Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Kamulaştırma (İstimlak)

Yazan : Av. Ahmet Ali Ünaldı [Yazarla İletişim]

ARAZİ NİTELİĞİNDE Kİ TAŞINMAZLARDA KAMULAŞTIRMA (İSTİMLAK) ESASLARI
Kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazların, kaynakların ve irtifak haklarının bedeli peşin veya bazı hallerde taksitle ödenmek kaydıyla belirli esas ve usuller çerçevesinde anlaşarak ya da zorla alınmasına kamulaştırma (istimlak) denilmektedir. Kamulaştırma 2942 s. Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yapılmaktadır. İşbu yazıda Kamulaştırma Kanunu, Yargıtay kararları ve bilimsel tespitler göz önünde bulundurularak taşınmaz değer tespiti ilkeleri irdelenecektir.

1. Genel Olarak
Kamulaştırma Kanunu 11/f’deki düzenlemeye göre; "Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin, " tespit edilmesi gerekmektedir. Mezkur hüküm gereğince taşınmazın vasfı (arsa, arazi, çayır), niteliği (sulu, susuz), sınıfı (1. sınıf sulu, susuz, 2. sınıf sulu, susuz vs.) mevkii, konumu, yüzölçümü, geometrik şekli, toprak yapısı, yerleşim yerine uzaklığı, ulaşım yolları, hali hazır durumu, su kaynağı vs. gibi taşınmazın değerini etkileyen tüm faktörler tespit edilmelidir.
1.1. Taşınmazın Homojen Yapıda Olması Halinde
Eğer taşınmaz homojen bir yapıya sahip olması eş söyleşiyle her bölgesinde aynı özelliklere sahip olması halinde sahip olduğu özellikler göz önünde bulundurularak taşınmazın tamamı için aynı değer verilebilecektir.
1.2. Taşınmazın Homojen Yapıda Olmaması Halinde
Eğer taşınmaz kendi içerisinde farklılık arz etmesi halinde ise, özellik arz eden kısımlar ayrı ayrı tespit edilip özellikleri dikkate alınarak ayrı ayrı değer tespiti yapılmalıdır. Örneğin 10.000,00 m2'lik bir taşınmazın 5.000,00 m2'lik kısmı düz ve düze yakın (% 0-2 arasında eğimde bulunması) ve kalan 5.000,00 m2'lik kısmında ise % 3 - 4 derece eğimli olduğu düşünüldüğünde hesaplama şu şekilde yapılmalıdır. 5.000,00 m2'lik alan 1. sınıf arazi olarak hesaplanmalı, diğer kısım ise 2. sınıf arazi olarak kabul edilerek değer belirlenmeli ve bulunan değerler toplamı taşınmazın nihai değeri olarak tespit edilmelidir.
Yine büyük bir arazinin bir köşesinde bulunan su kaynağı arazinin tamamına sulu arazi vasfını bilimsel esaslar açısından veremez. Zira su kaynağının ne kadar bir alan için yeterli olduğu bilimsel yollarla belirlenerek, yeterli alan için sulu arazi hesabı yapılmalı, diğer arazi parçası içinse kuru arazi özellikleri dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.
2. Taşınmaz Bedeli Hesaplamasında Kullanılan Veriler
2.1. İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Verileri
Arazi niteliğinde ki taşınmazın net geliri hesaplanırken ciddi istatistiki bilgilere dayalı olarak hazırlanan yaygın münavebeye ilişkin ortalama verim, maliyet ve toptan satış fiyatını gösterir İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerin esas alınması gerektiği Yargıtay kararları ile sabittir. Ancak diğer resmi kurumların da görüşünün alınması ve bir birine aykırı durumların olmaması gerekmektedir.
Diğer resmi kurum görüşleri de önem arz etmektedir. Bu kapsamda civar İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri, toptan fiyatları belirleyen hal verileri, borsa verileri, ortalama ürün verimleri için Şeker Fabrikası verileri (kantar vs.), ziraat fakülteleri verileri, akademik çalışmalar vs. Hepsi bir bütün olarak değerlendirilmesi yapılması gereklidir. Makul ve haklı gerekçelerle farklılaşmalar mümkün olabilecektir.
Örnek Yargıtay Kararları;
"... Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Kanun'un 4650 Sayılı Kanun ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına dair olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki tarım müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır”. ( Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 05.02.2018 tarih ve 2017/20809 E. 2018/810 K. Sayılı İlamı)
2.2. Tarım ve Orman Müdürlüğü Verilerinin 3-5 Yıllık Ortalamasının Alınması
Yargıtay kararlarına göre ürün verim miktarları, masraflar ve fiyatlarının tespitinde; Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüğü verilerinin dikkate alınması gerekmektedir. Ancak gelir analizinin bilimsel ilke ve esaslara göre tek yılın ürün verimleri değil de, mümkün olduğunca birkaç yılın gerçekleşen ürün verimlerinin ortalamasının alınarak yapılması zorunludur. Zira her yıl tarım koşulları, yağış miktarı, bölgede kuraklık olup olması ya da zirai don olaylarına göre değişebilmektedir. Bir yıl verim miktarları çok yüksek olabilirken, ertesi yıl düşük olabilmektedir. Tek yılın baz alınması, davacı ve davalı taraf için de haksızlıklara yol açabilir. Bu sebeple net gelir hesabında kullanılan İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin son üç ya da beş yılın ortalaması alınarak tespit edilmesi, net gelirin daha sağlıklı hesaplanmasını sağlayacaktır. Aşağıda verilen Yargıtay Kararlarında da benzer durumlar vurgulanmıştır.
Örnek Yargıtay Kararları;
"...Dosyadaki delil ve belgelerden dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki meyve ürünlerinin 2012 yılı itibariyle verim miktarlarının olağan dışı değişkenlik GÖSTERDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR. Bu durumda; değerlendirme yapılırken, ceviz, elma, kiraz, kayısı ürünlerinin dekar başına verim miktarları yönünden son yılların ortalamasının alınması gerektiğinin düşünülmemesi, ... Doğru Görülmemiştir..." (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 26.02.2018 tarih ve 2016/25133 E., 2018/2855 K. sayılı ilamı)
“… Değerlendirme yapılırken, kirazın dekar başına verim miktarı yönünden son yılların (3 yıl ve öncesi) ortalamasının alınması gerekirken, yazılı şekilde inceleme ile hüküm kurulması, doğru görülmemiştir…” (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 4.10.2016 tarih ve 2015/26088 E. 2016/13760 K. Sayılı ilamı)
“Tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değeri tespit edilirken bilirkişilerce dekara verimin son yılların (yapılan uygulamalarına göre 5 yıl) ortalamasının esas alınması gerekir.” (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 11.3.2015 tarih ve 2014/26253 E. 2015/4423 K. sayılı)
"...Tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların değeri tespit edilirken bilirkişilerce dekara verimin son yılların ortalamasının ve değerlendirme yılına dair hasat dönemi ortalama kg. satış fiyatının esas alınması gerekir...."(Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 03.07.2017 tarih ve 2016/15919 E., 2017/17263 K. Sayılı İlamı)
2.3. Tarım ve Orman Müdürlüğü Dekar Başına Yıllık Ortalamasının Alınması
Yukarıda belirtilen Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin son 3 - 5 yıllık ortalamanın alınması taşınmaz değerini hesaplama da daha doğru bir yöntem olmakla birlikte, eğer verimlerde değişim olmaması veya kabul edilebilir değişimler olması halinde kamulaştırma tarihinde ki ortalama ürün miktarı, üretim masrafları ve toptan satış fiyatı nazara alınarak hesaplama yapılabilecektir.
Yargıtay tarafından da mutat münavebede ürünlerinin kamulaştırma tarihinde açıklanan Tarım ve Orman Müdürlüğü ortalama verimleri nazara alınarak hesaplama yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ortalama verimler göz önünde bulundurularak net gelir hesabına göre değer biçilmesi gerekmektedir.
Örnek Yargıtay Kararları;
“…Bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünlerin TÜİK’in yayınladığı Bitkisel Üretim İstatistikleri üretim girdileri ve Bölge İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinden gelen resmi verilere göre; fasulyenin dekar başına ortalama verimi 250 kg. olduğu halde 450 kg., karpuz verimi 3750 kg. olduğu halde 5.000 kg. alan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle fazla bedel tespiti,…. doğru görülmemiştir."(Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 16.11.2015 tarih ve 2015/8638 E. 2015/20855 K. sayılı ilamı)
" ... Bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünlerin İl, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden gelen resmi verilere göre; şeker pancarının dekar başına ortalama verimi 6000 kg olduğu halde, 7000 kg, karpuz verimi 5000 kg olduğu halde, 6000 kg alınmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi,... Doğru olmadığı gibi... " (Bölge Dosyası - Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Dosyası)(Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 10.11.2015 tarih ve 2015/9043 E., 2015/20097 K. sayılı İlamı)
"... Ancak; Aynı bölgeden Dairemize intikal eden, buğday, patates, fiğ münavebesinin uygulandığı dosyalar münavebe sistemi yönünden Dairemizce onandığından, belirtilen ürünlerin 2016 yılı dekar başına ortalama verim miktarları ile hasat dönemindeki ortalama kilogram satış fiyatları ve üretim masrafları Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nden getirtilip, yukarda belirtilen münavebe sistemi uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 2015 verileri uygulanarak buğday, silajlık mısır, patates, yulaf, arpa, şekerpancarı münavebesi ile değer biçilen rapora göre hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir..." (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12.03.2018 tarih ve 2016/23802 E., 2018/4216 K. Sayılı İlamı)
"...Değer biçmede esas alınan münavebe ürünlerinin 2014 yılı dekar başına ortalama verim miktarları ile hasat dönemindeki ortalama kilogram satış fiyatları ve üretim masrafları Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden getirtilerek, bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken..." (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 14.06.2016 tarih ve 2015/23083 E., 2016/11889 K. Sayılı İlamı)
2.4. Üretim Masrafları
Üretim masrafları, kamulaştırmaya tabi taşınmazın net gelirini bulmada önemli yeri bulunan bir faktördür. Üretim masraflarının eksik yada fazla alınması net gelir yöntemi uygulanmasında hatalı sonuçlar verecek ve eksik veya fazla hesaplamalara neden olabilecektir. Ortalama verimler ve toptan satış fiyatı çarpılmak ve üretim masrafları düşülmek sureti ile taşınmazın net geliri bulunmalıdır. Üretim masraflarının eksik veya fazla konulması taşınmazın net gelir yöntemine göre değerinin tespitinde değerin eksik yada fazla bulunmasına neden olacaktır. Bu sebeple üretim masraflarının taşınmaz özelinde de göz önünde bulundurulmalı ve özel bir masraf gerektirmesi halinde bu özel masrafta üretim masraflarına eklenmelidir
.
Örnek Yargıtay Kararları;
" ...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın motopomp vasıtasıyla sulandığı belirlendiğinden sulama masrafının araştırılarak üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği halde, taşınmaza değer biçilirken münavebeye esas alınan ürünlerin 2014 yılı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe Tarım Müdürlüğünün resmi verilerine göre belirlenen sulama masrafı % 50 arttırılarak hesap yapan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Doğru görülmemiştir..." (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 13.12.2017 tarih ve 2017/25235 E., 2017/28479 K. Sayılı ilamı)
"... Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın motopomp vasıtasıyla sulandığı belirlendiğinden sulama masrafının araştırılarak üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği halde, taşınmaza değer biçilirken münavebeye esas alınan ürünlerin 2014 yılı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe Tarım Müdürlüğünün resmi verilerine göre belirlenen sulama masrafı % 50 arttırılarak hesap yapan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,..."(Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 13.12.2017 tarih ve 2017/21042 E., 2017/28480 K.)
"... 1) Bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan fıstık, buğday ve mercimeğin dekar başına ortalama verim ve hasat dönemi toptan satış fiyatları ile üretim masraflarına ait resmi veriler getirtilip dekar başına ortalama verim ve birim fiyatı ortalamaları ile üretim masrafları denetlenmeden karar verilmesi,
2) Taşınmazın bir dekarında alınabilecek brüt gelirinden, indirilmesi gereken üretim masraflarının; Türkiye ortalaması dikkate alındığında 1/3'ünden az olamayacağı gözetilmeden, fıstık masrafının daha az alınması sureti ile fazla bedel tespiti, Doğru görülmemiştir..."(Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12.02.2018 tarih ve 2017/30615 E., 2018/1495 K.)

3. Kapitalizasyon Faiz Oranı
3.1. Genel Olarak Kapitalizasyon Faiz Oranı
Arazinin rantı ile satış değeri arasındaki oranı ifade eden kapitalizasyon faiz oranın belirlenmesinde, arazinin verimine ve satış değerine etkili olabilecek tüm özelliklerin dikkate alınacağı bilimsel ilkeler ve Yargıtay Kararlarında sıklıkla ile ifade edilmektedir. Bu sebeple kapitalizasyon faiz oranı tespit edilirken taşınmazın tüm özellikleri dikkate alınarak faiz oranı tespit edilmelidir. Soyut ve gerekçeden uzak belirleme bilimsel ve Yargıtay kararlarına uygun değildir.
Yargıtay kararlarında da ifade edildiği gibi; “… geniş kapsamlı araştırma ve belgelendirilen anketlere dayalı olarak saptanan o bölgeye ait ortalama faiz oranı, belli bir arazinin kıymetinin takdirinde hareket noktası alınmak üzere kullanılır. Kıymeti takdir edilecek arazinin, bedelinin belirlenmesinde uygulanacak kapitalizasyon faiz oranı ise, bütün ayırıcı nitelikleri ( kent ve kasabaya yakınlığı; ulaşım olanakları, ürünün değerlendirme kolaylığı, arazinin şekli, verimi, yüzölçümü, taşınmaz toprağının kompozisyonu, sulu-susuz olduğu, meyil oranı gibi) belirlendikten sonra saptanır. Araziye uygulanacak faiz oranı, saptanan bu niteliklere göre azalıp çoğalacaktır” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 6.3.1996 tarih ve 1996/18-43 E., 1996/129 K. sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.04.2007 tarihli ve 2007/5-160 E. 2007/189 K. sayılı Kararları).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1996/18-23 E., 1996/129 K. sayılı Kararına göre Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendi gereğince arazi, taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre değerlendirilir. Değerlendirme; net gelirin esas alınması, kapitalizasyon faizinin uygulanmasını gerektirir. Arazinin rantı (net geliri) ile o arazinin satış değeri (çıplak değer) arasındaki oran olarak tanımlanan kapitalizasyon faizi, belli bir bölgede, aynı yıl içerisinde aynı tür tarımsal üretimin yapıldığı aynı vasıf ve karakterdeki arazinin gerçek satış bedeli ile net geliri belirlendikten sonra oranlanarak bulunur. Bir yıl içinde bölgede satışı yapılan tüm arazilerin dekar başına, fiyatı tespit edilip ortalama dekar fiyatı bulunduktan; aynı arazi parçalarının herbirinin dekar başına net gelir de saptanıp, yine ortalama net geliri belirlendikten sonra her iki ortalama rakamın birbirine olan oranı, yüzde ile ifade edilen kapitalizasyon faizidir. Bulunan bu oran, aynı yıl içinde o bölgede cari ortalama kapitalizasyon faiz oranını ifade eder. Bu oran, o bölgedeki araziler için bir baz olarak hareket noktasını oluşturur. Bu ortalama oranın, kıymeti takdir edilen araziye uydurulması gerekir. Bu kısa açıklamadan anlaşılacağı üzere, geniş kapsamlı araştırma ve belgelendirilen anketlere dayalı olarak saptanan o bölgeye ait ortalama faiz oranı, belli bir arazinin kıymetinin takdirinde hareket noktası alınmak üzere kullanılır. Kıymeti takdir edilecek arazinin, bedelinin belirlenmesinde uygulanacak kapitalizasyon faiz oranı ise, bütün ayırıcı nitelikleri ( kent ve kasabaya yakınlığı, ulaşım olanakları, ürünün değerlendirme kolaylığı, arazinin şekli, verimi, yüzölçümü, taşınmaz toprağının kompozisyonu, sulu-susuz olduğu, meyil oranı gibi ) belirlendikten sonra saptanır. Araziye uygulanacak faiz oranı, saptanan bu niteliklere göre azalıp çoğalacaktır.
3.2. Kapitalizasyon Faiz Oranında Yargıtay Uygulaması
Türkiye de taşınmazlar için bölgesel ve geniş çaplı bir araştırma yapılmadığı yada çok az olduğu için kapitalizasyon faiz oranında kalıplaşmış oranlar kullanmaktadır. Ancak bu kalıplaşmış oranlar bilimsel ve geniş çaplı araştırma bulunmayan bölgeler için geçerlidir. Eğer bölgede bilimsel ve geniş çaplı araştırma varsa bu çalışmalara itibar etmektedir.
Yargıtayın yakın tarih için kalıplaşmış oran uygulamalarında sulu arazi için % 5, kuru arazi için % 6 olarak uygulanmakta iken, 2015-2016 yıllarından itibaren sulu arazi için % 4, kuru arazi için % 5 olarak uygulamış, ancak 2018 yılından itibaren ise katı uygulamasından vazgeçmiştir. Yargıtay 2018 yılı içtihatlarından taşınmazın niteliği, konumu ve yüzölçümü gibi faktörlere göre kapitalizasyon faiz oranı belirlenmesi yöntemine geçmiştir. Bu sebeple Yargıtayın kalıplaşmış oran uygulanmasında esneklik sağladığı ve taşınmazın niteliği, yüzölçümü, konumu, geometrik şekli, ulaşım ve pazarlama olanakları vs. gibi taşınmazın değerini etkileyen tüm faktörleri göz önünde bulundurarak kapitalizasyon faiz oranı belirleme yöntemine geçtiğini kabul etmek gerekmektedir.
Örnek Yargıtay Kararları;
" ... Arazi niteliğindeki Afyonkarahisar İli Emirdağ İlçesi Eskiakören Köyü, 1041 parsel sayılı taşınmaza... Taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile az bedel tespiti, ... " Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2018 tarih 2017/17101 E., 2018/3691 K. İlamı (Afyonkarahisar İli, Emirdağ İlçesi)
" ... Arazi niteliğindeki Afyonkarahisar İli Emirdağ İlçesi Eskiakören Köyü, 1070 parsel sayılı taşınmaza... Taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile az bedel tespiti,... " Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2018 tarih 2017/17281 E., 2018/3692 K. İlamı (Afyonkarahisar İli, Emirdağ İlçesi)
" ... Sulu tarım arazisi niteliğindeki Kıyıgören Köyü 104 parsel sayılı taşınmaza... Dava konusu taşınmazın niteliği yüzölçümü ve konumu nazara alındığında kapitalizasyon faizinin % 5 oranında uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü suretiyle eksik bedel tespiti..." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 27.02.2018 tarih 2017/12985 E., 2018/2964 K. İlamı (Hatay İli, Altınözü İlçesi)
4. Objektif Değer Artışı
Öyle bazı taşınmazlar var ki, net gelir hesabına göre değer tespiti haksızlık yaratabilmektedir. Zira bu tip taşınmazlar objektif olarak diğer taşınmazlardan daha değerlidir. Haksızlık yaratma ihtimaline karşı kanun koyucu bu durumunda taşınmaz değerini etkilediğini kabul etmektedir. Bu durum gerekçe göstermek kaydı ve bunun Yargı organlarınca kabul edilmesi halinde taşınmazın değerine olumlu olarak yansımaktadır.
Önceden objektif değer artışı ile ilgili olarak herhangi bir kısıtlama yokken 19.04.2018 tarihinde Kamulaştırma Kanunu madde 11'in 11/i bendine eklenen hükümle birlikte objektif değer artışı somutlaştırılmış ve sınır getirilmiştir. Yasal düzenleme ve yasal düzenlemenin gerekçesi aşağıda verilmiştir.
7139 Sayılı Kanun ile değişik 2942 Sayılı Kanunun 11. Md.11/i (19.04.2018) “Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazi bedelinin yarısını geçmemek ve her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri” olarak değiştirilmiştir.
Yeni yasal düzenleme yapılması zorunluluğu - GEREKÇE:
Entansif Tarım Yapılması (Üretim Maliyetleri Brüt Gelirin % 50’sinden fazla ise) :% 3
Parsel Büyüklüğünün Bölge / Yöre Ortalamasından Küçük Olması :% 3
Köy veya Mahalle Yerleşim Yeri İçinde Olması :% 10
Köy veya Mahalle Yerleşim Yeri Sınırında Olması :% 4
Uygulama İmar Planı Sınırına Uzaklığı (0 - 1 Km) :% 15
Belediye Mücavir Sahası İçinde Olması : %10
İller Arası veya Uluslararası Yola Sınır Olması :% 5

Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kamulaştırma (İstimlak)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av. Ahmet Ali Ünaldı'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
25-09-2018 - 15:44
(25 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 5 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 5 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
330
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 9 dakika 13 saniye önce.
* Ortalama Günde 12,69 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 21445, Kelime Sayısı : 2760, Boyut : 20,94 Kb.
* 1 kez yazdırıldı.
* 1 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 2038
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,04066491 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.