Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Değerli Konut Vergisi

Yazan : Nezih Sütçü [Yazarla İletişim]
Avukat

DEĞERLİ KONUT VERGİSİ

Nezih SÜTÇÜ1

7194 sayılı (RG: 7.12.2019, 30971) Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile, dijital hizmet vergisi ihdası ve buna bağlı esasların düzenlenmesi; genel bütçe geliri olarak tahsil edilmek üzere konaklama vergisi ihdas edilmesi, yüksek gelir gruplarından daha fazla vergi alınması, sporculara yönelik vergi düzenlemeleri yapılması, Türkiye sınırları içinde bulunan ve emlak vergisine esas bina vergi değeri veya Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenmiş değeri 5 milyon TL ve bu tutarı aşan mesken nitelikli taşınmazlardan 'Değerli Konut Vergisi' alınması, faaliyet ve görev alanı kapsamında yer alan tarımsal ürünlerle ilgili olmak üzere, üretimin yetersiz olması nedeniyle ürün fiyatlarında meydana gelebilecek olağanüstü dalgalanmalar gibi acil durumların önlenmesi veya ürünlerde fiyat istikrarının sağlanması amacıyla ilgili bakanın onayı ve Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün ithalat yoluyla yapacağı tarımsal ürün alımları ile buna ilişkin hizmet alımlarının ceza ve ihalelerden yasaklama hükümleri hariç 4734 sayılı Kanuna tabi olmaması; 2020-2022 Yeni ekonomi programında yer alan bütçe büyüklükleri ve bütçe dengesi çerçevesinde oluşan finansman ihtiyacının karşılanması ve Hazine nakit rezerv düzeyinin artırılması amacıyla sene başında yılı Bütçe Kanunu ile belirlenen net borç kullanım tutarının artırılması, 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlananlara yersiz olarak ödenen tutarların terkininin sağlanması; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile ilgili esasların belirlenmesi, vergi müfettişi istihdamını genişletme yönünde düzenleme yapılmıştır.

Aşağıda Kanun ile getirilen Değerli Konut Vergisi’nin değerlendirilmesi yapılacaktır.


DEĞERLİ KONUT VERGİSİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME

Kanunun 31. maddesi ile Emlak Vergisi Kanununun 42. maddesinde Değerli Konut Vergisinin konusu belirtildikten sonra, 42. maddeden sonra gelmek üzere Değerli Konut Vergisine ilişkin 43’den 49’a kadar maddeler eklenmiştir.

Gerekçe: Teklifle ilgili madde gerekçesinde Anayasa gereği mali güce göre vergi alınmasının amaçlandığı belirtilmektedir.

Verginin Konusu: Türkiye içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardır. Ancak, değeri 5.000.000-TL’nin altındaki taşınmazlar bu Vergiden müstesnadır (m 42).

Bu istisna tutarı her yıl Vergi Usul Kanununa göre belirlenen yeniden değerleme oranında arttırılacaktır (m 44/son).

Vergiye Ait Değerin Tespiti: Değer tespiti Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü2 tarafından yaptırılacak ve bu Kurumun internet sitesinde ilan edilecek ve de ayrıca ilgilisine tebliğ edilecektir. Tebliğden itibaren 15 gün içinde Kuruma itiraz edilmeyen değer kesinleşecektir. İtiraz olursa, Kurum 15 gün içinde bunu sonuçlandıracak ve aynı yolla ilan ve ilgilisine tebliğ edecektir ( m 43/1).

Kurumun değer tespiti yapmadığı hallerde, Emlak Vergisi Kanunu uyarınca belirlenen bina vergi değeri3 esas alınacaktır (m 43/2-3).

Verginin Matrahı: Verginin matrahı, bina vergi değeri ile Kurumun belirlediği değerden yüksek olanıdır (m 44/1).

Verginin Oranı: Vergi matrahı:

5.000.000-7.500.000 arasında binde 3
7.500.001-10.000.000 arasında binde 6
10.000.001-TL’yi aşanlarda binde 10’dur (m 44/2).

Vergi Yükümlüsü (Mükellef) (m 45): Meskenin maliki, varsa intifa hakkı sahibi her ikisi de yoksa, meskene malik gibi tasarruf edendir.

Paylı mülkiyette pay oranında, elbirliği mülkiyetinde müteselsil sorumluluk söz konusudur.

Muaflıklar (m 46): Aşağıdaki meskenler vergiden muaftır.

a)Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin maliki veya intifa hakkına sahip oldukları mesken nitelikli taşınmazlar,

b)Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınması olan kişilerden;

b1)Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin,
b2)Geliri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların,

sahip oldukları mesken nitelikli taşınmazlar,

c)Yabancı devletlere ve milletlerarası kuruluşlara ait meskenler,

ç)Kiraya verilmemesi veya herhangi bir surette kullanılmaması şartıyla, yeni inşaa edilen ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş esas faaliyet konusu bina inşaası olanların işletmelerine kayıtlı meskenler.

Verginin Beyanı, Ödeme Yeri ve Süresi: 42. maddede belirtilen değerin aşıldığı yıldan sonraki yılın Şubat ayının 20’inci günü sonuna kadar vergi beyan edilecek ve yıllık olarak Gelir idaresine bağlı ilgili vergi dairesince tarh-tahakkuk olunacaktır. İlgili yılın Şubat ve Ağustos aylarının sonlarına kadar iki eşit taksitte ödenecektir (m 47).

Görüldüğü gibi bu Verginin belediyeye ödenmesi söz konusu olmayıp, genel bütçeye gelir olarak kaydedilmektedir (m 48).


SORULAR - SORUNLAR

Değerli konut vergisi ile ilgili eleştiriler4 dikkate alınarak aşağıda değerlendirme yapılacaktır.

1)a)5.000.000-TL den yukarı bedeldeki konutlardan vergi alınırken, çok daha fazla değere sahip işyerlerinden bu verginin alınmaması;

b)Kişilerin sahip olduğu toplam değere göre vergi alınmaması (her birinin değeri dört milyon olan beş daireye sahip bir kişi bu vergiye tabi olmazken, değeri beş milyon olan bir daireye sahip kişi vergiye tabi olacaktır);

c)Hisseye isabet eden değer 5 milyon liradan az olmasına rağmen, o hissedardan vergi alınması (örneğin 5 milyon lira olan, ancak dört mirasçının malik olduğu bir meskende her bir malik kendi hissesi üzerinden bu vergiyi ödeyecektir);

Yukarıdaki hususlar verginin genelliği ve eşitlik ilkesine aykırı değil mi?

Kanımca, kanun koyucunun sadece meskenlerden vergi alınmasına yönelik takdir hakkı eşitlik ve genellik ilkesine aykırılık oluşturmamaktadır. Ekonomiye katkı sağlayan işyerlerinden bu verginin alınmamasına yönelik vergi politikası izlenmiştir.

Kişilerin sahip olduğu toplam değer yerine tekil değerin dikkate alınması, çok lüks ve aşırı pahalı mesken yapımı yerine daha makul yaşam düzeyine uygun mesken yapımını özendirme amacını taşımaktadır.

Emlak Vergisi Kanununun bina vergisine ilişkin m 3 hükmünde de birden çok malikin sorumluluğu aynı şekilde belirlenmiştir. Burada, meskenin bir bütün olarak değerlendirilmesi söz konusu olup, maliklerin genel hukuk prensiplerine göre sorumlu kılınması bir eşitsizlik ve adaletsizlik yaratmamaktadır. Çünkü, meskenin niteliği itibariyle günümüzde birden fazla kişi veya aile tarafından birlikte kullanılması mutad değildir. Her an üzerindeki ortaklık giderilebilir. O nedenle “kişi” değil “mesken” odaklı yapılan düzenleme hukuka uygundur.

2)Değerleme yapılırken, hangi ölçütlerden hareket edileceği belirlenmemiştir. Matrahın belirlenmesi tamamen sınırsız ölçütlere göre yürütmeye bırakılmıştır. Örneğin değerleme işleminin hangi aralıklarla yapılacağı düzenlenmemiş, her yıl yıpranma payı düşülmesi dikkate alınmamıştır. Bu durumda vergide kanunilik ve belirlilik ilkesi (AY m 73) ihlal edilmiyor mu?

Emlak vergisi taşınmazın gerçek değerini yansıtmamaktadır. O nedenle de kamulaştırmada emlak vergi değeri doğrudan dikkate alınmamakta, sadece kıyaslamada kullanılmaktadır. Çünkü, Emlak Vergisi Kanunu m 11, m 21, m 29 ve m 31 uyarınca emlak vergisi matrahı 4 yılda bir belirlendikten sonra, yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde (EVK m 29/2) arttırılmakta, değerler sokak ve bölge bazında genel olarak belirlenmekte, parsel bazında binanın arsasıyla beraber özel değerlemesi yapılmamaktadır. Örneğin bitişik nizam, hatta ikiz olarak aynı tarihte yapılmış binalardan biri, yapıldığı tarihteki durumundayken, diğeri yenileme görmüşse ya da köşe başındaysa bu ayrımlara dikkat edilmemektedir.

O nedenle mesken bazında özel bir değerleme yapılacaktır. Teklifte, Kurumca ilgili mevzuat kapsamında yapılan veya yaptırılan değerlemeden bahsedilmektedir (m 43/1). Bu değerlemeye ilişkin ilgili mevzuatın ne olduğunun açıklanmaması önemli bir eksiklik oluşturmaktadır. Hazırlanacak bir Yönetmelik hükmüne atıf yapılabilmesi mümkün görülmektedir.5

Emlak Vergisi matrahının belirlenmesinde de yönetmelik hükmüne atıf yapılmış (EVK m 29/1-b, m 31, VUK Mükerrer m 49, m 74) ve bu durum bu güne kadar Anayasaya aykırı bulunmamıştır.

Bundan başka, Kurumca belirlenen değere itiraz hakkı tanınması söz konusu olup, itiraz üzerine verilecek karara karşı da idari yargıda dava açılabilmesi mümkündür.

3)Meskenden neyin kastedildiği de belirsizdir. Tapuda mesken olarak tescil edilmiş bir bina veya bağımsız bölüm fiilen bir işyeri olarak da kullanılabilmektedir. Tapuda mesken olarak tescil edilenler mi, yoksa fiilen mesken olarak kullanılanlar mı verginin konusuna girmektedir?

Kanuna göre, taşınmaza ait tapu kaydındaki vasıf değil, fiili kullanım dikkate alınacaktır (m 45/1). Çünkü Kanunda “mesken nitelikli” ibaresi yer almaktadır. Bir işyeri mesken nitelikli kullanılabileceği gibi, bir mesken de işyeri nitelikli olarak kullanılabilir. Amaçsal yorum yaptığımızda, Kanunun kullanımı dikkate aldığı sonucuna varmalıyız. Ancak tapuda yazılı niteliğin, fiilen farklı olduğunu malikin ispat etmesi gerektiği açıktır.

4)Aynı ev için biri emlâk vergisi olarak belediyeye mayıs ve kasımda, diğeri değerli konut vergisi olarak vergi dairesine şubat ve ağustosta ödenen iki ayrı vergi, dolayısıyla çifte vergileme söz konusudur. Vergi Usul Kanunu 117/3. maddesinde, aynı vergi kanununun uygulanmasında (emlak vergisi de değerli konutlar vergisi de aynı kanunda “Emlak Vergisi Kanununda düzenlenmektedir) belli bir vergilendirme döneminde aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi alınması” hata hali olarak kabul edilmiştir. Bir koyundan iki post çıkarılmakta, vergi hukukunda aynı matrahtan birden fazla vergi alınamayacağı ilkesine aykırı davranılmaktadır.

VUK m 117/3 genel bir düzenleme olup, aksi doğrultuda özel bir düzenleme yapılabilir. Özel ve sonraki kanunla, VUK hükmüne aykırı düzenleme yapılması mümkündür.

Burada emlak vergisi matrahı ile değerli konut vergisi matrahı ayrı belirlenmektedir. Henüz değerli konutun değerinin belirlenmediği aşamada, 5 milyondan fazla olan emlak vergisi değerinin dikkate alınması halinde matrahın aynı olacağı ileri sürülebilirse de, değerli konuttan alınacak verginin yüksek olması amaçlandığından, aynı matrahın aynı kanundaki değişik bir hükümle yeniden vergilendirilmesi mümkündür. Değeri 5 milyondan fazla olan konutlar için emlak vergisi oranı binde 5 olarak belirlenseydi, aynı matrahtan tek vergi alınmış olacaktı. Burada mesken niteliğindeki yüksek değerli taşınmazdan yüksek vergi alınması amaçlanmaktadır. Değerli konuta uygulanan yüksek vergi oranının genel bütçeye, emlak vergisinin ise yerel idareye ödenmesinden dolayı böyle bir zorunluluk (vergi oranının iki farklı maddede belirlenmesi zorunluluğu) doğmuştur.

5)Taşınmaz sahiplerine aşırı bir yük getirilmektedir. Örneğin İstanbul’da emlak vergisi değeri 5 milyon lira olan bir kişi, 10.000 lira emlak vergisi6, 15.000 lira değerli konut vergisi ödeyecektir. Bu kişi 5.000 liraya bu konutu kiraya vermiş olsa, gelir vergisini bir kenara bırakın, 5 aylık kira gelirini sırf bu vergilere yatıracaktır. Gelir Vergisi’ni de katarsak yaklaşık 6,5 aylık kira geliri vergiye gidecektir. Bu da mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelmez mi?

Malikin yüksek değerli meskeninin değeri ile verginin kıyaslanması gerekirken, değişken kiraya göre değerlendirme yapılması yanıltıcıdır. Çünkü, malik ödeyeceği vergiyi dikkate alarak kira bedelini belirleme imkanına sahiptir.

Emlak vergisi ile birlikte taşınmazın değerine göre binde 4 ile binde 13’ü arasında alınacak verginin, malikin mülkiyet hakkına aşırı müdahale oluşturacağını kabul etmek mümkün değildir.

Malikin yüksek değerli meskeni dikkate alındığında değere göre aşırı bir vergi oranı belirlenmemektedir. Kaldı ki malikin, ödeyeceği vergiyi dikkate alarak kira bedelini belirleme imkanının olması ve vergi yükünden doğan mali külfeti kiracıya yansıtması mümkündür.

Yüksek bedele haiz bir meskeni bizzat kullanan malikin de bu meskenin özelliğinden doğan giderleri karşılama gücüne sahip olduğu kabul edilmelidir. Örneğin lüks bir villada yaşan kişi bu villanın yönetim, havuz, güvenlik, bakım gibi yüksek giderlerini karşılayabilirken, vergisini de karşılamalıdır.

6)Değer tespitinin Kurumun internet sitesinde ilan edilmesi kişisel verinin paylaşımı, vergi mahremiyetini ihlal sonucunu doğurmaz mı?

Halen Kurumun internet sitesinde kadastrosu yapılmış tüm parsellerin kişisel verilerden ayıklanmış bilgilerine ulaşılabilmekte ve bu durum bir sorun yaratmamaktadır. Taşınmaz bilgileri yanında, taşınmazın değerinin de yer almasının hiçbir sakıncası yoktur. Hatta değerinin gösterilmesinde kamu yararı vardır. Kamulaştırma davalarında bu değerlerden yararlanılabileceği gibi, tapudaki devirlerde yanılma, aldanma gibi olumsuzlukların önlenmesine de katkı sağlanabilir.

7)Değerli konutun devrindeki harç, emlak vergi değeri mi yoksa Kurumun belirlediği değer üzerinden mi alınacaktır?

492 sayılı Harçlar Kanunu 4 sayılı tarifenin 20/a maddesinde açıkça emlak vergi değerinden az olmamak üzere devir bedelinin belirleneceği belirtildiğinden, ayrıca bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece emlak vergi değerinin üzerinde olmak kaydıyla gerçek devir bedelinin, Kurumca belirlenen bedelden düşüklüğü nedeniyle sorumluluk doğmayacaktır.

8)Aşırı vergi sıçraması olmuyor mu? Örneğin, 10.000.000-TL bedelli mesken için vergi tutarı 60.000-TL iken, 10.000.002-TL için 100.000-TL olmakta bu da değer ile orantılı vergi alınması ilkesini ölçüsüz bir şekilde ihlal etmektedir.

Aşırı vergi sıçramasının eşitlik ilkesini zedelediği kabul edilebilir. Kanımca, olması gereken, bütün gayrimenkullerin değerinden 5 milyon TL tutarında vergi istisnası indirimi yapılmalı ve kalan miktara avukatlık asgari ücret tarifesi veya gelir vergisinde olduğu gibi mahsuplu vergi oranları uygulanmasıdır. Örneğin, 8 milyonluk mekende 5 milyon istisna edildikten sonra kalan 3 milyonun ilk 1 milyonu için binde 10, geri kalan 2 milyon için binde binde 6 vergi alınması gibi.

Esasen Değerli Konut Vergisi Kanununda yeniden düzenleme yapılacağına dair basında haberler yer almaktadır.7

SONUÇ: Yukarıdaki açıklama ve gerekçeler yanında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vergisel konulardaki tutum ve yaklaşımları8 ile Anayasa Mahkemesinin Emlak Vergisi Kanununa ilişkin iptal kararının bulunmadığı9 hususları birlikte dikkate alındığında, vergi sıçramalarının neden olduğu dengesizlik dışında Değerli Konut Vergisine ilişkin düzenlemelerin Anayasaya aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.


































































1 Bursa Barosu Avukatı, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Doktora Öğrencisi.
2 Bundan sonra “Kurum” olarak adlandırılacaktır.
3 Bina değeri, Emlak Vergisi Kanunu m 29/1-b uyarınca arsa-arsa payı değeri ve bina maliyeti toplamından oluşmaktadır.
4 DOĞRUSÖZ, Bumin, https://www.muhasebedr.com/degerli-konut-vergisi-
5 Nitekim Kurumun internet sitesinde 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (RG: 15.7.2018, 30479) 484 maddesinde yapılan değişiklikler ile kurulan Taşınmaz Değerleme Dairesi Başkanlığı eliyle, böyle bir çalışmanın yapıldığı ifade edilmektedir, tkgm.gov.tr.
6 Emlak Vergisi Kanunu m 8 uyarınca bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir olup, büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde binde ikidir.
7 https://www.sozcu.com.tr/2019/ekonomi/degerli-konut-vergisi-yeniden-duzenlenecek-5528634/
8 Uluslararası Mahkeme, mükellef ile toplum arasındaki ilişkinin kamuya bakan yönünün baskın bir role sahip olduğunu kabul ederek, devletlerin vergilendirme politikalarına müdahale etmemekte ve devletlere geniş takdir yetkisi tanımaktadır, KARATAŞ DURMUŞ, Neslihan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarında Mülkiyet Hakkı ve Vergilendirme.
9 Anayasa Mahkemesinin internet sitesinden yapılan taramada, sadece zamanaşımı ile ilgili EVK m 40 hükmünün iptali için yapılan başvuruda red kararı verildiğine ilişkin tek bir karara (AYM 1.11.2017, 2016/43, 146, RG: 20.12.2017, 30276) ulaşılmıştır.
---------------

------------------------------------------------------------

---------------

------------------------------------------------------------

2
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Değerli Konut Vergisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Nezih Sütçü'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
29-12-2019 - 00:24
(102 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
695
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 6 saat 35 dakika 41 saniye önce.
* Ortalama Günde 6,75 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 16614, Kelime Sayısı : 2154, Boyut : 16,22 Kb.
* 2 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 2098
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03694606 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.