Halinde Mesuliyet

Çıkarılan ortağın payı paraya çevrildiği halde elde edilen para şirkete olan borcuna yetmezse, adı geçen ortağın pay defterine kaydedildiği tarihten önce beş yıl içinde pay defterine kayıtlı bütün selefleri aradaki farktan dolayı şirkete karşı ikinci derecede mesul olurlar. Ancak çıkarma tarihine göre en az on yıl evvel ortak sıfatını kaybetmiş olanlar bu hükümden müstesnadır.

Bu mesuliyet kayıt sırasına göre olup ödemede bulunan eski ortağın, kendisinden önce gelen kimselere rücu hakkı vardır.

Ancak, sıra itibariyle sonra gelen kimse, davet tarihinden itibaren bir aylık bir müddet içinde ödemede bulunmadığı takdirde ondan önce gelene müracaat edilir.

Bu madde Limited ortaklıktaki ortakların selef sıfatıyla sorumluluğunu düzenlemiştir. Bu madde buyurucu bir kural niteliğini taşıdığından, ortaklık anasözleşmesi ile aksine düzenleme yapılamaz. Selef, ortaklıktaki payı devredilen kişidir.

Maddede geçen süreler hak düşürücü süre olup, mahkemece resen göz önüne alınır.

Sorumluluk kayıt sırasına göredir.



TTK’ nın öngördüğü kurallara göre, ortaklar sermaye borcunu ödemişse (ortakların kişisel borcu için bu kural uygulanmaz), ortakların üçüncü kişilere karşı sorumluluğu yoktur. Yani Limited ortaklıkta, ortaklık alacaklıları gerek icra takibi ve gerekse doğrudan doğruya dava yolu ile ortaklara karşı dava açamaz ve icra takibinde bulunamazlar. Ortaklar sermayeye katılma oranı kadar sadece ortaklığa karşı sorumlu olurlar. Başka bir anlatımla, ortak, sermaye borcu için ancak Limited ortaklığa karşı sorumlu olur.

Bu kuralın bazı istisnaları vardır. Ortaklar, amme alacakları yönünden, sermaye miktarından ayrıca ve ek olarak, sorumlulukları söz konusudur. Diğer yandan, ortakların sorumluluğunun genişlediği haller de vardır. Söz gelimi; ortaklara sermayeden iade yapılması, ortaklara haksız faiz verilmesi, ortaklara fazla kar verilmiş olması veya açığı kapama gibi bazı sorumlulukları olduğunu belirtmek gerekir.

Ortakların amme borçlarından dolayı sorumluluğu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunda (AATUK) düzenlenmiştir. Buna göre ortaklar, amme borçlarından dolayı, ortaklığa koymayı üstlendikleri sermayeden ayrı olarak, sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve 6183 s. Yasa hükümleri uyarınca takibe tutulurlar.



KARARLAR

(1)Limited ortaklıkta ortakların sorumluluğu, sınırlı sorumlu olarak kabul edilmiştir. Bu ilkenin istisnaları; açık kapama yükümü (TTK.m.532/3), ikincisi selef sıfatıyla sorumluluk (TTK.m.529,530 ve 531) ve üçüncüsü de kamu borçlarından doğan sorumluluktur (6183 s.K.m.35) (Y.11.HD.22.05.2000-E.3471/K.5609).



C.TTK.m.532 : Ortakların Mesuliyeti

Ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri nispette, mesuliyetten kurtulurlar. Şu kadar ki, ortaklara koydukları sermaye kısmen veya tamamen geri verilmiş veya haksız yere kar yahut faiz ödenmiş ise aldıkları para nispetinde mesuldürler.

Ortaklığın infisahı veya iflası halinde tasfiye memurları veya iflas idaresi, ortakların ödemeleri gereken borcu yukarıdaki hükümlere göre tespit ve talep ederler.



Diğer ortaklar, karşılığı henüz tamamıyla ödenmemiş olan şirket paylarının şirketçe muteber şekilde devir veya rehin alınması halinde, pay karşılığının ödenmemiş olan miktarı nispetinde, müteselsil olarak mesul tutulurlar.

Ortaklık sermaye tutarı üçüncü kişilere karşı teminat görevini yerine getirdiği için, ortakların ödedikleri sermaye tutarı, tasfiye ve TTK.m.517 yahut TTK.m.551/4 maddeleri müstesna, ortaklara geri verilemez. Başka bir deyişle, ortaklık sermayesinin ortaklara iade yasağı buyurucu bir kural olup, iade oranında batıl olduğundan, bu iade tutarında veya haksız kar alınmış yahut faiz ödemiş ise, ortakların sorumluluğu devam eder.

Ortaklığın infisahı veya iflası halinde tasfiye memurları veya iflas idaresi ortakların ödemeleri gereken borcu ortaklık defterlerini inceleyerek yapılan ödemeleri göz önünde tutmak suretiyle saptarlar. Böyle bir borcun saptanması halinde, tasfiye memurları ve iflas idaresi dava açarlar. Aksi halde, bunlar sorumlu olurlar. Alacaklılar, ortak aleyhine sermaye borcunun ödenmesi için dava açamayacakları gibi, icra takibinde de bulunamazlar.



KARARLAR

(1)Limited ortaklığın borcundan dolayı ortaklar doğrudan doğruya takip edilemezler (YHGK.07.04.1971-E.1970/İİD.-160/K.230).

(2)Ortağın kişisel alacaklısı, bu hakkını, ortaklığın bilançosu uyarınca ortağa düşen kar payından veya ortaklık fesholmuşsa, tasfiye payından alır (Y.İİD.03.10.1966-E.9094/K.9225).

(3)Kollektif ortaklıklar hakkında uygulanan TTK.m.179, Limited ortaklık ortakları hakkında uygulanmaz (Y.İİD.30.03.1967-E.2629/K.2914).

(4)Limited ortaklık alacaklıları, ortaklık iflas etmiş olmasına karşın, iflas memuruna müracaat etmeyerek ödemedikleri sermaye üzerinden doğrudan doğruya ortakları takip edemezler. TTK.m.532/2 uyarınca işlem yapılması zorunludur (Y.İİD.31.10.1967-E.8470/K.9466).

(5)Dava, iş kazası sonucu ödenen paranın işverenden rücuen alınması isteğine ilişkindir. Davalı Limited şirket dava sırasında infisah etmiştir. Davacı, infisahı öğrendikten sonra şirket ortaklarını dava etmiştir. Ortaklar koymayı üstlendikleri sermaye ile sorumludurlar.

İnfisah eden şirket, ortaklarının koydukları sermaye tutarı ve ortaklara kar ve sair menfaatler göz önünde tutularak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği halde, şirketin infisah ettiğinden söz edilerek davanın reddi doğru değildir (Y.9.HD.09.05.1968-E.1277/K.7050).

(6)Limited şirket borcundan dolayı şirket müdürü sorumlu değildir (Y.İİD.24.03.1969-E.3171./K.3196).

(7)Davacı, sermaye borcunun davalı Limited ortaklık tarafından yerine getirilmediğini ve bu nedenle sorumluluklarının mevcut olduğunu ileri sürerek, Limited şirketle beraber ortak olan davalılar aleyhine dava açmıştır. Bu halde davalıların, TTK.m.303 ve 532’ ye göre sorumlulukları söz konusu edildiğinden, iddianın incelenerek sonucu çevresinde karar verilmesi gerekir (Y.TD.13.11.1970-E.2138/K.4404).

(8)Limited ortaklığın ortakları, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri randa sorumluluktan kurtulurlar. Sorumlu oldukları para tutarını ortaklığa red ve iade hususunda ortaklara müracaat yetkisi Limited ortaklığın yetkili organlarına, o ortaklığın infisahı veya iflası halinde tasfiye veya iflas idaresine aittir.

Ortaklık alacaklıları, Limited ortaklığın ortaklarını doğrudan doğruya dava ve takip edemezler (Y.İİD.04.05.1971-E.5001/K.5035).

(9)TTK.m.532/2’ ye göre, Limited ortaklığın iflası halinde, ortakların ödemeleri gereken borcu iflas idaresinin saptayarak istemesi gerekir (Y.11HD.30.05.1979-E.E.2906/K.2905).

(10)Limited ortaklığın borcu için ortaklık yerine, ortaklara husumet tevcih edilemez (Y.11.HD.05.12.1989-E.9473/K.6940).

(11)Davalı ortağın, Limited ortaklıktan aldığı paranın iadesi davası, beş yıllık zamanaşımına tabidir (BK.m.126) (Y.11.HD.11.02.1991-E.8078/K.769).

(12)Limited ortaklığın fesih olması veya iflas etmesi halinde de, ortaklar TTK.m.532’ de belirtilen koşul ve oranda sorumludurlar (Y.12.HD.29.04.1991-E.12609/K.5124).

(13)Limited ortaklıklarda, ortakların sermaye payları oranında ve ortaklığın sona erdiği tarihe kadar olan vergi borçlarından, yasal temsilci sıfatıyla sorumlu tutulmaları mümkündür (Dnş.3.D.14.10.1998-E.1986/K.3498).

(14)Limited ortaklıklar, kişi ortaklığı değil, sermaye ortaklığıdır. TTK’ ya göre, Limited ortaklığın ortaklarının sorumluluğu, sınırlı sorumluluktur.

·SSK prim borcu ve gecikme cezası, Limited ortaklığın borcudur ve ortağın özel bir kusuru olmadan ortaktan istenmesi mümkün değildir (Y.11.HD.22.05.2000-E.3471/K.5609).

(15)Ortaklık müdürlerinin, ortaklığın vergi borçlarından dolayı sorumlu olmaları için, ortaklık mal varlığının borçları karşılamaması veya satılmasa bile somut değerleme sonucu karşılayamayacağı anlaşılması halinde, bu müdürler de mal varlığı ile sorumlu olurlar (Dnş.7.D.02.04.2001-E.1328/K.1038).

(16)TTK.m.503 ve 532’ deki düzenlemeye göre, Limited şirket sermaye ortaklığı olup, ortakların sorumluluğu, koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Sermaye borçlarını ödeyen ortakların, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından, kişisel yönden dava ve takip olunamazlar.

·Bu durumda, pay defteri yapan ortaktan değil de, Limited ortaklıktan, bu ortaklığın borçları için yapılan ödemelerin geri alınması istenebilir (Y.11.HD.16.09.2002-E.3910/K.7659).



D.Kara İştirak

I.TTK.m.533 : Umumi Olarak

Şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri nispette, yıllık bilançoya göre, elde edilmiş olan safi kardan pay alırlar.



Ortaklara, koydukları sermaye için faiz verilemez. Eğer verilen karşılık faiz niteliğini taşıyorsa, bu karşılık geri alınır. Çünkü böyle bir işlem batıl olup anasözleşmeye dahi hüküm konulamaz. Ancak, ortakların, Limited ortaklığa borç para vermeleri olanaklıdır. Ortaklığa verilen bu borç paranın faizi söz konusu olabilir. Yasada hazırlık faizi bakımından bir kural yoktur. Anonim ortaklıklarda öngörülen hazırlık faizinin (TTK.m.471), Limited ortaklıklarda da uygulanması olanaklıdır.

Karın dağıtılabilmesi için, Anonim ortaklık hükümlerine uygun olarak envanter ve bilanço çıkarılması gerekir. Ortaklık bilançosu, ortaklar kurulunun onaması sonucunda kesinleşir (TTK.m.539).

Karın dağıtımı için her şeyden önce bu karın oluşması gerekmektedir. Ayrıca, önceki yılların eğer varsa, ortaklık zararlarının kapatılması zorunludur. Dağıtılacak kar, son hesap döneminde elde edilen kar olabileceği gibi, önceki dönemlerde elde edilmiş ve ancak dağıtılmamış karlar ile ihtiyari yedek akçe ve olağanüstü yedek akçelerden oluşur.

TTK.m.533 safi kardan söz etmiştir. Safi kar, ortaklar kurulunca onaylanmış bilançoya göre saptanan vergiden önceki kardan, Limited ortaklığın ödenmesi zorunlu olan vergiler indirildikten sonra ortaya çıkan kardır.

Limited ortaklıkta karın dağıtımına ortaklar kurulu karar verir. Bunun için yasada özel bir karar nisabı yoktur. Olağan toplantıya ilişkin karar nisabı yeterlidir (TTK.m.336). bu kararda, kar dağıtımının yapılacağı tarih belirtilebileceği gibi, dağıtımın yapılacağı tarihin saptanması ortaklık müdürlerine de bırakılabilir. Ortaklar, karın dağıtımı için saptanan bu tarihten itibaren karı isteyebilirler ve zamanaşımı da belirlenen bu tarihten itibaren başlar. Kar istemi beş yıllık zamanaşımına tabidir (BK.m.126/4).

Limited ortaklıkta, karın dağıtımı veya dağıtımın gerekmediğine ilişkin kararların iptali TTK.m.381’ deki koşullar ileri sürülmek suretiyle olanaklıdır. Ortaklar kurulu kararının iptali istenmiş ve kararlar iptal ile kesinleşmiş olursa, ortaklar kurulu bu konuda yeniden bir karar vermesi gerekir. Mahkeme, ortaklar kurulunun yerine geçerek, kar dağıtımına karar veremez. Kar dağıtımına ilişkin kararları almak yetkisi ortaklar kuruluna ait olup, bu yetki başka bir organa devir edilemez (TTK.m.539/1). Bu yetkiye ilişkin kural buyurucu nitelikte olduğundan, aksine sözleşmeye hüküm konulamaz.

Ortaklığın oluşan karı için ortaklar kurulu bir karar vermemişse, acaba ortaklar bu karı bir dava açarak isteyebilirler mi? TTK.m.539/1/b.4’ e göre, safi karın kullanma biçimi ortaklar kuruluna aittir. Ortaklar kurulu kar dağıtımı için bir karar vermedikçe, bir ortağın dava açarak kendine ait karı istemesi olanaksızdır. Her ne kadar Yargıtay’ ın ortaklar kurulu kararı olmadan dava açarak karın istenmesine olanak verecek biçimde kararları varsa da, bu kararlar yerinde değildir. Çünkü kar dağıtımı ortaklığın bir iç ilişkisi olup, bu husus doğrudan doğruya dava açma hakkı vermez. Böyle bir yorum, kar payı hakkının, alacak hakkına dönüşmesine ilişkin kurallara aykırıdır. Limited ortaklıkta karın tespitine ilişkin kurallar aynen anonim ortaklıktaki gibidir (TTK.m.534).



KARARLAR

(1)TTK.m.533’ de, şirket sözleşmesinde aksine hüküm olmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoya göre elde edilmiş olan safi kardan pay alırlar (Y.TD.13.02.1965-E.3723/K.3263).

(2)Limited ortaklık sözleşmesinde aksine bir kural öngörülmediği için, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, safi kardan, kar payı alırlar (Y.TD.23.09.1971-E.4111/K.5642).

(3)Ortaklık sözleşmesinde karın belli bir oranda dağıtılması ilkesi benimsenmiştir. Bu durumda, karın dağıtılması kararı, sözleşme ve yasaya aykırıdır (Y.11.HD.10.07.1973-E.2105/K.3203).

(4)Limited ortaklık bilançosunda kar gösterilmiş isei bu karın dağıtılması gerekir. Kar oranında bir uyuşmazlık çıkarsa, bu oran objektif biçimde değerlendirilmelidir (Y.11.HD.10.04.1975-E.5088/K.2580).

(5)Ortak, bilançoya göre oluşan safi kardan, kar payını dava yolu ile isteyebilir (Y.11.H.17.04.1975-E.586/K.2761).

(6)Bilanço değerlendirilmeden, Limited ortaklığın kar tutarı saptanamaz (Y.11.HD.17.09.1985-E.3371/K.4620).

(7)Dava, Limited şirket ortağının kar payının kendisine ödenmediği iddiasına dayalı, kar payının tahsili istemine ilişkindir. Kural olarak bir sermaye şirketi türü olan Limited şirkete, TTK.m.533 uyarınca, bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunur. Yine ilke olarak bu tür şirketlerde ortağın kar payı alacağı, ortaklar kurulunun TTK.m.539/4 gereğince kar dağıtma kararıyla muacceliyet kazanır.

Ancak, şirket sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, ortaklar kurulu, TTK’ nın bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olup, bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde, diğer bir deyişle, hot be hot sarfı nazar edemez. TTK hükümlerine aykırı olan kararlar iptal ettirilebileceği gibi, şirketçe kar dağıtmama konusunda haklı bir nedene dayanmayan direnme halinde ortaklar, ayrıca kazancın kanun hükümleri gereğince tespit ve dağıtılmasını da talep ve dava edebilirler (Y.11.HD.16.05.2003-E.1194/K.5051).

(8)Limited şirket karının dağıtımı hususunda karar alınmamış ise, karın tahsili davası açılamaz.

·Şirket karının tahsili davası, şirketin diğer ortağına değil de, şirkete açılması gerekir (Y.11.HD.15.04.2004-E.92157/K.4057).



II.TTK.m.534 : Bilanço ve Yedek Akçeler

Anonim şirketin bilanço ve yedek akçeler hakkındaki hükümleri, Limited şirketler hakkında da tatbik olunur.

Limited ortaklık hakkında yapılan açıklamalara göre, bu ortaklıkta hem Limited ortaklık ve hem de ortaklar üçüncü kişilere karşı sınırlı olarak, yani sermaye tutarı ile sorumludurlar. Aynı ilke anonim ortaklıklar için de söz konusudur.

Limited ortaklık için öngörülen özel kuralların öncelikle uygulanması gerektiğinde bir duraksama yoktur. Eğer özel kurallar yok ise, anonim ortaklık hükümlerine yapılan yollamadaki ilgili hükümler uygulanmalıdır. Bu hükümler de yeterli olmazsa, o takdirde anonim ortaklığın diğer hükümlerinin kıyasen uygulanması kabul edilmelidir.



KARARLAR

(1)Limited şirketlerde genel kurul karın ne oranda dağıtılabileceği hususunda karar vermeye yetkili olup, aksine olarak kar dağıtılmamasına dair almış olduğu karar yasaya aykırıdır (Y.TD.12.05.1970-E.2085/K.1970).

(2)Limited ortaklık bilançosunda kar gösterilmiş ise, bu karın dağıtılması gerekir. Kar oranında uyuşmazlık çıkarsa, objektif değerlendirme sonucu kar oranı saptanır (Y.11.HD.10.04.1975-E.5088/K.2580).

(3)Limited ortaklıklarda kar payının dağıtımında, TTK.m.469’ da öngörülen kural çerçevesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle yasa ve anasözleşme hükümlerine göre ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ortakların kar payı dağıtılamaz (Y.11.HD.12.02.2001-E.10112/K.1024).



III.TTK.m.535 : Haksız Alınan Kar Paylarının Geri Verilmesi

Haksız yere kar almış olan ortak veya müdür, bunları geri vermekle mükelleftir.

Hüsnüniyet sahibi oldukları takdirde ortak veya müdürün geri verme borcu, şirket alacaklılarının haklarını ödemek için lazım olan miktarı aşamaz.

Geri alma hakkı; paranın alındığı tarihten beş yıl, hüsnüniyete dayanan hallerde iki yıl sonra müruruzamana uğrar. Bu süre haksız karın alındığı tarihten başlar. Burada ortaklığın ıttıla tarihi önemli değildir. Haksız karın ortak veya müdür tarafından alınma tarihi önem kazanmaktadır.

TTK.m.535’ in uygulama alanını, ortaklıktan alınan karın niteliğine göre saptamak gerekir. Eğer, ortak veya müdüre ödenen kar, esas sermaye ve yasal yedek akçeleri aşan aktifler olmaksızın verilmiş ise, bu ödemeler dolayısıyla sermayenin iadesi niteliğini taşır. Bu durumda da, ortağın iyi ve kötü niyeti aranmaksızın iade söz konusu olur. İadenin dayanağı haksız iktisap değil, ortaklık sözleşmesi hükümleridir. Açıklanan bu hususun dışında yasa ve sözleşmeye aykırı olarak kar ödenmişse, bu kar TTK.m.535 hükümleri uygulanmak suretiyle iade edilir.

Bu maddenin uygulanması için herşeyden önce karın ödenmiş olması gerekmektedir. Kar ödenmemişse, ortaklık herhangi bir ödeme yapmaz. Bu takdirde, ortak da dava açarak haksız karı isteyemez. Karın haksız veya gerçek olmadığı yasanın öngördüğü yönetim gereği anonim ortaklıktaki gibi tayin ve tespit edilir. Eğer, kar düzenli bir muhasebe kurallarına dayanmayan bir bilançoda tutulmuşsa, saptanan kar, haksız bir kardır. Yani, karın haksız olması ve bu haksız karın ödenmesi halinde iadesi söz konusu olur.

Öte yandan, karın haksız yere verildiği hususunun kabulü için karın dağıtımına ilişkin genel kurul kararının iptali gerekir. Bu genel kurul kararının iptali davası reddedildiği takdirde, artık dağıtılan kar, haksız yere alınmış sayılamaz.

Haksız alınan karın iadesini ortaklık isteyebilir, bu hususta herhangi bir duraksama yoktur. Çünkü, haksız kar ödemesiyle ortaklık zarar görmüş bulunmaktadır. Ortak veya alacaklıların bu iadeyi istemeye hakkı olmadığı, İsviçre öğretisinde kabul edilmektedir. Haksız kar alan ortak veya müdürün iyi ve kötü niyetli olması ile ortaklar kurulu kararının batıl olduğu durumları göz önüne alarak bir ayrım yapmak gerekmektedir. Ortaklar kurulu kararı batıl ise veya ortak ve müdür kötü niyetli ise, Limited ortaklığın alacaklıları ile ortakların da dava haklarının varlığını kabul etmek uygun olur.

Ortak veya müdür iyi niyetli ise, geri verme borcu, ortaklık alacaklılarının haklarını ödemek için gerekli tutarı aşamaz. Ortak veya müdür, karın oluşmasına ilişkin işlemlerin yasa ve sözleşme hükümlerine aykırılığına ve düzenli olmayan muhasebe işlemlerine dayandığını bilmiyorsa veya bilmesi gerekmiyorsa, iyi niyetli sayılır. Karın haksız olduğunun sonradan öğrenilmesi, iyi niyeti kötü niyete çeviremez. Kötü niyetin ispatı ortaklığa aittir. İyi niyet, iade borcunu ortadan kaldırmaz. Ancak, ortak veya müdürün ödemesi gereken tutarı sınırlı bir duruma getirir.

Haksız alınan karın iadesinde temerrüt faizi istenebilir. Burada haksız iktisap olduğuna göre, ortak veya müdürün temerrüdü, karın ödenme tarihidir.



KARARLAR

(1)Haksız verilen paraların iadesini veya sermaye payının tamamlanmasını istemek, Limited ortaklığın yetki organlarına aittir

Ortaklığın feshi halinde bu yetki, tasfiye memurları ve iflas durumunda da, iflas idaresince kullanılır (Y.İİD.11.04.1969-E.3937/K.4029).



Üçüncü Kısım

ŞİRKETİN TEŞKİLATI

A.Ortaklar Umumi Heyeti

I.TTK.m.536 : Kararlar

Limited ortaklığın zorunlu yasal organları, ortaklar kurulu veya ortaklar genel kurulu ile ortaklık müdürü veya müdürleridir. Limited ortaklığın sayısı yirmiden fazla olduğu takdirde, ortaklık denetçi veya denetçiler seçmek zorundadır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm olmak kaydıyla ortak sayısı yirmi veya daha az ise, denetçi veya denetçiler seçilebilir. Sözleşmede böyle bir hüküm yoksa, ortaklar genel kurulu seçim yapmak üzere karar vermiş olsa bile, denetçi seçimi yapılamaz.

Anonim ortaklığın genel kurulu hakkındaki hükümleri, Limited ortaklar kurulu hakkında da uygulanır. Ortak sayısı yirmi veya daha az olan ortaklarda kararlar, ortakların yazılı oylarıyla verilebilir. Ortaklık sözleşmesinde öngörülmek koşuluyla ortak sayısı yirmiden fazla olan ortaklıklarda dahi kararlar, ortakların yazılı oylarıyla alınabilir.

Limited ortaklığın ortak sayısı ne olursa olsun, ödenmiş esas sermayenin hiç olmazsa yarısından fazlasını temsil eden ortakların toplantıda görüşülen husus lehinde oy vermiş olması gerekir. Aksi halde, ortaklık kurulunun aldığı kararlar geçersizdir. Bu kararların batıl olduğunun tespiti, mahkemede açılacak bir tespit davasıyla her zaman istenebilir.

Limited ortaklığın genel kurul kararları, yasa, sözleşme ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olması halinde anonim ortaklık genel kurul kararlarının iptali hakkındaki hükümler uygulanmak suretiyle iptali istenebilir. Genel kurul olağan ve olağanüstü olmak üzere iki biçimde toplanabilir. TTK.m.381 hükmü Limited ortaklık genel kurulunun iptalinin istenmesi durumunda da aynen geçerlidir.

KARARLAR

(1)Ortaklar kurulu kararı, yasa ve sözleşmeye aykırı olsa bile, bu kararın iptali istenmedikçe, ortaklar kurulu kararı tüm ortakları bağlar.

·Açılan iptal davasında, ortaklar kurulu kararının iyiniyete aykırı olduğu sabit olursa, bu kararın iptali gerekir (Y.TD.14.10.1970-E.804/K.3638).

(2)Limited ortaklıkta, ortaklar kurulu kararının iptali, ancak ortaklar ile bu kararların infazında kişisel sorumluluk getiren hallerde, ortaklık müdür veya denetçiler tarafından açılabilir

·Müdür ortak olmasa bile, ücret alacağına ilişkin dava, İş Mahkemesi’ nde değil, Asliye Ticaret Mahkemesi’ nde görülür (Y.11.HD.17.11.1977-E.5017/K.5130).

(3)Limited ortaklık genel kurul kararlarının iptalinde de, objektif iyiniyet kuralları göz önünde tutulur (Y.11.HD.10.10.1978-E.3625/K.4305).

(4)Kararlar altındaki imzaların ortaklara ait olmadığı ve sahte bulunduğu ileri sürülmesine göre, bu iddia butlanı içerdiğinden, davada üç aylık sükûtu bak süresi söz konusu olamaz (Y.11.HD.01.02.1979-E.5775/K.442).

(5)Limited ortaklık, beş ortaklı olduğuna göre, bu tür ortaklıklarda sözleşme değişiklikleri ortakların oybirliğiyle alacakları kararla sağlanır.

Limited ortaklıktan çıkarma kararları, TTK.m.551/4, 517/2 ve 396’ nın göndermeleriyle TTK.m.388/2 hükmü gereğince sermayenin ¾’ üne sahip ortağın hazır bulunması ve maddenin son fıkrası uyarınca da kararın 2/3 çoğunlukla alınması gerekir (Y.11.HD.24.10.1980-E.4627/K.4930).

(6)Ortaklar kurulu kararı yasanın öngördüğü çoğunlukla alınmamışsa, bu karar geçersizdir (Y.11.HD.10.02.1984-E.578/K.662).

(7)TTK.m.536/3’ te öngörülen kurala aykırı yetersayı ile verilen genel kurul kararları geçersizdir (Y.11.HD.20.12.1985-E.7103/K.7173).

(8)Karar yetersayısı oluşmayan kararlar, geçersizdir (Y.11.HD.11.03.1988-E.16/K.1514).

(9)Limited ortaklık aleyhine açılacak davada yetkili yer, ortaklık merkezinin bulunduğu yerdir. Bu yetki kuralı, buyurucu bir yetki kuralıdır (Y.11.HD.21.05.1988-E.1608/K.3540).

(10)Genel kurul kararının geçerli veya geçersiz olduğunun tespiti davası açılamaz. Ancak, bu kararların iptali davası açılabilir (Y.11.HD.17.11.1988-E.3919/K.6845).

(11)Batıl olan genel kurul kararlarının, batıllığının tespitinde dava süresi yoktur.

·Genel kurul kararlarının iptalinde ise, bu süre üç aydır (Y.11.HD.18.05.1989-E.1732/K.2959).

(12)Limited ortaklık müdürleri, ortaklık sözleşmesinin değiştirilmesine karar alamazlar. Eğer, böyle bir karar alınmışsa, bu karar geçersizdir (Y.11.HD.10.09.1990-E.4884/K.5376).

(13)Limited ortaklıkta, tarafların imzasını taşıyan bilanço ve hesap mutabakatı belgeleri dayanak yapılarak, belirlenmiş bulunan karın tahsili davasının kabulü, usul ve yasaya aykırıdır (Y.11.HD.07.06.1991-E.3854/K.3825).

(14)Limited ortaklık yönetim kurulu kararına ilişkin belge, özel nitelikte bulunduğundan, yapılan sahtecilik, TCK.m.345’ e giren bir suçu oluşturur (Y.6.CD.24.01.2002-E.15221/K.413).

(15)Limited ortaklıklara ilişkin ortaklar genel kurul kararının iptali, Anonim ortaklığın genel kurul kararı gibi iptali istenebilir.

·Dört ortaklı bir Limited ortaklıkta, %50’ den fazla paya sahip ortak, ortaklar genel kurulunda, tek başına karar alabilir. Ancak bu karar iy niyet kurallarına aykırı ise, iptali talep edilebilir.

·Limited ortaklığın ortakları arasındaki uyuşmazlık, ortaklık dışında ise, alınan kararların kötü niyetle alındığı söylenemez (Y.11.HD.04.02.2002-E.8550/K.800).

(16)Limited şirket sözleşmesinde, ortaklar kurulunun toplantı ve karar yetersayısı için özel bir düzenleme getirildiğine göre, bu yetersayı esas alınmadan yapılan toplantının aldığı kararlar geçersizdir (Y.11.HD.16.12.2003-E.5311/K.11953).

(17)Limited şirket bilançosunun onaylanması ve şirket müdürlerinin ibrası, ayrı ayrı görüşülüp karara bağlandığından, bilançonun kabulü Limited şirketlerde de, ibra sonucunu doğurmaz (Y.11.HD.12.04.2004-E.9682/K.3853).

(18)Limited ortaklık sözleşmesinde, ortaklar kurulu toplantısı ve karar alınması için bir karar yetersayısı belirlenmediğine göre, TTK.m.536/3 uyarınca karar alınmalıdır.

·Ortaklığa müdür atanmasında da, TTK.m.536/3 hükmü uygulanır (Y.11.HD.21.03.2006-E.3154/K.2964).



II.TTK.m.537 : Rey Hakkı

Şirket mukavelesinde aksine hüküm olmadıkça her ortağın rey hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanır. Her yirmibeş milyon TL bir rey hakkı verir.

Rey hakkından mahrumiyete dair mukaveleye konan kayıtlar hükümsüzdür.

Hakkında ibra kararı verilecek ortak, bu kararın ittihazında rey hakkını kullanamaz.

Maddenin birinci fıkrası, 559 s. KHK ile değiştirilmiştir. Bu değişiklikte, birinci fıkranın “Ancak, bir ortak bütün ortakların haiz oldukları rey sayısının üçte birinden fazlasına sahip olamaz” biçimindeki ifadesi madde metninden çıkarılmıştır. Bu değişiklik karşısında her bir ortak, artık bütün oylarını kullanacak demektir. Bu değişiklik önemli ve farklı sonuçlara neden olmaktadır. Söz gelimi; üç ortaklı bir Limited ortaklıkta, A=64 oy, B=18 oy ve C=18 oy maliki bulunsunlar. Buna göre, değişiklikten önce, A’ nın 64 oyuna karşılık üçte birden fazla olmayan 34 oy kullanabilecekti. Değişiklikten sonra ise, A, 64 oy kullanabilecektir.

Ortaklık sözleşmesinde aksine hüküm yok ise, her ortağın rey hakkı, sermaye ödenmemiş olsa bile, koyduğu sermaye tutarına göre hesaplanır.

Ortaklık sözleşmesinde oy hakkı bazı koşullara bağlanabilir. Örneğin, oy hakkı sermaye tutarına göre değil, ortak sayısına bağlanma kuralı getirilebilir. Fakat, ortak oy hakkından hiçbir zaman mahrum edilemez. Böyle bir hüküm ortaklık sözleşmesine konmuş ise, sözleşmenin bu hükümleri geçersizdir.



KARARLAR

(1)TTK.m.537 hükmü, ortak sayısı ikiden çok Limited ortaklıklar için ve sermaye payları edinme yönünden uygulanacak bir kuraldır

·İki ortaklı bir Limited ortaklıkta, oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortak, objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde ve sözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü değiştirebilir

·Genel kurul kararı, azınlığın yararlarına açık bir biçimde zarar verici nitelikte ise, bu kararın iptali istenebilir (Y.11.HD.10.10.1978-E.3625/K.4305).

(2)TTK.m.537, 559 s. KHK ile değiştirilmiş ve bu değişiklikte, bir ortak bütün ortakların haiz olduğu oy sayısının üçte birinden fazlasını kullanamaz kuralı kaldırıldığına göre, yüzde elliden fazla oy sahibi tek ortak olsa bile, bunun oylarıyla ortaklar kurulunda karar alınabilir ve alınan bu karar ortakları bağlar (Y.11.HD.04.02.2002-E.8550/K.800).


III.TTK.m.538 : Toplantıya Çağırma

Ortaklar kurulunun toplantıya çağrılması Anonim ortaklıklara paralel olarak düzenlenmiştir. Ortaklar kurulu, olağan ve olağanüstü olmak üzere iki biçimde toplanır. Bu kurul, müdür veya müdürler kurulu tarafından yılda bir kez ve iş yılının sona ermesini takip eden üç ay içinde toplantıya çağrılır. Bu toplantı, olağan (adi) dır. Ortaklar kurulu, ortaklık sözleşmesi hükümlerince veya ortaklığın yararları göz önüne alınarak her zaman toplanabilir. Bu toplantıya olağanüstü toplantı adı verilir.

Ayrıca, TTK.m.546uyarınca, sermayenin kısmen kaybı halinde de ortaklar kurulu, müdür veya müdürler kurulu tarafından olağanüstü toplantıya çağrılır.

Olağan toplantının gündemi TTK.m.369’ da gösterilen biçimde olur. Gündeme bağlılık ilkesi Anonim ortaklıktaki gibidir. Olağanüstü çağrının yasal bir gündemi yoktur. Bu toplantının gündemi, çağrıyı yapan müdür veya müdürler tarafından saptanır.

Azınlık hakkı sahipleri de olağan veya olağanüstü toplantı için müdür veya müdürler kuruluna başvurabilir. Birden fazla müdür var ise, bunlardan birine başvurulur ve bu müdür de, diğer müdürlere başvurarak, çağrı istemini, müdürler kurulu olarak yerine getirir. Müdürler kurulu, kurul halinde başvuruyu incelemeli ve karara bağlamalıdır.

Azınlık hakkı sahiplerinin başvurusu müdür veya müdürler kurulu tarafından yerine getirilmediği takdirde mahkemeye başvurularak, mahkemeden çağrı için izin istenebilir. Bu başvuruda, gündem maddeleri de gösterilmelidir veya mahkeme de bu gündemi kabul ederek kararında göstermek suretiyle izin verebilir. Mahkeme kararında gündem gösterilmemişse, çağrıyı yapan ortaklar kurulunun bu gündemi saptaması gerekir. Mahkemenin çağrı kararını müdür veya müdürler kurulu yerine getirir. Müdürler kurulu yerine getirmezse, bu karar icra aracılığıyla yerine getirilir.

Azınlığın, mahkemeye başvurarak ortaklar kurulunu davet etmesi mümkündür. Bu durumda, azınlığın pay senetlerini tevdi (rehin) etmeleri acaba mümkün müdür? Bilindiği gibi, Limited ortaklıklarda payları temsilen pay senedi çıkarılamaz. Ancak MK.m.869’ a göre bir taahhütname düzenlenerek, mahkeme kalemine veya bir bankaya verilmesi gerekmektedir.

Limited ortaklıkta denetçilerin, genel kurulu olağanüstü çağrı için yetkili olup olmadıkları düzenlenmemiştir. Buna göre, olağan ve olağanüstü çağrı yönünden, denetçilerin çağrı yetkisi bulunmamaktadır.

Limited ortaklıklarda ortak sayısı yirmiden çok olduğu takdirde, ortaklığın bir karar verebilmesi için ortaklar kurulunun toplanması gerekir. Eğer ortak sayısı yirmi veya daha az olursa, oy hakkı sahipleri oylarını yazılı olarak, yani <sirküler tipi karar> olarak kullanabilirler.

Limited ortaklık genel kurul toplantılarında, acaba komiser, yani Bakanlık Temsilcisi bulunur mu? Ortak sayısı yirmiden fazla Limited ortaklıkta, Anonim ortaklık genel kurul toplantılarına ilişkin kurallar uygulanacağına göre (TTK.m.536/1), bu ortakların ortaklar kurulu toplantılarında komiser bulunmalıdır. Ortak sayısı yirmi ve daha az olanlarda ise, komiser bulunmaz.



KARARLAR

(1)Limited ortaklık müdürünün, ticari defterlerden envanter defterinin kapanış onanmasını notere yaptırmaması, tek başına azil nedeni olamaz (Y.11.HD.05.10.1989-E.4586/K.4521).

(2)Üç ortaklı bir Limited ortaklıkta, genel kurul çağrısı için mahkemece izin verilmesi isteminde, üç ortağın karşılıklı ve ortaklık yararları çatıştığı için, Limited ortaklığın temsili için kayyımın tayini ve ondan sonra genel kurul çağrısı istemine ilişkin davaya devam edilmesi ve gündem de belirlenerek, genel kurul çağrısına izin verilmelidir (Y.11.HD.28.05.2002-E.1533/K.5326).

(3)Limited şirketin onda birini temsil eden ortağın, ortaklar kurulu toplantısını istemeye hakkı vardır.

·Çağrı için, TTK.m.538/2’ nin uygulanmasında, toplantıya çağrı için gerektirici nedenlerin bulunduğu ortaya konulmalıdır. Eğer iddialar çelişkili ise, söz konusu maddenin uygulanma olanağı yoktur (Y.11.HD.10.04.2006-E.3938/K.3774).



IV.TTK.m.539 : Salahiyetler

Limited ortaklıkta ortaklar kurulunun yetkileri, devredilebilen veya devredilemeyen yetkiler olmak üzere iki grupta toplanabilir.

Devredilemeyen yetkiler şunlardır;

Ortaklık sözleşmesini değiştirmek yetkisi devredilemez. Limited ortaklıkta sözleşme değişiklikleri sermaye ile ilgili olan ve olmayan olarak ikiye ayrılabilir. Sermaye ile ilgili olan da sermaye artırımı ve azaltılması ile ilgilidir. Sözleşme değişikliğinin nedeni ne olursa olsun bu yetkinin devri olanaklı değildir.

Ortaklık müdür veya müdürlerini tayin ve azil etmek yetkisi devredilemez. Madde buyurucu bir kural getirmiştir. Bu kuralın aksine bir düzenleme yapılamaz.

Müdür veya müdürler ortaklık sözleşmesi ile veya ortaklar kurulunca tayin edilebilir. Müdür, ortak olabileceği gibi, ortaklar dışından da olabilir. Ortak olan veya olmayan müdürlerin azli hakkında farklı hükümler vardır.

Müdür olmayan ortaklara tanınan kontrol hakları saklı kalmak üzere denetçileri tayin ve azil etmek yetkisi devredilemez. TTK.m.548/2’ de öngörülen idareci olmayan ortakların denetim hakkı vardır ve bu hak sınırlanamaz.

Kar ve zarar hesabı ve bilançoyu onaylamak ve safi karın kullanma biçimini tayin etmek yetkisi devredilemez. Kar ve zarar hesabını ve bilançoyu hazırlamak müdür veya müdürlere aittir bunların hazırladığı bu işlemler ortaklar kurulunca onanır ve safi kararın dağıtımına karar verilir.

Müdür veya müdürlerin ibrasına karar vermek yetkisi devredilemez.

Ortaklık paylarının bölünmesine karar vermek yetkisi devredilemez. Ortakların paylarının bölünmesi işlemleri aynı zamanda ortaklık sözleşmesinin değiştirilmesini gerektirir.

Kuruluş ve yönetim işlerinden dolayı ortaklık kendi organlarına veya münferit ortaklara karşı haiz olduğu tazminat işlemlerini ileri sürmek yetkisi devredilemez.

TTK.m.539’ da öngörülmemiş olmakla beraber, ortaklığın feshine karar vermek yetkisi de devredilemez (TTK.m.549/1/b.2). Çünkü, TTK.m.549/1/b.2’ de, belli bir çoğunlukla ortaklar kurulunca alınacak bir kararla ortaklık fesh edileceği düzenlendiğine göre, bu yetki ortaklar kuruluna aittir.

Limited ortaklıkta, ortak sayısı yirmiden fazla ise, denetçilerin seçimi ve azli ortaklar kuruluna aittir. Eğer, ortak sayısı yirmi veya daha az ve sözleşmede denetçi seçimi öngörülmüşse, denetçilerin; seçimi veya azli de ortaklar kuruluna aittir.

Ortaklar kurulunun yetkisi içinde olup da devredilebilen yetkiler şunlardır;

Ortakların koymayı üstlendikleri sermaye borçlarının ödeme gününü belirlemek ve ticari mümessillerle ticari işletmeyi yönetim hakkı verilen ticari vekilleri atamak yetkisi ortaklar kuruluna ait olmakla birlikte, bu yetki ortaklık müdür veya müdürlerine devredilebilir. Bunun için sözleşmede açık ve seçik bir kural getirmek gerekmektedir. Ticari mümessiller ve ticari vekiller ortaklar kurulunca atanmış olsalar bile, her müdür bunları azil etmek yetkisine sahiptir (TTK.m.545).



KARARLAR

(1)Limited ortaklığın tescili ile sermaye borcu muaccel olur. Aksine bir düzenleme ortaklık sözleşmesine konabilir (YHGK.02.10.1968-E.1996/T-392,K.651).

(2)Limited ortaklık adına dava açanların temsil yetkisinin üzerinde durulması gerekir (Y.TD.23.06.1961-E.681/K.3137).

(3)TTK.m.539/son hariç bu madde, buyurucu bir kuraldır (Y.TD.10.10.1963-E.1771/3695).

(4)Ortaklık sözleşmesine, buyurucu yasa hükmünün aksine bir koşul konulamaz. Eğer konulmuş ise, bu koşul değil, yasa hükmü uygulanır (Y.11.HD.21.01.1979-E.845/K.808).

(5)TTK.m.539 maddesi buyurucu bir kuraldır (Y.11.HD.07.05.1979-E.2638/K.2349).

(6)Limited ortaklık müdürü hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, ön koşul olarak, ortaklar kurulunun dava açılmasına karar vermesi gerekir. Bu koşul, dava şartı olup, mahkemece resen gözetilir (Y.11.HD.25.01.1989-E.3304/K.236).

(7)Limited ortaklıkta, ortak sayısı yirmiden fazla ise, denetim, denetçi veya denetçiler kurulunca ve ortak sayısı yirmi veya daha az ise, BK.m.531 uyarınca, müdür olmayan diğer ortaklarca yapılır.

·Limited ortalıkta, ortak sayısı yirmi veya daha az ise, müdür olmayan ortakların dava açması veya dava açmayanlar var ise, bunların muvafakatlerinin alınması ve vekâletnamelerinin ibrazı ve bu suretle dava şartının yerine getirilerek, sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekir (Y.11.HD.08.02.1999-E.8950/K.615).

(8)Limited ortaklıkta, ortaklar kurulu TTK.m.539/4 uyarınca, karın dağıtılmasına karar verdiği takdirde, ortaklar lehine kar payı alacağı, muaccel alacak niteliğine dönüşür ve davacı ortağın, kar payının tahsilini isteme hakkı doğar (Y.11.HD.19.09.1005-E.4803/K.5539).



B.İdare ve Temsil

I.Müdürler

1.TTK.m.540 : Ortak Olanlar

Aksine kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar.

Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir.

Kuruluştan sonra şirkete giren ortaklar, bu hususta umumi heyetin ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile mezun ve mecbur değildirler

Limited şirketin temsilcileri arasında bir hükmi şahıs bulunduğu takdirde, ancak o hükmi şahıs adına Limited şirketin temsil ve idaresini üzerine almış bulunan hakiki şahıs Limited şirketin temsilcisi olarak tescil ve ilan edilir.

Acaba, yönetim kurulu üyeliğinin boşalması halinde yapılacak işlemleri düzenleyen TTK.m.315 Limited ortaklıkta da uygulanabilir mi? Burada bir kıyasa gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, Limited ortaklık müdürleri için TTK.315/2 uygulanmaz.

Müdürlerin sorumlulukları hakkında Limited ortaklığa ilişkin hükümlerde herhangi bir özel düzenleme yoktur. Ancak, sorumluluk için TTK.m.556’ de yapılan yollama sonucu Anonim ortaklığa ilişkin hükümler uygulanır.



KARARLAR

(1)Yasanın öngördüğü biçimde temsil söz konusu değilse, bu temsilcinin yaptığı işlemden doğan hak ve borçlar Limited ortaklığı bağlamaz (TTK.m.540) (Y.TD.10.10.1963-E.1771/K.3695).

(2)TTK.m.540’ a göre, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla ortaklık işlerini yönetmeye yetkili ve görevlidirler (Y.TD.29.12.1966-E.2610/K.5035).

(3)Limited ortaklık müdürü tarafından, ortaklık adına para alınması ve bu paranın ortaklık kasasına girmesi, Limited ortaklığı bağlar (Y.TD.23.11.1970-E.2814/K.4667).

(4)Ortaklık sözleşmesi hükümlerine göre, Limited ortaklığın yönetimi, yönetim kurulu derecesinde bir kurula bırakılabilir.

·Bu kurul, ortaklık işlerinin yönetiminde basiret ve özeni göstermez ve zarar oluşursa, doğan zarardan müteselsilen sorumlu olur (Y.TD.12.03.1971-E.2366/K.1932).

(5)İki ortaklı ve her ikisi de müdür olan bir Limited ortaklıkta, müdür olan ortak, müdür olan diğer ortak aleyhine azil ile ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açabilir (Y.11.HD.05.06.1975-E.1368/K.3699).

(6)İster ortak olsun ve isterse ortak olmasın, bir Limited ortaklığı temsil ve yönetim ile görevlendirilen müdür veya müdürler hakkında TTK.m.336 ve devamı maddelerine göre sorumluluk davası açılabilir.

·Müdür veya müdürler hakkında sorumluluk davası, ortaklık merkezinin bulunduğu yerde açılabilir (Y.11.HD.31.01Ç1979-E.363/K.364).

(7)Limited ortaklığın ortağı, ortaklığa borç para vermişse, bu paranın tahsili için kendi adına dava açabilir (Y.11.HD.26.11.1985-E.4970/K.6444).

(8)Limited ortaklığın müdürleri veya temsilcileri arasında uyuşmazlık varsa, herşeyden önce ortaklığın temsilinin sağlanması gerekir.

·Dava, Limited ortaklığa karşı açılmışsa, ortaklıkta birlikte ortaklar aleyhine de karar verilemez (Y.11.HD.14.11.1989-E.7789/K.6254).

(9)Limited ortaklığın vergi borcu ödenmemişse, yöneticilerin ihmali araştırılır ve sonucu çerçevesinde karar verilir (Y.15.HD.21.05.1990-E.1119/K.2315).

(10)Limited ortaklık müdürleri, ortaklık sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin kararlar alamazlar. Eğer böyle bir karar alınmışsa, bu karar geçersizdir (Y.11.HD.10.09.1990-E.4884/K.5376).

(11)Limited ortaklık müdürü, dava konusu bononun düzenlenmesinden önce ortaklıktan ayrılmış olsa bile, bu husus ticaret sicilinde tescil sicilinde tescil ve ilan edilmediğinden iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (Y.11.HD.18.09.1990-E.7192/K.5569).

(12)Limited ortaklık müdürünün sorumluluğu ileri sürüldüğüne göre ortaklığın tüm defter, belge ve sonradan ekleme yapıldığı belirtilen bilanço üzerinde uzman olan kişiler aracılığıyla inceleme yapılarak, sonucu çerçevesinde karar verilmelidir (Y.11.HD.28.09.1990-E.5323/K.5878).

(13)Limited ortaklık iki imza ile sorumlu olmaktadır. Böyle bir ortaklıkta tek imza ile düzenlenen bonodan dolayı ortaklık değil, ancak imza sahibi müdür kişisel olarak sorumlu olur (Y.12.HD.25.01.1991-E.14177/K.761).

(14)İcra takibi Limited ortaklığa karşı yapılmışsa, takip konusu senedin gerçek temsilci tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması gerekir (Y.12.HD.19.02.1991-E.9210/K.1983).

(15)TTK.m.548/2 ve BK.m.531 maddelerinin içeriğine göre, gerek müdür olan davacının ve gerekse müdür olmayan ortakların, Limited ortaklığın tüm işlemlerini denetlemek yetkisi vardır (Y.11.HD.23.02.1991-E.9061/K.1274).

(16)Limited ortaklığın sorumlu olduğu ileri sürüldüğüne göre, imza incelemesinde tüm temsilcilerin imzalarının incelenmesi gerekir (Y.12.HD.25.02.1991-E.9201/K.2251).

(17)Verdiği vekâletnamelerle, dava dışı A’ yı Limited ortaklığı temsilen faaliyet göstermeye yetkili kılan ve adı geçenin dava dışı kişiler yararına düzenlediği bazı bonoları rızaen ödemek suretiyle A’ nın ortaklık adına kambiyo senedi düzenlemeye yetkili olduğunu eylemli olarak benimseyen ortaklığın, diğer bazı bonolara temsil eksikliği yönünden yaptığı itiraz, iyi niyetli bir davranış olarak kabul edilemez (Y.11.HD.05.03.1991-E.6837/K.1551).

(18)Limited ortaklık unvanı kullanılarak, dava konusu bono bir ortak tarafından imza edildiğine göre, bu ortak resen çağrılmak ve imza ile unvan hakkında bilgi alındıktan ve gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmelidir (Y.11.HD.14.05.1991-E.1543/K.3190).

(19)Limited ortaklık temsilcisine sadece çek düzenleme yetkisi verilmesine göre, bu temsilci çekin dışında bono düzenleyemez (Y.11.HD.11.11.1991-E.6731/K.5907).

(20)Bir Limited ortaklığı kuran ve bunun müdürlüğünü yapan kimsenin, bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden söz edilemeyeceği gibi, müzayaka halinin varlığı da kanıtlanmamıştır. Bu durumda, kurulmuş olan Limited ortaklığın bir kısım paylarının alımında gabin iddiası kabul edilemez (Y.19.HD.24.03.2000-E.1436/K.2076).

(21)Limited ortaklıklarda, ortaklar kurulunun kararı ile tayin edilen şirket müdürü temsil ve ilzama yetkili olup, bu karar tescil ve ilan edilmese bile, bu müdürün imzaladığı çek, Limited ortaklığı bağlar (Y.12.HD.27.04.2001-E.6276/K.7156).

(22)Limited ortaklığın, ortağı ve müdürü olan kimse, ortaklık sözleşmesinde bir hüküm bulunmasa veya ortaklar kurulunda da bir karar alınmasa bile, ücret ödeme yönünde bir teamül oluşmuşsa, bu husustaki deliller toplanarak, sonucuna göre karar verilmelidir (Y.11.HD.14.01.2002-E.7787/K.58).

(23)İflas eden yönetim kurulu üyesinin görevi sona erdiği halde, Limited ortaklığa iflas eden kişinin müdür olarak tayini mümkündür (Y.19.HD.23.01.2003-E.9239/K.549).

(24)Ticari ortaklığı temsile yetkili kişi, avukat olmayan bir kimseye vekalet verse bile, bu vekil dava açamaz veya icra takibinde bulunamaz. Yapılan bu işlemler geçersiz olup, süresiz ve her zaman itiraz konusu olur (Y.12.HD.11.04.2003-E.4713/K.8026).

(25)Limited ortaklığa müdür tayininde, davalı müdürün bu sıfatının kaldırılması istendiğine göre, hâlihazırda ortaklık temsilcisinin kim olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının olup olmadığı üzerinde durularak sonucu çerçevesinde karar verilmelidir (Y.11.HD.12.05.2003-E.12016/K.4784).

(26)Limited ortak veya müdürünün dört yıl geçtikten sonra, ortaklar kurulu kararındaki imzanın sahte olduğunu ileri sürmesi, inandırıcılıktan uzaktır. Bu nedenle, ortaklar kurulu kararının batıl olduğunun tespiti davasının reddi doğrudur (Y.11.HD.01.04.2004-E.8835/3415).

(27)Tüzel kişiliği temsil eden kişinin bu yetkisi, tescil ve ilan edilmese bile, tüzel kişiliği bağlar (Y.12.HD.15.04.2004-E.3774/K.9347).

(28)Ortaklık müdürü üç yıllığına seçilmiş ve bu süreden sonra çek düzenlenmiştir.

·Üç yıllık süreden sonra yetki sınırlamasına gidilerek tescil ve ilan yapıldığına göre, müdürün imzaladığı çekler, artık ortaklığı bağlamaz (Y.12.HD.02.07.2004-E.13418/K.17815).

(29)Sözleşmede, davalı şirketin adı ve kaşesi olmasa dahi, bu sözleşmeyi tüm ortaklar imza etmişse, imzalı bu sözleşme şirketi bağlar (Y.11.HD.06.10.2005-E.10684/K.9316).

(30)Limited şirket müdürünün basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gerekirken, kasten veya ihmal sonucu ortaya çıkan zarardan sorumlu olur (Y.11.HD.07.11.2005-E.12627/K.10631).



2.TTK.m.541 : Ortak Olmayanlar

Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararıyla şirketin idare ve temsili, ortak olmayan kimselere de bırakılabilir. Bu gibi kimselerin salahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürlere ait hükümler tatbik olunur.

İdare ve temsilde birden çok kişi yetkili ise, bunların yetki sınırı açık ve ayrıntılı biçimde TTK.m.541 ve TTK.m.321 uyarınca saptanmalıdır. Ortaklık sözleşmesi veya bu sözleşmede açıklık yok ise, genel kurul kararında yetkiler açıkça gösterilmelidir. Müdürler arasında yetki yönünden çıkan uyuşmazlığı genel kurul çözümler.

Limited ortaklığın ortağı olmayan müdür veya müdürler her zaman azil edilebilirler. Ancak bu müdürlerin sözleşmeden doğan hakları saklıdır (TTK.m.543/2).

Ortak olmayan müdürlerin yönetim ve temsile ilişkin hak ve yetkileri ile sorumlulukları, ortak olan müdürler gibidir. Ancak, ortaklardan seçilen müdürler organ sıfatını taşıdıkları halde, ortak olmayan müdürler organ değil, sadece ticari mümessil niteliğindedir.

KARARLAR

(1)Limited ortaklığı borçlu kılan karar, ortaklık defterine yazıldığı ileri sürülmesine göre, bu karar defteri getirtilerek karar içeriği saptanmalıdır (Y.TD.28.11.1967-E.3748/K.4260).

(2)Limited ortaklık müdürü, ortaklığın unvanını kullanarak senetleri imza etmesi nedeniyle bu senetlerden ortaklık sorumludur. Müdürün senetleri bu sıfatla imzalaması gerekmekle birlikte, senetlerin bu sıfatla imza edilmemesi, ortaklığı sorumluluktan kurtarmaz (Y.TD.09.12.1969-E.4394/K.5854).

(3)TTK.m.541 uyarınca, ortaklık sözleşmesi veya ortaklar kurulu kararıyla ortaklığın yönetim ve temsili ortak olmayan kimselere de bırakılabilir. Bu gibi kimselerin yetki ve sorumlulukları hakkında, ortak olan müdürlere ilişkin hükümler uygulanır (Y.11.HD.17.11.1977-E.5017/K.5130).

(4)İster ortak olsun ve isterse ortak olmasın bir Limited ortaklığı temsil ve yönetim ile görevlendirilen müdür veya müdürler hakkında, TTK.m.336 vd. maddelerine göre sorumluluk davası açılabilir (Y.11.HD.31.01.1979-E.363/K.364).

(5)Limited ortaklık müdürü, ortaklık parası ile eşine araba alırsa, müdürün bu eylemi hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçunu oluşturur (Y.9.CD.16.02.1988-E.4805/K.1657).

(6)TTK.m.541’ e göre, ortaklık sözleşmesi veya ortaklık genel kurulunun kararı ile ortaklığın yönetim ve temsili ortak olmayan kimselere de bırakılabilir. Bu gibi kimselerin yetki sorumlulukları hakkında ortak olan müdürlere ilişkin hükümler uygulanır (Y.12HD.04.02.1991-E.11849/K.1179).

(7)Limited ortaklık sözleşmesinde tasfiyeye ilişkin bir hüküm yoksa, TTK.m.541 uyarınca, ortak olmayan müdür veya ortaklık sözleşmesi yahut ortaklar kurulunca seçilmiş kişi veya kişiler, tasfiye memurluğu yapabilirler (Y.11.HD.05.07.2001-E.3362/K.6220).

II.Temsil Salahiyeti

1.TTK.m.542 : Şümulü

Limited ortaklık müdürlerinin haiz oldukları temsil yetkisinin kapsam ve sınırı hakkında, Anonim ortaklık yönetim kuruluna dair olan TTK.m.321 hükmü aynen uygulanır.

Görevlerini ifa dolayısıyla müdürlerin yaptığı haksız eylemlerden Limited ortaklık sorumlu olur. Limited ortaklık, kusurlu müdürlere karşı her zaman ödediği tazminat için rücu hakkını zamanaşımı geçmemek koşuluyla kullanabilir.

Genel kurallar uyarınca müdürler de haksız eylemlerden kişisel olarak sorumlu olurlar.

Sorumluluk davası ortaklık aleyhine veya haksız fiili ika eden aleyhine ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir (BK.m.50).



KARARLAR

(1)Şirketin muvazaalı olarak yaptığı satışta, tapu iptal davasının şirket tarafından açılması gerekir.

·Şirket temsilcisi ile iptali istenen işlemi yapan aynı kişidir. Şirket müdürü olan bu kişiden, kendi eylemi sonucu oluşan zararın giderilmesi için dava açması beklenemez.

·Şirket müdürü tarafından yapılan satış işlemi ve sonuçları, Limited şirket ortaklarını doğrudan ilgilendirdiğine ve zarara uğramalarına neden olduğuna göre, münferit olarak dava açabilirler (YHGK.14.12.2005-E.2005/1-686, K.728).

(2)Davalı Limited ortaklık, banka teminat mektubunun komisyon ve benzer, giderlerini bankanın istemi üzerine ödediğine göre, bu teminat mektubu ile ilgili sözleşmeye icazet vermiş demektir.

·Temsile yetkili müdürün yetkisinin sınırlandırılması iyi niyetli üçüncü kişilere karşı geçersizdir (TTK.m.542,312) (Y.TD.11.01.1971-E.1373/K.38).

(3)Genel vekile, yani genel vekâletname verilen kişiye dava açmak üzere talimat veren Limited ortaklık temsilcilerinin yetkili olması gerekir (Y.11.HD.08.11.1985-E.5623/K.5966).

(4)Limited ortaklığın tasfiye kararından sonra, herhangi bir ortak, bu ortaklık adına bir senet düzenlerse, ortaklık değil, senedi düzenleyen ortak sorumlu olur (Y.11.HD.20.11.1985-E.6367/K.6297).

(5)Dava konusu bonoda, borçlu ve kefil kısımlarında iki imza olup, bu imzalar üzerinde durularak ortaklık ve müdürün sorumlulukları bulunup bulunmadığı saptanmalı ve sonucu çerçevesinde karar verilmelidir (Y.11.HD.25.10.1990-E.3310/K.6844).

(6)Limited ortaklığın, tek bir ortağın imzasıyla temsil edilebileceğine ilişkin ortaklar kurulu kararının, sahte olduğu iddia edilmesine göre, bu iddianın incelenmesi gerekir (Y.11.HD.25.12.1990-E.3932/K.8393).

(7)Limited ortaklık unvanı yanında veya üstünde ortaklık müdürünün ad ve soyadı yazılarak imza edilmiş olsa bile, bu durumda ad ve soyadı yazılı müdür değil, Limited ortaklık sorumlu olur (Y.11.HD.12.09.1991-E.9392/K.4499).

(8)Limited ortaklık müdürünün adı ve soyadı senette yazılı olsa bile, ortaklık unvanının yanındaki imzadan ayrı olarak kişisel sorumluluğu ifade eden ikinci imza olmadığına göre, bu müdür kişisel olarak sorumlu olmaz (Y.11.HD.14.10.1991-E.3327/K.5334).

(9)Dava konusu bonolarla Limited ortaklığın sorumlu tutulabilmesi için, bu bonoları imza edenlerin ortaklığı temsil ve ilzama yetkili olup olmadığının araştırılması gerekir (Y.11.HD.26.11.1991-E.4267/K.6331).

(10)Limited ortaklığın ticaret sicil dosyası getirilerek, bu ortaklığı kimlerin temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı araştırılmadan, çeklerden dolayı sorumluluk saptanamaz (Y.11.HD.14.01.1992-E.4769/K.74).

(11)Limited ortaklık temsilcisi senedin imzalanmasından sonra, fakat vade tarihinden önce payını devrederek Limited ortaklıktan ayrılması, bu senedin geçerliliğini etkilemez (Y.11.HD.20.02.1992-E.4222/K.1940).

(12)Limited ortaklık müdürünün temsil yetkisinin kapsam ve sınırlandırılmasında, TTK.m.321’ de öngörülen kurallar aynen uygulanır.

·Limited ortaklık müdürü, ortaklığın maksat ve konusuna giren ve temsil ile bağdaşan işlemleri yapabilir. Bunun dışında kalan hallerde, ancak genel kuruldan izin alınarak işlemler yapılabilir.

·Limited ortaklığın tek varlığı bulunan fabrikanın arsasını, ortaklık müdürü genel kuruldan izin almadan satamaz (Y.11.HD.17.01.2000-E.8298/K.19).

(13)Limited ortaklığın ortağı olmayan kişinin, ortakmış gibi sorumluluk davası açması mümkün değildir.

·Limited ortaklığın müdürünün belirlenmesinde duraksama varsa, ortaklığa ait ticaret sicil dosyası getirtilip incelenmeli ve sonucu çerçevesinde karar vermelidir (Y.11.HD.28.10.2003-E.3325/K.10066).

(14)Ortaklık müdürü üç yıllığına seçilmiş ve bu süreden sonra çek düzenlemiştir.

·Üç yıllık süreden sonra yetki sınırlamasına gidilerek tescil ve ilan yapıldığına göre, müdürün imzaladığı çekler, atık ortaklığı bağlayamaz (Y.12HD.02.07.2004-E.13418/K.17815).

(15)Limited şirket müdürlerinin yetkisi, TTK.m.542 ve 321’ e göre belirlenmelidir.

·Çeklerin imza tarihinde, davalı, şirketten ayrılmıştır. Temsilci olmayan bir kişinin vekaletsiz tasarrufta bulunarak şirket borçlanmış ise, bu kişi tarafından benimsenen işlem olup olmadığı üzerinde durulmalı ve sonucu çerçevesinde karar verilmelidir (Y.11.HD.23.11.2004-E.1953/K.11442).

(16)Temsilci ve temsil edilen arasında çıkar çatışması söz konusu ise, bu temsilci açılmış bir davadan feragat edemez (Y.12.HD.17.12.2004-E.20508/K.26204).

(17)Limited şirket müdürünün, bir görevin ifası için değil de, kişisel bir amaç için ve yasal bir görevin ifası dışındaki eylemleri haksız eylem oluşturduğundan, BK.m.50 göz önüne alınarak hem şirket hem de şirket müdürünün sorumluluğu hakkında müteselsil istemli dava açılabilir (Y.11.HD.14.02.2005-E.4501/K.1130).

(18) Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, davacı A’ nın dayandığı taahhütname, içerik itibariyle M Limited şirkete ait bir işletmenin devrine ilişkindir. Mahkemece, devir taahhüdü şirketin devri olarak nitelendirilmişse de, “şirket devri” ne ilişkin yasal bir düzenleme olmayıp, ancak şirket paylarının devri söz konusu olabilir. Ortaklık sözleşmesi ve açıklanan yasa hükümlerine göre şirketi temsile yetkili müdürünün şirkete ait bir işletme üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir.



Ancak, bu işletmenin şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun belirlenmesi halinde, bu kez işletmenin devri yönündeki taahhüdünün geçerli olabilmesi için, Limited şirketlerde de uygulama alanı bulunan TTK.m.443/2 uyarınca, ortaklar kurulunun bu konuda anılan maddede açıklanan çoğunlukla karar alması gerekmektedir. Buna göre mahkemece, taahhütte bulunulduğu tarihte taahhüde konu işletmenin şirketin sahip olduğu tek işletme olup olmadığının araştırılarak, sonucuna göre şirket müdürü tarafından yapılan işlemin geçerli olup olmadığının tayin ve takdiri gerekmektedir.

Eksik inceleme ve dava konusu uyuşmazlığın yanlış olarak nitelendirmesi doğru görülmemiş ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir (Y.11.HD.05.05.2005-E.8131/K.4696).

(19)Şirketin tek varlığı olan markanın devrinde, iki yetkili müdürün farklı davranışları nedeniyle, ortaklar kurulunca karar verilmesi gerekirken, bu yönün eksik uygulanması yasaya aykırıdır (Y.11.HD.13.02.2006-E.1362/K.1253).



2. TTK.m.543 : Kaldırılması

Limited ortaklığın ortaklarına ait idare ve temsil yetkisinin kaldırılması hakkına kollektif ortaklıklara ilişkin TTK.m.161 ve 162 hükümleri uygulanır.

Ortaklık sözleşmesi ile idare ve temsil yetkisi verilmişse, bu yetkinin kaldırılması ortaklar kurulu tarafından geri alınamaz. Ancak, haklı nedenlerin varlığı iddia ve ispat edilmek koşuluyla, ortaklardan biri veya birkaçı dava açar ve bu davada mahkemeden yetkinin sınırlandırılması veya tamamen kaldırılması istenebilir. İdare ve temsil yetkisinin kullanılmasında basiretsizlik, ağır ihmal ve benzeri haller haklı neden sayılır. İdare ve temsil yetkisi genel kurulca verilmişse, bu durumda genel kurul söz konusu yetkiyi sınırlandırabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir. Genel kurul çoğunluk sağlayarak bir karar veremediği takdirde, ortaklardan herhangi birinin başvurusu üzerine azil için mahkeme gerekli inceleme yapar ve karar verir.

Ortak olmayanlar idare ve temsil yetkisi ile görevlendirildikleri takdirde, genel kurul bir kararla her zaman bu yetkiyi sınırlandırabilir veya geri alabilir. Böyle bir durumla karşılaşan yetkili kişi, yani müdürün sözleşmeden doğan hakları saklıdır.

KARARLAR

(1)TTK.m.543/1 hükmü buyurucu olup, ortaklar kurulunun, ortaklık sözleşmesi ile atanmış olan müdürü azil yetkisi yoktur (Y.TD.09.11.1962-E.5093/K.3841).

(2)TTK.m.543 ile ortaklara verilen yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasında kollektif ortaklara ilişkin TTK.m.161 ve 162 uygulanır (Y.TD.13.02.1965-E.3723/K.3263).

(3)Yönetim ve temsil yetkisinin gereği gibi kullanılmaması halinde, müdür veya müdürlerin azil için yasal nedenlerinin mevcut olduğu kabul edilir (Y.TD.13.11.1965-E.3723/K.3263).

(4)Ortak olmayan müdür, ortaklar kurulu kararıyla her zaman azil edilebilir. Azil edilen müdürün tazminat isteme hakkı saklı ise de, ortaklık ile müdür arasında bir hizmet sözleşmesi yapılmadığı için, bu somut olay nedeniyle herhangi bir tazminat istenemez.

Ortaklığın merkezi dışında oturan müdür, yol giderlerini isteyebilir. Buna ilişkin belgeler verilmemişse, bu giderler bilirkişi aracılığıyla saptanabilir (Y.11.HD.21.12.1978-E.5467/K.5793).

(5)Limited ortaklık sözleşmesi ile tayin edilen müdürlerin azli veya yetkilerinin kısılması, ancak ortaklık sözleşmesinin değiştirilmesi suretiyle mümkündür.

·Ortaklık sözleşmesinin değiştirilmesi mümkün değilse, haklı nedenlere dayanılarak mahkemeye de dava açmak ve bu suretle müdürlerin değiştirilmesini sağlamak gerekir.

·Ortaklığın aczine kanıt var diyebilmek için piyasa bedeli ile değerlendirilebilecek tüm mal varlıklarının, sermayesinin yarıdan fazlasını tüketecek biçimde bir mali sıkıntının ortaya çıkması gerekir (Y.11.HD.22.03.1999-E.283/K.2425).

(6)Limited ortaklık müdürünün azline ilişkin davada; TTK.m.543 ve 161 göz önüne alınarak, ortaklığın ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tarafların iddia ve savunmalarını cevaplandıracak biçimde inceleme yapılması ve gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, sonucu çerçevesinde karar verilmelidir (Y.11.HD.26.05.1999-E.3807/K.4474).

(7)Limited ortaklık müdürü iddiaya göre, basiretsiz eylemleri sonucu ortaklığın zararına neden olmuşsa, bu görevinden mahkeme kararıyla azil edilmesi istenebilir.

·Müdürün basiretsiz davranışlarının incelenmesi ve uzman kişilerden bilirkişi kurulu oluşturularak, rapor alınması ve sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekir (Y.11.HD.08.03.2002-E.9688/2071).

(8)Limited ortaklıktan çıkarma kararı olmayanın, diğer çıkarılan ortaklarla birlikte, bu çıkarma kararlarının iptal davasında, aktif dava ehliyeti yoktur.

·TTK.m.543’ ün yollaması sonucu, ortaklık sözleşmesi ile müdür tayin edilenin azli, TTK.m.161 ve 162 uygulanmak suretiyle, açılacak bir davada azli istenebilir.

·Azil davasında, azli istenen müdüre husumet tercih edilip, ayrıca Limited ortaklığa dava açılması gerekli değildir (Y.11.HD.25.03.2002-E.10398/K.2664).

(9)Limited ortaklık müdürü ile bu ortaklık arasında hizmet sözleşmesi olsa bile, ortaklar bu müdürün, görevini yerine getirmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık iddiası ve bunun ispatı ile müdürlükten azli için dava açabilirler ve iddianın sabit olması halinde de, müdürün azline karar verilir (Y.11.HD.06.05.2002-E.2134/4428).

(10)Limited şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını isteyen ortağın haklı nedenlerin varlığını ispat etmesi gerekir (Y.11.HD.18.02.2003-E.8792/K.1261).

(11)Davacı Limited şirket ortağı olup, şirket yöneticisinin idare ve temsil yetkisinin kaldırılmasını istediğine göre, davanın şirkete değil de, yöneticiye karşı açılması gerekir (Y.11.HD.20.09.2004-E.13971/K.8414).

(12)Limited ortaklıklarda, anasözleşme ile belirlenen ortaklık müdürü aleyhine dava açılarak, idare işlerinde basiretsizlik ile şirketi zarara sokmak eylemleri iddia ve ispat edilmek suretiyle, ortaklık müdürünün idare ve temsil yetkisi kaldırılabilir (Y.11.HD.08.11.2005-E.11649/10656).



3.TTK.m.544 : İmza Şekli

Şirket namına yapılacak yazılı beyanlarda, şirketin unvanıyla beraber müdürlerin kendi imzalarının da bulunması lazımdır.

Şirket tarafından tanzim edilecek mektup, evrak ve vesikalarda; şirketin unvanıyla birlikte esas sermaye miktarının gösterilmesi şarttır.

Acaba, ortaklığın esas sermaye tutarı gösterilmezse, bu eksiklik, yapılan işlemin geçersizliğine neden olur mu? Öğretide, TTK.m.544/2’ de öngörülen kuralın müeyyidesiz olduğu öne sürülmüştür. Bu hükümde ortakların değil, üçüncü kişilerin yararları korunmak istenmektedir. Ancak bu kuralın uygulamaya dönük bir önemi bulunmamaktadır. Çünkü, ortaklığın gerçek itibarı, esas sermayeye göre değil, ortaklığın öz varlığına göre olmalıdır. Bu nedenlerle, ortaklığın esas sermaye tutarının gösterilmemesi işlemin geçersizliğine etkili olmamalıdır. Nitekim Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.



KARARLAR

(1) TTK.m.544’ te öngörülen koşullar geçerlik şartı değildir (Y.TD.13.04.1962-E.4417/K.1674).


4.TTK.m.545 : Ticari Mümessil ve Vekillerin Tayini

Ticari mümessil veya mümessiller ile tüm işletmeyi yönetim yetkisini taşıyan ticari vekil veya vekiller, kural olarak ancak genel kurul kararıyla atanırlar. Bu madde düzenleyici bir hüküm olduğundan, ortaklık sözleşmesine aksine hükümler getirilebilir.

Ticari mümessil ve ticari vekillerin tanım ve yetkileri, BK.m.449 vd. nda ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Ticari mümessil ile ticari vekilleri genel kurul atamış olsa bile, Limited ortaklık müdürleri veya her bir müdür bunları azletmek yetkisine sahiptir. Müdürler birden fazla olduğu ve kurul halinde çalışmaları ortaklık sözleşmesinde öngörülmüş ise, bu takdirde, kurul kararıyla azil kararı verilmelidir. Kurul halinde çalışma biçiminde öngörülen durum dışında, müdürlerin bu yetkisi sınırlandırılamaz.





KARARLAR

(1)Kural olarak, TTK.m.545’ teki koşulları gerçekleşmemiş ise, bu vekilin işlemleri, Limited ortaklığı bağlamaz.

·Yetkili vekil, kasten vekâlet verenin zararına, kendisinin ya da iş ve el birliği yaptığı başka birinin yararına yetkisini kullandığı takdirde, temsil yetkisi içinde kalsa bile, vekâlet vereni bağlamaz.

·Vekillik veren kimse, vekille üçüncü kişi arasındaki işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürmesi halinde, bu iddia her türlü delillerle ispat edilebilir (Y.19.HD.07.12.1996-E.3306/10724).



5.TTK.m.546 : Sermayenin Kısmen Kaybı

Ticaret ortaklıklarından biri olan Limited ortaklık kar edebileceği gibi, zarar da edebilir. Bu zarar sonucunda ortaklığın esas sermayesinin yarısı kaybedilmiş veya ortaklığın borçları mal varlığından fazla tutmuşsa yahut ortaklığın aczi halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emareler varsa, Anonim ortaklık hakkındaki TTK.m.324 hükmü uygulanır.

Maddede, TTK.m.324’ te öngörülen (sermayenin üçte iki kaybına) yer verilmemiştir. Kaynak yasada böyle bir farklılık söz konusu değildir. TTK.m.324 ve 546’ nın aynı içeriği taşıması ve farklı olmayı gerektiren bir halin bulunmaması gerektiğinden, Limited ortaklıkta da, sermayenin üçte iki kaybı göz önüne alınarak, TTK.m.324 gibi, uygulama yapmak gerekmektedir.

Limited ortaklıkta, sermayenin yarısını geçmeyen zarar oluşumunda, bu durumun müdürü tarafından, ortaklar kuruluna duyurulmasına gerek yoktur. Ancak sermayenin yarısı ile üçte iki oranına inmesi söz konusu ise, bu durumun, ortaklar kuruluna duyurulması gerekmektedir. Eğer öz kaynaklar toplamı, ortaklığın sermayesinin üçte ikisinin altına düşmüşse, bu halde yazılı sermaye tamamlanmalıdır. Aksi halde, ortaklık infisah eder. Ortaklığın sermayeyi tamamen kaybetmesi halinde, ortaklık borca batık hale gelir ve ortaklığın iflası müdürler tarafından istenmelidir.

TTK.546’ nın uygulanmasını, İİK.m.179, 179/a ve 179/b madde hükümleri göz önüne alınarak değerlendirilmek gerekir.

Limited ortaklığın mali durumunun bozulması hali, gerek öğretide ve gerekse Yargıtay kararlarında, buyurucu bir kural olarak kabul edilmiştir.



KARARLAR

(1)Limited ortaklığın aczinin belirlenebilmesi için, bu ortaklığın mal varlığının piyasa bedelleri belirlenmeli ve TTK.m.324 de göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır (Y.11.HD.22.03.1999-E.283/K.2425).



6.TTK.m.547 : Rekabet Yasağı

Ortaklar bakımından herhangi bir rekabet yasağı yoktur. Fakat müdür ortağın sadakat borcu ve çalışmasını ortaklığa ayırdığını da göz önüne almalıdır. Aksine bir davranış, rekabet yasağının gerekçesi olur.

Limited ortaklık müdürü olan bir ortak, diğer ortakların iznini almadan ortaklığın uğraştığı ticaret dalında ne kendi ve ne de başkası hesabına iş göremeyeceği gibi, başka bir işletmeye sorumluluğu sınırlandırılmamış ortak, komanditer ortak veya Limited ortaklığın ortağı sıfatıyla iştirak dahi edemez. Bu rekabet yasağı, ortaklık sözleşmesine hüküm koymak suretiyle tüm ortaklara da uygulanabilir.

Ortak olan müdür hakkında konmuş bulunan yasak bakımından maddede belirli bir süre öngörülmemiştir. Bu yasak süresi asgari olarak müdürlük görevi devam ettiği sürece devam eder. Maddede müdürün görevden ayrıldıktan sonra yasak süresinin ne kadar devam edeceği hususunda bir hüküm yoktur. Uyuşmazlık halinde bu sürenin belli bir süre daha devam etmesi gerekir. Maddedeki boşluk hakim tarafından, tarafların yararına uygun olarak işin niteliği de göz önünde tutularak saptanmalıdır.

Ortak olan müdür görevi devam ettiği sırada veya görevden hemen ayrıldıktan sonra, yasak alanına giren bir işi yapar veya bu yasak alanına giren bir ortaklık kurarak ortak olur veya onun müdürü olursa, o ortaklık için yasak olmamakla beraber haksız eylemin koşulları varsa, yeni kurulan ortaklık haksız eyleme müdür ile beraber iştirak ettiği için sorumlu olur.

TTK.m.547’ de rekabet yasağının müeyyidesi gösterilmemiştir. Bu nedenle, rekabet yasağının ihlalinde genel hükümlerin uygulanması gerekir. Eğer, ihlal haksız eylem niteliğinde ise, BK.m.41-60 uygulanabilir. Öte yandan, sözleşme ile atanan ortaklık müdürü için TTK.m.543’ ün yollamasıyla, TTK.m.161 ve 162 uygulanabilir. Ayrıca ortakların belli bir çoğunluğunun izniyle haklı nedenlerden dolayı bir ortağın, ortaklıktan çıkarılması mahkemeden istenebilir (TTK.m.551/3).

TTK.m.547’ de rekabet yasağı hakkında herhangi bir zamanaşımı öngörülmemiştir. Bu nedenle, rekabet yasağının kaynağına göre zamanaşımı saptanması gerekmektedir. Söz gelimi, sözleşmeye konulan rekabet yasağının ihlali halinde, sözleşmeye aykırılık nedeniyle BK.m.126/4 uyarınca zamanaşımı beş yıldır. Ortak olmayan ve ortaklıkla aralarında hizmet sözleşmesi bulunan müdürün rekabeti, bir sözleşmeye aykırılık oluşturmakla, BK.m.125 uyarınca zamanaşımı on yıldır. Herhangi bir anlaşma olmaksızın TTK.m.547 uyarınca yasadan kaynaklanan rekabet yasağının ihlali bir haksız eylem olmakla, BK.m.60 vd. maddesindeki zamanaşımına tabidir.



KARARLAR

(1)Davalı, davacı Limited ortaklığın müdürü olup, sattığı malların parasını zimmetine geçirmiş olmasına göre, bu eylemin TTK.m.56 ve 457 ile herhangi bir ilgisi yoktur (Y.TD.18.12.1972-E.4705/K.5453).

(2)Haksız rekabette bulunan müdürün dava yoluyla da azli olanaklıdır.

·Ancak, azil edilen müdür yerine mahkemece yeni müdür atanamaz (Y.11.HD.24.02.1977-E.570/K.794).

(3)Limited ortaklığın müdürlüğünden ayrılan ortak, ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa ortaklığın iştigal konusunda ayrı bir ticari işletme kurabilir (Y.11.HD.07.02.1986-E.94/K.528).

(4)Limited ortaklık müdürü, diğer ortakların izni olmadan, ortaklığın uğraştığı ticaret dalında, başka bir ortaklığın müdürü olamaz.

·Zarar oluşmuşsa, bu ortak müdür de zarardan sorumludur (Y.11.HD.01.03.1999-E.9467/K.1693).

(5)Limited ortaklıkta, ortak müdürün azli ve Limited ortaklıktan çıkarılması aynı dava içinde istenebilir (Y.11.HD.11.03.2002-E.1221/K.2173).

(6)Limited ortaklığın ortakları arasında, ortaklık müdürü olmasa bile sözleşmesel rekabet yasağı öngörülebilir. Bu yasağa aykırı eylem, ortaklıktan çıkarılma nedeni sayılır (Y.11.HD.03.06.2003-E.492/K.5870).

(7)Davacı Limited şirket, davalı ortağın haksız rekabeti sonucu aktifinin azaldığını ileri sürmüş ve zarar belirlenmiştir. Davacı aktifindeki azalmanın, davalı ortağın işe başladığı 09.03.2000 tarihinden, dava tarihine kadar olan devre arasında, haksız rekabet sonucu elde edilen karın esas alınması ve bu miktara karar verilmesi yasaya uygundur (Y.11.HD.28.06.2004-E.13243/K.7138).

(8)Davalı önceki müdürün, diğer ortakların muvafakatini almadan, aynı ticaret alanında faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğu ileri sürülerek, TTK.m.547’ yi ihlal ettiği yönündeki iddia üzerinde durularak, sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekir (Y.11.HD.11.04.2005-E.4779/K.3436).



C.TTK.m.548 : Murakabe

Ortakların sayısı yirmiyi aşan Limited şirketlerde bir veya birden fazla murakıp bulunur. Bu fasılda başka bir hüküm bulunmadığı takdirde Anonim şirketlerdeki murakıplara (denetçi) ait hükümler Limited şirket murakıplarına da tatbik olunur.

Ortakların sayısı yirmi ve yirmiden az olan Limited şirketlerde, idare hak ve vazifesi bütün ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan ortaklar BK.m.531’ de yazılı haktan faydalanabilirler.

Denetçiler gerçek kişilerden oluşur.

Ortaklar denetçi olabileceği gibi, dışarıdan da denetçi seçilebilir. Denetçilerin seçilme koşulları, ücreti ve ne kadar süre görev yapacakları hususunda ortaklık sözleşmesine özel hükümler konulabilir. Süresi biten denetçi yeniden seçilebilir. Fakat, aksine ortaklık sözleşmesine, yeniden seçilme yasağı getirilebilir.

Ortak sayısı yirmi ya da daha az olan ortaklık sözleşmelerine hüküm konulmak suretiyle denetçi veya denetçiler seçimi öngörülebilir. Ortaklık sözleşmesine konulan bu hüküm, TTK.m.548/2’ nin uygulanmasını engelleyemez. Çünkü, bu kural buyurucudur ve aksine hüküm getirilemez.

Öte yandan, Limited ortaklıklar Bakanlık tarafından da denetlenir. Bu denetimin yasal dayanağı, TTK.m.556’ nın yollamasıyla TTK.m.274’ tür. Bakanlığın denetimi için Limited ortaklığın, ortak sayısı etkili değildir, sayısı ne olursa olsun, Bakanlık bu ortaklıkları denetleyebilir.



KARARLAR

(1)Ortağın, gerek kendisinin ve gerekse vekilinin ortaklık kasasını denetleme ve kasa içindekileri sayma hakkı vardır (Y.11.HD.05.02.1991-E.8155/K.574).

(2)TTK.m.548/2 ve BK.m.531’ in içeriğine göre, gerek müdür olan davacının ve gerekse müdür olmayan ortakların, Limited ortaklığın tüm işlemlerini denetlemek yetkisi vardır (Y.11.HD.23.02.1991-E.9061/K.1274).

(3)Limited ortaklıkta ortak sayısı yirmi veya daha az ise, müdür olmayan ortakların, BK.m.531 uyarınca, Limited ortaklığı denetim hakkı vardır.

·Bu tür ortaklıklarda, müdürler hakkında sorumluluk davasını, müdür bulunmayan ortaklar açar ve dava açmayan ortakların da, dava açanlara muvafakat vermeleri gerekir (Y.11.HD.08.02.1999-E.8950/K.615).

(4)Limited ortaklığın ortaklarının, ortaklık hakkında bilgi alma ve denetim hakları vardır. Uyuşmazlık halinde, ortaklığın mali durumu hakkında bilgi edinilmesine ve bu konuda ilgili defter ve belgeleri inceleyerek, yazılı bilgi almalarına izin verilmesi gerekir (Y.11.HD.20.06.2002-E.2335/K.6383).

(5)Davacı, Limited ortaklığın denetçisi ve muhasebecisi olduğunu iddia ederek, bu hizmetlerin karşılığını istemiş olmasına göre, ilgili şirket kayıtları incelenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir (Y.11.HD.24.02.2004-E.7362/K.1717).



Dördüncü Kısım

İNFİSAH VE AYRILMA

A.TTK.m.549 : İnfisah Sebepleri

Bu maddede, Limited ortaklıkların sona erme nedenleri düzenlenmiştir. Limited ortaklık, sadece bu maddede açıklanan nedenlerle sona ermez. Ortaklık, sözleşmede öngörülen sürenin dolması halinde de sona erer. Ancak, bu sürenin dolmasına karşın, ortaklık faaliyetine devam ederse, bu durum ortaklığın sona ermediğine bir karine oluşturur. Yargıtay, Anonim ortaklık için karar almış olmakla beraber, bu kararda benimsenen ilkenin, Limited ortaklıklarda da uygulanma olanağı vardır.

Limited ortaklık, TTK.m.549/1/b.1-4’ te açıklanan nedenlerle ve yasalarda yazılı sair hallerde dağılır:

1.Ortaklık ortaklık sözleşmesinde yazılı nedenlerle dağılır. Bu nedenlerin anasözleşmede açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Bir işin yapılması için kurulan Limited ortaklıkta, o işin tamamlanması ile amaca ulaşıldığından ortaklık sona erer.

2.Ortaklık sözleşmesinde aksine hüküm olmadıkça, esas sermayenin dörtte üçüne sahip olan ortakların dörtte üçünü oluşturan bir çoğunluk tarafından verilecek kararla, ortaklık sona erer. Bu durumda, ortaklığın süreli veya süresiz olmasın etkili değildir.

3.Ortaklığın iflasına mahkemece karar verilmesi de, Limited ortaklığın diğer bir dağılma biçimidir. İflas kararı verilmesi yeterli değildir. Bu kararın kesinleşmesi gerekmektedir. Ortaklık, iflas kararı kesinleşmeden konkordato ister ve bu konkordato kabul ile mahkemece onanırsa, ortaklık iflas etmemiş sayılacağı için, ortaklığın dağılması söz konusu değildir.

4.Ortaklardan birinin istemi üzerine ve haklı (muhik) nedenlerden dolayı mahkemece verilecek bir kararla da ortaklık dağılabilir. Muhik neden, her olayın özelliğine göre saptanır. Bu nedenle yasakoyucu muhik nedenin tanımını yapmamıştır.

5.Limited ortaklığın başka bir dağılma nedeni de yasada yazılı sair hallerdir:

·Ortaklardan birinin iflası halinde, iflas idaresi en az altı ay önce duyurmak koşuluyla (TTK.m.522/1).

·Ortaklık esas sermayesinin üçte iki oranının azalması üzerine, ortaklık genel kurulunca sermayenin tamamlanmasına ve geriye üçte bir sermaye ile iktifaya karar verilmediği takdirde,

·Ortaklık borcunun karşılanamadığı durumlarda, tek müdür var ise onun, birkaç müdür varsa her hangi birinin bildirmesi üzerine mahkemece ortaklığın feshine karar verilebilir (TTK.551).



KARARLAR

(1)TTK.m.542’ nin yollamasıyla TTK.m.511 uyarınca ortaklığı temsile yetkili olanlar, yani müdür veya müdürler, ortaklığın amaç ve konusuna dâhil olan her nevi işleri ve hukuki işlemleri ortaklık adına yapmak ve ortaklık unvanını kullanmak hakkını haizdirler (Y.TD.26.10.1970-E.4504/K.3946).

(2)Limited ortaklığın müdürleri olan davalıların, ortaklık faaliyetini durdukları ve defterleri düzgün tutmadıkları ve ortaklara hesap vermedikleri sabit ise, bu durum haklı neden olmakla, ortaklığın fesih ve tasfiyesini gerektirir.

·Limited ortaklık müdürleri; yasa, ortaklık sözleşmesi veya iş görme koşullarını saptayan diğer hükümlerle yükletilen yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemeleri halinde, yönetim kurulu üyelerinin tabi olduğu hükümler uyarınca, ortaklığa, pay sahiplerine ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olurlar (Y.11.HD.01.11.1977-E.4015/K.4723).

(3)Limited ortaklıktan ayrılan ortak,Limited ortaklığın feshini isteyeme (Y.11.HD.27.02.1984-E.990/K.1056).

(4)Limited ortaklık sözleşmesinde ortaklığın süresi beş yıl gösterilmiştir. Bu sürenin sona erdiğini söyleyen bir kısım ortaklar, bu ortaklığın fesih ve tasfiyesini mahkemede açacakları bir davada isteyebilirler (Y.11.HD.26.04.1984-E.1667/K.2421).

(5)İkiden çok ortaklı bir Limited ortaklıkta, bir kısım ortakların davacı ve diğer kısmının da davalı olarak gösterilmek suretiyle ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin dava açılmasında, husumetin tevcihi yönünden herhangi bir yanlışlık yoktur (Y.11.HD.13.02.1985-E.467/K.675).

(6)İki ortaklı bir Limited ortaklıkta, bir ortağın, diğer bir ortağın rızasını almaksızın payını devir almasına olanak yoktur.

·Feshi ihbar sonucu TTK.m.549/1-4’ e göre, münfesih hale gelen ortaklığın genel kurulu toplanarak, feshi ihbar yapan veya bunun dışında kalan ortakları, ortaklıktan çıkaramaz.

·Pay ve paydaş çoğunluğu olmadan tek bir ortak, ortaklar kurulu yerine geçerek bir karar veremez.

·Ortaklığın süresi sona ermeden önce feshi ihbarda bulunan ortak, kötü niyetli sayılamaz.

·İki ortaklı bir Limited ortaklıkta ortaklardan biri ortaklıktan çıkarılırsa, diğer ortak yönünden TTK.m.504’ ü uygulama olanağı yoktur (Y.11.HD.25.09.1985-E.3521/K.4788).

(7)Limited ortaklık karının dağıtılmamasına oybirliğiyle karar verildiğine göre, artık ortaklığın haklı nedenlerle feshi davası açılamaz (Y.11.HD.19.11.1985-E.4962/K.6203).

(8)Limited ortaklıkta, ortak veya ortaklar, Limited ortaklıktan çıkmaya izin verilmesini veya ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini isteyebilirler.

·Mahkemece değerlendirme yapılarak, fesih ve tasfiye işlemi red ile ortağın çıkmasına izin verilebilir (Y.11.HD.23.12.1988-E.9182/K.7852).

(9)Limited ortaklıkta, ortaklığın yarıdan fazlasına sahip ortakların alacağı bir kararla, diğer bir ortağın ortaklıktan çıkarılması dava açılmak suretiyle istenebilir (Y.11.HD.04.07.1989-E.5401/K.4016).

(10)Limited ortaklığın feshi için dayanılan haklı nedenler ispat edilemediği takdirde, ortaklığın feshine ilişkin davanın reddine karar verilmelidir (Y.11.HD.13.11.1989-E.8574/K.6206).

(11)Limited ortaklığın sadece tasfiyesi istenmiş olsa bile, tasfiye ortaklığın feshinin olağan bir sonucu olmasına göre, ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar vermek doğrudur (Y.11.HD.31.05.1990-E.4162/K.4381).

(12)Limited ortaklıkta, davacı ortaklar, diğer ortaklarca ortaklığın fabrikasına sokulmadığı, ortaklığın beş yıldır genel kurulunun toplanamadığı ve ortaklık defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve artık ortaklığın amacına ulaşması olanaksız ise, TTK.m.549’ a göre, bu ortaklığın feshine karar vermek gerekir (Y.11.HD.17.09.1990-E.5082/K.3502).

(13)Davacı haklı nedenlerle Limited ortaklığın feshini istemiş ve davalı taraf bu fesih halini kabul etmiş olmasına göre, bu davada artık haklı nedenlerin incelenmesine gerek olmadığından, davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir (Y.11.HD.11.02.1991-E.8908/K.829).

(14)Davacı ortak, davalı Limited ortaklıktan çıkarılmasına ve ortaklık payı karşılığı olan alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacının davası kabul edildiği takdirde, ortağın payının karşılığına da karar vermek gerekir. Ancak, mahkemece davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin istem reddedilmiş ve davalı ortaklığın çıkarma istemi kabul edilmiştir. bu durumda, davacı yararına, ortağın pay karşılığının tahsiline karar verilemez (Y.11.HD.08.03.1991-E.1441/K.1625).

(15)Davada, Limited ortaklığın fesih ve tasfiyesi istendiğine göre, bu iddianın incelenmesi ve gerekli kararın verilmesi gerekir (Y.11.HD.16.09.1991-E.8126/K.4618).

(16)Limited ortaklık sözleşmesinde ortağın çıkarılabileceğine ilişkin hüküm yoksa ortak ortaklıktan çıkarılamaz.

·Ancak, ortak dava açarak haklı nedenlerin varlığını iddia ve ispat ile ortaklıktan mahkeme kararıyla çıkmasını isteyebilir (Y.11.HD.12.03.1992-E.6792/K.3505).

(17)Limited ortaklığın fesih ve tasfiyesi istenmiş ise, böyle bir davada taraf olarak tüm ortakların bulunmaları, söz gelimi davacı tarafta bulunmayan ortakların, davada, davalı olarak gösterilmesi gerekir.

·Ortaklığın fesih ve tasfiyesi davası devam ederken, bu davada taraf olanın payını devretmesi (satması) halinde, alıcının zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle, davaya dahil edilmesi ve bu suretle davaya devam edilmesi ve sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekir (Y.11.HD.02.06.1994-E.544/K.4558).

(18)Ortak veya ortak olan müdür, ortak oldukları Limited ortaklıkla haksız rekabette bulunmak suretiyle kusurlu davranmış iseler, TTK.m.549/4 uyarınca, Limited ortaklığın fesih ve tasfiyesini isteyemezler (Y.11.HD.31.10.1996-E.6689/K.7413).

(19)Muhik nedenlere dayalı olarak, Limited ortaklığın fesih ve tasfiye davasında, önceki davaya göre olayların farklı oluşu ve taraflar arasında açılan genel kurul kararlarının iptali, menfi tespit ve ceza davaları içeriğine nazaran taraflar arasında karşılıklı itimadın kalmadığı ve ilk davadan sonraki olayların tepki sınırını aşması nedeniyle her iki taraf da kurulu olması halinde, muhik nedenlerle TTK.m.197 ve 549/4 uyarınca, Limited ortaklığın fesih ve tasfiyesi gerekir.

·Limited ortaklık sözleşmesinde, müdürlerin tasfiye memuru olacağı öngörülmesine göre, bir müdürün değil, tüm müdürlerin tasfiye memuru olması gerekir (Y.11.HD.26.06.1997-E.4855/K.5159).

(20)Her dava, açıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre değerlendirilir.

·Limited ortaklık, 559 s.KHK hükümlerine göre değil, TTK.m.549 hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmişse, bu yasa hükümleri uyarınca, davacı ortağın açtığı davanın incelenmesi ve karara bağlanması gerekir (Y.11.HD.28.01.1991-E.4204/K.169).

(21)Tasfiyesi istenen Limited ortaklığa atanan kayyımın, davayı kabul yetkisi yoktur.

·Kayyım ne zaman atanmışsa, o tarihten itibaren ortaklığı temsil ve ilzama yetkilidir.

·Limited ortaklığın TTK.m.549/4 uyarınca tasfiyesi istenmişse, taraf teşkili ve ondan sonra iddia ve savunmaya ilişkin deliller toplanmalı ve sonucu çerçevesinde karar verilmelidir (Y.11.HD.20.09.1999-E.4973/K.6918).

(22)Limited ortaklık kurulduktan sonra ortaklar arasında görüş ayrılığı çıkmış ve ortaklar birbirlerine ihtarlar ve cevaplar göndermişlerdir. Bu görüş ayrılığı yedi yıl sürmüş ve ortaklık giderleri, ortaklardan alınan borçlardan karşılanmıştır. Yine bu sürede ortaklık faaliyete geçmemiş ve atıl durumda kalmış, bazı icra takipleri yapılmıştır. Ortaklığın ortakları arasındaki anlaşmazlık, ortaklığın feshi için haklı neden olarak ortaya çıkmasından dolayı, bu ortaklığın haklı nedenle lehine karar verilmesi gerekir (Y.11.HD.21.02.2000-E.55/K.1242).

(23)Buyurucu kurallara aykırılık nedeniyle oluşan fesih halleri dışında, ortak çoğunluğunun iradesi ile oluşan ortaklık faaliyetine son verme kararının aynı koşullar çerçevesinde geri alınmasına ilişkin, yasalarımızda özel bir düzenleme yok ise de, yasak olmayan bu hal yönünden her zaman için fesih kararı geri alınabilir.

·Özel hali kapsayan 559 s. KHK geçici m.2’ de öngörülen karar yetersayısı, TTK.m.549/2’ de öngörülen karar için uygulanamaz (Y.11.HD.06.07.2000-E.3170/K.6471).

(24)Limited ortaklığın haklı nedenlerle feshinin istenebilmesi için haklı nedenlerin gösterilmesi ve bu nedenlerin soyut olarak değil, fakat somut biçimde kanıtlanması gerekir.

·Kar payının istenebilmesi için ortaklık sözleşmesindeki özel hükümler göz önüne alınmalı ve özel nedenler yok ise, TTK.m.469 uyarınca, ortaklar kurulu kararı olup olmadığı ve gündeme bu yolda bir maddenin konulmasının istenip istenmediği araştırılmalıdır (Y.11.HD.12.02.2001-E.10112/K.1024).

(25)Limited ortaklıktan çıkma ve bunun sonucunda sermaye payının ödenmesi istemi, Limited ortaklığın feshi olarak yorumlanamaz.

·Limited ortaklıktan satın alınan meskenin eksiklikleri bulunduğu iddiasıyla açılan tazminat davasında, davacının borcu olduğu, davalı ortaklıkça savunulduğuna göre, bu yönün de incelenerek karara bağlanması gerekir (Y.11.HD.11.02.2002-E.8760/K.1018).

(26)Limited ortaklığın tasfiyesi ile birlikte, tasfiye memurunun tayini gerekir.

·Ortaklığın feshinde tasfiye memuru tayin edilmemiş ise, bu husus sonradan istenmekle, sağlanabilir (Y.11.HD.08.04.2002-E.11037/K.3206).

(27)Limited ortaklığın feshinde, tüm ortaklar davacı veya davalı olarak davada mevcut ise, taraf teşkili sağlanmış demektir.

·Ortaklardan birinin, bir dönem için işlere katkısı ortadan kalksa bile, bu hal üç ortaklı Limited ortaklıkta fesih nedeni olamaz.

·Ortaklardan birinin toplumda yarattığı kötü izlenim, ortaklık unvanı değiştirilerek giderilmesi mümkün olduğundan, bu iddia ortaklığın feshi nedeni sayılamaz (Y.11.HD.25.06.2002-E.5464/K.6568).

(28)Limited ortaklığın haklı nedenlerle feshi davasında, ortaklığın fiilen mevcut olmadığı anlaşılmasına göre, ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekir (Y.11.HD.08.05.2003-12015/K.4652).

(29)Limited ortaklığın feshi davasında, haklı nedenler varsa, bu ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekir (Y.11.HD.08.05.2003-E.203/K.5941).

(30)İflas eden Limited ortaklığın, iflas sonucu bir mal ve parası kalmış ise, ticaret sicil kaydındaki iflas kararı silinir ve ancak ortaklığın tüzel kişiliği devam eder.

·Eğer iflas sonucu mal ve para kalmamış ise, sicil kaydı silinir. Sonradan bir mal veya para çıkmışsa, iflas dairesi tasfiye devam ediyormuş gibi, tasfiyeye devam eder (Y.11.HD.27.10.2003-E.3360/K.9865).

(31)Ortaklar arasında uyumsuzluk ve husumetin süreklileşmesi, şirket faaliyetlerinin durması, şirketin sürekli zarar etmesi, bir kısım ortağın şirketten dışlanıp ortaklık haklarından yoksun kılınması gibi durumlar, feshi gerekli kılan haklı nedenlere örnek olarak gösterilebilir (Y.11.HD.15.01.2004-E.61.06/K.230).

(32)Davacı ile davalının kurmuş olduğu dava dışı şirket, bir Limited şirkettir. Dava açıldığı tarihte, taraflar dışında başka bir şirket ortağı olmayıp, şirketin iki ortağı vardır. İki ortaklı Limited şirketin feshi davasında, diğer ortağın davalı gösterilmesi yeterli olup, ayrıca Limited şirketin de davalı olarak gösterilmesi zorunlu değildir (Y.11.HD.15.04.2004-E.9602/K.4076).

(33)Yasada haklı nedenler açıkça belirtilmemiş ise de, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelik, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesi olanağının bulunmadığı durumların varlığı halinde, haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir.

·Haklı nedenlerin ortaya çıkmasında, davacı ortağın kendisinin eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması gerekir (Y.11.HD.29.09.2005-E.10217/K.8962).

(34)Limited şirket ortaklarından kusurlu olan ortak, kendi kusurundan lehine sonuçlar çıkaramaz.

·Kusurlu ortak Limited şirketin feshine karar verilmesini isteyemez.

·Feshine karar verilen ortaklığa, TTK.m.552 ve 441 uyarınca resen tasfiye memuru tayin olunur (Y.11.HD.24.01.2006-E.14091/K.502).

(35)Limited şirketin feshi davasında, husumetin şirket tüzel kişiliğine tevcih etmek gerekir (Y.11.HD.18.05.2006-E.5837/K.5869).

B.TTK.m.550 : Tescil

Müdürler, iflastan gayrı bir sebeple vuku bulan infisahı tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline bildirirler.

Müdür veya müdürlerin infisahı bildirmeler, üzerine, ticaret sicil memurluğu dağılmayı hemen ilan eder. Müdür veya müdür dışındaki diğer ilgililerin (ortaklar, alacaklılar ve ortaklıkla ilişkiye girmesi olanaklı bulunan üçüncü kişiler), ortaklığın dağıldığının ilanı için ticaret sicil memurluğuna başvurmalarında herhangi bir sakınca yoktur.

Maddede pek açık olmamakla beraber, bu maddenin müdürlere yüklediği bu görev, hemen yerine getirilmelidir. Bu görevin hemen yerine getirilmemesi halinde doğacak zarardan, müdürler, üçüncü kişilere karşı sorumlu olurlar.

Ortaklığın iflasının ilanı, İİK. değişik m.166/2 uyarınca iflas idaresi tarafından yapıldığı için artık, ticaret sicil memurluğunun yeniden bir ilan yapması gerekmemektedir.



C.TTK.m.551 : Şirketten Çıkma ve Çıkarılma

Limited ortaklık sözleşmesiyle ortaklara, ortaklıktan çıkma hakkı koşulsuz verilebileceği gibi, bu hakkın kullanılması belirli koşullara da bağlı tutulabilir. Ortaklık sözleşmesinde herhangi bir düzenleme bulunmadığı hallerde, ortaklar, ancak haklı nedenler olduğu takdirde ortaklıktan çıkabilirler veya ortaklığın feshini isteyebilirler. Haklı nedene dayanan çıkma hakkı, mahkeme aracılığıyla olur ve bu haklı edenleri mahkeme tayin eder.

Acaba, iki kişilik bir Limited ortaklıkta, ortaklıktan çıkma olanaklı mıdır? Bu istemin kabulü gerekir ancak Yargıtay’ ın kararları çelişkilidir. Fakat son yıllardaki kararları, tasfiyenin gerekli olduğu yönündedir.

Bir ortağın, çıkması veya çıkarılması, ancak esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere uymak koşuluyla geçerlidir. Ayrılan ortağın hakları, esas sermayesinin itibari miktarını geçen mallarından ödenir veya payı sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi hakkındaki hükümler uyarınca paraya çevrilirse yahut başka bir ortak tarafından devralınırsa, esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere uymak gereği yoktur.



KARARLAR

(1)Ortağın, Limited ortaklıktan çıkması hususunun hakemce çözümleneceğine ilişkin ortaklık sözleşmesinde açık bir hüküm yoksa, ortak dava açarak bu hakkını kullanabilir (Y.TD.16.11.1965-E.3504/K.3294).

(2)Ortağın, Limited ortaklıktan çıkmasında ilişkin mahkemenin verdiği karar, inşai niteliktedir.

·Ortağın, Limited ortaklıktan ayrılması kural olarak ortaklık sermayesinin azaltılmasını gerektirmez.

·Çıkan veya çıkarılan ortağın hakları bu istemlerin yapıldığı, yani davanın açıldığı tarihteki aktif ve pasif esas alınarak saptanır (TTK.m.202,208).

·Çıkan veya çıkarılan ortak, ortak olduğu zamandaki kar payını da isteyebilir (Y.TD.08.02.1968-E.374/K.758).

(3)İki ortaklı bir Limited ortaklıkta, bir ortağın çıkarılması halinde ortaklık münfesih duruma gelmiş olur.

·Bir ortağın, haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma isteğiyle açtığı çıkma davası ile haklı nedenlerle ortaklığın infisahını isteme davaları başka başka davalardır (Y.11.HD.20.06.1980-E.3208/K.3285).

(4)Koşullar oluştuğu takdirde iki kişilik Limited ortaklıkta, bir ortak diğerinin ihracını mahkemeden isteyebilir (Y.11.HD.08.11.1982-E.3904/K.4490).

(5)İki ortaklı bir Limited ortaklıkta, ortaklardan biri ortaklıktan çıkarılırsa, diğer ortak yönünden TTK.m.504’ ün uygulanma olanağı yoktur (Y.11.HD.25.09.1985-E.3521/K.4788).

(6)Ortaklıktan çıkmak isteyenin payı dava tarihi itibariyle hesap edilir ve bu payın ödetilmesi de istendiği takdirde, payının karşılığının tahsiline karar verilir (Y.11.HD.25.12.1985-E.6708/K.7310).

(7)Limited ortaklık defterleri yasaya ve ortaklık sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak tutulur ve bazı borç ve faizler ortaklık defterlerine işlenmezse, bu yasaya aykırı durum, ortaklıktan çıkma isteminde haklı nedenleri oluşturur (Y.11.HD.19.12.1988-E.2804/K.7784).

(8)İki ortaklı Limited ortaklıkta, ortaklardan birinin çıkma veya çıkarılması istemi ortaklığın dağılması sonucunu doğurur (Y.11.HD.23.12.1988-E.9181/K.7846).

(9)Limited ortaklıktan haklı nedenlerle çıkma nedenine dayanan davacı ortağın, bu iddiasını, ispat etmesi gerekir (Y.11.HD.15.10.1990-E.5788/K.6531).

(10)Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklar hakkında çıkma kararı, TTK.m.551 hükmüne göre değil, 536’ da öngörülen karar yetersayısına göre alınır (Y.11.HD.08.02.1991-E.4499/K.714).

(11)İki ortaklı bir Limited ortaklıkta, bir ortak, ortaklıktan çıkarılmasına izin verilmesi davası açamaz. Bu ortak, ancak Limited ortaklığın feshini dava edebilir (Y.11.HD.29.11.1991-E.3056/K.6358).

(12)Limited ortaklıklarda, bir veya birden çok, haklı nedenlere dayanmak ve bu nedenleri ispat etmek koşuluyla, ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini veya ortaklığın feshini mahkemeden isteyebilir.

·Ortağın Limited ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi davası, hem ortaklık ve hem de ortakların tamamı aleyhine birlikte açılması gerekir.

·Ortağın şirketi gerekçesiz borçlu göstermesi, haklı nedenlerden biridir (Y.11.HD.07.07.1997-E.3088/K.5437).

(13)Limited ortaklığın ortağı olanın beden yarısındaki daimi felç rahatsızlığı nedeniyle ortaklık işlerini yapamayacağı Adli Tıp Raporu ile sabit ise, bu ortak muhik nedenle ortaklıktan çıkarılabilir (Y.11.HD.11.05.1998-E.1915/K.3246).

(14)Limited ortaklıkta, ortağın çıkarılmasına ilişkin çıkarılma kararının kesinleştiğin tarihte, ortağın alacağının muaccel hale geldiğinin kabulü gerekir.

·Limited ortaklık sözleşmesinde, temerrüt için özel hükümler yoksa genel hükümler uyarınca temerrüdün belirlenmesi gerekir (Y.11.HD.28.06.1999-E.4048/K.5907).

(15)Limited ortaklıkta, ortağın şirketten çıkarılma karar, inşai nitelikte bir karardır. Bu karar nedeniyle istenen tazminata ilişkin faiz, mahkeme karar tarihinde itibaren yürütülür.

·Davanın devamı sırasında, davalı davayı kabul ederse, bu kabul beyanı ile karar kesinleşmiş sayılır. Dava tarihi itibariyle temerrüt faizine karar vermek gerekir (Y.11.HD.08.05.2001-E.5987/K.6239).

(16)Limited ortaklık, ortaklar kurulu kararı üzerine, ortağın çıkarılmasına ilişkin dava açmaya aktif dava ehliyeti yönünden yetkilidir.

·Üç kişilik Limited şirkette, yarıdan fazlaya sahip iki ortağın verdiği karar geçerli bir karardır.

·Bir ortağın davranışları, Limited ortaklığın faaliyetlerini önleyecek, ortakları zarara uğratacak veya karşılıklı güveni ortadan kaldıracak nitelikte ise, bu ortağın Limited ortaklıktan çıkarılması istenebilir.

·Haklı nedenlerin varlığını, davacı ortaklık ispatla yükümlüdür (Y.11.HD.11.06.2001-E.3297/K.5291).

(17)Ortağın, ortaklıktan çıkma kararı inşai bir karardır.

·Ortaklıktan ayrılanın payına yürütülecek faizin başlangıç tarihi karar tarihidir.

·Davanın bir kısmı kabul edilmiş ise bu kabulün sonucu, kabul edilen müktarın faizinin başlangıcı, bu kabul tarihidir (Y.11.HD.06.07.2001-E.5987/K.6239).

(18)Limited ortaklığın tasfiyesine karar verilmesi isteminde, tüm ortaklara ve ortaklığa karşı dava açılır.

·Limited ortaklıkta, bir ortağın payı %80 ise, toplanma ve karar yetersayısı bulunmakla, çağrısız toplantı yapılması sonuca etkili değildir.

·Ortaklar arasındaki özel durum, sözleşme ile de belirlenmesine göre, bu hususa uyulmalıdır.

·Limited ortaklıktan çıkma hakkı olanın, bu hakkı kullanmayarak ortaklığın feshini istemesi iyi niyetle bağdaşmaz (Y.11.HD.20.06.2002-E.3701/K.6332).

(19)Limited ortaklığın ortağının borcu nedeniyle davacı ortaklığın payları üzerinde icra takibi yapılması, bu ortaklığın zarara uğradığını göstermez. Bu zarar halinin ispatı gerekir.

·Davalı ortağın, davranışları ile karşılıklı güven ortamının kalktığı da ispat edilmediğine göre, bu ortağın ortaklıktan çıkarılması istenemez (Y.11.HD.20.06.2002-E.2447/K.6370).

(20)Limited ortaklıkta, iki ortaktan birinin, diğer tarafı iş yerine sokmaması, kilitleri de değiştirmesi, ortaklık hesap ve defterlerini gizlemesi, ortaklığın feshi için yeterli nedenlerdir.

·Ortaklığın feshi halinde, somut olayın özelliğine göre, tasfiye memuru tayininde ortakların genel kurulda uzlaşmaları mümkün görülmediğinden, mahkemece tasfiye memurunun atanması gerekir.

·Ortaklık sözleşmesinde tasfiye memuru için özel bir düzenleme varsa, bu kural esas alınır (Y.11.HD.17.06.2002-E.2286/K.6137).

(21)Limited ortaklıkta, ortaklardan birinin toplumda yarattığı olumsuzluk, ortaklığın feshini değil ancak o ortağın çıkarılması nedeni olabilir (Y.11.HD.25.06.2002-E.5464/K.6568).

(22)Limited ortaklığın bir ortağının mahkeme kararı ile çıkarılması kararı, inşai nitelikte karar olduğundan, karar tarihinde hüküm ifade eder.

·Ortağın sermaye payı hesap edilirken, karar tarihine en yakın bir tarihteki sermayenin rayiç değeri belirlenmeli ve tasfiye payının da, bu tarihe göre hesaplanması gerekir.

·Ortaklık sözleşmesi ile ortaklar arasındaki rekabet yasaklanabilir (Y.11.HD.03.06.2003-E.492/K.5870).

(23)İki ortaklı Limited şirkette, ortaklardan birinin çıkması istenemez (Y.11.HD.28.06.2004-E.13520/K.7211).

(24)Ortaklıktan çıkarma davası üzerine mahkemece verilecek çıkarma kararı, yenilik doğuran nitelik taşır. Bu nedenle, ihraç kararının kesinleşme ve bu kararın sicile tescil ve ilan tarihine kadar sorumluluk devam eder.

·Ancak, çıkarılan ortağın sermaye payının hesabında da, çıkarma kararının kesinleşme tarihi esas alınmalıdır. Devada sermaye payının hesabı istendiğine göre, ödenecek sermaye payının karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenmesi gerekir (Y.11.HD.21.12.2004-E.1724/K.12700).



D.TTK.m.552 : Tasfiye

Yasada, Limited ortaklığın tasfiyesine ilişkin özel hükümler bulunmamaktadır. Anonim ortaklık hükümlerine atıf yapılmak suretiyle bir düzenleme getirilmiştir. Anonim ortaklığın tasfiyesinde olduğu gibi, tasfiye memurları ya ortaklık sözleşmesi ile ya da genel kurul kararı ile tayin edilirler.

Genel kurulda tasfiye için memur tayin edilmezse, o takdirde müdür veya müdürler mahkemeden tasfiye memuru tayini isteyebilirler. Bu da olanaklı değilse, herhangi bir ortak, ortaklık tüzel kişiliğini hasım göstermek koşuluyla tasfiye memur veya memurlarının tayinini isteyebilirler.



KARARLAR

(1)Tasfiye halindeki Limited ortaklığın, ortaklar zimmetinde kalan sermaye alacağının tahsili, ancak tasfiye memurlarının görevi içindedir (YHGK.19.06.1971-E.1967/T-573,K.387).

(2)Tasfiye halinde bulunan Limited ortaklığın borçları ödendikten sonra kalan mevcudu, ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm olmadıkça, pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye paylarına bağlı olarak dağıtılır (Y.TD.07.04.1967-E.1540/K.1439).

(3)Limited ortaklığın feshine ilişkin karar getirtilerek incelenmeli ve tasfiye memuru atanmamış ise, işbu davada tasfiye memuru atanmasına karar verilmelidir (Y.11.HD.01.02.1974-E.309/K.286).

(4)Tasfiye memurunun azli için haklı nedenin varlığının azil isteminde bulunan pay sahibi tarafından ispat edilmesi gerekir (Y.11.HD.01.12.1980-E.5487/K.5570).


(5)Limited ortaklığın tasfiyesinde, TTK.m.441 vd. uygulanır.

·Ortaklık sözleşmesinde tasfiyeyi müdürlerin yapacağı öngörülmesine göre, tasfiyenin icrası bu müdürlere tevdi edilir (Y.11.HD.16.04.1984-E.1880/K.2203).

(6)Limited ortaklık feshedilerek tasfiyeye girmiş olsa bile, TTK.m.552’ nin yollaması ile TTK.m.446 hükmü gereğince, ortakların sermaye borçlarını ödemeleri gerekir (Y.11.HD.22.09.1986-E.4012/K.4609).

(7)Limited ortaklığın fesihnamesinde, “tarafların hesaplaşarak birbirlerini ibra ettikleri” sözcüklerinin hile ile yazıldığı ileri sürülmesine göre, bu uyuşmazlıkta tanık dinlenir (Y.11.HD.23.12.1986-E.6085/K.7072).

(8)Ticaret sicilinden terkin edilen ortaklığın, aktif ve pasif dava ehliyeti yoktur.

·Husumete yönelik iddia ve savunma, yargılama aşamasında ileri sürülmese bile, bu husus doğrudan doğruya göz önüne alınacak hususlardan olduğu için, temyiz ve hatta karar düzeltme aşamasında dahi incelenip, karara bağlanabilir (Y.11.HD.23.06.1997-E.4439/K.4938).

(9)Eşit paylara sahip üç ortaklı bir Limited ortaklıkta, toptan satış yönünden yapılacak işleme iki ortağın muvafakat etmesi halinde, toplantı ve karar yetersayısı oluşmuş sayılır (Y.11.HD.24.09.1999-E.4896/K.7088).

(10)Ticaret sicilindeki kaydı terkin edilen ticari ortaklık hakkında karar verilemez. Bu durumda, ticari ortaklığın ihya edilmesi, yani yeniden tüzel kişiliğinin mahkeme kararı ile kazandırılması için, dava açarak hak iddia edenlere uygun süre verilmesi ve bu sürede açılacak davanın bekletici mesele yapılması gerekir (Y.9.HD.09.03.2000-E.36/K.2884).

(11)Ortaklığın iki ortaktan ibaret olduğu ve aralarında husumetin bulunması halinde, tasfiye memurunun bu ortakların dışında kalan kişilerden atanması gerekir (Y.11.HD.05.07.2001-E.3331/K.6219).

(12)İki ortaklı Limited ortaklıkta, diğer ortağın güven ve işbirliğini zedeleyen tutum ve davranışları ispat edildiği takdirde, bu ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilebilir.

·Tasfiyeye karar verilmesi halinde istem dahi olmasa, resen tasfiye memuru tayinine mahkemece karar verilmelidir.

·Ortaklık sözleşmesinde, tasfiyeye görevli kişi belirlenmişse, bu husus göz önüne alınmalıdır.

·İki ortaklı Limited ortaklığın feshinde, ortaklar dışında bir kişinin tasfiye memuru tayini gerekir (Y.11.HD.05.07.2001-E.3362/K.6220).

(13)Limited ortaklığın tasfiyesi hususu, ortaklarca imza edilen tasfiye sözleşmesi ile yapılmış ise, tarafların bu sözleşme hükümlerine aynen uyması, aksi halde ifa davasının açılması mümkündür.

·Tasfiye konusu malların, davacı tarafından görüldüğünü ispat, bu mallara zilyet olan davalıya düşer (Y.11.HD.14.02.2002-E.9392/K.1220).

(14)Tasfiye halindeki Limited ortaklığın tasfiye memuru, tasfiye sonu bilançosunu hazırlamış ve iki ortaklı ortaklar kuruluna sunmuştur. Bu ortaklar %50 pay sahibi olup, bunlardan birinin itirazı ile bu bilanço onanmamıştır. Böyle bir durumda, tasfiye memuru, mahkemeye başvurarak, tasfiye bilançosunun onanması ve kendisi hakkında ibra kararı verilmesini isteyebilir (Y.11.HD.08.03.2002-E.8735/K.2068).

(15)Limited ortaklık tek ortağa düşerse, bu ortak, ortaklığı hasım göstererek, ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile tasfiye memurunun tayinini isteyebilir.

·Tek ortaklı hale düşen Limited ortaklıkta, bu tek ortak tasfiye memuru olabilir.

·Tek ortaklı Limited ortaklıkta, genel kurulun toplanması mümkün olamayacağından, tasfiye memuru son ve kati bilanço düzenleyerek, mahkemeye tevdi ile ortaklığın terkinine karar verilmesini isteyebilir (Y.11.HD.08.03.2002-E.9142/K.2072).

(16)Limited ortaklığın tasfiyesi için atanan tasfiye memurunun azline karar verilmesi istenmiştir. Davacının iddiaları ciddi olduğundan, ortaklık defterleri üzerinde inceleme yapılmak ve yapılan işlemlerdeki usulsüzlükler var ise değerlendirilerek sonucu çerçevesinde karar verilmelidir (Y.11.HD.24.04.2002-E.154/K.3752).



(17)Limited ortaklığın sermayesi 559 s. KHK uyarınca, belli bir tarihe kadar arttırılmamış ise, bu ortaklık kendiliğinden münfesih edilmiş olur.

·Ortaklığın münfesih hale gelip gelmediğinde uyuşmazlık varsa, açılacak bir davada münfesih hali mahkeme kararı ile tespit edilir.

·Ortaklığın münfesih hale geldiğinin tespiti davasında, sadece münfesih hale geldiğinin tespiti ile tasfiye memurunun tayinine karar verilir. Böyle bir davada, ayrıca tasfiye sonucunda “ortaklığa ait olabilecek menkul ve gayrimenkullerle, demirbaşların aynen ve satılarak bedelinin temsil eden paylar oranında dağıtılmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, tasfiye işlemleri tamamen bitirildikten sonra yapılabilecek terkin işlemine şimdiden karar verilmesi” de doğru değildir (Y.11.HD.11.06.2002-E.3305/K.6033).

(18)Limited ortaklık sözleşmesinde, fesih ve tasfiyeye ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, feshe bağlı olarak tasfiye kurulu veya tasfiye memuru atanması gerekir (Y.11.HD.03.12.2002-E.6585/K.11211).

(19)Ticari ortaklıklardaki tasfiye memurlarının yetkisi, TTK.m.219/2’ de öngörülmüştür. Kabule yönelik beyan, icra tetkik merciinde incelenemez (Y.12.HD.08.04.2003-E.3528/K.7597).

(20)Limited şirketin tasfiyesinde yollama sonucu, TTK.m.224 ve 441-450 maddelerinin uygulanması mümkündür.

·Tasfiye memurları aleyhine sorumluluk davası açılabilir. Tasfiye memurları, tasfiyeye ilişkin işlemlerden dolayı, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe, sorumlu olurlar (Y.11.HD.05.07.2005-E.10404/K.7191).



E.Nevi Değiştirme

I.TTK.m.553 : Şartlar

Bir anonim şirket tasfiye edilmeksizin aşağıdaki şartlar altında Limited şirkete çevrilebilir;

1.Limited şirket esas sermayesinin Anonim şirketin esas sermayesinden az olmaması;

2.Anonim şirketin pay sahiplerine şirket mukavelesiyle tespit edilmiş şekle uygun olarak yapılacak bir ilanla, sahip oldukları payların itibari değerlerine kadar Limited şirketin esas sermayesine iştirak imkânının verilmesi;

3.Bu suretle iştirak edecek kimselerin koyacakları paylar tutarının, Anonim şirketin esas sermayesinin en az üçte ikisine tekabül etmesi.



KARARLAR

(1)TTK.m.152 hükmü uyarınca, Limited ortaklık, Anonim ortaklığa dönüştürülebilir ve aynı Yasanın özel bir durumu düzenleyen 533.maddesi de buna engel değildir (Y.11.HD.14.03.1977-E.4496/K.1168).


II.TTK.m.554 : Pay Sahiplerinin Hakları

Limited şirkete hiç iştirak etmeyen veya Anonim şirketteki paylarının yalnız bir kısmı ile iştirak eden pay sahibi, Limited şirketten, infisah eden Anonim şirket mallarından kendisine düşecek miktarın ödenmesini isteyebilir.

Bu miktar, Anonim şirket umumi heyet toplantısında temsil olunan esas sermayenin üçte ikisine tekabül eden bir ekseriyet tarafından tasvip olunacak bir bilançoya göre hesap olunur.

TTK.m.136 vd. da öngörülen genel hükümlerde, bilançodan söz edilmemektedir. Esasında, ortaklığın parasal durumunun saptanması ve ondan sonra nevi değiştirmeye geçilmesi gerekir. Bunun için bir genel bilanço düzenlenmesi zorunludur. Pay sahibinin hakları için ise, düzenlenen bilanço özel bir durum bilançosudur.



KARARLAR

(1)Ortağın, Limited ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararda, ortağın payının tutarı mahkemece saptanacağı için, bu pay karşılığı vekillik ücreti istenemez (Y.11.HD.24.06.1976-E.2654/K.3317).



III.TTK.m.555 : Alacaklıların Hakları

Limited şirketin ticaret siciline kaydedilmesiyle infisah eden Anonim Şirketin Malları; kendiliğinden Limited şirkete intikal eder.

Limited şirketin ticaret siciline tescil edilmesiyle mukavelesinde yazılı şekilde ve üç defa yapılacak ilanla, infisah eden Anonim şirketin alacaklıları üçüncü ilandan itibaren bir aydan az olmamak üzere tayin edilecek münasip bir müddet içinde haklarını bildirmeye davet olunurlar. Bu müddet içinde noter protestosuyla itiraz edilmediği takdirde borçların Limited şirkete intikal edeceği ilanda açıkça bildirilir.

İtiraz vukuunda bildirilen alacak ya ödenir veya temin olunur.

Bütün alacaklıların hakları bu şekilde teminat altına alınmadıkça infisah eden Anonim şirketin mallarından pay sahiplerine hiçbir ödeme yapılamaz.

Müdürler infisah eden Anonim şirketin alacaklılarına karşı bu hükümlere riayet edilmemesinden dolayı, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe, şahsen ve müteselsilen mesuldürler.

Anonim şirketin infisahı tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline bildirilir. Limited şirketi borçlu olarak kabul etmeyen alacaklıların hakları tediye veya temin edildikten sonra infisah eden Anonim şirketin ticaret sicilindeki kaydının silinmesi Limited şirket tarafından talep edilir.



Beşinci Kısım

TATBİK OLUNACAK HÜKÜMLER

A.TTK.m.556 : Anonim Şirket Hükümlerine Yapılan Atıflar

Şirketin kuruluşuna iştirak edenlerle şirketin idare veya murakabesine memur edilen kimselerin ve tasfiye memurlarının mesuliyeti, cezai mesuliyetle ve şirketin vekâletlerce murakabesi hakkında Anonim şirketin bu hususlara müteallik hükümleri tatbik olunur.



KARARLAR

(1)Limited ortaklık müdürleri, yasa ortaklık sözleşmesi veya iş görme koşullarını saptayan diğer hükümlerle yükletilen yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde, yönetim kurulu üyelerinin tabi olduğu hükümler uyarınca, ortaklığa, pay sahiplerine ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olurla (Y.11.HD.01.11.1977-E.4015/K.4723).

(2)Limited ortaklık müdürleri ortaklığa karşı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar (TTK.m.336/5,556) (Y.11.HD.04.04.1979-E.1849/K.1789).

(3)Ortaklığı zarara sokan ortak müdürünün sorumluluğu, payı ile sınırlı olamaz. Aksi halde üçüncü kişilerin hakları ihlal edilmiş sayılır (Y.11.HD.25.11.1980-E.4746/K.5479).

(4)Limited ortaklık müdürler kurulu üyeleri olan davalılar, ortaklığın gereksinmesi olmadığı halde müşavirlik kadroları tesis ederek personel yönetmeliğine aykırı davrandıkları ve böylece görevlerini kötüye kullandıkları anlaşılmasına göre, oluşan zarardan ortaklığa karşı sorumludurlar (Y.11.HD.09.05.1983-E.2342/K.2404).

(5)Limited ortaklık tasfiye memurunun diğer ortaklıklarda olduğu gibi, tarafsız olması gerekir (Y.11.HD.27.01.1992-E.5233/K.322).

(6)Limited ortaklık müdürü olan, başka Limited ortaklıkta da müdür ise, bu hal müdürlükten azlini gerektirir.

·Haksiz rekabet nedeniyle müdür olan ortak aleyhine TTK.m.547 uyarınca açılan davada, maddi zararın ispatı gerekir

·Ortak müdür aleyhine açtığı tazminat davasında, doğrudan doğruya zarardan söz etmeksizin manevi tazminat açmış ise, TTK.m.309/1’ e temas eden bu davanın reddine karar verilmesi gerekir (Y.11.HD.01.03.1999-E.9467/K.1693).

(7)TTK.m.556 uyarınca, Limited ortaklık yöneticilerinin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin hususlarda Anonim şirkette öngörülen hükümler uygulanır.

·Limited ortaklıkta, ortak, defterlere intikal etmeyen gelirlerin kar payı olarak ödenmesini istediğine göre, bu iddia çerçevesindeki zararlar dolaylı zarar niteliğinde olduğundan, ortak bu zararların kendisine değil, ortaklığa ödenmesini isteyebilir (Y.11.HD.17.04.2000-E.2582/K.3057).

(8)Limited ortaklığın ortakları, ortaklık yönetiminde iken, SSK primlerini kendi kusurları ile ödemediği veya geç ödediği ileri sürülerek, bu husus ispat edilmedikçe, ortaklığa karşı sorumlu olamazlar (Y.11.HD.22.05.2000-E.3471/K.5609).

(9)Limited ortaklığın müdürü, ortaklık işlerini yaparken, üçüncü kişilere zarar ika eden etmişse, bu zarardan ortaklık sorumlu olur (Y.19.HD.26.03.2001-E.73577K.2155).

(10)Limited ortaklığın mal varlığının, ortaklık müdürü veya yetkili temsilcileri tarafından tasfiyeyi sağlayacak biçimde satışı yahut muvazaalı olarak devrinin yapıldığı ve bu işlemlerin iptali ile malvarlığının şirkete teslimine ilişkin davayı, ortaklar veya Limited ortaklık açabilir(Y.11.HD.14.05.2001-E.2153/K.4274).

(11)Aracılık yetkisi olmayan Limited ortaklığın, dava dışı ortaklığın acentesi olduğu ve davacı müşteriden aldığı parayı, banka hesabına nakil ettiği ve davacının zarar gördüğü anlaşılmasına göre, davalı ortaklığın müdürleri müteselsilen sorumludur (Y.11.HD.24.01.2001-E.9662/K.464).

(12)Limited ortaklık müdürü, ortaklık sözleşmesi ile ortaklar kurulu kararlarına bağlı olup, bu hususlara aykırı olarak, üçüncü kişilerin talimatları çerçevesinde yaptığı gider ve işlemlerden, sorumlu olur (Y.11.HD.12.03.2002-E.10309/K.2256).

(13)Ortaklar arasında bir tasfiye protokolü yapılmışsa, bu protokolün ortaklığın tasfiyesi sırasında ve üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmemek şartıyla dikkate alınması gerekir (Y.11.HD.21.03.2002-E.496/K.2531).

(14)Borçlu Limited ortaklığın mahkeme kararı ile sübuta ererek kesinleşmiş bulunan borçlarının ödenmesini engellemek üzere, ortaklığın bazı mallarını, ortaklık müdürü ve kurucu ortaklarının üçüncü kişilere satması, bunların kişisel olarak sorumlu olmalarını gerektirir (Y.11.HD.16.09.2002-E.3539/K.7748).

(15)Kar payının azaldığı ve yöneticilerin sorumlu olması gerektiğinde, dolaylı zarardan söz edilir ve TTK.m.309/1 uygulanır (Y.11.HD.15.03.2004-E.7742/K.2476).

(16)Limited şirket ortağı, keşideci olmadığı ve fakat ortağı bulunduğu şirketin borçlu olduğu bono nedeniyle, şirket yararına veya kendi adına menfi tespit davası açamaz.

·Ancak, bu senetler dolayısıyla şirketin zarara uğraması halinde, şirketler hukuku hükümlerine göre, bu zarara neden olan kişiler aleyhine dava hakkı vardır (Y.11.HD.20.09.2004-E.8159/K.8459).

(17)Limited ortaklığın bir kısım ortakları, ayrı bir Limited ortaklık kurarak, ilk ortaklığı zarara uğratmış ise, bu ortaklar aleyhine zarar gören ortaklar, sorumluluk davası açabilirler (Y.11.HD.30.09.2004-E.1/K.9872).

(18)Limited ortaklık müdürüne karşı, sorumluluk davası açılabilir. Bu davada, şirketin bazı işlemlerinin, ortaklık kayıtlarına geçirilmeyerek zarara uğratıldığı iddiasında ortaklık defter ve dayanakları incelenmeden karar verilemez (Y.11.HD.07.10.2005-E.10497/K.9414).

(19)Ortaklar kurulu kararının, yokluk ve batıllığı ileri sürülmemişse veya ileri sürülse bile kanıtlanmadığı takdirde, açılacak iptal davasının, üç aylık süre içinde açılması gerekir (Y.11.HD.07.10.2004-E.12978/K.9420).

(20)Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeleri hakkındaki, TTK.m.309 ve 336 hükümlerine göre belirlenir. Bu yollama, TTK.m.341’ i de kapsar.

·Limited ortak sayısı yirmiyi aşkınsa, dava açmak yetkisi denetçilere aittir.

·Ortak sayısı yirmiden az ise, bu yetki ortaklar kurulunun kararına veya yönetici olmayan ortakların bu yönde alacakları karara ya da verecekleri muvafakate bağlıdır (Y.11.HD.20.06.2005-E.9943/K.6433).
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Yargıtay Uygulamaları Işığında Limited Şirketler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ayşegül Egemen'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
09-11-2007 - 16:33
(2455 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 15 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 12 okuyucu (80%) makaleyi yararlı bulurken, 3 okuyucu (20%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
35645
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 37 dakika 36 saniye önce.
* Ortalama Günde 14,51 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 174571, Kelime Sayısı : 20666, Boyut : 170,48 Kb.
* 9 kez yazdırıldı.
* 3 kez arkadaşa gönderildi.
* 31 kez indirildi.
* 19 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 708
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,20269489 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.