Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale İhtiyati Tedbir İstinaf Kanun Yolu

Yazan : Av.Ömer Faruk İlgün [Yazarla İletişim]
Avukat LLM.

7251 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİK SONRASI
İHTİYATİ TEDBİR KARARLARINDA KANUN YOLU

28.07.2020 tarihinde ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yapılan değişiklikle ihtiyati tedbir kararlarına karşı kanun yolu ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir talebi HMK m. 390/1 uyarınca; dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.
Mahkeme yaptığı inceleme sonucu ihtiyati tedbir talebinin reddine ya da kabulüne karar verecektir.
Tedbirin reddine karar verdiği durumda bu karara karşı başvuru yolu istinaf kanun yoludur. Kanun, ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde itiraz yoluna başvuru imkanı tanımamıştır. Verilen ret kararına karşı başvurabilecek tek yol istinaf kanun yoludur.
İHTİYATİ TEDBİR KARARLARINDA KANUN YOLU
6100 sayılı Kanunun 391 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.”
Maddeyle, Kanunun ihtiyati tedbir kararını düzenleyen 391 inci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.
Kanunun 391 inci maddesinde ihtiyati tedbir kararında bulunması gereken hususlar açıkça belirlenmiştir. Buna göre tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı verilecek ihtiyati tedbir kararında belirtilecektir. Ancak ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta, bu husus uygulamada tedbir talebinin reddi kararlarının gerekçesiz olarak verilmesine neden olmaktadır. Yapılan değişiklikle, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın da gerekçeli olacağı hükme bağlanarak bu konuda yaşanan sorun giderilmektedir.
Kanunun 394 üncü maddesinde karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı, öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz edilebileceği, itirazın reddi halinde kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın, bu karara karşı itiraz veya kanun yoluna başvurma imkânını düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durum hakkaniyete aykırı ve hak arama hürriyetini ihlal eden uygulamalara sebebiyet vermektedir. Düzenlemeyle, yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilen tarafa da kanun yoluna başvurma imkânı tanınarak yaşanan sorunların önlenmesi amaçlanmaktadır.
6100 sayılı Kanunun 393 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “verildiği tarihten” ibaresi “bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddeyle, Kanunun 393 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Birinci fıkrada yapılan değişiklikle, ihtiyati tedbir kararlarının uygulanmasını talep etme süresinin, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmaktadır. Mevcut durumda, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep etmek için öngörülen bir haftalık süre, ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Bu hüküm özellikle dava açılmadan önce veya celse arasında dosya üzerinden ya da istinaf incelemesinde yine dosya üzerinden ihtiyati tedbire karar verilmesi hallerinde, kararın geç öğrenilmesi nedeniyle hak kayıplarının yaşanmasına neden olmaktadır. Düzenlemeyle, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, bu kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edileceği hüküm altına alınarak, ihtiyati tedbir kurumundan beklenen faydanın daha etkin bir şekilde sağlanması ve hak kayıplarının önlenmesi amaçlanmaktadır.
6100 sayılı Kanunun 394 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.”
Maddeyle, Kanunun ihtiyati tedbir kararına karşı itirazı düzenleyen 394 üncü maddesinin ikinci fıkrasına cümle eklenmektedir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sırasında ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak yapılan itirazların, dava açılmayan ancak ihtiyati tedbir kararını veren mahkemeye mi yoksa esas hakkında dava açılan mahkemeye mi yapılacağı konusunda Kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Uygulamada genellikle ihtiyati tedbir kararını veren mahkemede esas hakkındaki yargılama görülmemektedir. Özellikle dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbire yönelik itirazların esas davaya bakmayan mahkemece incelenmesinde bir hukuki yarar bulunmamaktadır. Oluşan tereddütlerin giderilmesi ve dava açıldıktan sonra esas yargılamayı yapan mahkemenin ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazları da inceleyebilmesi amacıyla, esas hakkında dava açıldıktan sonra itirazlar hakkında bu davaya bakan mahkemece karar verileceği hükme bağlanmaktadır.
İhtiyati tedbir talebi reddedilirse, doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kaşı taraf dinlenmeden ihtiyati tedbir talebi kabulüne karar verilirse, bu durumda önce tedbire karşı itiraz yoluna başvurulacaktır.
İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kendisine yapılan başvuruyu öncelikle inceler ve kesin olarak karara bağlar. HMK m. 394 ilk düzenlemesinde yüze karşı verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz yolu ve kanun yolu öngörülmemiştir.
Bununla birlikte HMK m. 341 de İhtiyati tedbir/haciz taleplerinin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yolunun açık olduğu ifade edilmiştir. Yüze karşı verilen kararlara itiraz konusunda belirsizlik mevcuttu. 7251 Sayılı Kanun değişikliği ile bu belirsizlik ortadan kaldırılmıştır.
Gıyapta verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne kararı verildiğinde, buna karşı itiraz imkânı getirilmiştir. İhtiyati tedbir kararlarının temyizi mümkün değildir. İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, kararın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar.
Bunun yanında 7251 Sayılı Kanun ile getirilen önemli bir değişiklik İhtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi durumunda ise ayrıma gidilmiş; bazı şartlarda itiraz imkanı ve sonrasında istinafa başvuru, bazı şartlarda ise doğrudan istinafa başvuru imkanı tanınmıştır.
Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edebilir. İtiraz hakkı kendisi dinlenilmeden aleyhine tedbir kararı verilmiş tarafa aittir. Duruşmada dinlenilen tarafın itiraz hakkı bulunmamaktadır. Du- ruşmada dinlenilen taraf, söz konusu itirazlarını zaten bu aşamada ileri sürmelidir.Duruşmada dinlenen tarafın doğrudan istinaf kanun yoluna başvurma imkanı vardır.
İhtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi süreye tabi tutulmuştur. HMK m. 394/2 uyarınca, aleyhine ihtiyati tedbir verilen taraf, ihtiyati tedbirin uygulanması tarihinden itibaren; yokluğunda uygulama yapılmış ise tedbirin uygulandığını gösteren tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilir. Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir.İtiraz konusunda yetkili ve görevli mahkeme ihtiyati tedbir kararını vermiş olan mahkemedir. İtiraz yapılması kararın uygulanmasını engellemeyecektir.
İhtiyati tedbire itiraz sebepleri kanunda sınırlı olarak belirtilmiştir.
İhtiyati tedbirin şartlarına,
Mahkemenin yetkisine,
Teminata itiraz mümkündür.
Bunun dışındaki sebeplerle ihtiyati tedbire itiraz edilemez.
İtiraz, dilekçe ile yapılır. Dilekçede itiraz sebepleri ve itirazın dayandığı deliller açıkça gösterilmelidir. İtiraz üzerine, mahkeme tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra karar verir. Tarafların gelmemesi durumunda dosya üzerinden karar verilir. Mahkeme itirazı haklı bulursa tedbirin kaldırılması ya da değiştirilmesine karar verebilir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun kararında belirttiği üzere bu kanun yolu istinaf kanun yoludur.
YİBHGK, 2013/1 E., 2014/1 K., 21.02.2014 T., sayılı kararında;…."Bu itibarla HMK 391. ve 394. maddelerinde geçen “kanun yolu” ibaresi ile kastedilenin istinaf yolu olduğu" belirtilmiştir.
HMK m. 391/3 hükmüne göre,"İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." şeklinde değiştirilmiştir.
Bu hüküm ile yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın istinaf kanun yoluna başvurabileceği açıkça belirtilmiştir.
















KAYNAKÇA
ARSLAN, Ramazan/YILMAZ, Ejder/TAŞPINAR, Sema Ay- vaz, Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara, 2017
DİDEM GÜREM, 7251 Sayılı Kanun ile Getirilen Değişiklikler ile Birlikte Usul Hukukunda İhtiyati Tedbir, İzmir Barosu Dergisi.Sayı: Eylül 2020.
PEKCANITEZ, Hakan/ATALAY, Oğuz/SUNGURTEKİN ÖZKAN, Meral/ÖZEKES, Muhammet, İcra İflas Hukuku, Ankara, 2013
PEKCANITEZ, Hakan/ATALAY, Oğuz/ÖZEKES, Muhammet, Medeni Usul Hukuku, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2017
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"İhtiyati Tedbir İstinaf Kanun Yolu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.Ömer Faruk İlgün'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
14-01-2022 - 17:30
(207 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 4 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 4 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
953
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 4 saat 4 dakika 12 saniye önce.
* Ortalama Günde 4,60 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 9396, Kelime Sayısı : 1142, Boyut : 9,18 Kb.
* 1 kez yazdırıldı.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 2183
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03585196 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.