Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Kamulaştırma Hukukunda Üretim Masrafları

Yazan : Ahmet Ali Ünaldı [Yazarla İletişim]
Avukat

Makale Özeti
Yargıtay'ın Üretim Masraflarını Brüt Gelirin 1/3 ü ile İlişkilendirdiği Kararların İncelenmesi, Sakıncaları,Çözüm ve Önerilerine İlişkin İncelemememizdir.

KAMULAŞTIRMA HUKUKUNDA ÜRETİM MASRAFLARI

Av. Ahmet Ali ÜNALDI


Bilindiği gibi özel mülkiyette bulunan taşınmazların kamu hizmeti için kamu yararı amacıyla Devlet tarafından malikine bedelinin ödenmesi suretiyle özel mülkiyetin sona erdirilmesine kamulaştırma hükümleri çerçevesinde son verilmektedir. Anayasamıza göre kamulaştırma da gerçek değerin ödenmesi gereklidir. Bu kapsamda arazi niteliğindeki taşınmazlar için gelir yöntemi ile değer tespiti gerçek değerin ödenmesi için gerekli görülmektedir. Bazı özel durumlarda gelir yöntemi ile değer tespiti taşınmazın gerçek değerine ulaşılmasına imkan vermemektedir. Bu durumun varlığında yine Kamulaştırma Kanunu objektif değer artırıcı sebeplerin var olabileceğini kabul etmiştir. Gelir metodu ile bulunacak çıplak bedelin objektif unsurların varlığı halinde artırılmasına imkan tanınmaktadır.
Kamulaştırma hukukunda gelir metodu ile değer tespitinde bölgede yaygın üretimi yapılan ürünlerin verim miktarları ve üretim için yapılacak masraflar ve hasat dönemi ortalama toptan satış fiyatı dikkate alınarak taşınmazın yıllık ortalama net geliri bulunmaktadır. Bulunan net gelirin kapitalizasyon faiz orana bölünmesi ile taşınmazın çıplak değeri bulunmaktadır.
Üretim giderleri İl/İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenmektedir. Üretim giderleri Kamulaştırma Hukukunda hesaplamaya alınan bitki türlerinin üretiminde kullanılması gerekli olan giderler olarak karşımıza çıkmaktadır. Yargıtay da taşınmaza doğrudan yapılan üretim giderlerinin Kamulaştırma Hukukunda dikkate alınacağını yerleşik içtihatları ile belirtmektedir.
İl/İlçe Tarım Müdürlükleri'nin bölgelerinde yetiştirilen ürünlerin verim miktarlarını ve üretim masraflarını araştırarak hazırladığı cetveller arazi niteliğinde ki taşınmazın değer tespitinde ki en önemli dayanaklardan birisidir. Ancak uygulamada maalesef ki cetveller hazırlanırken yeteri seviyede araştırma yapılmadığı ve gelişigüzel cetveller hazırlandığı görülmektedir. Kamulaştırma hukukunda bu kadar önem arz eden cetvellerin ciddiyetsizce hazırlanması durumunda ya kamulaştırma yapan kurum için yada taşınmaz sahibi kimseler için adaletsiz neticeler çıkmaktadır. İyi hazırlanmamış cetveller yargı organlarını ve bilirkişileri ciddi anlamda zor durumda bırakmaktadır. Cetvellerin ciddiyetsizce hazırlanması, bazen hukuk mantığı olmayan içtihatların ortaya çıkmasına da sebebiyet vermektedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi son zamanlarda üretim masrafları ile ilgili 1/3 oranı uygulaması yapmaktadır. Bir kısım kararlarında üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünü geçemeyeceğini, bir kısım kararlarında ise üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 ü oranında alınması gerektiğini, diğer bir kısım kararlarında ise üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağına ilişkin hükümler kurmuştur. Yargıtayın bir biri ile çelişkili olarak vermiş olduğu kararlar sebebiyle uygulamada da ciddi sıkıntılar yer almaktadır. Netliğin sağlanmaması halinde ise yargılamalar daha da uzamaya gebe olacağı, ciddi anlamda emek ve mesai sarfiyatı olacağı açıktır. Bu durumda yargılamaların en hızlı ve en az masraflı şekilde sonlandırılması gerektiği kuralına aykırı olduğu açıktır. İşbu yazıda üretim masraflarının 1/3 le ilişkilendirildiği Yargıtay kararlarına ilişkin değerlendirme, eleştiri ve çözüm yolları irdelenecektir.
Bu kapsamda brüt gelir kavramının ne olduğu anlaşılmalıdır. Arazi niteliğinde ki taşınmazların değer tespitinde (aynı ürünler için) fiyat kural olarak sabittir. Zira değerlendirme yılında hasat dönemi ortalama toptan satış fiyatı tespit edilerek kullanılacaktır. Bu sebeple ürün fiyatın değer tespitinde sabit olması gerekmektedir. Brüt gelir ürün verim miktarı ile belirlenecek hasat dönemi toptan satış fiyatının çarpımı sonucunda bulunmaktadır. Fiyat sabit olduğu için brüt gelirin tespitinde değişken kavram verim miktarı olmaktadır. Topokrafik yapı, eğim, derinlik, toprak yapısı, taşlılık, kayalık, erozyona hassasiyet vb. kısaca arazinin özelliklerine göre değerinin tespitinde de verim miktarı değiştiği için arazi değerleri farklılaşmaktadır. İyi arazi için yüksek fiyat, kötü arazi için düşük fiyat verim miktarı değiştirilerek tespit edilmektedir.
A- DEĞER TESPİTİNDE GİRDİLER VE DEĞİŞKENLİK DURUMLARI;


Verim: Verim miktarı değişkendir. Arazinin özelliklerine göre belirlenmelidir. İyi arazide yüksek verim kötü arazi de düşük verim kullanılarak arazilerin gerçek değeri tespit edilmelidir. Arazi niteliğinde ki taşınmaz değerlemesinin tümünde kullanılan girdilerdendir.

Fiyat : Kural olarak sabittir. Hasat döneminde ki ortalama toptan satış fiyatı tespit edildikten sonra yörede ki hemen hemen tüm değerlendirmede aynı şekilde kullanılmalıdır. İstisna olarak üreticinin ürünün, ürün kalitesini ispat etmesi halinde ürünün kalitesine göre fiyat belirlenebilecektir. Örnek vermek gerekirse buğdayın kalitesine göre Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) fiyat açıklamaktadır. Dava konusu taşınmazda kaliteli buğday üretimi yapıldığı ispatlanabilirse, kaliteli buğday için tespit edilecek toptan satış fiyatının kullanımı söz konusu olabilecektir. Arazi niteliğinde ki taşınmaz değerlemesinin tümünde kullanılan girdilerdendir.

Üretim Masrafları : Bilimsel olarak üretim kalemlerinin bir kısmı hemen hemen sabit bir kısmı değişkendir. Değişken kalemler için arazinin topokrafik özellikleri değiştikçe ve üretim zorlaştıkça üretim masrafları artmaktadır. Örneğim arazinin eğimi artıkça toprak erozyonuna sebebiyet vermemek adına özel sürüm teknikleri ve özel sulama teknikleri uygulanmalıdır. Bu kapsamda eğimli arazide eğimin yönüne göre salma sulama uygulanamaz, uygulanması halinde şiddetli toprak erozyonuna sebebiyet verilecektir. Bu durumda damlama sulama tekniği veya daha başka erozyona sebebiyet vermeyecek teknikler kullanılmalıdır. Özel teknikler çoğu zaman üretim masraflarını artıracaktır. Hemen hemen sabit masraflar ise tohum, gübre, enerji gideri gibi kalemlerdir. Bu kalemler serbest piyasadan temin edilse de rekabetin varlığı sebebiyle hemen hemen sabittir.
Üretim masrafları İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince genellikle kuru-sulu arazi olarak tespit edilmekte ve sabit olduğu varsayılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere arazide özel durumların bulunması üretim masraflarını da değişken kılmaktadır.
Üretim masrafları arazi niteliğinde ki taşınmaz değerlemesinin tümünde kullanılan girdilerdendir.

Kapitalizasyon Faiz Oranı : Kısaca arazinin piyasa değeri ile tespit edilecek net geliri arasında ki oran olarak açıklanmaktadır. Yargıtay kapitalizasyon faiz oranını kural olarak sulu arazide % 4, kuru arazide % 5 olarak kabul etmektedir. Özel durumları bulunan araziler hariç Yargıtay tarafından hemen hemen sabit kabul edilmektedir. Arazi niteliğinde ki taşınmaz değerlemesinin tümünde kullanılan girdilerdendir.

Objektif Değer Artırıcı Unsur: Kamulaştırmaya tabi tutulan arazi niteliğinde ki taşınmazların gerçek değeri için gelir yönteminin yeterli olmadığı durumlarda uygulama alanı bulan ve gelir yöntemine göre tespit edilen bedele oransal olarak uygulanan kurumdur. Özel durumu olan taşınmaz değerlendirmesinde uygulama alanı bulmaktadır. Arazinin özel durumuna göre ciddi değişkenlikler olabilmektedir.


B- ÜRETİM MASRAFLARINA İLİŞKİN ÇELİŞKİLİ KARARLAR


Üretim Masrafları Brüt Gelirin 1/3'den fazla olamaz yönünde ki kararlar ;
"...Türkiye ortalamasına göre üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını gözetmeden hesap yapan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulması,..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 'nin 22/03/2017 tarih ve 2017/1294 E., 2017/8886 K.
Üretim Masrafları Brüt Gelirin 1/3 Oranında Alınması yönünde ki kararlar ;
"...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda parsellerin bir dekarından elde edilebilecek domatesin brüt gelirinden indirilmesi gereken üretim masraflarının, Türkiye ortalaması dikkate alındığında brüt gelirin 1/3'ü oranında olması gerektiği gözetilmeden, daha az miktarda üretim masrafı yapıldığının kabulü ile fazla bedel tespiti,..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 'nin 13.04.2015 tarih ve 2015/1728 E., 2015/7867 K.
"...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünü olarak kabul edilen buğday, kuru fasulye ve nohutun taşınmazın bir dekarında alınabilecek brüt gelirinden indirilmesi gereken üretim masraflarının, Türkiye ortalaması dikkate alındığında brüt gelirin 1/3 'ü oranında olması gerektiği gözetilmeden, masrafların daha fazla alınması sureti ile eksik bedel tespiti,..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 'nin 23.03.2016 tarih ve 2015/26453 E., 2016/5910 K.
"...Fıstık, buğday ve mercimek ürünlerinin üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'i oranında alınması gerektiği gözetilmeden, daha az alınması suretiyle fazla bedel tespiti,..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 'nin 18/05/2016 tarih ve 2016/5984 E., 2016/8598 K.
"...Münavebe ürünlerinin brüt gelirinden indirilen üretim masraflarının, brüt gelire çok yakın olarak alınması ekonomik tarım yapılmasında tereddüt yaratacağından, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında kabul edilerek yapılan hesaplama sonucunda bulunan 14.58 TL/m2 birim değeri üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi,..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 'nin 11/10/2018 tarih ve 2017/3657 E., 2018/17264 K.
"...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünü olarak kabul edilen buğday ve fiğ'in taşınmazın bir dekarında alınabilecek brüt gelirinden indirilmesi gereken üretim masraflarının, Türkiye ortalaması dikkate alındığında brüt gelirin 1/3 'ü oranında olması gerektiği gözetilmeden, masrafların daha fazla alınması sureti ile eksik bedel tespiti,..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 'nin 06/04/2017 tarih ve 2017/6637 E., 2017/10198 K.

Üretim Masrafları Brüt Gelirin 1/3'den az olamaz yönünde ki kararlar ;
"...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu 104 ada 463 parsel sayılı kapama ...... Bahçesi niteliğindeki taşınmazın net gelir hesaplamasında, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağı gözetilerek yıllık 2.335 TL olarak esas alınması ve dava konusu taşınmazın metrekaresinin 93,40 TL olarak hesaplanması gerekirken, brüt gelirin 1/3’ünden oldukça düşük bir üretim masrafının alınması suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 'nin 20/03/2019 tarih ve 2018/4853 E., 2019/5047 K.
"...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taşınmazın karışık meyve bahçesi niteliğindeki kısmının net gelir hesaplamasında, üretim masraflarının Türkiye ortalaması dikkate alındığında, brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağı gözetilmeden, bu masrafların daha az alınması sureti ile fazla bedel tespiti,..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 'nin 17/04/2019 tarih ve 2018/4105 E. , 2019/7616 K.


C- ÜRETİM MASRAFLARINA İLİŞKİN KARARLARIN ELEŞTİRİSİ


Yargıtayın üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı noktasında toplanan kararları ekonomik anlamda tarım yapılmasında tereddüt yaratacağı fikrine dayanmaktadır. Ancak bu bakış açısı iyiniyetli bir bakış açısı olsa da hem ülke şartlarına hemde Anayasa ve Kamulaştırma Kanununda ki gerçek değer anlayışına ve aşağıda teknik olarak değerlendirmelere aykırılık teşkil etmektedir. Bu kapsamda Yargıtayın üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 'ünden fazla olamayacağı yönünde ki kararları değerlendirildiğinde;
1-KARARLARIN ÜLKE TARIMI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Ülke tarımının geldiği nokta düşünüldüğünde üretici sayıları her geçen gün azalmaktadır. Üreticiler üretim masraflarının çokluğu sebebiyle üretimden vazgeçmektedir. Bu durum medyada sürekli yer bulduğu gibi tarım arazilerinin boş olduğu gözlemiyle de görülmektedir. Özellikle küçük üreticiler üretim masraflarının fazlalığından dolayı tarımı terk etmektedir. Büyük üreticiler ise üretim masraflarını küçük üreticilere göre kısabilmektedir. Küçük üretici üretim masraf kalemlerini perakendeci olarak temin ederken büyük üretici toptancı olarak temin edebilmektedir. Gelecek yıllar için tohumluklarını ayıra bilemekte ürün pazar problemini çözebilmektedir. Ancak küçük üretici üretim masraflarını karşılayamadığı için üretimden vazgeçmektedir.

2-KARARLARIN TARIM ARAZİSİ TALEBI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Ülke tarımının yukarıda ki paragrafta anlatılan durum karşısında tarımsal arazilere ilgi azalmakta, talep azaldığı için tarımsal arazilerin değeri de düşmektedir. Arz talep dengesi bozulduğundan dolayı tarımsal arazilerde değerini kaybetmektedir. Piyasa şartlarında özellikle birden fazla üretim yapılamayan veya katma değeri yüksek ürünlerin yetiştirilemediği alanlarda maalesef ki tarım arazileri değerini kaybetmektedir.
Anayasa ve Kamulaştırma Kanunu'nun gerçek karşılığı ödenmek sureti ile özel mülkiyette ki taşınmazların kamulaştırmasına imkan verdiği düşünüldüğünde değerini üretim masraflarından dolayı kaybeden tarım arazilerinin daha düşük bedeller üzerinden kamulaştırılması ülke tarımı ve arazi talep yetersizliği karşısında normal ve hukuka uygun olmaktadır. Zira arazilerin gerçek değeri piyasa da az olduğundan kamulaştırma hukukunda da az olması kaçılmaz olmaktadır.

3-KARARLARIN TEKNIK AÇIDAN DEĞERLENDIRILMESI;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi üretim masraflarının 1/3 oranıyla ilişkilendirdiği (tüm) kararlarda, üretim masraflarının brüt gelir üzerinden belirleneceğini kabul etmektedir. Brüt gelir; araziden elde edilecek verim miktarları ile hasat dönemi toptan satış fiyatının çarpımı sonucunda bulunmaktadır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere verim miktarı değişkendir. Değişkenlik iyi araziye yüksek bedel, kötü araziye düşük bedel belirlenmesi gerekliliği sebebiyle zorunludur. Bu durum Anayasamızda belirtilen gerçek değer ve Kamulaştırma Kanunun da belirtilen olduğu gibi kullanım durumunda getirecek net gelir üzerinden hesaplama yöntemine de uygundur. Verim miktarının değişken alınması gerekliliği karşısında brüt gelirde araziye göre değişken belirlenmektedir. Değişken bir değer üzerinden oranlama yöntemi uygulamak ne kadar doğru ve kabul edilir bir yöntemdir. Bu kapsamda örnekleme yöntemi ile açıklama yolunun daha doğru olduğu değerlendirilmektedir. Örnek vermek gerekirse;

S.No: Parsel Özellikler Ürünler Ort. Fiyat Verim Brüt Gelir

1.
A Parsel Düz, Düze Yakın eğimde, toprağı derin I. Sınıf Sulu Arazi Buğday 0,98 TL/kg 400 kg/da
2.892 TL/da

Karpuz 0,32 TL/kg 5.000 kg/da
S. Mısır 0,18 TL/kg 5.000 kg/da

2.

B Parsel
% 4-6 Eğim, ortalama derinlikte, II. Sınıf Sulu Arazi Buğday 0,98 TL/kg 380 kg/da
2.690,40 TL/da

Karpuz 0,32 TL/kg 4.600 kg/da
S. Mısır 0,18 TL/kg 4.700 kg/da

3.

C Parsel
% 8-9 Eğim, sığ yapıda, III. Sınıf Sulu Arazi Buğday 0,98 TL/kg 350 kg/da
2.511 TL/da
Karpuz 0,32 TL/kg 4.300 kg/da
S. Mısır 0,18 TL/kg 4.400 kg/da

Bilimsel ve yerel olarak A parseli hem B hemde C parselinden daha kıymetlidir. Zira A parseli üzerinde her türlü tarım alet ve ekipmanları çok kolay işlediği gibi herhangi bir ürün kaybı da söz konusu olmayacaktır. Bu sebeple verim miktarları da hem B hemde C parseline göre daha fazladır. Örneklemek gerekirse biçer döver tablasını (bıcağını) daha kısa (arazi ile arasında ki mesafe) ayarlayabilecek ve daha dipten biçim yapabilecektir. Ancak B parselinin eğiminden dolayı biçer döver tablasını A parseline göre daha yüksek ayarlamak zorunda kalacaktır. Zira alcak ayarlanması durumunda biçer döverin tablası olası yere temaslardan dolayı zarar görebilecektir. Yine eğimden dolayı sulama yöntemleri değişecektir. A parselinde cazibeli başka bir değişle vahşi sulama tekniklerinin herhangi bir zararı söz konusu değilken, B parselinde cazibeli veya vahşi sulama toprak erazyonuna sebebiyet verebilecektir. Anlatılanlardan da anlaşılacağı üzere I. Sınıf Arazi, II. Sınıf Arazi ve III. Sınıf Araziden hem yerel anlamda hem bilimsel anlamda daha kıymetlidir. A parselinin getireceği gelirde B parseline göre daha fazla olacaktır. Anlatılan durumlardan dolayı B parseli de C parseline göre daha kıymetlidir.

Şimdi Yargıtayın üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 kıstasına göre üretim masraflarının değerlendirilmesi durumunda üretim masrafları aşağıda ki tabloda belirtilen değerlerden oluşacaktır.

S.No: Parsel Brüt Gelir 1/3 den Fazla Olamaz 1/3 Olmalı 1/3 den Az Olamaz. A Parseli 2.892 TL//da 964 TL/Da 964 TL/da 964 TL/da
2. B Parseli 2.690,40 TL/da 896,80 TL/da 896,80 TL/da 896,80 TL/da
3. C Parseli 2.511 TL/da 837 TL/da 837 TL/da 837 TL/da
* Üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’den fazla olamaz yönünde ki kararlara göre münavebe ürünleri için yapılacak maksimum masraf A, B ve C parselleri için sırasıyla 964 TL/da, 896,80 TL/da ve 837 TL/da kabul edilecektir.
- İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince tespit edilen üretim masrafları brüt gelir üzerinden belirlenen bedelden fazla olsa dahi belirlenen bu bedel üzerinden hesaplama yapılacak, fazla olan üretim masrafları ise gözardı edilecektir.
- İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince tespit edilen üretim masrafları brüt gelir üzerinden belirlenen bedelden az ise bu defa Tarım Müdürlüğü verileri dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır.
* Üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 oranında olmalı yönünde ki kararlara göre münavebe ürünleri için yapılacak üretim masrafları A, B ve C parselleri için sırasıyla 964 TL/da, 896,80 TL/da ve 837 TL/da kabul edilecektir.
- İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince tespit edilen üretim masrafları hiç bir şekilde dikkate alınmayacak ve brüt gelir üzerinden belirlenen bedel üretim masrafları olarak dikkate alınacaktır.
* Üretim masraflarının brüt gelirin 1/3 oranından az olamaz yönünde ki kararlara göre münavebe ürünleri için yapılacak üretim masrafları minimum A, B ve C parselleri için sırasıyla 964 TL/da, 896,80 TL/da ve 837 TL/da kabul edilecektir.
- İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince tespit edilen üretim masrafları brüt gelir üzerinden belirlenen bedelden yüksek ise Tarım Müdürlüklerince tespit edilen üretim maliyetleri dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır.
- İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince tespit edilen üretim masrafları brüt gelir üzerinden belirlenen bedelden düşük ise belirlenen üretim masrafları dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır
.
Yargıtayın işbu çalışma (makale) konusu kararları, yukarıda anlatılan şeklinde uygulanmaktadır. Bu durum bilimsel verilere uygun olmadığı gibi hukuk devleti ilkesine de aykırıdır. Aşağıda üretim masraflarının brüt gelirle ilişkilendirilmesi halinde olabilecek tarafımızca tespit edilen sakıncalı durumlar başlıklar halinde belirtilecek ve kısa açıklamalar yapılacaktır.

a- YARGITAYIN ÜRETIM MASRAFLARINI BRÜT GELIRIN 1/3 ILE İLIŞKILENDIRDIĞI KARARLARI BILIMSEL GERÇEKLIĞE AYKIRIDIR.
Yargıtayın üretim masraflarını brüt gelirin 1/3 ile ifade ettiği bütün kararları irdelendiğinde A parseli için yapılan üretim masraflarının B ve C parseli için yapılan üretim masraflarından daha fazla olacağı gibi bir durum karşımıza çıkmaktadır. Oysa ki arazinin sınıfı kötüleştikçe çeşitli sebeplerle (kısıt, etken) üretim masrafları daha da yükselmesi gerekmektedir. Zira arazinin sınıfı kötüleştikçe üretimi olumsuz yönde etkileyen bir veya birden fazla kısıt bulunmaktadır.
Arazi sınıflandırmaya ilişkin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve bu kanuna dayanarak Tarım ve Orman Bakanlığınca çıkarılan “Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları Teknik Talimatı“ gereğince de üretimi etkileyen kısıtların arazi sınıfının tespitinde dikkate alındığı belirtilmektedir. Kısıtın bulunması üretim masraflarını olumsuz anlamda artırmaktadır.
Oysa ki üretim masraflarının brüt gelir üzerinden oransal belirlendiğinde A Parseli için yapılması gereken üretim masrafları en fazla olmaktadır. Gerçek durumda ise A parseli, B ve C parseline göre, B parseli ise C parseline göre daha az üretim masrafı gerektirmektedir. Anılan sebeple Yargıtayın üretim masraflarının brüt gelir üzerinden belirlenmesi uygulaması bilimsel gerçekliğe aykırı olmaktadır.


b- AYNI KAMULAŞTIRMA SAHASINDA (AYNI İL, AYNI İLÇE) UYGULANAN BILIMSEL ANLAMDA NET GELIRLERI BIRBIRINE YAKIN OLAN MÜNAVEBE PLANLARI UYGULAMA OLANAĞI BULDUĞUNDA ÜRETIM MASRAFLARI BRÜT GELIRIN 1/3 UYGULAMASINDA TAŞINMAZLAR ARASINDA FARKLI DEĞER TESPITLERI ORTAYA ÇIKACAKTIR.


Aynı yerde İl/İlçe Tarım Müdürlüğü verilerine göre net geliri bir birine yakın ve yaygın münavebeye dahil ürünlerin münavebeye alınması sureti ile değer tespiti yapılmasında normal olarak değer tespitleri hemen hemen aynı iken, üretim masraflarında 1/3 oranının uygulanması halinde iki yaygın münavebeye dahil münavebe planları arasında ciddi anlamda değer tespiti de çıkabilecektir. Bu durum bir biri ile aynı özellikte ve komşu parseller de dahi fiyat farklılığı sonucu doğuracağından başka bir takım sorunlar doğuracaktır.


c- YARGITAYIN ÜRETIM MASRAFLARINI BRÜT GELIRIN 1/3 ILE İLIŞKILENDIRDIĞI KARARLARI TUTARSIZLIKLARA SEBEBIYET VERMEKTEDIR.


Yargıtayın üretim masraflarını brüt gelirin 1/3 ile ifade ettiği tüm varyasyonlarda tutarsızlık karşımıza çıkmaktadır. Örneğimizde yer alan A, B ve C parselinin bir birine komşu olduğu varsayımında A parselinin malikinin 964 TL/da üretim masrafı, B parselinin malikinin ise aynı ürünler için 896,80 TL/da üretim masrafı yaptığı ve C parselinin malikinin yine aynı ürünler için 837 TL/da üretim masrafı yaptığı kabul edilecektir.
Bu durum büyük çaplı kamulaştırma projelerinde belki de aynı ürünler için 8-10 farklı üretim masrafı miktarı sonucunu doğuracaktır. Bu tutarsızlık durumu da yargının ve bilimsel verilerin kabul edeceği bir durum değildir.

d- YARGITAYIN ÜRETIM MASRAFLARINI BRÜT GELIRIN 1/3 ILE İLIŞKILENDIRDIĞI KARARLARI BELIRSIZLIĞE SEBEBIYET VERMEKTEDIR.
Arazi niteliğinde kamulaştırmaya tabi tutulan taşınmazın değer tespitinde bilirkişilerce hesaplamaya alınan verim miktarlarına göre üretim masrafları değişkenlik gösterecektir. Muhtemelen aynı parsele farklı zamanda gelen bilirkişi heyetlerince tanzim edilecek raporlarda dahi farklı değerlendirmeler olacaktır. Bu durum hiç şüphesiz keyfiyete de sebep olabilecektir.

e- YARGITAYIN ÜRETIM MASRAFLARINI BRÜT GELIRIN 1/3 İLE İLIŞKILENDIRDIĞI KARARLAR DOĞRULTUSUNDA HAZIRLANAN BILIRKIŞI RAPORLARININ TARAFLARCA VE HAKIMCE DENETLENME İMKANI KAYBOLMAKTADIR.
Zira 1/3 ile ilişkilendirilen kararlarda maliyet cetveline yukarıda detaylıca anlatıldığı şekilde bağlılık kalmamakta, maliyet cetvelinde ki masraflar ya yok sayılmakta yada daha fazlasının yapıldığı kabul edilmektedir. Dolayısı ile maliyet cetveline bağlılık sona ermektedir. Maliyet cetveline bağlılığın sona ermesi halinde ise bilirkişilerin hazırladıkları raporlar denetim kapsamından çıkmaktadır. Gerek taraflarca gerekse hakimce raporların denetimi mümkün olmamaktadır.

f- YARGITAYIN ÜRETIM MASRAFLARINI BRÜT GELIRIN 1/3 İLE İLIŞKILENDIRDIĞI KARARLARI BILIRKIŞI RAPORLARINI MALIYET CETVELINDEN UZAKLAŞILMASINA SEBEBIYET VERECEĞINDEN YARGININ İŞ YÜKÜNÜ ARTIRACAKTIR.
Bilirkişi raporların denetimi imkansızlaşacağından yargılamanın tarafları yargılamanın tüm basamaklarını kullanma yolunda hareket edecektir. Bu da özellikle kanun yolu incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemelerinin ve özellikle Yargıtayın iş yükünü artıracaktır. Tarafların memmuniyetsizliği artacağı hemen hemen muhakkak olduğu gibi adalete güven duygusunda da ciddi tahribatlar söz konusu olabilecektir.

g- YARGITAYIN ÜRETIM MASRAFLARINI BRÜT GELIRIN 1/3 İLE İLIŞKILENDIRDIĞI KARARLARI NETLIKTEN UZAK OLMASI SEBEBIYLE ADİL YARGILAMA HAKKININ İHLALI SONUCUNU DA DOĞRURABILECEKTIR.
Yargıtayın kararlarını oturtamadığı sürece yargılamalar hayli uzun süreceğinden ve öngörülememezlik (çelişen ve farklı kararlar) sebebiyle adil yargılama hakkının ihali neticesini doğurabilecektir. Nitekim Anayasa Mahkemesi 22.01.2019 tarih ve 2015/17453 E., 2015/17453 K. sayılı kararında da çelişkili kararların adil yargılanma hakkının ihlali neticesini doğurabileceği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi Kararı İlgili Kısmı
"... 67. Dolayısıyla somut olaya özgü olduğu anlaşılan içtihadın aynı uyuşmazlıklar yönünden yine aynı Daire ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından benimsenmediği, en üst dereceli mahkeme sıfatıyla Yargıtay nezdinde tutarlı ve yeknesak bir uygulamanın sağlanmadığı saptanmıştır. Bu durum ise hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşeceği gibi bireylerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de sarsmaktadır.
68. Sonuç olarak somut olayda görülen davada Yargıtayın aynı dairesinin diğer içtihadıyla çelişecek şekilde karar verilmesi söz konusu olup makul bir gerekçe de ortaya konulmadan ve sonrasında istikrarlı bir şekilde uygulanmadan benzer nitelikteki uyuşmazlığın zıttı olacak şekilde davanın neticelenmesi hukuki belirsizliğe yol açmıştır. Başvurucu için öngörülemez nitelikte olan bu uygulama nedeniyle yargılamanın hakkaniyetinin zedelendiği sonucuna ulaşılmıştır..."

D- ÜRETİM MASRAFLARINA İLİŞKİN ÇÖZÜM VE ÖNERİ
Yargıtayın üretim masraflarını brüt gelirin 1/3 ile ilişkilendirdiği kararlar muhtemelen İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince hazırlanan maliyet cetvellerinin ciddiyetsizce hazırlanmasından kaynaklanmaktadır. Bu durumda kanaatimizce üretim masraflarını brüt gelirin 1/3 ile ilişkilendirmek yerine;
1- İl/İlçe Tarım Müdürlükleri verilerinin denetiminin yapılması daha yerinde olacaktır. Bu kapsamda çivar İl/İlçe Tarım Müdürlükleri Verileri getirtilmeli ve maliyet cetvelleri karşılaştırılmalıdır. Hatta çivar İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince hazırlanan üretim masrafları ortalaması dahi dikkate alınabilmelidir.
2- Maliyet cetvelini hazırlayan İl/İlçe Tarım Müdürlüğü'ne Türkiye de münavebeye dahil edilen ürünler için yapılması mutat masraf kalemleri hatırlatılarak olması gereken masraf kalemleri dikkate alınarak verilerin hazırlatılması yerinde olabilecektir. Bu kapsamda kalem kalem üretim maliyetine dahil olan masrafların listesi İl/İlçe Tarım Müdürlüklerine sorulması neticesinde oluşan sonuca göre de üretim masrafları belirlenebilecektir.
3- Bölgede büyük üreticilerin bulunması halinde bu büyük üreticilerden üretim masrafları sorulmalı gelen üretim masraflarının maliyet cetvelleri ile kıyaslanması yapılmak sureti ile denetim yapılabilecektir. Büyük üreticilere TİGEM örnek verileceği gibi kurumsal büyük üreticilerde örnek verilebilir.
4- Resmi anlamda ürün alımı yapan kurumlar ve fabrikalardan da üretim masrafları sorulabilecektir. Zira bu kurumlar da ürün maliyetini tespit ederek alım fiyatı açıklamaktadır. Bu kapsamda kalan kurumlara Toprak Mahsülleri Ofisi, Şeker Fabrikaları vs. gibi kurumlar örnek verilebilir.
5- Yine üniversitelerin ziraat fakülteleri ve bazı yerlerde bulunan müstakil tarımsal araştırma enstitülerinden de ve hatta ziraat odalarından ürün üretim masrafları sorulabilecektir. Bu kurumlar tarımın sorunlarını tespit ve geliştirilmesi yönünde çalışmalar yaptığı için üretim masraflarının sorulması mümkündür. Üretim masraflarının bildirilmesi üzerine İl/İlçe Tarım Müdürlüklerince hazırlanan maliyet cetvellerinin denetimi mümkün olabilecektir.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kamulaştırma Hukukunda Üretim Masrafları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Ahmet Ali Ünaldı'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
24-07-2019 - 15:37
(31 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
184
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 saat 30 dakika 18 saniye önce.
* Ortalama Günde 5,75 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 28149, Kelime Sayısı : 3206, Boyut : 27,49 Kb.
* 1 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 2082
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03984904 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.