Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Sayıştay Yargılamalarında Cevaba Cevap

Yazan : Turgut Aşcı [Yazarla İletişim]

Makale Özeti
Sayıştay Dairelerinin yargılamalarında 6085 sayılı Kanunda hüküm bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre sorumlulara ve başsavcılığa karlıklı cevap hakkı verilmesi gerekir.

Sayıştay’ın gerek ilk derece (Daire) yargılamalarında ve gerekse temyiz incelemelerinde ihtilâf ve itirazlar yazılı yargılama usulü ile dosya üzerinden karara bağlanmaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 61 inci maddesinde, bu Kanunda “yargılama usulüne” ve “kanun yollarına” ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı yazılıdır.

1086 sayılı Kanun yerine çıkarılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Yazılı Yargılama Usulü” başlıklı bölümünde yer alan 122 ve 136’ncı maddelerinde, dava dosyası ile ilgili olarak davalı ve davacıdan karşılıklı olarak iki defa cevap dilekçesi alınacağı ifade edilmektedir.

Savunma hakkı anayasal bir hak olup, yargılamaların esas unsurlarından biridir. Sayıştay’ın yargılama usul hukuku bulunmamaktadır. Usulle ilgili düzenlemelere Sayıştay’ın teşkilat ve işleyişini düzenleyen kanunlarda yer verilmekle birlikte, 6085 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nda kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 1086 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmış, yargılama usulü konusunda ise herhangi bir gönderme yapılmadığı için ihtiyaç duyulan hususlarda “teamül hukukuna” başvurulmuştur. 832 sayılı Kanunun yerine yürürlüğe konulan 6085 sayılı Kanunda yapılan düzenlemelerle hem kanun yolları hem de yargılama usulü konularında hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı Kanuna gidilmesinin yolu açılmıştır. Bundan böyle Sayıştay’ın usul hukuku ihtiyacı tamamen karşılanmış olduğundan, teamül hukukuna başvurulmasına gerek kalmamıştır. Yargılamalarda öncelikle 6085 sayılı Kanundaki hükümleri, yeterli olmaması durumunda da 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

Bu son gelişmeler karşısında, Sayıştay yargılamalarında 6100 sayılı Kanun hükümlerine ne kadar ihtiyaç duyulacağını tespit etmek için 6085 sayılı Kanunun Daire yargılamaları ile Temyiz Kurulu incelemelerine ilişkin hükümleri aşağıda ayrı ayrı incelenmiştir.

I-Daire (İlk Derece) Yargılamalarında
6085 sayılı Sayıştay Kanununun Daire yargılamaları ile ilgili 48 ve 49’uncu maddelerinde aynen:
“Yargılamaya esas rapor
MADDE 48 –(1) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap ve işlemlerinin denetimi sırasında denetçiler tarafından kamu zararına yol açan bir husus tespit edildiğinde sorumluların savunmaları alınarak mali yılsonu itibariyle yargılamaya esas rapor düzenlenir. Ancak bu Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hususlara ilişkin düzenlenen yargılamaya esas raporlar için mali yılsonu beklenmez. Yargılamaya esas raporun düzenlenmesinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap vermeyen sorumluların savunmaları dikkate alınmaz.
(2) Yargılamaya esas raporlar eki belgelerle birlikte Başkanlığa sunulur. Başkanlık bu raporları en geç on beş gün içinde hesap yargılamasının yapılacağı daireye gönderir.” Hükmü,
“Yargılamaya esas raporların dairelerce incelenmesi ve hükme bağlanması
MADDE 49 –(1) Daire başkanları dairelerine verilen yargılamaya esas raporlar hakkında başsavcılığın yazılı düşüncesini alır.
(2) Daire başkanı başsavcılığın yazılı düşüncesini içeren yargılamaya esas raporu düşüncesini bildirmesi için üyelerden birine verir. Üye kendisine verilen yargılamaya esas rapor üzerinde gerekli incelemeyi yapar ve yazılı düşüncesi ile birlikte daire başkanlığına geri verir ve raporda konu edilen hesap ve işlemlerin yargılanmasına başlanır.
(3) Hesap yargılaması sırasında savcı da hazır bulunur ve görüşünü açıklar.” Hükmü,
Yer almaktadır.

Yukarıya alınan maddelerde görüleceği üzere, Sayıştay Dairelerindeki yargılama süreci, denetimler sırasında denetçiler tarafından sorumluların kamuyu zarara uğrattıkları iddiası ile düzenlemiş oldukları “yargılamaya esas raporların” Başkanlıkça ilgili (mürettep) Daireye intikal ettirilmesi ile başlamaktadır.

Anayasa Mahkemesi’nin 13.11.2014 tarihli ve E:2014/172, K:2014/170 sayılı Kararında, denetçiler tarafından düzenlenen yargılamaya esas raporlardaki iddiaların “dava” niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Böyle olunca Sayıştay yargılamalarında, yargılamaya esas raporlar ve ekleri “dava dosyası”, raporlarda sorumlu olarak gösterilen kamu görevlileri “davalı” ve Sayıştay Savcısı da “davacı” olarak nitelendirilmeleri kaçınılmaz olmaktadır.

6085 sayılı Kanunun 49’uncu maddesine göre yargılamaya esas raporlar hakkında başsavcılığın ve daire üyelerinden birinin yazılı düşüncesi alındıktan sonra yargılama başlatılarak sonuçlandırılmaktadır. Bu uygulamada başsavcılığın düşüncelerine karşılık davalılardan (sorumlulardan) cevap alınmadığı, dolayısıyla cevap hakkı kullandırılmadan yargılama yapıldığı görülmektedir. 49’uncu maddede görülen bu eksikliğin giderilmesi anlamında anılan 49’uncu madde hükmü ile 6100 sayılı Kanunun 122 ve 136’ncı maddeleri birlikte uygulanarak, davalı ve davacıya karşılıklı olarak iki defa cevap hakkı kullandırılması gerekmektedir.


II-Temyiz Kurulu İncelemelerinde
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Temyiz Kurulu’nun yapacağı incelemelerle ile ilgili 55’inci maddesinde aynen:
“Temyiz
MADDE 55 – (1) Sayıştay dairelerince verilen ilamlar Sayıştay Temyiz Kurulunda temyiz olunur. Bu Kurulca verilen kararlar kesindir.
(2) Sayıştay dairelerinin ilamları;
a) Kanuna aykırılık,
b) Yetkiyi aşmak,
c) Hesap yargılaması usullerine riayet etmemek, gibi sebeplerle, 52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.
(3) Temyiz süresi ilamın ilgiliye tebliğinden itibaren altmış gündür.
(4) Temyiz dilekçesiyle buna ekli evrak karşı tarafa tebliğ olunur. Cevap süresi tebliğden itibaren otuz gündür. Bu cevaplar temyiz edene tebliğ olunur. Temyiz eden buna on beş gün içinde cevap verir. Bu cevaplar da karşı tarafa tebliğ olunur. Buna da on beş gün içinde cevap verilir.
(5) Cevaplar alındıktan sonra veya taraflardan biri süresi içinde karşılık vermediği takdirde temyiz incelemesi yapılarak karara bağlanır.
(6) Taraflar dilekçelerinde duruşma istediklerini belirtmişlerse veya Temyiz Kurulu lüzum görürse tarafları davet ederek savunmalarını dinler ve açıklama isteyebilir. Sorumlular diğer ilgililer ile birlikte açıklamalarda bulunabilirler.
Taraflara ikişer defa söz verilir. Taraflardan yalnız biri gelirse onun açıklamaları dinlenir; hiçbiri gelmezse duruşma açılmaz, inceleme evrak üzerinde yapılır.
(7) Temyiz Kurulu temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik eder, bozar ya da Kurul üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırır. Bozma halinde evrak yeniden karara bağlanmak üzere o kararı veren daireye gönderilir.
(8) Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar Temyiz Kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır.
(9) Temyiz Kurulunun tazmin hükmünün kaldırılmasına ilişkin kararları, temyiz konusu ilam maddesindeki bütün sorumluları kapsar.” Hükmü, yer almaktadır.


Maddenin dört ve beşinci fıkralarında temyiz incelemesine ilişkin dosyanın oluşturulma sürecinde davalı ve davacıdan karşılıklı olarak iki kez cevap alınacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanunda da aynı uygulamalar öngörüldüğünden, temyiz incelemelerinde 6100 sayılı Kanun hükümlerinin kullanılmasına ihtiyaç olmayacağı görülmektedir.

Sonuç olarak; Sayıştay Temyiz Kurulu’nun incelemeleri ile Daire yargılamalarına bakıldığında temyiz dosyalarının oluşturulmasında davalı (dilekçi) ile davacıdan (başsavcıdan) karşılıklı olarak iki kez cevap alındığı, Daire yargılamalarında ise 6085 sayılı Kanunda hüküm bulunmaması nedeniyle davalı ve davacıdan karşılıklı cevap alınmadan dava dosyasının oluşturulduğu görülmektedir. Oysa 6085 sayılı Kanunun 61’inci maddesi ile 6100 sayılı Kanuna yapılan göndermeler nedeniyle Daire yargılamalarında da davalı ve davacıya karşılıklı cevap hakkı kullandırılması gerektiğinden, buna uyulmadan Dairelerce yapılan yargılamaların usul hukukuna uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.


Turgut AŞCI
E. Sayıştay Uzman Denetçi
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Sayıştay Yargılamalarında Cevaba Cevap" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Turgut Aşcı'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
12-02-2019 - 10:48
(250 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Henüz hiç değerlendirilmedi.
Okuyucu
481
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 19 saat 40 dakika 56 saniye önce.
* Ortalama Günde 1,92 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 9690, Kelime Sayısı : 939, Boyut : 9,46 Kb.
* 1 kez indirildi.
* 1 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 2053
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03249693 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.